"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Zirvedeki buluşmadan duyduğum mutluluk ve önerilerim

22 Ocak 2019

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fazıl Say’ın annesinin ölümünden sonra başsağlığı dilemişti.

Sanatçı da onu ‘Truva Sonatı’nı dinlemeye davet etti.

Cumhurbaşkanı da davete icabet etti.

İkisinin de aynı zevk ekseninde buluştuğu inancındayım.

Cumhurbaşkanı konuşmalarında sık sık şairlerden mısralar okur, şiire yabancı değildir, onun bizim ruhumuz ve beynimiz için önemini, hayatımızdaki yerini çok iyi bilir.

Fazıl Say da iyi Türk şairlerinin şiirlerini bestelemiştir. Âşık Veysel’den Türk Beşleri’ne kadar birçok Türk bestecinin eserlerini yurtiçinde ve yurtdışında çalmıştır.

Hiç kuşkum yok ki, Cumhurbaşkanı da şiir sevgisinde onun bu tavrını benimsemiştir.

‘Truva Sonatı’

Yazının devamı...

Alâeddin Yavaşça’ya ‘Vefa’!

20 Ocak 2019

Cumhurbaşkanlığı Büyük Ödülü’nü aldığında, törende bulunmuş, anılarından bir bölümünü dinlemiştim.

Aylin Şengün Taşçı’nın çıkardığı uzunçalarda Yavaşça’nın 13 bestesi seslendirilmiş. Adı: Vefa(1).

Sanatçı onunla karşılaşmasını, ona duyduğu saygıyı uzunçaların iç kapağında yazmış:

“Yolumu Türk müziğine doğru çevirmeye karar verdiğim zaman en büyük şansım rahmetli hocam Necdet Yaşar ile birlikte sevgili Alâeddin Yavaşça Hocamın da karşıma çıkmasıydı. Necdet Hocam hâlâ çalıştığım İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu’na girebilmem için kendi değerlendirmesi ardından sesimi dinleyerek ikinci onayı vermesi ricasıyla beni Alâeddin Hocamın o dönem başhekim olarak çalıştığı Haseki Hastanesi’ne gönderdiğinde, munis tavırları, sımsıcak bakışları ve gülen yüzüyle bana büyük bir rahatlık ve güven vermişti. Rahmi Bey’in Hisarbuselik makamındaki ‘Bir nev-civansın,şuh-i cihansın’ sözleriyle başlayan şarkısını okumuştum. ‘Aferin Aylin, güzel okudun’ dedi.”

LP’de yer alan besteler :

A yüzü:

1. Hicaz şarkı: Ümitsiz bir aşka düştüm, 2. Rast şarkı: Senden uzak günlerim, 3. Hicazkâr şarkı: Sarı mimozamsın sen benim, 4. Hicaz şarkı: Ne günah etse açılmaz iki gönlün arası, 5. Kürdilihicazkâr şarkı: Mavi gök mavi deniz, 6. Hicaz şarkı: Kız sen ne güzelsin sana gençler tapacaklar.

Yazının devamı...

A’dan Z’ye Mesud Cemil

19 Ocak 2019


(BEŞ ÜZERİNDEN DÖRT YILDIZ)Hazırlayan: Hüseyin Kıyak
Kubbealtı Neşriyatı
760 sayfa
90 TL

Mesud Cemil, Türkiye’de müzik üzerine yazdıklarıyla da bugün başvurulacak bir addır. Çünkü hem Batı’yı bilen hem Doğu’da yaşayanlar, Cumhuriyet sonrası kültür grafiğimizi doğru çizmişlerdir.

Benim unutamadığım bir jübileyle, anılarımla zevkimin örtüşmesini sağlamıştır.

Yazının devamı...

İki yeni eser iki dünya prömiyeri

18 Ocak 2019

Önemli bir özellik de o festival için bir eser sipariş etmeleri.

Uzun süredir İstanbul Müzik Festivali bu anlayışı uyguluyor. Biz dinleyici olarak hem yeni bir besteci tanıyoruz hem de yeni bir eser dinlemiş oluyoruz.

Kimi zaman da tanınmış bestecilere festival açılışı için verilen sipariş, festivalin dünyada bir kez daha adının geçmesini sağlıyor.

47’nci yaşını kutlayan İstanbul Müzik Festivali bu yıl 11-30 Haziran arasında yapılacak.

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen festivalin ana sponsoru E.C.A. Presdöküm Sanayi A.Ş.

İstanbul Müzik Festivali’nin, Avrupa’da adından sıkça söz ettiren ve dünyada sadece kadın bestecilere verilen tek ödül olan Heidelberg Kadın Sanatçı Ödülü’nün geçen yılki sahibi Zeynep Gedizlioğlu’na sipariş ettiği iki piyano eseri ile, Sochi Festivali ile ortak olarak, günümüzün en üretken bestecilerinden Alexander Tchaikovsky’ye sipariş ettiği eser, dünyada ilk kez İstanbul Müzik Festivali kapsamında izleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor.

Kimlere sipariş verildi:

YILIN KADIN

Yazının devamı...

Bilerek gezmek

17 Ocak 2019

Hiçbirimiz bilmediğimiz bir yerde kaybolmuş etrafa yol soran komedi filmlerine konu olacak duruma düşmüyoruz.

Ben her zaman yerli/yabancı şehirleri bir edebiyatçının eşliğinde gezerim. Onların dikkatini çeken hususlar benim için yeterlidir. Zaten öyle kilometrelerce yürüyen biri olmadığım için bu bilgilerin sınırları içinde kalırım.

Saffet Emre Tonguç hem televizyonda izlediğim hem kitaplarını okuduğumu bir kişi. Çünkü işini severek yapıyor, aldığı zevki vermesini biliyor.

Bizim seyahat ekimizde de, gazete ilanlarında da gördüğüm turizm reklamlarında, Türkiye içinde gezme yüzölçümümüz arttı. Uzun tatillerin yanı sıra hafta sonları bile geziler için planlar yapılıyor.

Tonguç’un yeni kitabı Ayrıcalıklı Rotalar - Türkiye*.

İnsan önce yaşadığı kenti tanımalı. Her zaman tanıyabiliriz dediğimiz yerleri ihmal ediyoruz.

Ben bir özeleştiri yapmalıyım. Çok geç geziye başladım. Türkiye’nin birçok kentini kitap fuarları, toplantılar, üniversite konferansları sayesinde tanıdım.

Ferit Edgü,

Yazının devamı...

Popüler dergilerin içeriği

15 Ocak 2019

Ne var ki hep aynı ustalar ekseninde dönüyorlar, dar alanda geziniyorlar. Tanınmışların önemini defalarca vurgularken, az tanınmış bir genç yazara sayfalarında yer vermiyorlar. O zaman da bilinenleri tekrarlamakla yetinmiş oluyorlar. Belki de yeni yazarlar için ayrı bir bölüm açmalılar.

OT’un kapağında Cemal Süreya’nın bir illüstrasyonu ve şiirinden bir dize yer alıyor: “Aşktın sen gidişinden bildim seni”.

Sıddık Akbayır’ın “Keşke yalnız bunun için sevseydim seni” yazısında iyi şair Süreyya Berfe ile Cemal Süreya’nın şiir çeşitlemeleri üzerine anılara değiniliyor.

Süreyya Berfe de çok iyi bir şairdir, şiirin yalnızlığını tercih etmiş, büyük şehirlerin dağdağasından kaçmıştır.

‘Onur Yazarı’ seçildiği TÜYAP İzmir Kitap Fuarı’na bir uğramış, yine yalnızlığına dönmüştür.

İncelemelerini, araştırmalarını benimsediğim Sevengül Sönmez, “Laleli’den Dünyaya Giden Tramvayın Vatmanı” yazısında şairin yaşamının dönüm noktalarını özetlenmiş.

Cemal Süreya’nın seyir defterini bu bilgilerle öğrenebilirsiniz.

Mecburi göçten üniversite yaşamına kadar bütün ayrıntıları yazıya getirmiş.

Yazının devamı...

Mevsimin müziğini dinlemek

13 Ocak 2019

Piyanist Hyun Sook Tekin’in Franz Schubert’in Kış Sonatı’nı* (Winter Sonata) dinlerken pencereden karı seyrediyordum.

Sıcak bir odadan da dinleyebilirsiniz, karlarda dolaşırken de, ben evcil dinlemeleri tercih ettiğim için çalışma odamda kış çeşitlemelerini zihnimde çoğalttım.

Kitapçığın başında sanatçı “Schubert, ruhum için...” yazısında çaldığı bestecileri sıraladıktan sonra, niçin Schubert’i seçtiğini açıklıyor:

“Müzikte o kadar çok harikalar var ki... Schubert onların en önde gelenlerinden biri benim için. Aslında ben mi Schubert’i, yoka Schubert mi beni seçti emin değilim. 11 yaşındayken Schubert Impromptu ile ilk kayda değer yaşamımı kazandım.

Bitmemiş Senfoni benim için çocukluğumdan beri çok çekici ve tanıdıktı, çünkü babamın favorilerimden biriydi. Sık sık yapılan hayır konserlerinde, Ihlamur Ağacı ya da Serenad gibi eserlerde birçok şarkıya eşlik ettim.

Schubert’in müziği bizi belki kasvetli yapabilir, hatta kendimizi insanlığın sınırlarında hissedebiliriz.

Onun müziği benim için anları sonsuzlaştırır.

Yazının devamı...

Yaşamında bulunduğu her yerin fotoğrafını çekti. Hastayken bile...

12 Ocak 2019

Merih Akoğul’un da belirttiği gibi Ergun Çağatay, projelerin fotoğrafçısıydı, Ayaspaşa’da kapı komşuyduk. Hemen her sabah bana yeni bir projesini anlatmak için uğrardı.
Sanırım çalışmalarının başında kaynak kitap niteliğindeki ‘Türkçe Konuşanlar’ gelir. Türk dünyasının coğrafyasını, tarihini, kültürünü öğreten bir albümdü.
Yaşamında bulunduğu her yerin fotoğrafını çekti. Hastayken bile...
Paris’teki Orly Havaalanı katliamında elleri yanmış, aylarca tedavi görmüş, uzun süre de eldivenle dolaşmıştı. Ama mesleği onu her yerde işe götürüyordu, Paris’teki kliniğe gitti, oradakilerin de fotoğrafını çekti. O kitap için yazdım.
Son sergisini Beşiktaş’ta bir galeride açmıştı, sergiyi birlikte dolaştık.
Akoğul, yazısında fotoğrafçılık mesleğini tanımlıyor: “Dünyada en basitmiş gibi görünen, en çetin olan uğraş alanlarından biridir fotoğraf. Fotoğrafın en büyük zorluğu adanmışlıktır. Gerçek bir fotoğrafçı, bilinmeze çıkılan bu serüvende, tüm hayatını fotoğrafa adamak zorundadır.” ‘Ergun Çağatay’ın Dünyası’nda, onun için “Ergun Çağatay, ülkemizin, dünya meselelerini kendine dert edinmiş önemli bir gazeteciydi” diyor.

Yazının devamı...