"Güler Bilgen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güler Bilgen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Güler Bilgen

Alparslan Mahallesi kütüphanesini yenilemek için destek bekliyor

20 Ocak 2009
Mahalle Muhtarı İbrahim Varol, "1987 yılında yapılan yazın sıcaktan, kışın yağmurdan etkilenen prefabrik kütüphaneden 12 binin üzerinde öğrenci yararlanıyor. Vatandaş kendi çabalarıyla bakımını ve onarımını karşılıyor. Duvar sıvaları dökük kütüphanede 20 yıllık masa ve sandalyeler ve bulaşıcı hastalıklara davetiye çıkaran tuvaletler bulunuyor. Defalarca yetkililere yaptığımız müracaatlar cevapsız kaldı. Eğitime katkı ve bağış yapan kişi ve kurumların desteğini bekliyoruz’’ şeklinde konuştu.

Pazar yerimiz bataklık gibi

Pazar yerindeki esnafın ve vatandaşın sıkıntısını da değinen Varol, "Pazar yerimiz bir bataklığı andırıyor. Pazar esnafı ürününü koyacağı tezgah bulamamakla birlikte sağlıklı olmayan bu tutumdan son derece şikayetçi. Kapalı pazar yeri sözü veren yetkililerden hala bir ses yok.’’dedi. Mahallede 1620/10 sokak ve 1620/16 sokağın kesiştiği yolun eğilimli ve rampa olduğunu da belirten Varol, ’’Bu noktadan geçen araçlar, devrilme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyorlar. Her an bir kazaya sebebiyet verilebilir. İzbeton’a yaptığımız müracaatlar sonuçsuz kaldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun bu köşeden dikkatini çekmek istiyoruz’’ dedi.

Trafik bir anda arttı tehlike kol geziyor

İZMİR’in Çiğli Semti’nde trafik yoğunluğuna dikkat çeken okuyucumuz Halil Katar, "Büyükşehir Belediyesi’nin altgeçit çalışmaları nedeniyle İstasyon Altı Mahallesi’nde alternatif güzergah oluşturuldu. Burada trafik yoğunluğu bir anda arttı. Artık çoğu zaman, vızır vızır ilerleyen araçlar nedeniyle karşıdan karşıya bile geçemiyoruz, tehlikeyle burun buruna geliyoruz. Üzücü bir kaza yaşanmadan önlem alınmasını istiyoruz.’’ diyerek yetkilileri bu konuda göreve davet ediyor.

Trafik polisleri çok duyarsız

TRAFİK polislerinin kaba davranışlarından yakınan Bilge Pervanlar adlı okuyucumuz, "Güzelbahçe’den Narlıdere istikametinde seyrederken, trafik polisleri emniyet kemerini niçin takmadığımı sordu. Ben de göğüs ameliyatı olduğumu, emniyet kemeri dikişlerin üzerine geldiği için takamadığımı söyledim. Ancak polis memuru bu gerekçemin mazeret olamayacağını bildirdi ve ceza yazdı. Polis memurlarının duyarsız ve acımasızca bu tavırlarını hoş bulmuyorum’’ diyerek rahatsızlığını dile getirdi.
Yazının devamı...

Ali Reis Mahallesi’nin yolu ne zaman yapılacak

13 Ocak 2009
Mahallede aydınlanma sorununa da dikkat çeken Karatay, "971, 969 ve 793 numaralı sokaklarda, lambaların yanmaması nedeniyle mahalleli tedirgin. Sorunu TEDAŞ yetkililerine bildirmemize rağmen aylardır bir gelişme yok" diye konuştu.

Sorunlar bitmedi

Mahallede pekçok sorunun hala çözüm beklediğini de dile getiren okuyucumuz Aslan Kaya ise, "Özellikle bazı cadde ve sokaklarda ya kaldırım yok, ya da çok dar. 510 Sokak’a bir türlü yaya yolu yapılmadı. Herkes zorunlu olarak araçların arasından yürüyor, kaza tehlikesi yaşanıyor. Karafatma Parkı’nın alt bölümü bakımsız. Yol kenarları da moloz ve çöp dolu. Belediyeden yardım istiyoruz" diyor.

Doğalgaza biz ne zaman kavuşacağız

Bahçelievler Cevdet Bilsay Caddesi’nde oturan Selen Tutar adlı okuyucumuz, bölgelerine gelmesi beklenen doğalgazın akibetini merak ettiklerini belirterek, "İki yıldır bekliyoruz, ancak hiçbir gelişme olmuyor. Dağıtıcı firma İzmirgaz’ın yetkilileri, 2008 kışında doğalgaz kullanabileceğimizi söylemişti. Şimdi ise 2009 programına alınabilmesi için Büyükşehir’e müracatta bulunuldu. Bu belirsizlik daha ne kadar sürecek?" diye soruyor

Yağmurla birlikte yollar geçilmez oldu

Nurten Moralı adlı okuyucumuz, son yağmurlarla birlikte köstebek yuvasına dönen yolların durumuna dikkat çekerek, ’’Neredeyse tüm semtlerde özellikle asfaltla kaplı olan cadde ve sokaklarda, derin çukurlar oluştu. Bunun bir örneği de İnciraltı 88 Sokak’da sergileniyor. Çukurlar sürücülere zor anlar yaşatıyor, araçlara da zarar veriyor. Büyükşehir’i ve İZBETON’u defalarca kez aramamıza rağmen sonuç alamıyoruz’’diyor.

Kaldırımlarda yürüyecek yer yok

İZMİR’de kaldırım işgallerine isyan eden Erol Akıncı adlı okuyucumuz, "Buca’da yaya yolları yürünmeyecek durumda. Esnaf, işyerlerinin önünü kendilerine aitmiş gibi görüyor. Sadece tezgahlar değil, buzdolapları içinde tavuk pişirilen fırınlar ve daha neler var. Kaldırımlarda olmaması gereken ne varsa bulmak mümkün. Belediye ise nedense birşey yapmıyor, görevliler sadece seyretmekle yetiniyor" dedi.

Benzer sorunla Hatay semtinden hattımızı arayan Gülcan Çağlar ise, "Bayramyeri ile Hakimevleri arasında kaldırımlar hep işgal ediliyor. Bir yandan esnaf bir yandan da seyyar satıcılar, yaya yollarını geçilmez yapıyor. Zaten bakımsız olan tümsek ve çukurlarla dolu kaldırımlarda bir de işgal olunca nereden yürüyeceğimizi şaşırıyoruz. İlgili kuruluşlar bu işgale son versin" diyerek gerekli bakım ve onarım çalışmalarının da artık başlatılmasını istiyor.
Yazının devamı...

Doğançay Mahallesi sağlık ocağı istiyor

6 Ocak 2009
Tabiat zenginlikleriyle dolu bir mesire yeri. Bu cennet köşesine yeterince hizmet getirilemediğini ve bir çok projenin yarım kalmasından son derece dertli olduklarını belirten Mahalle Muhtarı Utku Kapancı, sıkıntılarını şöyle özetliyor:

"Yöre halkı geçimini arıcılık, zeytincilik ve üzüm üretiminden sağlıyor. Bu üretime bağlı olarak da şarapçılık gelişiyor. Ayrıca, arıcılık için kavanoz tesisinin yeri belirlenmiş olmasına rağmen yeni imar planı bekleniyor. Dere yatakları ıslahı, meydan düzenlemesi ve 2 kilometrelik boru ishale hattının yarım kalmasıyla, mahallemizin sosyal tesisleri ihmal edildi. Mahallemizde sağlık ocağı bile bulunmuyor. Hastalarımız Karşıyaka’daki sağlık ocaklarına gidiyor."

Kapancı, özellikle gençler için spora yönelik hiçbir tesisin bulunmadığını da belirterek, bu sorunlara acil çözüm getirilmesini istediklerini vurguladı.

Apartman altındaki LPG tüpü satışı kabus gibi

Hatay İnönü Caddesi, 478 numaralı Gökhan Apartmanı sakinleri, zemin katlarında LPG tüplerinin satışının yapılmasından büyük endişe duyuyor. 30 daireli apartmanda yaşayanlar korku içinde olduklarını belirtirken, çevre apartman sakinleri de hem yığılı tüplerden hem de tüp yüklü kamyondan tedirgin olduklarını söylüyor. Apartman sakinleri sıkıntılarını şöyle dile getirdi:

"Apartmanımızın zemin katında ’Su satış bayi’ olarak açılan bu işyeri LPG tüp satışı da yapıyor. Ancak, işyerinin içine ve dışına LPG tüplerini yığması yetmiyormuş gibi, bir de apartman önüne LPG yüklü kamyonunu park ediyor. Kimse apartman önünde aracını durdurup eşya ve mal indiremediği gibi yükleyemiyor da. Çünkü, aracını bırak, bak başınıza ne geliyor. Semt sakinleri olarak bu tüplerin ve kamyonların buradan kaldırılmasını istiyoruz."

Kazılan sokak üç aydır asfaltlanmadı

Konak Gültepe, Millet Mahallesi 2579 Sokak sakinlerinden Hasan Küre adlı okuyucumuz, "İZSU su ve kanal işleri yaptı. Sokağımız üç ay önce kazıldı ve toprakla doldurularak iş tamamlandı. Şu anda sokağımız öyle rezil bir durumda ki, araçlar çukurlaşan yerlerden kaçayım derken kaza yapıyor, yayalar ise çamur ve pislik içinde kalıyor. Sokağın bir ucunda TANSAŞ, diğer ucunda bir okul var. Asfaltlanmasını istiyoruz" diye dert yanıyor.

Hız kesiciler tekrar yerleştirilsin

İzmir’in Karabağlar İlçesi’nden arayan okuyucumuz Ahmet Tekin, hız kesicilerin önemine dikkat çekerek, "Dostluk Bulvarı’nda daha önce hız kesiciler vardı. Sürücüler burada sürat yapamıyordu. Ancak bu yükseltiler kaldırıldı. Şimdi tehlike kol geziyor. Her gün çok sayıda öğrencinin kullandığı yolda üzücü bir kaza yaşanacak diye korkuyoruz. Yetkililerden tekrar yerleştirilmesini, olası kazaların önüne geçilmesini istiyoruz" diyor.
Yazının devamı...

Bozyaka Mahallesi okul istiyor

30 Aralık 2008
Nüfusu 13 binin üzerinde olan Bozyaka Mahallesi’nde halen bir ilköğretim okulunun olmadığından yakınan Kömür, "En öncelikli sıkıntımız okul. Çocuklarımız her gün komşu mahallelerdeki okullara gidip geliyor. Aynı şekilde 13 binin üzerindeki nüfusumuza rağmen mahallemizde bir pazar yeri halen yok. Kamulaştırılması tamamlanan ve projesi hazırlanan kapalı pazarın yapımına başlanmasını istiyoruz" dedi. Mahallede, elektriklerin yetersiz olduğunu ve çöplerin zamanında alınmamasından da dert yanan Kömür, Konak Belediyesi’ne bağlı çoğu mahallelerde çöpler her gün alınıyor, bazı mahallelerde haftada iki veya üç gün alınıyor. Bu belediyenin uygulamış olduğu çifte standardın ortadan kaldırılmasını istiyoruz" diye konuştu. Mahallede kapalı otobüs duraklarına da ihtiyaç duyduklarını söyleyen Kömür, Eskiizmir Caddesi üzerinde park eden araçların trafiği engellediğini ve tehlike yarattığını belirtti. Muhtar Kömür, yetkililere sorunları dilekçe ile bildirmelerine rağmen bir sonuç alamadıklarını söyledi.

Üç yıldır sokak  çamura mahkum

Buca’dan arayan okuyucumuz Bilal Ateş, "Yıldız Mahallesi 200/70 Sokak tüm girişimlerimize rağmen bugüne kadar ne asfaltlandı ne de buraya kilit taş döşendi. Üç yıl içinde belediyeye defalarca başvurduk, ancak sonuç alamadık. Yağmurların yağmasıyla birlikte yine çamura mahkum kaldık. Ortalık berbat durumda, yürümekte zorlanıyoruz. Yaz aylarında da toza boğuluyoruz. Yetkililer bizleri düşünmüyorsa, bari okula giden çocuklarımızı düşünsün" diyor.

Acil çözüm

Yine benzer sorunla aynı ilçeden arayan Güngör Toksöz adlı okuyucumuz da, "206 Sokak’ta 4/42 ve 44 numaralı binaların önü toprak. Yağmur yağdığı zaman çamur oluyor, yürümek imkansız hale geliyor. Hem ilçe, hem de Büyükşehir Belediyesi’ne defalarca başvurduk. (Bizi bu durumdan kurtarın, ortalık pislik içinde) dedik. Ancak ne yaptıysak başarılı olamadık. Yetkililerin burayı görmesini ve acilen çözüm getirilmesini bekliyoruz" şeklinde sıkıntıyı dile getiriyor.

Parkın tam ortasına trafo mu kurulur?

Nurten Yalın adlı okuyucumuz, "Güzelyalı Parkı’nda hepimizi şaşkına çeviren gelişme oldu. Yeşil alanın tam ortasına trafo yerleştirildi. Burası çocukların oyun oynadığı, büyüklerin de oturup dinlendiği, nefes aldığı bir mekandı. Trafo için başka yer bulunamadı mı? Çalışmaların durdurulması için imza toplayıp, Konak Belediyesi’ne teslim ettik. Ancak tüm girişimlerimize rağmen engelleyemedik" diyerek parka trafo istemediklerini söylüyor.

İtfaiye ve ambulans  bu sokağa giremez

Uğur Civelek adlı okuyucumuz, kaldırım genişletilme çalışmalarıyla yolların işlevsiz hale getirildiğini belirterek, "Bostanlı’da belediye ekipleri, çalışma gerçekleştirdi. 6352 Sokak’a da kilit taş döşendi, kaldırımlar genişletildi. Dar olan yol iyice geçilmez hale getirildi. Otomobiller park edilince geniş araçlara yer kalmıyor. Yetkililer, hem park ihtiyacını, hem de yangın, hastalık gibi durumları neden gözönünde bulundurmadan yolları daraltıyor" diye soruyor.

Park edilmesin diye yolu kapatıyorlar

Turan Akkaş adlı okuyucumuz, Hatay’da Hava Hastanesi karşısında bazı işyerlerinin önünün işgal edildiğine dikkat çekerek, "Belediyeye ait plastik çöp konteynerlerinin içi betonla doldurularak yol kenarlarına bırakılıyor, şirket araçlarına yer açılıyor. Başkalarının buraları park etmesine ise izin verilmiyor. Buna ne hakları var?" diye soruyor. Belediyenin hem konteynerlerine sahip çıkması, hem de işgale son vermesini istiyor.

Seçim kampanyalarıyla çevre kirletilmesin

Çevreciler, siyasi partiler, aday adayları ve adayların, seçim kampanyaları boyunca çevreyi kirletmemesini, görüntü ve ses kirliliğine yol açacak davranışlardan kaçınmalarını istedi. Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği Genel Başkanı Mustafa Göktaş, hattımız aracılığıyla siyasi partilere şöyle sesleniyor: "Seçim yaklaştıkça, büyük bir görüntü kirliliği ortaya çıkıyor. Bu konuda önlem alınmalı. Zaten şehirlerde yeterince bilboard ve raket ile otobüs duraklarında afiş asılacak yer var ve onlar yeterince çevrede görüntü kirliliği yaratıyor. Ayrıca bez afişlerle yol ortalarına, çiçekliklere, kaldırımlara, çöp bidonlarına, duvarlara, trafolara, direklere, ağaçlara, okul duvarlarına, kamunun malına, kamunun ortak kullandığı alanlara afiş ve benzeri propaganda malzemesi astırılmasın. Lütfen bu yıl seçim atmosferi içinde görüntü, ses ve çevre kirliliğine neden olan propaganda çalışmalarına müsade edilmesin. Seçim kurulları da olaya el atmalı. Çevre ve Orman Bakanlığı yetkilileri de bu kirliliğe izin vermemeli."
Yazının devamı...

Mahalledeki durak bir gecede yok oldu

23 Aralık 2008
Otobüsler yetersiz

Konak istikametine otobüs olmaması nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını belirten Yılmaz, "Mevcut otobüsler de çok seyrek geçiyor. Bir de durağın kaldırılması mahalleliyi çileden çıkardı. ESHOT Genel Müdürlüğü’ne ve Büyükşehir Belediyesi’ne bir çok kere dilekçe verdik, ama cevap alamadık. Sorunlar bunlarla da bitmiyor. Başıboş köpekler tedirgin ediyor. Çocuklar okula tek başına gidemiyor" diye dert yandı.

Çocukların oynayabileceği park ve bahçelerin yetersiz olduğunu da dile getiren Yılmaz, "Yürüyüş yollarının, oturma alanlarının, fitness aletleri ve çocuk oyun grubunun olduğu bir parka ihtiyacımız var. Ama maalesef belediyeden yeterince yararlanamıyoruz" dedi.

Güzelhisar ’ın OSB feryadı

İZMİR’in Aliağa İlçesi’nde verimli tarım arazileri, ilçenin içme suyu havzası ve zeytinlik alanları içine alan Güzelhisar Köyü Elbirdi Mevkii’ne, Dökümcülük Organize Sanayi Bölgesi kurulması yönündeki girişimlere yöre halkı sert tepki gösteriyor.

Güzelhisar Köyü’nde oturan okuyucumuz Ahmet Bayındır, dökümcülerin verimli tarım arazilerini mahvedeceğini belirterek, bir an önce yanlış karardan dönülmesini istiyor. Dökümcülerin yakındaki Aliağa Organize Sanayi Bölgesi’ne yatırım yapmak yerine, tarım arazilerine göz dikmesine izin verilmemesini isteyen Bayındır, şunları söylüyor: "Biz köylüler Aliağa’ya fabrikaların taşınmak istenmesine karşı değiliz. Aliağa sanayi şehri ve bu gibi tesislerin kurulması için ayrılmış bölgeler var. Biz bu bölgenin demir çelik fabrikalarının bulunduğu bölgeye ya da Aliağa Organize Sanayi Bölgesi içine kurulmasını istiyoruz. Bizler topraklarımızı, çevremizi, havamızı vermemeye kararlıyız. İkinci bir Bergama vakası yaratılmasın" diyerek tepkisini gösterdi.

Kuruyan çam ağaçları budansın

Güliz Başarır adlı okuyucumuz, bulvarlardaki kuruyan çamların hem kötü bir görüntü oluşturduğunu, hem de çevreye yaydığı polenlerle sağlığı tehdit ettiğini belirterek, "Üçkuyular’da Gürsel Aksel Bulvarı üzerinde oturuyorum. Mithatpaşa’dan İnönü Caddesi’ne kadar kökleri dışarda, çevreye zarar veren kötü çamlar var. Arabaların motorlarının içi çam iğneleriyle doluyor. Belediyeye ve muhtarımıza söyledik, bugüne kadar bir önlem alınmadı. Bu çamlar kuruduğu zaman evlerimizin içi çam tozları ile doluyor. Pislikten ve polenleri solumaktan kurtulmak istiyoruz" diyerek ağaçların budanmasını istedi.

Sarnıç’a 553 ve 278 seferleri artırılsın

Gaziemir Sarnıç Beldesi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışan Emrah Kamil Baltacı adlı okuyucumuz, otobüs seferlerinin azlığına dikkat çekerek, "Beldemize sefer yapan 553 ve 287 numaralı otobüsler hem çok bakımsız ve eski hem de sefer sayıları çok az. Haftanın belirli günlerinde Balçova’da otobüse biniyor ve Üçyol’da iniyorum. Şayet geç kalırsam en az yarım saat Sarnıç otobüsünü beklemem gerekiyor. Bu güzergahın sefer sayıları artırılamaz mı? " diyerek Sarnıç mahrumiyet bölgesi mi? diye soruyor. Baltacı, "Burada yaşayan insanlar hizmetlerden muaf tutuluyor. Buraya da yeni otobüslerden verilsin" diyor.

TEDAŞ masal anlatıyor

Mimkent’te oturan okuyucumuz Mehmet Dinckan, elektrik kesintilerinin bezdirdiğine dikkat çekerek, "Bir süre önce bölgemizde güçlendirme çalışmaları yapıldı. Son bir ay içinde özellikle akşam saatlerinde 20-30 dakika süren elektrik kesintileri yaşıyoruz. 186’ya ulaşmak olanaksız. Ulaştığınızda da "Çocuklara masal" programı benzeri ilgisiz yaklaşımlarla karşılaşıyoruz" diyerek TEDAŞ’ın halkı oyalama politikasından vazgeçmesini istedi.

Birilerinin canı yanmasın

İzmir Hatay’dan arayan okuyucumuz Dilber Güzel, "İnönü Caddesi metro çalışmaları nedeniyle kabus yoluna döndü. Araçların durmadan ilerlemesi için çoğu yerde trafik lambaları iptal edildi. Ancak bu kez de karşıdan karşıya geçmek imkansız hale geldi. Araçların arasında canımızı tehlikeye atarak cambazlık yapıyoruz. Başka bir tedbir alınmalı. Yetkililer birilerinin canının yanmasını beklemesin" diyor.
Yazının devamı...

Küçükada Mahallesi metro istasyonu istiyor

16 Aralık 2008
Ulaşım sıkıntısı yaşanan mahallenin, metro projesinde dışlandığını ve ihmal edildiğini belirten Mahalle Muhtarı Ünal Karakaya, "Mahalleli sonuna kadar ulaşım hakkını aramaya kararlı. Devlet Demir Yolları bu güzergahı belirlerken Küçükada İstasyonu’na yer vermemiş. Bu proje yapılırken uzmanların nüfus yoğunluğunu dikkate alması gerekiyordu. Bu mahallenin ulaşım sıkışıklığı ve sıkıntısını bitirmeye yönelik yeniden bir dönüşüm projesine ihtiyaç var" dedi.

Ulaşım sıkıntısı

Yetkililerin, ulaşım sıkıntısını bir an evvel planlı bir şekilde çözmesi gerektiğini belirten Karakaya, "Yeni imar planında bu bölge için yoğun bir istimlak öngörülüyor. Bölgenin rekreasyon alanı seçilmesi nedeniyle alt yapı yatırımları ertelendi. Bu nedenle mahalle halkı birçok sıkıntıyla karşı karşıya" dedi.

İmar planının nasıl uygulanacağını henüz bilmediklerini dile getiren Karakaya, "Nerelerin istimlak edileceğini bilmiyoruz. Açıkçası vatandaşlar imar paniği yaşıyor. Kış aylarında yollarda sıkıntı artıyor. Çöplerimiz doğru dürüst alınmıyor. Bu da görüntü kirliliği ve hastalıklara zemin hazırlıyor" şeklinde konuştu.

Devlet dairesi bunu yaparsa

Mehmed Hakkı ÖZBAYIR MANİSA, (DHA)

MANİSA’da hava sıcaklığının düşmesi nedeniyle soba ve kaloriferlerin yakılması, bütün uyarılara rağmen hava kirliliğini de beraberinde getirdi.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’nin havası en kirli illerinden biri olan ve geçen yıl ocak ayında kükürtdioksit (SO2) ortalamaları önceki yıllara oranla yüzde 44, partiküler madde (duman) ortalamaları ise yüzde 92 artan Manisa’da, rüzgarsız hava nedeniyle kirlilik yine görülmeye başladı.

629 YTL para cezası

Manisa’da tüm mahallelere doğalgaz dağıtılmasına ve İl Hıfzısıhha Kurulu’nun hava kirliliğinin önlenmesi amacıyla doğalgazı tavsiye ederek, kömürle kalorifer yakan apartman ve işletmelere belirli saatlerde kalorifer yakılmasını, havanın çok kirli olduğu günlerde kömürlü kaloriferlerin yakılmamasını ve aksine hareket edenlere daire başı 692 YTL para cezası kesileceğini duyurmasına rağmen, bazı binaların yine havayı kirlettiği görüldü.

Bunların içinde resmi dairelerin de bulunması ve İzmir-Manisa Karayolu Kenan Evren Sanayi Sitesi kavşağındaki Bayındırlık İl Müdürlüğü binasının günün belirli saatlerinde yaktığı kaloriferinin bacasından çıkan duman, gelip geçen vatandaşlara "Devlet bunu yaparsa, başkası ne yapmaz" dedirtti.

Semt pazarının neden olduğu kirlilik bıktırdı

Semt pazarlarının yolaçtığı kirliliğe dikkat çeken İzmir Şirinyer 374 Sokak’ta oturan Şermin Günöz adlı okuyucumuz, "Semtimizde yaşayanların en büyük sorunu semt pazarı. Her defasında ortalık savaş alanına dönüyor. Tezgahlar kaldırıldıktan sonra geriye çöp yığınları kalıyor. Görevliler yeterince temizlemiyor, çirkin görüntüler, kötü koku eksik olmuyor. Bu konuya belediye ve İzmir Pazarcılar Odası çözüm bulsun. Kirliliğe son verilsin" diyor.

Çözüm bulunmadı sürekli boru patlıyor

İzmir’in Urla İlçesi’nden arayan okucumuz Dilber Gül, "Çeşmealtı’nda 186 ve 172 sokakların kesiştiği yerde bir yıldır sürekli olarak su borusu patlıyor. Belediyeye haber veriyoruz, ekipler gelip çalışma yapıyor. Ancak kısa süre sonra tekrar aynı sorun yaşanıyor. En son geçen hafta yine meydana geldi, bu kez gelen de olmadı. Kalıcı çözüm bulunmadığı için bu sorunun sık sık tekrarlandığını düşünüyoruz’’diyerek sorunun biran önce çözümlenmesini istiyor.

Seferler yetersiz öğrenciler mağdur

Otobüs seferlerinin yetersizliğine dikkat çeken öğrenci okuyucumuz Canan Gürler, "Evka 2’den Bornova Ege Üniversitesi Kampüsü’ne 244 numaralı belediye otobüsü yolcu taşıyor. Ancak seferler çok yetersiz. Bu araçlara en çok ihtiyaç duyulan sabah ve akşam saatlerinde öğrenciler dakikalarca durakta bekliyor, sık sık da adım atacak yer kalmayan otobüslerle karşılaşıyor. Büyükşehir Belediyesi’nden yardım istiyoruz. Seferler, yoğunluğu karşılayacak hale getirilsin’’diyor.

Altınköy’de neler oluyor

Urla’ya 12 kilometre mesafede dünyanın sayılı güzellikte plajına sahip Altınköy sitesinde ilginç duvar yazılarına dikkat çeken okuyucumuz Namık Kemal Nomak, "Batıdaki graffitti duvar yazıları örneklerinden bir hayli farklı olan bu yazılarda, politik mi, değil mi çözemediğim örnekler var. "Defol", "Ya sev, ya terk et" gibi benzeri yazılara konutların duvarlarında sıkça rastlanıyor. Bu güzelim binalara yazık oluyor. Site yönetimi niye önlem almıyor" diye soruyor.

Yollar kazılıyor delik deşik oluyor

Sefa Tekeli adlı okuyucumuz, belediyelerin plansız yol çalışmalarının vatandaşları bezdirdiğini belirterek, "İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZSU, Yeşilyurt 9195 Sokak’ta 10 gün önce çalışma yaptı. Bir binaya su bağlandı. Ancak kazılan yer kapatılmadı, görevliler çukuru öylece bırakıp gitti. İZSU’yu defalarca aramamıza rağmen herhangi bir sonuç alamadık. Benzer görüntülerle şehrin farklı yerlerinde de karşılaşıyoruz. Her yer kazılıyor, kapatılması ise günler alıyor. Kapatılsa da birşey değişmiyor, yollar yamalı bohçaya dönüyor" diyerek, plansız çalışmalara son verilmesini istiyor.
Yazının devamı...

Zübeyde Hanım Mahallesi su baskınlarına çözüm

2 Aralık 2008
Muhtar Ramiz Nalbantoğlu,"Uzun bir süre boruların onarılmaması nedeniyle sorun yaşadık. Borular tamir edildi. Ancak, tahliye kanallarının yapılmaması nedeniyle, 48/10, 7400/1’den 10’a kadar olan bölgelerde su baskınları meydana geliyor. Bu defa da yağmur suları dert oldu. Yaz boyunca boruların sık sık patlaması nedeniyle tonlarca suyumuz boşa aktı. Mahalleli olarak su içinde yaşamaktan usandık. Yetkililere bir an evvel çalışmaları tamamlama çağrısında bulunuyoruz" şeklinde konuştu.

Sular boşa akıyor

Her arıza sonrası mahalle sakinlerinin yaklaşık bir gün susuz kaldığını belirten Nalbantoğlu, "Su tasarrufu konusunda bizden fedakarlık beklediğini söyleyen belediyemiz neden ana boruların patlaması konusunda önlem almıyor? Sokak ve mahalle sakinlerine belediyemizi savunacak mazeret bulamıyoruz.’’dedi.

Bu görüntüler Expo’ya aday olan bir kente hiç yakışmıyor

BOSTANLI’dan Serap Akkoç adlı okuyucumuz, "Bostanlı Semti’nde Suat Gürbüzer Sokak’ta yaşıyorum. Her gün evimden işe giderken gördüğüm görüntüler, Avrupa’nın Expo’ya aday olan ya da Expo’ya ev sahipliği yapmış olan kentlerinden çok farklı. Bir senedir sorunlarımıza çare bulunması için mahalle sakinleri ile başvurmadığımız idari birim kalmadı. Yerel yönetimlerin oy kaygısıyla yaptığı hizmetler 21. yüzyıl Türkiye’sinde de değişmedi. Kendi sokağımızda izin almadan arabamızı bile park edemez hale geldik. Expo’ya aday olan bir kente hiç yakışmayan bu görüntüler, zaman zaman gerçekten Expo’yu hak ediyor muyuz sorusunu sormama neden oluyor" diyor.

Bitmeyen metro çalışmaları bıktırdı

İzmir’in Hatay semtinden arayan okuyucumuz Nilay Tunca, bir türlü tamamlanamayan metro çalışmalarının akibetini öğrenmek istediklerini belirterek, "Üçyol ile Üçkuyular arasında devam eden metro çalışmaları dert oldu. Şantiyeden bir türlü kurtulamadık. Ortalık toz ve pislik içinde. İnşaat sahası yakınlarında oturanlar perişan durumda. Bitmek bilmeyen çalışmalar herkesi bıktırdı. Büyükşehir Belediyesi’nden bu duruma çözüm bulmalarını istiyoruz’’diyerek tünel kazılarının ne zaman sona ereceğini soruyor.

Dere kenarında hayvan kesiyorlar

Hayvan kesimlerine dikkat çeken okuyucumuz Nurgul Yorgun, "Karşıyaka’da Zübeyde Hanım Huzurevi’nin biraz ilerisindeki dere kenarında sürekli hayvan kesiliyor. Bu kişiler çevreyi kendilerine göre düzenledi, işlerini rahatça yapıyorlar. Ortalık pislik içinde, her yerde hayvan artıkları var, sinek ve kötü koku eksik olmuyor. Civarda oturanlar olarak rahatsızız. Daha önce belediyeye şikayette bulunduk, müdahale edildi. Ancak kısa süre içinde eskiye dönüldü" diyerek kalıcı çözüm beklediklerini söyledi.
Yazının devamı...

75.Yıl Mahallesi dert küpü

25 Kasım 2008
Sokakların çok dar olması nedeniyle ulaşımda ciddi sıkıntılar yaşanan mahallede, otobüs sayısının yetersiz olması da vatandaşların duraklarda sıkıntı yaşamasına neden oluyor.

Mahalle sakinlerinin yetkililerin ilgisizliğinden şikayetçi olduğunu belirten Muhtar Fahri Kartal, "Trafik işaretleri konusunu bir yıl önce dilekçeyle karayollarına bildirmemize rağmen hiç bir önlem alınmıyor. Giriş güzergahının belli olmaması nedeniyle ters yönden giren araçlar bir çok kazaya sebep oluyor" dedi. Sorunların ulaşımla da bitmediğini belirten Kartal, "Mahallede, doğru dürüst aydınlatma bile yok. Hırsızlar aydınlanma sorununu fırsat bilip rahatlıkla hareket edebiliyorlar. Tedaş’a yapmış olduğumuz müracaatlar şu güne kadar yetkililer tarafından cevapsız kaldı" şeklinde konuştu.

Kaza "geliyorum" der

BÜYÜKŞEHİR ve Narlıdere belediyelerinin ihmalinin çocukların can güvenliğini tehlikeye atttığına dikkat çeken Halil Çaylak adlı okuyucumuz, "Narlıdere Belediyesi bir yıl kadar önce Saffet Baba Sokak’ta bir yol düzenlemesine girişti. Genişletme amacıyla yolun kenarındaki alana taş ve toprakla dolgu yapıldı. Sonra çalışma durdu, öylece bırakılıp gidildi. Bir yıldır yağan her yağmurda, dik bir yokuş olan bu sokakta, yukarıdan gelen sular, dolgu alanındaki taşı toprağı sürükleyip asfaltı dere yatağına çeviriyor. Belediye birkaç işçi gönderip yolu temizletiyor, sonra yeni bir yağmurla yol yeniden aynı duruma dönüyor. Narlıdere Belediyesi yetkilileri, bu duruma hiç aldırmayıp, şikayetleri "Orayı büyükşehir asfaltlayacak, bir türlü gelmiyorlar ne yapalım" diye geçiştiriyor. Oysa konu, duyarsız kalınamayacak kadar ciddi. Yolun taş toprak yığılan bölümü tam 12 Eylül İlköğretim Okulu’nun önü. Yol, buraya dik iniyor ve viraj yapıyor. Bir gün, bir belediye otobüsü, bir kamyon, bu taş ve toprakla dolu yokuşta kayıp çocukların, servis araçlarının arasına dalabilir. Ya da bir aracın fırlattığı bir taş bir çocuğa gelebilir" diyor.

Çöpler toplanmıyor ortalık pislik içinde

İZMİR’in Bozyaka semtinde çöp sorunundan şikayet eden okuyucumuz Hakan Demir,’’Semtimizde çöpler sık ve düzenli alınmıyor. Konteynerler doluyor, poşetler yerlere atılıyor. Ortalık pislik içinde kalıyor, mikrop yuvasına dönüyor. Kötü koku ve görüntünün yanı sıra sinekler de eksik olmuyor. Bu çirkin manzaralardan artık kurtulmak istiyoruz’’diyerek çöplerin daha sık toplanmasını istiyor.

Hatay 230 sokak’da lokantaların çok yoğun olduğu bölgede oturan bir başka okurumuz da ’’Diğer yerlere göre konteynerlere daha çok çöp atılıyor. Ancak konteynerler kısa sürede doluyor, çirkin görüntüler ortaya çıkıyor. Çirkinliğin yaşanmaması için belediye görevlilerinin bu sokağa daha sık gelmesi gerekiyor.’’diyor.

Araçların çöp konteynerlerinin önüne park edilmesinin önlenmesini isteyen bir başka okurumuz Şermin Güler de, ’’Belediye görevlilerinin boşaltamadığı konteynerler dolup taşıyor. Sorumsuz sürücüler yüzünden çevre sorunu yaşanıyor. Temizlik ekiplerinin görevlerini yapmasına engel olan bu kişilerin uyarılması için başvuruda bulundum. Ancak şimdiye kadar hiçbir şey değişmedi’’diyerek, sıkıntıyı dile getiriyor.

İki ilçe sınırındaki sokak ortada kaldı

Bornova’dan arayan okuyucumuz Serdar Akyelli,’’Bornova ve Karşıyaka belediyeleri sınırında olan 1593 Sokak da yetki karmaşası yaşanıyor. İki belediye de sorumluluğun kendilerinde olmadığını savunuyor. Sakarya ve Yüzbaşı İbrahim Hakkı caddelerini birbirine bağlayan, bu yüzden oldukça işlek olan bu yol yıllardır bakımsız. Yaptığımız tüm girişimlere rağmen hiç bir ilerleme kaydedilmedi. Belki yeni kurulan Bayraklı Belediyesi bizi bu durumdan kurtarır’’diyor.

Serseriler etrafa korku saçıyor

Kemal Sarı adlı okuyucumuz, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri yeşil alanlara egzersiz aletleri yerleştiriyor, halkın spor yapmasını sağlıyor. Genci, yaşlısı, kadını, erkeği bu hizmetten yararlanıyor. Ancak Susuzdede Parkı’nda çok farklı. Özellikle akşam saatlerinde buradaki spor aletlerinin yanına kimse yaklaşmıyor. Nedeni ise parka dadanan, insanları rahatsız eden serseriler ve garip görünümlü kişiler. Bu tür yerler sık sık denetlenmelidir’’diyor.

Lambalar üç aydır yanmıyor

İzmir’in Buca İlçesi’nden arayan okyucumuz Zeliha Gümüş, ’’İzkent ve Evka-1’de neredeyse üç aydır ana caddeler dışındaki yollarda lambalar yanmıyor. Sokaklar geceleri zifiri karanlık, göz gözü görmüyor. Hava karardıktan sonra dışarı çıkmak cesaret istiyor. Yetkililerden yardım bekliyoruz. Sorun bir an önce giderilsin, sokaklar eskiden olduğu gibi aydınlatılsın ve korku dolu günlerimiz sona ersin’’diyor.
Yazının devamı...