"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Öldürülen Django ve Pamuk ‘mal’ değil ‘can’

14 Kasım 2017

Tanem Sivar ve Edhem Dirvana.

Başlarına korkunç bir şey geldi.

Köpekleri Django ve Pamuk, bunu yapacağını daha önce itiraf eden biri tarafından zehirlendi.

Olay resmen cana kast.

O iki köpeği öldürmekle kalmadı, ayrıca tüfekle Edhem Dirvana’ya ateş de etti. Ama nasıl oluyorsa oluyor şu anda serbest. Çünkü hayvanlar can değil mal.

O yüzden de kanunun değişmesi gerekiyor. Herkes birbirine ‘Hayvan Hakları Yasası’nın değişmesi için imza kampanyasına katılmasını tavsiye ediyor.

Edhem Dirvana’yı aradım, bütün ayrıntıları öğrendim.

-

Yazının devamı...

‘Hayatınıza renkli, doğru, öfkeli bir gazeteci sokmadıysanız yazık olmuş size!’

12 Kasım 2017

Biliyorum ki deli gibi bir titizlikle çalışıyor, ayrıntıları atlamamak için özel bir gayret sarf ediyor, biyografileri roman tadında yazıyor.

Bu sefer de ilklerin kadınını yazmış!

Safiye Ayla’yı yazmış.

20. yüzyılın ilk senelerinde, Akdeniz’den dört güçlü kadın sesi çıktı: Mısır’dan Ümmü Gülsüm… Fransa’dan Edith Piaf… Portekiz’den Amalia Rodrigues…

Ve Türkiye’den Safiye Ayla…

İşte Murat Bardakçı bize, 1900’lerin başında, bilinmeyen bir yerde dünyaya gelen, kimsesizler yurdunda yetişen, yokluk içerisinde geçen senelerin ardından inanılmaz bir şöhrete ve servete ulaşan Safiye Ayla’nın hayatını anlatıyor.

Hüzünlü ve renkli. Uçuk ve ciddi. Müthiş bir kadın. Gerçek bir bohem. Cesur, kafasına göre takılıyor, kimseyi iplemiyor, sevgililerini gizlemiyor. Zamanın meşhur bir solcu gazetecisiyle uzun bir aşk yaşıyor. “Hayatınıza renkli, doğru, öfkeli bir gazeteci sokmadıysanız yazık olmuş size!” gibi baba bir laf da ediyor. Sonraki senelerde Türkiye İşçi Partisi’ni destekliyor. Hayatı boyuncu isyankâr ve solcu.

Nâzım Hikmet, Halikarnas Balıkçısı ve Kemal Tahir, yakın arkadaşları. Erkekler onun için birbirine giriyor. Hiç de söylendiği gibi çirkin değil.

Yazının devamı...

Yöresinde Fark Yaratan Kadın Ödülü aldı: Alkışlanacak kadın girişimci: İksir Aydın

10 Kasım 2017

Yatırımcı, turizmci, üretici...

Şu anda da arı gibi çalışıyor.

Kastamonu Daday’da kızı Ece’yle harikalar yarattılar.

İksir Aydın, aynı zamanda KAGİDER üyesi.

Ve geçtiğimiz günlerde “Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimci Ödülü” aldı.

“Üretmek ve aynı anda sosyal fayda sağlamak kadar güzel şey yok!” diyor.

Böyle kadınlar bana müthiş ilham veriyor.

Size de vermesi dileğiyle...

Yazının devamı...

Gözaltındayken hayatımda ilk kez ağzım kurudu

9 Kasım 2017

- “Sizi götürüyoruz!” dedikleri anda ne hissettin?

Bir sürü şey. Önce gayet insani bir tepkiyle, nereye götürüldüğünü ve ne kadar kalacağını merak ediyorsun. Memurlar soruşturmanın İzmir Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütüldüğünü, önce semtimizin bağlı olduğu Harbiye Karakolu’na, sonra sağlık muayenesi için Şişli Etfal Hastanesi’ne, ardından Aksaray’daki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne ve son olarak da sorgu için İzmir’e götürüleceğimi anlattı. Bunun en az 6 gün süreceğini söylediler!

- Çok fena...

Evet, fena. Sonrası, sorgulama sırasının gelmesi ve savcının değerlendirmesine bağlı gelişecekti. Belirsiz bir süreç. Hayatımda ilk defa karşılaştığım bir olay olduğu için ne yapacağımı, nasıl tepki vereceğimi bilemedim. Fakat bugün hatırlayınca, bana çok garip gelen bir detayı fark ettim...

- Nedir o?

Mesela çocuklarımdan uzak kalacağım günlerin sıkıntısı yerine, onların okul taksitlerini nasıl ödeyeceğim aklıma geldi. Hayatımın nasıl devam edeceğini değil, iptal olacak konuşmalarımı, toplantılarımı düşündüm. Benim çok sistemli işleyen, aylar öncesinden neredeyse her günü, saati belirlenmiş bir düzenim var. Bu olay, “Hayat sen planlar yaparken başına gelenlerdir” sözünün kafama iyice çakılmasını sağladı.

OHAL’DE AVUKATLARDAN FAYDALANMA İHTİMALİ YOK DENECEK KADAR AZ

-

Yazının devamı...

Neyle suçlandığımı öğrenmem epey zaman aldı

8 Kasım 2017

Hayatını yazarak, çizerek, konuşarak kazanan bir adam.

Bir entelektüel.

Benim çok sevdiğim, saydığım biri.

Geçtiğimiz günlerde, ByLock’la ilgili bir soruşturmada gözaltına alındı.

Hepimiz “Yok artık, daha neler!” dedik. Artık böyle günlerde yaşıyoruz.

Serdar Kuzuloğlu’na yaşadıklarını sordum, bugün ve yarın okuyacaksınız...

- Geçmiş olsun Serdar... Başına gelen nedir? Nasıl açıklıyorsun?

Yazının devamı...

Kullanmadığınız eşyalar #durmasındestekolsun... Givin’e destek olun... İyilik bulaşıcıdır

7 Kasım 2017

Yeni sloganım bu.

Kullanmadığınız eşyalar, #durmasındestekolsun.

Birkaç gün önce harika bir şeye tanık oldum.

Yemedim, içmedim, sizinle de paylaşmak istiyorum.

Başak Süer diye çok genç, çok parlak bir kadınla tanıştım.

Givin diye bir aplikasyon geliştirmiş.

Alışverişlerin bağışa dönüştüğü mobil bir uygulama.

Ben tabii önce anlamadım,

Yazının devamı...

Laikliği, Türkiye’nin sigortası olarak görüyorum

5 Kasım 2017

Sıkı bir kitap.

Hadi biraz daha da ileri gideyim, bomba bir kitap.

Basbayağı açmış kalbini Levent Gültekin.

Soyunmuş bizim önümüzde.

Helal olsun!

İslamcılık dönemine ait hayatı üzerinden, dindar, muhafazakâr bir insanın yaşamını, duygusunu, önceliklerini, neyi, niçin istediğini, neye niçin karşı olduğunu anlatmış…

İslamcılara dair bir sürü şeyi bu kitapla öğrendim.

Duygulandım, şaşırdım, pek çok duyguyu aynı anda yaşadım.

Yazının devamı...

Tutkum defter yapmaktı vazgeçmedim, başardım

3 Kasım 2017

Yaptıkları işin irili-ufaklı olmasının hiçbir önemi yok. Onları kadın oldukları, farklı bir iş yapmaya cesaret ettikleri ve girişimci oldukları için destekliyoruz.

Yaşasın kadınlar... Yaşasın kafayı farklı çalıştıran kadınlar... Yaşasın girişimci kadınlar...

- Seni hayata tutkuyla bağlayan ne?

Defter yapmak. Pazar günü sabahın 6’sında bile beni ayağa dikebilecek yegâne şey. Nefes alıp verişim hızlanıyor, beni o kadar heyecanlandırıyor...

- Şahaneymiş!

Evet. Her ne kadar akıllı telefonlar ve dijital dünya yüzünden onlara olan talep biraz azalmış olsa da aslında defterler, hepimizin en yakın arkadaşı. En özel duygularımızı yazarız. Hep bizimledir onlar. Kâh gömleğimizin cebinde kâh çantamızda...

- Defter yapmaya nasıl başladın?

Normal bir genç gibi, ben de üniversiteyi bitirip bir işe girdim. Ama o 9-6 işte baygınlık geçirecektim! Bana heyecan verecek bir iş yapmak istedim. Birkaç ay odama kapandım...

Yazının devamı...