"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

II. Abdülhamid’in fotoğraf albümü

7 Ağustos 2018

Bu albümlerdeki fotoğraf, karikatür ve objeleri birçok ziyaretçi ilk kez burada görmekte.

Son sergide, Sultan II. Abdülhamid’in Almanya şansölyesi Otto von Bismarck’a hediye ettiği üç cilt fotoğraf albümünü bulacaksınız.

Serginin adı:

‘Tarihin Merkezine Seyahat. Fotoğraf ve Osmanlı Köklerinin Yeniden Keşfi (1886)’.

Küratörler: Bahattin Öztuncay, Ahmet Ersoy, Deniz Türker. Tasarımını Yeşim Demir Pröhl yapmış.

Keşif gezisi misyonuyla hazırlanmış albüm, II. Abdülhamid’in 1886 yılında Söğüt civarı için verdiği keşif gezisi talimatı sonucu hazırlanmış ve Şansölye Bismarck’a gönderilmiş.

1886’da II. Abdülhamid’in talimatıyla Yıldız Sarayı Kütüphanesi için bir düzineden fazla fotoğraf albümü hazırlandı. Osmanlı İmparatorluğu ile Almanya’nın ilişkilerinin güçlendiği 19. yüzyıl sonunda, sultan tarafından Bismarck’a armağan edilen bu gösterişli albümlerden üçü, 2017’de Ömer M. Koç Koleksiyonu’na eklendi. Albümler, Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk başkenti Bursa ile Yenişehir, İznik, Söğüt ve Bozüyük gibi erken Osmanlı yerleşim birimlerini kapsamlı olarak belgelemek amacıyla, Hoca Ali Rıza, Sururili Ahmed Emin, Ahmet Şekûr ve Mehmed Emin gibi önde gelen fotoğrafçı ve ressamlarından oluşan keşif heyetinin bölgedeki çalışmaları sonucu oluşturuldu.

Paspartulanan ve altlarına özenli elyazısı ile Osmanlı Türkçesi ve Fransızca açıklamaların eklendiği fotoğraflar, yerleşim yerleri, mimari yapılar ve peyzaj hakkında detaylı bilgiler içeriyor. Keşif gezisi rotasındaki dramatik manzara, kasaba ve anıtların yanı sıra bölge sakinleri, özellikle çevrede yaşayan Türkmen yörük aşiretlerinin kaydedildiği orijinal fotoğraflar, kendilerine farklı koleksiyonlardan eşlik eden tamamlayıcı belge, görsel ve yayınlarla birlikte ilk kez bir arada ANAMED Galerisi’nde sergileniyor. Aynı zamanda Fransız

Yazının devamı...

Yarının sanatçısı 35 genç

5 Ağustos 2018

Türkiye’nin çeşitli illerinden resim ve heykel bölümünü bitiren ya da yüksek lisans yapanlar orada çalışacaklar.

Kiminin önünde tuvaller, fırçalar, yağlıboya tüpleri, kimi genç heykeltıraşların önünde de yontacakları mermer duruyordu.

TÜYAP Sanat Fuarı bir süredir gençler için ayrı bir bölüm açtı. Üniversitelerden gelen gençlerin çalışmaları bize sanatın yarını konusunda bilgi veriyor.

Gençlerin bir arada çalışmasının birçok önemi var. Önce eğitim gördükleri okulların, hocalarının birbirini anlatmaları var. Ayrıca çalışmalarını birbirlerine gösterecekler.

Çok hoş bir atmosfer yaşadım. Gençler otomobil lastiklerinden bir salıncak yapmışlar, kolan vurup duruyorlar.

Hepsi Beylikdüzü’nü, İstanbul’u gezebilirler.

Burada çadırlarda kalıyorlar. Onlarla kentleri üzerine konuştum.

Yazının devamı...

Yazarlar soruları yanıtladılar

4 Ağustos 2018

Yazarlarla yapılan konuşmaların edebiyat tarihi için önemini söylemeye gerek yok. Bu konuşmaları içeren çalışmalar, hiç kuşkusuz araştırmacılar için de kaynak özelliği taşır.

İki ciltten oluşun ‘Yüz Yüze Konuşmalar’da karşılıklı sayfalarda; solda cevaplayan, sağda ise soruyu soran yer alıyor.

Toplam 50 yazarla yapılan söyleşileri bu kitapta okuyacaksınız.

Ömer Arısoy kitabı şöyle tanıtıyor: “50 Türk edebiyatı ustasının, 50 uzman edebiyatçılarımıza verdiği mülakatlardan oluşan ‘Yüz Yüze Konuşmalar’ hem edebiyatımızın güncel fotoğrafını çekiyor hem de farklı kuşaklardan değerli edebiyatçı, yazar, şair ve edebiyat eleştirmenlerimizi buluşturuyor.”

2023’e kadar devam

Proje Koordinatörü / Telif Hakları Derneği Başkanı Cafer Vayni, kitabın proje amacını ‘Sunuş’ yazısının son paragrafında belirtiyor: “Telif Hakları Derneği olarak Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılı olan 2023 yılına kadar her yıl bu projemizin bir benzerini gerçekleştirmek ve böylece fikri mülkiyet sistemimizi zenginleştirmek ve güçlendirmek; yaşayan değerlerimizin hayatta iken model olmalarını sağlamak yönündeki projelerimize devam etmek arzusundayız. Böylece Cemil Meriç’in ifadesiyle: ’Muhteşem bir mazimizi daha muhteşem bir geleceğe bağlayacak köprü olmak’ yönünde görevimizi yerine getirmiş olacağız.”

Yayın kurulu adına Abdurrahim Karadeniz de ‘Önsöz’de bu konuşmalarla neyin sağlandığını özetliyor: “‘Yüz Yüze Konuşmalar’, Türkçeyle biz olma tutkusunun somut göstergesidir.” Yayın kurulu da; Prof. Dr. Şaban Sağlık, Prof. Dr. Alaattin Karaca ve Dinçer Ateş’ten (Fahri) oluşuyor.

Tutkunun göstergesi

Yazının devamı...

Bodrum’da festival zamanı

2 Ağustos 2018

Yazlık yörelerdeki festivalleri daima destekledim. Deniz, güneş ve kumdan başka orayı onurlandıran etkinlikler yapılması çok önemli. Bodrum’un dünyada sanatla da tanınmasını sağlıyor.

Bu yıl ne yazık ki yoğun işlerim yüzünden katılamıyorum ama gittiğim yıllarda bu festivalin Bodrum’a katkısının tanığı oldum. Özellikle genç kuşakların bu konserler için geldiğini biliyorum. 4-8 Ağustos arasında gerçekleşecek festivalde kimler var?

Fazıl Say, Gülsin Onay, Murat Karahan, Christina Pluhar, Lauren Fagan, Alina Pogostkina, Vikingur Olafsson ve Avi Avital, Sevil Ulucan, Hillel Zori, İbrahim Yazıcı, Erman Türkili, Çağ Erçağ, Gülru Ensari, Dorukhan Doruk, Camille Thomas ve Veriko Tchumburidze.

Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, L’Arpeggiata, Olten Quartet ve LUDWIG Orkestra festivalde yer alacak.

 

KONSER YERLERİ

FESTİVAL, Şevket Sabancı Parkı’nda gerçekleşecek olan ‘Sabah Konserleri’; D-Marin Turgutreis Amfi Tiyatro Fizy Sahnesi’nde ‘Gün Batımı Konserleri’; D-Marin Turgutreis Turkcell Sahnesi’nde ‘Akşam Konserleri’; The Marmara Bodrum’da ‘Gece Konserleri’; Bodrum Mozole Anıt Müzesi’nde rehberli turlar ve konserler ile birlikte Cinemarine Açıkhava Sineması’ndaki film gösterimleriyle geniş bir alanı kapsıyor.

Tüm bilet gelirleri Tohum Otizm Vakfı ve Bodrum Sağlık Vakfı’na bağışlanan festivalde bu yıl

Yazının devamı...

Bedri Rahmi Eyüboğlu Müzesi açılabilir mi

31 Temmuz 2018

Türkiye’de bunu ailelerin yapması hemen hemen imkânsız. Genelde çocuğu, ailesi olmayanların evi müze olabiliyor.

Örnekleri yineleyelim:

Tevfik Fikret, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Sait Faik Abasıyanık müze/evleri buna örnek gösterilebilir. Bir de son zamanlarda Haldun Taner Müzesi açıldı.

Tek tek edebiyatçılarımız için böyle mekânlar yapılamadıysa, hepsi bir sanat/edebiyat müzesinde toplanabilir.

Okurumuz Başar C. Münir’den Bedri Rahmi Eyüboğlu Müzesi ile ilgili bir öneri geldi.

İki ayda bir Fatih Bozoğlu’nun çıkardığı BGDERGİ için yapmış bu röportajı.

“Bedri Rahmi Eyuboğlu’nun torunu Rahmi Eyuboğlu ile bir röportaj gerçekleştirdik. Röportajı Bedri Rahmi’nin Kalamış’taki evinde yaptım. Her şey olabildiğince Bedri Rahmi’nin bıraktığı gibi duruyor; çalışma masası, yatağı, not defterleri vs, ailenin elindeki bütün resimler de o evde saklanıyor; yaklaşık 150-160 adet resimden bahsediyorum. Ayrıca taşa, kemiğe, balkabağına vs yaptığı çalışmalar da orada. Rahmi Bey daha önce gerek devletle gerek özel sektör ile çeşitli görüşmeler yapmış, evin müze yapılması konusunda. Zira evi müze yapmak aileyi hem maddi olarak hem de bürokratik işlemler dolayısıyla aşıyor. Maddi olarak yardım alamadıkları gibi, örneğin resimleri uygun bir ortamda saklamak için, yapmak istedikleri bazı tadilatlar için de zorluklar çıkarılıyor.

Bedri Rahmi’yi ve bu evin akıbetini tekrar gündeme taşımak istiyoruz.”

Yazının devamı...

Yükselen bir orkestra

29 Temmuz 2018

Ülkemizle Avrupa arasında bir müzik köprüsü kurma işlevini de belirtmek gerekiyor.

İKSV’nin Müzik Festivali’nin de orkestralarından biri olan BİFO şimdiye kadar birçok Avrupa kentinde konserler verdi, birçoğuna ben de katıldım, gördüğü ilgiye tanıklık ettim.

Birçok yabancı soliste de eşlik eden orkestranın yeni CD’si de başarılarının sürdüğünü gösteriyor.

Yeni CD’leri de şu:

Turnage-

Concerto for two violins

Berlioz Senfoni Fantastik.

Albümde eser, şef ve solistler hakkında bilgi yer alıyor.

Yazının devamı...

‘Kadıköy’ün Canlı Tarihi’

24 Temmuz 2018

Şimdiye kadar İstanbul’un birçok semti üzerine kitaplar yayımlandı.

Beyoğlu ile ilgili incelemeler oranında başka semtler yazılmadı. Eski İstanbul’un semtleri inceleme/araştırma türünden çok, ya anılarda ya da romanlarda, öykülerde karşımıza çıktı.

Hiç kuşkusuz bu araştırmaların önemli bölümü orada yaşayanların, o tarihi bilenlerin tanıklıklarıdır.

Kadıköy’ün Canlı Tarihi* bu özelliği öne alan bir çalışma.

Kadıköy’ü ve Kadıköylü dostlarım aracılığıyla tanıyorum.

İdil Biret ve eşi Şefik Yüksel, Cahit Kayra, Tuğrul Tanyol kıdemli Kadıköylüler.

Önsöz’de kitabı hazırlayan çalışma grubu tanıtılıyor:

“Kadıköy Kent Konseyi Tarihi Kültürel Miras ve Kent Belleği Çalışma Grubumuz, bu kitapla önemli bir çalışmaya imza attılar.

Yazının devamı...

Geçmişten bugüne İstanbul’un sesini dinlemek

22 Temmuz 2018

“Sayın Doğan Hızlan

Yıllardır okurunuzum, bugün de Leyla Gencer’le ilgili yazınızı duygulanarak okudum. Leyla Gencer, rol modellerimden biridir, yıllar önce Zeynep Oral’ın kendisiyle ilgili yazdığı ‘Tutku’nun Romanı’ ile onu tanımıştım ve o gün bugündür hayranıyım.

Ben de naçizane sopranoyum, ancak Batı klasik müziği icra etmiyorum; son albümümde yirminci yüzyılın başındaki şehir musikimizden etkilenerek kantolar, tangolar ve fasıl şarkıları besteledim ve kanunda Fotini ve utta Marina Hanım’la bu yeni bestelerimi seslendirdim. O dönemin, Lale ve Nerkis hanımlar, Safiye Ayla, Sabite Tur, Denizkızı Eftalya ve Seyyan Hanım gibi kadın şarkıcıları da en büyük ilham kaynağım. Amacım taş plak dönemindeki kadar sanatsal yönü gelişkin bir şehir müziğini yeniden canlandırmak belki de...”

Adı geçen CD şu:

Fulya Özlem & Akustik Kabare / Mânidar Boşluk* 

Her şehrin bir sesi var mıdır? Dinlediğimizde onu çağrıştıran. Hemen eşlik ettiğimiz. Anı yumağını çözmeye götüren.

Başka kentleri bilmem ama İstanbul böyle bir yerdir.

Yazının devamı...