"Kenan Başaran" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kenan Başaran" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kenan Başaran

Beşiktaş yine sinirine yenildi

24 Eylül 2017

F.Bahçe’nin yüksek arzusu ve sert oyunu ilk devre Beşiktaş’ı kilitledi. Ben olsaydım Oğuzhan ile değil Konya maçının yıldızı Tolgay ile başlardım. Oğuzhan’ın henüz mükemmel bir derbisini görmedim. Bir kere sinirlerine hakim olamıyor, oysaki sen kaptansın.Kocaman’ın Ekici ile başlaması da ilk devrede F.Bahçe’nin hücumda topu daha iyi kullanmasını sağladı. Beşiktaş, organize olmakta zorlandı çünkü ataktayken sık sık top kabetti. Özellike içe kat ederken Babel, kritik kayıpları yaptı. Penaltıda Medel, boy dezavantajının kurbanı oldu.

Quaresma’nın atılması oyunun senaryosunu değiştirdi. Beşiktaş, tıpkı Karabük’te 10 kişi kaldıktan sonra dün de derbide eksik kaldıktan hemen sonra kontra yakaladı ve sonunda Neto da atıldı.

İki tarafın 10 kişi kalması ve Kocaman’ın da kontrayı kollama tercihi, Beşiktaş’ın 2. devre inisiyatifi ele almasını sağladı. Beşiktaş, F.Bahçe’yi ablukaya almasına aldı ancak kanatlardan kaldırdığı birçok topu alamadığı halde bunda ısrar etti. Oysa Beşiktaş’ın topu yere indirip verkaçlarla zorlaması lazımdı. Yüksek top çaredir ama rakip bu topların hepsini topluyorsa, bunda ısrar etmenin bir manası da olmaz.

HAKEMLER ETKİLEDİ

“Ama Beşiktaş golü hava topunda buldu” diyeceksiniz. Doğru ama o golde skoru 2-0’e getiren rakibin konsantrasyon eksikliği de rol oynadı.

Bir çok Kadıköy derbisinde olduğu gibi Beşiktaş, oyununun karşılığını alamadı. Dün 2. devredeki futbolla değil beraberliği, galibiyeti de hak etti. Ancak, derbiler sonuçta daha stratejik oyunlardır. Nasıl ki Güneş, geçen sezon oynatmama taktiğiyle atak yapmadan 1 puanı aldıysa dün de Kocaman daha mahkûm görünme pahasına Beşiktaş’ı yenerek, lige yeniden ortak oldu. Fakat Beşiktaş’a kaybettiren esas neden yine sinir harbine yenik düşmesi oldu. Kaptanı da hocası da bu hataya yine düştü.

Maç öncesi Beşiktaş’ın en büyük sıkıntısının Kadıköy’de kazanma mecburiyetinin olmaması olduğunu söylemiştim. İlk devre bunun bedelini ödedi. Ama 2. devre kazanma mecburiyeti doğunca rakibine nefes aldırmadı.

Palabıyık

Yazının devamı...

Şenol Güneş kaybetmeyi göze alırsa kazanır

22 Eylül 2017

Zira Fenerbahçe, üç rakibine de yıllardır yenilmiyor. Garip olan şu ki Kadıköy’deki bir çok derbiye G.Saray ve Beşiktaş favori gittiği halde kazanamadan döndü.

ihtiyaç var

Beşiktaş için son yıllarda Kadıköy’e giderkenki en büyük handikap,  favori olmanın yanı sıra, beraberliğin de yenilginin de kendisine çok şey kaybettirmiyor olmasıdır.

4-3’lük tarihi galibiyetten sonra rakibini hiç yenemeyen Beşiktaş, oysaki bir çok maçı rahat kazanabilecek futbol oynadı. Çok, çok berabere kalabildi.

Özellikle Slaven Bilic döneminden başlayarak, son 4 sezonda Kadıköy’deki derbiler Beşiktaş için heba olmuştur.

Yarın da Şenol Güneş, “Beraberlik iyidir” düşüncesiyle sahaya çıkarsa galibiyetsizlik serisi 13 yıla çıkar. Güneş, aksine, kaybetse de berabere kalsa da yarışta büyük yara almayacağının avantajını iyi kullanmalı. Bunu, cesur oynamak ve kazanmak için bir kredi olarak kullanmalı.

Son iki sezonun şampiyonu Beşiktaş için de Güneş için en büyük eksiklik, Kadıköy’de derbi galibiyetinin olmayışıdır.

sağa medel

Yazının devamı...

Derbi öncesi idman

19 Eylül 2017

Cenk, yine futbol metod defterine yazılacak bir gol attı. Tolay, Quaresma ve Caner zinciriyle gelen kaliteli bir gol. Cenk, bu performansıyla yabancı kuralı tartışmalarını da çöpe atıyor. Bu ülkeye onun gibi azimli ve kendini sürekli geliştiren topçular lazım; yoksa sadece pasaportunda ay yıldızlı olduğu için devlet zoruyla oynayacak ‘yerli’ler değil.

2. devre Konya, daha kalabalık çıkmaya çalıştı ama Süper Kupa’daki görüntüden eser yoktu. Çünkü Traore sakattı, Fofana da o günkü gibi değildi.

Beşiktaş, vites düşürse de istediği zaman pozisyona girdi ama 2. golü Quaresma’nın bireysel yeteneğiyle buldu. Bu gol Portekizliyi de rahatlatmıştır zira  golden önce iki pozisyonda adam geçtikten sonra pas vereceğine kaleyi yoklamıştı.

Dün Tolgay, en olgun oyunlarından birini oynadı. Çok geniş bir alanda yüksek bir enerjiyle mücadele ederken bir çok atağın hazırlayıcısı oldu ve kaleyi de her fırsattı yokladı.

Beşiktaş, dün akşam idman tadında oynadığı maçı kazanarak Kadıköy’e yüksek bir krediyle gitme hakkı elde etti. Kadıköy’de kaybetmemek de uzun lig maratonunda galibiyet kadar kıymetli.

TEK SIKINTI LENS

1- Atiba yüzde yüz pas isabetiyle oynadı. Şaşırtıcı değil ama Tolgay’ın yüzdesi de yüzde 97. Şunu diyebiliriz: Bana ön liberoların topu nasıl kullandığını söyle sana kimin kazandığını söyleyeyim.

2- 

Yazının devamı...

O tarih bu sezon yazılacak

14 Eylül 2017

Beşiktaş, oyuna iyi girdi ve bunu sağlayan en önemli faktör uzun çapraz toplardı.

Golü bulduktan sonraysa oyun büyük oranda Beşiktaş’ın sağ savunma hattında geçti. Porto, Adriano-Quaresma kulvarını, Pepe ve Oğuzhan’ın acil yardımlarına rağmen çok yıprattı.


CENK’TEN TORUNLARINA MİRAS
Porto, ligde duran toptan sadece bir gol bulmuştu. Dün Telles, kalçası çıkma pahasına(!) sayısız korner kullandı ama sonuç alamadılar.

Yazının devamı...

Sonucu Kartal belirler

13 Eylül 2017

BEŞİKTAŞ, Şampiyonlar Ligi’ni Porto deplasmanıyla açıyor. Tarihi itibariyle Porto, çekinilecek bir ekip ama önemli olan ‘güncel Porto’dur. 2013’ten sonra liginde hiç şampiyon olamayan Porto, bu sezon lige 5’te 5 ile iyi bir giriş yaptı. En formda ismi Aboubakar. Geçen sezon aldığı cezayla Beşiktaşlıları üzmüştü ama o cezadan kalan 1 maçlık bakiye bugün siyah beyazlıları kârına oldu. Porto’nun attığı 12 golün 5’inde Aboubakar’ın imzası var. Attığı kadar da kaçıran bu ‘kestirilemeyen’ golcünün olmaması gerçekten büyük avantaj...

1- OYUN KALİTESİ GERİDE OLSA DA...KADRO kalitesinde Beşiktaş, Porto’dan önde. Bu maçta Porto’dan ziyade Beşiktaş’ın ne yapıp yapmayacağı sonucu belirler. Beşiktaş’ın oyun kalitesi geçen sezonların gerisinde. Ancak Devler Ligi motivasyonunu eklersek, daha iştahlı olacaklardır. Beşiktaş’ın bugünkü en büyük silahı kazanmaya oynamak olmalıdır.

2- YAMALARI HEP CASILLAS YAPIYOR!PORTO’nun en formda isimlerinden biri de kaledeki efsane Iker Casillas. 5 maçta 12 gol atan Portekiz ekibi, kalesinde gol görmedi. Bunun aslan payı 36 yaşındaki tecrübeli eldivenin. Zira Porto defansı duvar öremiyor! Bilakis çok açık veriyorlar ve yamaları yapan hep Casillas oluyor.

3- OLIVER TORRES’İ KİLİTLEMEK GEREKABOUBAKAR yoksa gözlerin çevrileceği isimler Marenga, Oliver Torres, Tiquinho Torres ve Brahimi... Golü de ileri uçta Marenga ile arayacaklar. Porto’nun Marenga ve Tiquinho Soares ile çift forvet çıkması bekleniyor. En iyi servisçileri Oliver Torres. Beşiktaş’ın onu oynatmaması, kilitlemesi lazım.

4- GARY MEDEL ‘BOZUCU’ OLABİLİRATTIKLARI 12 gole bakılınca, hücum karakterini sıra dışı kılan isim Aboubakar. Onsuz Porto’nun doğaçlama oranı düşecek. Defanstan başlayan pas oyunuyla hücumu olgunlaştıracaklardır. Brahimi-Torres-Danilo Pereira üçgenini kırmak lazım. Güneş, Gary Medel’i bir bozucu olarak kullanabilir.

 

Yazının devamı...

3 puanı Tosic aldı!

10 Eylül 2017

33’te sol bek Caner kesti kafayı sağ açık Lens vurdu. Bu pozisyon, ilk devrenin en iyisiyle en kötüsünü de buluşturan pozisyondu. Bu Lens’in yedek olarak bile şansı yok. Son adam gibi ileride eli belinde dolaştı durdu.

Babel de sol kanatta hücumda etkisizdi ama hiç değilse topun peşinden koşturuyor. Ki ikinci devre de maçın adamlarındandı. İki açık oyuncusunu verimli kullanamayan Beşiktaş’ı atağa Caner taşırken, merkezden de Talisca zorlayan isimdi. Negredo iki önemli pozisyon hazırlarken takım arkadaşları kendisine benzer bir kıyak yapamadı.

LENS ZAMAN KAYBIYDI

Sanki şartmış gibi Güneş, ikinci devreye de Lens ile çıktı. Beşiktaş, dün son vuruşlarda öyle kötüydü ki nihayetinde en teknik adamı Oğuzhan da penaltıyı aut gibi kullandı. Kaçan penaltı oyunun ruhunu da değiştirdi. Sözeri’nin iki değişikliği Beşiktaş’ı ortada zorladı. Üstüne Tosic’ten beklenen kırmızı da (benim için sürpriz değildi) gelince Beşiktaş, ‘piknik maçı’ tadındaki mücadeleyi ateşten gömleğe dönüştürdü.

Ama oyuna ateş düşmesi iyiydi zira Beşiktaş’ta eksik olan buydu. Rollerin değişmesi Beşiktaş’ı galibiyete taşıdı. Kaçan penaltı ve Tosic’in atılması Beşiktaş’ı daha çok konsantre etti.

1- Beşiktaş Lens ile de 10 kişi oynadı.

2- Atiba Hutchinson, Kanadalardan kaç kez gelip maça çıktı. Medel de dün sağ bekte olmalıydı.

3- Beşiktaş, golcüsünü hâlâ istediği gibi pozisyona sokamıyor.

Yazının devamı...

Luce’ye uygun bize değil

3 Eylül 2017

Lucescu, ‘acı ve sabır’ demektir. Ama bunun semeresi bir lig maratonunda alınır. Mutlak kazanılması gereken 2 maçlık ‘100 metre koşusu’nda Lucescu’nun başarılı olması sürprizdir. Milli takım CV’si çok parlak olmayan Luce’nin, bu toprakların futbolda iyi savunmacı olmadığını bilyor olmalı.

Yazının devamı...

Neymar’ın rekorunu kır Mor

1 Eylül 2017

Danimarka kulübü Nordsjaelland’ın bedelsiz keşfettiği Emre Mor, geçen yıl Türk Milli Takımı kampındayken Borussia Dortmund’a gitti. Almanlara maliyeti 16 milyon Euro oldu. Ve yine bir Türkiye Milli Takımı kampındayken 13 milyon Euro karşılığında Celta Vigo’ya gitti. Kendisine ödenen paralar hariç, bu 29 milyon Euro’luk ekonomi sadece 2 bin 49 dakikalık bir futbolla gerçekleşti. Milli maçlarla beraber, yaklaşık 23 resmi maça tekabül ediyor. Genç adam bu 2 bin 49 dakikada 3 gol ve 7 asistle oynadı.
Bu rakamlara göre Emre Mor, haddinden fazla gürültü çıkarmış. Peki neden?


1-) Çalım sayısı
Özellikle milli maçlardan sonra sadece ona özel bir istatistik kullanıldı: ‘Emre Mor kaç kez adam geçti?’
Zaten videolarına da bakarsanız hep attığı sıra dışı çalımları görürsünüz. Bir anda süratleniyor, ani dönüşler yapıyor ve tribünleri ayağa kaldıran çalımları atıyor. Ya sonra? Sonrası şu: ‘Sonuçlanamayan Emre Mor çalımları.’


Yazının devamı...