"Kenan Başaran" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kenan Başaran" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kenan Başaran

'VAR' var ama Beşiktaş yok

22 Ekim 2018

Ama Güneş’i de anlamak zorlaşıyor. Direkt ikinci devreye Quaresma ile değil de Lens ile başlamasını gerektiren neydi, anlamadım.

Başka maç mı izledik? Sorun bu sezon Beşiktaş için bu galiba: Rakipler doğru analiz ediliyor mu? Yardımcılar mı kötü, yoksa raporları dikkate alınmıyor mu?

Dünkü Beşiktaş, 5 yıl oynasa Göztepe’yi yenecek durumda değildi. Hepsinin ayağına taş bağlanmışçasına ağır, isteksiz ve ruhsuzdu. Fizik olarak bitik bir takımdı.

Ve Güneş, bu haldeki takıma rağmen kenardaki Güven ve Dorukhan gibi gençleri şans vermedi. Hiç değilse onların heyecanından yararlanabilirdi. Bugüne kadar Dorukhan 27 dakika oynarken, Güven’in siftahı yok. Hâlâ Mustafa Pektemek’ten medet umup da ‘gelecek’ için alınan bu çocuklara zerre güven duyulamaması çok düşündürücü.

Bu ‘yaşlı takım’da ısrar edip belki dün 1 puan kurtarabilirdiniz ama yarın ki maçlar? Biraz da genç oyuncu kazanmak gerekmez mi? Güneş, Beşiktaş’ta bir tek genci bile öne çıkaramadı. Kaldı ki artık ‘ikinci bahar’ da yaşatmaz oldu.

Göztepe, net bir plana sahipti ve bunu da arzuyla sahaya yansıtıp haklı bir galibiyet aldı. Bu sezon Bayram Bektaş için de eşik sezonu olacak.

Yazının devamı...

Bir takıma bir teknik direktör yeter mi?

20 Ekim 2018

BELÇİKA Milli Takımı oyuncularından Thomas Meunier, geçenlerde Uluslar Ligi öncesi verdiği röportajda “Kronik bir yorgunum” dedi. Belçikalı oyuncu bu yakınmayı özellikle milli futbolcuların çok maç oynamasından yakındı. Hazırlık maçının yerine gelen Uluslar Ligi’nin de yüklerini artırdığı görüşünde olan Meunier, “Dünya Kupası’ndan sonra 2 veya 3 hafta dinlenebildik. Bu çok az. Kendimi şimdiden yorgun hissetmeye başladım, bu yorgunluk giderek kronikleşiyor. Hepimiz haftada iki maç oynuyoruz. Tabii ki ‘şarkı’yı biliyoruz: Televizyon hakları ve parayla ilgili... Ancak Şampiyonlar Ligi’nde ve PSG’deki lig maçlarında daha iyi performans gösterebilmek için biraz daha dinlenmeyi tercih ediyorum” dedi. FIFPro, 2018 Dünya Kupası öncesi İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya liglerindeki büyük kulüpler de dahil olmak üzere, şubat ve nisan arasında toplam 543 oyuncuyla anket yaptı. Ankete katılanların 300’ü milli takımlarını temsil ediyor. Uluslararası Profesyonel Futbolcular Birliği (FIFPro) da yaptığı bir ankette Meunier’in sorununun bir çok futbolcu için geçerli olduğunu ortaya koyuyor.

6 HAFTA YAZ TATİLİ İSTİYORLAR

FIFPro’ya göre, 50 veya daha çok maçta oynayan milli futbolcularının neredeyse yarısı, daha gergin oluyor. Çalışmadan bazı satır başları şöyle: · 50 veya daha fazla maçta oynadıklarını söyleyenlerin yüzde 46’sı “Çok fazla maç oynadığımızı düşünüyoruz” diyor.

· Milli oyuncular, iki sezon arasında 5 haftalık bir tatile ihtiyaç duyduklarını söylüyor. % 88’i de devre arası tatilinin de 2 hafta olmasını talep ediyor.

· Milli oyuncuların % 63’ü uzun uçuşların performans veya sağlıklarını kötü etkilediğini belirtiyor. FIFPro, FIFA ile yerel lig yönetimleri ve kulüplere çağrıda bulunup, şu taleplerde bulunuyor:

Yazının devamı...

Şampiyon olun ve dağılın

13 Ekim 2018

Beşiktaş, Avrupa Ligi’ne odaklanmakta güçlük çekiyor. Bunun nedenlerinden biri iki yıl üst üste oynanan Şampiyonlar Ligi. Avrupa Ligi’ne ancak gruptan çıktıktan sonra ısınır Güneş ve ekibi. Siyah beyazlılar madem Devler Ligi’ni çok sevdi, o halde sezon sonuna kadar bir ‘çıkar anlaşması’ yapacak! Kimler? Başkan, hoca ve futbolcular. Beşiktaş’ta geçen sezon F.Bahçe ile oynanan kupa maçından bu yana bir kimya bozulması var.

1) Yönetim, ‘çantada’ görülen şampiyonluğun kaçırıldığı inancında olduğu için, Güneş ile duygusal kırılma yaşadı.
2) Güneş ile oyuncuları arasında da bir elektrik sorunu var.

Her şeye rağmen kadro potansiyeline baktığımızda Beşiktaş, G.Saray’ın da F.Bahçe’nin de önünde. Başakşehir’in de Abdullah Avcı’nın da eski havasında olmadığını düşünüyorum.

Yazının devamı...

2 PUAN BIRAKTI AMA TAKIM RUHUNU KAZANDI

8 Ekim 2018

Son yıllarda Konya’daki Beşiktaş nefretini anlayamıyorum. Gencecik futbolcular, Konyalı teknik adam ve taraftarından dayak yiyiyor. Konyalılar, açıp Konyaspor’un resmi sitesinden tarihlerini okusunlar ve görsünler neden ilk renklerinin siyah beyaz olduğunu.
Aslında bu vandalistlere en güzel yanıtı dünkü maçın seremonisinde Konya formalarını Quaresma’ya imzalatan çocuklar verdi.
Yakın dönemde Aykut Kocaman, Josef-Topal ikilisinden ötürü yerden yere vurulurken Güneş, Oğuzhan-Atiba ikilisiyle daha ofansif tercih yaptığı için övüldü.
Beşiktaş’ın bir çok ezberi kayboldu ama en önemlisi bence Güneş’in savunma önündeki istikrarlı ikiliyi bozması ve yerine yenisini koyamaması oldu. Misal dün 11’e 11’kenden Atiba-Medel düşünüldüğü gibi rakip için pranga oldu mu? Hayır!
İlk devrenin özeti:
1-) Vida sarı kart
2-) Vida penaltı ve kırmızı kart.

Yazının devamı...

O soru arkandan gelecek Karius

5 Ekim 2018

Ona göre Malmö ile Beşiktaş’ın mücadelesi Davud ile Golyat’ın savaşıydı.

Söz konusu öyküde dev cüsseli Filistinli Golyat’ın meydan okumasına İsrailoğulları’ndan hiçbir baba yiğit çıkmayınca bu utanca çocuk yaştaki Davud son vermek için ortaya çıkar. Nihayetinde Davud, bir sapanla Golyat’ı alt eder!

Beşiktaş’ı Malmö karşısında ‘dev’ yapan son iki yıldaki Şampiyonlar Ligi serüveni ve sahip olduğu uluslararası yıldızlarıydı. Tarihsel açıdansa dev olan Malmö!

Zira onlar bu yıl Şampiyon Kulüpler Kupası’nda (bugünün Şampiyonlar Ligi) final oynamanın 40. yılını kutluyor.

Yazının devamı...

Çırak, ustayı kopyaladı...

2 Ekim 2018

Abdullah Avcı'nın taktiksel farkını sahaya yansıtan eski Başakşehir yok. Buna karşın yine de zirveye ortaklar. Bu, oturmuş takim ve oyun sisteminin sonucu. Yani bu sezon cepten yiyorlar. Bu takim genel özelliği rakibi üstüne çekip kaptığı toplarla bitirici ataklar gerçekleştirmesiydi.

Bunu en iyi bilen de Malatya'nın hocası Erol Bulut. Zira o Avcı'nın yanında yetişti.

İlk devrede Başakşehir'e boş alan bırakmamaya çalıştı. Buna mukabil atağa kalkarken de kalabalık çıkma gayretindeydi Malatya.

Çırak, ustayı kopyalamaya çalışıyordu ve ilk 45'te bunu başardı.

2. devre Başakşehir, topu hızlandırarak başladı. Mossoro'nun direkte patlayan topuna kadar süren bir ivme yakaladı ev sahibi.

Futbolun cilvesi olsa gerek etkisiz sağ kanattan yapılan ortada Visca'nin kafasiyla eşitlik sağlandı.

2. devresinin hararetli ve tempolu olduğu mücadelen çıkan 1-1'lik skor adil.

Çırak Erol Bulut, iyi kopyaladığı usta Abdullah Avcı'ya rüşdünü ispatladı...

Yazının devamı...

O şampiyon takıma dönüş sinyali verdi

30 Eylül 2018

Şenol Güneş, geçen hafta F.Bahçe derbisi sonrası Larin için, “Güvensiz, ezik ve donuk kaldı” dedi. Bu sözlerde aynı zamanda Love’ın Kayserispor maçına atamasını da yapmış oluyordu.

Beşiktaş, Kayseri karşısında da topu geriden çıkarma sorunuyla uğraştı uzun süre. Bu sıkıntı artık kronikleşiyor. Üstelik Oğuzhan ve Ljajic de bir iki defa gelip topu çıkarmaya çalışsa da çözüm olmadı. Bu durumlarda da gözler uzun oynayan Caner’i arıyor. Ama Caner Erkin de pas oyununu by-pass ediyor. Güneş’in bu sezonki büyük açmazı bu...

Karşılaşmanın 29. dakikası bir kırılma anıydı (Tanıl Bora’nın ‘kırılma anı’ yazısını okusam da bu ifade kullanacağım!)

29’da Karius, Kana Bıyık’ın müthiş şutunu tam klasik bir Alman kaleci gibi çıkardı.

Aklıma Toni Schumacher gelmedi değil...

Bilal Başacıkoğlu, Gönül-Quaresma hattını koridor yaptı ama Beşiktaş’ın golü de bu kanattan geldi. Beşiktaş, hızlanıp topu çabuk kullandığı ilk atakta golü buldu.

37’de benzer bir atakta da Quaresma pozisyona girdi. Atamadı çünkü ayağının dışıyla vuramadı! Ama 71’de attı çünkü dışıyla vurdu...

Ertuğrul Sağlam, Bilal’i sağ kanada çekerek ikinci devreye başlarken, hücum alanına da daha çok oyuncuyla yerleşti.

Yazının devamı...

Derbide iki kulüp de 3’er puan kazandı

28 Eylül 2018

EĞER istenseydi, son derbiden sonra da Beşiktaş ve Fenerbahçe kulüpleri karşılıklı olarak demeç savaşlarına girebilirdi.

Nasıl olacaktı?

Beşiktaş yönetimi, “Teknik direktörümüz Şenol Güneş, eski başkanımız Süleyman Seba ve futbolcumuz Caner Erkin’e yapılan küfürleri kınıyoruz...” derdi

Bunun üzerine Fenerbahçe de muhtemelen şu açıklamayla karşılık verirdi: “Beşiktaş taraftarının Fenerbahçe’ye ettiği küfürleri alkışlayıp onaylayan Şenol Güneş’e tepki göstermeyen Beşiktaş yönetimi, önce özeleştiri yapsın...”

Ama böyle olmadı. Beşiktaşlı yöneticiler de, Güneş de ve siyah beyazlı taraftarlar da gayet iyi ağırlandıklarını ve bir sorun yaşamadıklarını söyledi. Güneş, kendisine dakikalarca edilen küfürler için “Duymadım” dedi. O gün statta olanlar için bu mümkün değildi. Çarşı grubu, eskisi gibi ses şiddetine maruz kalmadıklarını, büfenin açık olduğunu vs. açıklayarak, sarı lacivertli yönetime teşekkür etti.

Yani Güneş, kısır döngüyü kırmak için yediği küfürleri sineye çekti. Taraftar da hiç yüksünmeden ezeli rakibene teşekkür edip, yeni bir sayfanın açılmasına destek verdi.

Evet, bunlar rakibin soyunma odalarına gidip tebrik eden, Kadıköy’de ezeli rakibini de bir yemekte ağırlayan Ali Koç’un yarattığı kredi sayesinde. Eğer siyah beyazlı yöneticiler, geçen sezonlardaki derbilerdeki gibi karşılansaydı, dediğim gibi o zaman maç sonu herkes yaşadığı en ufak sıkıntıyı bile büyütüp bir suçlamaya dönüştürürdü. Son derbideki gibi karşılıklı insani ilişkiler ve ortamlar yaratılmaya devam edilirse, gün gelir o cezalarla dahi bitirilemeyen küfürler de kesilebilir... Bu meyanda skor 1-1 olsa da iki kulüp de 3’er puan aldı.

QUARESMA, ŞENOL GÜNEŞ’i ÇILDIRTMAK MI İSTİYOR?

Yazının devamı...