"Nur Hande Başpınar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nur Hande Başpınar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nur Hande Başpınar

Nur Hande Başpınar

Kentin ezelî notası 'La'

26 Mart 2017

Kentteki etkinliklerden ve mekanlardan haberdar olabileceğiniz oluşumlardan biri de La Ankara. Facebook’ta 8 bin 500’den fazla kişinin takip ettiği oluşum, Ankara’da ev ve ev arkadaşı bulmanın inceliklerini masaya yatırıyor, kentle ilgili birbirinden ilginç testleriyle dikkat çekiyor.
10 Soruda Osmanlıspor, 10 Soruda Gençlerbirliği, 10 Soruda Ankaragücü, Kızılay’ı Ne Kadar İyi Biliyorsun, Ankaralı Gezgin, Eğlenceli Ankara ve 10 Soruda Beypazarı başlıklı testlerdeki sorulardan bazıları ise şöyle:

SÜRREALİST ANKARA HEYKELLERİ

“-Aşağıdaki sürrealist Ankara heykellerinden hangisi diğerlerinden farklı bir yere yerleştirilmiştir?
Goril. Dinozor. Transformers.
-Eğlenmek için aşağıdaki üçlemelerden hangisi tercih edilir?
Ulus, Cebeci, Çankaya. Gazino, Bağlum, Subayevleri. Aşağı Eğlence, Yukarı Eğlence, Kasalar
-’Bahçeeeli- Arrrmada-ODTÜ!’ seslerini duyuyorsanız, nerede olabilirsiniz?
Sıhhiye Köprüsü. Güvenpark. Bahçeli. Tunalı.
-Behzat amirimizin müdavimi olduğu meyhanenin adı nedir?
Yolunbaşı. Köşebaşı. Sokakbaşı. Sallabaşı.”
Daha çok özgün içerik sunması halinde kentlinin ‘tık’ını almaya aday olan La Ankara’ya, sosyal medya hesapları ve laankara.com internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

BİR TAKSİ ÜÇ KOYUN

Kent trafiğinin takipçisi @ankara_cevirme geçtiğimiz günlerde yukarıdaki fotoğrafı “Taksi desen plakası tutmuyor. Normal araba desen üzerinde taksi yazıyor. Yolcusunun da böyle olması normal” notuyla paylaştı.

ARTİSTLİK 2 BUÇUK TL

@izmir35Love geçtiğimiz günlerde twitter’da “İzmir’de Kentkart’sız otobüse binerseniz otobüstekiler kentkartlarını kullanmalarına izin verirler ve para almazlar. Şaşırmayın” deyince, Ankaralılara cevap hakkı doğdu. @wishfulsquid “Ben de basıyorum Ankarakart para da almıyorum İzmir kendine gel” derken, @amanvermezavni hemen fayda maliyet analizi yaptı ve “Ankara’da buna basmayan kimseyi tanımadım ya. 2,5 tl’ye dünyanın en iyi artistiğini satın alıyorsun. Harika alışveriş” tweetini paylaştı. @ays_coffee ise, “Ankara’da egosuz otobüse binersiniz şoförle kavga edip inersiniz” uyarısında bulundu. Ankaralıların bu haftaki paylaşımlarından bazıları ise şunlar:
@AnkaraBeyfendi -Ankaralı mısın? sorusuna “-Hayırdır” diye cevap veriyosa gerçek bir Ankaralı ile tanışmışsınızdır.
@sumeyraboyrazz Ankara’da bana vapur çarpar. Öyle bir şans...
@MeftunEda Soğuk desen soğuk değil sıcak desen ayıp olur. Yine bir Ankara klasiği.
@EmirhanOzkefal La la land neresi Ankara mı?
@ParodyAnkara Ulan hadi sen İzmirlisin iyilik yapar denize fırlatır atarsında, Ankaralı nereye atacak? Denizi olmayanlar ne yapacak?
@cokgerizekaliyi Ankara’yı dinliyorum gözlerim kapalı. Hep dolmuş sesleri. Biri küfür etti.
@ilkeolmezz Cebeci kampüsü civarındaki papağan polis telsizi sesi çıkarıyor kafayı yicem.

YERLERE UZANIP RESİM YAPIYORLAR

Şair, yazar, araştırmacı, oyuncak müzelerinin babası sevgili Sunay Akın, geçtiğimiz günlerde bir etkinliğe katılmak için Ankara’ya geldi. Akın, yukarıdaki fotoğrafı instagram hesabından şu notla paylaştı:
“Ankara Resim ve Heykel Müzesi’ni ziyaret eden çocuklar, dünya müzelerindeki örneklerini daha önce paylaştığım gibi yerlere uzanıp resim yapıyorlar... Müze müdiresi Ayşegül Canan Ortakçı, müzesinde çocukların yaptığı resimlerden bazılarını çalışma masasındaki camın altına koymuş... Sayın Ortakçı’nın yüreği de yönettiği müze gibi tertemiz, mükemmel ve aydınlık... Ülkemize kazandırdığı ışık için kendisine minnettarım...”

Yazının devamı...

Aidiyeti sevmeyen konargöçer kitaplar

19 Mart 2017

“Merhaba. Ben özgür bir kitabım. Herhangi birinin kitaplığına ait değilim. Okundukça elden ele dolaşmayı severim. Sen de beni okuduktan sonra şehrin başka bir noktasına bırakırsan sevinirim. Eğer aynı kitabı okuyan insanlarla tanışmak istersen web sitesinde kitap numaram ile bana ayrılan bölüme yorum yapabilirsin.”
Tebrikler, dünyada kitapların özgür kalması gerektiği düşüncesi ile hareket eden bir kitap özgürlük hareketi olan ‘Bookcrossing’i Türkiye’de hayata geçiren ‘Okusan Seversin’ adlı oluşumun bir parçası oldunuz. www.okusanseversin.org internet sitesinden ve sosyal medya hesaplarından inceleyebileceğiniz proje, kitap okumaktan keyif alan ve olabildiğince çok kişinin bu keyfi yaşamasını arzu eden kitap tutkunları tarafından hayata geçiriliyor. 

EMEKLİLİĞİN TADINI ÇIKARSIN

Şehrin farklı noktalarına bırakılan ‘özgür kitaplar’ sokağa karışıyor, birden çok evi, kitaplığı dolaşıp çok sayıda okurla buluşuyor ve ‘Okusan seversin’ mesajı veriyor. Yaşlanana kadar bir kitaplığa ait olmaktan hoşlanmayan kitaplardan biriyle yolunuz kesişirse, oluşumun büyüyüp serpilebilmesi için, okuduktan sonra özgür kitabı şehrin herhangi bir noktasına bırakıp yeni bir okura ulaşmasını sağlamayı unutmayın. Dilerseniz internet sitesine üye olup, özgür bırakmak istediğiniz kitapları sisteme dahil edebilirsiniz. Kitaplıktan kitaplığa, elden ele dolaşırken yaşlanmış bir özgür kitabı ise, yeni bir kitabı özgür bırakmak şartıyla sahiplenebilir, kitaplığınızda emekliliğin tadını çıkarmasını sağlayabilirsiniz.
Herkes okusun, özgür kitaplar yorgun ve bıkkın kentlinin yüzünü güldürsün, cep telefonları bir süre ait olduğu yerde, cepte dursun. Aidiyeti sevmeyen, konargöçer kitapları okusak seveceğiz...

KİTAP KURTLARINA SOSYAL KÜTÜPHANE

Her kitap kurdunun okuma ritüelleri farklı. Kimi okurlar altını çizdikleri satırları bir defterde biriktirmekten, okudukları kitapların adı, yazarı, sayfa sayısı gibi bilgileri arşivlemekten hoşlanıyor. Bunları kağıt kalemle yapmanın tadı başka olsa da, bu iş için oluşturulmuş bir sosyal kütüphane de internette hizmet veriyor. www.vikitap.com internet sitesinden inceleyebileceğiniz Vikitap, okuduğunuz, okumak istediğiniz ve okumakta olduğunuz kitapları listeleme ve kategoriler altında toplama imkanı sunuyor. Ayrıca okuduğunuz kitapları puanlayabiliyor, favori yazarlarınızı seçip, arkadaşlarınızı takip edebiliyor, gruplara katılıp fikir alışverişinde bulunabiliyor ve kitaplarla ilgili testleri çözebiliyorsunuz. Kütüphanelerinde 715 bin 936 kitap bulunan Vikitap üyeleri, bugüne kadar 1 milyon 22 bin 604 kitap okumuş. Siz de siteye üye olarak, kütüphanenizi sanal ortama taşıyabilirsiniz.

BABİL’İN ASMA BAHÇELERİ OLSA BEĞENİRDİNİZ


Ankaralı mizah yazarı, senarist ve komedyen @vedatozdemiro, geçtiğimiz günlerde twitter’da “Ankara, soğuk memleket... plakası bile sıfır altı...” tweetini paylaşırken, @ceconaberyaa, kar yağışından hemen önce, “Kışlıkları kaldırdım Ankara, umarım tekrar yazımı kışa çevirmezsin” dileğinde bulundu fakat hüsrana uğradı. @ysrmert ise, sosyal medyadaki “Burası x olsa beğenirdiniz” trendine Sincan’dan katıldı ve yukarıdaki fotoğrafı, “Burası Babilin Asma Bahçeleri olsa beğenirdiniz ama burası Sincan koşu parkı” notuyla paylaştı.
Geçtiğimiz hafta twitter’da yer alan, Ankara ve tüm cemrelere direnen soğuk havayla ilgili diğer tweetler ise şunlar:
@edamerveozturk: “Sonbahar>Kış>İlkbahar>Kış>İlkbahar>Kış #Ankara” @erx_earth: “Kışları kutup soğuğu, yazları cehennemin demo versiyonu ===>Ankara.”
@whysssoserious: “#ankara da son 2 saatte yağanlar; -dolu -yağmur -kar -buz -karla karışık dolumsu yağmur (bunu ben de ilk defa gördüm)”
@allahlesskadin: “Ankara’yı çok seviyorum çünkü bana benziyor. Hiçbir olayı veya iddiası yok. Dümdüz duruyo öyle”
@CirkinTim: “Bu nasıl bi rüya arkadaş? Ankara’dayım, dolmuşa binmişim dolmuşun içinde avm var.”
@krdln354: “Ankara’ya alışan, Ankara’yı özleyen insanlar için İstanbul, başkasının evladı gibidir. Gülünce seversin ağlayınca bırakıp kaçmak istersin.”

Yazının devamı...

Cinsiyetçilik dilde saklı

12 Mart 2017

Gün boyu sıkça karşılaştığım iletilerden bir tanesi “Erkeğin ‘adam’ olduğu yerde kadına her gün 8 Mart’tır” oldu. ‘Kadın’ demekten imtina edenler ‘bayan’a sarıldı, ‘Kadın’ diyebilenler ise sonuna çiçektir ekledi. İyi dilekler, cinsiyetçilik ağına dolandı.
Sosyal medya ahalisinin büyük bir bölümü farkına bile varmadan meramını ‘adamlık’ üzerinden anlatadursun, bu gidişe dur diyen ‘Toplumsal Dil’ ise bilgilendirmeye devam ediyor. instagram hesabı üzerinden takip edebileceğiniz Toplumsal Dil uyarıyor:
“Adam olmak değil, insan olmak. Adamakıllı değil, layığıyla. Erkekliğe sığmayan değil, insanlığa sığmayan. Bilim adamı değil, bilim insanı. İş adamı değil, iş insanı. Sözünün eri değil, sözünü tutan. İnsanoğlu ve âdemoğlu değil, insanlık.”
Düşüncesizce ve kimi zaman iyi niyetle kurduğumuz cümleler, önyargı, ayrımcılık ve yaftalamayla dolu olabiliyor. Sokakta, trafikte, mutlu anlarda, kavga gürültüde, bir futbol maçında, okuduğumuz bir kitapta, gazetede, televizyonda ya da sosyal medyada, cinsiyetçi bir yaklaşıma ve kadın bedeni üzerine kurulu sözlü şiddete rastlamama ihtimalimiz neredeyse yok.
Her şey dilde başlıyor. Dil, bireye ve topluma cüret veriyor. Toplumsal Dil’in de söylediği gibi: “Yerleşmiş bu düşüncesiz, akıl dışı, ruhsuz dili hep birlikte kırmak zorundayız. Dilimizi yeniden inşa etmek, birçok şeyin değişmesi için ilk adım olacak.”



DÜNYAYI KURTARAN KADINLAR

Tanıtmak istediğim bir diğer oluşumsa, feminizmden sağlığa, doğal gıdadan kent bostanlarına pek çok konuda bilgilendirici yazılarıyla sosyal medyada arzıendam eden Dünyayı Kurtaran Kadınlar. Facebook üzerinden takip edebileceğiniz Dünyayı Kurtaran Kadınlar, “Kızsal bir meseleyle başladık, bu işin altından kalkarsak dünyayı kurtarmak için başka işlere de el atacağız” diyor ve kullan-at menstrüasyon ürünlerine her ay para harcamak ve atık üretmek yerine neler yapılabileceğine kafa yoruyor, önerilerde bulunuyor. “Dünyayı kurtarıyoruz beyler” diyen oluşumu, dunyayikurtarankadinlar.blogspot.com.tr üzerinden de izleyebilirsiniz.
Üniversiteli kadınların yurtta, kampüste, sınıfta ve sokakta karşılaştığı sorunlar ile kadına yönelik her türlü taciz, tecavüz ve şiddete karşı örgütlenen Kampüs Cadıları da kadın dayanışmasının önemli örneklerinden. Erkek egemenliğinin, cinsiyetçiliğin, homofobinin, transfobinin ve ayrımcılığın karşısında duran oluşum, kız kardeşliği ilmek ilmek işliyor. Hazırladıkları dayanışma kutularını üniversitelere koyan cadılar, “Bir gün değil her gün kadınım ve insanım” diyerek, hijyenik ped, peçete gibi ürünleri kız kardeşleriyle paylaşıyor. Kampüs Cadıları’nı facebook ve twitter üzerinden takip edebilirsiniz.

BİR AYDA 30 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ

Sosyal medya hesaplarından ve www.kadincinayetlerinidurduracagiz.net internet sitesinden takip edebileceğiniz Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre, şubat ayında erkekler tarafından 30 kadın öldürüldü, 14 çocuk istismara uğradı, 19 kadına cinsel şiddet uygulandı. Kadınların yüzde 20’si kendi hayatına dair karar aldığı, yüzde 10’u ilişkiyi sonlandırdığı, yüzde 6’sı evliliği sonlandırdığı için canından oldu. Bu vahim tabloda her birimizin sorumluluğu büyük. İnsanlık için iyi dileklerimiz, biz kendimizi ve çevremizi geliştirmedikçe, tek bir cümlemizin bile sorumluluğunu alıp dilimize hakim olmadıkça ve kadın gücünün farkına varmadıkça asla gerçekleşmeyecek. Önce kadın erkek, içimizde bir yerlere kazınmış cinsiyetçi bakış açısını saklandığı yerden çıkarıp onunla yüzleşelim. Kutlamaya daha çok var kız kardeşlerim.

Yazının devamı...

Ankara'da sıradan bir metro yolculuğu

5 Mart 2017

Metroda yaşanan gariplikleri listeleyecek olsak, bu kare, geçtiğimiz aylarda metroda ananas gezdiren ve gerçekleştirdiği performans sanatıyla büyük ilgi toplayan Elif Usta’nın ardından ikinci sırada kendine yer bulacaktır. 

Fotoğrafının twitter’da paylaşılmasıyla yorumlar da birbiri ardına geldi. @iamtetke “Gidiş-geliş 3 saat olunca artık metroda yaşamaya karar verdiğin o an” derken, @garip_insan_ “Ankara’da sıradan bir metro” yorumu yaptı. @bu_kafa_yazilim fotoğrafı “Sincan nedir, nereye denir?” @kinacemrah ise “Ankara’da güzel şeyler de oluyor” notuyla paylaştı. Bu ilginç kareye gelen diğer yorumlar ise şunlar:
SİNCAN METROSU İFTİHARLA SUNAR

@despacioo Gerçekten ancak harikalar diyarında rastlanabilecek bi manzara
@Altunkaynakt Sıradan bir Sincan metrosu #Ankara
@vefaistt Bakayım dedim Keçiören mi Sincan metrosu mu diye Sincan çıktı şaşırmadım
@kahinkoala Bu metro Sincan’a gidiyor normaldir ahahahahahahaha
@aleynalbayraak Angara muhteşem bir detay be
@haybinaminoasit Sincan metrosu iftiharla sunar
@Soylu_Dertler Metro icat edenlere küçük bir şirinlik yapmış sincan halkı
@thekomsu Neden mi ankara?

SONRAKİ İSTASYON HARİKALAR DİYARI

Takipçilerine her gün birkaç doz Ankara veren Everyday Ankara da fotoğrafı instagram hesabından “Sonraki istasyon gerçekten harikalar diyarı. Gerçekten” notuyla paylaştı. Kentin gündelik hallerini olduğu gibi gözler önüne seren ve esprili üslubuyla yorumlayan Everyday Ankara’nın takipçileri ise, şu yorumları yaptı:
@gorhan Metroda ayakta kalmaya mükemmel çözüm, kendi koltuğumuzu taşıyalım
@dellalgizem Başka ülkede yaşayamam
@f.branwen Nakliyede yeni adres
@pearlprinter Ben zor sığıyorum kanepeyi nasıl sokmuşlar
Bu hadise ne sebeple ve nasıl cereyan etti, bir kanepeyi metroya sokmak nasıl mümkün olabiliyor bilmiyorum. Fakat dilerim kentin zararsız gariplikleri hiç bitmez.

30 BİN YOLCU KAPASİTESİ

@vandalyurek ise bu fotoğrafı twitter’da, “Ayakta 30 bin yolcu kapasiteli şu otobüsle Sincan’dan Sıhhiye’ye az gitmedik. Şimdiki gençlere metro beğendiremiyoruz:)” notuyla paylaştı.

CANIM SIKKIN AMA ANKARALIYIM

Son günlerde twitter’da yer alan Ankara hakkındaki lakırtılardan bazıları ise şunlar:
@BeyfendiAnkara Canım sıkkın olduğu zaman Ankaralı olduğum aklıma geliyo açıyorum oyun havasını dert keder kalmıyor
@herseycem #TekSözüm Uykuyu En iyi Ankara şarkıları açıyor
@ybununsymsi Elinizdeki çöpü atabilmek için 12 km yürüdüğünüz yer #ANKARA dır.
@yancepp Ankara’daki simit kafe yoğunluğu, nüfus yoğunluğundan fazla resmen
@EmdMeric Sizin kış dediğinize biz Ankara da bahar diyoruz la #ankara
@kustuyuyastik Ankara’da her kış 100 yıl sürüyor sanki. Nihayet sona ulaştık.
@asmin_sulte Ankara da yürüyen merdiven bulmak, Piyangodan para çıkması gibi bir şey :-/
@gulnuurkok Ankara canimsin ama havalimanindan merkeze bir metron bile yok. Üzüyorsun
@MuhammedTsn Yaşadığı şehirden şikayet eden yağmurlu bir havada Ankara’ya gelsin...

Yazının devamı...

Patilere umut lazım

26 Şubat 2017

Sanal ortamda her an görmek istemeyeceğimiz bir kareyle karşı karşıya kalabiliyor, yüreğimiz ağzımızda sosyalleşiyoruz! Kederli paylaşımların birçoğu ise, çözüm odaklı değil ve bol acılı. Beş dakikanızı sosyal medyada geçirdiğinizde, hayvanların uğradığı bir zulümle karşılaşmama ihtimaliniz neredeyse yok. Hayvanseverler ses çıkarmak, söz söylemek, merhem bulmak istiyor ve acılar, internetin başı sonu olmayan, kontrolsüz dünyasında büyüdükçe büyüyor.
Sosyal medya yürekleri dağlarken, Ankara’da 32 dönümlük bir arazi içinde 250‘ye yakın cana sahip çıkan bir oluşum var. “Onlar mutlu, ama mutluluklarının devam edebilmesi için umut ve destek lazım” diyen (U)mutlu Patiler. www.umutlupatiler.com ve sosyal medya hesaplarından takip edebileceğiniz dernek, kendi deyimiyle ‘Ölüme çelme takan’ canlara sahip çıkıyor. Bunu, duygu sömürüsü yapmadan ve kimseyi acıya boğmadan gerçekleştiren oluşum, bu zorlu yolculuğunda umut ekiyor, mutluluk biçiyor.

AYAKTA TUTMAK ZİNCİRLEME BİR İŞ

Gerçek bir hayvansever olmak için üzülmekten ve acıyı paylaşmaktan fazlası gerekiyor. Oluşumun altını çizdiği gibi, “Umut dünyasını ayakta tutmak zincirleme bir iş.” Zor durumdayken bulunmuş, yemekleri, barınmaları, bakımları, tedavileri büyük meblağlar tutan bu canların desteğe ihtiyacı var. Siz de bir hayvanın koruyucu ailesi olabilir, derneğin takdire şayan çabasına sosyal medya hesaplarından ulaşabilir, canlara gıda ve ilaç yardımında bulunabilir, Umutlu Patiler’i istediğiniz zaman ziyaret edebilirsiniz. Oluşum, Ankara Valiliği’nin izniyle bağış topladığını belirtiyor. Dernek Başkanı Gülden Yüce ve tüm yüce gönüllü hayvan hakları savunucularına mücadelelerinde kolaylıklar diliyorum.
Yukarıdaki fotoğrafta yer alan Çiko soruyor, “Boş kazanı mı yiyelim? Bu kazanın dolup kaynaması için az çok demeden destek olur musunuz?” Haydi, sosyal medyanın ajitasyonundan sıyrılıp umuda sarılalım ve elimizden geldiğince destek olalım.

ANADOLU KEDİSİ’NE SAHİP ÇIKALIM

Bir diğer oluşumsa, Anadolu Kedisi’ni araştırmak, tanıtmak ve korumak amacıyla kurulan, facebook üzerinden ulaşabileceğiniz ‘Anadolu Kedisi’ hesabı. 63 bine yakın takipçisi bulunan hesap, Anadolu Kedisi’nin envaiçeşit halini birbirinden renkli fotoğraf kareleriyle paylaşıyor, akademik ve bilimsel araştırmalara odaklanıyor. Bu yönüyle benzer organizasyonlara, bilimin ışığında örnek olmayı amaçlayan proje, ırkçılığın, kediler arasında renklerine göre ayrım yapılmasının, uydurma ırkların ve hatta bunlara eklenen çeşitli ideolojilerin karşısında yer alıyor ve çağrıda bulunuyor, “Anadolu coğrafyasının doğal kedisi olan Anadolu Kedisi’ne sahip çıkalım. Üretime destek olmayalım. Satın almayalım, sahiplenelim.”

ONLARA VEFA BORCUMUZ VAR

Son olarak Kedici Dergisi’nden bahsetmek istiyorum. Kedilerle ilgili bilim, sanat, edebiyat, sağlık gibi pek çok konu hakkında bilgiler ve söyleşiler bulabileceğiniz Kedici Dergisi’ni sosyal medya hesaplarından da takip edebilirsiniz. Yaklaşık 186 bin kişinin takip ettiği facebook hesabı, paylaşımlarıyla kedicilerin gönlünü çeliyor. Derginin genel yayın yönetmenliğini yapan Veteriner Hekim Tarkan Özçetin’in bilgilendirici yazılarına da sayfa üzerinden ulaşabilirsiniz. İşte bunlardan biri: “Kedilerin anavatanı Türkiye’de sokak kedisi yoktur, yaşam alanı şehirler olan ‘Sokaktaki Kediler’ vardır. Sokaklarında kedi yaşamayan bir çok batı şehri geçmişte vebadan kırılmış, günümüzde ise fare istilası yaşarken, benzer problemler ülkemizde onlar sayesinde hiç yaşanmamıştır. Kedilere en azından vefa borcumuz var.”
Bu son cümleyi hiç unutmamamız, kedilere, tüm hayvanlara ve doğaya ne yapsak ödeyemeyeceğimiz vefa borcumuzun en azından farkında olmamız dileğiyle.

Yazının devamı...

'Oyuncu Anne'ler 'Uçan Baba'lar

19 Şubat 2017

Bana göre bu alemin en uç noktasına ise, mevzu anne-çocuk olunca varılıyor. Ayağında çorap olmayan bir çocuk, ek gıdaya geçen ya da geçmeyen bir bebek, emziren bir anne, okul, oyun, beslenme derken ortalık karışıyor. Hal böyleyken çoluk çocuk mevzularında fikir beyan eden, üstelik pek çok takipçisi olan sosyal medya kullanıcılarını sabırlarından dolayı tebrik etmek istiyorum.
Kötü Alışkanlıklara İyi Öneriler, Başlarım Şimdi Anneliğe, Çok Hayal Kuran Çocuk, Oyuncu Anne, Ev Yapımı Sihirli Değnek ve Dedemin Bakkalı kitaplarının yazarı, reklamcı, on parmağında on marifet Şermin Çarkacı, namıdiğer Oyuncu Anne de bu hesaplardan biri. Facebook’ta yaklaşık 620 bin kişi tarafından takip edilen Çarkacı, Ankara’da yaşıyor ve üç çocuk annesi. Paylaşımlarıyla neşe ve ilham veren Oyuncu Anne, kimi zaman çocuklarıyla kartondan langırt yapıyor, kimi zaman çocukluk anılarını neşeli fotoğraflar eşliğinde takipçileriyle paylaşıyor.

SONSUZA KADAR MUTLU YAŞADILAR

Onu, seramik çamurundan kerpiç, kerpiçlerden Mısır piramidi, sirke, karbonat ve bulaşık deterjanından yanardağ yaparken görürseniz şaşırmayın. Tam bir oyun kurucu. Öyle ki kitaplarının yanı sıra, her güne bir oyun önerdiği bir oyun takvimi bile hazırladı. Çocukların ailelerinden istediğinin renkli ve pahalı oyuncaklar, çeşit çeşit kurslar, oyun alanları, etkinlik merkezleri, çizgi filmler olmadığını belirten sevgili Oyuncu Anne, “Aslında sadece bize ihtiyaçları var. Birlikte geçecek kısa ama dopdolu anlara, göz göze geldiğimizde kendilerini önemli hissettikleri anlara ihtiyaçları var” diyor. Her paylaşımında ‘Ve sonsuza kadar mutlu yaşadılar’ demenin bir yolunu mutlaka bulan bu güzel ruhu, sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz. Takip ederken bir de bakmışsınız, kendi çocukluğunuzu bulmuşsunuz...

BABALAR OLARAK BİZ DE BURADAYIZ

Baba olacağını öğrendiği günden bu yana okuyan, araştıran ve babalık serüvenini sosyal medyada takipçileriyle paylaşan Uçan Baba ise, konuya çok haklı bulduğum bir noktadan giriş yapıyor ve şunları söylüyor: “Hamilelik ve anne sütü dışında her şeyi babalar da yapabilir diye düşünürken farkettim ki bu sektörde babalara çok yer yok. İnternet ve sosyal medya blogger annelerin tekelinde. Ben de bu kaotik ortama bir baba yaklaşımı getirmek için öğrendiklerimi ve tecrübelerimi bu sayfada paylaşıyorum. Babalar olarak biz de buradayız!”
Babaların, annenin yetmediği yerde devreye giren bir yedek oyuncu ya da stepne olmadığını anlatan Uçan Baba’nın uçuşu, mesleğinden geliyor. O, 1987 yılında blogger annelere tepki olarak doğduğunu söyleyen, çiçeği burnunda bir baba ve esprili bir uçak mühendisi. Ankara’da yaşayan Uçan Baba’yı sosyal medya hesaplarından ve ucanbaba.com internet sitesinden takip edebilirsiniz.

KINADIĞIM NE VARSA BAŞIMA GELDİ

Son olarak paylaşımlarına çok güldüğüm Hihieved’den bahsetmek istiyorum. Tatlı, nüktedan ve gerçekçi Hihieved, “Çocuk sahibi olmadan önce ‘Yapmam’ dediğim, kınadığım ne varsa başıma geldi. Baktım kitaplardaki gibi mükemmel anne olamıyorum; ben de dalga geçiyorum” diyor ve ekliyor, #hihieved. İnstagram hesabında 27 bine yakın takipçisi bulunan Hihieved’in profiline girdiğinizde, sizi tüm gerçekliğiyle parkedeki bebek kusmuğu fotoğrafı karşılıyor. Hihieved, paylaşımlarıyla, sosyal medyanın taşlama kraliçesi. İşte bir paylaşımı:
“Deneyimli annelerin yeni annelere aktaracağı çok şey olduğuna inanıyorum. Parkta, sokakta yanında bebeğiyle bir anne gördüğümde hemen yanaşıyorum. Önce ‘Ne kadarlık?’ diye soruyorum. Hemen ‘Bizimki de x aylık’ diyorum, o sormadan. Bilsin. Gözlerimle tartıyor ve ‘Aa daha küçük duruyor’ diyorum. Sonra ‘Emiyor mu?’ diye soruyorum. Emiyorsa rahatlıyorum. Mama veriyorsa çok kızıyorum. Sütü var ve vermiyor. Hurma yese gelecek sütü, kolaya kaçıyor. ‘Bunlar daha iyi günlerin, tadını çıkar’ diyorum. ‘Ay sen bi de ayaklanınca gör, azıları çıkınca gör’ diyorum. Tek çocuklulara ‘Tek çocuk hiç çocuktur’ diyorum. Çünkü bu benim üstüme vazife. Sohbetimiz biraz ilerleyince ‘Nasıl doğdu?’ diyorum. Sezaryense ağzımı büzüp, yüzümü ekşitiyorum. İşte benim bir günüm. Tamamen iyi niyetle tecrübe aktarımı yapıyorum. Her yerdeyim ben. Görseniz hemen tanırsınız. İyi niyetimden tanırsınız.”
Hihieved’i sosyal medya hesaplarından takip edebilir, paylaşımlarını inceleyerek anneliğe farklı ve gerçek bir pencereden bakabilirsiniz...

Yazının devamı...

Gazi Sözlük'te Ankara havası

12 Şubat 2017

1999 yılında ‘Kutsal bilgi kaynağı’ sloganıyla doğan Ekşi Sözlük’ün ardından, çok sayıda kardeşi de sanal dünyaya merhaba dedi. Kimi parladı, kimi zamanla göç eyledi. Bu furyada yerini alan ve son dönemde internet aleminde arzıendam eden Gazi Sözlük, Gazi Üniversiteli genç girişimciler tarafından 2015 yılında kuruldu. Öğrencilerin de desteğiyle son dönemde ivme kazanan sözlük, üye olduktan sonra ‘dal içeri’ butonuyla kullanıcıları davet ediyor, sisteme giriş yaptıktan sonra ekranda beliren ‘ve cennetin kapıları sana ardına kadar açılıyor’ mesajıyla gülümsetiyor. Sözlük, kentle ilgili çok sayıda başlığa da ev sahipliği yapıyor. ‘Ankara’ başlığı, şu düzeltmelerle dolu: 
rakun123: Eminmisin la (bkz: angara) olmasın?
batmayanigneucu: Ankara diye yazılır angara diye okunur.
raskolnikov: Bozkıra beton dökmüşler, adına angara demişler.”
Ankara ayazı, Ankara soğuğu ve Ankara’nın ayazından korunma yolları başlıkları ise adeta birer şikayet kutusu. Soğuk havaya isyan eden sözlük kullanıcılarının acı dolu yakarışlarından bazıları ise şunlar:

MEMLEKET ERZURUM İKAMETGÂH ANKARA

helesendur: Aydın’dan Ankara’ya taşınan yeni ev arkadaşımı “sabahları koşu yaparım ben, sen de bana katılır mısın?” sorusundan, ilerleyen zamanlarda “Bu ne biçim soğuk, nasıl yaşıyorsunuz kışları?” sorusuna eviren ayazdır.
cisipidi: Uzun süre 8.30 derslerine gitmeme engel olan ayazdır, dikkatli olmak gerekir yoksa burun kulak kaybına sebebiyet verme ihtimali yüksektir.
hammurabi: Ayazdan korunamazsınız o sizi bulur.
hesoyam: Eklem sıvılarınızın donmasına sebep olan ankara’nın çok soğuk havalarıdır. (bkz: soğukla yiğitlik olmaz) eli serttir, adamı fena çarpar.
red: Ankarada aşkın ve şiirin ön planda olma sebebidir başka türlü ısınmak zordur dikkat edin sıcak memleketlerde aşklar çabuk biter çünkü zaten sıcak
adi guzel: Soğuğa sormuşlar memleket nere diye demişki; memleket Erzurum ikametgâh Ankara.
minyonda bir gorulen: Teşekkürler soğuk. Artık çocuğum olmayacak.
gazman: Soğuk değil ayazdır/kalplere niyazdır/dışarda kulak düşer/öldürmez sonrası yazdır...

GARDAŞ DERİZ KANKAYA

Gazi Sözlük’teki hemen her mevzunun altından iklimi ve müziğiyle Ankara havası çıkarken, ‘Ankara’yı üç kelimeyle özetlemek’ başlığına gelen yorumlar ise şöyle:
primadonna: Gardaş deriz kankaya
yetismedi: Burda deniz yok
pinusnigra: Nabiyon la bebe
turkamelie: Mezun ol git
kırkyıldabir: Soğuk, daha soğuk
kuslarucuyor: Mecburiyet ayaz avm
sezarin hakki sezara: İbrahim Melih Gökçek
Ankara denince sözlük kullanıcılarının aklına ilk gelenler ise şunlar:
herifcioglu: Bağları olsa gerek, malumunuz..
zer0day: (bkz: ankara havası)
cotyora: Fıskiye tabi ki.
wasporan: Patlama. Konsere gideceğim ama korkuyorum sozluk.
yedinindistali: İki damla yağmurda sokakların denize dönmesi. Kar yağdığında o karın aylarca erimemesi. AŞTİ’deki bağırarak seni başka şehire bile götürebilme kabiliyetine sahip çığırtkanlar.
asmin: ankarayı etkisi altına alan kar ve tipi. kimseyi etkisi altına alamayan ben ve tipim.
‘Ankara’nın bu puslu ve karanlık sokaklarında yazılanlar tamamen hayat ürünüdür’ diyen Gazi Sözlük’ü takip edebilir, ev sahibimiz Ankara’nın kıyıda köşede kalmış güzelliklerini öğrenebilir, iyi bir çocuk olursanız belki sözlükte bir yazar alımına bile denk gelebilirsiniz.

İÇİMİZDEKİ CİNSİYETÇİLİKLE YÜZLEŞMEMİZ GEREKİYOR

Üniversitelerde genç kadınların kadın olmaktan dolayı yaşadığı sorunlar karşısında örgütlenen bağımsız bir topluluk olan Kampüs Cadıları, geçtiğimiz günlerde facebook hesabından bir etkinlik paylaştı. Bu paylaşımla, 25-26 Şubat’ta Bilkent’te düzenlenecek Kadın Zirvesi’nden ve Bilkent Kadın Çalışmaları Topluluğu’ndan haberdar oldum. Zirvede, flört şiddeti, mecliste kadın olmak, ekofeminizm gibi konular, kadın hareketinin çeşitli alanlarında yer alan yetkin isimler tarafından masaya yatırılacak. Öte yandan Kadın Çalışmaları Topluluğu, 15 Şubat’ta Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde bir tanışma toplantısı da gerçekleştirecek.
Amerikalı kadın hakları savunucusu ve yazar Bell Hooks’un ‘Feminizm Herkes İçindir’ adlı kitabında söylediği gibi: ‘Erkek tahakkümü veya toplumsal cinsiyet eşitsizliği konusunda kaygılı olmak ve öfkelenmek, feminist olmak için yeterli değil. Kadınların kendilerine feminist bir kimlik kurarken önce kendi içselleştirilmiş cinsiyetçilikleriyle yüzleşmesi gerekiyor.’ Kadın Zirvesi’nin bunu sağlamada çok etkili olacağını düşünüyorum. Kız kardeşliğin değerini ve gücünü unutmamamız dileğiyle...

Yazının devamı...

Milyonlar tek yürek akıllarda bir soru

5 Şubat 2017

Yorumlar, fotoğraflar, gülüp geçenler, eleştirenler, alay edenler, internetin dipsiz kuyusunda, metrodaki ananasın başına üşüştü. Bu alışılmadık durumla ilgili herkesin bir fikri, hissi vardı fakat en çok twitter ananas monologlarından nasibini aldı.
@asosyalbirisi1 sordu, “Milyonlar tek yürek, akıllarda bir soru: Hanımefendi, napıyorsunuz?” @attorneyatbkk nüktedan bir çağrıda bulundu, “Arkadaşlar çok sevdiğimiz yavrumuz ananas Ankara metrosunda kayboldu görenler lütfen iletişime geçsin.” Peşi sıra @Manyakovski geldi, “Abla ısırmaz dimi? İsmi ne bunun çok tatlıymış.” Şarkıcı İrem Derici ise fotoğrafı, instagram hesabından “Allah belamı versin idolümü buldum” notuyla paylaştı.

ANANAS BİLE ŞAŞKIN

Ankara metrosundaki esrarengiz ananasla ilgili birbirinden ilginç yorumların ardı arkası kesilmedi. İşte bu yorumlardan bazıları:
@Fatihyasinim Çok uzak değil yaklaşık 7 sene önce eve ilk kez ananas alındı. Babam bizi ananasın etrafına toplayıp konuşma yapmıştı.
@errbilll Ananas bile şaşkın! Tasma boynunda Ankara metrosunda! Hayat işte.
@ynserdll Ankara metrosunda ananas gezdiren kadın haberi ülkeye yönelik umutlarımı yeşertti.
@OnarZehra Ananas sevgim bu kadınla eşdeğer.
@cansulicueta O ananas çanta ve bence zinciri kopmuş farkında değil. Diğer ihtimalleri düşünmek ürkütüyor da biraz. Ankara metrosu bir efsanedir.
@m4chinist Kadın zincirle ananas dolştırıyor.. Allahım nereye gidiyoruz..
@adnanozkan ‘Ananas’a bir anlam yükledi herhalde. Eski sevgilisi mi acaba?

EN ZORU CİDDİ KALMAK

Çok geçmeden olayın iç yüzü anlaşıldı. Ananası gezdiren kişi Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji bölümü son sınıf öğrencisi Elif Usta, yaptığı da seçmeli bir ders kapsamında arkadaşı Sümeyye Salarvan’la birlikte gerçekleştirdiği bir performans sanatıydı. İlginç tepkiler aldığını ve performans sırasında ciddi kalmakta çok zorlandığını belirten Elif Usta, facebook hesabından yaptığı paylaşımda şunları söyledi:
“Hepimizin gülümseten ve sorgulatan haberlere aç kaldığı bu zamanda bir ananası anlamlandırma çabası bizi birleştirdi ve hayatımıza farklılık kattı. Farkında olmasalar da tüm yolculara katkılarından dolayı teşekkür ederiz. Bu işi çok özel kıldılar. İşin arka planı ise şöyle:
Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi Akımı’nın kurucusu psikoterapist Albert Ellis, danışanlarının sosyal kaygıyla başa çıkabilmesi adına içlerinden yetkin gördüklerini utanca maruz bırakır. Bu maruz bırakma süreci toplum içinde farklı ya da küçük düşürücü olarak tanımlanabilecek eylemleri içerir. Peki, biz ananasa tasma takıp gezdirsek ve bunu Ankara metrosunda yapsak, bizim kaygısızlığımız insanların kaygısı mı olmaya başlar?

NEDEN ACIYORUZ

Temelde iki sorunsal üzerine kurulu bir çalışma bu. Birincisi, tepki vermeyen insanları tepkisizliğe iten neydi? İkincisi, tepki veren kişiler neden belirli tepkiler verdiler? Zincirli bir ananası neden kimimiz garipsemez? Neden elinde ananas olan bir kadına acırız? Ona neden kızarız? Neden hakaret ederiz?
Elimizde hiçbir şey yok, çalışmanın bir sonucu yok. Biz bu durumun bizde uyandırdığı hisleri sorgulayana kadar da olmayacak. Kendimizi ve bizi bu şekilde davranmaya iten unsurları keşfettiğimizde, çalışma anlam kazanacak. Belki de biz daha anlamlı bakmaya başlamışızdır, kim bilir? Ali Şentürk hocama destekleri için sonsuz teşekkürler.”
Sanıyorum performans anındaki deneyimlerinin yanı sıra sosyal medyadaki tepkiler de Usta ve Salarvan’a önemli veriler sundu. Gülümsemeye meyyal Ankaralıların elinden tutan ikiliye yürekten teşekkürler, kentlinin muhtaç olduğu psikoloji bilimine yönelik çalışmalarında başarılar.

KRALİÇE PAKİZE KAYIPLARA KARIŞTI

ODTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin kraliçe kedisi Pakize, geçtiğimiz günlerde kayıplara karıştı. Pakize’nin facebook hesabından, “Fakültemizin kedisi Pakize’yi birkaç gündür göremiyoruz. Görenler bize mesaj yolu ile ulaşabilir” mesajı paylaşıldı. Sayfanın takipçisi Serkan Özkan, “Mimarlığın oralardadır kankisi kesik kulakla takılıyordur” yorumu yaparken, Eda Acara, “Yeni mimarlık binasında gördüm ben bir gün evvel, hatta eski mekanı oraymış diye de konuştuk. Zannederim sonradan idariyi bellemiş. Bence biraz geziyor” dedi. Bazı takipçiler, mart ayının yaklaşması nedeniyle Pakize’nin piyasa araştırması yapmak üzere uzaklaştığını iddia etti. Sayfa yönetimiyse, “Mimarlık Fakültesi’ni fethetmeye gitmiş. Dünya barışı adına evine geri getirdik” notuyla hayvansever yüreklere su serpti.

Yazının devamı...