"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Geçmişten bugüne İstanbul’un sesini dinlemek

22 Temmuz 2018

“Sayın Doğan Hızlan

Yıllardır okurunuzum, bugün de Leyla Gencer’le ilgili yazınızı duygulanarak okudum. Leyla Gencer, rol modellerimden biridir, yıllar önce Zeynep Oral’ın kendisiyle ilgili yazdığı ‘Tutku’nun Romanı’ ile onu tanımıştım ve o gün bugündür hayranıyım.

Ben de naçizane sopranoyum, ancak Batı klasik müziği icra etmiyorum; son albümümde yirminci yüzyılın başındaki şehir musikimizden etkilenerek kantolar, tangolar ve fasıl şarkıları besteledim ve kanunda Fotini ve utta Marina Hanım’la bu yeni bestelerimi seslendirdim. O dönemin, Lale ve Nerkis hanımlar, Safiye Ayla, Sabite Tur, Denizkızı Eftalya ve Seyyan Hanım gibi kadın şarkıcıları da en büyük ilham kaynağım. Amacım taş plak dönemindeki kadar sanatsal yönü gelişkin bir şehir müziğini yeniden canlandırmak belki de...”

Adı geçen CD şu:

Fulya Özlem & Akustik Kabare / Mânidar Boşluk* 

Her şehrin bir sesi var mıdır? Dinlediğimizde onu çağrıştıran. Hemen eşlik ettiğimiz. Anı yumağını çözmeye götüren.

Başka kentleri bilmem ama İstanbul böyle bir yerdir.

Yazının devamı...

Sofra ve yemek adabı

21 Temmuz 2018

Yemek kitaplarının sayısı evdeki kütüphanelerin bile bir rafını dolduracak sayıda.

Yemeklerin tarifi, tarih içindeki değişik yemekler, Osmanlı’dan bugüne yemek alışkanlıkları kitaplarda yerini aldı.

Peki sofra adabı nasıldı? Yemek nasıl sunulurdu?

Emin Nedret İşli’nin derlediği ‘Âdâb-ı Taâm’ (*) kitabı bir sofranın nasıl hazırlandığı konusunda, uygulanacak bilgilerle dolu.

Kapaktaki yazı şu: ‘Osmanlıca Âdâb-ı Muâşeret Kitaplarında Sofra ve Yemek.’

Sofra adabını okuduğunuzda, bunun geçmişteki bir bilgi olmadığını, bugün de geçerliliğini koruduğunu göreceksiniz.

Seçkinlik zenginlikten ibaret değildir

Yayıncının önsözünde kitabın özelliğine değinen bir yazı:

Yazının devamı...

İstanbul Kültür Çalıştayı'ndan notlar

20 Temmuz 2018

Bakanlık, konuşmaları kitap halinde yayımladı.

Sunuş’u Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş yaptı:

“Binlerce yıllık bir geçmişe sahip İstanbul, mazide Roma ve Osmanlı imparatorluklarının başşehri, günümüzde ise Türkiye Cumhuriyeti’nin nüfus ve ekonomi bakımından en büyük merkezidir.

İstanbul aynı zamanda başta Osmanlı olmak üzere geçmişten günümüze üzerinde yaşayan bütün medeniyetlerin izlerinin hâlâ görünür olduğu bir kültür şehridir.

Yazının devamı...

Kitap tavsiye etmenin dünü bugünü

19 Temmuz 2018

Sorulan o günün kitaplarından birini seçip söylememizdir.

Oysa bu geçici, günübirlik çözüm, soranın iyi bir okur olmasını sağlamaktan uzaktır.

Yaşına, öğretimine, merakına göre tek kitap tavsiye etmektense küçük bir kütüphanede neler bulunması konusunda bir seçme yapmak gerekir.

Çünkü tavsiye edeceğim kitap listesi, klasiklerle başlayıp bugünü de kapsamalıdır. Hangi tür kitapları okuduğunu, sevdiğini ya da bu konuda gelişmek istediğini öğrendiğimizde onun okuma zevkini arttırırız.

Yazının devamı...

İnternet bilgilerini kitapla doğrulayın

17 Temmuz 2018

Günümüzde soluk soluğa yaşayan insanoğlu birinin adına bir seçme yapmasını istiyor. Yüzlerce, binlerce kitap, plak/CD, film arasından tavsiye edilenleri okumak, kısa yoldan bilgi sahibi olmayı arzu ediyor.

Aslında bu, zevkimizi seçenin emrine vermek olarak da özetlenebilir. Çünkü bu tür seçmelerin hem iyi hem kötü yanı vardır.

İyi yanı insanın o sanat kolu üzerine bir bilgi sahibi olması, hiç olmazsa o türün zirvedekilerini tanıması.

Kötü yanı seçenin zevkine göre bir sanat anlayışını benimsemeniz. Artık hangi tür olursa olsun, onun size sunduğu ölçütleri esas alacaksınız.

Müzikten edebiyata, sinemadan resme kadar bu konuda yüzlerce kitap yazıldı. Çoğumuz da onlara göz atmaktan kendimizi alamadık. Ama bence, bu seçmelerin ötesinde insan bir bilgi donanımı da edinmeli.

Edebiyat seçmeleri elbet öğretmen, okur, öğrenci için gerekli bir kitaptır. Acaba bunu okuyan kaç okur, bu kitaplardan bir seçim yaparak yazarını seçer. Günümüzde bu ihtimali çok zayıf görüyorum.

*

BEHÇET NECATİGİL

Yazının devamı...

Bir divayı sindirerek dinlemek

15 Temmuz 2018

Rahmetli, büyük zekâ Kurthan Fişek’in bir sözünü anımsıyorum:

“Ünü Kapıkule’den öteye giden herkesi kutlamak lazım.”

Leyla Gencer’i (1928-2008) ilk kez eski Dram Tiyatrosu’nda Tosca’da dinledim. Bir kuyrukta uzun süre bekleyerek bilet alabilmiştim.

İtalya’ya gidince, hemen hemen bütün uzunçalarlarını, CD’lerini aldım. Ne yazık ki bunların hepsi de korsandı.

Roma’da müzik mağazasına gidip adını söylediğimde, satıcıların hepsi çevremi sarar, onun vatandaşı olmamdan duyduğum gururu yaşatırlardı bana.

İtalya temsilcimiz Mehmet Demirel aracılığıyla, birçok İtalyan konservatuvar öğrencisi ondan randevu almak isterlerdi.

Türkiye’de adına bir şan yarışması da düzenleniyor.

Bana gönderilen paket, yazımı ışıldattı, zaten tatile gitmem beni onun sesiyle baş başa bıraktı.

Yazının devamı...

Günlük hayatımızdan daha ötesi

14 Temmuz 2018

Refik Durbaş’ın yeni şiir kitabının adı ‘Şayeste’.
Kime ithaf etmiş: “Anneme, Şayeste’ye (1923-1966) özlemle.”
Durbaş’ın şiiri yalınlığın ustalığına örnek gösterilecek bir şiirdir. İlk okuduğunuzda gündelik yaşamdan bir kesit gibi gelir ama sonradan bütün yaşamı kapsadığını fark edersiniz. Bir enstantaneden iyi bir şiir çıkarır. Duyguların, acıların, sevinçlerin bir büyütecidir. Yaşayıp geçtiklerimizi onda okuyunca, bıraktığı derin izler, kapanmayan yaraları idrak etmeye başlarsınız.

İmge şiirin önemli öğesiyse, Durbaş bunu onaylar:
‘Sığınak’ şiirinden:
“Ufuk çizgisinde bir demet manolyayı
bulutlara saran bir atmaca”

Yazının devamı...

Yazın müziksiz kalmayın

13 Temmuz 2018

Gündüz denize girdiniz, yüzdünüz, güneşlendiniz, kitabınızı okudunuz.

Akşam ne yapacaksınız? Sanırım uzun akşam yemekleri ile günü noktalamayacaksınız.

“Müzik ruhun gıdasıdır” sözünü zihninizden çıkarmayın.

Eskiden Bodrum’a gittiğimde tek bir notanın sesini bile duyamazdım. Beni Bodrum’a ilk kez sevgiyle andığım Halikarnas Balıkçısı göndermişti. İki gece kaldıktan sonra sıkılıp hemen İstanbul’a dönmüştüm.

Şimdi orada konserler veriliyor, sergiler açılıyor.

ANDANTE’nin* yeni sayısındaki dosyanın başlığı şu:

“Müzik yazlık mekânlara taşınıyor.”

Böylece yaz programınızı bu sayfaları okuyarak ayarlayabilirsiniz.

Yazının devamı...