"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

'Sivas acısı'nın 25'inci yılı

6 Temmuz 2018

Gerek dönemin hükümeti gerek yerel yönetim bu kıyıma müdahale etmedi.

Yakılanlar arasındaki iki şair, Metin Altıok ile Behçet Aysan’ın anısına ödül veriliyor.

Katliamın aramızdan koparttığı kişilerden biri de Nesimi Çimen’di.

Oğlu sanatçı Mazlum Çimen bir CD hazırladı:

Yazının devamı...

Genç kuşaktan iki sergi

5 Temmuz 2018

Serginin kataloğunda Rektör A. Halûk Özen’in, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Mümtaz Demirkalp’in, küratör Dilek Karaaziz Şener’in yazılarını okuyabilirsiniz.

Küratör, serginin özelliğini şöyle açıklıyor:

“Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin yeni kuşağını bir araya getiren Sarsılan İmge sergisi, ne geçmişinden tamamen kopan ne de bugünden uzaklaşan bir seçki sunuyor.

Başkent Ankara’nın sanat öğrencileri, özgür tutumlarının verdiği güçle, yaşadıkları zamana karşı olan duyarlılıklarını sanatsal biçem ve dil ile ortaya koyuyor.”

Ustaların sergilerini gezenler, onların kataloglarını edinenler elbet Türk ve dünya resim tarihi üzerine bilgi edinirler.

Genç kuşağın eserleri ise bildiğimizin, gördüğümüzün ötesindeki bir yaratma girişimini gösteriyor. Bu sergilerin en önemli özelliği, bizi yeni bilgilere, yeni görsel tatlara doğru bir yolculuğa zorlamasıdır.

Ben bunları anlamıyorum sözü bilgilerimizi geliştirme sürecine ket vurur. Bildiğimizi tekrarlamak, yeniliklerden bizi uzaklaştırır.

Ben bunu anlamak için ne yapmalıyım sorusunun sorulması gerekiyor.

Yazının devamı...

Kitap mağazaları, internet ve kitap kulüpleri

3 Temmuz 2018

Hürriyet Kitap Sanat da bu geleneği bozmadı ve yaz kitapları seçkisi yayımladı.

Yazarlar, kitap dergisi yönetmen ve editörleri seçtiklerini söylediler.

Bu seçmeleri çok kimse defterine yazmamıştır, kitapçıya gittiğinde aklında kalan listeyle yetinecektir.

Ben kitabevlerinin işlevinin burada başladığı kanısındayım. Kitapçılar kendi listelerini yapıp mağazalarında görünen bir köşeye koymalıdırlar.

Ama burada yaş sıralamasını da ihmal etmesinler.

Çocuklar, büyükler, yayın türleri, kurgu, kurgu dışı ayrılmalı.

‘Yaz Okumaları’ listesini koyacak mağazaların, özellikle ödül kazanan kitapları bir köşede sunmaları, hatta bir raf yapmaları gerekir.

Gazete kitap eklerinde, dergilerde yayımlanan seçmeleri de bir ayıklamayla mağazada bir köşeye koymalıdırlar.

Yazının devamı...

Fazıl Say Chopin çalıyor

1 Temmuz 2018

Müzisyenlerin de, edebiyatçıların da beklettikleri yapıtları vardır.

O da bir süre, o besteciyi özümseyerek çalmak istemiş. Yazarlar için de geçerlidir, yazıya başlarsınız sonra ara verirsiniz, ilerleyemezsiniz.

İcracılık da böyledir. Üstelik Fazıl Say gibi, besteci/icracının seçimi, mükemmeliyet düzeyini aşandır.

Bir sanatçının, bestecinin yaşamı ile yarattıkları arasındaki bağları keşfedilmeden, onu çalmayı bir türlü istemezsiniz. Ya da yazmayı.

Konuşmasında çaldığı besteciler arasında bir seçim gelgiti yaşıyor. Bellediği seviye Mozart ile Beethoven.

Fazıl Say, çalacağı besteleri, bestecilerinin de müzik serüvenini göz önünde bulundurarak yapmıştır. Özgün icra için bazı yılları beklemek gerekir.

Eminim ki, o yerli ve yabancı

Yazının devamı...

Havada kâbus var

30 Haziran 2018

Yıllar sonra gerçekleşen akraba ve dost buluşmaları beni tedirgin eder. Güzel anılarla başlayan sohbetler, hesaplaşmaya dönüşür. Bilinç düzeyinde olumlu paylaşımlar birdenbire bilinçaltının karanlığına iner.
İşte bu anda sevgiden çok nefretlerin bellekteki dansı başlar. Hele içkinin verdiği rahatlık, gelgitlerle rahatsızlığa dönüşür.
Roman kahramanları Kerem’in mekânında buluşurlar ama doğal ve psikolojik engellerle buradan ayrılamazlar.
Kerem-Hülya aşkı, kitabın belirleyicilerinden biri; belki de romanın iskeleti bu.
Küllenen aşklar kızgın bir ateşe dönüşse de araya giren yıllar ateşi söndürür.
Geçmişte, çocukluk, gençlik döneminde yaşananlar...
Bu buluşmalarda herkesin mahrem günlüğünden satırlar ortaya dökülüp saçılır, sararmış solmuş yapraklar toplanır.

Yazının devamı...

Orhan Okay özel sayısı

29 Haziran 2018

Özellikle konu ettikleri kişi üzerine, çeşitli görüşlerin böyle sayılarda toplanması okur için de bir kolaylıktır.

Yeni Türk Edebiyatı’nın Orhan Okay Özel Sayısı*, onun kitaplarını okumuş olanlara bile bu yazılar eşliğinde yeni bakış açıları kazandıracaktır.

Özel sayının başında Nâzım Hikmet Polat’ın ‘Hocamın Hallerinden’ başlıklı yazısı, daha çok bir edebi portre çiziyor.

Derginin bir bölümü Orhan Okay özel sayısı.

Diğer bölümler de şöyle sıralanıyor:

- İnceleme-Araştırma

- Belgeler

- Kitaplar

Yazının devamı...

Nuri İyem Resim Ödülleri verildi

28 Haziran 2018

13 yıldır yapılan ödül seçici kurulu aşağıdaki adlardan oluşuyor:

Fırat Arapoğlu, Gamze Büyükkuşoğlu, Cansen Ercan, Memet Güreli, Ümit İyem, Prof. Dr. Erhan Karaesmen, Temur Köran, Prof. Dr. Burcu Pelvanoğlu, Feyyaz Yaman.

Seçici kurul adına Karaesmen konuştu, alıntılar ondan:

“Nuri İyem Resim Ödülü, bilindiği gibi saygın ve gelenekselleşmiş bir sanat etkinliğidir. Büyük ressam, çok değerli sanat ve kültür insanı Nuri İyem anısına, resim sanatı eğitimi almakta olan sanatçı adayları başta olmak üzere genç sanatçı adaylarını özendirici bir yarışma etkinliği çerçevesinde buluşturmayı amaçlamıştır.

Nuri İyem Resim Ödülü etkinliği, Nuri İyem’in yurtsever aydın kişiliğinin de yansıması olarak bir sosyal boyuta da sahiptir.”

Kazananların yer aldığı kitapçıktaki yazısında Fırat Arapoğlu da, İyem’in Türk resmindeki yerini vurguluyor:

“Modern Türkiye resminin öncü ressamlarından ve ‘Anadolu’dan İnsan Yüzleri’ denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olan Nuri İyem, sanatın bir coğrafyadaki temsili konusunda düşüncelerini açık ve net biçimde ifade etmişti:

Ulus tarafından sahip çıkılmayan ve yaşama giremeyen yapıtların, sanat ürünü olduklarını kabul etmiyorum...

Yazının devamı...

Klasikler furyası

26 Haziran 2018

Dünya ve Türk klasiklerinin telif hakkı bitenleri birçok yayınevi tarafından yayımlanıyor.

Dünya klasikleri de iyi çevirmenler tarafından dilimize aktarılıyor. Son zamanlarda çevirmenler de destekleniyor. Birçok çeviri ödülü veriliyor.

Dünya klasiklerinin bazılarının başında yer alan, tanınmış yerli ve yabancı yazarların önsözleri de okurun lezzet alma kat sayısını arttırıyor.

Türk klasikleri de yayınevlerinin dizilerinin başlıca yayınları arasında yer alıyor.

Her zaman bir anımsatmada bulunurum. Bugünün Türk edebiyat yapıtlarını anlamak için edebiyat tarihini bilmek tartışılmaz bir gerçektir.

Birçok Türk klasiğini kitapçı vitrinlerinde görüyorum.

Halit Ziya Uşaklıgil’den Hüseyin Rahmi Gürpınar’a kadar uzayan bir liste.

Bazı eserlerin yayınlanması mümkün olmuyor, çünkü mirasçıları bulunmuyor. Bu da yayın dünyasının bir başka açmazı.

Yazının devamı...