"Kenan Başaran" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kenan Başaran" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kenan Başaran

Futbolda Neymar kriteri: Hülle

11 Ağustos 2017

En azından oyuncu satmayı da öğrendiler. Ne var ki Neymar’ın 222 milyon Euro’ya Barcelona’dan PSG’ye gitmesi UEFA kriterlerini tartışılır hale getirdi. Asrın transferi ‘asrın hüllesi’ kokusu da verdi.

Kâğıt üzerinden Neymar, serbest kalmak için Barcelona’ya 222 milyon Euro’yu kendisi ödemiş! Oysa “Nereden buldun” diye sorulması gerekiyor ki bu ‘gelir’in bir de İspanya’nın kasasına girecek vergisi var.

Neymar, 222 milyon Euro karşılığında Katar’ın (PSG’nin sahipleri Katarlı) tanıtım yüzü oluyor ve bu parayla bonservisini alıyor! Bu bir hülle, aksi halde eşyanın tabiatına aykırı. Para gerçekte onun değil. Kulüpler, UEFA kriterlerini aşmak için satın aldıkları oyuncuları kiralık gösterme yoluna da gitmeye başladı. PSG’nin yaptığı da yeni bir yol.

Futbol kulüpleri ezelden beri ‘batık ama iflas etmeyen işletmeler’ olarak tanımlanır. Hal böyle olunca kriterleri istisnalar hariç tüm kulüplerin sürdürülebilir şekilde tutturması zor. Çünkü sermaye insanın bacaklarına yükleniyor. Temenni etmem ama Neymar sakatlanıp futbol hayatı bitse, yapılan tüm yatırım da çöp oluyor.

ORTADOĞU SORUNU

UEFA, kulüplerin gelirlerini tanımlamış ve abartılı sponsorluk ve fonlamalara izin vermeyeceğini deklere etmiştir. Kulüp sahiplerinin bile para koymasına bile sınırlı bir seviyede izin veriyor.

‘Futbolda Ortadoğu sorunu’yla da karşı karşıyayız. Neymar transferi, futbolun gidişatı açısından çok önemli. UEFA ve La Liga yönetiminin  alacağı tutuma göre  futbolda olumlu veya olumsuz yeni kriterleri gündeme getirecektir.

SİZ ŞEYHİN PARASINI YERKEN İYİ MİYDİ?

Yazının devamı...

Erken uyarı

7 Ağustos 2017

Konya, 2 faul yapan Beşiktaş’a 13 fualle karşılık verip sadece bir sarı kart gördü. Bu 1. anahtar. Beşiktaş’ın 11 ortasından sadece 1’i isabetliydi; bu da 2. anahtar. Fofana ile birlikte Beşiktaş’ı hırpalayan Traore, gol attığında karşısında Şampiyonlar Ligi’nden ziyade bir amatör ekibin savunma yerleşimi vardı. Tolgay, inisiyatif almadı, Quaresma topu çok tuttu ve Babel diğer kanatta unutuldu.

LİGE HAZIR DEĞİL

Güneş, 61’de Caner ve Negredo’yu alıp baskıyı artırdı ve beraberliği yakaldı. Ama genelde rakibi açmakta zorlandı. Atiba da, “Alternatifimi bulun” diyor. İlk maçına rağmen sahanın iyilerinden Pepe’nin hamle hatası kupayı Konya’ya götürdü. Genelde Beşiktaş baskılı olsa da lige hazır değil. Geçen yıl G.Saray’a kupayı kaybederken çok daha iyiydi. Bu maç erken uyarı oldu. Sahaya bıçak atan ve her fırsatta atlamaya çalışan Konya seyircisi, herkesi korkuttu.

MAÇIN ADAMI: TRAORE

Fofana’yı da seçebilirim ancak Traore, genel olarak da bu ligde hakkı az teslim edilen bir oyuncu. Dün akşam gol dışında da Beşiktaş savunması tek başına dağıttı.

Yazının devamı...

'Vahşi batı Milli Takımı’na hayır

4 Ağustos 2017

2004’te Beşiktaş’tan giderken Türkiye’nin Çavuşesku Romanyası’ndan daha kötü olduğunu söylemişti. Ve Lucescu, 13 yıl sonra Türkiye Milli Takımı’nın başına geçti! Getiren kişi de Yıldırım Demirören. Hafızam beni yanıltmıyorsa Demirören, 2004’te Beşiktaş Başkanı olunca Lucescu ile devam etmeyeceğini açıklamıştı.

Bu topraklarda ilkeler değil, şahısların tercihleri belirleyici oluyor. Ve bu tercihler de çoğunlukla tutarsız oluyor. Futbol da bundan azade değil.

‘Baba’, ‘Ağabey’ vs kültüyle yürüyen bir ‘Anadolu futbol kültürü’ne sahibiz. Özünde feodal bir kültür bu. Son Arda Turan ve Fatih Terim olayları bu kültürün zirve ‘eser’leridir!

Terim gitti, Lucescu geldi. O halde Arda Turan yeniden milli takıma dönecek mi? Oysa söz konusu ilkeler olsa, böyle bir soru olmazdı?

Zira Arda Turan’ın ayrılığına neden olan olaylar vahimse, bunlar hocanın isminden bağımsızdır. Yok eğer değillerse, o zaman niye takımdan ayrı düştü? Daha o gün Terim niye gönderilmedi? Ya bu arabesk kafayı tarz olarak beliryeceğiz veya değiştireceğiz. Benim için Arda Turan’ın Türkiye Milli Takımı’ı bırakma kararının gerekçeleri geçerliliğini koruyor. Zira ay yıldızın kaptanlık bandını takan bir futbolcu, uçakta bir gazeteciye saldırıyor ve futbolu yönetenlere de sayıp sövüyorsa, bu durumun Terim veya Lucecsu ile bir ilişkisi yoktur.Bu ilkesel bir durumdur.

Arda Turan, yeniden milli formayı giyerse biz maç kazanırız ama esasen lazım olan ilkelere yine hasret kalırız. Lucescu’nun bu ülke futboluna radikal bir dokunuş yapıp yapmayacağı bence Arda Turan ile ilgili kararla belli olacak.

Dünya Kupası mı Şampiyonlar Ligi mi?

Takım taraftarlarıyla bir anket yapılsa ve “Hangisini istersiniz?” diye sorulsa ve cevap olarak da şu iki şık sunulsa: A) Tuttuğum takımım Şampiyonlar Ligi şampiyonu olsun. B) Milli Takım Dünya şampiyonu olsun?

Yazının devamı...

Beşiktaş, Güneş’i bırakma

28 Temmuz 2017

Rakip taraftarlar bu hareketleriyle Beşiktaş yönetimine de yol gösterdi: Şenol Güneş’i sakın bırakmayın!

ÖZGÜR DEĞİLLER Kİ

Çin seyahatinde de gördük, Güneş zor biri. Fakat, iki sezonda kazandırdıklarıyla büyük bir toleransı hak ediyor. Onun şöhretinde başka biri, iki kez şampiyon yaptığı Beşiktaş’ı, 2 yılda 12 maç oynatan Terim’den daha düşük ücretle çalışmazdı.

Şampiyonlar Ligi’nde isim yapmak, milli takımları Dünya Kupası’na taşımaktan daha cazip. Ki Güneş’in milli formayla kendini ıspatlamasına da lüzum yok. Güneş, Beşiktaş ile Türkiye futboluna çok daha büyük katkı sağlar.

Milli Takım, sadece bir hoca meselesi değildir. Topyekûn bir yönetim meselesidir. TFF’nin özerk yapısını koruyamayan yönetimler, özgürce karar alamaz. Kulakları her daim başka yerde olur. Arda-Terim kavgasında da net gördük. Terim’in gidişinde bile işaretten sonra düğmeye basıldı. Güneş, Beşiktaş’taki özgürlüğü Türk Milli Takımı’da bulamaz. Futbolu yönetenler illa ki Güneş’i istiyorsa, onun Beşiktaş’tan ayrılmasına gerek yok.  İki koltuğu da idare edebilir.

BİZİM İL MÜNİH’TİR

Nasılsa altyapımızı Almanya besliyor. Milli takıma kim gelirse gelsin, “81 ili tarıyoruz” masalını bir daha anlatmasın. Bıktık. O işi bir kez Sepp Piontek yaptı ve mirasını da Terim kullanıp, efsane oldu. Gidip geleceğiniz iller, gurbetçilerin yaşadığı Hannover, Münih, Kölndür! Erdal Keser’i yine ‘gurbetçi topçudan sorumlu bakan’ yapın olsun bitsin(!)

Hasılı

Yazının devamı...

İstanbul’da dağıtır

27 Temmuz 2017

Fiziken ve ruhen maça hiç iyi başlamadı. En azından ruhsal bir uyum olmalıydı zira ilk 11’in 9’u geçen sezonun personeliydi. Yavaş oynayan, pas ağı kuramayan ve rakibin baskısına cevap veremeyen Başakşehir’in yediği gol karakterine yakışmayan, ayıp bir goldü. Cengiz Ünder, Roma’ya gitti peki ya Visca? İlk 45’te, “Ben de gitmek istiyorum” mesajını yönetimin gözüne sokmak ister gibiydi.

BABACAN’A ‘TEHDİT’ LAZIM

Yeni sezon için kendisine Napoli’yi modelleyen Avcı, kuvvetle muhtemeldir ki oyuncularına, “Bırakın Napoli’yi, bana geçen sezonki Başakşehir’i geri verin” demiştir. Kaybedecek bir şeyi olmamasının da tesiriyle, daha ısırgan, topa daha çok hükmeden bir Başakşehir olunca, üst üste goller geldi. Brugge’ün 2. devreye “İşi bitirdim” duygusuyla çıkması da Avcı’nın işini kolaylaştırdı. 2-2’den sonra dağılan rakip karşısında galibiyet kaçınılmazdı ancak Volkan Babacan, istemedi! Kadroyu derinleştiren Avcı, Babacan’ı da tehdit edecek bir kaleci almalıdır zira geçen sezonun 2. devresinden beri düşüşte. 2. devredeki oyun İstanbul’da sürerse, Başakşehir, Brugge’ü dağıtıp, eler.

Yazının devamı...

'Çin İşkencesi', 'Çin Devrimi'ne dönüşecek mi?

22 Temmuz 2017

Çin İşkencesi’ne niye katlandı? Nedeni, 2 milyarı bulan borç ve artık içeride tükenmiş sponsorluk kaynakları...

Fikret Orman, yaklaşık 3 yıldır dillendirdiği projesine start verdi. Bu işle görevlendirdiği Erdal Torunoğulları’nın yaptığı sondajlar sonunda, bu sezon takımın Çin’e götürülmesi kararlaştırıldı. Şangay’da da bir ofis açılacak. Sadece Şangay’ın nüfusu 80 milyon, yani bir Türkiye kadar!

GÜNEŞ NEREDE?

1.5 MILYARLIK bir dünyada Beşiktaş’ı tanıtmak 1 maç oynayıp dönmekle ve bir ofis açmakla olmaz. Önce kulübün her hücresinin bu işin örgütlenmesine gönüllü katılması lazım. Çin’e giden takımda olsalardı en çok

imzayı Quaresma ve Pepe verecekti. Onların yokluğunda eski Liverpoollu Babel ve Barcelonalı Adriano öne çıktı. Öne çıkması gereken bir isim de Şenol Güneş’ti zira 2002 DünyaKupası’ndaki üçüncülük ve Güney

Kore’deki teknik direktörlük kariyeri nedeniyle Uzakdoğu’da tanınan bir sima. Fakat Güneş, öne çıkmak bir yana, kendisi ve takımı Çin’de adeta görünmez kılmak için uğraştı! Bunu da başardı.

Beşiktaş’ın Çin seyahati önce 10 gün olarak planlandı. Sonra 4 ve en sonunda 2 güne kadar düşürüldü. Çünkü Güneş, bu seyahate karşıydı. Çünkü Güneş, kulübü değil, takımını; uzun değil, kısa vadeyi düşünüyor.

Haliyle

Yazının devamı...

'Çin İşkencesi' 'Çin Devrimi'ne Dönüşecek mi?

21 Temmuz 2017


Fikret Orman, yaklaşık 3 yıldır dillendirdiği projesine start verdi. Bu işle görevlendirdiği Erdal Torunoğulları’nın yaptığı sondajlar sonunda, bu sezon takımın Çin’e götürülmesi kararlaştırıldı. Şangay’da da bir ofis
açılacak. Sadece Şangay’ın nüfusu 80 milyon, yani bir Türkiye kadar!

GÜNEŞ NEREDE?
1.5 MILYARLIK bir dünyada Beşiktaş’ı tanıtmak 1 maç oynayıp dönmekle ve bir ofis açmakla olmaz. Önce kulübün her hücresinin bu işin örgütlenmesine gönüllü katılması lazım. Çin’e giden takımda olsalardı en çok
imzayı Quaresma ve Pepe verecekti. Onların yokluğunda eski Liverpoollu Babel ve Barcelonalı Adriano öne çıktı. Öne çıkması gereken bir isim de Şenol Güneş’ti zira 2002 DünyaKupası’ndaki üçüncülük ve Güney
Kore’deki teknik direktörlük kariyeri nedeniyle Uzakdoğu’da tanınan bir sima. Fakat Güneş, öne çıkmak bir yana, kendisi ve takımı Çin’de adeta görünmez kılmak için uğraştı! Bunu da başardı.

Yazının devamı...

Beşiktaş ile Efes birleşecek mi?

7 Temmuz 2017

Dün en üst düzey muhatap; Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan ile konuştum. Direkt, “Kamuyonda Beşiktaş ile Efes’in birleşmesi konusunda bir mutabakat var, ama siz direniyorsunuz Neden?” diye sordum: Özilhan, Fikret Orman ile bu konuyu resmi ve gayriresmî ortamlarda bir çok kez konuştuklarını vurguladıktan sonra, şunları söyledi:

“Ben Beşiktaşlıyım ve başarılarından son derece mutlu olan ve de keyif duyan biriyim. Ancak Anadolu Efes de basketbolda bir ekol. 40 yıldır ayakta olan bir kulüp. Avrupa’da ilk takım kupasını kazandıran, NBA’e ilk oyuncu gönderen, en çok şampiyon olan bir takım. Başarılı olmak önemli, ama biz sadece bundan dolayı mücadele etmiyoruz. Evet Ülker, Fenerbahçe ile birleşti, şimdi de Doğuş. Ancak bu birliktelikler genelde 3-5 yıllık oluyor. Sonra çekiliyorlar. Bizim 40 yıllık bir emeğimiz var. Sosyal projelerimizle de Türkiye’ye böyle daha faydalı olduğumuza inanıyoruz.”

Özilhan’ı çok zorladım, ama o “Olabileceğine dair bir söz edince insanları boşuna umutlandırmış oluyoruz. İleride ne olur, bunu söylemek zor. Ancak kısa vadede Beşiktaş ile Anadolu Efes’in birleşmesini söylemek olacak bir şey değil” dedi.

Gelelim madalyonun diğer yanına. Erkek basketbol dahil, futbol dışındaki tüm branşların yıllık maliyeti yaklaşık 50 milyon lira. En büyük kalem 25 milyon lirayla erkek basketinin. Kadın basketbol takımana ise, 10 milyon liraya yakın bir para harcanıyor. Hentbol dahil, diğer branşlar ise, sadece 15 milyon liraya dönüyor. Bu branşlar, bütçelerinin yüzde 15-20’sini İddaa’dan sağlıyor.

BEŞİKTAŞ HALKBANK OLSUN

FUTBOL dışı branşların yıllık bütçesi Pepe’nin 2 yılda alacağı para kadar. Ama popülizme gerek yok. UEFA, futbol gelirlerinin futbol dışındaki branşlara harcanmasını istemiyor.

Beşiktaş, baskette Efes’i ikna edemiyorsa başka seçenekleri masaya yatırmalı. Voleybolda Vakıfbank, Halkbank ve Ziraat Bankası gibi uluslararası alanda da başarı yakalayan kamu kulüpleri var, fakat boş tribünlere oynuyorlar. Üç büyüklerin taraftarı da takım başa oynamıyorsa maça gitmiyor. Misal, rekortmen Beşiktaş Mogaz Hentbol Takımı, 150 kişiye oynuyor! Voleybol takımları da 50 kişiye! Ama başarılı olunca (F.Bahçe Basketbol Takımı gibi) salonlar  tıklım tıkış oluyor.

Kamu kulüpleri ve üç büyükler, futbol dışında birleşmeli.

Yazının devamı...