"Erdem Cürgen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdem Cürgen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdem Cürgen

Adam gibi adam

16 Kasım 2017

Bu dünyaya geldiğinden beri, yani 55 yıldır Nörkopping’in İsveç Liginde kazandığı 2.şampiyonluktu.


6.sezonun ortalarında 13 maç sonunda 27 puandayken, milli görev için Nörkopping takımından ayrıldı ve İsveç A Milli Takımının başına geçti Jan Olof (Janne) Andersson.


Göreve geldiği İsveç milli takımı EURO 2016’da başarılı olamayarak; İtalya, Belçika, İrlanda grubunu 1 puanla son sırada bitirmiş ve eve erken dönmüştü. Son 15-20 yılın fenomen futbolcularından Zlatan Ibrahimovic milli takımı bırakmış, Dünya Şampiyonası Eleme kurasında İsveç; Fransa, Hollanda, Bulgaristan gibi zor takımların bulunduğu bir gruba düşmüştü. Dünya Kupasına katılmayı bırakın, Play-Off aşamasına gelmesi bile sürpriz görünüyordu.



Yazının devamı...

Yabancı sorunu

10 Kasım 2017

4 maçta 4 galibiyet ve Dünya Kupası hedefiyle başlayan süreçten, sadece 1 galibiyet çıkınca, Rumen teknik direktör, Türkiye gibi Doğu ülkelerinde, yabancı sınırı şart diye başarısızlığına kılıf buluyor. Sinan Engin gibi isimler de, 72 yaşındaki Lucescu’ya en az 4-5 yıl zaman tanınması gerektiği fikrini aşılıyorlar.

Bu kadar siyasete muhtaç bir Federasyon yönetimi ve özellikle vergi ödememek için düzenli olarak Hükümete ve Maliye Bakanlığına adeta yalvaran kulüplerin olduğu bu bozuk sistemin, sadece kişilerin ya da yabancı sınırının değiştirilmesiyle düzeleceğine gerçekten inanan var mı?

Yabancı sınırının düşük tutulduğu dönemlerde, Türk futbolcularının fiyatları, yabancı muadillerine göre çok çok yüksekti. Bülent Akın, Mehmet Topuz, Tarık Çamdal gibi futbolculara ödenen paralar ve alınan karşılık, neden o yıllara dönülmemesi gerektiğini gösteriyor bize. Yabancı sınırlaması olduğu dönemde Galatasaray’ın UEFA Kupasını almasını örnek gösterenlere, takımlarımızın kupa kazanamadığı yaklaşık 55 sezonu karşı tez olarak sunabiliriz sanırım ya da mevcut yabancı sistemiyle Beşiktaş’ın, bir Türk takımının Şampiyonlar Ligi gruplarında en yüksek puan alan takım olma rekorunun eşiğinde olduğunu.

Bu ekonomiyi besleyen; futbolu izleyen, stada gelen, Digitürk vb. platformların kutularını alan futbolseverlerin de benim gözlemlediğim kadarıyla %75-80’i yeniden yabancı sınırı getirilmesine karşılar. Daha özgür bir sisteme alıştıktan sonra, mevcut sistemi geriye götürmek üzere yapılacak radikal bir kısıtlama, futbol seyircisini ciddi anlamda kaçıracaktır. Mutlaka yeni bir düzenleme getirilecekse; 8+3 ya da 9+2 gibi günümüzün rekabetçi futbolunda daha uygulanabilir, bir sistem olmalıdır.

Yabancı sınırlaması sayesinde, A Milli Takımımız seviye atlayacak, Türk Futbolu ekol olacak masalı anlatanlar, yabancı sınırının 3 olduğu yıllarda niye İngiltere’den, Polonya’dan 8’er gol yediğimizi de bizlere mantıklı bir şekilde açıklamak zorundalar. 1923’den, yeni esnek yabancı sınırının getirildiği 2015 yılına kadar geçen 92 yılda, neden hala ekol olamadığımızı da, bu açıklamaya eklerlerse bence harika olur.

2.AVRUPA BASKETBOL SAVAŞLARI

Bundan yaklaşık 20 ay kadar önce Avrupa’da Basketbol Savaşlarını yazmıştım. “

Yazının devamı...

Ellere var da bize yok mu

2 Kasım 2017

VAR sistemi uygulanmaya başlamasıyla beraber, oyunun durması, heyecanın azalması gibi bazı eleştirilerin hedefi olmuştu, bir başka sorun da, standart bir VAR uygulaması olmaması, örneğin FIFA’nın Uluslarası organizasyonlarda uyguladığı VAR daha çok İtalya ve Hollanda Liginde uygulanan sisteme, bizim uygulayacağımız sistem ise daha çok Portekiz Liginde uygulanan sisteme benziyor.

İtalya Liginde uygulanan sistemde, yan hakem veya başka bir yetkili tarafından kulaklığına uyarı gelen orta hakem, saha kenarındaki, yüksek çözünürlüklü ekrandan pozisyonun tekrarını seyredip, kararını değiştirebiliyor, bu pozisyonun tekrarı oyunun daha önce durduğu son pozisyona kadar devam edebiliyor.

Sezon başında Hollanda’da oynanan Süper Kupa maçında Feyenoord ile Vitesse karşı karşıya gelmiş, bu maç ilginç bir VAR uygulamasına sahne olmuştu, maçın 56.dakikasında 1-0 geride olan Vitesse takımı, ceza sahası içerisinde kendilerine yapılan faul sonucu penaltı beklemişler, fakat penaltı düdüğü çalmamıştı, bu esnada kontratağa çıkan Feyenoord takımı gol attı, fakat bu gol de ofsayt gerekçesiyle sayılmadı, pozisyona gelen itirazlar sonrası, monitöre giden orta hakem pozisyonu tekrar seyretti. Feyenoord tribünleri kendilerini gole hazırladıkları anda, oyunun en son durduğu ana kadar geri gitme hakkı olan orta hakem Vitesse’nin pozisyonunun penaltı olduğunu farketti ve penaltı kararı verdi. Maçın 2-0 olmasını bekleyen Feyenoordular, bir anda kalelerinde gördükleri penaltı golüyle durumun 1-1 olmasıyla bir hayli şaşırdılar, penaltılara giden maçı Feyenooord penaltılarda 4-2 kazanmıştı.

Bizim uygulayacağımız sistemde buna benzer olaylar yaşanmayacak, bizim sistemimizde maçı yayın aracına benzer bir araçta seyredecek olan 2 tane faal ya da eski hakem, orta hakemi uyararak yanlış karar verdiğini ya da pozisyonu atladığını söyleyecekler. Orta hakemin pozisyonu tekrar izleme şansı yok, yani gözlerine değil, minibüsteki video yardımcı hakemlere göre kararını değiştirecek.

Daha önce yaşadığımız kale çizgisi yardımcı hakemler uygulaması, bize yetki paylaşımının, pek de iyi sonuçlar ortaya çıkarmadığını göstermişti. Bizim ülkemiz gibi (ki o kadar kötü maç yönetimleri yapıyorlar ki bu konuda maalesef spor medyasına ve kamuoyuna bazen hak vermemek mümkün değil) hakem kararlarının; taktikten, stratejiden, oynanan oyundan fazla konuşulduğu ülkelerde, işin içine, orta hakemin kararını değiştirme yetkisi olan bir başka hakem koyduğunuzda, bu tartışmalar daha da katlanacak. Buna önlem olarak, video yardımcı hakemler tartışmalı pozisyonlara karışmayacak, sadece çok net pozisyonlarda, orta hakemi uyaracak, bu da gayet muallak bir ifade, tartışmalı pozisyon örneğin 5-10 cm’lik bir ofsayt kararı tartışmalı mıdır? Korkarım ki ülkemizde uygulanacak sistem Portekiz Liginin de gerisinde olacak, sezonun ilk haftalarında oynanan Benfica – Portimonense maçında video hakem, krtik bir ofsayt pozisyonunda gol iptalini vermiş ve böylece Benfica sahasında 10 kişi kalmış Portimonense karşısında 2 puan kaybından kurtulmuştu.

Ülkede futbolu yöneten tüm kurumlar, gerçekten adil bir VAR sistemi istiyorlarsa, tüm sorumluluğun orta hakemde olacağı, gerektiğinde kenara gelip, pozisyonları tekrar seyredebileceği İtalya Ligindeki sistemi uygulamak zorundadırlar, şu an denemesi yapılan sistemin, hakem hatalarını ve hakem tartışmalarını ortadan kaldıracağına inanmak, çocukça bir hayaldir.

Yazının devamı...

Tesisatın komple değişmesi lazım abi

26 Ekim 2017

Geçmiş yıllarda güzel bir avuntumuz vardı. Gençlerimiz çok yetenekli U17, U19, U21 takımlarımız Avrupa’nın zirvesine çıkıyor, bu gençleri A Takıma geçiş sürecinde iyi organize edemiyor ve kaybediyoruz diyorduk. Kısmen doğru bir tespitti bu, fakat geldiğimiz noktada artık alt yaş gruplarında da eski başarılarımızdan çok uzak olduğumuzu görüyoruz.

Hindistan’da yapılan ve önümüzdeki hafta sonu İngiltere – İspanya finaliyle sona erecek olan U17 Dünya Kupasına katılan takımımız da beklentilerin çok uzağında kalarak grubun en zayıf ekibi Yeni Zelanda ile berabere kalıp, Paraguay ve Mali’den 3’er gol yiyerek grubunu son sırada tamamladı ve kupaya çok erken veda etti. Ülkemizdeki yayıncı TRT Spor bile o kadar umudu kesmişti ki takımımızdan, matematiksel olarak en iyi grup 3.leri arasına girme şansının devam ettiği Paraguay maçının canlı yayını yerine, Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turunu yayınlamayı ve Paraguay maçını da banttan yayınlamayı tercih etti.

U-19 takımımıza baktığımızda en son 2011’de Avrupa Şampiyonasına katılabilmiş ve gruptan çıkamamıştı. Son 5 yıldır en büyük başarımız da 2013 Akdeniz Oyunlarında final oynayıp, Fas’a kaybetmek. U-19’un devamı olan U-20 milli takımımız 2013’de ülkemizdeki Dünya Şampiyonasına ev sahibi olarak katılmış, gruptan 2.olarak çıkmış fakat son 16 turunda Fransa’ya 4-1 yenilerek elenmişti.

Daha önceki yıllarda Ümit Milli Takımı olarak adlandırılan U-21 takımımızda da istikrarlı bir başarısızlık söz konusu, Abdullah Ercan yönetiminde 2 Avrupa Şampiyonası Elemesini geçemeyen gençlerimiz, 3.Avrupa Şampiyonası için de bileti ilk 3 maçta sadece 2 puan alarak büyük oranda kaybetti. Özellikle deplasmanda 1-0 öne geçtiğimiz Güney Kıbrıs maçını kaybetmemiz, son derece dramatik ve üzücüydü; açıkçası bu noktada daha ağır şeyler yazmamak da benim için gayet zor. 5 yıldır U-21 takımının başında olan Abdullah Ercan ile ne kadar daha devam edilir, bu takımın iç saha maç yayın haklarını alan A Spor bu maçları ne kadar daha yayınlamaya devam eder, bunları süreç gösterecek.

A Milli Takımın halini de zaten herkes biliyor onları anlatmaya gerek yok, peki Türkiye Futbol Federasyonu bu durum için ne tedbir alıyor? Lucescu yabancı sınırını bahane edebilir, peki bizim alt yapılarımızda da mı yabancı oyuncular oynuyor? Biz alt yaş gruplarında 10 yıldır kafamızı kaldıramaz noktaya geldik, Abdullah Ercan’a 5 yıldır hangi gerekçeyle A Milli Takımın hemen bir altındaki takımımız teslim ediliyor, U-21 Milli Takımımızın Avrupa Şampiyonasına katılmak için oynadığı son play-off’un üzerinden 9 yıl geçmiş. (Hami Mandıralı Teknik Direktörlüğünde Belarus’a elenmiştik) katılabildiğimiz tek Avrupa Şampiyonası ise 2000 yılındaydı ve grupta 3 maçımızı da kaybederek, sonuncu olmuştuk.

TFF, son dönemde gittiği her kulüpte başarısız olarak ayrılmış, basın toplantılarındaki tuhaf hareketleriyle iletişimi sıfıra yakın bir isim olan Tolunay Kafkas’ı TFF Futbol Gelişim Direktörü ve Genç Milli Takımlar Sorumlusu görevine getirerek neyi amaçlıyor? neyi düzeltebileceğini düşünüyor? anlamak mümkün değil. Çocukluğumda A Milli Takımda seyretmekten büyük keyif aldığım Abdullah Ercan, Tolunay Kafkas, Hami Mandıralı gibi Trabzonspor menşeili eski futbolcuların devamlı alt yaş gruplarında görev almaları belki bir nebze anlaşılabilir. Peki bu kişilerin herhangi bir kulüpten teklif alınca buraları bırakıp, o kulüplere gitmeleri, o kulüplerle de yolları ayrılınca, tekrar federasyon bünyesine farklı bir göreve geri dönmeleri, son 10 yıldır bu yaş gruplarındaki büyük başarısızlıkta önemli bir sebep olamaz mı?

Kağıt üzerinde özerk olan Federasyonun Başkanı bu kadar başarısızlığa ve kötü yönetime rağmen o koltukta oturmaya devam ediyor, çünkü göreve geldiği etkinliği bir seçim olarak görmemiz mümkün değil, aynı şeyler Basketbol Federasyonu için de geçerli değil mi? ülkemizdeki federasyonların özerkliğinin kağıt üzerinde kalması, kulüplerin devamlı devlet, maliye bakanlığı kapısında vergi affı dilenmeleri ile ortaya çıkmış çarpık bir sistem, işte bu sistem bize birkaç yıl önce PTT Genel Müdürünün, Tenis Federasyonu Başkanı da olabileceğini göstermişti. Sistemin bozuk olduğu yerde, direksiyona kimi oturtursanız oturtun tam randıman alamazsınız, belki çok iyi bir şöför ile daha az hasarlı bir yolculuk mümkündür ama hasar kaçınılmazdır.

Süper Ligimizin takımlarının maç formalarına bakın bir hafta sonu, bakalım kaç tanesinin formasında göğüs reklamı var? bir okurumun dikkatini çekmiş Süper Lig amblemi (patch) yok bu sezon formalarda diye, bugün Avrupa’nın üst düzey liglerinin tamamında, Avrupa Kupası maçlarında o organizasyonun patch’ı bulunur. Hatta Hollanda gibi bazı üst düzey A Milli Takımlarının formaları oynadıkları maça özeldir ve amblemlerinin altında kendi ülkelerinin ve rakibin bayrakları bulunur, ülkemizde de son dönemde gitgide artan forma koleksiyonerleri için patch meselesi ufak bir detaydan fazlasıdır.

Yazının devamı...

NBA’de sezona tatsız başlangıç

19 Ekim 2017

İlk gece son finalist iki takımdan Cleveland Cavaliers, Boston Celtics’e karşı, Golden State Warriors da Houston Rockets’e karşı sahaya çıktı. S Sport’un Açılış Gecesinin “Opening Night” bu iki maçını da arka arkaya canlı yayınlaması uzun ve uykusuz bir gece demekti.

Maalesef ilk maç olan Cleveland – Boston maçının henüz ilk çeyreğinin yarısı bile geride kalmamışken, Boston Celtics’in yeni transferi Gordon Hayward’ın ayak bileği kırılarak ters döndü, bu da bütün keyfi kaçırmaya yetti. Hayward maalesef uzun bir süre parkelerden uzak kalacak, belki de açılış gecesinden bu sezonu kapatacak.

Gecenin ya da belki sabahın demeliyiz diğer maçında son şampiyon Golden State’in sahasında Houston’a karşı son çeyreğe 13 sayı önde girmesine karşı kaybetmesi, sezonun keyifli ve sürprizli geçebileceğinin sinyallerini verdi, yine de şampiyonluk için yine Golden State 1, Cleveland 2 numaralı aday olmaya devam ediyor.

NBA maçları sezon boyunca S Sport ile D-Smart platformunda yayın yapan NBA TV’den canlı olarak yayınlanacak. Bu sezon Tv 8,5 şifresiz maçlar için henüz bir girişimde bulunmadı. Euroleague gibi NBA’in de bu sezon henüz şifresiz yayıncısı bulunmuyor.

DIGITURK’TEN YENİLİKLER

Bein Medya Grubu’nun satın aldığı Digitürk’te değişim devam ediyor.

Basketbol Süper Liginin tüm maçlarının canlı yayınlanmasıyla beraber haftada 6 Süper Lig maçını canlı yayınlayan Bein Sports; daha önce yollarını ayırdığı Murat Murathanoğlu ile yeniden anlaştı, ayrıca ülkemize gelen ilk Avrupa Kupası olan Koraç Kupasının kazanılmasında büyük rolü olan Efes Pilsen’in efsane pivotu Tamer Oyguç da Bein Sports’un yeni transferlerinden birisi oldu.

Yazının devamı...

Çılgın bir salı gecesi

12 Ekim 2017

Son maçlara 3.sırada giren ABD, deplasmanda son sıradaki Trinidad Tobago karşısında alacağı 1 puanla Rusya 2018 Dünya Kupasına doğrudan vize alacaktı, fakat 2-1 kaybettikleri maç, onlardan Play-Off umudunu da almış oldu. Son maçlara ABD’nin 2 puan gerisinde giren takımlardan ilk yarıları geride kapatmalarına rağmen, Kosta Rika’yı yenen Panama 3.sıraya çıkıp Rusya’ya doğrudan bilet alırken, Meksika’yı yenen Honduras da averajla 4.sıraya çıkarak Play-Off hakkı kazandı. Honduras’ın Play-Off’ta rakibi Avustralya olacak.

32 yıl sonra ABD’nin ilk kez bir Dünya Kupasının dışında kaldığı gecenin sonunda, tarihinde ilk kez Dünya Kupasına katılma hakkı kazanan Panama’da Devlet Başkanı Juan Carlos Varela Çarşamba gününü milli tatil ilan etti.

Güney Amerika’da ise son Dünya Kupası finalisti Arjantin 6.sırada yani play-off potasının dışındaydı. 4 ve 5.sıradaki Kolombiya ve Peru’nun birbirleriyle oynaması, 3.sıradaki Şili’nin de Brezilya deplasmanına gitmesiyle beraber, galibiyet halinde play-off’u, Şili’nin puan kaybıyla da doğrudan Dünya Kupasını garantiliyordu. Ekvador deplasmanında, Messi’nin hat-trickiyle 3-1 kazanan Arjantin, ezeli rakibi Brezilya’nın Şili’yi 3-0 yenmesiyle doğrudan Dünya Kupası bileti almış oldu. Son Copa Amerika şampiyonu Şili ise Peru – Kolombiya maçının 1-1 berabere bitmesiyle 3.sıradan 6.sıraya inerek play-off biletini de kaçırdı. Maç sonrası Arturo Vidal Milli Takımı bıraktı. Mevcut sonuçlarla iddasız son sıradaki Venezuella’yı kendi sahasında yenmeyi başaramayan Paraguay da büyük hayal kırıklığı yaşadı. Sahalarında 1-0 kaybettikleri maçı kazanabilseler, Peru’nun yerine Kıtalararası Play-Off hakkı kazanacaklardı. Peru’nun Play-Off’taki rakibi Yeni Zelanda olacak.

Böylece kendi kıta turnuvalarını kazanan takımlardan Afrika Uluslar Kupası Şampiyonu Kamerun’dan sonra, Güney Amerika kıtasının turnuvası Copa America Şampiyonu ve bu yaz yapılan Konfederasyon Kupası finalisti Şili’nin de Dünya Kupası dışında kalması ilginç bir tablo oluşturdu.

Çılgın Salı gecesinin, birbirinden heyecanlı karşılaşmalarını hiçbir Türk televizyonu yayınlamayı akıl edemedi ya da tercih etmedi, futbol severler çareyi yine internette buldular.

ŞAMPİYONLAR LİGİ ADRES DEĞİŞTİRECEK Mİ?

Yazının devamı...

Basketbolseverler ekran başından kalkamayacak

5 Ekim 2017

Ligin ilk maçı Çarşamba günü Cumhurbaşkanlığı Kupasında karşılaşan son şampiyon Fenerbahçe ile Banvit arasında Cumartesi günü 13’de oynanacak ve Bein Sports3’den canlı yayınlanacak.

Bu sezon yapılan yayın anlaşmasıyla beraber, Basketbol Süper Ligindeki tüm karşılaşmalar canlı yayınlanacak, bu da basketbol severler için özellikle hafta sonlarını ekran başında geçirmeleri anlamına gelebilir.

Buna göre Cumartesi 4 ve Pazar günü 4 ayrı saatte oynanacak 8 maçın (Avrupa Kupaları programına göre bazı maçların Pazartesi gününe kaymasıyla, ufak değişiklikler olabilir fakat temel prensip bu olacak) 6sını Bein Sports ve 2sini NTV Spor canlı yayınlayacak. NTV Spor’un yayınlayacağı maçların saatleri Cumartesi günü 17:00 ve Pazar 15:15

İlk haftanın yayın programı ise şu şekilde oluşacak :

Cumartesi 13:00 Fenerbahçe – Banvit (Bein Sports 3)

Cumartesi 15:15 Eskişehir Basket – İstanbul Bş. Bld. (Bein Sports 3)

Cumartesi 17:00 Galatasaray – Gaziantep Basketbol (NTV Spor)

Yazının devamı...

Epirden Hoca’ya veda

28 Eylül 2017

Epirden Hoca sıkıntılıydı; dönemin Voleybol Federasyonu Başkanı Özkan Mutlugil yaptığı muhalefetten hiç hoşlanmıyordu. Bırakın voleybola verdiği emeklere saygı gösterilmesini, şeker hastalığı ve 60lı yaşları hiçe sayılıp, katılmaya çalıştığı basın toplantılarından yaka paça dışarı atılıyor adeta tartaklanıyordu. Bunlar yetmezmiş gibi Özkan Başkan mahkeme kararı çıkartıp, kurucusu olduğu voleybol-e web sitesine erişimi engellemişti. Adliye koridorlarındaki çabalar boşa çıktı, siteye bir daha erişim sağlanamadı, site yoluna evoleybol.com olarak devam etti.

Olimpik bir spor olan, yaz olimpiyatlarında madalya dağıtılan Plaj Voleybolu bugün ülkemizde belli bir noktadaysa, bunda 90lı yılların başından itibaren Epirden Hoca’nın başlattığı turnuvaların ve Antalya’yı bir Plaj Voleybolu merkezine çevirmesinin payı büyüktür. Önce Akdeniz, sonra Ege plajlarını karış karış gezmiş, titiz bir mühendis gibi en ince ayrıntılarla nerelere öncelik verileceğini, nerelerin gelişime açık olduğunu saptamıştır. 90lı yılların başında iki elin parmaklarını geçmeyen Antalya’daki plaj voleybolu sahaları bugün 3 haneli sayılara çıkmıştır. Hoca Eskişehir gibi denize kıyısı olmayan şehirlerde bile AVM otoparkına plaj kumu taşıyıp, uluslararası turnuva düzenlemiştir.

Son nefesine kadar voleybolun daha iyi yerlere gelmesi için çabaladı Hasan Uğur Epirden. Devamlı yeni fikirler, çıkış yolları arayan bir isim olarak, federasyonları, yöneticileri, kurulları sorguladı, sorular sordu. Sorduğu sorulara cevaplarını alamadan, yazacağı yüzlerce yazı, düzenleyeceği onlarca turnuva varken, en sevdiği takım olan Kadın Voleybol Milli Takımının Avrupa Şampiyonasında ilk maçına çıkacağı gün kötü haberiyle üzdü sevenlerini, çok iyi bir hayvansever, bir cumhuriyet sevdalısıydı.

Camiadaki küslükleri bitirmek istediğini söyleyen Mehmet Akif Üstündağ federasyonu, belki de tüm yöneticileri Azerbaycan’da Avrupa Şampiyonasında olduklarından, cenazesine bir çelenk bile göndermediler; yıllarca sporcu, antrenör, organizatör, yönetim kurulu üyesi, vekaleten federasyon başkanı olarak hizmet ettiği camianın ülkemizdeki en büyük çatı kuruluşu olarak. Neyse ki TMOK daha vefalı çıktı, 2 dönem Milli Olimpiyat Komitesi üyeliği yapan Epirden Hoca’yı unutmadılar.

TRT SPOR’DA VOLEYBOL DOLU BİR YIL

Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonasında Çeyrek Finale geldik. Filenin Sultanları biraz tökezlese de çeyrek finale ulaşmayı başardı. Rusya mağlubiyeti beklenen tölare edilebilecek bir mağlubiyet olmasına rağmen, bu maçın bitiminden 16 saat sonra Bulgaristan maçının programlanmış olması turnuvanın cilvesi ve biraz da tuhaflığıydı. 4 setlik Rusya maçının üstüne bir uyku ve kahvaltıyla neredeyse hemen çıkılan Bulgaristan maçında 2-1 öne geçsek de yorgunluk ön plana çıktı.

Yazının devamı...