"Selim Türsen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Selim Türsen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Selim Türsen

Beyaz yakalının İzmir sevdası

12 Şubat 2018



Böyle örnekler giderek artıyor. Geçen hafta Hürriyet’in ekonomi sayfalarında yer alan bir yazı, eğitimli, orta ve üst düzey yönetici pozisyonundaki kişiler arasında İzmir modasının hızla yayıldığını gösteriyor. RealtyCo danışmanlık şirketinin başkanı röportajda “Ankara’dan 2, İstanbul’dan 4 holding için İzmir’de yer arıyoruz. İzmir çalışanların en çok yaşamak istedikleri şehir. Son dönemde çok sayıda beyaz yakalı İzmir’e taşındı” demiş.


MAGANDAYIM AMA PARA BENDE
Aslında İzmir’e beyin göçünün hızlanmasına şaşmamak gerek. Artık İstanbul’da beyefendiler değil, lüks arabalarının arkasına ‘Magandayım ama para bende’ diye yazanlar çoğunlukta. Zaten trafikten ve sürekli kavga halinde yaşamaktan İstanbul’un tadını alamaz hale gelmiş aklı başında insanlar, paranın bilgiden, görgüden, kültürden daha değerli olduğu bu kentten kaçmaya çalışıyor.
Bir Avrupa kenti tadındaki İzmir ise herkese güven veriyor. Kimsenin birbirinin giydiğine, yemesine içmesine karışmadığı, insanların kavga değil huzurlu bir şekilde yaşamak isteyenleri İzmir çekiyor. Üstüne üstlük konserden, baleye, resimden, spora modern bir kent yaşamının tüm imkanlar İzmir’de var. Monaco’yu ayağına getiren Karşıyaka gibi bir basketbol takımı, Süper Lig’de giderek daha çok göz dolduran Göztepe var.

Yazının devamı...

Tarım için çok önemli bir rica

5 Şubat 2018


Tarım makineleri bölümünde hayatı kolaylaştıran teknoloji harikaları vardı yine... Neredeyse apartman yüksekliğinde pamuk toplama makineleri, dev tekerlekli traktörler ya da bir insanın bile zor girebileceği kadar dar ve dik yerlere girerek toprak sürüp, fide diken, gübre döken makineler vardı.
Ama en önemlisi dijital dönüşümün tarım sektöründe de boy göstermesiydi. Artık traktöre takılan bir GPS aracıyla tarlada saatlerce bir ileri bir geri gitmeye gerek kalmadan tarlayı sürmek, kilometrelerce öteden cep telefonuyla aracı yönetmek mümkün...


VERİMLİLİK ARTARSA UÇARIZ, YOKSA BİTERİZ
Tam bu noktada Türk Traktör Genel Müdürü Marco Votta’nın sektörün geleceğiyle ilgili açıklamalarına yer vermek istiyorum. Her şeyden önce Türkiye’de ve dünyada tarımın geleceğinin verimlilik artışında olduğunu söylüyor İtalyan Genel Müdür. Tarım zor bir iş olduğu için insanların özellikle de gençlerin başka iş kollarına yöneldiğine dikkat çekiyor. Bunun yanında yeni yapılan yollar, hava alanları, nüfusu arttıkça büyüyen kentlerle daralan tarım alanları verimlilik artışını çok daha önemli hale getiriyor.
Tarımda verimliliğin ise ancak dijital dönüşümle başarılabileceğini söylüyor Bay Votta. Bu sayede tarım arazilerindeki her metrekarenin değerlendirilip, takip edilebileceğine işaret ediyor. İsrail örneğini vererek toprak ve su sıkıntısı olan İsrail’in dijital dönüşümle müthiş bir verimlilik yakaladığına dikkat çekerek şunları söylüyor:

Yazının devamı...

Ateşten, elektrikten bile önemli

29 Ocak 2018


Geçen hafta Davos Zirvesi’nde, kurulmakta olan yeni dünyayla ilgili çarpıcı mesajlar vardı. Örneğin, her şeyi bilen Google’ın CEO’su yapay zekanın (AI) insanlık için ateşten, elektrikten bile önemli olduğunu söylüyordu.
İnsanlık tarihinde en büyük dönüşümü olarak görülen Dördüncü Sanayi Devrimi’nin ise henüz başında olduğumuz dile getiriliyordu. Nitelik gerektirmeyen işlerde, milyonlarca iş kaybı olmasına karşılık, milyonlarca da yeni iş alanları yaratılacağı belirtiliyordu. Şimdi ilkokul çağında olan çocukların yüzde 65’inin gelecekte bugün hiç var olmayan yeni işlerde çalışacakları tahmin ediliyor. O nedenle yeni dünyaya hazırlık için de eğitim her zamankinden çok daha önemli olacak.


ÖNCE EĞİTİM SONRA EKONOMİK BÜYÜME
İşin tam bu noktasında ise siyasiler devreye giriyor. Ne yazık ki, gelişmekte olan ülkelerin yöneticilerinin çoğunun “Önce ekonomiyi büyütelim sonra eğitime sıra gelir” yaklaşımında olduğu zirvede dile getirildi. Ama yeni dünyada eğitime öncelik vermeyen ülkelerin büyümelerinin artık mümkün olmayacağı belirtiliyor. Eğitimi ikinci plana atan ülkeler, yeni sanayi devriminin yaratacağı yepyeni işlerde çalıştıracak nitelikli eleman bulamayacağı için ekonomileri büyüyemeyecek.

Yazının devamı...

En zenginlerin en sevdiği kitap

22 Ocak 2018

 

NASA’nın kar uzmanı, Türkiye’de bundan sonra kardan çok bol yağmurlu mevsimlerin olacağını söyleyip, altyapının sel baskınlarına göre hazırlanması uyarısını yapmış. Anlaşılan, İzmir’in de yeni tedbirler alması gerekecek. Fırtınalar, baskınlar artacağına göre, geçen hafta olduğu gibi Kordon veya denize kıyı işyerlerinin, konutların sular altında kalmasına seyirci kalmamak için belki yeni teknikler gerekecek. Örneğin kıyıları deniz seviyesinin altında olan Hollanda, sular altında kalmamak için çareyi okyanusun kıyısına yüksek setler çekmekte bulmuştu. Yeni teknolojilerle belki daha kolay ve etkili yöntemler geliştirilebilir.


BİLL GATES HAFTADA 1 KİTAP
Bilim her sorunun anahtarı. Zenginliğin anahtarı da bilim ve aklın doğru kullanımında. Bugün 92 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin insanı olan Microsoft’un sahibi Bill Gates bu duruma aklını sermaye yaparak geldi. Facebook’u üniversitedeki yurt odasında yarattıktan sadece 13 yıl sonra 77 milyar dolarlık servetle dünyanın en zengin dördüncü kişisi olan Mark Zuckerberg de aklını sermaye yapan dolar milyarderlerinden. Ancak akıl ve zekanın gelişebilmesi için altın madeni gibi işlenmesi gerekiyor. Örneğin Gates ve Zuckerberg’in ortak özelliği her ikisinin de kitap kurdu olması. Bill Gates her akşam en az 1 saat okuyarak haftada 1 kitap bitiriyor. Mark Zuckerberg ise her 15 günde 1 kitap deviriyor. Okuduklarından elde ettikleri birikimi iş hayatlarında, yaşam felsefelerini geliştirmede kullanıyorlar.


BUGÜNE KADAR OKUDUKLARININ EN İYİSİ

Yazının devamı...

Rüyalar gerçek olsa

15 Ocak 2018

 

 

Bu sistem çok fazla öğrendikten sonra doymuş hale geliyor ve daha fazla bilgi işlemek yerine bir ‘rüya’ haline geçiyor. Sinir ağı tüm malzemeyi sindirmeye çalışırken, rastgele anılar bazen sürüklenip birbiriyle birleşebiliyor. O zaman rüyalar, beynin bu anıları daha tutarlı bir şekilde organize etmeye çalıştığı bir ev temizliği gibi düşünülebilir” diyor.
‘Zihnin Geleceği’ adlı kitabında dünyaca ünlü araştırmacı ve bilim adamı Michio Kaku, rüyanın nasıl oluştuğunu kısaca şöyle anlatıyor:
Rüyaların kilit noktası, beyin sapında bulunan düğümlerde yatıyor. Rüya gördüğümüzde, beyin sapından çıkan elektriksel enerji, yukarıya beynin özellikle görsel korteks alanına doğru dalga dalga ilerler. Bu dalgalar beyin sapından görsel korteksin içine doğru hareket ederek rüyaların yaratılması için uyarır. Görsel korteksteki hücreler, düzensiz biçimde saniyede yüzlerce kere birlikte titreşmeye başlar. Rüyaların tutarsız olan doğasının nedeni budur.
Rüya görürken beynin görsel alanları aktifken koku, tat ve dokunmayla ilgili diğer alanları büyük oranda kapalıdır. Neredeyse vücut tarafından işlenmiş tüm görüntüler ve hisler dışarıdan gelen bir uyarıyla değil, beyin sapından kaynaklanan elektromanyetik titreşimler tarafından kendi kendine oluşturulmuştur. Vücut dış dünyadan büyük oranda yalıtılmıştır. Ayrıca, rüya görürken az ya da çok felç durumundayızdır. Hipokampus rüya görürken aktiftir ve anılarımızdan oluşmuş depo evinden rüyalara önerilerde bulunur.


Yazının devamı...

İhracat Ege’nin nefes borusu

8 Ocak 2018

Dış ticaret teklemeye başladığı zaman İzmir ekonomisinin kalp atışları da yavaşlar. İhracat arttığında, hazır giyim yapan fabrikadaki işçiden, zeytin üreticisi çiftçiye, lojistikteki TIR şoföründen, kargo gemilerinin mürettebatına, gümrük komisyoncusundan bu insanların alış veriş ettiği mağazalara, ev satan müteahhite kadar herkesin yüzü gülmeye başlar.

Ege İhracatçı Birlikleri’ne üye 7 bin 500 firmanın geçen yıl 200 ülkeye ihracat yaptığı açıklandı. Yaklaşık 12 milyar dolar. Bu rakamın 6.5 milyar doları sanayi, 4.5 milyar doları tarım ürünleri. Geçen yıl en fazla ihracatı 1.2 milyar dolarla hazır giyimciler yapmış. Zeytin ve zeytinyağı ise yüzde 104 artışla dış satımı en fazla artan ürünler olmuş.
Bunların hepsi güzel. Ama bazı istisnalar dışında ‘Çalışan biz. Üreten biz. Ambalajın üzerindeki marka başka ülkelerin. Esas kazanç onların’ sistemi sürüp gidiyor.
Zaten ihracatçılar da bunun farkında. Ege İhracatçılar Birliği Başkanı Sabri Ünlütürk, 2018 hedeflerinin 12.5 - 13 milyar dolar olduğunu belirtirken “Katma değerli ürün ihracatı yapmak için tasarım, inovasyon ve AR-GE ağırlıklı çalışmalara devam edeceğiz” demiş.
İşin bam teli, tam da burada. Uluslararası marka haline gelen olmuş, sadece emek değil, yeni teknolojilerle, inovasyonla geliştirilmiş katma değeri yüksek, dolayısıyla daha değerli ürünler. Böyle ürünlerin ihracatı arttığı zaman yüzler sadece gülmekle kalmaz ağızlar kulaklara varır.


Yazının devamı...

2018’de akıl sağlığı için Akdeniz Diyeti

1 Ocak 2018

 

Sağlık daha da önemli hale geldi. Ne mutlu Ege’de yaşayanlara ki, dünyanın Akdeniz Diyeti mucizesinin peşine düştüğü bir zamanda, böyle beslenme alışkanlığının tam merkezinde yaşıyoruz.
Tabii, sadece vücut sağlığı yetmez. Akıl sağlının da yerinde olması gerekir. Öbür türlüsü hem hastaya, hem de yakınlarına eziyet oluyor.


EGELİLERE MÜJDE
Neyse ki, Egelilere müjdeler olsun. Son araştırmalar akıl sağlığının ilacının da ‘Akdeniz Diyeti’ olduğunu ortaya çıkardı. Hem öyle ufak, tefek bir araştırma değil. Tam 40 ülkede 55 yaşın üzerinde 27 bin katılımcıyla yapılan ve 5 yıl süren bir çalışma sonucu çıktı bu rapor. Kanada’daki McMaster Üniversitesi’nin araştırmasına göre doğru beslenen insanlarda; düşünme ve karar vermenin azalması, Alzheimer, hafıza kaybı gibi zihinsel yeteneklerin gerileme riski, kötü beslenme alışkanlıkları olanlara göre yüzde 24 daha az.

Yazının devamı...

2018, İzmir’in yeni dönüm noktası

25 Aralık 2017


Görüldüğü kadarıyla 2018 ekonomik ve siyasi açıdan hayli inişli çıkışlı bir yıl olacak. Her şeyden önce önümüzdeki yıla normal zamanında da olsa erken de yapılsa 2019 seçimleri damgasını vuracak. Yerel, genel ve cumhurbaşkanlığı seçimleri 2019’da olacak. İlk kez üç seçim aynı yıla denk gelecek. Bu üç seçime hazırlık için belediyeler ve Ankara, varlarını yoklarını dökecek, yatırımlarda müthiş hızlı bir tempo görülecek. Daha önce yaptıkları vaatlerin gerçekleştiğini gösterebilmek için yerel yönetimler ve merkezi hükümetin olağanüstü bir çaba harcayacağından kimsenin şüphesi olmasın.


OTOYOL HİZMETE GİRECEK
Örneğin, halen yüzde 88’i tamamlanmış olan ve 2018’de hizmete gireceği belirtilen İzmir - İstanbul Otoyolu’nun açılması için her şey yapılacak. Seçimlerden önce İzmirliler İstanbul’a arabalarıyla 4 saatte gitmeye başlarsa, bu rahatlığı oya çevirmek için hükümetin eline çok önemli bir koz geçmiş olacak. Yol açıldığında İzmir - Balıkesir arasının sadece bir saate düşeceği, Bursa’ya 2.5 saatte ulaşılabileceği gibi yepyeni bir dönemin başlayacak. Bu İzmir’in geleceği için bir dönüm noktası olacak.
Sadece İzmir değil, Türkiye’nin yeni sanayi aksı olarak görülen Bursa’dan İzmir’e otoyolun geçtiği kentlerde de yeni bir dönem başlayacak. Bazı İstanbul firmaları Balıkesir’e yatırıma başlamış bile. Otoyol açılınca, Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi’ne 150 yeni firmanın gelmesi bekleniyor.


Yazının devamı...