"Güler Bilgen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güler Bilgen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Güler Bilgen

Faytoncular dert küpü

15 Temmuz 2008
İzmir’in geleneksel fayton kültürünü yaşatmak istediklerini ancak bunun için desteğe ihtiyaç duyduklarını belirten faytoncular işlerinin hızla zorlaştığını anlattı. İzmir’de yıllardır faytonculuk yapan Nazım Uydur, en büyük sıkıntılarının su sorunu olduğunu belirterek, "Atlarımıza verecek su bulamıyoruz. Özellikle de yazın atlarımız çok zor durumda kalıyor. Belediyeye bu sorunumuzu bildirdik ama çözüm bulunmadı. Faytonların bulunduğu bölgeye çeşme yapılmasını istedik, ama yapmadılar. Çeşme olsa hem atlarımız susuz kalmayacak, bulunduğumuz alan tertemiz olacak, hem de etrafa kötü koku yayılmayacak. Diğer sorunumuz da dam sorunu. Gece olunca faytonlarımızı bahçelik bir yere koyuyoruz. Orası da açık alan olduğu için faytonlara zarar veriyorlar. Zaten günlük 20-25 YTL masrafımız oluyor, ekmek parasını zor çıkarıyoruz, bir de bu sorun oldu mu iyice zor durumda kalıyoruz. Yetkililer bize kapalı bir alan temin etseler çok rahat edeceğiz" şeklinde konuştu.

Mazgal istiyoruz

Lağım sorununa da dikkat çeken Uydur, "Faytonların beklediği yere mazgal konulmasına ihtiyaç var. Atların bulunduğu yeri yıkadığımızda pis sular oraya gitsin ki etraf kötü kokmasın. Turistler faytona çok meraklı. Kemeraltı’na gittiğimizde, turistler alışveriş yaparken bize beklememizi söylüyorlar ancak trafik bizi 10 dakika bile bekletmiyor. Bu konular-da belediyeden destek bekliyoruz" dedi.

Cengizhan Mahallesi otobüsleri çok eski  seferler ise yetersiz

AYSEL Öğütal adlı okuyucumuz, Karşıyaka ve Bostanlı İskelesi ile Cengizhan Mahallesi arasındaki toplu ulaşım sorununa dikkat çekerek, "Sefer sayısı az olduğu için araçlar çok dolu. Ayrıca bu hatta hep eski otobüsler kullanılıyor. Büyükşehir Belediyesi’nden bu iki konuda yardım istiyoruz. Yeni araçlarla yolcu taşınsın, seferler artırılsın" diye konuştu.

Bornova’da da aynı dert

Bornova Atatürk Mahallesi’nde yaşanan ulaşım sorununa dikkat çeken Uğur Tankut adlı okuyucumuz ise "Buradan Gümrük’e gitmek için 65 numaralı otobüsü kullanmamız gerekiyor. Ancak bu aracın sefer sıklığı kışın saatte bir, yazın ise 2 saatte bir. Son derece yetersiz. Sıkıntımızı ESHOT’a iletmemize rağmen sonuç alamadık" dedi.

ŞİKAYET HATTI

Altyapı sorunları artık giderilsin

İZMİR’in Güzelbahçe İlçesi’nde yaşanan ve bir türlü giderilmeyen altyapı sorununa dikkat çeken Dilek Tutam adlı okuyucumuz, "Bir çok yerde yağmur kanalları bulunmuyor. Kışın yoğun yağış olduğu günlerde bu yüzden cadde ve sokaklar suyla doluyor, yürümek imkansız hale geliyor. Bazı yerlerden araçlar bile geçemiyor. Güzelbahçe’nin altyapı sorununun ne zaman giderileceğini merak ediyoruz" diyerek belediyeyi göreve çağırdı.

Ana su borusu sürekli patlıyor

KARŞIYAKA’dan arayan okuyucumuz Murat Öztürk, "Girne Bulvarı 178 numaralı Mert Apartmanı’nın girişinde bulunan ana su borusu sürekli patlıyor. Her defasında Büyükşehir Belediyesi’ne haber veriyoruz. Ancak İZSU soruna çözüm bulmuyor. Bu yüzden hem su kaybı yaşanıyor, hem çevre çamur içinde kalıyor" dedi.

Çöp poşetleri boş arsaya atılıyor

BALÇOVA’dan Selim Dilşeker adlı okuyucumuz, "Ekrem Güler Sokak 96 ve 100 numaralı binalar arasındaki boş arsa, çöplük olarak kullanılıyor. Buradaki konteyner dolduğu zaman poşetler arsaya bırakılıyor. Manzara çok çirkin hale geliyor. Konteynerlerin kapasitesi yükseltilsin, ya da çevre kirliliği engellensin" dedi.
Yazının devamı...

Satıcı gürültüsü bıktırdı

1 Temmuz 2008
YEŞİLYURT Semti’nden arayarak artan gürültü kirliliğine dikkat çeken okuyucumuz Canan Karakaya, belediyelerin seyyar satıcı gürültüsüne seyirci kaldığını belirtti. Yeşilyurt, 9148 Sokak’ta oturduğunu ve eli megafonlu işportacıların bölgeden hiç eksilmediğini anlatan Karakaya, "Yüksek sesle satış yapıyorlar. Bu sırada herkesi rahatsız ediyorlar. Yaptığımız tüm başvurulara rağmen zabıta ne önlem alıyor, ne de engelliyor" diye konuştu.

Belediye ilgisiz

Bornova’dan konuyla ilgili olarak arayan bir başka okuyucumuz Hülya Kule de konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: "Seyyar satıcı gürültüsünün en çok yaşandığı yerlerden biri Evka 4. Bu semtte, hoparlörlü işportacılar mekik dokuyor. Biri gitmeden sokak başında diğeri görünüyor. Yaptıkları yüksek sesli anonslarla herkesi rahatsız ediyorlar. Güvenlik güçleri, ’Bizim işimiz değil, zabıtaya haber verin’ diyor. Belediye ise hiç ilgilenmiyor" dedi.

Evde bile rahat yok

Karşıyaka’dan arayan Nihal Güloğlu adlı okuyucumuz ise, "Özellikle Gümüşpala ve Yamanlar’da seyyar satıcılar cirit atıyor. Bangır bangır bağıran müzik yayını ve anonslarla ortalık adeta inliyor. Evimizde bile rahat değiliz. Yaz aylarında daha da artan satıcı gürültüsüne karşı zabıta nedense hep sessiz" derken, Güzelyalı’dan arayan Hikmet Utkan adlı okuyucumuz, "Yaz geldi, seyyar satıcı terörü de çekilmez bir hal aldı. Aracına hoparlör takıp eline mikrofon alan sokak sokak geziyor, yüksek sesli anonslar ve ve müzik yayınıyla satış yapmaya çalışıyor. Güzelyalı’da herkes onlardan şikayetçi. Ancak belediye sadece uzaktan izliyor. Bu kişileri engellemek kimlerin görevi?" diye sordu.

İzmirliler su kesintisi programını soruyor

ÇEŞİTLİ semtlerde yapılan programsız su kesintilerine İzmirliler isyan ediyor. Hattımızı arayan okuyucular, programlı su kesintileri hakkında bilgi istedi. Bornova Evka 3 sakinleri başta olmak üzere kentin bir çok yerinden haber verilmeden su kesintisi yapıldığı yolunda şikayetler aldık. Su kesintisi ile ilgili gazetelerde farklı haberler yer aldığını belirten vatandaşlar, l2.00-09.00 saatleri arasında Bornova’nın tamamı ile Mithatpaşa Mustafa Kemal Sahil Bulvarı (Konak-Üçkuyular arası), Esentepe, Mimkent, F.Altay, Balçova, Narlıdere, İnciraltı, Sahilevleri ve Güzelbahçe’nin; 11.00-21.00 saatleri arasında Karşıyaka’nın tamamının bundan böyle su alamayacağı yolunda haber okuduklarını belirterek, "Şayet böyle bir şey varsa lütfen açıklama yapılsın, biz de ona göre tedbirimizi alalım" dedi.

Sular boşa akıyor lambalar yanmıyor

ALİAĞA’dan arayan okuyucumuz Necmi Kara, "Helvacı Beldesi 620 Sokak’taki vana, İZSU’nun altyapı çalışmaları sırasında kırıldı. Su basınçla akmasına rağmen hiç bir şey yapılmadı. Telefonla arayıp yardım istedik, ancak ilgilenen olmadı. Ayrıca burada lambalar da yanmıyor. Gece zifiri karanlıkta yürüyoruz. TEDAŞ’dan yardım istiyoruz" şeklinde konuştu. Bornova’da da aynı sorunla karşı karşıya kalan Yunus Koru adlı okuyucumuz da "Evka 3 127/8 sokak, geceleri zifiri karanlık. Defalarca aradığımız TEDAŞ, bir türlü ilgilenmiyor" diyerek yetkilileri bu konuda daha duyarlı olmaya davet etti. Karşıyaka Yalı Caddesi’nden arayan Selahattin Yücel de, "1678 sokak uzun süredir geceleri karanlık. Çünkü eski tip floresan lamba yanmıyor. TEDAŞ ve ilçe belediyesinden bu konuda yardım istiyoruz" dedi.
Yazının devamı...

Onur Mahallesi halkı canından bezdi

24 Haziran 2008

Muhtar Hamit İhsan Tanes, gelişigüzel çalışmaların vatandaşların sabır sınırını zorladığını belirterek, "Mahallemizde dağıtım yapılacak 18 sokağın 15’i kazıldı. 2 sokak trafik akışı için bırakıldı. Çalışma yapılan yollarda ilan yok uyarı yok, işin başlama ve bitiş tarihi yok, verilen iş için özür kağıdı yok. Sokaklara ne bir ambulans, ne de bir itfaiye aracının acil bir durumda gireceği bir boşluk bırakılmadı. İğde Sokak’ta bir komşumuzun beyi beyin kanaması geçirdi, ambulans dört döndü ve ne yazık kı hastaya geç müdahale edildi. Konuyla ilgili şikayetimizi şirket yetkililerine bildirince, jeotermal enerjinin başka ilçeye kaydırılması yönünde tehdit aldık" diye konuştu.

Özür beklerken

Sıkıntılarını Jeotermal A.Ş. Genel Müdürü Ali İçhedef’e ilettiklerini kaydeden Tanes, "Ancak, şirket genel müdürü özür dileyeceğine, çalışmalara engel olduğumuzu ve Onur Mahallesi’nin geri kalan bölümüne suyun verilmemesini sağlayacağını ve bu suyun Narlıdere’ye verilmesi için teklifte bulunacağını ifade etti" dedi. Balçova Belediye Başkanı’nın da müdürün beyanlarına destek verdiğini belirten Tanes, "Sayın Başkanımız beni arayarak sesimizi kesmemizi, aksi takdirde mahallede evleri tek tek dolaşarak suyun mahalleden ve Balçova’dan kaçma sebebinin muhtar Hamit İhsan Tanes olduğunu anlatacağını söyledi" diye konuştu.

Havai fişekler yasak değil mi?

NARLIDERE’den arayan okuyucumuz Belgin Demirsoy, özellikle havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte artan kır ve açık hava düğünlerinde atılan havai fişeklerden şikayet etti. Demirsoy, "İlçemizde bazı açık hava tesislerinde gerçekleştirilen sünnet, nikah ve düğün törenlerinde havai fişek atılıyor. Gürültü ve tehlikesi bir yana yaşlı ve çocuklar da çok korkuyor. Aşırı sesten yer gök sarsılıyor. Arka arkaya atılan havai fişek gösterileri sırasında zaman zaman yangınlar çıkıyor. Bir kaç kez İnciraltı’nda güzelim ağaçların yandığını gördüm. Hani isteyen istediği yerde dilediği saatte havai fişek gösterisi yapamayacaktı. Yetkililer uyuyor mu? Bu saygısızlığa bir an önce son verilmeli" dedi.

Yazının devamı...

İzmir'e yakışmıyor

17 Haziran 2008
Ancak bu yürüyüşte güzel şeylerin yanında çirkin şeyleri de görürsünüz. Bu tıpkı simidin yanında çayın olmaması gibidir. Bunlardan biri de, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı boyunca aydınlatma direklerinden çekilen ve çamaşır ipini hatırlatan palmiye aydınlatmaları.

Aydınlatma kabloları

Aydınlatma direklerinden palmiye ağaçlarına çekilen kablolar çok çirkin görünüyor. TEDAŞ'ın kent içindeki bütün elektrik kablolarını yeraltına aldığı bir ortamda böylesi bir görüntüyü hoş karşılamak mümkün değil. Ağaçların doğal hali daha güzeldi. İkinci bir konu ise, Alsancak Cumhuriyet Meydanı'ndaki dev meşalelerin yanından denize açılan ve tehlike arz eden kanallar. Bu kanallar ızgara ile kapatılamaz mı? Çünkü meydanın denizle buluştuğu bu kıyı kenar çizgisi, boydan boya kapalı olmasına karşın kanalların olduğu yerin üzeri açık. Denize düşmemek için yolunuzu değiştirmeniz gerekir. Özelikle akşam karanlığında ise denize düşmek an meselesi olabilir.

Çirkin manzara

Başınızı Pasaport İskelesi'ne doğru çevirdiğinizde gördüğünüz manzara ise hiç de iç açıcı değil. Denizin iskele binası ile birleştiği duvarın yıkık dökük halini görürsünüz. Kimse alınmasın, gücenmesin. Hepimiz İzmir’de yaşıyoruz. Bu çirkinliklere yetkililerin son vermesini umuyoruz.

'Örnek köy' seçilen Tepeköy susuz kaldı

MANİSA Tepeköy halkı adına Ali Öztürk gönderdiği şikayet mektubunda yaşadıkları susuzluk sorununa dikkat çekerek, sıkıntılarını şöyle dile getiriyor: "Manisa Valiliği tarafından köyümüz, “Örnek köy” seçildi. Köyümüz halkı şu anda ne yazık ki mağdur durumda. Nedeni ise, altı aydır artezyenlerimiz elektrik borcu yüzünden çalışmıyor. Bu nedenle susuzluk çekiyoruz. Susuzluk yüzünden çocuklar bitlendi. İnsanlarla birlikte hayvanlarımız da susuzluk yüzünden perişan ve çaresiz bir durumda. Ayrıca köyümüzün içinde bulunan büyük lağım çukuru köy halkının hastalıklarla başbaşa kalmasına neden oluyor. Kokusu bir yana yağmur yağdığı zaman bu lağım çukuru taşarak köyü rezil bir hale getirmektedir. Yetkililerden çözüm bekliyoruz."

Direkt hat ve durak istiyoruz

BUCA’DAN arayan okuyucumuz Nuray Alemdar, "Adatepe Mahallesi'nde oturuyorum. Bulunduğumuz bölgede kapalı otobüs durağı yok. Kışın soğukta, yazın ise sıcakta çok mağdur oluyoruz. Ayrıca Alsancak'la Konak'a direkt otobüs olmadığı için ulaşımda zorluk yaşıyoruz. Evden işe, işten eve gidip gelirken zaman kaybediyoruz. Belediye yetkililerinin sorunlarımızı bir an önce çözüme kavuşturmasını istiyoruz" diyor.
Yazının devamı...

Herkes duyarlı olmalı

10 Haziran 2008
Ama bazı sorumsuz vatandaşlarımızın bu uyarılara hiç aldırış etmediği görülüyor.

Bolluk varmış gibi

1 Haziran 2008 Pazar günü Bornova Evka-4 Semti’ndeki bir apartmanın 3 sakini, sanki su bolluğu varmış gibi bir buçuk saat boyunca apartmanlarının bahçesini ve çevresini yıkayınca bir gazeteci arkadaşımın objektifine yakalandılar. Çevre konusunda duyarlı olan meslektaşımız Ahmet Aydın Akansu, kare kare çektiği fotoğrafları hattımıza gönderdiği gibi yanına bir de not iliştirmiş:

İdareli kullanılmalı

"Belediye milyonlarca YTL harcayıp suyun idareli kullanılması için duyurular yaparken suyun bu şekilde israf edilmesi doğru değil. Kendilerini düşünmüyorlarsa çocuklarını düşünsünler." Sizce de doğru değil mi? Dünyada 2.5 milyar insan bir damla suya muhtaç durumdayken, bu şekilde su israfı yapılması kabul edilemez. Herkesin bu konuda duyarlı olması gerekiyor. Aman dikkat! Siz de bu 3 vatandaş gibi farkında olmadan izlenebilirsiniz.

Seyyar satıcılara karşı önlem alınsın

AHMET Çağlar adlı okuyucumuz, devlete vergi ödemeyen ve haksız kazanç sağlayan kişileri engelleme konusunda ilgili kurumları göreve çağırarak, "Bizler dükkan açarak işçi çalıştıran ve bu nedenle devlete SSK primi, muhtarasar, gelir vergisi, çöp vergisi, işgaliye ve zaman zaman da ceza ödeyen işyeri sahipleri olarak, yöneticileri görevlerini hakkaniyetle yapmaya davet ediyoruz. Motorlarını ve kamyonetlerini, kokereçci, pilavcı, tatlıcı, balıkçı, manav gibi mekanlar haline getirerek haksız kazanç sağlayanlar için Vergi Dairesi Başkanlığı’nı, trafik kural ve yönetmeliklere uymadıkları için İzmir Trafik Şube Müdürlüğü’nü, hijyen ve halk sağlığı açısından İl Tarım ve İl Sağlık Müdürlükleri’ni göreve davet ediyoruz" dedi.

EVKA 4’te aydınlatma yapılacak

20 Mayıs 2008 tarihli köşemizde yayınlanan ’Kaza tehlikesi var’ başlıklı haberle ilgili olarak GEDAŞ İzmir İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, çalışmalarla ilgili şu bilgilere yer verildi. "EVKA 4’e giden yolda kablo serilmesi tamamlanmış ve kablo kanalına beton atılmıştır. Belediye tarafından atılması gereken asfalt ise gecikmiş, sürekli yağan yağmurlar nedeniyle toprak kısım çökmüştür. 10.4.2008 tarihinde yapılan kontrollerde ise bahsedilen yerlerin asfaltlandığı tesbit edilmiştir. Aydınlatılma işi ise, kurumumuz ile Bornova Belediyesi tarafından imzalanan protokol kapsamında yapılacaktır.

Susuzdede çok bakımsız

HATAY’dan arayan okuyucumuz Nurcan Gökalp Susuzdede Parkı’nın bakımsızlığından şikayet ederek, "Her yer otlarla, çalılarla dolu. Havaların ısındığı şu günlerde söndürülmeden atılan bir kibrit çöpüyle, sigara izmaritiyle, hatta kırık cam parçasıyla bir anda yanıp tutuşabilir. Oysa burası bölgenin tek akciğeri. Başka bir yeşil köşe yok. İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerine hattınız aracılığıyla seslenmek istiyorum. Burayı da kaybetmeyelim" dedi.

Ödeme veznesi istiyoruz

EVKA-4’de oturan okuyucumuz Nihal Terzi, "Bu bölgede yaşayan onca insana rağmen elektrik, su, telefon faturalarını yatırmak için ne bir vezne ne de bir banka gişesi var. Sırf bunun için Bornova’ya gitmek zorunda kalıyoruz. Bu da zaman kaybı demek. Bazan vakit yaratamadığımız için son güne kalıyoruz, kuyrukta bekliyoruz. Semtimize de ödeme vezneleri ya da banka gişesi yapılmasını istiyoruz" dedi.
Yazının devamı...

Baz istasyonu isyanı

3 Haziran 2008
Oturdukları bölgelerin yakınlarında baz istasyonu kurulan vatandaşlar, şikayetlerinin dikkate alınmadığını belirterek, "İmza topladık yetkililere verdik, bir sonuç alamadık. Son zamanlarda halı saha, okullar ve yüzlerce konutun içiçe bulunduğu sokaklarda elektrik direklerine baz istasyonu kuruluyor. Oysa yoğun yerleşim bölgelerine bu istasyonların kurulmasına izin verilmesi büyük bir hata" diyerek, baz istasyonlarının bir an önce kaldırılmasını istediler.

Halk sağlığı

Narlıdere Çağdaş Orko Sitesi’nden arayan Kadir Demirci adlı okuyucumuz da, bir süre önce sitelerinde kurulan istasyonun kaldırılmasını istediklerini belirterek, "Kanserden ölmek istemiyoruz" diye konuştu. Demirci, sıkıntısını, "Gece gizlice kurulan baz istasyonlarına kim izin veriyor bilmiyoruz. İzin verenler herhalde halk sağlığını düşünmüyor. Baz istasyonları yalnız insanlara değil, bitki örtüsüne de çok zarar veriyor. Bunun için hukuk mücadelesi de başlattık" sözleriyle dile getirdi.

ŞİKAYET HATTI

Belediye de su tasarrufu yapmalı


ATIL Kaplan adlı okuyucumuz, su tasarrufu kampanyaları düzenleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi personelinin bu kampanyaların amacına uygun hareket etmediğini belirtti. Kaplan, "Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir’in su rezervlerinin geçen yıla göre çok azaldığını söylüyor. Halk tasarrufa davet ediliyor. Ancak belediye görevlileri tam aksini yapıyor. Hala yeşil alanlar şebeke suyuyla sulanıyor, yetmezmiş gibi parkların çevresi ve yollar da bu suyla temizleniyor. Buna mutlaka başka bir formül bulunmalı. Hem yeşil alanlar kurumamalı, hem de İzmirli susuz kalmamalı" diyerek, yetkilileri göreve çağırdı.

Arsalar çöplüğe döndü

BORNOVA Manavkuyu Mahallesi’nden arayan Yılmaz Karataş adlı okuyucumuz, boş arsaların çöplük olarak kullanılmasına tepki göstererek, "Özellikle Manavkuyu’daki 274 Sokak, İzmir’e yakışmayan görüntülere sahne oluyor. Bunlara bir de hayvan dışkıları eklenince manzara mide bulandırıcı hale geliyor. Arsaların çöplüğe dönmesini kabullenmiyoruz" dedi.

Yaya yolları geçit vermiyor

ALSANCAK’tan arayan okuyucumuz Gülten Keser, yaya yollarının geçit vermediğine dikkat çekerek, "Kentin yaşam ve iş merkezi Alsacak’ta kaldırım işgalleri son bulmuyor, aksine daha da artıyor. Yaya yolları geçilmez bir hal alıyor. Çünkü esnaf tezgahlarını boydan boya sıralıyor, yetmiyor buzdolapları çıkarılıyor, reklam panoları dikiliyor. Sürücüler de otomobillerini bırakınca adım atacak yer kalmıyor. İzmir, bu ayıba ne zaman son verecek? diye sordu.

Tır bariyeri

ATATÜRK Stadı’nın bulunduğu Şehitler Caddesi üzerinde işyerlerinin önüne park edilen tırlar, esnafı iş yapamaz duruma getirdi. Bakkal dükkanı işleten Ahmet Aydın adlı okuyucumuz, "İşyerimin önüne park eden kocaman tırlar yüzünden çalışamıyorum. Tır parkları dururken kaldırıma bırakmaları yaya geçidinin kullanılmasını da önlüyor. Yayalar, Halkapınar yoluyla giden tüm otobüs ve özel araçların yoğun olarak geçtiği işlek caddeden yürümek zorunda kalıyor" şeklinde konuştu.

186 Sokak’ta düzenleme

GEÇEN hafta köşemizde yayınlanan "Kapanan yol ulaşımı felç etti" başlıklı haber ile ilgili olarak Karayolları Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, yolun İzmir Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda olduğu belirtilerek, "Manavkuyu 186 Sokak’ın trafiğe açılması ile ilgili konu, Bornova Belediyesi tarafından kurumumuza sorulmuş ve sakıncası olmadığı yönünde görüş belirtilmiş olup, bu kesimdeki imara ait düzenleme çalışmaları Bornova Belediyesi tarafından yapılmaktadır" denildi.
Yazının devamı...

Gölet inşaatı başlatılsın Seferler yetersiz

27 Mayıs 2008
Uzun, "Özellikle 81 numaralı otobüsün seferlerinin az olması büyük sıkıntı yaratıyor. Sabah ve akşam saatlerinde araçlar tıklım tıklım doluyor. Duraklarda uzun süre beklenmesine rağmen yer olmadığı için kimileri araca binemiyor. Yer bulanlar da zor koşullarda yolculuk yapıyor. Seferlerin artırılması bu sorunu bir nebze olsun çözebilir" şeklinde konuştu.

Kazalar bitmiyor

ÇANKAYA’da esnaflık yapan Serdar Akyelli adlı okuyucumuz, Gümrük-Buca otobüslerinin son duraklarından, Çankaya yönüne dönüş yapılan bölgede her gün çok sayıda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini belirterek, "Fevzipaşa Bulvarı’ndaki Hisarönü Sokağı’ndan önceki trafik ışıklarının olduğu yerde sıkça kazalar yaşanıyor. Burası için daha farklı bir önlem alınması gerekiyor. Şikayetimi belediye yetkililerine ilettim. Fakat hiç bir girişimde bulunulmadı" dedi.

Belediye çöpleri temizliyor

KONAK Belediyesi yetkilileri, 6 Mayıs 2008 tarihinde köşemizde yayınlanan, ’İzmir geçmişine böyle mi sahip çıkıyor’ başlıklı haberle ilgili olarak yaptıkları yazılı açıklamada, konunun Temizlik İşleri Müdürlüğü tarafından incelenmeye alındığını belirtti. Açıklamada; "304 Sokak’ta bulunan metruk evde yapılan inceleme sonunda müdürlüğümüzü ilgilendiren çöp sorunu ekiplerimizce giderilmiştir. Mahalle muhtarının imzası da alınmıştır, ayrıca müdürlüğümüzce de takibi sürmektedir."

Esnafın yol isyanı

BORNOVA Manavkuyu Mahallesi 613 Sokak sakinlerinin yıllardan beri süren yol sorunu, hem esnafı hem de mahalle sakinlerini çileden çıkarıyor. Bornova Belediyesi ile ev sahiplerinin kamulaştırma şartları üzeirinde anlaşmasına rağmen sokağın bir türlü genişletilmemesi, bu sokakta iş yeri bulunan esnaf ve sokak sakinlerinin tepkisine neden oluyor. Vatandaşlar; "Yol dar olduğu için evimize girerken ve çıkarken her an trafik kazası yaşanacak diye diken üzerinde oluyoruz. Bu yüzden huzurumuz kalmadı." diye konuştu.

Kamyonlar branda örtmeli

HALİL Ergun adlı okuyucumuz üstü açık şekilde kum ve çakıl taşıyan kamyonların kenti toz duman içinde bıraktığını belirterek, "İzmir’e Ankara karayolundan giriş yapan kamyonlar, üzeri açık şekilde taşıdığı kumları yol boyunca saçarak toz kaplı bir hava tabakası oluşturuyorlar. Belkahve’den Sirkeli Kavşağı’na kadar olan bölgede de aynı durum söz konusu. Bu arada arkadaki araçlar da hasar görebiliyor. Bu durum AB standartlarına da aykırı. Branda kullanmaları konusunda gerekli denetim gerçekleştirilmeli" diye konuştu.
Yazının devamı...