"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

'Bu filmi yapma' dediler

31 Ocak 2018

Oscar’a seçilemeyişiyle bile dalga geçti, kendisiyle alay etti! “Tam gaza gelmiştim oysaki, Oscar’ı da alırım diye düşünüp havaya girmiştim, balon gibi söndüm!” dedi.

Genelde “Politik yaklaştılar. Trump döneminin siyasetinin sonucu. Neo-Naziler kulis yaptı!” gibi bin bir tane gerekçe sıralanır. Arkadaş, yani Fatih Akın hiç öyle şeylere tenezzül etmedi.

Lafı dolandırmayan, direkt konuşan, mütevazılığıyla kendini sevdiren, kafası başka türlü çalışan bir adam.

Bizim ihtiyacımız olan aslında bu. Böyle bir mizah anlayışı. Böyle kendini kasmayan sanatçılar. Bu röportaj yarın da devam edecek...

Yazının devamı...

115 hamile çocuk skandalını ortaya çıkaran İclal Nergiz: 12 yaşında anne olan çocuklar vardı

30 Ocak 2018

Cesur, kararlı ve haklı olduğuna inanıyor.

Vazgeçmiyor, pes etmiyor.

Aşağıda okuyacaksınız, 115 doğum yapan çocuk skandalını ortaya çıkaran sosyal hizmet uzmanı İclal Nergiz memlekete ihanetle bile suçlanmış.

Bu konu örtbas edilmemeli!

Bu ülkenin en önemli meselelerinden biri olmasına rağmen göz ardı ediliyor, umursanmıyor. İclal Nergiz gibi takipçisi olacağız...

- Siz 115 kız çocuğunun doğum skandalını ortaya çıkaran sosyal hizmet uzmanısınız. Sizi tanıyalım...

32 yaşındayım. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü mezunuyum. 2012 Temmuz’undan beri Sağlık Bakanlığı’na bağlı Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sosyal hizmet uzmanı olarak görev yapıyorum...

-

Yazının devamı...

Bu oyunu oynama yanarsın!

28 Ocak 2018

Kıpırdamadan izleyeceksiniz.

“Ay hayır!” diye bağırarak.

Gerginlekten ölerek.

Gülerek.

Şaşırarak.

Hayret ederek.

Tokat gibi çarpan bir film.

Hikâye o kadar iyi örülmüş ki; o kadar iyi akıyor ki zamanı unutacaksınız.

Yazının devamı...

Reklamcıydı anne oldu uyku markası yarattı

26 Ocak 2018

İşte şahane bir kadın girişimci daha.

Nazmiye Sabuncuoğlu Arslantürk.

Bugün o gün. Bugün, boşlukları fark eden, cesaret eden ve yürünmeyen yollarda yürüyen kadın girişimciler günü! Biliyorsunuz, bir süredir içimizi açan, “Yaşa ya! İşte bu!” dedirten girişimci kadınları yazıyorum. Kurdukları işin, yarattıkları markaların büyüklüğünün bir önemi yok, milyon dolarlık cirolara gerek yok, küçük olsun, onların olsun ama yeter ki yaratıcı olsun...

Nazmiye, Tarsus Amerikan Lisesi mezunu eski bir reklamcı. Anne olduktan sonra yarattığı uyku markasıyla, çocuk gelişiminde bir referans kaynağı olmayı hedefliyor. Özellikle de bebek uyku düzenine destek olabilecek ürünler tasarlıyor...

Yazının devamı...

#52erkek52hafta

25 Ocak 2018

Bu ülkede erkek şiddeti ve kadın cinayetleri konusunda resmi veri bulunmuyor. Varsa da kamuoyuyla paylaşılmıyor. İşte bu noktada ‘bianet’ devreye giriyor. İyi ki var. bianet, bağımsız bir iletişim ağı. Her ay erkek şiddeti ve üç ayda bir ifade özgürlüğü raporları yayınlıyorlar. Yani çetele tutuyorlar!

Bugün bianet’in kurucusu Nadire Mater’le huzurlarınızdayım. Yine çok faydalı bir şey yapıyorlar, erkek şiddetini konuşulur hale getirmek için kapı aralıyorlar. 52 hafta boyunca 52 erkeğin, erkek şiddeti hakkında görüşlerini okuyacağız. Üç tanesi yayınladı bile, Murat Çelikkan, Mehmet Eroğlu ve Tuğrul Eryılmaz. Devamı da gelecek, okumanız dileğiyle...




Yazının devamı...

Barış Yarkadaş ile 115 hamile çocuk hakkında... Çocuklarla ilişki kurmanın adı tecavüzdür

24 Ocak 2018

Türk milletinin Afrin’de savaşan erkek çocuklarına destek olmalıyız. Evet ama bu milletin çocukları sadece onlardan ibaret değil ki. Harcanıp giden, arka çıkılmayan, göz göre göre hayatları yok edilen kız çocuklarımızı unutacak mıyız?

Onların daha oyun çağındayken o zamana kadar hiç görmedikleri bir adamla evlendirilmelerine daha doğrusu satılmalarına göz yumacak mıyız? Kendisi daha çocuk yaştakilerin doğurmalarına sesimizi çıkarmayacak mıyız?

Tabii ki hayır!

Daha yeni 115 çocuğun doğum yaptığı hastanenin bu doğumları gizlediği, bildirmediği ortaya çıktı. Sonrası daha da kötü, çünkü resmi makamlarca da örtbas edilmeye çalışıldı.

Hep böyle oluyor, ses çıkmazsa sürüp gidiyor. Sürmesin! Kız çocukları da insan gibi yaşayabilme şansına kavuşsun! Milletvekili Barış Yarkadaş, Meclis’e önerge verdi. Herkesin, hepimizin kız çocuğu var. Bu meselenin AKP’si MHP’si, CHP’si yok. O çocuklar bu milletin çocukları. Bu önergeye kulak verelim. Milletimizin kız çocuklarına yaşanabilir bir hayat vermeye çalışalım...

- Araştırma önergesi vermeye neden ihtiyaç duydunuz?

Çünkü korkunç bir rezalet yaşanıyor! Ve üstü örtülmeye çalışılıyor. 115 çocuğun hamile kaldığını ve bu skandalın üstünün devlet kurumları tarafından örtüldüğünü sizin gazeteden Dinçer Gökçe’nin haberiyle öğrendik. Sorun çok boyutlu. Biz de Meclis’in el atması gerektiğini düşünüyoruz. Önerge vermemizin sebebi bu. Bu sosyal bozulmayı ancak Meclis’teki tüm partilerin ortaya koyacağı bir irade tamir edebilir...

Yazının devamı...

Yılın gazetecisi Gülden Aydın: Kibir en büyük düşmandır

23 Ocak 2018

- Senin çok ilginç, kimsenin aklına gelmeyecek haber kaynakların var, nereden buluyorsun onları?

Bazen onlar beni buluyor ve çok önemli haberleri fısıldıyorlar telefonda. Haber öncesi araştırma yaparken o kadar değişik tiplere denk geliyorum ki. Dolandırıcı, pornocu, seks işçisi, pezevenk, katil, hırsız... Hiçbiriyle bağlarımı koparmadım, arada telefon açıp hatırlarını sorarım...

- Hayatın sert, acımasız ve kederli alanlarından haberler bulup çıkardığından mı, bütün bu insanlarla hızlı bağ kurabiliyorsun? Haber kaynakların o yüzden mi sana güveniyor?

Bilmem, belki de. Telefonda konuştuğumda ya da kapılarına gittiğimde, “Hayatta olmaz, konuşmam!” diyeni bile ikna ettim, hiç eli boş dönmedim. Üstelik vaatte bulunmadan, yalan söylemeden... Kararlı, halini ve çekincesini anlayan, gözlerine kararlılıkla bakan, neden ısrar ettiğini doğru anlatan gazeteciye güven duyuyorlar. Kibir, en büyük düşmandır. Karşımızdaki o “sıradan” ya da “cahil” kişinin öyle bir sezgide, sağduyuda eğriyi doğrudan ayırt etme yeteneği vardır ki şaşırırsınız...

- Senin Anadolu’ya, doğuya gittiğin haberler sırasında taliplerin de çıkar hep... Çiçek gönderenin, gazeteye kebap gönderenin, evlenme teklif edenin... Nasıl oluyor bu? Seni en çok şaşırtan hangi hikâye hangisiydi?

Hey gidi gençlik... Epeyce çıkmıştı. Anında tavrımı koyup nutuk atardım bir de üstüne. Mahcup olurdu kimi. “Delikanlı kadınsın!” derlerdi. Adanalı biri vardı. Gazetedeki arkadaşlarıma birer demet çiçek verdikten sonra karşıma geçti, Aragon’un ‘Elsa’ya Şiirleri’nden okudu. Paltosunun cebine doldurduğu gül yapraklarını başımdan aşağı döktü. Bir ay sonra İstanbul’a geldiğinde buluşmak istedi. Kırmızılı, pullu payetli bir elbise getirmişti. Bana âşık olduğunu, İstanbul’da ev tutmak istediğini söyledi. “Evli misin?” diye sorduğumda, başını eğip evli ve dört çocuk sahibi olduğunu anlattı. Çektiğim nutku dinledikçe utandı...

CEMAL SÜREYA EDİTÖRÜMDÜ

Yazının devamı...

Gerçeği keşfetmenin şehvetini hiçbir şeye değişmem

21 Ocak 2018

Gülden Aydın, Elele-Avon Kadın Ödülü’nü aldı. Fotoğraf: Emre Yunusoğlu

Veee işte, karşımda yılın gazetecisi duruyor: Gülden Aydın. Tanıdığım en nevi şahsına münhasır... En tutturuk... En cesur... En atak... En uçuk gazetecisin! Maceran nasıl başladı?

- Teşekkür ederim, beni mahcup ediyorsun. Nasıl mı başladı? Sanat dergilerinde şiir ve öykülerim yayımlanıyordu. Kocam, başka bir kadına âşık olmuştu. Boşandıktan sonra öğretmenlikten istifa edip ‘2000’e Doğru’ dergisinde muhabir oldum. Sonra gerisi geldi: Aktüel, Hürriyet, kısa bir dönem Akşam ve yine Hürriyet...

BİRKAÇ GÜN HABER YAPMASAM KURDEŞEN DÖKERİM

Gazetecilik nasıl bir tutku senin için?

- Hayatımın ta kendisi, yol demek, yolculuk demek. Masa başından azat olup, yeni öykülere yelken açmak demek. Gözlerden uzak, saklı gerçekleri keşfetmek demek. Birkaç gün haber yapmasam, haber çıkaramasam kurdeşen döküyorum! Gazete binası zindan oluyor, boğuluyorum. Ama haberin kokusunu aldığımda bingo! Sezgilerimin minik çıngıraklarının peşinde yollara düşüyorum. Bir kez daha sıradan bir insanın, olağanüstü hayatına tanık oluyorum. En çok da kadınların, kız çocuklarının... Anlatıcıyım, aktarıcıyım ben.

Vayyy ne güzel anlattın gazeteciliği! Kime özendin de böyle oldun? Rol modelin kimdi?

- İtalyan kadın gazeteci ve savaş muhabiri Oriana Fallaci’nin ‘Bir İnsan’ romanından çok etkilenmiştim. Ama “Hmm, ikinci beş yıllık kalkınma planımda Fallaci gibi olacağım!” demedim. Vatan, millet, dünya için hayallerim büyüktü ama kendim için hayal kurmadım. Gerçeğin iz sürücüsü oldum.

Yazının devamı...