"Deniz Zeyrek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Zeyrek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Zeyrek

Cennet vatan...

24 Haziran 2017

O sırada Gabaklar Koyu’nun sakinliğini gösteren 12 saniyelik bir video kaydedip Instagram’daki hesabımda(instagram.com/deniz_zeyrek) “story/hikâye” olarak yayınlamaya hazırlanıyordum.

Kanat, Instagram’a düşen tatil fotoğraflarına takılarak başlamıştı.

Başparmakları ve işaretparmaklarını kalp yaparak batan güneşi arasına alarak fotoğraf çekenleri, okunan kitapları, uçuşan paeloları, çıplak ayakları, huzurlu koyları, Yunan adalarından salaş tavernaları gösteren fotoğrafları unutmamıştı...

“Yapmayın, tatil yapan var yapamayan var” der gibiydi. O iğneli sözlerden etkilenip, az kalsın “huzurlu koylar” ile ilgili bölümü direkt üzerime alınıyordum. Çektiğim videoyu yayınlamaktan vazgeçiyordum neredeyse.

SEZON BAYRAMLA BAŞLAYACAK

Yazıda önemli bir bölüm daha vardı:

Bayram tatilinde, yani bugünden itibaren sadece Muğla’nın sahillerine Fethiye’ye, Bodrum’a, Marmaris’e 3-4 milyon yerli turist akın edecekmiş. Bu bölümü okuduğumda kendi kendime “İyi ki cuma günü dönüyoruz” dedim.

Gelecek milyonların sinyalini işletmeler de almış olacak ki sakinliğine doyamadığımız bu muhteşem koyda, telaşlı bir hareketlilik gözleniyordu.

Yazının devamı...

Neye göre, kime göre adalet?

23 Haziran 2017

Gerekçesi genç kadınının kıyafetiydi.

Görüntüler sosyal medyada yayılınca, ülke ayağa kalktı.

Öğrendik ki mağdur kadın gerekli suç duyurusunda bulunmuş ama yargımız Ercan Kızılateş’in bu eylemini sıradan bir darp olayı olarak geçiştirmiş.

Kızılateş, elini kolunu sallayarak çıkıp gitmiş.

SANIRSIN AL CAPONE

Görüntülerden sonra büyük bir tepki seli ortaya çıkınca bir savcı harekete geçip gözaltı kararı verdi.

Savcının gözaltı kararıyla gördük ki olaydan bir gün sonra elini kolunu sallayarak aramıza dönen Kızılateş, vergi yasasına muhalefetten aldığı 3 yıl 9 ay hapis cezası nedeniyle zaten aranıyormuş.

1. Melisa Sağlam

Yazının devamı...

Pembe vagon

19 Haziran 2017

Datça’da Palamutbükü’ne kendimi attım. Ücra mı ücra, sakin mi sakin...

Ancak dayanamadım...

Hürriyet’in dünkü sayısını, “e-gazete” olarak telefonuma indirdim. Satır satır okudum.

İnsan kağıt kokusunu arıyor ama “e-gazete” de çok kolay okunuyor.

44 yaşından sonra yakın gözlüğüne muhtaç olunca iki parmağınızla ekrandaki satırları büyütebilmenin nasıl bir avantaja dönüştüğünü anlatamam.

YEŞİL BURSA’NIN PEMBE VAGONU

Birçok güzel ve özel haber vardı ama ben Banu Tuna’nın Pazar ilavesi için hazırladığı “Yeşil Bursa’nın pembe vagonu” yazısına takıldım.

Olay şu:

Yazının devamı...

‘Uzun yürüyüş’ kararının perde arkası

17 Haziran 2017

“Artık yeter” dedi ve eline “Adalet” yazan bir döviz alarak Ankara’dan İstanbul’a yürümeye başladı.

İlk İki günde yaklaşık 45 kilometre yürüdü. İstekleri gerçekleşmezse gelecek 20 günde 383 kilometre daha yürüyecek. Ülkenin ve mevsimin koşulları dikkate alındığında, 69 yaşında biri için gerçekten olağanüstü zor bir eylem.

Peki Kılıçdaroğlu neden böyle bir yola başvurdu?

Gerçekten başka çaresi kalmamış mıydı?

Neden “Bıçak kemiğe dayandı” dedi?

Bu ve benzer soruları Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresine sordum?

Gözlemlerim şöyle:

‘HDP’YE YAPILAN CHP’YE YAPILABİLİR’ ENDİŞESİ

Yazının devamı...

‘Sır’ ve ‘casusluk’ açısından Berberoğlu kararı

16 Haziran 2017

Yorumcular, “Teknik detaylara bakmaya gerek yok, bu siyasi bir karar” dese de teknik detaylara bakmak lazım.

Berberoğlu’na verilen ceza, Türk Ceza Kanunu’nun “330. madde”sinin ilk fıkrasına dayandırıldı.

O fıkra şöyle: “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye müebbet hapis cezası verilir.”

 İÇTİHATTAKİ ‘SIR’

2016/4601 sayılı Yargıtay kararına göre “devlet sırrı” şu üç başlıkta özetlenebilir:

“Özünde devlet sırrı olan bilgi ve belgeler./Yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı bilgi ve belgeler./Devletin idari kurumlarının gizli tuttuğu bilgi ve belgeler.”

Aynı kararda, hukukçuların “...gizli kalması gereken şey, herkesin bildiği şey haline gelmişse sır olmaktan çıkacaktır” yorumuna da yer veriliyor.

“Sır”

Yazının devamı...

‘2018’de erken seçim’ senaryoları

12 Haziran 2017

Malumunuz, 2019 yılı içinde bir yerel seçim var. En son 30 Mart 2014’te yapıldığı için Anayasa gereği Mart 2019’da yapılması gerekiyor.

16 Nisan referandumuyla Anayasa’da yapılan değişiklik gereği de 3 Kasım 2019 Pazar günü de başkanlık seçimi ile milletvekili genel seçimleri yapılacak.

İddia  şu: “Anayasa’nın yerel yönetimlerle ilgili 127. maddesi gereğince yerel seçim ile genel seçimler arasında bir yıldan az bir süre varsa o seçimler birlikte yapılır. Dolayısıyla 2019’da üç seçim birlikte yapılır.”

AK Parti’nin önemli hukukçularından Ahmet İyimaya, her zaman yeni olanın geçerli olduğunu, bu yüzden 127. maddedeki düzenlemenin 16 Nisan’da kabul edilen değişiklikte yer alan seçim tarihini bağlamayacağını savunuyor. Ancak aksini savunanlar da hayli fazla.

İKİ DURUM DA SIKINTILI

Erken seçim konusu, bu tartışmanın neresinden çıkıyor derseniz, şöyle anlatabilirim:

AK Parti 2002’den beri hep yerel seçimlerde oy kaybetti ve genel seçimlerde toparladı.

Bunun, yerel yönetimlerin halkı doğrudan etkileyen hatalarından kaynaklandığı düşünülüyor.

Yazının devamı...

‘Olea Europaea’

10 Haziran 2017

İlk defa mı duydunuz?

Benim gibi hasbelkader biyoloji okumamışsanız, daha önce duymamış olabilirsiniz.

Birkaç satır sonra, neredeyse her gün gördüğünüz bir şeyden söz ettiğimi anlayacaksınız.

Biyolojide her canlı, benzerliklerine göre “âlem”, “bölüm”, “sınıf”, “takım”, “aile”, “cins” ve “tür” olarak sınıflandırılır.

“Olea Europaea” bitkiler âleminden bir canlı. Yani bir bitki.

Bölümü Magnoliophyta, sınıfı Magnoliopsida. Yani kapalı tohumlular bölümünün, iki çenekli bitkiler sınıfından.

Adaçayı, lavanta, nane gibi bitkilerle aynı takımdan.

Leylak, dişbudak gibi ağaçlarla ise aynı aileden. Sarı çiçekleri ile ünlü altınçanak ağacını bilir misiniz? O da aynı aileden.

Yazının devamı...

Game of Thrones

9 Haziran 2017

Ünlü dizideki hayali kavgalardan değil, gerçek ama dizideki kadar da fantastik taht kavgalarından söz ediyorum. 

Yani, 5 Haziran sabahı Ortadoğu’da aynı saat diliminde yaşayan Müslümanlar sahur sofrasındayken dünyaya duyurulan “Katar krizi”nden.

An itibariyle Suudi Arabistan’ın yanı sıra, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Yemen, Umman, Libya, Ürdün, Moritanya ve  Maldiv Adaları, Katar’a sert yaptırımlar uyguluyor.

İran’la ilişkiler, terörizmin finansmanı gibi gerekçeler çok ama “İlk taşı, o gerekçeler konusunda en masum olanınız atsın” deseniz, taş atacak ülke bulamazsınız.

AL THANİ’NİN İFTAR SOHBETİ

Katar’da ilk gün hem marketlerde hem borsada panik yaşanmış. Raflar boşalmış. Katar borsası yüzde 7 düşmüş ama dün itibariyle 3 puanı geri toparlamış. Marketlerde de panik havası ortadan kalkmış.

10 ülkenin hedefindeki Katar Emiri Tamim bin Hamad Al Thani ise rahatlamış görünüyor.

7 Haziran akşamı yabancı diplomatik temsilcilere verdiği iftarda masasına Türkiye, Rusya, İngiltere, Japonya, Çin ve Filistin gibi ülkelerin büyükelçilerini oturtmuştu.

Yazının devamı...