"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

İstanbul Kültür Çalıştayı bugün başlıyor

10 Mayıs 2018

Çalıştay 12 Mayıs’ta da sürecek. Ana program şöyle:

BİRİNCİ GÜN

09.30 Kayıt ve kokteyl

10.30 Açılış konuşmaları

Ara

14.30-17.30 Komisyon toplantıları

19.00 Konser: İstanbul Müzikleri 

İKİNCİ GÜN

Yazının devamı...

Erzurum’da kitap fuarı

8 Mayıs 2018

Erzurum’a bir kitap fuarı yakışır ve o şehrin hakkıdır.

Birkaç kez Erzurum’a gittim. Hürriyet Erzurum Bürosu’nu açmak için ve Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde bir konuşma yapmak için.

Üniversitenin kütüphanesini gezdim, oranın önemini aziz dostum Prof. Dr. Mustafa İsen söylemişti.

Anadolu’nun hangi kentine gidersem gideyim daima ondan bilgi alırım.

TÜYAP Erzurum Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi, Ortadoğu’nun en büyük fuar merkezi olarak açılıyor. Salonlardan birine de Nene Hatun ismi verilmiş.

Fuar merkezi 25 bin metrekare kapalı alan, otopark ve diğer sosyal birimlerle birlikte toplamda ise 40 bin metrekare açık alanı kapsıyor. “Ortadoğu’nun en büyük fuar merkezi” unvanına sahip olan fuar merkezi, 1000 araç kapasiteli. 4 holden oluşan binada 2 bin 100 metrekare koridor alanı ve 3 bin 100 metrekare de yeşil alan bulunuyor.

Toplam 4 ana salonda düzenlenen fuara 202 yayınevi katılıyor.

Fuara 200 yazar katılıyor ve 40 kültür etkinliği düzenleniyor.

Yazının devamı...

Müziksiz bir yaz geçirmeyin

6 Mayıs 2018

Tepebaşı, Küçük Çiftlik Parkı, Çifte Saraylar, Caddebostan, Üsküdar’da da günün tanınmış solistlerini dinlerdik.

Oralara da herkesin gittiğini söyleyemem. Bazı kenar semtlerde tuluat kumpanyaları sanatlarını sergilerlerdi. Bir de bahçe sinemaları geleneği yaz eğlencelerinin başlıcasıydı.

İstanbul’un bu çoraklığını düşündüğünüzde Anadolu’da müziğe dair hiçbir şey yapılmadığını söylemeye gerek var mı?

Gazetelerde, e-postamda, dergilerde yaz tatiliyle ilgili birçok bilgiyi okuyorum, seyrediyorum.

Sanırım artık eskisi gibi gerek yerli gerek yabancı turistler sadece deniz ve kumla yetinmiyorlar. Ek etkinlikler istiyorlar. Bazı Asya ülkelerinde, turizm bölgelerinde çağdaş sanat müzeleri açıyorlar, o ülkenin kültürünü tanıtmak için müzikten edebiyata büyük çaba harcıyorlar.

Şimdi İstanbul’da klasik müzik festivali, caz festivali gerçekleştiriliyor.

Yabancı dergilerin hemen hemen hepsinde turizm programlarında mutlaka konserler, müzik festivalleri de yer alıyor.

Ayrıca genel tatillerin yanı sıra, müzik kanallarında, müzik dergilerinde sadece festivaller için yapılan programlara da yer veriliyor.

Yazının devamı...

Gırgır efsanesi

5 Mayıs 2018

Türkiye’deki mizah dergileri arasında ‘Gırgır’ın ayrı bir yeri vardır.

Gökhan Demirkol’un Gırgır (*) kitabı, karikatür tarihimizi öğrenmek isteyen herkes için ilgi çekici.

Oğuz Aral’ın yarattığı derginin incelenmesine geçilmeden önce Demirkol, özellikle kültür kavramı üzerinde duruyor, tarih içindeki gelişim konusundaki evreleri irdeliyor. Mizah dergileri için de şu saptamada bulunuyor: “Gündelik hayat pratiklerinden beslenen mizah dergileri hem bu zengin kaynağın incelenmesinde hem de bir toplumun geçmişini ve bugününü anlama konusunda ziyadesiyle verimli bir alandır.”

1972-1989 arasında çıkan Gırgır’dan birçok karikatürist yetişmiş, onlar da başka dergiler çıkarmış, karikatürü hem çeşitlendirmiş hem de değişik kuşakların buna bakışını sergilemişlerdir.

‘Dünyayı Gündelik Hayat Üzerinden Anlamlandırmak’ bölümünü okuduğunuzda, kavramların tarihçesini öğrendiğiniz kadar, Gırgır’ın da yerini tayinde doğru değerlendirmeler yapabilirsiniz.

Gündelik hayatı nasıl tanımlıyor Lefebvre: “Gündelik hayat nedir ki? Beslenmedir, giyinmedir, eşyadır, evdir, barınmadır, komşuluktur, çevredir.”


Yazının devamı...

Yeni opera binası için öneriler

3 Mayıs 2018

Bu önerileri yaparken, yurtdışında gezdiğim opera binalarından aldığım notları gözden geçirdim.

Hayati Tabanlıoğlu’nun yaptığı binanın yenisinin oğlu Murat Tabanlıoğlu tarafından yapılması isabetli bir seçim.

Bu bina İstanbul’un kültür başkenti olduğu yıl yapılmalıydı. Ne yazık ki bir-iki konserle birkaç kitaptan öte bize o yılı hatırlatacak bir iz kalmadı.

Özellikle modern bir kütüphane açılmasını, mimarisiyle dünyada yeri olacak bir bina olmasını çok bekledim. Bırakın yenisini eski kütüphaneler bile geliştirilmedi.

*

ŞİMDİ yapılacak yeni opera binasının şart olan özellikleri:

- Seyirciler sadece opera seyretmeye gelmiyorlar. Orada hafif yiyecekler ikram edilen kafeler de olmalı. Çok iyi lokanta bile düşünülebilir.

-

Yazının devamı...

Karikatür albümleri

1 Mayıs 2018

Önce Peker’in mektubunu size ileteyim:

“Karikatürcüler Derneği 1969 yılında değerli büyüklerimiz Turhan Selçuk, Semih Balcıoğlu ve Ferit Öngören tarafından kurulmuş kamu yararına faaliyet gösteren bir dernektir.

Hürriyet gazetesindeki köşe yazınızı heyecanla okudum.

Size, değerlendirmek dileği ile derneğimizin karikatür ve mizah severlere sunduğu bazı albümleri sevinçle gönderiyoruz.

Karikatürcüler Derneği olarak 1974 yılında gerçekleştirdiğimiz Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması’nı 37 yıldır düzenlemekteyiz.

Bu çalışmalarımızın yanı sıra Ramiz, Cemal Nadir, Turhan Selçuk, Semih Balcıoğlu, Mim Uykusuz, Yalçın Çetin, Ali Ulvi Ersoy gibi ustalarımızın karikatürleri ve özel eşyaları da dernek arşivimizde korunmaktadır.

Bu konu ile ilgili tek sorunumuz Karikatür ve Mizah Müzesi’nin olmamasıdır.”

Metin Peker

Yazının devamı...

Kulaktan izlenimler

29 Nisan 2018

Bestecilerin çeşitlemeleri, ses ortaklıkları hep bu anlayışın ürünleridir.

Bazen dinlediğimizin notasını görmeden çalıyorsak, söylersek, kaçta kaçının dinlediklerimize, kaçta kaçının bize ait olduğunu ayırt etmek zorlaşır.

İyi bir müzikçi dinleyicinin verilen kaynaklarla, ses izlenimleriyle bir karşılaştırma yapmak zevkli bir uğraş olabilir.

Mustafa Avşar’ın CD’sinin ilgi çekiciliği? “Acılı Pizza” (1) adlı CD’nin kitapçığındaki bilgiyi okuyalım.

“Kendisi klasik Batı müziği eğitimi almış olan Mustafa Avşar’ın bu ilk caz albümü çalışmasında caz müziğine dair aslında hiçbir eğitimi yoktur.

İlk bestesi ve aynı zamanda albüme ismini veren “Acılı Pizza” dışındaki tüm eserleri dinleyerek transkript ederek öğrenmiştir. Albümdeki caz sololarının bir kısımı Keith Jarrett (Prism), Gonzalo Rubalcaba (Laurita), Otmaro Ruiz (Apres la Pluie), Michel Petrucciani (Rachid) ve Hermeto Pascoal (Bebe) gibi büyük ustalara aittir. Yıllarca keyifle dinlemekten kulaklarına kazınan bu sololar her ne kadar başkalarına ait de olsa, sanki Mozart’ın yazılı sonatlarını yorumlarken aldığı keyif gibi, bu caz ustalarının da fikirlerini (sololarını) taklit edebilmiş olmaktan müthiş haz duyar ve bu albümde de kendi aranjmanları ile birlikte yeniden yorumlar.”

Birden fazla Grammy Ödülü’nün ve Emmy En İyi Besteci Ödülü’nün sahibi müzisyen/besteci/ses mühendisi/prodüktör George Whitty albüm için şunları yazmış:

*

Yazının devamı...

Yazar doğulmaz, yazar olunur

28 Nisan 2018

Yazar olmak için doğuştan yeteneğin şart olduğuna inanıyorsanız elinize kâğıt kalem almayın. Son yıllarda yazarlık üzerine pek çok kurs açıldı, kitaplar yayımlandı. Bu çalışmalarla iyi yazar olunacağına inananlardan değilim. Ama bu çalışmaların, kitapların önemli bir yararı var: İyi bir okur kitlesi yetiştirmek.

Yazar olarak doğmanın, tartışılmaz bir gerçek olmadığını söylüyor ‘Genç Yazarlar için Hikâye Anlatıcılığı Kılavuzu’nda iyi polisiye yazarı Celil Oker. Çalışarak, okuyarak herkesin bir şeyler yapabileceğini örneklerle gösteriyor, okura  umut veriyor. Ama hemen defterinizin ya da bilgisayarınızın başına geçip yazar olduğunuzu sanmayın. Önce dünyadaki ve Türkiye’deki iyi örnekleri okuyacaksınız, ülkenizin edebiyat tarihini bileceksiniz.
Genç Yazarlar için Hikâye Anlatıcılığı Kılavuzu Celil Oker Altın Kitaplar Yayınevi

Onlara saygı duyarız

Birçok meslek sahibinin söylediği, en bilinen örnek, Şinasi Nahit Berker’in “Gazeteci olunmaz gazeteci doğulur” sözü, bu işi yapanların kendilerine tanıdığı ayrıcalıktır.

Peki biz yazarlara nasıl bakarız? “Yazarlarımıza saygı gösteririz. Tamam, onları suçlar, hapse atar, haklarında dedikodu çıkarır ama yine de saygı duyarız.”

Bu tanıtım, yazmaya başlayacakları düşündürmez mi? “Yazar olmak, doğuştan yazar olmak, yazar kumaşı taşımak diye bir şey yoktur. Yazarsan yazar olursun ancak.” Bu kuralın istisnasını unutmayın: Mozart.

Her gün bir sayfa yazma kuralı

Yazının devamı...