"Kenan Başaran" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kenan Başaran" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kenan Başaran

Cuper'e Salah cezası

16 Haziran 2018

2018 Dünya Kupası aynı zamanda Arjantinli teknik direktörler kupası. 6 hocayla boy gösteriyorlar ki dün ikisi karşı karşıya geldi. Bir yanda bu topraklardan da geçen Hector Cuper diğer yanda Oscar Tabarez...

İlk devre oyunu donime etmeye çalışan taraf Uruguay’dı. Latinlerin ileri ucu da geri hattı da tecrübeli isimlerden oluşuyordu. Ama bu iki ‘yaşlı hat’ arasında bağlantı kurma görevini ise 71 yaşındaki Tabarez, 20’lik Bentancur’a vermişti. Onun yardımcılarından Nandez de 22 yaşında... Gençlere güvenen Tabarez, buna karşın istediği atak zenginliğini oluşturamadığı gibi Mısır’ın presini de kıramadı. Bu da Suarez ve Cavani’nin merkezden beslenmesini önledi.

Cuper, hemşehrisini kanatlardan oynamaya zorladı. İkinci devre, biraz daha Nandez ve Arrascaeta’ya şans veren Tabarez, 58’de yerlerine Sanchez ve Rodriguez’i kenarlara sürdü. Ama değişen çok şey olmadı çünkü Cavani ve Suarez ikilisi yalnızları oynamaya devam etti. Suarez, buna rağmen biri 46’da diğeri 74’te iki kez kaleciyle karşı karşıya kaldı ve her ikisinde de pası veren Cavani’ydi. 83’te de roller değişti ve Cavani, gole yaklaştı. Bentancur’un 2. devre daha göz alıcı oynadığını da belirmek lazım.

TiPiK ANADOLU MAÇI
Son çeyreğin ilk bölümünde topa daha fazla hükmeden Mısır’dı ama ceza sahasına girmekte zorlandı. Ve bu dakikalarda gözler Salah’ı aradı çünkü rakip geniş alanlar vermeye başlamıştı.

Oyunun son bölümündeyse Uruguay sazı eline aldı. Cavani’nin direkten dönen topu golün habercisi oldu. Sağlam orta alan örgüsüyle, “1 puanı garantiledim. Salah’ı riske etmeyeyim” düşüncesine kapılan Cuper’e de kesilen ağır ve haklı bir ceza oldu. Rusya-Suudi Arabistan maçı da futbol olarak tatmin etmedi ancak hiç değilse güzel goller vardı. Daha üst düzey oyuncular olmasına rağmen, Mısır-Uruguay maçının son 10 dakikası hariç, heyecansız; tipik bir ‘Anadolu maçı’ydı.

Yazının devamı...

Golovın için açılış maçı

15 Haziran 2018

Tarihi en kötü Rusya’sı etiketiyle sahaya çıkan ev sahibi, baskılı ve iştahlı başlayarak, 12’de de golü buldu. Rusların baskılı oyununda Dzagoev önemli bir rol oynuyordu. Onun, 24’te sakatlanıp çıkması bir soru işareti doğursa da Suudiler endişe verici değildi. Çünkü petrol zenginleri, fukara bir futbol oynuyordu. Hücuma organize çıkma çabaları, kendilerine tehlike olarak döndü her defasında.

Dzagoev’in yerine giren Cheryshev, 43’te fişi çekerken, 3 oyuncunun bir oyuncuya hamle yaptığı Suudi savunması trajkomik bir görüntü çizdi. Mücadele, gollere karşın 2. devre daha da vasatlaştı. Vasat mücadelede Rusya’nın farka gitmesini sağlayan vasatın üstündeki nadir isimlerden Golovin’di. Dünkü maç esasen ‘Golovin’in açılış’ maçıydı...

ARIKAN’DAN BÜYÜK GAFRusya’nın da dün gol pozisyonu dahi üretemeyen Arabistan’ın da 2018 macerasının grup dışına çıkması pek olası değil. Dünkü maça bakınca 48 takımlı 2026 Dünya Kupası şimdiden esnememe neden oluyor! Zira yelpaze genişledikçe kalite de düşecek. Malum futbol dahil, dünyada hiçbir şey eşit değil...

Maçın en formsuz isimlerinden biride spiker Erdoğan Arıkan’dı. Beğendiğim bir isim olan Arıkan, “Top toplayıcıların hepsi kız, o yüzden hata yapabilirler” diyerek cinsiyetçilik yaptı. Dünya futbolu kadar, dünyanın dili de, kavramları da değişiyor...

Yazının devamı...

Taraftar bile artık “ne olacak bu borç” diyor: Ali Koç Beşiktaş’ı da G.Saray’ı da değiştirecek

8 Haziran 2018

DEĞİŞİM diyerek F.Bahçe Başkanı olan Ali Koç’un ezeli rakiplerinin yol yordamını da etkilemesini bekliyorum. Koç, esasen seçimi kazanırken bile değiştirmeye başladı. Geçmiş dönemlerde başkanlar, rakipsiz girdikleri kongrelerde bile, ‘şampiyonluk garantisi’ vererek oy isterken Koç, bir efsaneye dönüşmüş rakibine karşı bile şampiyonluk garantisi vermeden oy istedi. 4 yıldır şampiyon olamayan Fenerbahçe’nin kongre üyeleri de ona tarihi bir fark yaratacak kadar oy verdi. Demek ki taraftar da delege de artık kulüplerin yapısal sorunlarının çözümünü şampiyonluğun önüne koymuş durumda.

Koç, başarılı olursa kulüplerin mali ve idari yapılarında bir değişime de liderlik edecek. Yine eskiden başkanlar da taraftarlar da yıldız transferlerinden söz ederdi. Fakat bugün taraftar dahi kulübünün borcunu harcını konuşuyor. Çünkü borç-harç yüzünden UEFA tarafından ceza alıyor, Avrupa kupalarından men ediliyor.

Haliyle kulüplerin ekonomik yapısı, artık şampiyonluk gibi, taraftarın diline düşecek kadar popüler bir mevzu...


- Ali Koç, Aziz Yıldırım’ın yıllardır protesto ettiği Kulüpler Birliği Vakfı’nın önceki günkü iftiharına katılarak, ‘kavgacı söylem’e de son noktayı koydu.

TÜKETEN KULÜP YÜREMEZ

- Kulüplerin mali durumunu ülkenin genel ekonomik yapısından bağımsız düşünemeyiz. Diğer yandan bu koltuklara talip olan veya halihazırda oturanlar, ‘tüketen’ değil, ‘üreten’ veya en azından ‘elindekinin verimini artıran’ bir yapıya geçmek zorunda. Bakın iki sezondur transferde ortalığı sarsan Beşiktaş’ta yaprak kımıldamıyor bu sezon! Niye? Çünkü en önemli kaynaklardan biri olan Şampiyonlar Ligi gelirinden mahrum oldu. Halimiz bu işte. Hazır para varsa işler yolunda, yoksa....

Kulüpler banka faizi ödemekten kurtulmalı. Faizden kurtulmak şampiyonlukla eşdeğer.

Yazının devamı...

Terim’in en büyük yardımcıları Kocaman ve Güneş’ti

25 Mayıs 2018

2008’de son 6 haftada Feldkamp gitti ve takımı altyapı hocası Cevat Güler, sahaya çıkardı.  2014-15’in sezon öncesi planlamasını Mancini yaptı, sezonu Prandelli açtı, şampiyonluğu Hamzaoğlu aldı. Tüm bunlar olurken başkanlık da 3 kez el değiştirdi: Aysal-Yarsuvat-Özbek.

Mustafa Denizli’nin de söylediği gibi, bu kaotik dönemlerde en büyük avantaj takımın şampiyonluktan kopmamış olmasıydı.

Elbette, ama bu değişimler ters tepip, takımı yarıştan da kopartabilirdi. G.Saray’daki bu mevzular Beşiktaş ve F.Bahçe’de yaşansa şampiyon olmaları zordu. Ki F.Bahçe, daha haziran başında yapılacak kongreden bile etkilendi.

Fatih Terim’in en büyük yardımcıları ne Hasan Şaş ne de Ümit Davala idi. Onun iyi yardımcıları Aykut Kocaman ile Şenol Güneş’ti. Bu ikili sezon boyunca birbiriyle uğraşırken Terim, ne penaltı, ne ofsayt, ne taç ne de hakem tartışmasına girdi. Kocaman, son düzlükte gerçek rakibin Beşiktaş olacağı varsayımıyla hareket etti ve o yüzden üzerinden haftalar geçse de 3-1’lik lig derbisinde 3. gol öncesi Cüneyt Çakır’ın faulü çalmadığını ve böylece ikili averaj avantajının Beşiktaş’a geçtiğini söyleyip durdu.

GÜNEŞ’İN AYARLARINI BOZDU AMA

- Beşiktaş’ın şampiyon olmayacağı anlaşılınca Kocaman, rotayı G.Saray’a yeniden çevirdi. (Oysa bu arada kırılma maçı olarak gösterilen Alanya-G.Saray maçının hakemleri tartışılsa da Kocaman, bu topa pek girmedi) Evet, yeniden diyorum çünkü Kocaman, ligin ilk yarısındaki puan farkını ‘suni’ olarak niteleyip iyi bir hamle yapmıştı. Süreç de onu haklı çıkardı ama mühim olan 2-3 puanlık ‘organik fark’ı kapatmaktı. Kocaman rakiplere aşırı odaklandı. Kendi beyanıyla, F.Bahçe tarihinde olmadığı kadar bireysel hatadan gol yiyordu. O vakit, “Her ne ararsan önce kendinde ara” diyen Hacı Bektaş-ı Veli’ye kulak vermeliydi evvela.

Yeni transferlerden istediği katkıyı alamaması ve Cenk’in ayrılığı Şenol Güneş’i çok hırpaladı. Yine de G.Saray derbisine ‘şampiyonluk’ şansıyla çıkabildi. Lakin bu kağıt üstündeydi çünkü kupa maçını ligin önüne taşıyarak, stratejik bir hata yaptı. Derbiye çıktıklarında Güneş’in de oyuncularının da kanı çekilmişti. Hasılı Kocaman’ın ayarlarını bozmasına müsaade etti. Ligin son maçında dahi Güneş, kupa maçına dair soruları yanıtlıyordu. Dilerim ki kupaya dair son kez konuşmuştur. Mevzuyu gelecek sezona da taşırsa şimdiden “Beşiktaş’a geçmiş olsun” derim. Güneş, yeni bir ’96 sendromu’na tutulmamalıdır.

Dediğim gibi,

Yazının devamı...

Sezon özeti: Talisca sunar

20 Mayıs 2018

Çünkü iki sezonda elde edilen tecrübeyle Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi ön elemesini geçip gruplara kalabileceğini düşünüyordum. Ne var ki kupada F.Bahçe ile oynanan yarı final maçları ligin önüne çıkarılınca, şampiyonluk da ikincilik de gitti. Beşiktaş, G.Saray derbisine şampiyonluk maçına çıkar gibi değil, lige havlu atmış bir havada çıktı. Şunu kabul etmeli: Beşiktaş zihinsel olarak şampiyonluktan çok daha önce uzaklaşmıştı.

Devler Ligi’ni mecburen öne çıkarması ve tarihi başarı haliyle ligi sekteye uğrattı. Rakiplerin büyük puan kayıpları Beşiktaş’ı yarışta tuttu. “İstediğim zaman lige el koyarım” rahatlığı da zamanla bir handikapa dönüştü. Daha sezon başında Fikret Orman’ın “Üst üste 3. şampiyonluğumuz istenmiyor”  açıklaması da duygu kırılması yarattı. Dün 4 takımdan üçü şampiyonluk, Beşiktaş da 2.’lik ihtimali için sahaya çıktı. En zayıf ihtimal Kartal’ındı.

‘ESAS GOLCÜ’

Sivas maçı Beşiktaş için sezon özetiydi: Talisca sunar..  Geçen sezonun yardımcı golcüsü Talisca, Negredo ve Love, esas işlerini yapamayınca takımın en golcüsü oldu. Oysa esas golcü, Talisca’dan 1 fazla bile atmış olsaydı Beşiktaş, bugün yine zirvede olacaktı. Cenk Tosun kasada kazandırdı ama sahada yeri doldurulamadı. Dün 3 gol atan Larin, şu aşamada ‘umut veren golcü’ kıvamında. Yeni sezona esas bir golcü şart.. Kaldık ki artık Talisca da olmayacak.

MAÇIN ADAMI

Beşiktaş ile son maçına çıktı. Geçen sezonun üzerine koydu. Nöbetçi golcü oldu. Sadece dün akşamın değil tüm sezonun en iyi siyah beyazlı futbolcusu oldu. Özlenecek.

Yazının devamı...

GENÇLER'DE BİR GARİP İŞLER

18 Mayıs 2018

Oğul Murat Cavcav’ın da klasik ‘babalar ve oğullar sendromu’ yaşaması muhtemeldi, öyle de oldu. Oyuncu transferinde babası kadar mahir olamadı ama teknik direktör değişikliğinde aratmadı. Misal sezona Ümit Özat ile girdi, 4 maç sonra Mesut Bakkal geldi ve 8
maç sonra yine Ümit Özat...
İlhan Cavcav 22 Ocak’ta öldükten sonra tek soru vardı akıllarda: “Gençlerbirliği’ne ne olacak?”...
Yaklaşık 40 yıl kulübü yöneten İlhan Başkan’ın boşluğu nasıl dolacaktı? 18 Şubat’ta yeni başkan seçildi: Murat Cavcav.
Bu kongre öncesi ilginç bir şey de oldu: Kulübün 900 civarındaki üye sayısı 1550’ye çıktı.
Murat Cavcav, seçime rakipsiz girdiği halde yeni üyeler kaydetti. Bu üyelerin de Şanlıurfa’daki bir aşiretten ve Cavcav Ailesi’nin
Mersin’deki şirketlerinin çalışanlarından sağlandığı iddia ediliyor!

AŞİRETTEN ÜYELER

Yazının devamı...

Orman transferde devrim yapmalı

11 Mayıs 2018

İLK Fikret Orman yönetimi  2012-13’de Samet Aybaba ile başlayıp Bilic ile devam eden süreçteki transfer politikasıyla 2 yıl üst üste yaşanan şampiyonluğun temellerini attı. ‘Gurbetçi+tecrübeli yabancı yıldız’ formülü, bu sezonu da katarak, başarılı oldu. Nihayetinde Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi’nde tarihi bir başarıya ulaştı. Son 2 haftada Devler Ligi bileti alabilirse, bu sezonki başarı şampiyonlukla eşdeğer olur.

Diğer yandan siyah beyazlı kadronun aşı zamanı geldi. Hem de güçlü bir aşı olması lazım. Mevcut kadroda çok süre alan 12 futbolcu 30 yaş ve üstü. Bunların içinde bir tek Fabri’yi ayırabiliriz, malum kaleci için 30, yaşlı sayılmaz.

Elbet bu isimlerin içinde 20’lik gençlerden daha çalışkan ve güçlü oyuncular da var. Misal, Medel ve Babel...

Lakin yine de önümüzdeki sezonlar için yeni bir omurga oluşturmak için bu sezon ‘Come to Beşiktaş’ konseptinde gençlik tonunun ağır olmalı.

Son G.Saray-Beşiktaş derbisine giden Mircea Lucecsu, ilk 11’de milli takımda oynatabileceği tek bir isim göremedi. Tek ‘yerliTolgay Arslan’dı ama onun da milli takımda oynama hakkı bulunmuyor.

‘YABANCI KARŞITLIĞI’ BAŞLAYACAK

- Euro 2020 elemeleri başladığında yabancı tartışması yine ısıtılacak ve ‘sınırlayalımcılar’ın sesi daha da yükselecek. Haliyle ani bir kararla yabancıya sınır konabilir. Geçmişte örneklerini gördük. Belki bu uygulamaya yeni sezonda da geçilebilirdi fakat çok sayıda oyuncu ile yapılmış uzun vadeli kontratlar nedeniyle kulüplerin beli büküleceği için mevcut uygulama sürüyor.

Bence bu konuda nasıl bir politika izlenecekse şimdiden açıklansın ve kulüpler de ona göre pozisyon alsın.

Yazının devamı...

Gelecek tribünde

8 Mayıs 2018

Şu soruların cevabı 3 puandan daha önemliydi:

1- Taraftar tribünleri dolduracak mı?

2 -Küfür edecek mi, etmeyecek mi?

Türkiye koşullarına göre seyirci iyi, kümede kalmaya oynayan bir Premier Lig ekibine göreyse düşüktü! Ve ne yazık ki ilk devre küfür edildi. Beşiktaş’ın geleceği ikinci devredeki tribündür.

Çünkü Beşiktaş, sadece sahadaki takımın kazanmasına endeksli kültürle yürüyemez. Diğerleri de...  2 milyar borcu olan kulüpler, yarıştan koptuklarında da dolu ve küfürsüz tribüne oynama kültürünü yerleştirmeli.

Haksızlığa uğradığını düşünüyorsan bile ancak bu kültürle karşı koyabilirsin. Mevcut kültür, sizi aksine daha da aşağı götürür.

Maça gelirsek.. Kayseri oyunu kendi sahasında kabul edip, Beşiktaş’ın hücuma çıkarken top kaybetmesini kolladı. Bu taktik en az 3 net pozisyon da sağladı.

Eski iştahında olmasa da kazanmayı isteyen Beşiktaş, klas farkıyla 2-0 önde girdi devre arasına. Adriano’nun golü ilginçti, çünkü Kayseri hücuma çıkan Beşiktaş’ı gafil avladı ama atağı sonuçlandıramayınca bu kez dönüşünde golü yedi. Bir nevi kendi silahıyla vuruldu.

Yazının devamı...