"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Oğuz Atay’ı anarken

5 Aralık 2017

Yakından tanıdığım, dost olduğum, sevdiğim bir yazardı. TRT ödülünü kazandığında ilk ve tek söyleşiyi de ben yapmıştım.

Hocası Mustafa İnan için yazdığı ‘Bir Bilim Adamının Romanı’ Türk edebiyatında biyografi türünde bir başyapıttır.

Ölümünün 40’ıncı yılında iki dergi, Ot (1) ile #tarih (2) onu anan yazılarla çıktı.

#tarih’in kapağındaki yazı şöyle:

“Ölümünün 40. yılında; Oğuz Atay’dan mektup var.”

56 yıldan sonra gelen mektubu Gürsel Göncü şöyle sunuyor:

“Askerlik arkadaşı ve meslektaşı rahmetli Avşin Baysal’a 19 Mayıs 1961’de yazdığı mektup, evlilik kararını ve bunu nasıl aldığını anlatıyor. Nefis bir Türkçeyle yazılan mektup için Avşin Baysal’ın eşi Yıldız Hanım’a, Oğuz Atay’ın ilk eşi Fikriye Hanım’a, kızı Özge ve torunu Oğuz Kansu Canbek’e minnettarız.”

O mektuptan bazı bölümleri aldım yazıma:

Yazının devamı...

Üç arkadaş ses ve gönül vermişler

3 Aralık 2017

CD çalarınıza koyduğunuzda benim düşünceme katılacaksınız.

Önce albüm kitapçığındaki yazıyı okuyalım, sonra da dinleyelim.

“Dostluklarının Dem’ini müzikal birikimleriyle harmanlayan üç müzisyenin yolculuğu, yaşadıkları toplumun aynı zaman da üç rengini temsil ediyor.

Doğup büyüdükleri Türkiye coğrafyasındaki derin kültürün izleri, onların yorumlardaki bilgeliği ve erdemi oluşturuyor.

İsimlerinin daveti ile ŞEMS olan üçlü. Hem Anadolu’nun ışığında hem Şems’in aşkındaki Efkâr’a ses oluyor.

Bu albüm gerçekte bir müzik grubunun sunumunu değil, üç arkadaşın gönül buluşmasını anlatıyor.”

Şems Trio kimlerden oluşuyor?

***

Yazının devamı...

Ömer Seyfettin’i tanıyor musunuz?

2 Aralık 2017

Bu soru yadırgatıcı gelebilir ama derinlemesine düşündüğünüzde, bir-iki hikâyesinden başka eserini okumadığınızı fark edersiniz.

Okul sıralarında okuduğunuz Ömer Seyfettin’in gerek Türk edebiyatında, gerek Türk mefkûresindeki yerini okumadıkça, birçok eksiğiniz olduğunu anlarsınız.

Tahir Alangu’nun ‘Ömer Seyfettin-Ülkücü Bir Yazarın Romanı’ (*) kitabı birkaç yönden okunmaya değer.

Bu kitapla yalnızca bir edebiyatçının yaşamını değil, yaşadığı dönemi ve yazdıkları arasındaki gelgitleri de öğreneceksiniz. Bir önemi daha daha var bu kitabın. Türk edebiyatında pek rastlanmayan biyografi türünün başyapıtlarından biri. Tahir Alangu (1915-1973) ‘Bu Kitabın Hikâyesi’ başlıklı yazısında oluşum sürecini yazmış:

“Ömer Seyfettin biyografisinin unsurlarını derlemeğe başlayınca, Türkçede bu yolda bana model olacak, işe yarayacak hiçbir öncü eserin bulunmadığını gördüm.”

Araştırmacı, neden Ömer Seyfettin’i seçtiğini belirttikten sonra, araştırmasında nelere dikkat ettiğini de vurguluyor.

Hayatla eserini iç içe anlatarak, yirminci yüzyılın ilk yirmi yılındaki tarihi olayları göz önünde bulundurarak, çevresini de inceleyerek, ‘Yeni Lisan’ın öncüsü olduğunu unutmayarak bu çalışmayı ortaya koyduğunu, otuz altı yıllık kısa ömründe ancak sürekli olarak yedi yıl (1913-1920) yazabildiğini de bilerek çalıştığını söylüyor.

Yazının devamı...

Mersin’in edebiyat ödülü Haydar Ergülen’in

1 Aralık 2017

Genelde şairler kendi şiirleri üzerine yazarlar, poetikalarını anlatırlar ama başka şairler hakkında konuşmazlar ve yazmazlar.

Haydar Ergülen’in şiiri üzerine çok yazdığım için yeniden bir yazıyı gereksiz buluyorum. Merak edenler kitaplarımda ya da arşivde bu yazıları okuyabilirler.

Türk şiirini iyi bilir, ondaki özellikleri kendi şirinde meczeden ustalardan biridir.

Şairler sorulduğunda bakın nasıl yanıtlar:

“Türkiye deyince yalnızca Cemal Süreya gelir aklıma ve gitmiyor.”

Şiirlerinde, insana özgü bütün temalara yer vermiştir, hepsinin şiirdeki yansımalarını kaleme almıştır.

Onun sevdiğim bir açıklamasını anımsadım:

“Ben bir anıyı ağırlamakla geçen hayatlardanım.”

Yazının devamı...

Mevlut Akyıldız mutlaka bir Mozart operasının dekorunu çizmeli

30 Kasım 2017

Sergiyi gezdikten sonra “Resmigeçit”in kataloğunu okumalı/seyretmelisiniz.

Yaşadıkları, yaşadıklarımızla örtüştüğü için, ilgilenenlerin sayısının yüksek olacağı kanısındayım.

Karikatür de yapmış bir ressamın yapıtlarına elbet mizahın sızması olağandır.

Kataloğun başında Hilmi Yavuz, Mevlut Akyıldız’ın Resimlerinde Dil Oyunları yazısında resminin niteliğinin özetini veriyor:

“Özetle şu: Mevlut Akyıldız, bu sergisinde, çalışmalarını dil oyunlarıyla kuruyor. Akyıldız, klasik anlamda resim yapmıyor-resim kuruyor.

Bu, Türk resminde, nesneye, algıya ve öz’e değil de, Dil’e dayalı bir geleneğin başlangıcı ve elbette bu nedenle çok önemli...”

Güzel Sanatlar Akademisi Öğrencilik Dönemi’nden başlıyor Yarım Elma Gönül Alma ile bitiyor.

Ucuz otellerin resme yansıyışı, Zürafa Sokağı’ndan çağrışımlar. Çiçek Pasajı.

Yazının devamı...

Tanburi Necdet Yaşar’ın ardından

28 Kasım 2017

Tanburi Necdet Yaşar’ı.

Gonca Tokuz’un hazırladığı Tanburi Necdet Yaşar (Anılar-Dostlar)* kitabından yaşamını, sanatını okudum.

Türkiye’de sanatçılara olan ilgisizlik, ölümlerinden sonra daha büyük bir üzüntü yaratıyor.

Kitabın başındaki Önsöz, Niyazi Sayın’ın.

Onun ustalığını bir başka usta bakın nasıl tasvir ediyor:

“Necdet’in tanburunda, Yorgo Bacanos’un lavta mızrabını, Tanburi Cemil’in ölmez nağmelerini, Baba Mesut’un mızrapsız olarak parmağıyla çıkan bir Oskiyam tarzını her zaman görebilirsiniz. Hatta dikkat edilirse Samilerin, Osmanlıların sedalarını da bulabilirsiniz. Bizler asil olan yoldan ayrılmadık. Necdet’in zaten yapısı da buna müsait değildir.

Cemil’in ruhunun bulunduğu bu gönül bahçesinde onun olgun, velud nağmeleri her zaman yaşayacaktır.”

Kitap 3 ana başlıktan oluşuyor:

Yazının devamı...

Dinlenmesi gereken iki CD

26 Kasım 2017

Şimdi de yeni CD’leri ‘Company’yi dinliyorum.(1)

Albüm kitapçığı yazısı üç dilde: İngilizce-Almanca-Fransızca.

İyi bir repertuvar hazırlamışlar:

Philip Glass. Yaylı Çalgılar Dörtlüsü No.2 ‘Company’

Peteris Vasks: Yaylı Çalgılar Dörtlüsü No.4

Arvo Part: Summa

Hasan Uçarsu: Yaylı Çalgılar Dörtlüsü No.2 ‘The Untold’

Bestecilerin yaşamı ve CD’de yer alan besteleri üzerine bilgi veriliyor.

Yazının devamı...

Hayvanlarla sanat buluşunca...

25 Kasım 2017

Hayvan sevgisinin yükselişi, insan olma özelliğinin yükselişiyle doğru orantılıdır.

Sevdiğiniz, beslediğiniz evcil hayvanların fotoğraflarına bakmaktan, onlar hakkında bilgi edinmekten de hoşlanır mısınız? Tanıtacağım üç kitap, beslediğiniz, sevdiğiniz hayvanlara sizi daha çok yaklaştıracak, onları daha yakından tanımanızı sağlayacak.

Hayvansever bir ressam düşünün, onları tuvaline nasıl aktarır? Çok klasik gelecek belki ama gerçekten fırçasının ucunda sevgisi olacaktır. Yalnız sahip olanların değil, hayvan sevgisini ruhunda taşıyanların da kütüphanesini süsleyecek kitaplar bunlar.

Artık adlarını vereyim:
Resim Sanatında Kediler: Kedi Kitabı
Resim Sanatında Köpekler: Köpek Kitabı
Resim Sanatında Kuşlar: Kuş Kitabı


Yazının devamı...