"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Umarım gelecekte robotlara karşı ayrımcılık yapılmaz!

22 Nisan 2018

Türkiye’ye mi geliyor?

Onunla röportaj yapmamı mı istiyor?

Yaşasın, daha ne isterim?

İstediğimden fazlası oldu...

O dünyaca ünlü yapay zekâ, benimle ‘İyilik Kolyesi’ yaptı, bütün röportaj boyunca da kolyeleri boynundan çıkarmadı!

Gerçekten bu insansı robot, bir milat!

Yeni bir şeylerin başlangıcı.

Şu aralar da pek popüler. Dünyayı dolaşıyor, ülkeler ona vatandaşlık veriyor.

Yazının devamı...

Bir Türk kadını dünyaya İYİ YAŞAM GÜNÜ hediye etti!!!

20 Nisan 2018

Yürünmeyen yollarda yürüyen, cesur, yaratıcı, girişimci kadınlar günü.

Biliyorsunuz cuma günleri bu köşede sizi ilginç girişimlere, oluşumlara imza atmış kadınlarla tanıştırıyorum. Ülke ve dünya gündeminin bu sıkışık günlerinde hepimize ilham olsunlar, devam etme gücü versinler diye...

Belgin Aksoy da öyle bir kadın...

23 yıldır turizm ve otelcilik sektöründe çalışıyor. 7 yıl önce hayatımıza ‘Global Wellness Day’ yani ‘Dünya İyi Yaşam Günü’nü kazandırdı. Sözünü ettiği şey, beslenme ve egzersizin dışında, psikolojik açıdan da bir bütün olarak iyi olma hali. Her yıl haziranın 2’inci cumartesi günü kutlanıyor.

7 yıl önce başlayan bu iyi yaşam hareketi halka halka büyüdü, bugün tüm dünyada binlerce insan tarafından kutlanan bir gün haline geldi. Tamamen gönüllü olarak başlayan ‘Global Wellness Day’ hâlâ öyle devam ediyor, tüm dünyadan ödül kazanıyor ve yakında Birleşmiş Milletler tarafından resmi bir gün olarak da ilan edilecek. Sizi Belgin Aksoy’la baş başa bırakıyorum...

- “İyi yaşam, herkesin hakkı” dediniz ve ‘Global Wellness Day’i yarattınız. Şimdi 110 ülkede, binlerce insan tarafından kutlanıyor. Eylülde de Birleşmiş Milletler takvimine girmesi bekleniyor. Nereden esti dünyaya bir ‘İyi Yaşam Günü’ hediye etmek?

Sağlığımı kaybedip geri kazandım ben! 92’de tiroid kanseri teşhisi konuldu ve tiroidim komple alındı. Ondan sonraki zorlu süreç, beni daha sağlıklı, sporla iç içe bir yaşama yönlendirdi. Hayatımdaki değişimi ve pozitif etkileri gördükten sonra da bu süreci ve etkilerini daha çok insanla paylaşma arzusu bende müthiş bir tutku haline geldi. İşte ‘Global Wellness Day’ böyle doğdu.

Yazının devamı...

Emel Başdoğan nasıl hep zayıf kaldı

19 Nisan 2018

Yıllardır tanıyoruz ekranlardan onu ama ben bu kadar enerjik, muzip ve tatlı olduğunu bilmiyordum. İnsanın arkadaş olmak isteyeceği biri. Bilgili, komik, zeki ve çok eğlenceli...

Kafayı, lezzet, sağlık ve düşük kaloriye takmış biri. Yıllarca televizyonda programlar yaptı, yemek kitapları yazdı, Türkiye’nin ilk yemek dergisini çıkardı, ilk pastacılık ansiklopedisini yazdı, dünyanın eğitimli 8 ‘food stylist’inden biri.

Ama bambaşka bir formasyonu var aslında... Alman Liseli, Boğaziçili ardından da Viyana ve Paris’te biyoloji, felsefe ve sosyoloji eğitimi almış.

Ama hem tatlı yiyip hem de kilo almamanın yollarını bulmanın peşine düşmüş. Çılgın, yerinde duramayan, asla kilo almaya tahammülü olmayan biri o. Şimdi de “Resimli Yemek Kitabı” yazdı, çok hoşuma gitti, kendi çizdiği suluboya desenlerle süslemiş tariflerini. Bu röportajdan aklınızda şu kalsın: Gece aç yatın! Sebebini de bir zahmet röportajda okuyun, ben şimdi Emel Başdoğan’ın tarifini verdiği az kalorili, muzlu keki yapmaya gidiyorum...

Yazının devamı...

Yuh artık!!! Hem 11 yaşındaki yeğenine hem 3 yaşındaki kızına ve 5 yaşındaki oğluna...

18 Nisan 2018

Kalbiniz sıkışabilir.

Mideniz bulanabilir.

İsyan edebilirsiniz.

“Allah belalarını versin” diyebilirsiniz.

“Artık yettiii” diye bağırabilirsiniz.

Haklısınız.

Ne deseniz haklısınız.

Ama ülke, bu halde...

Yazının devamı...

İşte ezberden uzak yeni eğitim anlayışı: Öykü yaz... Robot tasarla... Beste yap

17 Nisan 2018

Yasemin Pakkan... Kendi alanında bir efsane... Bilgili, deneyimli, sinir uçları açık ve empatisi tavan bir eğitimci. Tanır tanımaz seviyorsunuz, en önemlisi güveniyorsunuz. “Ben bu kadına, çocuğumu teslim edebilirim” diyorsunuz.

Son 25 yıldır, yılda 200 öğrenciye danışmanlık ve ders verdi. O öğrenciler hangi ailelere mi mensup? Boynerler, Sabancılar, Kamışlılar, Demirörenler, Eczacıbaşılar, Nahumlar, Bezmenler, Yalçındağlar, Garihler...

Ve daha bir sürü bilinen aile...

Yasemin Pakkan, öğrencinin başarıya ulaşmasında ilk şartın sevdiği öğretmenle, sevdiği ortamda çalışması olduğuna inanıyor. Ezberden uzak eğitim sistemi uyguluyor. Öğrencilerin derslerden soğumaması için, dersleri eğlenceli bir hale getiriyor.

Ve işte şimdi o ve ekibi, yeni bir okul açıyor.

Beni heyecanlandırdı. Kendisine, eğitim konusunda meraklı bir anne olarak aklımı kurcalayan pek çok şeyi sordum. Tabii ki hepsi buraya sığmadı, ilgilenenleri hurriyet.com.tr’deki köşeme beklerim...

- Siz, pek çok anne-baba için efsanesiniz. ‘Eğitim neferi’ denir, ta kendisisiniz. Eğitimciliği seçmenizin nedeni ne?

Yazının devamı...

Burcu Esmersoy kalbini açtı: Hayatımda ilk defa bir adamın çocuğunu doğurmak istiyorum

15 Nisan 2018

Dünya seksisi bir kadın. Acayip dişi. Ama aynı zamanda haşarı bir oğlan çocuğu gibi. Bu iki enerji de geçiyor insana Burcu Esmersoy’dan. Bence formülü şahane. Sadece femme fatale bir sevgili değil. Aynı zamanda güvenebileceğin, geyik yapabileceğin bir arkadaş gibi... Bence çok dürüst bir kadın, yamuğu yok, yan çizmesi yok.
Net ve mert. Şu aralar da feci âşık! Berk Suyabatmaz’la büyük aşk yaşıyorlar. Yakında da evleniyorlar. Kutluyorum onları. Hep mutlu olmalarını diliyorum.
Bu röportaj kahkahalar içinde yapıldı. Kabul ettiği ve kalbini bana açtığı için teşekkür ederim Burcu’ya. Bizim bir Marilyn’imiz olsa, Burcu’dan başkası olamaz. Cem Talu, onu Marilyn Monroe olarak görüntüledi. Cem’e de teşekkürler...

Sevgilinin eski sevgilisi Ayşe Özyılmazel’le bir gece, bir yerlerde karşılaştın. Birlikte eğlendiniz ve sen arıza çıkarmadın...

- Beybi ne arızası ya! Ben Ayşe’yi uzun zamandır tanıyorum. Merhabam olan biri. Normalde zaten selam verdiğim birine, erkek arkadaşımın eski sevgilisi diye selam vermemem kadar saçma bir şey olabilir mi? Berk de selam veriyor, konuşuyor. Bundan daha normal bir şey yok benim için.

 Hiç kıskanmadın mı? İtiraf et...

- Yok canım. Hâlâ selam verebilecek kadar birbirlerine saygı duymaları çok hoşuma gidiyor. Bu o kadar önemli ve güzel bir şey ki. O iki insan için de çok artı puan. Tam tersine, bence selam verilmediği zaman orada bir sorun var.

 

Yazının devamı...

Böyle baba olmaz olsun!!! 14 yaşındaki öz kızına...

13 Nisan 2018

Allah belalarını versin bu adamların! En ağır cezaları alsınlar! Hiçbir çocuğa, hiçbir kadına, izni olmadan dokunamayacaklarını anlasınlar. Zorla da olsa öğretelim onlara, kafalarına kakalım.

Kimsenin isteği hilafına, kimseye dokunamazsın! Mahrem yerlerini elleyemezsin, okşayamazsın! Zorla cinsel ilişki kurmanla, zorla bunları yapman aynı şey. Yani ‘duhul’ gerekmiyor.

Sen bir aşağılıksın. Bunun cezasını çekeceksin. “Bekâretini bozmadım”la yırtamayacaksın. Zorla yapılan her cinsel eylem, istismardır. Ensende olacağız. Bütün kadınlar. Hele öz çocuğuna tüm bunları yapan babalar... Geberin!

Yargı bu işi yeteri kadar ciddiye almıyorsa, bu ülkenin kadınları, anneleri, sivil toplumcuları alacak...

Alın bugünkü dava. Anne H.C. muhtar. 15 yıllık evli. Üç çocuğu var. Akıllı, bilinçli bir kadın. “Ben 14 yaşındaki evladımı, babası olacak sapıktan nasıl koruyamadım” diye, kendini suçluyor. Aşağılık sapık baba, 14 yaşındaki kızına sarkıyor. Geceleri battaniyesini alıp kızının yanına gidiyor. Ve pislik fantezilerine kızını alet ediyor. Rapora bakarsanız, kızın bekâreti bozulmamış ama ne fark eder ki; her bir yerine dokunmuş, onu bunu yapmış. O kız bu travmayı yaşamış mı, yaşamamış mı? Hem de öz babası tarafından? Bundan daha ağır bir suç olabilir mi?

Şimdi bu adam nasıl yırtar? Bu adam neden tutuksuz yargılanır? Bu adam nasıl salıverilir? Dün davası vardı, yine tutuklanmadı. Sizi anneyle baş başa bırakıyorum...

- Başınıza gelen nedir?

(Ağlamaya başlıyor) Kocam olacak sapık, 14 yaşımdaki kızıma cinsel istismarda bulunuyormuş. Şikâyetçi olduk, mahkeme sürüyor. Yaptığı tüm rezilliklere rağmen, 4 ay tutuklu kaldı, sonra serbest bırakıldı, şimdi tutuksuz yargılanıyor. Kızım için perişanım. Yavrumu nasıl koruyamadım, ben bu rezelati nasıl daha önce fark edemedim diye kendi kendimi suçluyorum. Ama kimin aklına gelir?

Yazının devamı...

Yok mu bu ülkede vicdan! Yok mu bu ülkede adalet!

12 Nisan 2018

Açtım.

“Benim adım Emine Açıkgöz” dedi, “Benim oğlum öldürüldü!”

Şoke oldum.

O ise devam etti, “16 yaşındaydı. Sizin de evladınız var, beni anlarsınız. Çiğ köfte almaya gitmişti. ‘10 dakika sonra geliyorum anne’ dedi ama bir daha asla dönmedi. Hiçbir günahı yokken, çıkar uğruna çatışan iki mafya grubunun arasında kaldı. 78 kurşunun 8’i ona isabet etti ve öldü. Suçlular da şu anda serbest. Bunu yazmanızı istiyorum...” dedi.

Zaman zaman ağladı anlatırken. Ben de fena oldum.

Allah kimsenin başına vermesin.

Ve Allah, o aileye sabır versin.

Tarifsiz bir acı yaşıyorlar.

Yazının devamı...