"Kenan Başaran" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kenan Başaran" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kenan Başaran

Belgrad sürprizi Tolgay

24 Ağustos 2018

Erzurum'da Şenol Güneş döneminin en kötü ilk devrelerinden birini oynayan Beşiktaş, dün Belgrad’da sahaya ders almış olarak çıkmıştı. Siyah beyazlı futbolcular mümkün mertebe hareketli oynayarak birbirlerine alan yarattı.

Güneş, Toglay’lı üçlü orta sahada yine Medel-Necip ikilisini tercih etti. Bu noktada takım kaptanı Oğuzhan Özyakup adına üzülmemek elde değil. Erzurum’da devre bitmeden oyundan alınması da onun açısında çok düşünülmesi gereken bir durumdu.

Beşiktaş topu, ağırlıkla kenarlardan taşıdı ve çok da etkili oldu. Böylece Tolgay’a da gerilerden kopup ceza sahasına girmek düştü. Nitekim, Necip ortasında zamanlama hatası yapsa da Quaresma’nınkinde golü de atmayı başardı. Aynı Tolgay’ın 20 dakika dolmadan bir de şutu vardı. Sürpriz bir oyun sergilyen Tolgay bir nevi serbest oyuncuydu.

VIDA ‘TARTIŞILMASIZ’ DEĞİL

Öncesinde Partizan’ın attığı golde atak, Caner’in karşılamak istediği kafa topunun sekmesiyle başladı ama kabahatin büyüğü arka direkte Gomes’e çok rahat vuruş imkânı tanıyan Vida’nındı. Milli takımında çok iyi olsa da Beşiktaş’ta henüz ‘tartışılmaz’ olamadı! Topa daha çok hükmeden Beşiktaş, ilk 45’te hızlanıp kanatlardan her gittiğinde pozisyon üretti. Partizan’ın savunması hakikaten çok kötü. Daha çok gol atılmalıydı. Buna karşın Tolgay’ın 37’de kaptırdığı topta Zakaric mutlak bir golü kaçırdı. Tolgay, hücum halinde geçen sezon da çok kritik toplar kaybediyordu ama çoğunlukla hakem faul çaldığı için kurtarıyordu. Dün de faul bekledi fakat bu kez düdük çalmadı. Elbette Liverpool’a attığı tarihi golden yıllar sonra Avrupa’da nihayet gol atması da önemli kazanç.

PREKAZi TiTO DÖNEMi DiYOR AMA...

Yazının devamı...

Linz 1, Erzurum 2 çekirge nereye kadar? 

20 Ağustos 2018

BEŞİKTAŞ, yüksek rakımlı Erzurum’a maçtan 1 saat önce gitseydi bile daha kötü bir ilk devre oynayamazdı. Oysa takım cumadan beri Erzurum’daydı. Bu takım kahvehaneden rastgele insanlardan oluşturulsaydı, bu kadar ruhsuz olamazdı. Oysa çoğu yıllardır yan yana.

Beşiktaş, Linz maçının devamını oynadı ilk 45’te Erzurum’da. Hatta daha kötüsünü...Düşünün Dünya Kupası’nda oynamış iki stopere sahip takım, korner savuşturamıyor!

Taraftarı rahatlatacaksa tüm vebali Tolga Zengin’in sırtına yükleyelim gitsin.Tolga da bir sorun, ama onlarca sorundan sadece biri...

Oğuzhan, yıldızlaştığında savunma önünde oynuyordu. Buna rağmen skora daha çok katkı sunuyordu. İki şampiyonluktaki toplam golü 14, asisti de 14... Güneş, ondan 10 numara yaratmaya çalıştığından beri yokları oynuyor. Bu denemeyi sonlandırmalı.

‘Sert orta saha’ amacıyla sahaya sürülen Medel-Necip, Erzurumlulara pasaportsuz geçiş hakkı tanıdı. Güneş, devre bitmeden Caner-Oğuzhan değişikliği yapsa da bu hamle dahi gecikti. Ve bence çıkması gereken de isim de Necip’ti, çünkü temel sorun orta alanın ileriye doğru top yapamamasıydı. Oğuzhan’ı sıkıntılı gösteren bir sebep de geriye gelip top alma mecburiyeti duymasıydı. Yine de Caner’in oyuna girmesi ve Erzurum’un da yarım saatlik baş döndürücü tempodan yorgun düşmesi oyunu soğuttu.

İkinci devre, Beşiktaş golü yediği gibi de attı (üst üste kornerler sonrası). Beraberlik sonrası Beşiktaş, nihayet büyük bir takım olduğunu hatırlayarak sakinleşip top yapmaya başladı. Ancak 60-70 arası ‘beraberlik kokusu’ vermeye başlamışken Negredo, daha doğrusu klas ortaya çıktı. Linz maçında da yazdım: Bu adam gidecekse bile uçağa binince kadar bu takımda direkt oynar.

Beşiktaş, ilk devresini 3-4 farkla geride kapatabileceği maçı 3-1 kazandı ama bu ayıplarını örtmüyor. Beşiktaş, Güneş’li dönemin en kötü futbolunu oynuyor. Olumlu tek yanı, kötüyken de kazanması. Fakat nereye kadar?

ŞiFRE KIRILDI, GÜNEŞ YENi KOD YAZMALI

Yazının devamı...

Negredo toplanan bavulları geri bıraktırdı!

17 Ağustos 2018

Sadece futbol takımıyla değil ama. Yönetim ilişkileri de dağınık ki, alınan seçim kararı bunu ayyuka çıkardı. Yönetimle teknik heyet arasındaki ilişkiler de dağınık ki, başkan ile hoca kamuoyu önünde birbirlerine mesaj yolluyor. Gelenden ziyade aylardır gidecekler konuşuluyor. Hoca, hangi kadroyla yola devam edeceğini kestiremiyor.

Eşleşme olduğunda Linz’e hiç şans tanımadım. Ne boydan, ne kilodan Beşiktaş’ın rakibi değildi. Ama Oliver Glasner’in iki maç öncesi açıklamaları açıkçası beni biraz işkillendirmişti. Çünkü Glasner öyle “Elimizden geleni yapacağız” ezberiyle konuşmuyordu. Aksine, açıklamalarının alt metninde güçlü bir tur iddiası vardı. Linz, yetenek bakımından kısıtlı olsa da fizik olarak Beşiktaş’tan aşağı kalır değildi. Zaten Oğuzhan’ın her atak girişiminde pas hatası yapması bunun ispatıydı. Nitekim onun kaptırdığı topun faturası gol oldu. Ayrıca iki golde, hatta 1. gol öncesinde bir pozisyonda yaptığı hatalar Roco’ya dair de bende kuşkular uyandırdı.

2. devreye Oğuzhan-Quaresma değişikliğiyle başlayan Güneş, Babel’i forvet arkası yaptı. Ama Hollandalı da bu sezon çok dağınık. Beşiktaş, doğru düzgün pozisyon üretemezken ilk maça göre önde çok daha iyi basan Linz, ikinciyi de buldu.

UÇAĞA KADAR OYNATACAKSIN

- Negredo’yu satacaksan bile uçağa bindirene kadar oynatacaksın çünkü eldeki en iyi son vuruşçu o. Ve ayrıca forvet arkası da çok verimli olan bir oyuncu. Geçen sezon bu yönü golcülüğünün bile önüne geçti. Yani Güneş, Oğuzhan’ı çıkarıp Babel’e verdiği rolü ona verebilirdi. Sezon açılışında Güneş, Negredo’ya bavulunu toamasını ve takımda düşünmediğini söylediğini açıklamıştı. O Negredo ise dün bazı bavulların toplanmasına mani oldu!

SADECE SEÇiM YETMEYECEK

SEÇİM kararı alan Fikret Orman’ın doğru tespiti şuydu: Heyecan azalması...

Üst üste iki şampiyonluğun yaşandığı dönemi hatırladığımızda hakikaten Beşiktaş her hücresiyle çok dinamikti. Ama dediğim gibi F.Bahçe kupa maçları ve her şeye rağmen kazanılacağı düşünülen şampiyonluğun kaçmasıyla büyük bir motivasyon kaybı oldu.

Yazının devamı...

Beşiktaş’tan ilan: ‘Net golcü aranıyor’

13 Ağustos 2018

YENİ sezonda üç büyük içinde en iyi ‘maç açılışı’nı Beşiktaş yaptı. 20-25 dakika Akhisar’ı boğdu; sağlı sollu orta, korner ve şutlarla. Ne var ki toplar adresi bulamadğı için Beşiktaş’ın golleri gecikti. Verimsizliği Oğuzhan ve Lens’in asistleri sonlandırdı.

Güneş’in kredi vermeye devam ettiği Larin, kalıcı olmak istiyorsa çok daha seri olmak zorunda.

Planını ani ataklar üzerine kuran Akhisar ise ilk 45’te düşündüğünü hiç uygulayamadı. Bir kez anlamlı bir çıkış yaptılar onu da Medel, cansiparene şekilde önledi.

2-0’LAR TEHLİKELİDİR2-0’lık skorlar tehlikelidir çünkü geride olan takımın dizginlerinden boşalıp futbol oynamaya teşvik eder.

İkinci devreye Manu’yu alarak başlayan Susic, takımı boyunu uzattı. Dakikalar ilerledikçe sanki geride olan Beşiktaş’mış gibi bir görüntü ortaya çıktı çünkü siyah beyazlılar Akhisar’a büyük boşluklar verdi.

Necip’in bireysel hatasından önce de Akhisar gol sinyali verdi. Güneş, her ne kadar Lens’i öne attıysa da Love’ı biraz daha erken alarak, Susic’e “Çok fazla açılma” mesajı verebilirdi.

Ama Güneş’in, hatasının altında ezilen Necip’i oyundan almak yerine, stoperden savunma önüne çekmesi vefa içeren doğru bir hamleydi. 

Son çeyrek saatinde maç iki taraf adına da büyük kopuşlara sahne oldu. Top iki kale arasında gitti geldi. Taktiksel açıdan

Yazının devamı...

Mutlu etmese de bu 1 gol turlatır

10 Ağustos 2018

AVRUPA Ligi’nin ön eleme turları aynı zamanda bir ‘Gezelim Görelim’ televizyon programı gibi! Futbol kamuoyumuz Torshavn’dan sonra şimdi de LASK Linz’i tanıyor.

Linz, futbol açısından pek heyecan verici olmasa da şehir olarak, bizim bir çok şehrimize fark atacak düzeyde. Tuna’nın iki kıyısına yayılan Linz’in dünyaca meşhur bir pastası vardır: Linzer Pastası... En eski kek tarifi!

Ve Linz, günümüz dijital sanat ürünlerinin sergilendiği bir büyük merkeze de sahip. Ki burası geleceğin müzesi olarak tanımlanıyor. LASK Linz, geleceğin futbolunu oynamasa da ‘üçlü savunma’yla oynayacak kadar cesur bir takım.


Yazının devamı...

La la Larin Larin Larin!

3 Ağustos 2018

İlk maçı evinde 2-0 kaybeden Faroe’nin mütevazı takımı İstanbul’a mucize için değil haysiyetini korumaya gelmişti. O yüzden sahada da bir ‘kapalı kutu’ gibi durdular. 11 hattı müdafa yaptı.

Bu Beşiktaş için de iyiydi. Zira siyah beyazlılar geçen sezon özellikle puan kaybettiği Anadolu takımları karşısında tek kale oynasa da kutunun kilidini  kırmayı başaramamıştı. Dün, Caner başta olmak üzere kanatlarda ortalarla gol aradı durdu Beşiktaş. Larin ve Tolgay iyi kafa vuruşları da buldu ama gol epey geçekti. Çünkü Beşiktaş’ın hücumu bir ‘ezber’e dönmüştü. Haliyle rakip de ezbere bir savunma geliştirmeye başladı.

Larin ile gelen ilk golde ne vardı? Lens’in ezber bozan sürpriz geriye topuk pası! Torshavn’lılar Lens’in topla şut çekiceğini umarken o şaşırtan bir tercihte bulununca rakip savunma komple taca çıktı. 43’teki golde de yine bakılası kişi Lens’ti ama Caner’in pozisyon alış ve vuruşu klastı.

İYİ HAZIRLIK OLDUJakup A Borg, ilk maça göre kale, ön libero ve forvette üç değişikle başladı ama bunun oyunlarına bir tesiri yoktu ve sadece Torshavn sahasına bakmaktan boynumuz tutuldu! İkinci devre Beşiktaş farkını bariz şekilde hissettirdi. Caner Erkin, takımın form durumu en iyi ismi. Maçın adamıydı.

Larin, Güneş’in verdiği krediyi dün akşam da çok iyi kullandı. Şu gün itibarıyla “Bu çocuğun üzerinde ısrar etmeye değer” dedirtiyor. Zaten onun referansı Atiba değil mi? Atiba, her şeyden önce iyi insan güzel insan. İyilere kulak vermeli...

Larin ‘Şenol Güneş Akademisi’nde sınavları iyi verirse bu sezon siyah beyazlıların tribünlerdeki bestesi Erol Evgin’den esinle ‘La La Larin, Larin, Larin’ olabilir.

Bu maçın sezonun tamamı için kesin bir ölçü olmadığını yine hatır tutmalı. Hani Beşiktaş, şu maçın bitiminde sonraki turda karşılacağı LASK Linz ile de oynayıp eleyecek güçte. Ama bu maçlar da sezon için iyi hazırlıklar oldu.

 

Yazının devamı...

Koyunlar otlarken! 

27 Temmuz 2018

Konsantrasyonu olumsuz etkileyebilecek bir diğer unsur da neredeyse takımın yarısının gitti gidecek olması. Misal Babel’in kafa karışıklığını, kırmızı saçları bile örtemiyordu!

‘Come to Beşiktaş’ sloganıyla geçen sezon transferde yıldızları sıraya dizen siyah beyazlıların bu sezon en şaşalı transferleri yedek kulübesine yapıldı: Guti ve İlhan Mansız... Ama onlar da dün kulübede yoktu!

ADRİANO ALTERNATİF 10

Personel eksikliğinden ötürü Güneş, stoperde altyapının kedemlisi Necip ile çaylağı Fatih’i kullandı. Fatih’in ‘al-sat’ yapılan Mitrovic’ten fazlası var, eksiği yok.

Güneş’in elindeki gerçek joker Adriano. Dün de orta alanda oynadı ve iyi bir santral görevi üstlendi. Alternatif bir on numara olarak cepte.

Beşiktaş, ağırlıkla uzun kanat toplarıyla pozisyon üretti. Lakin net gol pozisyonu sayısı istenilen sayıda değildi. İkinci yarı farkın artmasını beklerken, saç-baş yolduran bir an bile yoktu. Hasılı Lens, bir atıp bir de attırarak, turu ilk devre bağladı.

Ev sahibi B36 Torshavn, savunmada kalıp kontra ve duran toplarda şans aradı. Nitekim tek tehlikesini de korner sonrası bir karambolde buldu. Tabir caizse tüm dün tüm Faroe Adaları halkı savunmaya gelse dahi Beşiktaş’ın gol atmasına mani olamazdı.

OTEL MAÇLARINDAN İYİ

Yazının devamı...

3. olan mutsuz, 4. olan mutlu dönüyor evine

15 Temmuz 2018

DÜNYA Kupası’nda 3.’lük maçı oynamanın gerekliliği tartışılan bir konu. Bizim gibi yarım asırda bir kupaya gidenler için böyle bir maçı oynamak mühim ama şampiyonluk iddiası taşıyanlar için biraz angarya.Nihayetinde Belçika da, İngiltere de dünkü maçı değil, bugünkü finali hayal ediyordu.

Öyle ki Eden Hazard, transfer tekliflerini 15 Temmuz’a kadar değerlendirmeyeceğini, açıklayarak, Dünya Kupası finali oynayacağına olan inanıcını ortaya koymuştu.

Diğer yanda Euro 96 için yapılan şarkının sözlerinden alınan ‘Futbol Evine Dönüyor’ sloganıyla şampiyonluk rüyası görmeye başlayan İngiltere... Belçika, grupta yendiği İngilizleri dün bir kez daha geçip ‘Dünya Üçüncüsü’ oldu. Martinez, ideal 11’in çok bozmayıp bu dereceyi istediğini ortaya koydu. İngiltere, 2. devre biraz iştahlansa da maçı büyük ölçüde kerhen oynadı.

Fakat Belçika da 3’lüğü bizim gibi yıllarca konuşmayacak. Çünkü çocukluktan beri emek verilen bu yetenekli kadrodan en az bir final bekleniyordu. Dolayısıyla, eve mutlu döndükleri söylenemez. İngiltere ise aksine, dördüncü olsa da, beklentilerin üstüne çıkıp şampiyonluk hayali kurduracak noktaya geldiği için evine mutlu dönüyor.

YURTTAŞ KANE; RUSYA'DA SENİ HİÇ BEĞENMEDİM

Messi, Ronaldo ve Neymar çok tartışıldı. Ama Kane’i gözden kaçırdık. Karnesinde yazılı 6 gol var; 3’ü penaltıdan, 1’i de tesadüfen topuğuna çarpıp geldi. 3 golün zayıf Panama’ya atıldığını unutmayalım. Gruplardan sonra etkili olamadı. Kendi çizgisini tuttursaydı belki bugün final maçına çıkacaktı. Hasılı ‘Yurtaş Kane’, Rusya’da seni hiç beğenmedim!

KALECİ KAZAKLARI

ADİDAS, Beşiktaş ve F.Bahçe’ye aynı kaleci kazağını tasarlamış, ama logolar farklı(!) Kulüpler de özel tasarıma bütçe ayırmıyor. Dünyada da kaleci kazağı sorunu var.Tişörttten hallice tasarımlar kalecinin karizmasını azalttı.

Yazının devamı...