GeriKenan BAŞARAN Abdullah Avcı aşırı doz mu verdi?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Abdullah Avcı aşırı doz mu verdi?

Beşiktaş’ta fırtına öncesi bir sessizlik yaşanıyor. Transfer sayısı, hazırlık maçları ve sakatlıklar... Eldeki oyuncular hâlâ kalburüstü. Temel sorun yıpranmış kafalar. Abdullah Avcı, onların tozunu almalı.

 Şu ana kadar 3 transfer yapıldı ve 3'ü de gösterişsiz ama işlevsel görünüyor. Genç Rıdvan Yılmaz’a güvenilmesini isterim. Teknik heyet bu kanıda değilse o zaman Caner’i bile kesecek birini almalı. Burak Yılmaz, sezon boyuncu sakatlıklar yaşayabilir. O bölgede Güven Yalçın ve Umut Nayır ve bir de genç Oğuzhan Akgün var. Ben Güven, Umut ve Oğuzhan’a da güvenilsin derim. Malum, kulüp kasası artık bankada...

NEDEN REVİRE DÖNDÜ?

Avusturya’daki maçlarda değil galibiyet, gol dahi atılamadı. Savunma evlere şenlik. Takımın en tecrübeli isimlerinden Vida’nın bireysel hataları dikkat çekiciydi. Avcı sistemine adaptasyonun sıkıntıları olarak bakılabilir alınan sonuçlara. Ama 4 maçtaki kaba tablo şu: Çok rahat gol yiyen ve gol pozisyonu üretemeyen bir Beşiktaş... Skorlar önemli değil, fakat Avcı’nın eli de henüz takıma değmiş görünmüyor. Hazırlık kampında mesafe alınamamasının temel nedeni de sakat oyuncuların çokluğuydu. Çoğu as oyuncu olmak üzere 10’dan fazla sakatlık yaşandı. Bu konuda şaşırdığımı belirtmek isterim. Bilimsel verilere önem veren Avcı, illa ki her oyuncunun verilerine baktı. Peki buna rağmen bu kadar sakatlık neden yaşandı? Sakatlıkların büyük bölümü adaleye bağlı. Bu durumda şu seçenekler var: ·

1-Avcı’nın yükleme modeli ve uyguladığı doz sakatlıklara neden oldu.

2-Şenol Güneş, bu takıma çok fazla yükleme yapmıyordu.

3-Maç günü dahi idman yapılması oyuncuları zorladı.

4-Oyuncular bireysel olarak kendilerine iyi bakmıyor. Sakatlık mevzusuna Avcı bugün düzenleyeceği basın toplantısında mutlaka açıklık getirecektir. Bence daha önce genel bir bilgilendirme yapmalıydı. Böylece spekülasyonların da önüne geçilirdi. Şeffaflık zayıflık değil, güçtür.

FALCAO BİR HAGI OLMALI, YOKSA...

Galatasaray, alırsa Falcao’ya, primdi şuydu buydu derken yıllık 7 milyon Euro ödeyecek. Ayağı topa değmeden 5 milyon Euro’luk garanti parası hesabına yatacak: Para peşin, yuvarlak meşin! Borç yapılandırmasına giden G.Saray, bu parayı gözden çıkardığına göre Kolombiyalı’dan bir Hagi etkisi bekliyordur. Ya da beklemeli. Şampiyonlar Ligi’nden çeyrek finalden aşağısı kabul edilemez. 13 milyon Euro'ya alınan Diagne’nin toplam maaşı da 10.2 milyon Euro. 3 yıllık imza atması beklenen Falcao’nun maliyeti 21 milyon Euro. Gelinen noktada 3 milyon Euro bonservis ödemesi de söz konusu. Diagne satılamaz ve Falcao da alınırsa son 8 ayda santrfora harcayacağı para 47 milyon Euro’yu ulaşabilir! Hasılı Falcao’nun G.Saray’da tarih yazmalı. Yoksa Mustafa Cengiz durumu açıklayamaz...

YUSUF İÇİN AĞAOĞLU ÇOK HAKLI

Yusuf Yazıcı’nın Trabzon'dan ayrılmasını en iyi başkan Ahmet Ağaoğlu tarif etti: “İçime kan damladı. Başlayan hikâyemiz tamamlanmadan başrol oyuncusu gitti” dedi. Kişisel olarak gitmesi için bir çok haklı sebebi olabilir. Yusuf’un hedefi Lille değil, biliyoruz. Lille’i bir aktarmalı uçuş noktası olarak görüyor. Yine de yaşı, onun bir yıl daha kalmasına olanak veriyordu. Trabzonspor’u tarihi bir eşikteyken bıraktı. Parası ne kadar güzel olursa olsun, kendi mahallesinin çocukları üzerinde yükselen yeni Trabzon’un şampiyon olması kadar değerli olamaz. “Duygusallıaşma” diyorsanız, İtiraz ederim. Eksiğimiz bu. O çok ses getiren forma tanıtım videosunu mesajı neydi? Çetin Cem Yılmaz, Spor Arena Plus’ın bu ayki sayısında çok güzel özetliyor: “Çocuklar, futbolcuları sever. İşin aktörü, kahramanı topçulardır. Nasıl 7 yaşındaki çocuk sinemayı afişteki oyuncular sayesinde tanırsa; futbola da futbolcular sayesinde aşık olur. Kulüplerinden medyasına kadar herkesin üzerine kafa yorması gereken konu bu...” Çocuklar Yusuf’u seviyordu, bonservis parasını değil...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle