"Noyan Doğan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Noyan Doğan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Noyan Doğan

Vatandaşı kandırıp, sigorta tazminatını nasıl alıyorlar?

11 Haziran 2018

Bir okuyucum başına gelenleri şöyle anlatmış: “Akrabam bir yıl kadar önce yaralanmalı trafik kazası geçirdi. Hastanede takipçi diye tabir edilen bir kişi imzalattığı belge ile iş takibi yapacağını söylemiş. Takipçi, 60-70 bin lira gibi bir tazminat kazandık, fakat parayı almamız için benim söylediğim bir avukata imza vermelisiniz diye aramış. Bu takipçiye güvenmediğimden imza atmamasını söyledim. Takipçi, ‘bana 6-7 bin lira para vermeniz lazım’ demiş. Takipçinin tazminat kazanıp kazanmadığını bilmiyoruz. Vekalet almak için bir düzen olduğunu düşünüyorum. Bu durumda ne yapmalıyız?”

ZOR DÖNEMDE VEKALET İSTİYORLAR

Bir başka okuyucu ise şunları yazmış: “4 sene önce trafik kazası yaptım kalıcı kusurlar oluştu. Avukat tuttuk ceza mahkemesini kazandım, tazminat mahkemem sürüyor. Beni sürekli danışmanlık şirketleri arıyor. Avukatınız bölgesel bir avukat, bu işi en iyi biz yaparız gibisinden konuşuyorlar. Sadece sigorta boyutunu bu tür şirketlere vermeli miyim? ‘Alacağımız tazminat 6 ayda sonuçlanır, 6 aylık vekalet alacağız senden’ diyorlar. Bir de ‘avukatın alacağından fazlasını alırız, kapatılan küçük şirketlerden değiliz’ diyorlar.”

Bir başka okuyucudan gelen de şöyle: “Ailem trafik kazası geçirdi, annem-babam ciddi yaralandı. Kazadan sonra hasar danışmanlık ismi adı altında ondan fazla kişi beni arayıp, tazminat alabileceğimizi söylediler. Hakkım varsa almak isterim, fakat paramı onlara kaptırmak istemem. Tek başıma bu işlemleri takip edebilir miyim?

Okuyuculardan gelen onlarca olaydan sadece birkaçını sizle paylaştım. Anlaşılan o ki, vatandaşın en acılı zamanında bu işten rant elde etmeye çalışanların sayısı azalmıyor, artıyor. Oysa iş takipçisi, hasar danışmanı; artık adına ne derseniz deyin, bu kişilerle hiç işiniz yok. Bunlara da para kaptırmayın. Yaralanmalı ya da ölümlü trafik kazası sonrası yapılacak işlemler çok basit. Madde madde anlatayım.

TRAFİK KAZASINDA NE YAPACAKSINIZ?

- Kaza raporları ile birlikte sigorta şirketine bizzat başvurun. Kaldı ki, yapılan son düzenleme ile kazalarda zarar görenlerin dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru yapması zorunlu. Önce dava yoluna giderseniz, mahkeme usulden reddedip, ‘önce şirkete başvur, sonra bana gel’ diyecektir. Eğer karşı tarafın trafik sigortası yoksa, aynı belgelerle Güvence Hesabına başvurun.

Yazının devamı...

KOBİ’lere sıfır faizli 36 ay vadeli, 450 milyon liralık kredi desteği

7 Haziran 2018

KOSGEB, iki yıl aradan sonra, KOBİ’lere yönelik makine teçhizat kredi faiz desteği başlattı. Geçtiğimiz hafta açıklanan destekle, işletmelere 450 milyon liralık kredi hacmi oluşturulacak ve KOSGEB, 100 milyon lira tutarında faiz desteği verecek. Amaç, imalat sanayini teknoloji odaklı desteklemek. Nitekim son dönemde hükümet de bilişim ve teknoloji alanlarını öncelikli desteklenecek sektörler olarak belirledi ve bu alanlara yönelik hem istihdam teşviki hem de kredi desteği sağlıyor. Şimdi bu desteklere KOBİ’lerin alacağı makine teçhizat da eklendi. Benzer uygulama 2016 yılında da yapılmıştı ve o dönem, 472 milyon lira kredi kullandırılmış, 95 milyon lira faiz desteği KOSGEB tarafından karşılanmıştı.

İŞLETME BAŞINA 300 BİN LİRAPeki, KOSGEB’in sunduğu yeni imkandan kimler, nasıl yararlanacak? Öncelikle şunu belirteyim, bu destekten yerli ve yeni makine teçhizat alımı yapacak olan işletmeler yararlanabilecek. Yani, alınacak makine ve teçhizatın yerli malı tebliğine uygun olarak alınması gerekiyor. Tabi bir de yeni olması gerekiyor ki, kullanılmış makine-teçhizat için destek verilmeyecek. İkincisi, KOSGEB desteklerinden yasaklı olmayan işletmeler kredi kullanabilecek. Üçüncüsü ise 2016 yılında makine teçhizat kredi faiz desteği alanlar, bu sefer aynı destekten yararlanamayacak.

Destek miktarına gelince; KOBİ’lerin kullanacağı kredilerde işletme başına 300 bin liraya kadar olan faiz ya da kar payı bedelinin tamamı KOSGEB tarafından karşılanacak. Kredi sıfır faizli olacak ve ilk 6 ay ödemesiz, kalanı da üçer aylık eşit taksitler halinde ödenecek. Böylece 36 ay vade imkanı sunulacak.

KİMLER, NASIL YARARLANACAK?Makine ve teçhizat kredi faiz desteğinden yararlanmak isteyen işletmeler 1 Ağustos tarihine kadar KOSGB’e başvuracak ki, başvurular 4 Haziran itibariyle başladı. Gelelim, kritik soruya; destekten başvuran tüm işletmeler yararlanabilecek mi? Hayır; KOSGEB, işletmenin faaliyet gösterdiği sektör, işletmenin ölçeği ve karlılık durumu gibi bazı kriterlere göre başvuruları sınıflandıracak. Destekten yararlanacak olan işletmeler KOSGEB’in protokol imzaladığı bankalardan birine kredi başvurusu yapacak. Anlaşılacağı üzere, makine ve teçhizat kredisini bankalar verecek. Banka, kredi tutarını işletmeye değil; işletmenin makine ve teçhizatı aldığı tedarikçinin hesabına yatıracak. Makinenin işletmeye teslim edilip edilmediğinin kontrolünü de yine banka yapacak.

Birilerinin aklına, ‘bankaya kredi başvurusu yapıldığında teminat konusu ne olacak?’ sorusu gelebilir. Teminat sıkıntısı yaşayan işletmeler Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) sunduğu kefalet hizmetinden yararlanabilecek. Daha açık bir anlatımla makine ve teçhizat kredi faiz desteği KGF destekli olacak.

Yazının devamı...

Emekliye temmuzda enflasyon farkı

6 Haziran 2018

HAZİRAN ayında bu yılın ilk yarısına ait son maaşlarını alacak olan işçi, memur, Bağ-Kur emeklilerinin temmuzdaki zamlı maaşlarına enflasyon farkı da yansıyacak. Enflasyon farkı Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı ocak-haziran dönemine ait 6 aylık enflasyona göre belirleniyor ve fark, temmuzda emeklilerin maaşlarına yansıtılıyor. TÜİK, mayıs ayı enflasyon rakamını açıkladı ve buna göre 2018’in ilk 5 aylık enflasyonu yüzde 6.39 olarak gerçekleşti. Böylece emeklilerin enflasyon farkı alacağı da kesinleşti.

MEMURLARA YÜZDE 3.5 ZAMÖnce memur emeklilerinden başlayalım. Geçen yıl gerçekleştirilen toplu sözleşme çerçevesinde; görevdeki memurlar ile emeklilere, 2018’in ocak-temmuz döneminde yüzde 4, temmuz-aralık döneminde ise yüzde 3.5 zam ve 6 aylık dönemler halinde gerçekleşen enflasyon oranında öngörülen artışın da zamlara yansıtılması öngörüldü. Buna göre de memur ve emeklileri, ocak-haziran döneminde, 6 aylık enflasyonun yüzde 4’ü aşması halinde aşan tutar kadar fark alacaklar.

Her ne kadar enflasyondan kaynaklı zam oranı temmuz ayının ilk haftası açıklanacak olsa da ilk 5 aydaki (Ocak-mayıs dönemi) enflasyon yüzde 6.39 oldu. Şimdiden enflasyon oranı yüzde 2.39 aşılmış durumda. Eğer enflasyonda bir değişiklik olmazsa, toplu sözleşmeden kaynaklı yüzde 3.5’luk zam cepte. Üzerine bir de yüzde 2.39’luk enflasyon farkı eklendiğinde memur emeklileri, temmuz ayında maaşlarını yüzde 5.89 zamlı alacaklar. Enflasyon daha da yüksek çıkarsa zam oranı da artacak. Tabii bu durum görevdeki memurlar için de geçerli.

Yeri gelmişken şunu da belirteyim, 2017’nin temmuz ayında memur ve emeklileri, toplu sözleşmeden kaynaklı yüzde 4 zammın üzerine yüzde 2.89 da enflasyon farkı da eklenince maaşlarını yüzde 6.89 zamlı aldılar. 2018’in ocak ayında ise toplu sözleşmeden kaynaklı yüzde 4 zammın üzerine bir de 1.69’luk enflasyon farkı eklenince memur ve emeklilerinin toplam zam oranı yüzde 5.69 oldu. Böylece bu yılın başında en düşük memur emeklisinin aylığı, ek ödeme hariç, 1978 liraya yükseldi.

SSK, BAĞ-KUR EMEKLİLERİGelelim, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin temmuz ayında alacakları zamlı maaşlarına. Hem Bağ-Kur hem de SSK emeklileri ocak ve temmuz olmak üzere senede iki kere zam alıyorlar. Zam oranı da bir önceki 6 aylık dönemde gerçekleşen enflasyona göre belirleniyor. TÜİK’in açıkladı ocak-mayıs dönemi enflasyonu yüzde 6.39. Enflasyonda bir değişiklik olmazsa işçi ve Bağ-Kur emeklileri temmuz ayında maaşlarını yüzde 6.39 zamlı alacaklar. Enflasyon artarsa zam oranı da buna göre yükselecek. 2017 yılında ise SSK ve Bağ-Kur emeklileri ocak-temmuz döneminde yüzde 4.73, temmuz-aralık döneminde de yüzde 5.89 zam almışlardı. Böylece 2017 yılında emeklilere toplam yüzde 10.62 zam yapılmıştı. Bu yılın başında ise SSK ve Bağ-Kur emeklileri yüzde 5.69 zam aldılar. Ocak ayındaki zamla birlikte de en düşük SSK emeklisinin aylığı 1570 TL’ye, en düşük Bağ-Kur emekli aylığı 1405 TL’ye ve en düşük tarım emeklisinin maaşı da 1067 liraya yükseldi.

Öte yandan, son yapılan düzenleme ile emeklilere her yıl bayramlarda 1.000 liralık emekli ikramiyesi ödenmesine de karar verildi. Bu kapsamda Ramazan Bayramı öncesi emekliler bin liralık ikramiye alacak. Yapılan açıklamaya göre de Bağ-Kur ve memur emeklileri ikramiyelerini 7 Haziran’da; SSK emeklileri ise 8 Haziran’da alacaklar. Ayrıca SSK ve Bağ-Kur emeklilerine maaşları 11-12-13 Haziran’da ödenecek.

Yazının devamı...

BES’e ‘otomatik katılım’ dopingi

4 Haziran 2018

OTOMATİK Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) tasarruf eden çalışan sayısı 4 milyonu geçti. 45 yaş altı tüm çalışanların, işverenleri tarafından BES’e alınmasını sağlayan otomatik katılım uygulaması 2017’de başladı. İlk olarak geçen yılın Ocak ayında, bin ve üzeri çalışanı olan özel sektör işyerleri sisteme giriş yaptı, ardından Nisan ayında hem 250 ila bin arası çalışanı olan özel sektör şirketleri hem de tüm memurlar; Temmuz ayında da 100-250 arası çalışanı olan şirket çalışanları sisteme dahil edildi. Böylece 2017’nin Ocak ayında 2,4 milyon, Nisan ayında 4.6 milyon ve Temmuz ayında 2.1 milyon çalışan BES’e giriş yaptı. Ancak bu çalışanların 6 milyonu cayma hakkını kullanarak, otomatik BES’ten ayrıldı, 3.5 milyonu ise sistemde kaldı.

2.6 MİLYAR TL ÖDEDİLER2018’de ise otomatik katılımın ikinci etabı başladı ve çalışan sayısı 50 ile 100 arası olan özel sektör şirketleri ile belediyeler, il özel idareleri ve KİT’lerdeki memurlar; Şubat ayında bireysel emekliliği giriş yaptı. Son açıklanan verilere göre de Şubat ayında 1.3 milyon çalışan otomatik BES’e girdi, bunların 809 bin 626’i cayma hakkını kullanarak, sistemden ayrılırken 509 bin 500’ü ise sistemde kaldı. Bugüne gelindiğinde, otomatik BES uygulamasının başladığı bir buçuk yılda 10 milyon 594 binin üzerinde çalışan işverenleri tarafından BES’e dahil edildi ve bunların 6.8 milyonu sistemden ayrılırken, 4 milyondan fazla çalışan ise BES’te kalarak, tasarrufu tercih etti. Daha açık bir anlatımla sisteme girenlerin yüzde 64’ü sistemden ayrılmayı tercih etmiş. Çalışanların, tasarruf için ödedikleri katkı payı tutarı ise 2.6 milyar TL’yi geçerken, otomatik BES’te yine çalışanların toplam fon tutarı da 2.8 milyar TL’yi buldu.

MEMURLAR SADIK ÇIKTIPeki, kimler sistemde kalmış, kimler ayrılmış? Girenlerin ve çıkanların profili nedir? Otomatik BES’e yönelik merak edilenleri biraz araştırdım. Sizlerle de paylaşayım.  

- Kamu kurumları tarafından otomatik BES’e dahil edilen memurların yüzde 48’e yakını sistemde kalmayı tercih etmiş, yüzde 52’si ayrılmış. Özel sektör çalışanlarının ise sadece yüzde 33’ü otomatik BES’te devam etmiş, yüzde 77’si ayrılmış. Bu da şu anlama geliyor ki, kamuda çalışanların tasarrufa yönelik hassasiyeti özel sektöre nazaran daha fazla.

- Sisteme giren 10.5 milyon çalışandan 3.3 milyonu kadın çalışandan, 7.1 milyonu da erkek çalışanlardan oluştu. Kadın çalışanların 2.1 milyonu ayrılmayı tercih ederken, 1.3 milyonu ise sistemde kaldı. Erkek çalışanların ise 4.7 milyonu otomatik BES’ten çıktı, 2.6 milyonu kalıp, tasarrufu tercih etti.

- Sistemde devam eden çalışanların 2 milyon 517 bini tasarruflarını faizsiz fonlarda değerlendirmeyi tercih ederken, 1 milyon 543 bini ise faizli fonları tercih etti. Yani, çalışanların yüzde 62’si birikimlerini faizsiz emeklilik fonlarında değerlendiriyor.

- Otomatik BES’e girenlerin yüzde 21,18’i 25 yaş altı çalışanlardan, yüzde 43,21’i 25-34 yaş arası, yüzde 35,17’si 35-44 yaş arası ve yüzde 0.44’ü de 45 yaşındaki çalışanlardan oluşuyor.

- Hangi yaştakiler sistemden kalmayı tercih etmiş diye bakıldığında ise sisteme giren 25 yaş altı çalışanların yüzde 48’i sistemde kalmış. 25-34 yaş arasındaki çalışanların ise yüzde 36’sı otomatik BES’te devam etmeyi tercih ederken, 35-44 yaş arasındakilerin sistemde kalma oranı ise yüzde 38. 45 yaşında olup da bireysel emekliliğe girenlerin yüzde 60’ı ise sistemden çıkmış. Bu da şu anlama geliyor, genç yaşta çalışanlar sistemde kalıp, tasarrufu tercih etmiş.

Yazının devamı...

Turizm Bakanlığı denizlerdeki tehlikenin farkında mı?

1 Haziran 2018

Bunların yaklaşık 2 bin 500’ü de Ege ve Akdeniz’de faaliyet gösteriyor. Gezi tekneleri hafta içi 80 bin, hafta sonu 100 bin kişi ile günlük tura çıkıyor. Yılda da yerli ve yabancı olmak üzere toplam 20 milyon turist taşıyorlar.

Bu bilgileri niye paylaştım? Turizm sezonu açılırken; gezi tekneleri ile ilgili yıllardır süren, kimsenin üstlenmediği, aksine halı altına süpürdüğü soruna dikkat çekmek için. Özellikle de Turizm Bakanlığı’nın dikkatini çekmek için. Tek cümleyle şunu söyleyeyim. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yaz da milyonlarca turist teknelerde sigortasız seyahate edecek ve bu teknelerin sahipleri, sezonda üç kuruş para kazanma uğuruna varını yoğunu kaybetme riskiyle turistleri gezdirecek. Nasıl mı? Anlatayım.

GEZİ TEKNELERİ SİGORTASIZ
12 ve üzeri yolcu taşıyan tüm deniz araçlarının sorumluluk sigortası yaptırması zorunlu. Neyi kapsıyor? Olası bir kazada yolcular ya da mürettebat ölür, yaralanır, sakatlanırsa sigorta tüm tazminatı karşılıyor. Trafik sigortasının benzeri, yani; biri karayollarında zorunlu, diğeri denizlerde. Dünyadaki uygulama böyle; sigorta zorunlu. Bizde de kritere uyan tüm deniz araçları bu sigortayı yaptırıyor, ancak iş, gezi teknelerine gelince; işte burada sorun başlıyor.

Yazının devamı...

Partilerin sosyal güvenlik vaatleri

30 Mayıs 2018

24 Haziran’a az bir zaman kala partiler seçim beyannamelerini açıkladıkça, sosyal güvenlik ve çalışma hayatındaki vaatleri de netleşti. Seçime katılacak hemen hemen tüm partilerin beyannamelerinde sosyal güvenlik alanında yapılacaklar geniş yer alıyor. Vaatlere bakınca partilerin, özellikle, emeklilere yönelik yapılacak düzenleme ve iyileştirmeler konusunda anlaştıkları görülüyor. Bir de tüm partilerin seçim vaatleri arasında; hem memur maaşlarının hesaplanmasında uygulanan hem de emekli maaşını ilgilendiren ve polis, öğretmen, din görevlisi, hemşire olmak üzere birçok çok memurun beklediği 3600 ek gösterge konusu da yer alıyor. Ek göstergenin yükseltilmesi memurların, başta da polislerin, maaşlarında aylık 400 lira, emeklilik ikramiyesinde de 15 bin liraların üzerinde bir artış anlamına geliyor.

ORTAK VAATLERYeni dönemde emeklilerin refah düzeyinin artırılması ve rakamlar farklı olsa da bayramlarda emeklilere ikramiye verilmesi, emeklilik sonrası ticari faaliyette bulunanların desteklenmesi tüm partilerin ortak vaadi. Asgari ücretin artırılması, işsizlik sigortasının kapsamının genişletilmesi, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerinin yapılandırılması, emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetinin giderilmesi, Bağ-Kur’lulara destek; tüm partilerin seçim beyannamesinde yer alıyor.

AK PARTİ- Emeklilik hizmetleri etkinleştirilecek.

- Emeklilerin refah düzeyleri desteklenecek.

- Yılda iki kez Ramazan ve Kurban Bayramlarında biner lira emekli ikramiyesi verilecek.

- Emeklilik sonrası ticari faaliyette bulunanların primi borçları terkin edilecek.

- Emeklilikte ikinci bir gelir için tamamlayıcı emeklilik programları desteklenecek.

- SGK’nın e-devlet kapsamında sunduğu uygulamaların sayıları artacak.

Yazının devamı...

Devlet destekli alacak sigortası

28 Mayıs 2018

HAZİNE destek olacak, KOBİ’ler alacaklarını sigortalatacak. Geçen günlerde Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, KOBİ ölçeğindeki risklerin ticari alacak sigortası ile güvence altına alınacağını, düzenlemeyi de Başbakanlığa sunduklarını söylemişti. Alacak sigortasının içeriği de netleşmeye başladı. Öğrendiklerimi, sizlerle de paylaşayım.

KOBİ ölçeğindeki şirketler, iç piyasada sattıkları malın bedelini tahsil edememe riskine karşı alacak sigortası ile sigortalatacak. Sigorta uygulamasına da Hazine destek olacak. Uygulama ileride ihracat yapan KOBİ’leri de kapsayacak. Düzenleme Bakanlar Kurulu’nun onayına gönderildi. 2013’te yapılan bir düzenleme ile sigortacılık mevzuatı, teminat bulunamayan risklere yönelik Olağandışı Riskler Yönetim Merkezlerinin (ORYM) oluşumuna imkan tanındığından; alacak sigortası için yasal düzenleme yapılması gerekmiyor, Bakanlar Kurulu onayı yeterli. 24 Haziran seçimlerinden önce de düzenlemenin çıkması bekleniyor.

FİYATI DEVLET BELİRLEYECEKPeki, alacak sigortası nasıl işleyecek? Tarım Sigortaları Havuzuna (TARSİM) benzer bir modelle, Olağandışı Riskler Yönetim Merkezi altında, Alacak Sigortaları Havuzu kurulacak. Havuzun denetimi Hazine’de olacak, yönetimini ise Halkbank’ın iştiraki olan Halk Sigorta yapacak. Alacak Sigortaları Havuzunun işleyişi için iki seçenek var. Bundan sonrası biraz teknik ama en basit şekliyle anlatayım. Birinci seçenek; sigortayı, şirketler satacak, topladıkları primin belli miktarını havuza devredecek, hasar yönetimini de yine şirketler yapacak. Hasar ödeme tarafına gelince; Hazine, hasar için belirli bir limit belirleyecek, bu limite kadar olan hasarları sigorta şirketleri ödeyecek, hasar bu limitin üzerine çıkarsa, üzerini Hazine karşılayacak. İkinci seçenek ise, TARSİM gibi hasar dahil sigortanın tüm işleyişini havuz yürütecek, sigorta şirketleri ise aracı gibi havuzun poliçelerini satacak. Hasarlar havuzdan ödenecek, belirli limitin üzerine çıkarsa da üzerini Hazine karşılayacak. İşte, devlet destekli alacak sigortası modeli bu. Model Bakanlar Kurulu sonrası netleşecek.

Hangi model kurgulanırsa kurgulansın alacak sigortasının primlerini Hazine belirleyecek ve şirketler belirlenen fiyattan sigortaları KOBİ’lere satacak. Sigorta kapsamına hangi şirketlerin gireceği konusunda bir KOBİ tanımı yapılacak. Bu tanımın dışında kalan firmalara sigortacılar, bugün olduğu gibi kendi belirledikleri serbest fiyattan poliçe satabilecek.

KOSGEB İÇİN ZORUNLUPeki, alacak sigortası KOBİ’ler için zorunlu mu olacak? İsteyen yaptıracak, istemeyen yaptırmayacak. Ancak, KOSGEB’den kredi kullanan ya da imkanlarından faydalanan KOBİ’ler için zorunlu tutulabilir.

Alacak sigortası ile yeni bir uygulama daha geliyor. Sigortacıların, KOBİ’lerin alacaklarını sigortalamamalarının temel nedeni, bilanço bilgilerine ulaşamamaları. Geçmişte Maliye Bakanlığı ile görüşmeler yapılmasına rağmen Bakanlık, bilanço gizliliğini öne sürerek, bu imkanı tanımadı. Yeni uygulanacak modelde ise Kredi Kayıt Bürosu’ndan, KOSGEB’den, Kredi Garanti Fonu’ndan (KGF) KOBİ’lere ait bilgiler Sigorta Bilgi Merkezi’ne (SBM) aktarılacak ki, öğrendiğime göre bu aktarımı ilk kabul eden KOSGEB olmuş. SBM ise bu bilançoları yine sigorta şirketleri ile paylaşmayacak ama bilançolara bakarak skorlama yapacak ve sigorta şirketine, alacak sigortası yaptırmak isteyen KOBİ’nin skorunu verecek. Sigortacılar da bu skora göre kararını verecek. Bu yöntemle bilanço gizliliği de ihlal edilmemiş olacak.

SADECE KOBİ’LER YARARLANACAKALACAK sigortası bugün de uygulanan bir sistem. Ağırlıklı olarak da iç piyasaya yönelik uygulanıyor. Ancak sigortayı kurumsal, büyük şirketler, satış yaptıkları KOBİ’lerden olan alacaklarını tahsil edememe riskine karşı yaptırıyor. Sigortacılar da bu kapsamda KOBİ’lerin riskini alıyor ve sigorta kapsamında KOBİ’lere kefil oluyor. Bugün için üç bine yakın büyük şirket alacak sigortası yaptırmış ve bu sayede sigortacılar da 100 bine yakın KOBİ’ye kefil olmuş durumda. Alacak sigortası özellikle ekonomide sıkıntıların yaşandığı dönemde işletmeler tarafından tercih ediliyor. Yeni modelde ise sadece KOBİ ölçeğinde şirketler devlet destekli sigortadan faydalanacak.

Yazının devamı...

Doların ateşi söndü mü?

25 Mayıs 2018

Açıkçası alıp, satma konusunda bir yorumda bulunamayacağım, spekülasyona girer, ama doların hali ile ilgili birkaç tespitte bulunayım. Öyle ekonomistlerin yaptığı analiz gibi de değil, basit anlatayım.

Bir, dolardaki artışın birçok nedeni var. ABD’de faizlerin yükselmesi -ki, dünyada faizde bir yükseliş eğilimi var-, gelişmekte olan ülkelerdeki para birimlerinin değer kaybetmesi, petroldeki artış… Bunların hepsi etken.  Daha açık bir anlatımla, dolardaki bu artış sadece yurtiçi kaynaklı değil yurtdışı kaynaklı ve ekonominin gerçekleri ile de uyuşmayan durumlar da var. Benzerleri 2014 ve 2015’te de, hatta daha geçmiş yallarda da yaşandı. Yani, belirli dönemlerde yurtdışı kaynaklı hareketlere alışığız. Bugün yaşananlar da gelir geçer, biz yine ekonomide büyümeye devam ederiz.

MERKEZ BANKASI MÜDAHALESİ

İki, doların 4.90’ın üzerini gördüğü bir gün öncesi, Çarşamba gününe iyi bakılsın. Özellikle piyasaların kapanmasına yakın kimler işlem yaptı, yerliler mi yabancılar mı, iyi analiz edilsin. Bazı kesimler ne demek istediğimi iyi anladı. O gün etrafa, ‘dolar alın, daha da artacak’ söylentilerini yayanlara inanıp da 4.90’lardan alım yapanlar oldu. Merkez Bankası’nın müdahalesi sonrası şimdi onlar ne yapacak? Ya uzun süre ellerinde doları tutacaklar ya da satıp, zarar edecekler.

GEREKEN YAPILDI

Üç, Merkez Bankası’nın Geç Likidite Penceresi faizini 300 baz puan artırarak yüzde 16,5 seviyesine çekmesi doların ateşini söndürür mü? Söndürür, nitekim söndürdü. Keşke Merkez Bankası bu hamleyi dolar 4.50’lere gelmeden yapsaydı. Şunu belirteyim, Merkez Bankası, piyasaya müdahale etmekle; önümüzdeki dönemde kurdaki olası ani hareketliliklerde yeniden müdahalede bulunacağının da sinyalini verdi. Mesela, 7 Haziran bu noktada kritik bir tarih. Yeri gelmişken şunu da belirteyim, Merkez Bankası’nın bu hamlesinden sonra faiz artışını eleştirenler de var. Gereken yapılması lazımdı, yapıldı da. Kaldı ki, faiz artışıyla da yüksek faiz terbiye edilebilir.

Dört, gelelim okuyucuların sorusuna, dolar alalım mı, satalım mı? İki gün önce, dedikodulara kanıp da alanların durumu ortada.

Yazının devamı...