"M.Turgut Topaloğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "M.Turgut Topaloğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
M.Turgut Topaloğlu

M.Turgut Topaloğlu

Köpekler için de iş güvenliği şart

15 Ekim 2019

Kurumsal işletmelerin daha önem verdiği iş güvenliği küçük işletmeler için çok da önem taşımıyor. Sadece çalışanlar değil, işletmelerde barınan köpekler iş kazalarından ciddi oranda payını alıyor. Üstelik iş kazasına maruz kalan köpeklerin sonu barınaklara terk edilmek.

*

Kimyasal madde kullanılan işletmelerde zehirlenme, asitli maddelerle yanıklar sıklıkla meydana gelirken; metal ürünlerin yer aldığı işletmelerde kesik ve yaralanma vakaları görülüyor. Köpeklerin maruz kaldığı iş kazaları inşaat sahalarında da sıklıkla görülüyor. İnşaat makinelerince ezilen, üzerine atık malzemeler düşen köpeklerin sağ kalırlarsa akıbeti yine barınak oluyor.
Son bir hafta içinde kliniğimize getirilen yaralı köpeklere acil müdahalelerini yaptık. Vakaların birinde tedavinin devamı konusunda ‘bunlar yeterli, daha fazlasına gerek yok, iyileşir’ diyerek köpek atölyeye geri götürüldü. Üzerine inşaatın 5. katından mermer düşen bacağı kırılmış köpekle ilgili sahipleri ‘melez hayvan zaten, masrafa gerek yok’ diyerek barınağa teslim edildi.

*

İş güvenliği çalışmalarının işyerinde görevli, barınan hayvanları da esas alarak genişletilmesi şart. Hatta güvenlik konusunda bir eğitime tabi tutulamayacağı, karar veremeyeceği için özel bir statüye alınması gerekiyor. İş kazalarında yaralanan köpeklerle ilgili ciddi cezai yaptırımlara da ihtiyaç var. Doğal yaşamdaki bir hayvanı bekçilik yapsın diye iş sahasına alıp, yaralandığında ya da iş bittiğinde terk etmeyi kimse kendinde hak görmemeli.

Yazının devamı...

Hayvan refahını ne zaman koruyacağız?

8 Ekim 2019

Oysaki bugünün Türkiye’de en çok tartışılması gereken konusu hayvan refahıdır. İster ticari amaçla bakılsın ister ev ortamında bakılsın hayvan refahı konusundaki notumuz zayıf. Nerede, kimde, ne durumda, kaç hayvan yaşıyor kimsenin haberi yok
Evcil hayvanı çoğaltıp yavrularını satma ya da eşe dosta dağıtma furyası çığ gibi büyüyor. Özellikle popüler ırklardan dişi bir kedi ya da köpeği satın alanlar, yavruya bu kadar para saydım ben de 2-3 yavru olsa satsam masrafımı kurtarmış olurum diye bakıyor. Ya da ‘ah bu ne tatlı yavrusundan mutlaka isterim’ diyen eş, dost, akrabaya evde yapılan kekten ikram edilir gibi yavrular el değiştiriyor. Bakmak zor geldiği için sokağa bırakanlar, kokuyor diye yazın güneş altında kışın soğukta balkonda bırakanlar, ortalığa saçılıyor diye kediye tuvalet için kum bile almayanlar var.
Köpeği hobi bahçesine bağlayıp hafta sonları gidince ilgilenen ve hafta içi başına bir iş gelir mi diye düşünmeyenlere ne demeli?
*
Sokakta her gördüğü yavruyu eve götürüp 20-30 hayvanı yarı aç yarı tok, pire içinde bırakıp sahip çıktığını iddia edenlerle ilgili nasıl düşünmeliyiz?
Mesele sadece kedi köpek değil. Kesime gidecek olsa dahi sığırların, koyun keçi gibi küçükbaş hayvanların sağlıklı koşullarda yaşamak hakkı yok mu? Ahırlarda üst üste tıkıştırılan, kıpırdayacak alan olmadığı için dışkısının üzerine yatmak zorunda kalan, temizlenmediği için sineklerin hücumuna uğrayan büyükbaş hayvanlar bunu hak ediyorlar mı? Değerini düşürmüyor diye hastalığı tedavi ettirilmediği için acı içinde yaşayan besi hayvanları refah içinde mi? Veteriner hekime para vermemek için kafasına göre hayvanlara ilaç yapan, tedavi yöntemleri icat eden köylü Hüseyin Emmi’yi takdir mi etmeli tenkit mi?
Yıl olmuş 2020, insansız karayolu araçları bile üretilebiliyorken hala atların faytonlara koşulmasını normal mi karşılamalı?

Yazının devamı...

Köpekler silahınız değil!

1 Ekim 2019

Orta ve büyük ırk, baskın karakterli köpekler değil bir canlının bir eşyanın sorumluluğu verilmeyecek kişilerde adeta bir silaha dönüşüyor.
Sosyal hayatta bir yer edinememiş, herhangi bir konuda başarılı olamamış, sevgiyle büyütülmemiş, kavganın şiddetin ortasında çocukluk geçirmiş, hor görülmüş, dışlanmış bu kişilerin kendini ispatlama çabasına köpekler kurban ediliyor. Ağırlıklı olarak pitbull bu kişilerin tercih ettiği köpeklerin başını çekiyor. Üretilmesi yasak ırklar arasında olmasına rağmen kolaylıkla çoğaltılan, sosyal medya gruplarında ucuz paralar karşılığında satılan köpeklerin temini oldukça kolay. Köpeği alanlar saldırgan, sert yetiştiriyor. Köpek dövüşleri düzenleniyor, bahisler kuruluyor. Dövüştürülmeyenler çevreyi korkutmak, terörize etmek amacıyla elde tutuluyor.

*

Pitbull Terrier, Japanese Tosa, Dogo Argentino, Fila Brasileiro ve bu ırkların melezlerinin üretilmesi, sahiplendirilmesi, satışı, reklamının yapılması 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında yasak. Yasağa temel oluşturan baskın karakterli, güçlü çene yapısına sahip bu hayvanların art niyetli ellerde getirildiği durum.
Bu ırklar yasak olduğu için üzerine çok konuşuluyor ancak Türkiye’de kangal dövüşleri de oldukça meşhur. Çoban köpeği olarak yetiştirilen Sivas menşeili kangalların erkekleri 66 kiloya kadar çıkabiliyor. Bu kadar güçlü bir hayvanın dövüştürüldüğünde nasıl bir karaktere bürüneceğini tahmin etmek zor değil.
Hayvanların bu denli istismar edilmesine ‘dur’ denmesinin zamanı geldi geçiyor bile. Herkesin elini taşın altına koymasının tam vaktidir.
Sevgiyle kalın...

Yazının devamı...

Dişleri sağlığının anahtarı

24 Eylül 2019

Fırçalamadan evcil hayvanların diş sağlığını nasıl koruyabiliriz? Birçok insan kedi köpeklerin dişlerinde tartar, plak oluştuğunu, dişlerinin çürüdüğünü, diş etlerinin iltihaplandığını bilmediklerinden diş sağlığının korunmasıyla ilgili kafa yormaz. İnsanlarda olduğu gibi kedi ve köpeklerde de diş sorunları doğal bir süreçtir ve çeşitli tedavi yöntemleri ile problem çözülebilmektedir. Önemli olan diş sağlığı bozulmadan gerekli tedbirleri alabilmektir.

*

Kedilerde, köpeklerde sağlıklı dişlerin anahtarı doğru beslenmedir. Doğru beslenme ise kuru mamalarla sağlanır. Kuru mama taneleri mekanik olarak dişleri fırçalar. Uzun yıllar kuru mamayla beslenen evcil hayvanlarda ağız ve diş problemlerine çok az rastlanır. Tanelerin köpeklerde ırk büyüklüğüne uygun olması ve kırılarak yenmesi gerekir. Kırmadan hızlıca yutulan mamanın daha büyük taneli ile değiştirilmesi uygun olacaktır.
Sürekli yumuşak gıda tüketimi sonucunda dişlerde tartar ve plak oluşumu artar. Yumuşak gıdalar arasında çikolata, dondurma gibi şekerli besinlerin yer alması çürüklere zemin oluşturur. Dişler zamanla sararır, çürür. Bunlara diş eti iltihaplanmaları da eşlik eder.

*

Ağız kokusu, dişlerde sararma, kuru mama yemede zorlanma evcil hayvanınızın diş problemiyle karşı karşıya olduğunu gösterir. Bu süreçte veteriner hekiminizden destek almanız yerinde bir davranış olacaktır.
Veteriner hekiminiz iltihaplanma varsa ilaç tedavisine başlayacaktır. Beraberinde diş taşı temizliği yapılabileceği gibi, kurtarılmayacak durumdaki çürük dişlerin çekilmesi gerekebilir. Röntgen çekimi ile diş kökünün durumuna göre çekim yapılıp yapılmayacağı kararını hekiminiz verecektir. Size düşen sağlıklı dişler ve sağlıklı bir yaşam için evcil hayvanınızı kuru gıdalarla beslemek olacaktır. Sağlıcakla kalın…

Yazının devamı...

Alerjinin kaynağı yedikleri olabilir

18 Eylül 2019

Et ürünleri ya da tahıllar gibi herhangi bir gıdaya karşı alerjisi olan evcil hayvanda ilk görülecek belirti, kaşıntı ve beraberinde gelen kızarıklıklardır. Kıl dökülmesi de alerjilerin neden olduğu fiziksel bulgular arasındadır. Kaşıntı çok şiddetli olduğunda çok huzursuz olan hayvan sürekli kaşıyarak hatta dişleyerek vücudunda yaralar açar. Yara hatları kaşındıkça genişler, derinleşir ve olası bir enfeksiyona açık hale gelir.
Gıda alerjisine bağlı olarak deride görülen belirtiler sıklıkla iki şekilde ortaya çıkar. Birincisi baş bölgesi ve kuyrukta kuru-kepekli görünüm, şiddetli kaşıntı. Bu durum kronik seyir gösterir.
*
İkincisi ise baş, boyun, ensede yaralar ve doku kayıpları şeklindedir. Alerjiler tüy dökülmelerine de neden olur. Gıda alerjisine etken olan madde tespit edilerek ortadan kaldırılmadığı sürece kronik deri problemleri inatçı bir vaka olarak devam edebilir ve oluşan lezyonlar yayılır.
*
Proteinler, ciddi bir alerji kaynağı oluşturabilir. Özellikle bazı hayvanlar et proteinine karşı hassastır. Kanatlı eti en sık alerjiye neden olan hayvansal proteindir. En az alerjiye neden olanı da kuzu etidir. Deniz ürünleriyle hazırlanan gıdalarda da alerji oranı daha düşüktür.
Sadece hayvansal proteinler değil tahıllar da alerjiye neden olabilir. Kedi köpek mamalarının içinde bir miktar tahıl bulunur. GDO’lu tahılların kullanımıyla birlikte tahıllara bağlı reaksiyonlarda artış görülmektedir. İşlenmiş tahıllar da yine alerji kaynağı olabilir. Tahıllardaki gluten yine insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da sorunlara neden olabilir.

Yazının devamı...

Alerjinin kaynağı yedikleri olabilir

17 Eylül 2019

Et ürünleri ya da tahıllar gibi herhangi bir gıdaya karşı alerjisi olan evcil hayvanda ilk görülecek belirti, kaşıntı ve beraberinde gelen kızarıklıklardır. Kıl dökülmesi de alerjilerin neden olduğu fiziksel bulgular arasındadır. Kaşıntı çok şiddetli olduğunda çok huzursuz olan hayvan sürekli kaşıyarak hatta dişleyerek vücudunda yaralar açar. Yara hatları kaşındıkça genişler, derinleşir ve olası bir enfeksiyona açık hale gelir.
Gıda alerjisine bağlı olarak deride görülen belirtiler sıklıkla iki şekilde ortaya çıkar. Birincisi baş bölgesi ve kuyrukta kuru-kepekli görünüm, şiddetli kaşıntı. Bu durum kronik seyir gösterir.
İkincisi ise baş, boyun, ensede yaralar ve doku kayıpları şeklindedir. Alerjiler tüy dökülmelerine de neden olur. Gıda alerjisine etken olan madde tespit edilerek ortadan kaldırılmadığı sürece kronik deri problemleri inatçı bir vaka olarak devam edebilir ve oluşan lezyonlar yayılır.

*

Proteinler, ciddi bir alerji kaynağı oluşturabilir. Özellikle bazı hayvanlar et proteinine karşı hassastır. Kanatlı eti en sık alerjiye neden olan hayvansal proteindir. En az alerjiye neden olanı da kuzu etidir. Deniz ürünleriyle hazırlanan gıdalarda da alerji oranı daha düşüktür.
Sadece hayvansal proteinler değil tahıllar da alerjiye neden olabilir. Kedi köpek mamalarının içinde bir miktar tahıl bulunur. GDO’lu tahılların kullanımıyla birlikte tahıllara bağlı reaksiyonlarda artış görülmektedir. İşlenmiş tahıllar da yine alerji kaynağı olabilir. Tahıllardaki gluten yine insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da sorunlara neden olabilir.

*

Gıda kaynaklı alerjilerde deri lezyonları tedavi edilebilir ancak asıl yapılması gereken etkeni ortadan kaldırmaktır. Bunu yapabilmek için öncelikle hayvansal proteini değiştirmek gerekir. Kuzulu ya da somonlu mamaya geçiş sonrası hassasiyetin gerilemesi beklenir. Mama değişikliğine rağmen sorun devam ediyorsa tahıl kaynaklı olması muhtemeldir. Direkt tahılsız mamaya geçiş yerine düşük tahıllı, gluten içermeyen, işlenmemiş tahıllı mamalar tercih edilmelidir.

Yazının devamı...

Nedir bu proteinler?

10 Eylül 2019

Peki, protein nedir ve proteince zengin beslenmeyi nasıl sağlarız? Proteinler vücudun temel yapı taşlarıdır. Dokuları inşa etmek, onarmak, güçlendirmek gibi çok önemli bir görevi yerine getirir. Proteinin en önemli kaynağı hayvansal gıdalardır. Özellikle et ürünleri protein açısından oldukça zengindir ve tam protein kaynağıdır. Kırmızı etin 100 gramında yaklaşık 36 gram protein vardır. Bitkisel besinler de protein içerirler ancak çoğu tam protein kaynağı değildir ve oranları düşüktür. Fasulyenin 100 gramındaki protein miktarı yaklaşık 8 gramdır. Hayvansal protein kaynakları B12 vitamini, D vitamini, omega-3 yağ asidi DHA, hem-demir ve çinko gibi bazı besinler açısından daha zengindir. Vücuda alınan protein miktarı kadar proteinin kaynağı da önemlidir.
*
Kedi ya da köpeğiniz için mama tercihi yaparken özellikle yavrularda protein değerlerine bakmak gerekir. Ambalajların arkasında bu değerlerin yazılması zorunludur. Mama içindeki et oranı da dikkate alınması gerekenler arasındadır. Et oranının yüksek olması mamanın proteininin ağırlıklı etlerden elde edildiğini gösterir. Protein oranı ve et oranı yüksek bir mama yavru kedi ya da köpeğinizin en iyi biçimde yetişmesine katkı sağlar. Protein oranı yüksek ama et oranı düşük mamalarda protein bitkisel ürünlerden sağlanmış demektir ki; bitkisel proteinler gelişimi tam anlamıyla desteklemez. Protein oranı düşük bir mamanın et oranı da düşüktür. Aksi bir bilgilendirme varsa hatalı olduğunu bilerek o mamadan uzak durmanız gerekir.
*
Yetişkin kedi ve köpek mamalarında protein oranı daha düşüktür. Gelişimleri tamamlandığı için yüksek proteine ihtiyaç duymazlar. Yüksek proteince beslenmeye devam edilmesi durumunda kabızlık, böbrek fonksiyon bozuklukları, kilo alımı, kalp hastalıkları, karaciğer sorunları ortaya çıkabilmektedir.
*
Yeterli protein sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Anahtar doğru kullanılırsa hastalıklarla karşılaşma oranı da asgari seviyeye inecektir.

Yazının devamı...

Su içse bile yarıyor

3 Eylül 2019

Kilosu normal değerlerin üstüne çıkan, obezite sınırlarını zorlayan, aşırı kilolu evcil hayvanlarla ilgili sorgulanması gereken ilk şey beslenme düzenidir. Nasıl beslendiği konusunda hayvan sahiplerinin çok azı doğru bilgi verir. Diğerleri ise hatalı beslediklerinin farkında olduklarından gerçekleri saklar. ‘Sadece kuru mama yiyor’ deyince aklıma hep o meşhur ‘su içse bile yarıyor’ sözünü hatırlatır.

BESLENMEDE SORUN VARDIR

Oysa ki; obezite riski altındaki bir hayvanda hayati sorunlar yavaş yavaş başlamış demektir. Karaciğer yağlanması, kalp sorunları bunlardan en önemlileri arasındadır.
Bir evcil hayvanda süregelen bir kilo artışı varsa ve bu bir hastalıktan kaynaklanmıyorsa kesinlikle beslenmede sorun vardır.
Hayvan muhtemelen kuru mama yemiyordur. Mama yiyorsa yaşına ve durumuna uygun bir mama seçilmemiştir. Yemesi gereken günlük miktarın çok çok üstünde öğünleri vardır. Temel beslenmesinin yüzde 20’sini geçmemesi gereken yaş mama ve ödül grupları beslenmenin yüzde 50-60’lık bölümünü oluşturuyordur.

HERKESİ İKNA ETMELİSİNİZ

Mamanın yanında pasta ve börekler gibi karbonhidrat ağırlıklı besinler de dahil ev yemeklerine dahil ediliyordur.

Yazının devamı...
M.Turgut Topaloğlu Kimdir?

.