"İbrahim Kutluay" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "İbrahim Kutluay" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

İbrahim Kutluay

Kazanma azmi

12 Eylül 2010

Bir saniye bile kaybetmeyi düşünmeden maçın son saniyesine kadar çabalayan ve bu uğurda yerden yere atlayan bu 70 milyon insana bu gururu yaşatan bu MİLLETİN ÇOCUKLARIYLA ne kadar gurur duysak az.
Sırbistan takımı, beklenen şekilde çok soğukkanlı hücum ederek ve hücumda doğru atışı bularak, bizim savunmadaki sertliğimizi ve direncimizi kırdılar. Teodosic’in önderliğinde maçın son periyoduna kadar tempoyu Sırbistan ayarladı. Son periyotta, kazanmaya yürekten inanmış millilerimiz, tribünlerin büyük desteği ile öyle bir geri dönüş yaptı ki, Sırbistan buna yanıt veremedi.

Tunçeri’nin sayıları

Tüm oyuncularımız, müthiş bir mücadele verdi ve kazanamk için her şeyi yaptı. Son periyotta skorda sıkıntı yaşadığımız ve geri düştüğümüz anlarda Kerem Tunçeri’nin arka arkaya attığı 8 sayı, maçın dönüm noktasıydı. Ama tabi ki son topu büyük bir soğukkanlılıkla potaya giderek Sırbistan defansının içinden turnikeyi atıp, maçı kazandıran adam oldu.

En iyi takımıyız

Ömer Onan’ın hücumda ve savunmadaki gayreti Hidayet’in ilk yarıdaki skora katkısı Semih’in ve Ömer Aşık’ın Sırbistan uzunlarıyla verdiği olağanüstü mücadelesi maçı kazanmamızdaki büyük etkendi.
Bizim takımımızın en büyük özelliği farklı bir oyuncunun skora katkı yapacak kapasitede ve form düzeyinde olması. Turnuvanın fizik kondisyon açısından şüphesiz en iyi takımıyız.

Yazının devamı...

Dört birinci yarı finalde

10 Eylül 2010

ABD, Rusya karşısında bir hayli zorlandı. İlk çeyrekte, savunma ve hücumda oldukça kötü bir görüntü çizen ABD, 3. çeyrekle birlikte yaptığı baskı ve kaptığı topları hızlı hücumlarla sayıya çevirerek maçın sonuna rahat girdi. Özellikle 3 ve 4. çeyrekte Durant ve Billups’ın katkıları ABD’yi galibiyete taşıdı. ABD, Durant ve Billups’a endeksli bir takım olduğunu kanıtladı.

- ABD, bu savunma ile şampiyon olur mu ?

Yarı final ve finalde oynayacağı maçların onlar için zor geçeceği kanısındayım. Özellikle dün oynadıkları basketbol, şampiyonluk için yeterli değil. Ama tabi ki, fiziksel üstünlükleri ve yıldız oyuncuları Durant’in önderliğinde turnuvanın şampiyonluk adaylarından bir tanesi ama favori değil.

Türkiye şampiyonluğa aday

- Finalde Türkiye ile karşılaşırsa ne olur?

Basketbol Milli Takımımız’ın oynamış olduğu oyun tüm dünyada büyük yankı uyandırdı. Basketbol kamuoyu, bu turnuvada ABD’yi sadece Türkiye’nin yenebileceği konusunda hemfikir. Bu düşüncenin oluşması bile Milli Takımımız’ın ne kadar önemli işler yaptığının bir göstergesi. Artık Türkiye dünya şampiyonluğuna aday bir konuma geldi.

- Litvanya, Arjantin’i böyle rahat ve farklı nasıl yendi?

Dün oynanan iki maç da beklentilerimin dışında gelişti. Arjantin, Litvanya karşısında hiç ummadığı bir basketbolla karşılaştı. Ama Arjantin’in bu düşüşü tamamen kadro derinliğinin olmamasından kaynaklandı. Turnuvanın başından beri 6 kişi ile mücadele eden Arjantin, dün gece bunun faturasını ağır ödedi. Scola’ya çok iyi önlem alan Litvanya hücumda da oldukça yüzdeli oynayarak rahat bir galibiyet aldı. Böylelikle gruplarını birincilikle bitiren 4 takım da yarı finale kaldı.

Yazının devamı...

Türkler geliyor

9 Eylül 2010

Galibiyete yüzde 100 inanmıştım. Ama bu kadar kolay olacağını tahmin etmemiştim. Slovenya’dan üstün olduğumuz taraflar vardı. Ama bu kadar farkı kimse tahmin etmiyordu. Hem savunmadaki agresifliğimiz, hem de hücumdaki olağan üstü yüzdemiz bize ilk periyotta farkı açmamızı sağladı. Güven kazananan milliler maçın sonraki bölümünde üçlükleri sıralamaya başladı. Yüzde 59’luk bir üçlük oranıyla maçı tamamlayan devler, farkı da getirdi. Çocuklar inanmıştı. Bu gözlerinden okunuyordu.

- Kenar yönetiminin oyuna katkısı nasıldı?

Tanjeviç’in ve kenar yönetiminin maçlara katkısı mükemmel. Takımımız maçlara çok agresif ve sert başlıyor. Tanjeviç de ikinci periyottan itibaren yerinden kalkma ihtiyacı bimle hissetmiyor. Sahadaki oyuncular, hocalarının verdiği direktifleri eksiksiz yerine getiriyorlar. Bu birliktelik, dışarıya da çok güzel bir pozitif enerji saçıyor. Bize bu coşkuyu yaşatan herkese teşekkür ediyorum. Hepsini teker teker kutluyorum. Çok duygulu anlar yaşattılar. Bir ilki yaşadık. İnsanlara hep sonrası için ümit verdiler.

- Sırbistan karşısındaki şansımız nedir, nasıl oynamalıyız?

Böyle oynamaya devam edersek, Amerika dahil hiç kimseden çekinmemeliyiz. Ben bu takımın son gün, son maçta sahada olacağına yürekten inanıyorum. Bu yaşattıkları mutluluğu sonuna kadar devam ettireceklerdir. Sırbistan’ın hocası Ivkoviç, Slovenya karşısındaki muhteşem performansımıza üzülmüştür. Çünkü, gerçekten bize karşı neler yapacağı konusunda kara kara düşünüyordur. Kulaklarında, “Türkler geliyor” sloganı çınlıyordur.

Yazının devamı...

Kazanma arzusu

6 Eylül 2010
Bize maçı kazandıran faktör, oyuncularımızın mücadelesi ve maçı kazanma arzusuydu. Yaptığımız alan savunması grup maçlarında karşılaştığımız diğer takımlar gibi Fransa’nın da dengesiz hücum etmesine neden oldu. Kötü şut yüzdesi olan Fransa takımını potadan uzak tutarak, onları dış şutlara yönlendirdik.
Sinan’ın oyuna girmesi ile takımımız ivme kazandı. Sinan gerek savunmadaki enerjisi ile gerek hücumdaki yüksek yüzdeli oyunu ile galibiyette ciddi pay sahibi oldu.
Hidayet de Boris Diaw’a karşı özellikle 3. periyotta çabukluğunu ve tecrübesini kullanarak Milli Takımımız’ın sayı farkını açtığı dönemlerde ciddi katkı sağladı.

Kenardan gelen oyuncuların takıma katkısı nasıldı?
Sinan ve Oğuz’un takıma yapmış olduğu pozitif katkı, bundan sonraki karşılaşmalarda da çok büyük önem taşıyor. Sinan, bu takımın en önemli parçalarından birisi haline geldi. Savunmadaki takıma vermiş olduğu enerji, diğer oyuncuları ve tribünleri ateşliyor.

Slovenya daha tecrübeli ve akıllı

Bu oyun çeyrek finaldeki rakip Slovenya’yı elemeye yeter mi?

Slovenya, tecrübeli ve aklını kullanarak oynayan bir takım. Fransızlar kadar atlet olmamalarına rağmen hücum özellikleri çok daha iyi olan bir takım. Dragic, Becirovic ve Lakovic gibi hücumda yaratıcı özellikleri olan oyuncuları var. ‘Pick and roll’ oyuna dayalı, kısa oyuncularının yarattığı pozisyonlarla sayı bulan bir ekip. Nachbar ve Udrich gibi iyi ceza atıcıları da bulunan ama savunmada bizim kadar sert olmayan bir takım. Ben bu maçta Ömer Aşık-Semih-Oğuz-Kerem Gönlüm dörtlüsünün Vidmar, Brezec ve Slokar’a karşı üstünlük sağlayacağını düşünüyorum.
Yazının devamı...

Alan savunmamız Fransa’yı bozar

5 Eylül 2010
Ama çok dengesiz bir takım. Dış şut yüzdeleri iyi olduğu gün her takımı yenebilecek kapasitedeler. Son derece atlet ve çabuk bir ekip. Hücum ribaundu alma özelliği olan çok oyuncuları var. Ve hücum ribaundu ortalamaları çok yüksek. Maç içerisinde sürekliliği olmayan bir takım. Bizim çok kontrollü ve akıllı oynamamız gerekiyor.

Bunun bir eleme maçı olduğunu unutmadan, maçın kontrolünü elimizde tutmamız lazım. Üst düzey mücadele gücümüzden geri adım atmamalıyız. Hücumda mutlaka topu içeri daha çok geçirmeliyiz.

Tempoyu ayarlamalıyız

Uzunlarımızı savunabilecek yeterli sayıda uzun oyuncuları yok. Batum, Gelabale ve De Colo tehlikeli oyuncular. Fransa’nın dengesiz oyun yapısı, tehlike yaratabiliyor. O bakımdan Kerem Tunçeri ve Ender’e oyunun temposunu ayarlamakta büyük görev düşüyor.

Bu kadar iyi hücum ribaundu alan ve üçlük yüzdesi oldukça düşük olan takıma karşı alan savunması oyunun bazı periyotlarında etkili olabilir. Çünkü biz normal alan savunmasından daha farklı bir alan savunması yapıyoruz. Biraz daha dışarıya doğru açık ve pas kanallarını kapatan uzun oyuncularımızla, ekip olarak daha yüksek oyuncularla yaptığımız zone (alan) savunmasının etkili olabileceğini düşünüyorum.
Yazının devamı...

Derslik maç

31 Ağustos 2010
Brezilya maçın başında ABD’nin temposunda oynadı. Huertas ile oyunu çok iyi yönlendirdiler. İlk çeyrekte çok yüzdeli oynadılar. ABD ise Durant ile ayakta kalmaya çalıştı. Devreye kadar oyunun hakimi Brezilya idi. Huertas yorulup, faul problemine de girince Brezilya oyundan düştü. Durant, Huertas’ın üzerine oynayınca ABD’ye ciddi katkı sağladı. Brezilya iyi oynadı, iyi savaştı ama yorgunluk, top kayıpları ve bench derinliğinin olmaması nedeniyle rakibine teslim oldu.

ABD’ye karşı oynanması gereken oyun bu mudur?
Öncelikle ABD’nin sayı ortalamasını aşağı çekmek gerekiyor. Brezilya bunu başardı. Hücum silahları çok olan bir takıma karşı oyuna ortak oldu. Tempoyu elde tuttu. İspanya, Yunanistan ve Türkiye bu maçtan dersler çıkarmalı. Kontrollü oyun ve az top kaybıyla ABD mağlup edilemeyecek bir rakip değil. ABD için de bu maç ders niteliğinde. Onlar da turnuvanın kolay olmadığını anladı.

Yazının devamı...