"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Gezegen dizilimleri deprem için ne öngörüyor?

21 Şubat 2019

Malum dün gece hepimiz depremden dolayı oldukça bir panik olduk.

 Panik olmamıza neden olan en büyük etkenlerden biri kendini yeni nesil deprem uzmanı olarak adlandıran Frank Hoogerbeets'in yaptığı mega deprem tahmini tüm dikkatleri üzerine çekti. Türkiye  için yorumlarda bulunan tahminci, Türkiye'nin aktif deprem kuşağı içerisinde bulunduğunu ve 21 Şubat'ta 8 büyüklüğünde deprem meydana geleceğini de söyledi.

 Üç yıldır yoğun gözlemler yaptığını söyleyen Hoogerbets tahminini Güneş Sistemi Geometri Endeksi'ne dayandırıyor. Hoogerbets, gezegen hizalanması durumunda şiddetli depremlerin görüldüğünü öngörüyor.

Benim düşünceme göre Hoogerbets'in iddiaları son derece ilgi çekici görünüyor ve bende aynı fikirde olduğumu söyleyebilirim. Bu tespitler gayet doğru olabilir. Üzerinde uzunca bir zaman çalışmak ve değerlendirmek lazım. Bende bunun üzerinde artık çalışıyorum. Ama demek istediği şeyin dün gerçekleşmiş olup geçtiğini düşünüyorum. Çünkü astrolojik olarak bir ölçek söylemek doğru değil. Bunu hoogerbets’in kendi öngörüsü ya da senaryosu olarak düşünebilirsiniz.

Dün telefonlarım susmadı.

Hiç astroloji ile ilgilenmeyen, bu takım şeylere itibar etmeyen ne kadar insan, akraba, çevrem varsa yukarıdaki gezegen dizilimlerini dün bana sordu. 1 Saat gezegenlerin dizilimleri ve yörüngelerini anlattım.

“Yahu sen ne önemli bir iş yapıyormuşsun” diyeni oldu.

“Ya sen hangi gazete de yazıyordun”

Yazının devamı...

Dolunay vakti! İnanıp inanmamanız gerçeği değiştirmez

20 Şubat 2019

Ne olacağız yine kurt adam mı olacağız?

Çok sinirliyim ne yapacağımı bilmiyorum.

Yine bir şeyler değişmedi.

Her şey aynı.

Hani 2019 yılı güzel olacaktı?

Bana geri döner mi?

Ya dönmezse?

Ben ne zaman âşık olacağım?

Yazının devamı...

Her yere giderim yeter ki yol doğru olsun

20 Şubat 2019

Amacına hizmet etmiş olan tüm eski alışkanlıklarınızı arkanızda bırakabilirsiniz.

Yaşamınızda artık size hizmeti bitmiş alışkanlıklarınızdan kopmanız gerekmektedir. Eğer bundan kopmazsanız gereksiz baş ağrıları ve sinir sisteminizi zedeleyici travmalar bırakacaktır.

Bu dolunay da ne olacak ne olacak diye soran herkese bunları söylediğimizde suratları bir ekşiyor. Ne yani iyi bir şey olmayacak mı?

Soruyorum sen iyi bir şey yapıyor musun?Evet yapıyorum.Mesela ne yapıyorsun?Kendine bu soruyu sor. Ama tarafsız ama katkısız bunu sor kendine.Ekleme, süsleme.İnsanlar çoğunlukla bir şeylerin farkında değiller. Farkında olmak gibi bir çabaları da yok.Neyin farkında olması gerektiğini bilecek gücü bile yok.

Bir şeyler de bir yere kadar anlatılabiliyor. Dolunay’a kafayı takıp, ah beni dolunaylar tutulmalar mahvetti gibi düşüncelerle kendi ihtiraslarınızı benim masum yıldızlara yüklemeyin lütfen.Zor günler geçer efendim.Nasıl mı geçer?

Acının etrafını dolaşamazsınız, içinden geçmeniz lazım.

Yenileceğinizi bilseniz de inandığınız şey adına savaşacaksınız. Şimdi kafanızda deli sorular yine beliriyor.Bu ilişki için savaşı mı? Bu aşk için savaşım mı?Soruyorum. Değer mi?

 

Yazının devamı...

Keşke sözcüğü yerine “Bir daha ki sefere” demeyi dene

19 Şubat 2019

18 Şubat haftasındayız ve artık bahar aylarına doğru ilerliyoruz. Zaman nasıl geçiyor böyle. Sizi böyle anlarda ne hüzünlendiriyor bilmem.

Benim direk aklıma “yaşanması mümkünken bir şeylerin yaşanmaması” hüzünlendiriyor.

Bir insan için bu yaşamda her şey mümkün olabilirken neden bu kadar umutsuzdur diye düşünürüm.

Dedem hep büyük adam olun derdi.

Derdim dedem ne istiyor bizden, Sürekli büyük adam olun derken…

Bir bardak su verirdim büyük adam olasın derdi ve bardağı havaya kaldırırdı…

Çok hoşuma giderdi. Mest olurdum…

Bir gün sordum. Büyük adam derken cumhurbaşkanı gibi mi olmam lazım dede dedim.

Yazının devamı...

Şuurlanmak, varlığınızı yanılgılardan kurtarmaktır.

15 Şubat 2019

Kocaman haftayı bitirdik diyeceğim ama biz ne haftalar bitirdik öyle değil mi?

 

Zorlayıcı ve ama güzel gelişmeleri de arkamız da bıraktığımız bu haftadan derslerimizi alarak ve önümüze bakarak ilerlemeye devam ediyoruz.

 

Gökyüzünde neler oluyor?

 

Değişken duygulara dikkat!

 

Yazının devamı...

Ben sadece sevmeyi biliyorum, unutmayı öğrenemedim.

14 Şubat 2019

Kiminiz bu mübarek 14 Şubat gününe gayet tepkili söyleniyor,

Kimi para tuzağı bu işler diyor,

Kimi benim böyle günlerle işim olmaz diyor,

Kimi iç geçiriyor,

Kimi sevgilimiz olsa da kutlasak diyor,

Kimimiz şu kalpleri gözümüze sokmayın diyor,

Evliler biz evliyiz zaten bir sürü özel gün var, buna ne gerek diyor vs…

Bu konu uzuyor gidiyor.

Yazının devamı...

Duymak istediğimiz şeyleri duyuyor, duymamız gerekenleri yok sayıyoruz. 

13 Şubat 2019

 

Bugün Astrolojik olarak önemli bir gündeyiz. Mars ve Uranüs gezegenleri koç burcunda sabah saatlerinde tam bir kavuşum gerçekleştiriyor. Etkileri zaten geçtiğimiz hafta sonundan bu yana var ve son üç günlük köşe yazılarımda sürekli fikirlerimi paylaşıyorum.Gözlemlediğim kadarıyla birçok insan yılgın ve yorgun.

Enerji biraz yüksek ve artık tahammül az. Birde en zoru var olan potansiyel enerjimizi doğru yerlere harcayamıyor oluşumuz. İnsanlarla uğraşmak yerine kendimizle uğraşsak daha pratik sonuçlar alacağımız kesin ama olur mu hiç?

Biz insanları düzeltmek ve eleştirmek için geldik bu dünyaya öyle değil mi?

Neyse ince sitem sonrası devam edelim.

Bu gökyüzü fazlarına benzer 2017 mart aylarında yaşamışız.

10 Mart 2017 tarihinde Büyükçekmece’de helikopter kazası olmuş.

11 Şubat 2019’ da Çekmeköy de bir helikopter kazası yaşandı.

Yazının devamı...

Önyargılarından kurtulamayanlar, hiçbir insanı anlayamaz

12 Şubat 2019

Günaydın yepyeni haftadan hepinize!

Kimi için stresli bir hafta, kimi için harika bir hafta, kimi için hiçbir anlamı olmayan bir haftaya daha giriş yapıyoruz.

Kiminiz bu köşeyi okurken elinde kâğıt kalemle okuyor not alıyor,

Kimi okurken aman gene ne yazmış bu çok bilmiş kadın diye okuyor,

Kimi okurken ben böyle şeylere inanmıyorum ama işte sadece öyle zaman geçsin diye bakıyorum diyor,

Kimi her gün köşeyi okuduktan sonra Allah razı olsun deyip bir de üzerine mailler atıyor, mesajlarla bir şekilde üzerimizde hakkınız var helal edin diyor,

Yani daha birçok şekilde bunu çoğaltabiliriz.

Niye mi böyle sıraladım?

Yazının devamı...