Film gösterime girdikten sonra hepimiz şok içinde birbirimize mesajlar attık

‘Atom bombasının babası’ olarak bilinen J. Robert Oppenheimer’ın teknolojik gelişim karşısında etik sorumluluk ve ikilemler arasında kalan karmaşık ruhunu anlatan Christopher Nolan imzalı “Oppenheimer” 7 dalda Oscar Ödülü kazandı. Birçok eleştirmenin sinematik bir başyapıt olarak nitelendirdiği filmin başrol oyuncusu ve geçen pazar günü Oscar Ödül Töreni’nde ‘en iyi erkek oyuncu’ seçilen Cillian Murphy ile Kelebek okurları için konuştuk.

Haberin Devamı

 Her filmin kendi içinde zorlukları vardır ama “Oppenheimer” çok komplike bir hikâye. Sizin bu filmde çalışırken karşılaştığınız en büyük zorluk neydi?

- Filmin çoğunu zorlayıcı buldum. Ama mümkün olan en heyecan verici şekilde bir zorlamaydı. Bu karakteri, kendi alanında dünyayı değiştiren bu ikonu hayata geçirmek büyük bir sorumluluktu. Ama dümende Chris Nolan olduğunda mümkün olabilecek en iyi ellerde olduğumu biliyordum. Ayrıca meydan okumayı seviyorum. Baskıyı seviyorum, ilgimi çeken işler beni zorlayan işler.

 Senaryoyu ilk okuduğunuzda Oppenheimer karakterini canlandırmak konusunda tereddütleriniz oldu mu?

- Hayır, senaryoyu okumadan önce ‘evet’ dedim. Chris beni bir rol için düşünecek kadar nezaket gösterdiğinde, bu zaten çok büyük bir şey. Kariyerimiz süresince bu tür roller bize sık teklif edilmiyor. Gelince de işe sadece atlamanız gerekiyor. Hele Chris’in kalibresinde bir film yapımcısıyla çalışacaksanız düşünmeye gerek bile yok.

Haberin Devamı

Peki “Oppenheimer”ı daha iyi anlamak için dönem kostümlerini ve aksesuvarları nasıl etkiledi sizi?

- Kostüm ve aksesuvarlar karakter için gerçekten anahtar. Chris ile Los Angelesa kostümleri ve şapkaları denemeye gidiyorduk. İlginç olan Oppenheimer’ın bilinçli olarak kendinin bu versiyonunu yaratmasıydı. Küçük yaşlardan itibaren kendi kendini mitolojiye dönüştüren bir yapısı vardı. Şapkaları, pipoları ve takım elbiseleri... Hepsi çok önemliydi. Olağanüstü bir kostüm ekibimiz vardı. Ve Nolan gibi son derece net bir vizyona sahip bir yönetmenimiz vardı. Böyle olunca zaten her şey dilediğimiz en muhteşem şekilde bir araya geldi.

OKUDUĞUM EN İYİ SENARYOLARDAN BİRİYDİ

 Senaryoda yer alan bilgilerin ötesinde, Oppenheimer hakkında farklı ne öğrendiniz?

- Aman Tanrım, o kadar çok şey vardı ki. Bana gerçekten yardım eden ve onu daha iyi anlamamı sağlayan şey onun çocukluk ve gelişim yıllarını öğrenmekti. Ki filmde pek değinmediğimiz bir dönemdi çocukluğu. Çocukluğu onun daha sonra yetişkin olarak kim olduğu hakkında birçok bilgiyi verdi. O dönemleri öğrenmek çok ilginçti. Ayrıca Kip Thorne’un danışmanlığı... Kip Thorne (Nobel Ödüllü teorik fizikçi) Oppenheimer’ı tanıyordu. Oppenheimer’ın verdiği derslere katılmış. Dersi anlatırken nasıl hareket ettiğini, piposunu nasıl tuttuğunu ilk elden yaşayan anlatımları duymak büyüleyiciydi.  

Haberin Devamı

 Chris Nolan ile 6’ncı filminiz. Senaryoyu okumadan rolü kabul ettiğinizi söylediniz. Nolan’ın bu proje üzerine çalıştığını biliyor muydunuz?

- Evdeydim, gerçekten hiç beklemediğim bir anda Chris aradı. ‘Oppenheimer diye bir film yapacağım’ dedi. Açık konuşmak gerekirse Oppenheimer hakkında atom bombası, bilim insanı gibi genel bilgiye sahiptim o kadar. O anda bu rolü nasıl oynayabilirim düşünceleri beynimde uçuşmaya başladı. Sonra Chris senaryoyla Dublin’e geldi. Onun otel odasında buluştuk, senaryoyu okudum ve okuduğum en iyi senaryolardan biriydi.

CHRIS’İN FİLMLERİNE HAZIRLIK SÜRECİ BEYİN YAKICI SEVİYEDE

 Bu arada filmde CGI yok izlediğimiz her efekt Nolan’ın kamerasıyla çekildi ve çekimlerde IMAX kamera kullandı. O kadar çok detay işin içindeki, sette çalışma atmosferiniz nasıldı merak ediyorum?

Haberin Devamı

- Baş döndürücü bir tempoda 57 günde filmi çektik. Aşırı hızlı bir çekim süreci. Fakat Chris’in filmlerinde hazırlık süreci beyin yakıcı seviyede. Senaryoyu Dublin’de okuduktan sonra defalarca Los Angeles’a gittim. Her şeyi test ediyorduk. Sete gidip çekimlere başladığımızda sadece çalışıyorduk. Tüm dikkatimiz ve odağımız işimizdeydi. Chris’i tanıyanlar bilir setteki herkesten en iyisini bekler. Her bir set çalışanı en iyisini vermek zorunda. Hiçbir sahne çekim takviminin gerisinde kalmaz. Her şey aksaksız planlandığı gibi gider.

 “Oppenheimer” vizyona girmeden grev başladı, grev kararı siz Londra prömiyerindeyken açıklandı ve prömiyeri terk etmek zorunda kaldınız. Nasıl bir süreçti?

Haberin Devamı

- Evet, prömiyerde kırmızı halıyı yaptık ve sonra filmi izlemeden greve gittik. Film gösterime girdi ve izleyicilerden inanılmaz tepkiler aldı. Gişede inanılmaz gidiyorduk ve Robert Downey Jr., Emily Blunt hepimiz şok içinde birbirimize mesajlar atıyorduk, mesajlarda bir sürü emoji gidip geliyordu. (Gülüyor)

Hayata bakış açımı değiştiren baş döndürücü bir deneyimdi

◊ Son olarak bu hikâye, film bu deneyim size neler kattı?

- Sözlere dökmek zor. Hayata bakış açımı değiştiren bir deneyimdi. Sadece Oppenheimer özelinde değil diğer projelerde de Chris ile çalışmak bana çok şey öğretti. Sadece işini düşünen bir adam. Her şey iş hakkında.

◊ Zaten Nolan klasik Hollywood kişiliği değil bir zanaatkâr, o bir usta değil mi?

- Kesinlikle. Ve Chris hakkında en sevdiğim şeylerden biri. Her zaman seyircinin zekâsını varsayıyor. Seyircisine çok kıymet veriyor. Ve onlar için sınırları zorlamaktan korkmuyor.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları