"Kenan Başaran" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kenan Başaran" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kenan Başaran

GENÇLER'DE BİR GARİP İŞLER

18 Mayıs 2018

Oğul Murat Cavcav’ın da klasik ‘babalar ve oğullar sendromu’ yaşaması muhtemeldi, öyle de oldu. Oyuncu transferinde babası kadar mahir olamadı ama teknik direktör değişikliğinde aratmadı. Misal sezona Ümit Özat ile girdi, 4 maç sonra Mesut Bakkal geldi ve 8
maç sonra yine Ümit Özat...
İlhan Cavcav 22 Ocak’ta öldükten sonra tek soru vardı akıllarda: “Gençlerbirliği’ne ne olacak?”...
Yaklaşık 40 yıl kulübü yöneten İlhan Başkan’ın boşluğu nasıl dolacaktı? 18 Şubat’ta yeni başkan seçildi: Murat Cavcav.
Bu kongre öncesi ilginç bir şey de oldu: Kulübün 900 civarındaki üye sayısı 1550’ye çıktı.
Murat Cavcav, seçime rakipsiz girdiği halde yeni üyeler kaydetti. Bu üyelerin de Şanlıurfa’daki bir aşiretten ve Cavcav Ailesi’nin
Mersin’deki şirketlerinin çalışanlarından sağlandığı iddia ediliyor!

AŞİRETTEN ÜYELER

Yazının devamı...

Orman transferde devrim yapmalı

11 Mayıs 2018

İLK Fikret Orman yönetimi  2012-13’de Samet Aybaba ile başlayıp Bilic ile devam eden süreçteki transfer politikasıyla 2 yıl üst üste yaşanan şampiyonluğun temellerini attı. ‘Gurbetçi+tecrübeli yabancı yıldız’ formülü, bu sezonu da katarak, başarılı oldu. Nihayetinde Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi’nde tarihi bir başarıya ulaştı. Son 2 haftada Devler Ligi bileti alabilirse, bu sezonki başarı şampiyonlukla eşdeğer olur.

Diğer yandan siyah beyazlı kadronun aşı zamanı geldi. Hem de güçlü bir aşı olması lazım. Mevcut kadroda çok süre alan 12 futbolcu 30 yaş ve üstü. Bunların içinde bir tek Fabri’yi ayırabiliriz, malum kaleci için 30, yaşlı sayılmaz.

Elbet bu isimlerin içinde 20’lik gençlerden daha çalışkan ve güçlü oyuncular da var. Misal, Medel ve Babel...

Lakin yine de önümüzdeki sezonlar için yeni bir omurga oluşturmak için bu sezon ‘Come to Beşiktaş’ konseptinde gençlik tonunun ağır olmalı.

Son G.Saray-Beşiktaş derbisine giden Mircea Lucecsu, ilk 11’de milli takımda oynatabileceği tek bir isim göremedi. Tek ‘yerliTolgay Arslan’dı ama onun da milli takımda oynama hakkı bulunmuyor.

‘YABANCI KARŞITLIĞI’ BAŞLAYACAK

- Euro 2020 elemeleri başladığında yabancı tartışması yine ısıtılacak ve ‘sınırlayalımcılar’ın sesi daha da yükselecek. Haliyle ani bir kararla yabancıya sınır konabilir. Geçmişte örneklerini gördük. Belki bu uygulamaya yeni sezonda da geçilebilirdi fakat çok sayıda oyuncu ile yapılmış uzun vadeli kontratlar nedeniyle kulüplerin beli büküleceği için mevcut uygulama sürüyor.

Bence bu konuda nasıl bir politika izlenecekse şimdiden açıklansın ve kulüpler de ona göre pozisyon alsın.

Yazının devamı...

Gelecek tribünde

8 Mayıs 2018

Şu soruların cevabı 3 puandan daha önemliydi:

1- Taraftar tribünleri dolduracak mı?

2 -Küfür edecek mi, etmeyecek mi?

Türkiye koşullarına göre seyirci iyi, kümede kalmaya oynayan bir Premier Lig ekibine göreyse düşüktü! Ve ne yazık ki ilk devre küfür edildi. Beşiktaş’ın geleceği ikinci devredeki tribündür.

Çünkü Beşiktaş, sadece sahadaki takımın kazanmasına endeksli kültürle yürüyemez. Diğerleri de...  2 milyar borcu olan kulüpler, yarıştan koptuklarında da dolu ve küfürsüz tribüne oynama kültürünü yerleştirmeli.

Haksızlığa uğradığını düşünüyorsan bile ancak bu kültürle karşı koyabilirsin. Mevcut kültür, sizi aksine daha da aşağı götürür.

Maça gelirsek.. Kayseri oyunu kendi sahasında kabul edip, Beşiktaş’ın hücuma çıkarken top kaybetmesini kolladı. Bu taktik en az 3 net pozisyon da sağladı.

Eski iştahında olmasa da kazanmayı isteyen Beşiktaş, klas farkıyla 2-0 önde girdi devre arasına. Adriano’nun golü ilginçti, çünkü Kayseri hücuma çıkan Beşiktaş’ı gafil avladı ama atağı sonuçlandıramayınca bu kez dönüşünde golü yedi. Bir nevi kendi silahıyla vuruldu.

Yazının devamı...

Beşiktaş'ın 700 milyonluk 10 hatası

4 Mayıs 2018

Borcunuz 2 milyar liraya dayanmış ve Şampiyonlar Ligi’nden kazandığınız rekor para sadece bu borcun yıllık faizine ancak yetiyor. O halde Şampiyonlar Ligi olmazsa olmazınızdır, Ziraat Türkiye Kupası değil!

Kaldı ki dünyaya da öncelikle bu ligle açılırsınız, sosyal medya sloganlarıyla değil. Zira insanlara bir ‘ürün’ vermelisiniz.  Beşiktaş’ın bu sezonu en kötü ihtimalle 2. bitirmesi lazımdı. Sezon bitmiş gibi konuşuyorum çünkü Şenol Güneş, 15 gündür bu duyguyu veriyor.

Beşiktaş, bu sezon Avrupa’da başarılı ligdeyse çok başarısız. Neden?

1-Güneş’in sözleşme uzatılma süreci yanlıştı. İki şampiyonluk yaşanmış hocayla  devam kararı borsaya son dakika gönderilen “Opsiyon kullanılmıştır” açıklamasıyla olmaz.

2-Yine hazırlık döneminde Çin’e yapılan seyahat de de yönetimle Güneş ters düştü. Bu iki olay ilişkileri limonileştirdi.

3-Güneş’e sadece 4 maçlığına yapılan milli takım teklifi de bir konsantrasyon bozukluğu yarattı.

3-‘Come to Beşiktaş’ sloganıyla gelen futbolcuların hiçbirinden yüksek verim alınamdı. Pepe’nin bile özellikle ligde savunmada bariz bir fark yarattığını düşünmüyorum.  Negredo, golcü değil asistçi çıktı ve kayıtlara ‘iyi niyetli futbolci’ olarak geçti.

4-Cenk Tosun’un satışı ticari açıdan mütniş ama yeri dolduralamadığı için hatalı görünüyor bugün. Love, o günkü koşullara göre en doğru tercihti fakat Beşiktaş’ın Alanya olmadığını unuttuk! Lens için söyleyecek sözüm kalmadı lakin Güneş’in Aras, Orkan ve iyeleşen Töre’den esirgediği zamanı ona sınırsız vermesini de anlayamadım.

Yazının devamı...

‘Süt kupası’ faturası ağır oldu

30 Nisan 2018

İlk 15 dakika tartma evresiydi. Top daha çok G.Saray’da ama genelde de Muslera ile savunması arasında dolaşıyordu.

Oyun karakterine ters biçimde topla ilişkisi çok az olan Beşiktaş, buna mukabil Negredo ile iki pozisyon buldu ki ikincisi inanılmazdı. Kayıtlara ‘kırılma anı’ olarak geçti. Negredo’nun içine âdeta Almeida kaçtı ve mutlak golü kaçırdı.

Terim’in ekibi ilk organize atağında golü buldu ki Pepe’li bir savunma hattına yakışmayan hatalar yapıldı Beşiktaş’ta.

Negredo sakatlanınca Lens’i sahaya süren Güneş, Babel’i santrfora çekti. Kağıt üzerindeki en makul hamleydi lakin Lens, bildiğiniz gibi oynamaya yeminli!

TERiM RiSK ALDI, KAZANDI

- İkinci 45’e Fatih Terim, Galatasaray gerideymişçesine önde basarak başladı. Maç  müthiş bir gel-git içinde cereyan etti. Terim’in bu riskli tercihini Babel cezalandıramadı. 53’te karşı karşıyada yüzde yüzlük golü kaçırdı. Diyebilirim ki onun içine de bir değil, iki Almeida kaçmıştı!

61’de Medel, önlediği golle Beşiktaş’a bir kredi daha sağladı. Ama 4 dakika sonra derbinin kaderi belli oldu. Her ne kadar Gomis penaltıyı kaçırsa da 10 kişi kalan Beşiktaş’ın maçı çevirme olasılığı kalmamıştı.

Beşiktaş neden yenildi?

Yazının devamı...

Kocaman Güneş’e sarılsaydı yeterdi

27 Nisan 2018

Ben, kendi adıma yaşadığım hayal kırıklığına değinmek istiyorum. Yazacaklarım, fazlasıyla ütopik olacak. Aslında değil de, içinde bulunduğumuz iklimden ötürü ütopik kaçıyor. Yine de dile getireyim....

Bir tek hareket yeterdi, hayatın akışını değiştirmeye.

Kadıköy’deki o anları defalarca izledik. Olumlu olumsuz bir çok davranış iç içe giriyor. Halbuki yapılması gereken bir tek hareket vardı; ne yazık ki olmadı.

Aykut Kocaman, Şenol Güneş’in yere düştüğünü gördükten sonra olay mahalline gidiyor. O anı Kocaman’ın sözleriyle okuyalım:

Şenol Güneş’in yere düştüğünü gördüm. Ani bir refleksle hemen yanına koştum. Yanımda Hasan Çetinkaya da vardı. Hocanın yanındaki bir görevliye sordum. ‘Herhangi bir şey yok’ dedi.”

Oysa... Kocaman, hiç ona buna sormadan doğrudan Güneş’in yanına gitse... Elinden tutup kaldırsa veya onu korur gibi sarılıp şöyle orta sahaya doğru götürse...

İşte o zaman Murathan Mungan’ın dediği gibi ‘değiştirirdi dünyanın tüm gerçeğini’...

Sıradışı liderler, böyle anlarda kendini belli eder. O gün böyle bir hareket yapılsaydı, maç yarım kalmaz ve biz de kelimenin gerçek manasıyla atardık manşetleri:

Yazının devamı...

Stresle final vizesi aldı

23 Nisan 2018

- Malatya savunmasının elbirliğiyle hatasıyla Negredo golü atınca Beşiktaş’ın Kadıköy’den çıktığına hükmedildi. Oysa bu gol sadece düşük motivasyonu perdeledi.

- Zira Beşiktaş’ın bildiğimiz iç saha ihtirasından eser yoktu. Çok yavaş oynadı ilk devreyi. Pereira’nın golü dahi silkinmelerini sağlamadı. Adeta sezonun son maçını oynayan iddiasız bir takım modundaydı modundaydı siyah beyazlılar. Bu düşük tempolu oyunun nedenlerinden biri de Oğuzhan’dı. Atakların onun pas hatalarıyla yarım kalması ilginçti. İnsan, “Bu çocuğa ne oldu” diye sormadan edemiyor.

- 2. devre beklendiği gibi Beşiktaş hareketlendi ve sahadaki 22 oyuncunun 21’i Malatya yarı sahasına yığıldı. Ne var ki 57’deki Talisca’nın kafa vuruşu dışında Beşiktaş, uzun vakit pozisyon dahi üretemedi. Oğuzhan-Tolgay değişikliği oyuna artı bir akıl katmadı ama en azından basit pas hatalarını azalttı.

OĞUZHAN KÖTÜ AMA YA VEFA

- Tabii dün Oğuzhan kadar, Babel’in de gününde olmaması Beşiktaş’ın sıkıntı yaşamasına neden oldu. Bu arada Oğuzhan ile ilgili uzundur olan homurtular dün cılız da olsa ıslıklara dönüştü. Evet, kaptan iyi değil ama son iki şampiyonluğun temel taşlarından biri ve bu sezon Beşiktaş’ın sloganı vefa!

- Siyah beyazlıların sağlı sollu ortaları ekseriyetle Malatya savunması tarafından savuşturuldu. Adriano, adrese teslim bir tane ortaladı ve Talisca da tabelaya yazdı.

- Quaresma, muhteşem bir frikikle farkı 2’ye çıkardı. Maçı izlemeyenler, “Beşiktaş rahat kazandı” sanacak ancak öyle olmadı.

Yazının devamı...

Mutlu musunuz?

20 Nisan 2018

- Peki neden bu riskler göze alındı. Çünkü bu esasen bir Kocaman-Güneş derbisiydi. Aralarında ayrı bir ‘ezeli rekabet’ oluşan ikili, birbirine kaybetmek istemiyor.

- Büyük seyirci desteğine rağmen Beşiktaş, oyunun kontrolünü F.Bahçe’ye vermedi. Gol atma mecburiyeti de bunu gerektiriyordu. F.Bahçe ise elbette hücuma çıkarken Beşiktaş’ı gafil avlamak istiyordu. Beşiktaş’ın inisiyatifi Pepe atılana kadar sürdü. Akabinde Fenerbahçe daha cüretli geldi. Ama ilk 45 bittiğinde iki taraf namına da kayda değer bir gol pozisyonu yoktu.

DOĞRU HAMLELER

- Güneş, ikinci devreye Vida ve Lens ile başladı. Zaten pek görünmeyen Oğuzhan ve Negredo’yu çıkardı. Babel’i öne atarak 4-4-1 dizilişine geçti.

- Kocaman ise Valbuena hamlesinde bulundu. Görüntü şuydu: Sanki maç 11’e 11 oynanıyordu. Maç Beşiktaş’ın gol atabileceği bir havaya bürünmüşken saha kenarı karıştı.

- Şenol Güneş, atılan bir cisimle başından yaralandı. Ve sonrasında hakem de siyah beyazlılar da içeri girdi.

- Bugüne kadar derbilerde hep Beşiktaş gerilime yenik düşmüştü. Oysa dün Fenerbahçe taraftarı bu tuzağa düştü. Üstelik skor Fenerbahçe’nin lehine olduğu ve Beşiktaş 10 kişi kaldığı halde. İlk dakikadan itibaren her korner atışında yabancı maddeler atıldı. Hakem orta alana çekilerek uyarıda bulundu. Buna rağmen yabancı maddelerin atılmasına devam edildi. Maçın tatil edildiği ana kadar da küfürlü tezahüratlar hiç dinmedi. Bundan önceki son 3 maçta 8 kırmızı çıkmıştı, ama yine de sahada olan sahada kalmış tribün müdahale etmemişti.

Yazının devamı...