"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Mahmut Yesari’yi yeniden okumak

31 Mart 2018

Bana göre kitap eleştirisi ya da tanıtımı yazanlar edebiyat tarihinin halkalarını birleştirmek görevini üstlenmelidirler. Her zaman yeni çıkan kitapların peşine düştüğümüzde, okuru eksik bilginin tuzağına düşmekten alıkoyamayız.

Sevdiğim yazarlardan Mahmut Yesari’nin (1895-1945) ‘Bir Namus Meselesi’ni okurken bu hatırlatmayı yapma gereği duydum.

Ayrıntılı inceleme

Transkripsiyonunu Nükhet Eren’in yaptığı kitabın başındaki ‘Mahmut Yesari’yi Tanımak’ yazısı, bu önemli edebiyatçıyı ayrıntılı bir incelemeyle okumaya hazırlıyor: “1950’lerde, İstanbul’un ilk planlı yerleşim örneklerinden birine Mahmut Yesari’nin adı verilir. Kimdir Mahmut Yesari? Pek bilen yoktur aslında. ‘Tarihteki önemli isimlerden biridir herhalde’ deyip geçer adını görenler. Onun yazar kimliğini ve geride bıraktığı sayısız edebi eseri ne yazık ki kimse hatırlamaz.”

İstanbul’u edebiyattan izlemek için onu okumanın şart olduğunu söyleyebilirim.

Nükhet Eren, bu incelemesinde yaşamını ve yapıtlarını yazmış. Yazının sonunda da bir bibliyografya yer alıyor.

Stefo Benlisoy’un ‘Yitip Gitmiş Bir Dünya: Türkdil, Anadolulu Ortodokslar’ yazısının ilk paragrafı romanın geçtiği ortama değinir: “Mahmut Yesari’nin ‘Bir Namus Meselesi’ romanında okurun karşısına çıkan dünya ulusal, dinsel ve dilsel kimlik unsurlarının birebir örtüşmesini varsayan modern okur için hiç kuşkusuz hayret vericidir.”

Şiveyle anlatılıyor

Yazının devamı...

Taşra romanı artık yazılmıyor mu?

30 Mart 2018

Üzerinde tartışılacak, dünden bugüne siyasal, toplumsal değişimleri kaale alarak değerlendirilecek bir yazı.

Yazarın bu konuda iki ad vermesi, isabetli bir seçim:

Maksim Gorki ile Anton Çehov. Ben Gorki’nin görüşlerine karşılık Çehov’u tutarım.

Çehov’a göre taşra durağan, seçeneklerden ve daha birçok şeyden yoksun, entelektüel meselelere ilgisiz, kaba saba bir yerdir.

Yazının devamı...

Edebiyat Müzesi’ni gezdim

29 Mart 2018

Orada yaşayanlar Nilüfer Çayı’nın su sesini dinleyerek sabah kahvaltısını yapıyorlardı.

Müze eski bir Bursa evinin onarılması ile ortaya çıkmış.

Yaşayan ya da aramızdan ayrılan birçok edebiyatçının eşyasından parçaları görebilirsiniz.

Ziyaretçiler gördükleri eşyadan bir yazarın kişiliği hakkında yorum yapabilirler.

Bütün dünyada edebiyat/sanatçı müzeleri ilgi çeker, çünkü insanlar okudukları yazarın özel hayatı, zevkleri konusunda da bilgi edinmek isterler.

Müze beni anılarıma götürdü, birçok yazarla, şairle tanışmalarımı, görüşmelerimi anımsadım.

Ana salonda yazarlardan birer hatırlatma objesi yer alıyor.

Mektuplar ayrı bölümde sergileniyor.

Yazının devamı...

Kütüphane Haftanız kutlu olsun

27 Mart 2018

Hürriyet’in sanat sayfasında Türk Kütüphaneciler Derneği Başkanı Ali Fuat Kartal’ın kütüphane sayısına dair verdiği rakamlar bu konudaki üzücü açığımızı ortaya koyuyor.

Sayıyı anımsatalım:

- Türkiye’nin 81 il ve 957 ilçesinde 1137 halk kütüphanesi var.

- 126 tanesi çeşitli nedenlerden ötürü kapalı.

- 957 ilçemizin 121’inde kütüphane yok.

Büyük kentlerde de kütüphane eksik. Hiç kuşkusuz artık kütüphane denince, gidip sadece kitap okunan bir yer değil.

Ailece gidilen ve her bireyin gereksinimi karşılayan mekânlar gerekiyor. Kitapların yanı sıra DVD seyredilen, CD dinlenilen bölümler de olmalı.

*

Yazının devamı...

Oscar adayı filmde İdil Biret çalıyor

25 Mart 2018

Zaman zaman Oscar adayı olmuş filmlerde de çalınıyor.

Buna bir örnek.

Oscar adayı ‘Phantom Thread’ filminde İdil Biret’in çaldığı bir Brahms eseri yer alıyor.

Türkiye’ye bu haberi Amerika’daki İdil Biret dinleyicileri gönderdi.

Parça filmin ‘soundtrack’ listesinde yer alıyor.

Brahms-16 Waltzes Op. 39

1867 version

No.11

Yazının devamı...

İnanç üzerine çeşitlemeler

24 Mart 2018

Başında şöyle bir ithaf var ‘Felsefi Bir Sorun Olarak İnanma’ adlı kitabın: “Editörlüğünü yaptığı bu sayının basılmış halini görmeyen değerli hocamız Uluğ Nutku’nun anısına saygıyla...”
30’a yakın yazar bu kavramı inceliyor. İlk yazı İonna Kuçuradi’nin.
‘Yaşantı ve Eylem Belirleyicilerinden Biri: Kişilerin İnançları’ adını taşıyor ve şöyle başlıyor:
“Yaşantı... Kişi ile kişi ilişkisinde değerlendirilenin değerliliğini-değersizliğini belirleme adımının değerlendiren kişideki karşılığı, bir yaşantı olarak karşımıza çıkar. Yapılan her değer atfetmeden önce, her doğru-yanlış değerlendirme ve değer biçmenin de hemen arkasından, değerlendiren kişi bir şeyler yaşar. Bu yaşadığı, yalın bir yaşantı, çoğu zaman da karmaşık bir yaşantıdır.”
Doğan Özlem’in yazısı ‘Kant’ta Felsefe-Din ve Felsefe-Devlet İlişkisi Üstüne’ adını taşıyor.
Veli Urhan’ın ‘Kant ve Gazali’de Akıl-İnanç-İrade İlişkisi’ yazısındaki ilk cümle şu: “Akıl, inanç ve irade arasında bir ilişkinin bulunup bulunmadığı hakkındaki problemi tartışırken merkeze alınması gereken kavram, inanç kavramıdır.”
Emel Koç, ‘Kendini Gerçekleştirme Sürecinde İnanç/İman: Bir Model Olarak Gabriel Marcel Felsefesi’nde inanç kavramının çeşitli sözlüklerdeki anlamını sıralıyor, sonra da bunun kapsama alanını irdeliyor.


Yazının devamı...

Dünya Şiir Günü BAU’da kutlandı

23 Mart 2018

İki gün süren (21-22 Mart) İstanbul Festivali’ne 13 Türk, 14 yabancı şair katıldı.

Programdan biraz söz etmek isterim.

Sunuculuğu müzisyen Fatoş Koçarslan ile şair Mesut Şenol yaptı.

Bu tür festivallerde, buluşmalarda mutlaka müziğin yer almasını beklerim. Düzenleyenler bu gerçeği unutmamışlar.

Düzenleme kurulu aşağıdaki adlardan oluşuyor:

Haydar Ergülen, Osman Öztürk, Prof. Dr. Nilüfer Narlı, Mesut Şenol.

Açılışta piyanist Lena Şenol’un eşliğinde solistleri dinledik:

Sopranolar:

Yazının devamı...

Heykele yatırım

20 Mart 2018

Finansbank’ın girişini, koleksiyonunu onun için severim.

Pamukkale’de yapılan Kömürcüoğlu Uluslararası Taş Heykel Kolonisi 7’ncisine ulaşmış.

Çalışmaları gerçekleştirenler: Denizli Büyükşehir Belediyesi, Kömürcüoğlu Mermer ve Nihat Kömürcüoğlu Vakfı.

Belediye Başkanı Osman Zolan, hazırlanan kitabın başında Denizli’nin taş rezervlerinin zenginliğinden söz ediyor, Kömürcüoğlu Taş Heykel Kolonisi’ni desteklediklerini belirtiyor:

“Bu yıl yedincisi düzenlenen Taş Heykel Kolonisi, 19 antik kente sahip Denizli’nin kadim sanat anlayışını bugünlere taşıyan önemli bir adımdır.”

Heykeller Denizli’nin değişik yerlerinde sergileniyor.

Nihat Kömürcüoğlu da kuruluş hakkında bilgi veriyor.

Koloni sanatçıları aşağıdaki adlardan oluşuyor:

Yazının devamı...