"Noyan Doğan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Noyan Doğan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Noyan Doğan

1000 TL altında maaş kalmayacak

15 Ağustos 2018

BİN liranın altında emekli maaşı alanlara zam yapılacak, böylece 1000 liranın altında maaş alan emekli kalmayacak. Haktan, 150 bine yakın emekli yararlanacak. Emeklilere müjdeyi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin 400 projeyi içeren 100 Günlük Eylem Planında açıkladı.

100-400 LİRA ZAMPeki kimler 1000 liranın altında emekli maaşı alıyor? 2015 yıllında emekli maaşı bin liranın altında olanlar için düzenleme yapılarak, seyyanen 100 lira zam verilmişti. O dönem Bağ-Kur tarım emeklileri hariç bin liranın altında emekli maaşı alan kalmamıştı. Bugün ise Bağ-Kur tarım emeklileri arasında bin liranın altında maaş alanlar olduğu gibi ölen sigortalıların hak sahipleri arasında da hissesi oranında yine bin liranın altında maaş alanlar bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, açıkladığı 100 Günlük Eylem Planı ile artık bin liranın altında maaş alan emekli kalmayacak. 600 lira ile 900 lira arasında emekli maaşı alan 150 bine yakın emekli, yeni düzenlemeden yararlanacak. Emeklilerin maaşına 100 lira ile 400 lira arasında zam yapılarak, 1000 liraya tamamlanacak. Yeni düzenleme 100 gün içinde tamamlanacak ve bin liranın altında maaş alanların zamları yatırılacak.

İKRAMİYELER ÖDENİYORYeri gelmişken, bin liralık bayram ikramiyesine de değineyim. Bu yıl yapılan düzenleme ile emeklilere Ramazan ve Kurban bayramı olmak üzere senede iki kere, bayram öncesi bin liralık ikramiye verilecek. Düzenleme kalıcı, yani önümüzdeki senelerde de bayram ikramiyeleri ödenecek. Bu yıl ilk ödemeler, Ramazan Bayramı öncesi 7-8 Haziran’da, emeklilerin hesaplarına yatırıldı. Şimdi ise emeklilere, Kurban Bayramı öncesi, yine 1000 lira bayram ikramiyesi ödenecek. Bağ-Kur ve SSK emeklileri bayram ikramiyelerini 16 Ağustos’ta (yarın), Emekli Sandığı emeklileri ise 17 Ağustos’ta alacak.

EMEKLİYE 1000 TL BAYRAM İKRAMİYESİİKRAMİYE hakkından; SSK, memur emeklileri, Bağ-Kur emeklileri ile şehit yakını ve gaziler, vazife ve harp malullüğü aylığı alan er ve erbaşlar, geçici köy korucuları, şeref aylığı alanlar, şampiyon sporcular, Kore, Kıbrıs ve İstiklal Savaşı gazileri, terörden zarar gören ve aylık bağlananlar yararlanacak. İkramiyeden, hayatını kaybeden hak sahiplerinin yakınları da yararlanabilecek.

Şunu da belirteyim, tüm emekliler 1000 lira alamayacak. Vefat eden sigortalıların hak sahipleri hisseleri oranında ikramiye alacak. İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezlik geliri alanlar iş göremezlik derecesine göre ikramiyeden yararlanacak.

 

9 GÜNLÜK TATİLDEN KİMLER YARARLANACAK?

Yazının devamı...

Berat Albayrak yol haritasını çizdi

13 Ağustos 2018

Hazine ve Maliye Bakanı, yeni ve güçlü bir finansal regülasyon otoritesi kurulacağını belirterek, şunları söyledi: “En kısa zamanda finansal kuruluşların yapılanması sağlanacak. Sigortacılık sektörü... Milli Reasürans hikayesi... Özellikle kamu şirketlerinin birleştirilmesini sağlayacak yeni bir milli reasürans yapısını oluşturacağız. Sigortacılık çok önemli bir sektör ama finansal sektör içindeki payı layık olduğu yerde değil. Yüzde 20-25’lerden bahsediyoruz. İngiltere’de, Amerika’da sermaye piyasalarının ve sigortacılık sektörünün payı, ikisini topladığınızda yüzde 40-50’lerde. Bizde yüzde 10-15 bile değil. Bireysel emeklilik sistemi ile ilgili çok önemli adımlar atacağız. Sistemi yeniden yapılandıracak, tasarruf ve sermaye birikimi ile ilgili çok güçlü adımlar atacağız.”

İLK DEFA GÜNDEME GELİYOR

Berat Albayrak’ın tespitleri çok doğru. Maalesef sigortacılık hak ettiği konumda değil. Sadece bir-iki veri paylaşayım. Bugün sigortacılığın toplam finansal piyasalar içindeki payı yüzde 4’ler civarında ve bu payla da bankacılıktan sonra gelen ikinci büyük finansal sektör. Aslında temel sorun, bankacılık dışındaki tüm finansal kurumların payının küçük olması. Avrupa Birliğinde bankacılık, sigortacılığın 5 katı; bizde bankacılık, sigortacılığın 21 katı. Avrupa’da sigorta primlerinin GSYH içindeki payı yüzde 6,7; bizde ise 1,6. OECD ülkelerinde özel emeklilik fonlarının GSYH’ye oranı yüzde 123,6; bizde yüzde 2,1. Bu tabloya rağmen sigortacılık, her sene yüzde 20’lerde büyüyen, ekonomiye 130 milyar TL fon sağlayan, ülke içi tasarrufları artıran ve ekonomiye 90 trilyona yakın –ki, GSMH’nın 35 katıdır- teminat veren bir sektör.

Evet, Hazine ve Maliye Bakanının söylediği gibi sektör layık olduğu konumda değil. Yapılacaklar da belli. Tek tek burada sıralamayacağım, yıllardır bu köşeden yazıyorum. Sonraki yazılarımda bunlara yeniden değinirim. Ama Berat Albayrak’ın açıklamalarında dikkatimi çeken ve bugüne kadar da hiç dillendirilmemiş, ilk defa gündeme gelen önemli bir husus var. Anlaşılan o ki, Ekim ayından sonra finansal regülasyon otoritesi adı altında finansal bir üst kurul kurulacak ve sigortacılık da bu kurula bağlanacak.

YERLİ REASÜRANS MODELİ

İkincisi ise, yeni bir milli reasürans modeli uygulanacak ki, işte bu ilk defa gündeme geliyor. Bilmeyenler için reasürans nedir, çok basit anlatayım. Sigorta edilmiş riskin, belli bir kısmının ya da tamamının yeniden sigorta edilmesi. Berat Albayrak’ın açıklamalarından anladığım kadarıyla, kamu sigorta şirketleri birleşerek, milli bir reasürans havuzu ya da modeli kuracak. Bu ne anlama geliyor? Birincisi, sigortalanamayan tüm riskler bu modelde sigortalanabilecek, sigorta teminatı bulunmasında sorun yaşanmayacak. İkincisi, reasürans adı altında yurtdışına bir para akışı varsa; bu para da yurtiçinde kalacak.

Özetle, tüm bu açıklamalardan anladığım, Berat Albayrak’ın yönetiminde; sigortada, yeni bir hikaye yazılarak, sektör büyütülecek ve ekonomiye katkısı artırılacak. 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Yazının devamı...

400 bin sağlık çalışanına müjde

8 Ağustos 2018

DÖRT yıldır sürekli gündemde olan ancak bir türlü gerçekleşemeyen sağlık çalışanlarına ‘fiili hizmet zammı’ ya da başka adıyla ‘yıpranma payı’ veya da erken emeklilik imkanı Resmi Gazetede yayımlanarak, uygulamaya girdi. Böylece 400 bine yakın sağlık çalışanına yıllardır beklediği erken emeklilik hakkı da verilmiş oldu.

Peki, yeni düzenlemeden kimler, nasıl yararlanacak? Kanunda, bu haktan yararlanacak olanlar, ‘insan sağlığına ilişkin işlerde’ çalışanlar olarak geçiyor. Biraz daha açarsak başta doktor, hemşire, eczacı olmak üzere; diş hekimi, fizyoterapist, sağlık bakım teknisyeni, klinik psikologları, fizik tedavi uzmanlarına fiili hizmet zammı verilecek.

KİMLER YARARLANACAK?Kısaca, fiili hizmet zammı nedir; ona da kısaca değineyim. Çalıştıkları mesleklere göre yıprananların erken emekli olabilmeleri için her bir çalışma yılına, mesleğine göre değişen sürelerde 60-80-180 gün ekleniyor. Böylece çalışanlar, 360 gün prim öderken, 60 gün fiili hizmet zammı ekleniyorsa, 420 gün prim ödemiş sayılıyor.

3 Ağustos Resmi Gazetede yayımlanarak uygulamaya giren düzenleme ile de sağlık çalışanlarına yılda 60 gün yıpranma payı, yani fiili hizmet zammı, verilecek. Böylece sağlık çalışanları 360 gün prim ödeyecekler, ancak 420 gün prim ödemiş sayılacaklar. Bir başka ifadeyle de 12 ay çalışacaklar, 14 ay çalışmış sayılacaklar. Bu durumda da 6 yıl çalışan bir sağlık çalışanı, 7 yıl çalışmış sayılacak. Bu da şu anlama geliyor; 30 yıl doktorluk yapan bir çalışan, 35 yıl çalışmış sayılacak ve erken emekli olacak, emeklilik maaşı da erken bağlanmış olacak. Ayrıca 5 yıl fiili hizmet zammını elde eden çalışan, 2,5 yıl daha erken emekli de olabilecek.

GEÇMİŞ YILLARI KAPSAMIYORTabi, bu hakkın elde edilebilmesinin de bazı şartları var. Sağlık çalışanlarının yıpranma hakkı, kanunun yayımlandığı 3 Ağustos tarihinden itibaren geçerli olacak ve bu tarihten sonraki çalışma sürelerine fiili hizmet zammı uygulanacak. Bu tarihten önceki çalışma süreleri dikkate alınmayacak. Daha açık bir anlatımla kanun geriye dönük uygulanmayacak. Şartlardan biri de sağlık çalışanlarının erken emeklilik hakkından yararlanabilmesi için 10 yıl sağlık alanında çalışmış olması, 3600 prim gün sayısına ulaşması gerekiyor.

İLAVE EMEKLİLİK İKRAMİYESİYENİ düzenleme ile sağlık çalışanlarına emekliliklerinde ilave ikramiye de ödenecek. Böylece çalışanlar fiili hizmet zammıyla hem erken emekli olacaklar hem de emekli aylıklarına zam yapılacak. Buna göre; pratisyen hekimler 1533 lira, uzman hekimler de 2000 lira emeklilik maaşlarına ek ödeme alacak.

 

SORU-CEVAP

Yazının devamı...

Bodrum izlenimlerim ve deniz turizmindeki tehlike

6 Ağustos 2018

Gelenektir, ailece, her sene tatilimizin bir bölümünü Bodrum’da geçiririz. Eşim Peri ile Bodrum’da tanıştığımız için bizde yeri başkadır Bodrum’un. Bu gidişimden sonra sizlerle çok kısa izlenimlerimi paylaşayım, asıl konuya sonra değineyim.

Açıkça söyleyeyim küçük İstanbul olmuş, Bodrum. Hatta bir tık yukarı bile diyebilirim. Trafik deseniz, İstanbul’u hiç aratmıyor. Kimse gücenmesin ama ilginçtir belediye, Bodrum’u yaz aylarında bırakmış sanırsınız. Bir karmaşa var. Mağazanın birine giriyorsunuz, çalışanların tavrı, gelenden maksimum faydayı nasıl sağlarım tarzında. Merkez’deki en az üç mağazadan, ‘pos makinesi çalışmıyor nakit çalışıyoruz’ cevabını aldım. Bodrum gibi turistik yer, ne ilginçtir mağazalarda pos makinesi çalışmıyor! Restorana giriyorsunuz, sanki bir daha o restorana hiç uğramayacakmışsınız gibi, hem hizmet sıfır hem fiyat politikası yüksek. Esnafla konuşuyorsunuz, hep aynı söylem, ‘zaten iş yok, ne yapalım, biz de şurada iki-üç ay kazanıyoruz’. Bu bakış açısı nedeniyle de bir giden ağzı yandığından bir daha gitmiyor.

GEZİ TEKNELERİNİN HALİ

Daha anlatacak çok şey var ama gelelim asıl konuya. Türk P&I Genel Müdürü Ufuk Teker ile Bodrum’da buluştuk. “Gezi teknelerinin yol açtığı sorunları sık sık dile getiriyorsun gel, bir de gözünle gör” deyince, hemen kabul ettim. Ufuk Teker, küçük bir tekne ayarlamış. Bilmeyenler için söyleyeyim -ki, ben de orada öğrendim- gezi tekneleri günlük 40-50 liraya, yerli yabancı 80-90 turisti alıp, Bodrum’un koylarını günü birlik dolaştırıyor. Tüm tekneler aynı saatte yola çıkıyor, hepsi de aynı rotayı izliyor. Biz de aynı rotayı izledik. Uğrak yerleri olan ilk koya gelip de manzarayı görünce, bugüne kadar az bile yazmışım dedim.

Anlatayım, siz de manzarayı güzünüzde canlandırın. İlk gelen tekne demirliyor, içindeki yolcular hep birlikte denize atlıyor. Ardından diğer tekne, sonra bir diğeri. Denizde yüzenlerin arasından tekneler, ‘çekilin, tekne geliyor’, ‘çarpacak çarpacak’ bağrışları ile birer birer koya yanaşmaya çalışıyor. Bu arada da tekneler birbirine çarpmasın diye birileri atlıyor, birileri diğer tekneyi itmeye çalışıyor. Tam bir keşmekeşlik. Küçücük koy, onlarca tekne, denizde yüzmeye çalışan yüzlerce insan.

TURİSTLER FARKINDA DEĞİL

Gözünüzde canlandırabildiniz mi? Açıkçası, şans eseri, her gün birkaç kaza olmuyor ve bu kazalarda da birkaç kişi zarar görmüyor. Bitmedi; teknelere bakıyorsunuz, turist çekebilmek için teknenin şeklini değiştirmişler. Kimisi korsan teması yapmış, kimi başka şekle sokmuş. Ufuk Teker’e sordum ‘bunlar, standartlara uygun mu?’ diye; standart falan hak getire.

Peki, sorun nerede?

Yazının devamı...

Çalışanlar için 10 soruda bedelli askerlik

1 Ağustos 2018

1- Kanunda, çalışıp da bedelli askerlikten yararlanacak olanlar için özel bir hüküm var mı?Kanunda, ‘bedelli askerlik hakkından yararlananlar, temel askerlik eğitimi süresince çalıştıkları işyeri, kurum ve kuruluşlar tarafından aylıksız veya ücretsiz izinli olacak’ diyor. 21 günlük temel askerlik eğitimi süresinde; işçi olarak çalışanlar ücretsiz izinli, memurlar da aylıksız izinli olacak. Böylece iş sözleşmeleri işverenler tarafından sonlandırılamayacak.

2- Bedelli askerlik hakkından yararlanacak olanlar kıdem tazminatı alabilecek mi?İş kanununda, kıdem tazminatı alabilmenin gerekçelerinden biri de muvazzaf askerlik nedeniyle iş sözleşmesinin sonlandırılabilecek olması. Bu da şu anlama geliyor ki, 21 gün fiili askerlik hizmeti yapılacak olması nedeniyle çalışan; eğer o işyerinden bir yıl ve daha fazla sürede çalışıyorsa işverene başvurup, kıdem tazminatını isteyebilir. İşveren de ödemek durumundadır. Nitekim 2011 yılındaki bedelli askerlik uygulamasında da çalışanlar kıdem tazminatı alabilmişlerdi. Eğer, geçmişte olduğu gibi askerlik eğitimi almadan sadece bedel ödenerek, askerlik yapılmış olsaydı, kıdem tazminatı hakkı da oluşmazdı. Burada önemli olan, çalışanın, muvazzaf askerlik nedeniyle işten ayrılacak olmasıdır. Daha açık bir anlatımla, askerlik celp kağıdının işverene takdim edilmesi gerekir.

3- İşveren, kanundaki maddeyi bahane gösterip, kıdem tazminatını ödemek istemezse ne olacak?İşveren, kanundaki, ‘ücretsiz izinli sayılır’ maddesini gerekçe göstererek, kıdem tazminatı ödemezse; çalışanın, önce arabuluculuk sistemine, sonrasında da mahkemeye başvurma hakkı var. 2011 yılındaki bedelli askerlik uygulamasında yargı, kıdem tazminatı ödenmesi yönünde karar verdi.

4- Askerlik nedeniyle kıdem tazminatını alıp, işyerinden ayrılanlar, askerlik bittiğinde yeniden aynı işyerine başvurabilir mi?Başvurabilir ve işverenin de işe alması gerekir. Bunun için çalışanın 2 ay içinde işverene müracaat etmesi gerekir. İşveren işe almazsa, çalışana, 3 aylık ücret kadar tazminat öder.

5- Kıdem tazminatı peşin mi ödenir?İşveren kıdem tazminatını peşin ve bir kerede ödenmek zorundadır. Çalışan, askere gitmeden önce tazminatı alır. Ancak işveren peşin ödeyemeyeceğini söyler ve çalışan da kabul ederse tazminat taksitler halinde de ödenebilir.

6- Kıdem tazminatını alıp, işten ayrılanlar, işsizlik maaşı alabilecek mi?Çalışan, işsizlik maaşı için gerekli şartları yerine getirmişse, yani son 120 gün aralıksız işsizlik sigortası primi yatırılmış ve son 3 yıl içinde de 600 gün prim ödenmiş olması halinde, çalışanlar, askerlik dönüşü işsizlik maaşı için başvurabilirler.

7- Ücretsiz izin hakkından yararlanacak olanlar nasıl bir yol izleyecek?Çalışan, askerlik eğitimi için gerekli evrakları işverene verecek ve ücretsiz izin hakkından yararlanmak istediğini söyleyecek. İşveren bu talebi kabul etmek zorunda. Çalışan, askere gittiği günden itibaren 21 gün ücretsiz izinli sayılacak. Askerlik dönüşü işe kaldığı yerden devam edecek. Bir alternatif daha var; özellikle de 5 yıldan fazla çalışma süresi olanlar için. Yıllık izinlerini kullanabilirler. Böylece hem maaş alırlar hem de sosyal güvenlik primleri de ödenir.

8- Ücretsiz izinli sayılanların hakları nelerdir?

Yazının devamı...

Sigortacılık, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlandı

16 Temmuz 2018

Hatta başlığı da ‘Hazine, Maliye’ye bağlanacak, peki sigortacılık ne olacak?’ diye atmıştım. Yazımda, ihtimallerden birinin –ki, en yüksek olanıydı, hatta neredeyse kesin gözüyle bakılıyordu-  Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK) bağlanması olduğunu belirtmiştim. Düşük olsa da duyumlarıma istinaden bir diğer ihtimalin de, sigortacılığın, yeni dönemde Ticaret Bakanlığı çatısı altına alınacağını yazmıştım.

BERAT ALBAYRAK’A EMANET10 Temmuz tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile başta Hazineciler ve sigortacılar olmak üzere birçok kesimin merak ettiği sorunun cevabı da netleşti. Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlandı. Böylece sigortacılık ve bireysel emeklilik, bir başka deyişle de tasarruf sistemi; yeni dönemde, Hazine ve Maliye Bakanlığında, dolayısıyla da Berat Albayrak’ın yönetiminde olacak.

Yayımlanan Kararname’de Sigortacılık Genel Müdürlüğü’nün yeni dönemdeki görev ve yetkileri de belirlendi. Bunlar; ülke sigortacılığının gelişmesi, sigortalıların korunması için tedbirler almak, bu tedbirleri bizzat uygulamak veya ilgili kuruluşlarda uygulanmasını izlemek; sigortacılarla ilgili konularda mevzuatı hazırlamak, uygulamak, ilgililer tarafından uygulanmasını izlemek, yönlendirmek ve bu mevzuatın Avrupa Birliği ile uyumlandırılması çalışmalarını yürütmek.

NEREDE KALMIŞTIK?Sigortacılık açısından yeni dönem netleşmiş oldu. Bir anlamda kalınan yerden devam edilecek; tek fark, Hazine ile Maliye Bakanlığı’nın tek çatı altında birleşmiş olması. Sigortacılarla konuştum, yeni dönemden memnunlar ama bazı endişeleri de var. Bunların başında da büyük ve biraz da karmaşık yapıya sahip olan sigortacılık ve bireysel emekliliğin; Maliye’nin gölgesinde kalacak olması geliyor. Daha açık bir anlatımla sigortacılar, ‘vergi konularından sigortacılığa sıra gelir mi?’ diye endişe duyuyorlar. Bunu zaman gösterecek ama bence yeni yapı, çok daha kolay reform yapmaya, çok daha çabuk karar almaya ve alınan kararları da uygulamaya uygun bir yapı.

Geçen yazımda da belirttim, bir kere daha altını çizeyim, sigortacıların da isteği, BDDK benzeri bağımsız bir Sigorta Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulması. Bilinmez, belki önümüzdeki dönemde tüm bağımsız kurumlar -artık adına Mali Piyasalar Üst Kurulu mu dersiniz, Finansal Piyasalar Üst Kurulu mu- tek bir çatı altında toplanır, sigortacılık ve bireysel emeklilik de bu çatı altına girer.

Okuyucuya not: İzniniz olursa, kısa bir tatile çıkacağım, bir süreliğine sizlerle birlikte olamayacağım. Döndüğümde görüşmek üzere diyelim.

Yazının devamı...

Dünya üç Türk şirketini konuşuyor

12 Temmuz 2018

10-14 Haziran tarihleri arasında Dünya Faktoring Organizasyonu’nun (FCI) Amsterdam’daki 50. Yıl Toplantısı’na katıldım ve Türk faktoring şirketlerinin dünyadaki başarısını izleme fırsatı buldum. Sizinle de paylaşayım, ama önce FCI, hakkında kısa bir bilgi vereyim.

Faktoring ve alacak finansmanı sektörlerinin temsil edildiği global bir organizasyon olan FCI’ın, 90 ülkede 400’e yakın üyesi bulunuyor. Dünya ticaretinin finansmanına destek olan ve 2,6 trilyon Euro iş hacmine sahip faktoring pazarının, 1,6 trilyon Euro’su FCI üyeleri tarafından gerçekleştiriliyor. 19 Türk şirketi de FCI üyesi. Dünya Faktoring Organizasyonu’nun Başkanlığını ise bir Türk yürütüyor; TEB Faktoring Genel Müdürü Çağatay Baydar. Baydar, aynı zamanda Finansal Kurumlar Birliği’nin de (FKB) Başkan Vekili. Çağatay Baydar, ikinci kez FCI’ya Başkanlık yapıyor. FCI, 10-14 Haziran’da da, 50. Kuruluş Yıldönümünü -ki buna Altın Yıldönümü deniyor- Amsterdam’da kutladı. FCI’ın davetlisi olarak toplantıyı izledim. Dünyanın finans devlerinin CEO’larının tamamına yakını oradaydı ve faktoring pazarının geçmiş 50 yılı konuşuldu, gelecek 50 yıla yönelik de projeksiyonlar çizildi.


GARANTİ, TEB, YAPI KREDİ
Ama asıl önemli olan dört günlük toplantıya kelimenin tam anlamıyla Türk faktoring şirketlerinin damga vurması. FCI, yıllık toplantılarında dünyanın en iyi ilk üç ihracat faktoringi şirketini seçiyor ve bu şirketleri de ödüllendiriyor. Bu yıl ödüllerin üçü de üç Türk şirketine gitti. Garanti Faktoring, 100 tam puanla dünyanın en iyi ihracat faktoringi şirketi seçildi. İkinciliği ise TEB Faktoring alırken, üçüncü Yapı Kredi Faktoring oldu. Daha açık bir anlatımla dünyadaki 400 faktoring şirketi arasında üç Türk şirketi en başarılı şirket oldular.

Yazının devamı...

Temmuz zammıyla ölüm aylıkları da arttı

11 Temmuz 2018

TEMMUZ zammıyla birlikte SSK ve Bağ-Kur ölüm aylıkları da arttı. 2018’in ocak-haziran dönemi, altı aylık enflasyon, yüzde 9.17 olarak gerçekleşti ve hem SSK, Bağ-Kur emeklileri hem de ölüm aylığı alanların maaşları yüzde 9.17 arttı. Böylece, yüzde 25 oranında en düşük ölüm aylığı alanların maaşı yeni zamla birlikte 302 liraya çıkarken, en yüksek ölüm aylığı ise 3.684 yükseldi. 2018’in ocak ayında ölüm aylıklarına yüzde 5.69 zam yapılmıştı. Geçen sene ise ölüm aylığı alanlar maaşlarını ocak-temmuz döneminde yüzde 4.73, temmuz-aralık döneminde de yüzde 5.89 zamlı almıştı.

KİMLER YARARLANIYOR?
Ölüm aylığından, vefat eden sigortalının eşi, çocukları ve bazı şartlara göre de anne ve babası yararlanabiliyor. Vefat eden sigortalının dul eşine yüzde 50 oranında aylık bağlanırken, sigortalının çocuğu yoksa ve eşine kendi sigortalılığı nedeniyle gelir ya da aylık bağlanmamışsa yüzde 75’i oranında ölüm aylığı bağlanıyor. Çalışmayan ya da kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan; 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde de 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanlara maaşın yüzde 25 oranında aylık bağlanıyor.

ÖLÜM AYLIĞI ORANLARI
Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az yüzde 60 oranında yitirip, malul olanlar da yüzde 25 oranında maaş alabiliyor. Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızların her birine de yüzde 25 oranında maaş bağlanıyor.

Yazının devamı...