"Nur Hande Başpınar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nur Hande Başpınar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nur Hande Başpınar

Nur Hande Başpınar

Drakula kütüğünü Ankara'ya aldırmış

17 Aralık 2017

“Teşbihte hata olmaz” diyen Twitter kullanıcıları ise sosyal medyada ilk sırada yer aldı. @iridescxnts, “Ankara zaten kocaman bi nargile kafe gibiydi, şimdi sis yüzünden tam benzemiş” derken, diğer yorumlar şunlar oldu:
@Muktesid Ankara’da bugün Sırlar Dünyası/Kalp gözü havası var.
@nubibubii Gidemde patronus büyüsü öğrenem birazdan ruh emiciler ele geçirecek Ankara’yı.
@duygumsanli #ankara #akyurt’da öyle bir #sis varki sabahtan beri, kendinizi Alacakaranlık Kuşağı’nda hissediyorsunuz.
@pnrrcnd Mordor hakimiyetine mi girdik bu nasıl sis?
@islakmeseodunu 100. Yıl’da bi sis var, sanırsın Drakula kütüğü buraya aldırmış.
@Bomontioglu Ne sis var arkadaş. Sanki Frodo ile Hüküm Dağı’na gidiyorum.

Yazının devamı...

T-Rex Mahallesi sakinleri şaşkın

3 Aralık 2017

Dinozor maketinin vinç yardımıyla bulunduğu yerden kaldırıldığı anlar Twitter’da büyük bir hızla paylaşılırken, @mkamilozkan, “Aşağı T-Rex Mahallesi sakinleri şaşkın... Ankara’daki dinozor maketi kaldırıldı” dedi. @mhmmtaltindal paylaştığı fotoğrafa, “Yanlış park eden dinozor otoparka çekilirken” notunu düşerken, sosyal medya kullanıcıları şu yorumları yaptı:
@dnzbkmdrg Yavru dinozor anne iş makinesinin yardımıyla ilk adımlarını attı. Yürüyüş sonrası açıklamada ‘Bu adımlar benim için küçük ama dünya için büyük‘ dedi.
@Eceakyol Dinozor maketini ben alabilirmiyim çocuğun odasına koyarım. @ankarabld
@hardalname_ Ankara sokaklarında terör estiren dinozor zabıta ekipleri tarafından kontrol altına alındı.
@dvrmcmn Dinozorların nesli pahalı oldukları için tükendi.

JURASSIC PARK GİBİ ŞEHİR

@vedataydemir

Yazının devamı...

'Karton Bardak'tan sanatsal dokunuş

26 Kasım 2017

‘Karton Bardak’ ismi, çizim konusunda herhangi bir eğitimi bulunmayan, fakat bana göre başarılı bir çizer olan Emre Türk’ün, karton kahve bardaklarına yaptığı çizimlerden geliyor.
Aynı zamanda inşaat mühendisi olan sanatçının ilgi çekici çizimlerinden nasibini alan ise yalnızca karton bardaklar değil. Defterleri dolduran çizimler bazen bir ayakkabıyı, tişörtü, bazen de gözlük çerçevesini süslüyor. Kullandığı malzemelerde sınır tanımayan Karton Bardak, kimi zaman tabakta kalan ketçapla bir otoportre çiziyor, kimi zamansa bir sonbahar yaprağında ya da muz kabuğunda bir karakter yaratıyor.

KALİTE KONTROL DENEYİ

Geçmişte, çizdiği kitap ayraçlarını sürpriz olarak metro koltuklarına bırakan Karton Bardak, yaşadıklarını, ‘Kalite kontrol deneyi’ başlığıyla şöyle anlatmış:
“Ayracımı boş koltuklardan birine bırakıp onu görebileceğim başka bir koltuğa yerleşerek avımı bekliyorum. Son deneyimi yaparken 30 yaşlarında bir adam gelip 2-3 koltuk ötesine oturdu. Ben kitap okuyor gibi yaparken etrafına bakınmaya başlayıp ayracı fark etti, oturduğu yerden uzanarak aldı ve uzun uzun inceledi. Bence ayraç olduğunu anlamadı ama telefonuyla uzun bi mesaj trafiği yaşadıktan sonra ayracı montunun cebine yerleştirdi. Böylece başarılı bir deney sonrasında günüm biraz daha güzel geçti.”

METRO GÜNLÜKLERİ

Yazının devamı...

Twitter'da gece analizi

19 Kasım 2017

 

@lavarlaa’nın yaptığı ankete 2 bin 479 kişi katılmış, katılımcıların yüzde 62’si, “Sizce Ankara’da bu sorunlardan hangisine öncelik verilmeli” sorusuna ‘Erken saatte biten ulaşım’ yanıtını vermişti. Cuma günü başlayan gece ulaşımının ardından Twitter kullanıcıları, 140 karakter sınırının 280’e ulaşmasının verdiği yetkiye dayanarak aldı sazı eline:
@bisaniyebaksana Ankara’da 24 saat ulaşım başlıyormuş hemen yaz gelsin lütfen.
@bendivayim Başkentte yaşıyoruz ve 24 saat ulaşım geldi diye seviniyoruz?
@unsrf Ankara’da 24 saat ulaşım iyi güzel hoş da peki ya insanlara bedeli ne olucak? Umarım sadece uygulama gelir zam gelmez..
@Lovaigina 24 saat ulaşım geliyormuş kızlar cidden rahat rahat kullanabileceğine inanıyor mu? Erkeklere hayırlı olsun.
@lalunee24 Ankara’da 24 saat ulaşım olmasına sevinir hale gelmişiz. Esasında olması gereken buydu.

Yazının devamı...

Sosyal medyanın trafikle imtihanı

12 Kasım 2017

2 bin 479 kişi oy kullanırken, yüzde 62’yle ‘Erken saatte biten ulaşım’ ilk sırada yer aldı. Katılımcıların yüzde 27’si ‘Verimsiz ulaşım ağı’, yüzde 6’sı ‘Yağmurda tıkanan trafik’, yüzde 5’i ise ‘Kaldırıma park edilmesi’ seçeneklerini işaretledi. ‘E) Hepsi’ demek istediğini haykıran sosyal medya kullanıcıları, şu yorumları yaptı:
@bytheginger 5. şık olarak: yürüyen merdivenin sol tarafında hareketsiz duran vatandaş problemi.
@maliacikbas Bunların hepsi birbiriyle ilintili olduğundan E) Hepsi.
@icimozdemir 11.30’da hayat mı biter? Lütfen şu ulaşım saatleri esnesin.
@farukbolluk Havaalanına metro yok! Metro ağı kesinlikle büyütülmeli. Ayrıca, EGO seferleri geç saatlerde de devam etmeli.
@serenaydilmen Hepsi diyemiyor muyuz ya?
@mazvarasben Belediyenin özel taşıma araçlarından çıkan karaduman.

Yazının devamı...

Neler neler yapıyor 'AHBAP'lar Ankara'da

28 Ekim 2017



Her şey bir süre önce Haluk Levent’in tweetlerinde esprili bir dille bahsettiği yeni bir siyasi parti kurma fikriyle başladı. Desteğin artmasıyla ise AHBAP ortaya çıktı. Dayanışma, paylaşım ve sevgi üzerine kurulmuş bir işbirliği hareketi olan oluşum, pek çok il ve ilçede örgütlenmiş durumda. AHBAP Ankara da, oluşumun, sürdürülebilir dayanışma için çabalayan önemli parçalarından biri. Ekip, kimi zaman başka bir kentten tedavi olmak için Ankara’ya gelen bir ailenin konaklama sorununu çözmek amacıyla kolları sıvıyor, kimi zamansa ihtiyaç sahibi öğrenciler için ders kitabı topluyor.
Geçtiğimiz aylarda üniversiteye kayıt olmak için yeni bir şehre giden öğrencilere ve ailelerine de destek olan platform, sosyal medyada, #ÜniversitelilereAhbapOluyoruz etiketiyle örgütlendi. Bazı öğrenciler AHBAP’lar tarafından otogarda karşılandı, bazılarına ise üniversite yerleşkeleri gezdirildi, şehir tanıtıldı.

85 KİŞİYE BURS VERİLECEK

Pek çok kentten gelen yaklaşık 750 AHBAP ise, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda AHBAP Genel Başkanı Haluk Levent’in öncülüğünde Ankara’da buluştu. Anıtkabir’i ziyaret eden ekip Zafer Bayramı’nı kutladı, yeni projeler için fikir alışverişinde bulundu.

Yazının devamı...

Özgür Dönüşüm kavuşturdu

22 Ekim 2017

Sokakta bulduğu ve sahiplendiği kedi için Facebook’taki Özgür Dönüşüm Ankara Grubu’nda kedi malzemeleri talebi açan bir kullanıcının paylaştığı fotoğraf, kediyle sahibini buluşturdu.
Her şey Zeliha Büyükbingöl’ün, Facebook’taki Özgür Dönüşüm Ankara grubunda paylaştığı taleple başladı. Büyükbingöl, sahiplendiği kedinin fotoğrafını eklediği mesajında, “Ankara’da havaların soğumaya başlamasıyla bana bakmaları için bugün sahiplenmiş olduğum insanlarıma insan kumu, insan tuvaleti, insan yatağı, tırmalama tahtası, bilimum oyuncak ve kedi gereçleri (pardon insan diyecektim) gerekmektedir” çağrısında bulundu. Paylaşımı gören Hilal Gök, “Pardon nereden sahiplendiniz acaba? Benim kedim dünden beri eve gelmiyor ve sanırım kendisi bu arkadaş” derken, heyecanlı bekleyiş başladı.

SONSUZA KADAR MUTLU YAŞADILAR

Kısa süre sonra, iki Özgür Dönüşüm üyesinin komşu olduğu, evinden kaçan kedinin de komşu ziyaretine gittiği anlaşıldı. Oluşum, ikiliyi kavuşturduğu gibi, başka bir canın sahiplendirilmesine de vesile oldu. Hilal Gök, şu mesajıyla, son durumu merak eden Özgür Dönüşüm kullanıcılarının yüreğine su serpti: “Kavuştuk şimdi. Komşuymuşuz Zeliha Büyükbingöl’le. Bizimki kaçıp onlara gitmiş. Oğlumu aldım, yuva arayan bir çocuğumu sahiplendirdim geldim.”
Yaşananlar keyifle anlatılacak, son cümlesi “Ve sonsuza kadar mutlu yaşadılar” olacak cinsten. Sanki rastlantılar, güzelliklerin ve iyi niyetin elinden tutuyor. Çok yaşa Özgür Dönüşüm.

MAHALLEDE DİKİŞ ATÖLYESİ BAŞLIYOR

GEÇTİĞİMİZ ay ‘Tamir Atölyesi’ne ev sahipliği yapan 100. Yıl Mahalle Atölyesi, Facebook hesabından, bugün gerçekleştirilecek ‘Dikiş Atölyesi Tanışma Toplantısı’ için çağrıda bulundu. Tüketimin en fazla olduğu alanlardan biri olan giyim sektörünü sorgulayan oluşum, katılımcılarla birlikte, ufak bir söküğü tamir etmekten giysi dikmeye kadar giden yola koyulacak. Tanışma toplantısında ilk olarak herkes küçük bir kese dikecek. Atölyede kumaşlar ve diğer malzemeler bulunuyor. İlk etkinlik için katılımcıların herhangi bir malzeme götürmesi gerekmiyor. Fakat dilerseniz kendi kumaşlarınızı yanınıza alabilir, takas yapabilir ya da hediye edebilirsiniz. Bugün 13.00’te başlayacak olan etkinlik, dikiş konusunda çok bilgili olanların da, eline daha önce hiç iğne almamış olanların da katılımına açık.

Yazının devamı...

Kâğıt, kalem ve gönül

14 Ekim 2017

Heyecanla ve defalarca okuduğu mektubu defterinin arasında saklıyor. Ondan ilham alıyor, hayata karşı umutları o mektubun satırlarında yeşeriyor. Belki o da çizgisiz kağıda, altına koyduğu kağıdın çizgilerini takip ederek, en özenli el yazısıyla bir mektup yazıyor. Mektuplar çocuk ruhuna, geleceği için peşine düşeceği bir hayal veriyor.
Türkiye’nin dört bir yanından ‘Mektup Kardeşliği’ne katılan yüzlerce gönüllü, işte bu hayal için canla başla çalışıyor. Mektuplaşma kültürünü hatırlatmak için çabalayan oluşumun amacı, şehirler arası iletişim sağlayarak mesafeleri kaldırmak ve kültürler arası etkileşimi arttırmak. Mektup Kardeşliği, her mektup sahibini kardeşlik bilinciyle sorumluluk alarak, dezavantajları kaldırmak için çalışmaya davet ediyor. Oluşuma, dezavantajlı bir bölgede eğitimini sürdüren öğrencilerinin projeden faydalanmasını isteyen öğretmenler de katılabiliyor. Gönüllüler, proje yöneticilerinin belirlediği bölgelerdeki çocukların kişisel gelişimi ve maddi ihtiyaçları konusunda da destek sağlıyor. Mektup Kardeşliği’ni sosyal medya hesaplarından ve www.mektupkardesligi.org internet sitesinden inceleyebilir, internet üzerinden oluşuma dahil olabilirsiniz.

HAYAL DEĞİL HEDEF

Mektup Kardeşliği ekibi, “Projenin bir hayal değil hedef olduğunu bilerek, durmadan, yorulmadan çalışıyoruz, çalışacağız. Mektuplaşma kültürünü salt bir kültür olarak görmeyip, bir paylaşım ruhu olarak hissediyoruz” derken, katılımcılardan Yağmur Yılmaz, “İlk hissettiğim kocaman bir mutluluktu. Sonra ellerim titreyerek açtım mektubumu. Okurken mutlulukla doldu gözlerim. Yeni bir kardeşim daha oldu diye. Ve bir defa daha anlamış oldum ki bir çocuğu, bir insanı mutlu etmek için büyük şeylere ihtiyaç yok” satırlarıyla anlatıyor duygularını. Elanur Sertkaya ise, “Bu hayatta özendiğim tek şey olan kardeşlik duygusunu bu proje ile tatmış oldum. Mektup Kardeşliği, hayatıma sihirli dokunuşuyla paha biçilemez bir iz bıraktı” diyor.
İlkokuldayken bir yetişkinin sizinle ilgilendiğini, size mektup yazdığını, kendi hikayesini anlattığını, daha önce hiç duymadığınız bir meslekten yahut kentten söz ettiğini, ilham ve umut verdiğini düşünün. Neler hissederdiniz? Projeye katılarak çocukların yaşamında sağlayabileceğiniz değişim için bir kâğıt, kalem ve gönülden fazlası gerekmiyor.

Yazının devamı...