"Barbaros Tapan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Barbaros Tapan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Barbaros Tapan

Kariyerine 8 dolarla başladı

14 Kasım 2018

“Örümcek Adam”, “Hulk”, “Thor”, “Demir Adam”, “Fantastik Dörtlü” ve sayısız birçok süper kahraman önceki gün öksüz kaldı...
28 Aralık 1922’de New York’ta Romanya göçmeni Musevi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gözlerini açan Marvel Comics’in kurucusu Stan Lee, 95 yaşında Los Angeles’ta hayata gözlerini yumdu.
Lee, kariyerine 1939 yılında ucuz, sıradan bir çizgi roman dergisinde haftada 8 dolara getir götür elemanı olarak başladı...
“8 dolar ile başlayan meslek hayatımın Hollywood’un milyarlarca dolar gişe yapan filmlerine dönüşeceğini milyon yıl düşünsem aklıma getirmezdim” demişti büyük usta.
2016’da Hollywood’da buluştuğumuzda; yüzünden eksilmeyen tebessümü ile harika bir çocukluk geçirdiğini anlatmıştı.
“Sıradan insanların sıra dışı hikayelerini okumayı çok severdim” demişti...FAVORi KAHRAMANI SHERLOCK HOLMES

Charles Dickens ve Mark Twain en çok sevdiği yazarlarmış... Okuduğum her hikayenin kahramanı, süper kahramandı demişti... Okuduğu hikayelerdeki kahramanlara her zaman ilgisi varmış en favori kahramanı da Sherlock Holmes’miş...

Yazının devamı...

Korkunun yeni yüzleri

11 Kasım 2018

DAKOTA JOHNSON: iZLEDiĞiM EN KORKUNÇ FiLM HABERLER!

 ◊ Dario Argento’nun kült klasiği “Suspiria”nın yeni versiyonuyla beyazperdedesiniz. Orijinal filmi izlemiş miydiniz?

- Hayır, izlememiştim. Yönetmenimiz Luca Guadagnino’nun “Suspiria” için teklif getirmesinden sonra izledim ve favorim olan tüm sinemacıların etkilerini o filmde gördüm.

◊ Son dönemde korku-gerilim türünde filmlerle karşımızdasınız...

- İçinden geçtiğim bir dönem mi, hayatımın farklı bir evresi mi bilmiyorum. Benim de aklımdan geçmezdi gerilim dolu filmlerin içinde yer almak. Şimdiyse bu türü çok seviyorum.

◊ Birkaç yıldır film üstüne film yapıyorsunuz. Hangi noktada “oyunculuğum ve kariyerim açısından güvendeyim” diyeceksiniz?

- Yaptığım işte kendimi güvende hissetmiyorum, güvende hissetmek istiyor muyum onu da bilmiyorum. Çünkü bu bilinmezliği, öğrenmeyi seviyorum. Bu işi yaparken hiçbir zaman yeterli olamayacağımı hissetmem, bu gerçeğin bilincinde olmam belki de kendimi daha güvende hissettiriyor.

Yazının devamı...

İlk kitabını yazdı: Kobe

7 Kasım 2018


“The Mamba Mentality: How I Play”de basketbol tarihinin gelmiş geçmiş en iyi oyuncularından birinin, kaybetmeyi asla kabul etmeyen zihnine ve NBA’in usta fotoğrafçısı Andrew Bernstein’in fotoğraflarına daldım.

Kobe’nin mantalitesini kitaptan değil ama belgeseli “Muse”dan aklıma saplanan şu sözleri ile kısaca anlatacağım: “Bunun başarılması imkansız, yapılamaz, mümkün değil dersek kendimizi aldatırız. Benim beynim başarısızlığı kabul edemiyor, etmeyecek. Çünkü oturup kendimle yüzleşirken kendime ‘sen başarısızsın’ dersem, bu benim için ölümden bile daha korkunç bir şey.”

20 yıldır Kobe’yi yakından takip eden bir gazeteci olarak onun seviyesinde başka bir sporcuyla karşılaşır mıyım bilmiyorum.

Bildiğim tek şey Siyah Mamba’nın ders niteliğindeki kitabını, yeni jenerasyon sporcular mutlaka okumalı.

18 yaşındaki çocuk beni nereden tanıyabilir 

Kitap, bu sporda yer alan her profesyonelin içinde olmayı hayal ettiği Şöhretler Salonu (Hall of Fame) üyesi fotoğrafçı Andrew Bernstein’in fotoğrafları ile bakmaya doyum olmayan bir görsel şölen de sunuyor. Alanının en iyilerinden Andrew Bernstein, kendisiyle geçen yıl yaptığım röportajda Türk Hava Yolları’nın eski marka elçisi Kobe hakkında şöyle demişti: “Kobe ile ilk tanıştığım gün 18 yaşındaydı...

Yazının devamı...

Kevin Spacey ile diziden sonra görüşmedik

4 Kasım 2018

◊ 6’ncı ve son sezon... Benim kafamda da herkes gibi Kevin Spacey olmadan nasıl bir geçiş sağlandığı vardı? Sette Spacey hatırlandı mı yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı edildi?

- Gerçekten adapte olunması gereken bir durumdu. Birçok görüşme yaptık. O dönem biraz zamana bırakıp işi durdurmaya karar verdik. Birkaç ay seçeneklerimizi tarttık, tartıştık. O süreçte şartlar çok ağırdı, ortam gergindi.

Kimse ne yapılması gerektiğini bilmiyordu. Hatırlarsan günlerce tüm bu olanlar önce haberlerde verildi.

Dizi ile ilgili karar vermeden önce göz önünde tutmamız gereken bir sürü şey vardı. Fanlar, dizinin geçmişi... Derken neden zamanından önce bitirelim diye düşündük.

Zaten hikayeyi kadın başkanla sonlandırmak istiyorduk. Hikayenin iskeletini çok değiştirmedik.

Değişen tek şey benim çok daha fazla sahnede yer almam ve yazım aşamasına daha çok dahil olmam oldu.

Aslında her şeye daha çok dahil olmam hoşuma bile gitti...

◊ Dizide ABD’nin yeni başkanı siz oldunuz. Böyle olunca karaktere yaklaşımınız değişti mi?

Yazının devamı...

FreddIe beni terk etme

28 Ekim 2018

◊ “Bohemian Rhapsody” harika bir film olmuş, birkaç kere daha izleyeceğim sanırım. Freddie Mercury’nin keskin tavrı ile başlayalım mı? Sanatsal olarak yapmak istediğine engel olununca kontrattan vazgeçecek kadar cesur bir adam...

- Kesinlikle... Freddie ikna yeteneği yüksek bir adam. Vizyonuna, yapmak istediklerine engel olmak isteyenlere meydan okuyan bir tavrı var. Sanırım bu çocukluktan itibaren kimlik arayışında olmasından kaynaklanıyor. Freddie, İngiltere’ye göç etmiş sıradan bir ailenin üyesi. Ne zaman ki kendini ifade edebilecek platforma sahip oluyor, o zaman yapmak istediklerini korkmadan söylüyor.

◊ Çok hazırlık gerektiren bir roldü, öyle değil mi?

- Evet. Bu filme hazırlanmak, tiyatro okuluna geri dönmek gibiydi. Hayatımda elimi piyanoya sürmemiştim mesela, buna rağmen filmde tamamen kendim çaldım. Güne saat 11’de piyano dersi ile başlıyordum, 1’de müzik dersi, 3’te dans dersleri... Geri kalan zamanda da arşivlerdeki görüntülerini izliyordum.

◊ Bu rolün hakkını verebilmek için, içindeki divayı ortaya çıkardın diyebilir miyiz?

- Evet... Çekim dışındaki saatleri bile cesurca, hatta biraz yüzsüz şekilde Freddie gibi geçirdim. Saç, makyaj, bitmek bilmeyen kostüm provalarında tamamen Freddie gibi davranıyordum. Beni hazırlayanlara da çekim dışında olsak bile beni Rami gibi değil Freddie gibi düşünün dedim.

ONUN MARY AUSTIN İLE DE HARİKA BİR İLİŞKİSİ VARDI

◊ Filmin Live Aid konseri sahnesinda sizi değil de direkt Freddie Mercury’yi izlemiş gibi oldum. Konser sahneleri size ekstra bir endişe yaşattı mı?

Yazının devamı...

Dünyanın en korkunç şeyi kaş aldırmak

21 Ekim 2018

◊ Son filminiz “My Dinner With Herve”ün üzerinde çok uzun zaman çalıştığınızı duydum. Ne kadar sürdü filmi hayata geçirmeniz?

- Filmi yapmamız oldukça uzun zaman aldı... Yönetmenimiz Sacha Gervasi 2003 ya da 2004’te New York’a tiyatro oyunuma gelmişti. Oyundan sonra yemeğe gittik. Sacha o zamanlar “My Dinner With Herve”ü kısa film olarak yazmıştı. 25 sayfalık bir filmdi. Yemekte bana anlattı. Geçen süre içerisinde hep Herve ile ilgili konuştuk. Bir taraftan o başka işler yaptı, ben de başka işler yaptım. 14-15 yıl sonunda filmi hayata geçirmek için her şey yolunda gitti. HBO da filmi istedi ve yaptık.

◊ Senaryonun yazım aşamasına ne kadar dahil oldunuz?

- Sacha birkaç farklı taslak yazmıştı, onları okudum. Ama arayıp bu fikir hakkında ne düşünüyorsun, nasıl yapmalıyız diye sormadı. Filmin arkasındaki yaratıcı güç Sacha’ydı sonuçta...

◊ Sacha Gervasi size Herve hakkında birçok kaset verdiğini söyledi, izlediniz mi o kasetleri?

- İzlemedim... Yaşayan, nefes alıp vermiş bir insanı oynamanın en zor yanı da bu.

◊ Nedir?

- İmitasyondan kaçmak... İlk defa bir insanın hayatını oynadım. Herve’ün imitasyonu olmak istemedim. Eğer o kasetleri izleseydim Herve’ün kopyası olabilirdim. Büyük ihtimalle bilinçaltıma yerleşirdi o kasetler... Ben oyuncu olarak kendi yorumumu katmak istedim.

Yazının devamı...

Jennifer ilham kaynağım

14 Ekim 2018

◊ Son filminiz “Second Act”te başrolü Jeniffer Lopez ile paylaşıyorsunuz. İkiniz de hem şarkıcı hem oyuncusunuz. Nasıldı Lopez’le çalışmak?

- Ne kadar çalışkan bir kadın olduğunu gözlerimle gördüm. Dışarıdan nasıl meşgul bir kadın olduğunu hepimiz görüyoruz ama yakından şahit olunca daha iyi anladım. Jennifer yoğun iş günümüzde sahne aralarını bile farklı projeleri üzerinde çalışarak geçiriyordu.

◊ Mesela neler yapıyordu?

- Biz filmi çekerken Vegas Show’u hâlâ devam ediyordu. Şova yeni konseptler yaratmak için yaratıcı ekibiyle toplantılar yapıyordu. Her anını kendini daha iyi yapmak ve kariyerini ilerletmek için harcayan bir kadın. Bu duruma şahit olmak bana  hem ilham verdi hem de kariyerim için örnek oldu.

◊ Jennifer Lopez’in filmde anneni canlandıracağını duyunca nasıl hissettin?

- Jennifer’ın havası, aurası bir başka. Tabii gergin ve heyecanlıydım onunla karşılıklı oynayacağım için.

HAYATIMIN İKİNCİ PERDESİ

◊ Filmin adı “Second Act” (İkinci Perde) ama bence siz çok gençsiniz ikinci perde için...

Yazının devamı...

O adamı oğulları anlattı

8 Ekim 2018

Ay’a ayak basan ilk insan Neil Armstrong’un hikayesini anlatan filmin yönetmeni 33 yaşındaki dahi yönetmen Damien Chazelle.
İlk yönetmenlik deneyimini 2009’da “Guy and Madeline on a Park Bench” ile yaptı. 2014’de hem senaryosunu yazdığı hem de yönettiği “Whiplash” ile 5 dalda Oscar’a aday gösterildi. 2016’da “LaLa Land”i yazdı ve yönetti.
14 Oscar adaylığından 6’sını kazandı ve hâlâ en genç Oscar kazanan yönetmenler listesinde tepede oturuyor.

NASA’DA BULUŞTUK
“First Man”in başrol oyuncuları Ryan Gosling ve Claire Foy ile NASA’da röportaj yaptım. NASA, 570 kilometrekare ve 13 bin çalışanı ile dev bir bilim merkezi.
Giriş çıkışlarda güvenlik önlemleri oldukça yoğun. Birden fazla kimlik ile gelmemi söylediler. Ben de pasaport, nüfus kağıdı, ehliyet ne varsa yanımda getirdim... Röportaj öncesinde NASA’da görevli mühendisler ile bir tura katıldım.

Yazının devamı...