"Müge Akgün" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Müge Akgün" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Müge Akgün

Antakya’dan arta kalanlar

20 Nisan 2019



Çok kültürlü yapısı, çelebi insanları, içten davranışları, en önemlisi de yaşadıkları topraklara bağlılıkları beni hep etkiledi. Yemeklerini sevdim.

Her gidişimde yeni şeyler öğrendim.

Geçen hafta da Lezzet Dergisi ve Antakyalı şef Jale Balcı’nın rehberliğinde 2 günlük hızlı bir tarih ve gastronomi turu yaptık.

Hatay Arkeoloji Müzesi, St. Pierre Kilisesi, Habib-i Neccar Cami, Beşikli Mağara, Antioche bağlarında yerel ürünlerle kahvaltı, Vakıflı Köyü Garbis’in yerinde oruk ve katıklı ekmek, Musa Ağacı’nda dilek, Bizim Künefe’de tadım, Konak Restoran’da geleneksel ev yemekleri, Turgay Kasap’taki tepsi et ve tanıştığım sohbet ettiğim özel insanlar iki günden arta kalanlar.

Hatay 2017’de Gaziantep’ten sonra, UNESCO tarafından gastronomisiyle, çok kültürlü mutfağı ve yemekleriyle “Yaratıcı Şehirler Ağı”na dahil edilerek dünyadaki 26’ncı gastronomi kenti olmuştu.

Antakya, Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin merkez ve en büyük ilçesi.

Yazının devamı...

‘3 A’ LEZZET BÖLGESİ: ADANA-ANTAKYA-ANTEP

13 Nisan 2019

O konuşmamız sırasında zaman içinde rehbere ‘4 A Lezzet Rotası’ olarak Antalya, Adana, Antakya (Hatay) ve Antep’in bir arada girebileceğini söylemiştim.
Gastronomi kültürüne büyük katkısı olduğunu düşündüğüm Zaimoğlu bu projenin üzerinde çalıştı. Adana, Antakya ve Antep’te havalimanının olması ve her üç ilin de birbiriyle karayoluyla sadece iki saat mesafede bulunması gibi rasyonel nedenlerle lojistik olarak ayakları yere oturan ‘3 A Lezzet Bölgesi’ güzergahını oluşturdu. Şimdi perşembe-pazar ya da cuma-pazar gibi uzun ya da kısa hafta sonu programları hazırlıkları içindeler.
Turların Adana’dan başlayıp Hatay’la devam etmesi ve Gaziantep’te sonlanması ya da Adana, Antakya gibi iki kenti kapsayacak farklı seçenekli programlar olması planlanıyor.
Her ne kadar itici güç gastronomik keşif olsa da bu turlar aynı zamanda üç kentin birbirinden değerli ve önemli müzelerine yapılacak ziyaretlerle, arkeolojik kazı alanlarındaki yürüyüşlerle hiç şüphesiz ki uygarlık tarihimize de muhteşem bir yolculuk olacak...

PORTAKAL ÇİÇEĞİ KARNAVALI

Bu yıl 7’ncisi düzenlenen Adana Portakal Çiçeği Karnavalı her açıdan başarılı bir organizasyondu. Valilik, Belediye, Emniyet Teşkilatı ve Ali Haydar Bozkurt’un başında olduğu Nisan’da Adana’da komitesi başta olmak üzere tüm emeği geçenleri kutlamak gerek.

Yazının devamı...

Bahar keşifleri bitmez...

6 Nisan 2019


Figen Erbaş

Bugün Alaçatı ve Cunda’ya yaptığım son kaçamaklardan izlenimler, gittiğim mekanlar var. Siz bu satırları okuduğunuz sıradaysa Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı için Adana’dayım. Ardından da Antakya’ya geçiyorum.
Sonra da sırada Maraş var.
Çukurova Turistik Otelciler Birliği Başkanı ve Nisan’da Adana’da Komitesi Üyesi Tayyar Zaimoğlu’nun organize ettiği Portakallı Lezzetler Yarışması ile yine Zaimoğlu’nun öncülüğünü üstlendiği Adana-Antep-Antakya “3A Lezzet Bölgesi” Gastronomi Destinasyonu başta olmak üzere Adana ve Antakya izlenimlerim haftaya...

Yazının devamı...

Adından tadına Alaf

30 Mart 2019

Amacım bir restoranı, yemeklerini anlatmak olsa da bir bakıyorum yazı öncesi sözcüklerin arasında kaybolmuşum! Alaf’ta da böyle oldu, yazıya oturunca bir süre anlamının peşine düştüm.
Şef Murat Deniz Temel, Yörük ağzında alev anlamına geldiğini söylüyor ama Alaf’ın farklı anlamları da var.
Kimi zaman korku, telaş, kimi zaman da mısır, buğday gibi kurutulmuş tahıl saplarından yapılan kışlık hayvan yemi için kullanılıyor...




ŞEFLİK SERÜVENİ

Yazının devamı...

Türk mutfağına nasıl sahip çıkılır?

23 Mart 2019


Ancak bunlardan bazıları uzun soluklu ve gerçekten sektöre büyük katkısı olan, ayakları yere basan projelerken, bazıları da günü kurtarıyor ve hiçbir iz bırakmadan geçip gidiyor.
Projelerini başarıyla uygulayan ve sürdürülebilir kılan şirketler içinde ilk aklıma gelenlerden biri Metro Türkiye.
Türk mutfağının değerlerine sahip çıkmak, yerelden evrensele taşımak için önemli adımlar attılar. Yerel gastronomi kültürünün devamlılığını sağlayan, gerçek bir kırsal kalkınma aracı olan “Coğrafi işaretli ürün” bilincinin yerleşmesine destekleri büyük oldu.
Yucita ile işbirliği yaptılar, Taşköprü sarımsağı gibi birçok ürünün coğrafi işaret almasına destek oldular. 2015’te Türkiye’nin öncü gastronomi keşif platformu olan Gastronometro’yu kurdular.
12 Mart’ta gerçekleşen Global Gastronomi Zirvesi sonrası Metro Türkiye Gıda Kategori Grup Müdürü Esra Özerkan ve Gastronometro Direktörü Maximilian Thomae ile bir araya geldik.
Türk mutfağına gerçekten gönül vermiş bu iki isimle, mutfağımıza bir kimlik kazandırmaktan dünya sahnesine çıkarmaya uzanan sohbetimizi ancak kısaca özetleyebilirim.

Yazının devamı...

Böyle bir ekip fark yaratır

16 Mart 2019


Aynı zamanda son iki yıldır restoranlarıyla, eğlencesiyle de Nişantaşı başta olmak üzere kentin buluşma noktalarından birine dönüşmeye başladı.
Bu değişimin ardında şeflikten gelen bir genel müdür Uğur Talayhan ve onun kurduğu ekip var.
17 yaşında mutfağa giren, 27 yaşında mutfak şefi olan Talayhan daha sonra yiyecek ve içecek müdürlüğü pozisyonuna geçiş yapmış.
İstanbul, Londra, Lizbon, Dubai ve Çin’in farklı kentlerindeki otellerdeki görevlerinin ardından 2017’de hikayesinin başladığı yere, İstanbul’a geri dönmüş. 
Son bir yıldır da Swissôtel The Bosphorus Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra Accor Hotel Grubu Türkiye Lüks Markalar Bölge Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor.


Yazının devamı...

Gastronominin kadınları oyunu değiştirebilir mi?

9 Mart 2019


Ama sanıyorum bu hayalimin gerçekleşmesi imkansızdan da öte.
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından açıklanan 2018 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre cinsiyet eşitsizliğini tamamen gidermek için 100 yıldan daha uzun bir süre gerekiyor.
Bizler hep siyasette eşit katılıma dikkat ederiz ama ücret eşitsizliğinin giderilmesi için gereken süre 200 yıl!
Hafta başında Cinsiyet Eşitsizliği endeksi sıralamasında 149 ülke arasında İzlanda’nın ardından en iyi durumdaki ikinci ülke olan Norveç’teydim. Gastronomi dünyasının en etkili kadınlarından, feminist gazeteci yazar Maria Canabal’ın öncülüğünde kurulan “Parabere Forum”un Oslo’da yapılan beşinci buluşmasına katıldım.
Kadın şef, aşçı, restoran işletmecisi, üretici, someliye ve yazarları bir araya getiren bir platform olan Parabere Forum’un amacı yeme-içme sektöründeki kadınların güçlenmesine destek vermek.
Ve bu arada toplantıların yapıldığı ülkenin mutfak kültürünü tanıtmak.

Yazının devamı...

Dünyaca ünlü İtalyan şef İzmir’de...

2 Mart 2019


Geçen hafta projenin ardındaki isim Paloma Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Ece Tonbul ile birlikte Roma’ya gittik. Bowerman’la buluştuk, restoranlarını dolaştık. Önce başarılarına, enerjilerine ve vizyonlarına hayran olduğum iki iş insanından söz etmek istiyorum. İkisinin de ülkelerinin turizm ve gastronomi sektörüne katkıları büyük.



Ece Tonbul, 1977’de Diana Turizm’i, 10 yıl sonra da Paloma otellerini kuran Hasan Tonbul ile Türkiye’nin ilk organik çiftliğini kuran Gürsel Tonbul’un kızı. Turizm ve doğal yaşamın içine doğmuş ve tüm yaşamını da bu değerlerle şekillendirmiş.
Ece Hanım Basel Üniversitesi’nde ekonomi eğitimi almış, ardından da Manchester Metropolitan Üniversitesi’nde Turizm ve Otelcilik üzerine MBA yapmış. Sonra da babasıyla çalışmaya başlamış.


Yazının devamı...