"Kenan Başaran" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kenan Başaran" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kenan Başaran

Ama bir Ronaldo yeter!

21 Haziran 2018

Kaleye daha yakın iki arkadaşı vardı ve ondan önc de hamle yaptılar. Ama Ronaldo, gerilerden zekâ işi bir koşuyla gelip kafayı vurup golü attı. Golden sonra Fas, İran’a karşı olduğu gibi oyunu domine etti. Ancak yine en uçtaki adam sorunu yaşadı. Yani ‘bitirici’ yoktu. Düşünün bir yanda Ronaldo diğer yanda Yeni Malatysporlu BoutaibAmrabat ve Belhanda gibi oyuncular başlangıçta gönül çelici olsalar da taktiksel disiplinleri zayıf olduğundan üst düzey maçlarda güven vermiyorlar. Fas namına dün en çok zorlayan isim Dirar ve Ziyech’ti.

GELDi BiTiREMEDi

Özellikle ilk devre Fas’ın sağ kanat bindirmelerinde takımının müşkül duruma düştüğünü gören Ronaldo, savunmaya destek vermekten gocunmadı. Rusya’da sıklıkla gördüğümüz üzere, golü atmak isteyen veya öne geçen illa ki pusuya yatıp kontra kovalıyor.

FRANSA 2016 GİBİ

Portekiz de 1-0’dan sonra topu Fas’a bıraktı ancak ikinci golü getirecek pozisyonlar bulamadı. Buna karşın Fas, Portekiz atağa çıkarken de kaptığı toplarla orta sahayı çok rahat geçti fakat aynı etkinliği ceza sahası civarında ve içinde gösteremedi. Rusya’ya gelmişler fakat golcü getirmeyi unutmuşlar!

“Bir Messi, bir Salah yetmez” demiştim ancak bir Ronaldo yetiyor. En azından şimdilik. Zira bu ‘android’ yıldız, 4 golle 4 puanı tek başına aldı. Portekiz, uyutarak Avrupa şampiyonu olmuştu. Demem o ki şu andaki halleri de Fransa 2016’dan çok farklı değil.

RONALDO KEÇİLİĞİ BIRAKIRSAN SEVERİM SENİ!

Yazının devamı...

1 Messi de 1 Salah da yetmez

20 Haziran 2018

İki taraf da oyuna iştahlı başladı. Ama dakikalar ilerledikçe mücadele, pozisyon bakımından kısırlaştı.

Arabistan maçının yıldızlarından Cheryshev ile Salah’ın şutları dışında heyecan veren anlar yoktu. Salah, hem omuz sakatlığının hem de Zhirkov’un sıkı denetimindeydi. Yine de ayağına gelen her topu olabildiğince verimli kullandı. Ama bu işin tek başına olamayacağını Messi de görüyor. Trezeguet ve Abdala, ‘ilah Salah’a omuz veremedi. 1 puana da rıza gösteren ev sahibi, daha çok topun arkasında durmaya çalıştı.

İkinci yarıya Rusya golle başladı. Her ne kadar golü kendi kalesine Fathy atsa da hatanın büyüğü ilk pozisyonda topu almak yerine, yumruklayan kaleci Al Shenawy’nindi.

Arada yine Salah’ın bulduğu pozisyonu saymazsak, Rusya, Mısır’ı da Suudi Arabistan’a çevirdi.

RUSLARIN GURUR MESELESİ

- Arabistan maçında Dzagoev 24. dakikada sakatlandığında Ruslar “Eyvah” demişti ancak yerine giren Cheryshev, attığı 2 golle “Rahat olun” demişti. Aynı isim dün de Mısır’ın umutlarını bitiren kişiydi.

Turnuva başlarken “Tarihin en kötü Rusya”sı olarak lanse edilen takım, gruptan ilk çıkan oldu. Gururları incinmiş olmalı ki olabildiğince çalışkan ve dayanışmacı bir zihniyetle oynuyor Ruslar.

Kendisinden çok şey beklenen

Yazının devamı...

‘Meksika Dalgası’ndan ‘Meksika kontrası’na

18 Haziran 2018

Almanya-Meksika ise temposu, coşkusu ve oyun aklıyla şu ana kadarki (özellikle ilk 45’iyle) en iyi maçtı. Bunu sağlayan da öncelikle Meksika’nın biberi gibi ‘acı pres’iydi. Osorio’nun planı basitti: Pres ve kontra. Meksika’nın ilk devre sadece 1 gol çıkarması yazıktı. Çünkü şahane kontralar, ceza sahasında aynı hızlı kararlarla sonuçlandırılamadı. Son adam, hep ikinci bir harekete yeltendi ve pozisyonu kaybetti. Hatta golde bile Lozano, yine adam eksiltip öyle vurdu. Neyse ki bu kez eksiltmeyi başardı.

Alman savunması Meksika’nın her kontrasında dağıldı. Dediğim gibi daha çok gol yememeleri, Meksikalı hücumcuların son tercih hatasından kaynaklandı. Topa sahip olan Almanya, golcü olarak Werner’i gösterse de golün gizli öznesi Müller’di. Ama ‘paçöz tilki’ bu kez sızmaları yapamadı.

Skorun da tesiriyle Meksika, kontra planından vazgeçmese de tansiyonu düşürdü. Löw, buna rağmen 60’a kadar savunmacı çıkarmaya kıyamadı. Khedira-Reus, değişimi devre başı olabilirdi. Löw, bu değişiklikle maçın etkisizlerinden Mesut’u savunma önüne çekti. Ancak Almanya yine de istediği pozisyonları üretemedi ve ilk devrede olduğu gibi yine Kroos’un şutlarından medet umdu. Meksika, dakikalar ilerledikçe savunmaya daha çok gömülse de Almanlar da kalabalıkta kaybolup gitti.

PANZER’iN KAYGISI

Osorio, üç değişikliğin ikisini haliyle savunmacıdan yana kullandı. Ki birisi de 39’luk efsane Rafael Marquez’di. Meksika yine kontralar buldu ama ilk 45’e göre destekçi oyuncu sayısı azdı.

Artık ‘Meksika dalgası’ndan sonra Meksika kontrası’ da moda olur! Raphael Honigstein, ‘Dördüncü Yıldız’ kitabında Almanya’nın 2014 şampiyonluğunu anlatırken, Panzerlerin dışarıya yansıtmasalar da her maçta  içlerinde taşıdığı kaygıyı çok iyi yansıtır. Sanırım dün de ‘son şampiyon’ olmanın verdiği bir kaygı vardı.

90 dakika boyunca istedikleri oyunu tutturamadı Löw’ün talebeleri. Ve İsveç maçında bu kaygı daha da artarsa son şampiyonu erken bir kötü son bekler!

Yazının devamı...

Cuper'e Salah cezası

16 Haziran 2018

2018 Dünya Kupası aynı zamanda Arjantinli teknik direktörler kupası. 6 hocayla boy gösteriyorlar ki dün ikisi karşı karşıya geldi. Bir yanda bu topraklardan da geçen Hector Cuper diğer yanda Oscar Tabarez...

İlk devre oyunu donime etmeye çalışan taraf Uruguay’dı. Latinlerin ileri ucu da geri hattı da tecrübeli isimlerden oluşuyordu. Ama bu iki ‘yaşlı hat’ arasında bağlantı kurma görevini ise 71 yaşındaki Tabarez, 20’lik Bentancur’a vermişti. Onun yardımcılarından Nandez de 22 yaşında... Gençlere güvenen Tabarez, buna karşın istediği atak zenginliğini oluşturamadığı gibi Mısır’ın presini de kıramadı. Bu da Suarez ve Cavani’nin merkezden beslenmesini önledi.

Cuper, hemşehrisini kanatlardan oynamaya zorladı. İkinci devre, biraz daha Nandez ve Arrascaeta’ya şans veren Tabarez, 58’de yerlerine Sanchez ve Rodriguez’i kenarlara sürdü. Ama değişen çok şey olmadı çünkü Cavani ve Suarez ikilisi yalnızları oynamaya devam etti. Suarez, buna rağmen biri 46’da diğeri 74’te iki kez kaleciyle karşı karşıya kaldı ve her ikisinde de pası veren Cavani’ydi. 83’te de roller değişti ve Cavani, gole yaklaştı. Bentancur’un 2. devre daha göz alıcı oynadığını da belirmek lazım.

TiPiK ANADOLU MAÇI
Son çeyreğin ilk bölümünde topa daha fazla hükmeden Mısır’dı ama ceza sahasına girmekte zorlandı. Ve bu dakikalarda gözler Salah’ı aradı çünkü rakip geniş alanlar vermeye başlamıştı.

Oyunun son bölümündeyse Uruguay sazı eline aldı. Cavani’nin direkten dönen topu golün habercisi oldu. Sağlam orta alan örgüsüyle, “1 puanı garantiledim. Salah’ı riske etmeyeyim” düşüncesine kapılan Cuper’e de kesilen ağır ve haklı bir ceza oldu. Rusya-Suudi Arabistan maçı da futbol olarak tatmin etmedi ancak hiç değilse güzel goller vardı. Daha üst düzey oyuncular olmasına rağmen, Mısır-Uruguay maçının son 10 dakikası hariç, heyecansız; tipik bir ‘Anadolu maçı’ydı.

Yazının devamı...

Golovın için açılış maçı

15 Haziran 2018

Tarihi en kötü Rusya’sı etiketiyle sahaya çıkan ev sahibi, baskılı ve iştahlı başlayarak, 12’de de golü buldu. Rusların baskılı oyununda Dzagoev önemli bir rol oynuyordu. Onun, 24’te sakatlanıp çıkması bir soru işareti doğursa da Suudiler endişe verici değildi. Çünkü petrol zenginleri, fukara bir futbol oynuyordu. Hücuma organize çıkma çabaları, kendilerine tehlike olarak döndü her defasında.

Dzagoev’in yerine giren Cheryshev, 43’te fişi çekerken, 3 oyuncunun bir oyuncuya hamle yaptığı Suudi savunması trajkomik bir görüntü çizdi. Mücadele, gollere karşın 2. devre daha da vasatlaştı. Vasat mücadelede Rusya’nın farka gitmesini sağlayan vasatın üstündeki nadir isimlerden Golovin’di. Dünkü maç esasen ‘Golovin’in açılış’ maçıydı...

ARIKAN’DAN BÜYÜK GAFRusya’nın da dün gol pozisyonu dahi üretemeyen Arabistan’ın da 2018 macerasının grup dışına çıkması pek olası değil. Dünkü maça bakınca 48 takımlı 2026 Dünya Kupası şimdiden esnememe neden oluyor! Zira yelpaze genişledikçe kalite de düşecek. Malum futbol dahil, dünyada hiçbir şey eşit değil...

Maçın en formsuz isimlerinden biride spiker Erdoğan Arıkan’dı. Beğendiğim bir isim olan Arıkan, “Top toplayıcıların hepsi kız, o yüzden hata yapabilirler” diyerek cinsiyetçilik yaptı. Dünya futbolu kadar, dünyanın dili de, kavramları da değişiyor...

Yazının devamı...

Taraftar bile artık “ne olacak bu borç” diyor: Ali Koç Beşiktaş’ı da G.Saray’ı da değiştirecek

8 Haziran 2018

DEĞİŞİM diyerek F.Bahçe Başkanı olan Ali Koç’un ezeli rakiplerinin yol yordamını da etkilemesini bekliyorum. Koç, esasen seçimi kazanırken bile değiştirmeye başladı. Geçmiş dönemlerde başkanlar, rakipsiz girdikleri kongrelerde bile, ‘şampiyonluk garantisi’ vererek oy isterken Koç, bir efsaneye dönüşmüş rakibine karşı bile şampiyonluk garantisi vermeden oy istedi. 4 yıldır şampiyon olamayan Fenerbahçe’nin kongre üyeleri de ona tarihi bir fark yaratacak kadar oy verdi. Demek ki taraftar da delege de artık kulüplerin yapısal sorunlarının çözümünü şampiyonluğun önüne koymuş durumda.

Koç, başarılı olursa kulüplerin mali ve idari yapılarında bir değişime de liderlik edecek. Yine eskiden başkanlar da taraftarlar da yıldız transferlerinden söz ederdi. Fakat bugün taraftar dahi kulübünün borcunu harcını konuşuyor. Çünkü borç-harç yüzünden UEFA tarafından ceza alıyor, Avrupa kupalarından men ediliyor.

Haliyle kulüplerin ekonomik yapısı, artık şampiyonluk gibi, taraftarın diline düşecek kadar popüler bir mevzu...


- Ali Koç, Aziz Yıldırım’ın yıllardır protesto ettiği Kulüpler Birliği Vakfı’nın önceki günkü iftiharına katılarak, ‘kavgacı söylem’e de son noktayı koydu.

TÜKETEN KULÜP YÜREMEZ

- Kulüplerin mali durumunu ülkenin genel ekonomik yapısından bağımsız düşünemeyiz. Diğer yandan bu koltuklara talip olan veya halihazırda oturanlar, ‘tüketen’ değil, ‘üreten’ veya en azından ‘elindekinin verimini artıran’ bir yapıya geçmek zorunda. Bakın iki sezondur transferde ortalığı sarsan Beşiktaş’ta yaprak kımıldamıyor bu sezon! Niye? Çünkü en önemli kaynaklardan biri olan Şampiyonlar Ligi gelirinden mahrum oldu. Halimiz bu işte. Hazır para varsa işler yolunda, yoksa....

Kulüpler banka faizi ödemekten kurtulmalı. Faizden kurtulmak şampiyonlukla eşdeğer.

Yazının devamı...

Terim’in en büyük yardımcıları Kocaman ve Güneş’ti

25 Mayıs 2018

2008’de son 6 haftada Feldkamp gitti ve takımı altyapı hocası Cevat Güler, sahaya çıkardı.  2014-15’in sezon öncesi planlamasını Mancini yaptı, sezonu Prandelli açtı, şampiyonluğu Hamzaoğlu aldı. Tüm bunlar olurken başkanlık da 3 kez el değiştirdi: Aysal-Yarsuvat-Özbek.

Mustafa Denizli’nin de söylediği gibi, bu kaotik dönemlerde en büyük avantaj takımın şampiyonluktan kopmamış olmasıydı.

Elbette, ama bu değişimler ters tepip, takımı yarıştan da kopartabilirdi. G.Saray’daki bu mevzular Beşiktaş ve F.Bahçe’de yaşansa şampiyon olmaları zordu. Ki F.Bahçe, daha haziran başında yapılacak kongreden bile etkilendi.

Fatih Terim’in en büyük yardımcıları ne Hasan Şaş ne de Ümit Davala idi. Onun iyi yardımcıları Aykut Kocaman ile Şenol Güneş’ti. Bu ikili sezon boyunca birbiriyle uğraşırken Terim, ne penaltı, ne ofsayt, ne taç ne de hakem tartışmasına girdi. Kocaman, son düzlükte gerçek rakibin Beşiktaş olacağı varsayımıyla hareket etti ve o yüzden üzerinden haftalar geçse de 3-1’lik lig derbisinde 3. gol öncesi Cüneyt Çakır’ın faulü çalmadığını ve böylece ikili averaj avantajının Beşiktaş’a geçtiğini söyleyip durdu.

GÜNEŞ’İN AYARLARINI BOZDU AMA

- Beşiktaş’ın şampiyon olmayacağı anlaşılınca Kocaman, rotayı G.Saray’a yeniden çevirdi. (Oysa bu arada kırılma maçı olarak gösterilen Alanya-G.Saray maçının hakemleri tartışılsa da Kocaman, bu topa pek girmedi) Evet, yeniden diyorum çünkü Kocaman, ligin ilk yarısındaki puan farkını ‘suni’ olarak niteleyip iyi bir hamle yapmıştı. Süreç de onu haklı çıkardı ama mühim olan 2-3 puanlık ‘organik fark’ı kapatmaktı. Kocaman rakiplere aşırı odaklandı. Kendi beyanıyla, F.Bahçe tarihinde olmadığı kadar bireysel hatadan gol yiyordu. O vakit, “Her ne ararsan önce kendinde ara” diyen Hacı Bektaş-ı Veli’ye kulak vermeliydi evvela.

Yeni transferlerden istediği katkıyı alamaması ve Cenk’in ayrılığı Şenol Güneş’i çok hırpaladı. Yine de G.Saray derbisine ‘şampiyonluk’ şansıyla çıkabildi. Lakin bu kağıt üstündeydi çünkü kupa maçını ligin önüne taşıyarak, stratejik bir hata yaptı. Derbiye çıktıklarında Güneş’in de oyuncularının da kanı çekilmişti. Hasılı Kocaman’ın ayarlarını bozmasına müsaade etti. Ligin son maçında dahi Güneş, kupa maçına dair soruları yanıtlıyordu. Dilerim ki kupaya dair son kez konuşmuştur. Mevzuyu gelecek sezona da taşırsa şimdiden “Beşiktaş’a geçmiş olsun” derim. Güneş, yeni bir ’96 sendromu’na tutulmamalıdır.

Dediğim gibi,

Yazının devamı...

Sezon özeti: Talisca sunar

20 Mayıs 2018

Çünkü iki sezonda elde edilen tecrübeyle Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi ön elemesini geçip gruplara kalabileceğini düşünüyordum. Ne var ki kupada F.Bahçe ile oynanan yarı final maçları ligin önüne çıkarılınca, şampiyonluk da ikincilik de gitti. Beşiktaş, G.Saray derbisine şampiyonluk maçına çıkar gibi değil, lige havlu atmış bir havada çıktı. Şunu kabul etmeli: Beşiktaş zihinsel olarak şampiyonluktan çok daha önce uzaklaşmıştı.

Devler Ligi’ni mecburen öne çıkarması ve tarihi başarı haliyle ligi sekteye uğrattı. Rakiplerin büyük puan kayıpları Beşiktaş’ı yarışta tuttu. “İstediğim zaman lige el koyarım” rahatlığı da zamanla bir handikapa dönüştü. Daha sezon başında Fikret Orman’ın “Üst üste 3. şampiyonluğumuz istenmiyor”  açıklaması da duygu kırılması yarattı. Dün 4 takımdan üçü şampiyonluk, Beşiktaş da 2.’lik ihtimali için sahaya çıktı. En zayıf ihtimal Kartal’ındı.

‘ESAS GOLCÜ’

Sivas maçı Beşiktaş için sezon özetiydi: Talisca sunar..  Geçen sezonun yardımcı golcüsü Talisca, Negredo ve Love, esas işlerini yapamayınca takımın en golcüsü oldu. Oysa esas golcü, Talisca’dan 1 fazla bile atmış olsaydı Beşiktaş, bugün yine zirvede olacaktı. Cenk Tosun kasada kazandırdı ama sahada yeri doldurulamadı. Dün 3 gol atan Larin, şu aşamada ‘umut veren golcü’ kıvamında. Yeni sezona esas bir golcü şart.. Kaldık ki artık Talisca da olmayacak.

MAÇIN ADAMI

Beşiktaş ile son maçına çıktı. Geçen sezonun üzerine koydu. Nöbetçi golcü oldu. Sadece dün akşamın değil tüm sezonun en iyi siyah beyazlı futbolcusu oldu. Özlenecek.

Yazının devamı...