"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Kanlıca’yı ne kadar tanırsınız?

30 Aralık 2017

Semt monografileri benim ilgimi çeken türler arasında yer alır. Hele İstanbul’a, onun tanınmış bir semtine aitse, daha da dikkatle okurum.

Kanlıca’yı İstanbul’da yaşayan hemen hemen herkes bilir. Gitmiştir, görmüştür ya da şiirlerde şarkılarda okumuş, dinlemiştir.

Hele o semtte yaşayan için monografi kitapları çok önemli birer kaynaktır. Uzun süre aynı yerde yaşamışlarsa, o kitaplarda kendilerini ve aile tarihlerini bulurlar.
Önemli, tanınmış bir semtin tarihinde bütün bir şehrin değişimini de öğrenmek mümkündür.

Fuat Selim Ramazanoğlu’nun iki ciltlik Kanlıca - Boğaziçi’nde Bir Köy (*) kitabı böyle ayrıntılı bir çalışma.

Kitabın başındaki ithaf şöyle:

“Küçük hatıralar, samimi kalplerde daima büyük yer tutar. Kanlıcalıların anısına.”

Yazının devamı...

Halman ödülü Sevimay’ın

29 Aralık 2017

İSTANBUL KÜLTÜR ve SANAT VAKFI tarafından düzenlenen Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’nü James Joyce’un ‘Finnegan Uyanması’ (Finnegan’s Wake) çevirisiyle Fuat Sevimay kazandı.

Türkiye’nin ilk Kültür Bakanı Halman, 2008-2014 yılları arasında İKSV Mütevelliler Kurulu Başkanı olarak görev yaptı.

Başkanlığımdaki seçici kurul üyeleri, yazar, çevirmen ve eleştirmen Sevin Okyay, yazar ve çevirmen Ayşe Sarısayın, yazar ve çevirmen Yiğit Bener ile yazar ve çevirmen Kaya Genç’ten oluşuyordu. Seçici kurul, bu yıl kaybettiğimiz jüri üyesi Ahmet Cemal’i anarak toplantıya başladı.

Seçici kurul, aşağıdaki gerekçeyle ödülü Sevimay’a verdi:

“James Joyce’un 1939 tarihli ‘Finnegans Wake’in geceye ve düşlere açılan, dilleri ve tarihleri bir araya getiren cümlelerini Türkçe söylemekteki yaratıcılığı, cesareti ve oyunculuğu gerekçesiyle 15 bin TL değerindeki Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’ne Fuat Sevimay’ı layık buldu.”

2015 yılında başlatılan Talât Sait Halman Çeviri Ödülü için bu yıl İngilizce, Almanca, İspanyolca, Fransızca, Rusça, Farsça, Japonca, Yunanca, Bulgarca, Çince, Korece ve Norveççeden Türkçeye çevrilmiş 50’ye yakın edebiyat eseri başvurdu.

Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’nün ilki 2015’te Georges Perec’in La Boutique Obscure: 124 Reves adlı eserinin Karanlık Dükkân: 124 Rüya adlı çevirisiyle Siren İdemen’e, ikincisi ise Anna Seghers’in Transit adlı eserinin aynı adlı çevirisiyle Ahmet Arpad’a verilmişti.

*

Yazının devamı...

Yılbaşı armağanları

28 Aralık 2017

Benim armağan listemi oluşturanlar kitap, CD, kırtasiye malzemesidir.

Hürriyet Kitap Sanat, 22 Aralık 2017 tarihli sayısında, seçime yardımcı olacak anket sonuçlarını yayınladı.

Bir yıl içinde kitapları, CD’leri izleyenler, kitapçı dükkânlarını gezenler, kendi başlarına bir armağan listesi düzenleyebilirler ama gene de listelere bir göz atabilirler.

Ben bile bazı kitapları gözden kaçırmışım.

Hiç kuşkusuz Kitap Sanat dergimiz, seçimin kapsama alanını genişletiyor.

Listeye bakmadan önce benim bir önerim var. Kitap seçerken önce ödül kazananları armağan ediniz. Bir yılın öne çıkan kitapları edebiyatın seyri konusunda bir fikir verebilir.

Kitap armağanını seçmek aslında zor bir iştir. Hediye alacağınız kişinin kitap seçimi konusunda bir ön bilgiye sahip olmalısınız.

Ya da hayatında iz bırakacak, yeni yıla yeni düşüncelerle girmesini sağlayacak bir kitap seçmelisiniz.

Yazının devamı...

Tarihi yarımada ve Gülhane Parkı

26 Aralık 2017

Tatil günleri çok kalabalıktır. Lokantalar, kafeler ve birçok dükkân.

Eminönü’ne vardığımda tanınmış bir bilet bayii önünde muazzam bir kuyruk vardı. O soğuk bekleyenleri etkilememişti.

Sıradakilerden birine sordum, başka yerden alabileceklerini söyledim, cevap beni şaşırttı:

“Efendim genellikle ikramiyeler bu bayiye çıkıyor.”

Ben en az haftada veya on günde bir Sultanahmet’ten başlayıp Ankara Caddesi’nden inerek Sirkeci’ye, Eminönü’ne yürürüm.

Gazetelerin bu bölgeyi ihmal ettiği kanısındayım.

Ankara Caddesi’nin durumuna gelince...

Nuruosmaniye’den Cağaloğlu’na çıkışta bir canlılık gözünüze çarpardı. Şimdi eski

Yazının devamı...

İncesaz 20 yaşında

24 Aralık 2017

27 Aralık Çarşamba günü Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde düzenlenecek dokuzuncu albüm lansman konserinde İncesaz’a Melihat Gülses, Oya Küçümen, Cengiz Özkan, Muammer Ketencoğlu ve İncesaz’ın kurucularından Derya Türkan eşlik edecek.

Yeni albümlerinin adı Peşindeyim*.

Türk müziğini yorumlamada özgün bir kimliği olan İncesaz’ın yeni albümünde 11 şarkı var.

Cengiz Onural ve Murat Aydemir’in bestelerinin yer aldığı albümde, onların yanı sıra Haris Alexiou’nun da Türkçe sözlerle bir şarkısını dinleyebilirsiniz.

Albümün solistleri: Ezgi Köker Aldemir ve Bora Ebeoğlu.

CD’de yer alan parçalar:

1- İnce Ayar

2- Fotoroman

Yazının devamı...

Bak bir varmış bir yokmuş...

23 Aralık 2017

Geçmişe dair belgesel kitapları okuduğunuzda, o dönemin bütün özellikleri ruhunuzu ve bedeninizi sarar, geçmişi yeniden yaşarsınız. Sizde değişenle değişmeyeni karşılaştırma yapma olanağını bulursunuz.

Türkiye gibi siyasal ve toplumsal dalgalanmaların yaşandığı bir ülkede bu tip çalışmalara önem veririm. Çünkü ben hep bugünü dünden görme taraftarıyım.
Derya Bengi’nin yazıp hazırladığı ‘60’lı Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük-Durmadan Dünya Dönüyor’ kitabının sayfalarını çevirirken biyografimin eksik kalan yanlarını tamamlamak için malzeme bulmuş oldum.

Zaaflarımızın çizelgesini çıkarıyor

Kitap, Ajda Pekkan’la başlıyor. Bugün de sesini kulaklarımıza ulaştıran sanatçı 1969’da ne demiş: “Ben müzik hayatını ciddiye almış ve yaşlanana kadar çalışmaya karar vermiş bir sanatçıyım. Bu yüzden mesleğimde başarılı olmak için gerekli her şeyi yaparım.”

Bu tür kitapların birkaç özelliği vardır. O günleri öğrenmek isteyen genç kuşaklar, tarihçiler, belgesel hazırlamak isteyenler, biyografi yazmak isteyenler bu kitaplardan yararlanır. Benim gibi okurlar da; anılarını tazeler, yaptıkları iyi işlerin yanı sıra hatalarını da öğrenirler. Zaaflarımızın çizelgesi de bu sayfalarda ortaya çıkar.


Yazının devamı...

Adnan Çoker 90 yaşında

22 Aralık 2017

Bir otelin terasındaki kalabalık, sergi açılışını andırıyordu.

Adnan Çoker, bu özel gecede müzik eşliğinde bulunduğumuz yere girdi. Meslektaşlarının, hayranlarının alkışları arasında. Bu onun 90’ıncı doğum günü için hazırlanmış sürpriz bir partiydi.

Yıldönümlerinin önemini vurgulamak gerekir.

Usta bir ressamın 90’ıncı yaşını sürprizlerle, dostları arasında kutlamasını sağlamak güzel ama ben başka toplantıların yapılmasını, sempozyumlar düzenlenmesini, hakkında kitaplar çıkarılmasını beklerdim.

Ne yazık ki Türkiye’de böyle kalıcı çalışmalar yapılmıyor.

Aslında bu tür çalışmalar kuşaktan kuşağa hizmet zincirini kurmak için gerekli.

Yerimden pek kalkamadığım için, Seyhun Topuz, Balkan Naci İslimyeli, Bedri Baykam, Halil Akdeniz, Mehmet Y. Yılmaz ile konuşabildim.

Adnan Çoker

Yazının devamı...

Tanpınar Merkezi açıldı

21 Aralık 2017

Gülhane Parkı’nın cadde girişindeki eski Alay Köşkü binası daha önce müze olarak hizmet vermeye başlamıştı.

Tören saatinden önce müzeyi ziyaret ettim. Merkez müdürü Prof. Dr. Handan İnci’den bilgi alarak törene kalamadan ayrıldım.

Hiç kuşkusuz bu tür bir merkezin acilen bir yere gereksinimi var. Çünkü bu merkezden yararlanmak, çalışmak isteyenler müracaat edilecek bir mekânı ararlar.

Başta üniversite olmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir çözüme varacaklarını umuyorum.

Hatta holdinglerin, kurumların da ilgilenecekleri kanısındayım.

Açılış konuşmasını Orhan Pamuk yapmış ve konuşmasında iki İstanbul yazarı Yahya Kemal Beyatlı ile Ahmet Hamdi Tanpınar’dan söz etmiş.

Merkezin kuruluş amacı ve çalışma başlıklarını merkez müdürü Prof. Dr. Handan İnci şöyle açıklıyor:

-

Yazının devamı...