"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

İstanbul Modern’in geçici mekânı ve bir sergi

24 Mayıs 2018

Merkezi, sevimli, herkesin ulaşabileceği şirin bir yer. İçeri girer girmez, çok sevdiğim bir deyişi anımsadım:

“Küçük güzeldir”.

Girişin sağında bir kafe, sol tarafında hediyelik eşya reyonu. Mekânı gayet akıllıca kullanmışlar; çalışmalarını, birikimini bildiğimiz Oya Eczacıbaşı’nın elinin değdiği, her metrekarede anlaşılıyor.

Müzelerdeki hediyelik eşya bölümü benim ilgimi çeken yerlerden biridir.
Eski İstanbul Modern’i daha önce gezenler, koleksiyondan bazı parçaları görmüşlerdir. Geçici mekânda gördüğümüz koleksiyondan parçalar daha önce sergilenmeyenlerden seçilmiş. Böylece koleksiyonun çok beğendiğim yeni parçalarını da görmüş olduk.

Mekânın her katını gezdim, kütüphanenin varlığı, sergileri gezenlerin dinlenerek okumalarını sağlayacak zenginlikte. Eğitim bölümü de müzenin önemli bir işlevine de binada yer verildiğini gösteriyor.

Ziyaretçiler, hem iyi bir koleksiyondan seçilmiş parçaları hem de Anthony Cragg gibi büyük bir heykeltıraşın yapıtlarını görecek.

***

Yazının devamı...

Bir edebiyat müzemiz yok

22 Mayıs 2018

Kişilerin yanı sıra akımları, onların öncülerini tanıtan sergiler için kapsamlı kataloglar yayımlandı.

Eski ustalarla birlikte kavramsal sanata değin sergiler de açıldı.

Bu müzelerde etkinlikler düzenlendi, söyleşiler yapıldı, filmler gösterildi, konserler verildi. Çeşitli sanat türlerini yaşatan mekânlar oldu müzelerimiz, özellikle özel müzelerimiz.

Ne yazık ki, İstanbul’da bir edebiyat/edebiyatçı müzesi yok. Belediyeler zaman zaman bir ressamın, heykeltıraşın, sanatçının kişisel eşyasını, gündelik yaşamında kullandıklarını sergiliyorlar ama sergi bittikten sonra bir depoda çürümeye terk ediliyor.

Oysa edebiyat müzesi, bir yazarın, şairin yazdıklarıyla yaşadıkları arasındaki köprüyü kuran yanıyla önem taşır. İstanbul’da, edebiyatçı müzesi olarak Tevfik Fikret, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Sait Faik Abasıyanık, Orhan Kemal müzeleri gösterilebilir. Bunlar da kişisel birer müzedir, kendi evlerinde açılmıştır.

Oysa dünyanın sayılı kitap fuarlarında ‘onur ülkesi’ seçilen Avrupa ülkelerinin en dikkati ve ilgiyi çeken sergisi, edebiyat müzelerinden alınan eşyadır.

Bizde, edebiyatçının yaşadığı evin kapısına ya da binanın girişine bir plaket koymakla yetinilir. Ya da sokağa adı verilir.

Teşvikiye’de

Yazının devamı...

Hafızamdan silinmeyen bir fotoğraf

20 Mayıs 2018

Ne zaman genç müzisyenlerle ilgili bir yazı okusam, onları dinlesem işte o siyah-beyaz fotoğraf gözümün önüne geliyor.

İsmet İnönü’nün yanında iki genç müzisyen. Biri piyanist İdil Biret, diğeri de kemancı Suna Kan.

İkisi de uluslararası virtüöz mertebesine yükseldiler.

İdil Biret’in bütün kayıtları toplu biçimde yayınlandı. Onu ayrıca yazacağım.

İstanbul Müzik Festivali’nin “Yarının Kadın Yıldızları” projesini destekliyorum.

Kimlerin başvuruları hangi ölçüte göre değerlendirildi:

“Yurtdışında eğitimini sürdürmek veya bir ustalık sınıfında yer almak, yarışmalara veya orkestra seçimlerine katılmak ya da iyi bir çalgıya sahip olmak isteyen genç kadın müzisyenler.”

kitapsanat

Yazının devamı...

Gerçek bir tarihçi...

19 Mayıs 2018

Süheyl Ünver’in çok önemli bir tespiti var: “Ben 1500 yıllık İstanbulluyum. 1000 yıllık Hıristiyan, 500 yıllık da Müslüman İstanbulluyum.” İlk yazı Ahmed Güner Sayar’ın. ‘Vefatından 30 Yıl Sonra Süheyl Ünver’e Dair Düşünceler’ başlıklı yazısında onun çoğulcu kişiliğini tanımlıyor: “Süheyl Ünver, düşüncede ve aksiyonda bugün 90 yaşına ulaşan Cumhuriyet Türkiye’sinin kültürel dünyasının şekillenmesinde, Osmanlı ile tarihi sürekliliğinin sağlanmasında mühim çalışmalarda bulunmuş çokyönlü bir ilim, sanat ve gönül adamıdır.”
Kızı Gülbün Mesara, ‘Ahmet Süheyl Ünver’in Kızı Olmak’ta baba-kız ilişikisinden notlar aktarıyor: “Çocukluğumdan itibaren sımsıcak bir yuvada yaşarken baba hayranlığı içinde yetişen bir kız evlâdın onunla uzun yıllar paylaştığı unutulmaz hatıralardan ufak kesitler sunmak, o güzel zamanları tekrar hatırlamaya vesile olacaktır.”


‘Süheyl Ünver’Ömer Faruk ŞerifoğluKültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları ( 5 ÜZERİNDEN 4 YILDIZ)
Hepimizin borcu
Abdülbâki Gölpınarlı, ‘Süheyl Ünver Üzerine’ konuşmasının sonunu nasıl bağlıyor? “... Süheyl Ünver üstada büyük ta’zimlerimizi, takdirlerimizi sunmak, hepimizin borcudur.”

Yazının devamı...

Ancak Doğu'yu özümseyen gerçek bir Batılı olur

18 Mayıs 2018

Sadece Batı’yı inceleyerek sonuca varmaya, ahkâm kesmeye kalktığınızda, taklitçilik aşamasında kalır, ileri gidemezsiniz.

Bu hafta Ömer Faruk Şerifoğlu’nun Süheyl Ünver kitabındaki yazıları okudum.

Hürriyet Cumartesi (yarın) kitap köşesinde de tanıtım yazısını yazdım.

Ünver hakkında ona yakın yazı yazmışım.

Yazının devamı...

Leyla Gencer anılacak

17 Mayıs 2018

Leyla Gencer’i ilk kez Tepebaşı Dram Tiyatrosu’ndaki ‘Tosca’ operasında dinlemiştim. Onu dinleyebilmek için müzikseverler uzun bir kuyruk oluşturmuştu.

Daha sonra da İstanbul’a geldiği günlerden birinde, Nişantaşı Poyracık Sokağı’ndaki evinde Filiz Ali ile birlikte ziyaret etmiştim.

Ondan sonra birçok kez görüştüm.

İtalya’ya gittiğimde, plakçılardan korsan doldurulmuş uzunçalarlarını alırdım.

Müzik mağazasına girip adını söyleyince büyük bir saygıyla plaklarını getirirlerdi.

İstanbul Müzik Festivali’nde piyanist Nikita Magaloff’un eşliğinde verdiği konser ses belleğimden hâlâ gitmedi.

İtalya’da ölen sanatçının külleri Boğaz’ın sularına serpildi.

Leyla Gencer Şan Yarışması, İKSV, Borusan Sanat, La Scala Tiyatro Akademisi’

Yazının devamı...

İstanbul Kültür Çalıştayı cumartesi bildirilerin okunması ve törenle bitti

15 Mayıs 2018

Konuşmanın ardından saat 14.30 itibariyle de komisyon çalışmaları başladı.

12 Mayıs Cumartesi günü komisyon oturum başkanlarına ve katılımcılara İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Coşkun Yılmaz tarafından beratları sunuldu.

14.30–16.00 arasında da Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Ömer Aksoy moderatörlüğünde komisyon başkanlarının sonuç raporları okundu.

Sunumlar bittikten sonra TÜGVA İstişare Kurulu üyesi ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan ve Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un konuşmalarıyla kapandı.

Gerçekten de komisyon çalışmalarının doğrultusunda, İstanbul’a yakışır birçok düşünce dile getirildi. Bunların uygulanması sonucunda yararlı sonuçlar alınacağı kanısındayım.

Tespitler ve Teklifler bildirgelerinden önemli başlıkları yazıma aldım.

*

İSTANBULLU Olmak: Şehir, Kimlik, Şuur Komisyonu’ndan Tespitler:

Yazının devamı...

İki solo albüm

13 Mayıs 2018

Bunların da çeşitleri var.

Enstrümantal albümlerin kimileri sözlü eserleri bir sazla çalıyorlar. Diğerleri ise Türk müziği sazına farklı bir anlayışla yaklaşıyorlar.

Çoğu kendi bestelerini yapıyorlar, çokseslilikle tekseslilik arasında kendilerine özgü bir alan yaratıyorlar.

Böylece tek ses olarak dinlediğimiz aletin başka tınılarını da duymuş oluyoruz.

Denemeler müzik alanında ses yeniliklerini getirir.

Ut da çaldığımdan, Mehmet Polat’ın Ageless Garden’ını(1) dinledim, Türkiye’deki udilerden hemen hemen hepsini sahnelerden de, taş plaklardan da, uzunçalarlardan da, CD’lerden de dinledim.

Zaman zaman caz programlarındaki udilerin farklı icrasını değerlendiremedim, onu Sedat Ergin’e bırakıyorum.

Arap dünyasındaki udileri de dinledim, bizim sanatçılardan farkı dikkatimi çekti.

Yazının devamı...