"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

‘Süreya Kuaför Salonu’na hoş geldiniz!

19 Ağustos 2018

Yine yapmış yapacağını!
Elinizden bırakamayacağınız, sıcacık, sevgi dolu, çok komik bir kitap yazmış.
Özlediğimiz Yeşilçam romantizmini hatırlatan, evlere şenlik yan karakterleriyle bir aşk üçgenini merkeze alan romantik bir mahalle komedisi.
Bana bayram hediyesi oldu, umarım size de olur, siz de keyifle okursunuz.
‘Süreya Kuaför Salonu’ Şebnem Burcuoğlu’nun beşinci kitabı.
Zaten oldum olası iyi gözlemci, bu sefer iyice döktürmüş.
Benim için, o bir gündelik hayat filozofu.

Yazının devamı...

Yasemin Açık, Elazığ’da en büyük özel sektör yatırımını gerçekleştirdi! Çimento fabrikası kuran kadın

17 Ağustos 2018

Kadın girişimcileri yazma günüm.

Yürünmemiş yollarda yürüyen kadınları yazma günüm.

Huzurlarınızda Prof. Dr. Yasemin Açık.

O müthiş bir kadın: hem akademisyen, hem sivil toplumcu hem de iş kadını. Çimento fabrikası kuran bir girişimci.

Soyadı gibi vizyonu da, yolu da açık.

Sizi onun şahane hikâyesiyle baş başa bırakıyorum...

Sizi tanıyalım...

- Elazığlıyım. 5 çocuklu bir ailenin tek kızıyım. Çocukluğumdan itibaren bölgeler arasındaki dengesizlik, gelir dağılımındaki eşitsizlik, kadın-erkek arasındaki fırsat eşitsizliğine karşı duyarlıydım. Toplumsal meseleler beni hep ilgilendirdi. Bu yüzden hiçbir zaman yaşadığım bölgeden uzaklaşma fikrine kapılmadım. Burada kalıp buranın ekonomisine katkıda bulunmak istedim. Kendimi yetiştirmeyi de dünyayı tanımayı da yine bu topraklara fayda sağlamak için bir araç olarak gördüm. Bu yüzden de hem akademik hem sivil toplum hem de iş dünyasındaki çalışmalarımı doğup büyüdüğüm bölgede yapmayı tercih ettim.

Yazının devamı...

Hey kadınlar! En son ne zaman kanser taramanızı yaptırdınız? Lütfen ihmal etmeyin!

16 Ağustos 2018

Sadece komşunun başına gelmiyor yani!

Yanımızda, dibimizde...

Bizim de sevdiklerimizin de başına gelebilir.

Hem de hiç beklemediğimiz bir anda...

“Bana bir şey olmaz!” dediğimiz anda...

ERKEN TANI çok önemli.

Hepimiz bu cümleyi biliyoruz.

Yazının devamı...

İyiliğe yelken açıyorlar!

15 Ağustos 2018

Meğer yelken de erkeklerin tekelinde bir spormuş.

Ne acı değil mi?

Her yerde erkekler önde.

Her yeri onlar doldurmuş vaziyette.

Tamam, kadınlar da yelken yapıyor, ama benim sandığım kadar çok değilmiş.

Hele kadınlar için ulusal yelken kupası diye bir şey yokmuş!

Çok şaşırdım bunu duyunca...

Ta ki fotoğrafını gördüğünüz bu üç kadın (

Yazının devamı...

Kadınların Türkiye’de yaşadığı kısıtlamalar... Ayıp, yasak ve günah üçgeni

14 Ağustos 2018

Bazı isimler üzerine çoğunlukla hem fikir oluyoruz.

Seviyoruz, sayıyoruz, hayranlık duyuyoruz.

Her şeyden önemlisi: Samimi ve sahici buluyoruz.

İşte Ezgi Mola onlardan biri.

İlk ismi de Mercan.

Mercan Ezgi Mola, bana bir röportaj boyunca 4 mevsimi yaşattı; hem hüzünlendim, hem de çok çok eğlendim.

Ezgi’nin hep güzel işler

Yazının devamı...

Yavruları ölünce depresyona giren köpeği evlat edinen Ezgi Mola: Ölür müyüz biraz daha merhametli olsak?

12 Ağustos 2018

Zaten oyuncu olarak çok severdim, insan olarak daha da çok sevdim. Harbinin Allah’ı. Dürüst, çok dürüst. Yamuğu, eğrisi yok. Gözünün içini, en en dibini görebildiğin bir kadın Ezgi Mola.

Nasıl tatlı, nasıl sahici, nasıl komik...

Onunla ilgili aklıma gelen sıfatlar: Zeki, fırlama, hızlı, eğlenceli, duygulu, şefkatli, merhametli, seksi, dişi...

Kadın, her şey!

Formül onda.

Sevmeyen ölsün valla.

Bu röportajda hem güldük hem ağladık.

Yazının devamı...

Canan Karatay: Tek öğün beslenmeye karşı değilim

10 Ağustos 2018

60’tan fazla tezi yayımlanan, kitapları Türkçe dahil pek çok dile çevrilen “Japonların Kadim Beslenme Sırrı”nı anlatan ünlü profesör günde tek öğün beslenmeyi öneriyordu. Kendisi 20 yaş daha genç gösteriyordu. Sırrı, günde bir öğün yemek. Sadece akşamları yiyor. Sabahları tereyağlı kahve içiyor, öğlen tuzsuz ve yağsız fındık-badem, akşam da canı ne isterse...

Böylece açlık geninin sürekli aktif halde olmasını sağlıyordu. Ben de Canan Karatay Hoca’ya bu beslenme tarzı hakkındaki görüşlerini ve yazın neler yiyip içmemiz gerektiği konusundaki fikirlerini sordum...




Yazının devamı...

Canan Karatay Hoca: Artık alıştım Her adli tatilde meslekten men ediliyorum

9 Ağustos 2018

- Hocam yine n’oldu? Tabipler Birliği, sizin kesinlikle ceza aldığınızı, meslekten men edildiğinizi iddia ediyor. Siz ise, “Öyle değil! Henüz itiraz hakkımız var. İtirazın sonucu belli olmadan bu kesin ifadeleri kullanamazlar. Hukuksuzluk yapıyorlar!” diyorsunuz... İki taraf da birbirini suçluyor. Biz kimin doğru söylediğini nereden bilelim...

Tabii çok haklısınız, nereden bileceksiniz. En son Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. Hukuk süreci devam ediyor yani, bitmedi. Zaten eğer ortada kesinleşmiş bir ceza var ise bu niye şimdiye kadar uygulanmadı? 3 sene oldu. Her sene bu zamanlar aynı şey oluyor, adli tatile giriliyor, hoooop bunlar başlıyor köpürdetmeye. Bu da biraz manipülasyon gibi geliyor bana...

- Siz Tabipler Birliği’nin nasıl bir oyun peşinde olduğunu iddia ediyorsunuz?

Akıllarınca beni hekimliği elinden alınmış biri olarak lanse etmeye çalışıyorlar. Böyle bir algı yaratmaya uğraşıyorlar. Her şey gebelere şeker yüklemesi olayıyla başladı. O zaman bana yüklendiler. “Bu kadını meslekten men edin!” duyurusunda bulundular. Çağlayan’daki adliyeye gittiler. Ama savcılık takipsizlik kararı verdi. “Böyle bir şey suç unsuru olamaz!” dedi, dosyayı kapattı. Bunun üzerine tabiri caizse dellendiler. “Vay, hukuk vermiyorsa biz onun cezasını veririz!” dediler. İstanbul Tabipler Odası’nın onur kurulu veya yönetim yüksek kurulu, neyse adı, kendince ceza kesti. Her seferinde biz itiraz ettik. Tekrar itiraz ettik. Hala devam ediyor...

- Devletin mahkemeleri bir ceza verdi mi?

Bakın, biz itiraz ettik. Hukuk süreci böyle bir şey. Onlar da itirazımıza itiraz ettiler, üst üste müracaatlar oldu. İdare Mahkemesi okumadan, gerekçe göstermeden, “Bu ceza uygulanacak!” dedi. Biz de Anayasa Mahkemesi’nde itiraz hakkımızı kullandık, neticeyi bekliyoruz. Şubat 2018’de müracaat etmişiz. Anayasa Mahkemesi de 13 Mart’ta bizim müracaatımızı kabul etmiş. Sonucu bekliyoruz. Henüz “Cezası kesinleşti!” diye bir şey yok yani. Ama bunlar adli tatil başlar başlamaz bunu yapıyorlar. Bu haberi, temcit pilavı gibi basına servis ediyorlar. E çünkü yazın bu sıcakta okunuyor bu haberler!

- Sizin tatile gitmenizi mi bekliyorlar?

Hayır efendim, beni değil, adli tatili bekliyorlar! Ben de senelerdir Bodrum’daki devremülküme geliyorum, balkonumda her yaz “Karatay Hoca meslekten men edildi!” haberlerini okuyorum!

Yazının devamı...