"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Kitap tavsiye etmenin dünü bugünü

19 Temmuz 2018

Sorulan o günün kitaplarından birini seçip söylememizdir.

Oysa bu geçici, günübirlik çözüm, soranın iyi bir okur olmasını sağlamaktan uzaktır.

Yaşına, öğretimine, merakına göre tek kitap tavsiye etmektense küçük bir kütüphanede neler bulunması konusunda bir seçme yapmak gerekir.

Çünkü tavsiye edeceğim kitap listesi, klasiklerle başlayıp bugünü de kapsamalıdır. Hangi tür kitapları okuduğunu, sevdiğini ya da bu konuda gelişmek istediğini öğrendiğimizde onun okuma zevkini arttırırız.

Yazının devamı...

İnternet bilgilerini kitapla doğrulayın

17 Temmuz 2018

Günümüzde soluk soluğa yaşayan insanoğlu birinin adına bir seçme yapmasını istiyor. Yüzlerce, binlerce kitap, plak/CD, film arasından tavsiye edilenleri okumak, kısa yoldan bilgi sahibi olmayı arzu ediyor.

Aslında bu, zevkimizi seçenin emrine vermek olarak da özetlenebilir. Çünkü bu tür seçmelerin hem iyi hem kötü yanı vardır.

İyi yanı insanın o sanat kolu üzerine bir bilgi sahibi olması, hiç olmazsa o türün zirvedekilerini tanıması.

Kötü yanı seçenin zevkine göre bir sanat anlayışını benimsemeniz. Artık hangi tür olursa olsun, onun size sunduğu ölçütleri esas alacaksınız.

Müzikten edebiyata, sinemadan resme kadar bu konuda yüzlerce kitap yazıldı. Çoğumuz da onlara göz atmaktan kendimizi alamadık. Ama bence, bu seçmelerin ötesinde insan bir bilgi donanımı da edinmeli.

Edebiyat seçmeleri elbet öğretmen, okur, öğrenci için gerekli bir kitaptır. Acaba bunu okuyan kaç okur, bu kitaplardan bir seçim yaparak yazarını seçer. Günümüzde bu ihtimali çok zayıf görüyorum.

*

BEHÇET NECATİGİL

Yazının devamı...

Bir divayı sindirerek dinlemek

15 Temmuz 2018

Rahmetli, büyük zekâ Kurthan Fişek’in bir sözünü anımsıyorum:

“Ünü Kapıkule’den öteye giden herkesi kutlamak lazım.”

Leyla Gencer’i (1928-2008) ilk kez eski Dram Tiyatrosu’nda Tosca’da dinledim. Bir kuyrukta uzun süre bekleyerek bilet alabilmiştim.

İtalya’ya gidince, hemen hemen bütün uzunçalarlarını, CD’lerini aldım. Ne yazık ki bunların hepsi de korsandı.

Roma’da müzik mağazasına gidip adını söylediğimde, satıcıların hepsi çevremi sarar, onun vatandaşı olmamdan duyduğum gururu yaşatırlardı bana.

İtalya temsilcimiz Mehmet Demirel aracılığıyla, birçok İtalyan konservatuvar öğrencisi ondan randevu almak isterlerdi.

Türkiye’de adına bir şan yarışması da düzenleniyor.

Bana gönderilen paket, yazımı ışıldattı, zaten tatile gitmem beni onun sesiyle baş başa bıraktı.

Yazının devamı...

Günlük hayatımızdan daha ötesi

14 Temmuz 2018

Refik Durbaş’ın yeni şiir kitabının adı ‘Şayeste’.
Kime ithaf etmiş: “Anneme, Şayeste’ye (1923-1966) özlemle.”
Durbaş’ın şiiri yalınlığın ustalığına örnek gösterilecek bir şiirdir. İlk okuduğunuzda gündelik yaşamdan bir kesit gibi gelir ama sonradan bütün yaşamı kapsadığını fark edersiniz. Bir enstantaneden iyi bir şiir çıkarır. Duyguların, acıların, sevinçlerin bir büyütecidir. Yaşayıp geçtiklerimizi onda okuyunca, bıraktığı derin izler, kapanmayan yaraları idrak etmeye başlarsınız.

İmge şiirin önemli öğesiyse, Durbaş bunu onaylar:
‘Sığınak’ şiirinden:
“Ufuk çizgisinde bir demet manolyayı
bulutlara saran bir atmaca”

Yazının devamı...

Yazın müziksiz kalmayın

13 Temmuz 2018

Gündüz denize girdiniz, yüzdünüz, güneşlendiniz, kitabınızı okudunuz.

Akşam ne yapacaksınız? Sanırım uzun akşam yemekleri ile günü noktalamayacaksınız.

“Müzik ruhun gıdasıdır” sözünü zihninizden çıkarmayın.

Eskiden Bodrum’a gittiğimde tek bir notanın sesini bile duyamazdım. Beni Bodrum’a ilk kez sevgiyle andığım Halikarnas Balıkçısı göndermişti. İki gece kaldıktan sonra sıkılıp hemen İstanbul’a dönmüştüm.

Şimdi orada konserler veriliyor, sergiler açılıyor.

ANDANTE’nin* yeni sayısındaki dosyanın başlığı şu:

“Müzik yazlık mekânlara taşınıyor.”

Böylece yaz programınızı bu sayfaları okuyarak ayarlayabilirsiniz.

Yazının devamı...

Kediniz kendini bir tanrıça mı sanıyor

12 Temmuz 2018

Gelin görün bir gün kendini Mısır tanrıçası zannediyor.

Sekiz yaşındaki sahibesini de hatırlamıyor.

Böyle bir kedi ile nasıl baş edilir bilemiyorum.

Birçok dostumun kedisi var, onlara gittiğimde kucağıma gelip oturuyorlar.

Yazının devamı...

Varlık 85 yaşında

10 Temmuz 2018

Biz de Varlık dergisinin ve yayınlarının sayfalarından çıktık diyebilirim. Gerek yerli, gerek yabancı edebiyatı Varlık’tan ve Varlık Yayınları’ndan öğrendik.

Yaşar Nabi Nayır, hem şair, hem yayıncı, hem de çevirmendi.

Onu yakından tanıdım. Bir dakikasını bile ziyan etmeyen, bir karınca yoğunluğuyla çalışan biriydi. Babıâli’de dergi ve yayınevi idarehanelerinde günün büyük bir bölümü konuk ağırlamak, gelen yazarlarla sohbetle geçerdi. Hele birkaç yazar buluşmuşsa bu süre daha da uzardı.

Böyle bir alışkanlığın olmadığı tek yayınevi yönetim yeri Varlık’tı.

Yazınızı bırakınca, Nayır dahili telefondan muhasebeyi arar, fişinizi ve telifinizi öder, sonra da bir suskunluk başlar ve o işine dönerdi.

Oysa Yaşar Nabi Nayır, suskun biri değildi, Ankara’daki Türk Dil Kurultayları’nda konuşur, anılarını aktarırdı.

Bir dönem PEN Kulüp Başkanı’yken ben de yönetim kurulundaydım, orada da konuşmalarını zevkle dinlerdik.

Ama işinde vakti yoktu. Çoğunlukla önünde tashihi yapılmış provalar bulunurdu ya da kapakları onaylardı.

Yazının devamı...

İstanbul’u gezmek

8 Temmuz 2018

Çünkü her semtini gezip tarihini öğrenmeden bu kentin tadını çıkarmak mümkün değil.

İstanbul şiirleri, İstanbul romanları, İstanbul öyküleri... İstanbul’da yaşayan da buraya gelmemiş olan da okumalıdır.

Değişen İstanbul kimi zaman hüzün verir kimi zaman bütün büyük şehirlerin kaderi budur der, teselli bulurum.

Değişim/dönüşüm tarihi hatırlattığı silmediği oranda kabul edilebilir.

Yeni semtleri yeni alanlarda kurup, eski binaları, tarihi yapıları bozmamak gerekiyor.

Sultanahmet, Sirkeci hiç olmazsa dünden bugüne bir tarihin tanıklıkları.

Meydansızlık burada yaşayanın da, buraya gelenin de dikkatini çekiyor.

Beyazıt Meydanı’nın eski halini Haydar Bey havuzunu düşününce, bugünden daha iyi diyorum.

Yazının devamı...