"Erdem Cürgen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdem Cürgen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdem Cürgen

Atanın kızları yeni hikayeye başlarken

21 Eylül 2017

Neslihan, Natalia Hanikoğlu, Aysun Özbek, Esra Gümüş gibi başarılı sporculardan oluşan kadro hazırlıklarına son hız devam ederken; turnuvaya 8 gün kala büyük bir şok yaşarlar. 11 Eylül’ü 12 Eylül’e bağlayan gece Baş Antrenör Deniz Esinduy kalp krizi geçirir ve hayatını kaybeder.

Kalan kısıtlı sürede yeni bir hoca bulmak ve o hocaya takım emanet etmek imkansızdır. Takım Yardımcı Antrenör Reşat Yazıcıoğulları’na teslim edilir. Psikolojileri bozulma noktasına gelmiş, bu büyük şoku yaşayan genç yaştaki kızları toparlar ve 20 Eylül’de Romanya karşısına çıkartır Reşat Hoca; çok rahat bir galibiyetin ardından arka arkaya set dahi kaybetmeden Sırbistan&Karadağ, Rusya ve Slovakya’yı yenerek grupta ilk 2’yi, turnuvada ise yarı finali garantilerler. 5.gün 3-2 kaybedilen Almanya maçına rağmen; yarı final maçı kahvelerde bile izlenir. Türk halkı yıllar sonra Voleybolu bu kızlar ve hocaları sayesinde yeniden keşfetmiştir. Çapraz grubun lideri Hollanda’yı da yarı finalde 3-0 yenen kızlarımız Avrupa Şampiyonası finaline ulaşırlar. Glinka’nın harika performansına karşı koyamaz ve Avrupa Şampiyonluğunu Polonya’ya kaptırırlar.

Turnuva esnasında “Filenin Sultanları” lakabını alan kızlar, 2001 Avrupa Basketbol Şampiyonasındaki Erkek Basketbol Takımına benzer bir havayı hepimize yaşatırlar ve o günden sonra Türk Milli Kadın Voleybol Takımı Avrupa’da ve Dünya’da söz sahibi olan, tanınan bir takım haline gelir.

Bu jenerasyonun verdiği ilhamla beraber; Eczacıbaşı, Vakıfbank başta olmak üzere kulüpler adeta oyuncu fabrikası gibi çalışıp, parkeye devamlı yetenekli genç oyuncular kazandıracaklardır. Bu takım sadece parkede harika işler yapmakla yetinmez, ahde vefaya da önem verir. Turnuva öncesinde hayatını kaybeden Deniz Esinduy’un ailesine kazanılan ödüllerin %10’u verilir, aile borçlarından kurtarılır.

Reşat Yazıcıoğulları, milli takım mucizesinin yanı sıra aynı günlerde Kocaelispor Kadın Voleybol takımıyla da harikalar yaratmaktadır. Takım Avrupa Şampiyonasındaki başarısının ardından Japonya’da Dünya Şampiyonasına katılır. Dünya Şampiyonasında 15 takım arasında 9.olan kızlar; “Ata’nın Kızları” olarak da anılmaya başlarlar. Dünya Şampiyonasındaki İtalya maçı 10 Kasım gününe denk gelir. Yerel Saat ile 16:05; TSİ 9:05’te Reşat Yazıcıoğulları mola ister; molada hiçbir şey konuşmaz. Bütün teknik heyet ve sporcular Atalarına saygı duruşunda bulunurlar; tam da Türkiye’nin neredeyse her metropolünde sirenler çalarken.

Reşat Hoca’dan sonra Filenin Sultanlarında İtalyan Hocaların dönemi başlar; Chiappini, Motta ve Barbolini; Mehmet Bedestenlioğlu’nun birkaç aylık görevi dışında Türk Kadın Voleybolunun yaklaşık 10 yılına damga vururlar.

Motta hocalar arasında en başarılı olanıdır. 2011 Avrupa Şampiyonasında İtalya, Rusya gibi devleri yenerken; yarı finalde turnuvayı şampiyon olarak bitirecek Sırbistan’a Belgrad’da 3-2 kaybeder. 3.lük maçında ise İtalya’yı bir kere daha yenerek Bronz madalyayı kazanır.

Yazının devamı...

Ne çektin be Digitürk

7 Eylül 2017

Konunun geldiği en ilginç boyutlardan biri de, sosyal medyada başlayan “Yabancı Sınırı Gelirse Digitürk (Bein Sports) üyeliğimizi iptal ettiririz” konusuydu.

Cem Uzan’ın Teleon televizyonunun aldığı yayın ihalesi, henüz 1 sezonu dolduramadan, ödemelerin yapılmadığı gerekçesiyle iptal edildiğinden beri 17-18 yıldır aralıksız Süper Lig maçlarını yayınlayan, bu sene 1.Lig maçlarını da, yayın yelpazesine ekleyen Digitürk; bugüne kadar 3 Temmuz sürecinden, hakem hatalarına kadar her yanlışın faturasının kesildiği kurum oluyor. Her dönem hakem hataları, federasyon kurullarının adaletsiz cezaları, maçların başlama saatleri ve günlerinin planlamaları, tuttukları takımların kötü performanslarının cezasını Digitürk’e kesen milletimiz, yabancı sınırında da faturayı Digitürk’e kesti.

Federasyon biraz aklını başına alsın, ne Digitürk’ten başka hatırla, gönülle de olsa bu paraları verecek yayıncı ne de 90lı yıllardaki gibi 3-4 yabancı sınırı olan takımları seyretmek için o kutuları satın alacak müşteri bulamazsınız bu saatten sonra, böyle radikal geri dönüş yapmaya kalkarsanız.

FUTBOLUN KATİLİ SON ADAM KURALI

FIFA belli dönemlerde futbol oyun kurallarında değişikliğe gidiyor, kuralların değişiminde Britanya Federasyonlarının ağırlığından önceki yazılarımızda bahsetmiştik. Umarım en kısa dönemde bu kurul, şu an uygulanan “Son Adam” kuralını da gözden geçirmeyi ihmal etmez.

Son dönemde Avrupa, Asya, Afrika, Güney Amerika, Kuzey Amerika – Karayipler Dünya Kupası Elemeleri ve 4-5 farklı ligde seyrettiğim maçlarda gözüme çarpan olay, sağ ya da sol kanattan  kontratağa çıkan oyuncu rakibini geçiyor, geçtiği anda 3e 1 kalacakken, geçtiği oyuncu arkadan yaka paça, formasına yapışıp bu futbolcuyu düşürüyor ve sarı kartla yırtıyor. Kurala göre futbolcu rakibini geçip, 3e 1 hücum etse bu bariz gol şansı olarak değerlendirilmiyor, bence bariz gol şansı yerine muhtemel gol şansı diye yeni bir tanımlama getirilse, %50 civarında gol olma şansı olan pozisyonlarda, bu faullere direkt kırmızı kart verilirse, oyun çok daha keyifli hale gelebilir.

Bir de son dakikalara avantajlı giren takımın oyuncularına sürekli giren kramplar, yerden kalkmayan, taç atışı kullanmak için nazlanan futbolcular, sarı kart yiyene kadar aut atışı kullanmayan kaleciler günümüz futbolunda kabul edilemez noktaya geldi.

Yazının devamı...

Eurobasket 3.defa ülkemizde

31 Ağustos 2017

A Grubunda; Fransa, Yunanistan, Finlandiya, Slovenya, Polonya, İzlanda Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de

B Grubunda; Litvanya, İtalya, İsrail, Gürcistan, Almanya, Ukrayna İsrail’in Tel Aviv şehrinde

C Grubunda; İspanya, Çekya, Hırvatistan, Macaristan, Karabağ, Romanya Romanya’nın Kaloşvar şehrinde

D Grubunda ise A Milli Takımımız; Sırbistan, Letonya, Rusya, Belçika ve Büyük Britanya ile İstanbul Fenerbahçe Arena’daki grup maçlarında karşı karşıya gelecek.

Son 16 turundan itibaren tüm takımların İstanbul’a taşınacakları Avrupa Basketbol Şampiyonasında, bu aşamadan sonraki tüm maçlar Ataköy’deki Sinan Erdem Spor Salonunda yapılacak. Sinan Erdem Spor Salonu 2001 Avrupa Basketbol Şampiyonasına ev sahipliği için yapımına başlanmış, fakat salon yetişmediği için şampiyonaya Abdi İpekçi Spor Salonu ev sahipliği yapmıştı. 2010’da Dünya Şampiyonasının da yapıldığı salonlardan birisi olan Sinan Erdem Spor Salonu, böylece 16 yıl gecikmeyle Eurobasket finaline sahne olacak.

1959 ve 2001’den sonra 3.defa ev sahipliği yapacağımız şampiyonada, 2001 yılı öncesindeki o coşku, o hepimizin hala belleğinde olan, Haydarpaşa’da çekilen 12 Dev Adam reklam filmiyle başlayan heyecan, Rusya maçına saatler kala henüz ortalarda gözükmüyor.

Bunun önemli bir sebebi, son 3 şampiyonadaki başarısız sonuçlar ve kadro olarak son yıllardaki en düşük profilli kadro ile şampiyonaya katılacak olmamız. 2001 öncesi Eurobasket 97 ve 99’da A Milli Takımımız çeyrek final oynama başarısı göstermişti.

Yazının devamı...

TFF TV ne oldu

24 Ağustos 2017

Bu projenin esası; yayın ihalesinde yer almayan profesyonel ligler olan 2. ve 3.Liglerin tüm maçlarının spiker, logo vs. bulunmadan 1 yönetmen ve çift kamera tarafından TFF tarafından çekilmesi; bu yayınların da yerel kanallara, antrenörlere, menejerlere, scoutlara, oyuncu ailelerine, taraftarlara, meraklılarına da paketler halinde servis edilip, hem federasyona, hem kulüplere ufak da olsa bir gelir getirmesi sağlanacaktı. Alt liglerdeki oyuncuların göz önünde olması, hakem hatalarının kontrol altına alınması ve kurullarca verilen cezaların daha adil değerlendirilmesi gibi yan faydaların da sağlanabileceği de öngörülmüştü.

Aradan 7 ay geçti. Haftasonu 2. ve 3.Liglerde de sezon başlıyor. TFF TV konusunda somut bir gelişme olmadığı gibi, gündemden de düşmüş gözüküyor. Türkiye Basketbol Federasyonu ve Türkiye Voleybol Federasyonu tüm maçları yayınlamasalar da bazı maçlarda, alt liglerde bu uygulamayı yapıyorlar. Özellikle voleybolda, oyunun oynandığı alanın çok daha ufak olması, belli şehirlerde belli salonların kullanılması gibi teknik açıdan işi çok daha kolaylaştırıcı faktörlerin de olduğunu görmek gerekir.

Yine de bu projeyi ortaya atan TPFD’den en azından yaşanan süreçle ilgili bir açıklama yapmasını bekliyoruz. Geçmiş sezonlarda olduğu gibi kulüpler, iç saha maçlarının yayın haklarını pazarlama hakkına sahipler. Gümüşhanespor Çay Tv ile anlaştığını açıklayarak bu adımı atan ilk takım oldu. Yine ilk hafta maçlarından Yeni Nazillispor – Kahramanmaraşspor maçı da Cumartesi günü TvDen’den canlı yayınlayacak.

KUPAMIZIN FORMATI DEĞİŞTİ, DEĞERİ DÜŞTÜ.

Türkiye Kupası ve Süper Kupa maçlarının 3 sezonluk yani yayın ihalesi geçtiğimiz hafta pazartesi günü yapıldı. Kupaların yayın hakkını yeniden ATV, A Haber, A Spor, A2 kanallarını da bünyesinde bulunduran Turkuvaz Medya Grubu kazandı. İhaleye ilgi ve ortaya çıkan fiyat ise beklentinin biraz altında kaldı.

Turkuvaz Medya Grubu dışında ihaleye katılmak için şartname alan medya kuruluşları olsa da, Kupa maçlarının yayın hakları için sadece Turkuvaz Medya Grubu teklif yaptı. 3 yıl önce Federasyon payı ve KDV hariç yıllık 13.5 Milyon Dolar’a aldıkları ihaleyi, bu sene yıllık 10 Milyon Dolar’a aldılar.

Bu hafta Salı günü yapılan 1.Tur maçlarından 5 tanesini de, dönüşümlü olarak canlı yayınlandı. Hakkını vermek gerekir ki, Turkuvaz Medya; Sinop, Iğdır, Tavşanlı, Turgutlu ve Kırıkkale’den yaptığı canlı yayınlarla, bu takımların ve futbolcuların isminin duyulmasına aracılık ederek, kalplerde taht kurdu.

Yazının devamı...

Devşirme meselesi

17 Ağustos 2017

 

Ramil Guliyev’in altın, Yasmani Copello Escobar’ın gümüş madalya aldığı şampiyonada (2 hafta önce yaptığımız ankette iki atletimiz de %29 oy alarak en iyi derece beklenen atletlerimiz olmuştu) Eda Tuğsuz’un 5.liği, 4*100 metre erkek bayrak takımımızın final koşup 7.olmaları bizi memnun eden derecelerdi.

Azeri asıllı Ramil ve Küba asıllı Yasmani’den gelen madalyalar sonrası, devşirme meselesi yeniden tartışılmaya başladı. Bir grup devşirmeden kendi sporcularımızı yetiştirmemiz gerektiğini savunurken, karşı grup sporcu devşirmenin başarıya ulaşmak için önemli olduğunu ve o sporcuların da, bizim kadar Türk olduklarını iddia ediyor.

Ben burada sporcu devşirmenin doğru ya da yanlışlığından ziyade; doğru sporcuyu devşirmenin önemli olduğunu düşünüyorum. O sporcu kazandığı bir şampiyonlukla; Anadolu’da bir köyde, kasabada, Çerkeş’te, Erbaa’da, Bulancak’da, Horasan’da, Muradiye’de, Kahta’da, Meram’da, İskenderun’da, Tavşanlı’da, Narlıdere’de, Çorlu’da bir gencin, ben de şampiyon olabilirim ya da ben de hedeflerime ulaşabilirim özgüvenini kazanmasını sağladıysa, o spor dalının gelişiminde katalizör rolü oynadıysa, bence doğru bir iş yapılmıştır.

Geride bıraktığımız Atletizm Dünya Şampiyonasında kazanılan 2 madalyanın yanına, bizim ülkemizde doğup, büyümüş, bizim yetiştirdiğimiz sporcular da 6-7 tane madalya koyabilseydi, belki de devşirme konusunu tartışıyor olmazdık. Aslolan sorun sporcu devşirmek değil, kendi sporcumuzu yetiştirememek, bugün neredeyse her ülke sporcu devşiriyor ancak yanlarına kendi yetiştirdikleri sporcuları da ekleyebilenler, olimpik anlamda başarılı olabiliyorlar.

Sporcu devşirme olayının da yeni olduğunu söylemek pek mümkün değil, ülkemizin bazı devşirme sporcularına bir göz atalım isterseniz, ondan sonra da sporcu devşirmenin doğru ya da yanlış olduğunun cevabını herkes kendisine versin.

Naim Süleymanoğlu : 1988 Seul Olimpiyatlarında Dünya rekorları kırarak Halterde ilk altın madalyamızı kazanan Cep Herkülü, Dünya Şampiyonu etiketi olan Bulgaristan vatandaşı bir Türk’tü. Turgut Özal’ın girişimleriyle 1 milyon dolar gibi bir ücret ödenerek Türk yapılmış ve 88 Seul’den sonra, 92 Barcelona ve 96 Atlanta’da da olimpiyat altınını boynuna geçirmiş, sakatlıklarla boğuşup halterden ayrı kalmış, geri dönüşü pek parlak olmamıştı. 2000 Sydney Olimpiyatlarında sıfır çektikten sonra kariyerini sonlandırmıştı.

Kendisinden sonra devşirilen Hafız Süleymanoğlu neredeyse tüm önemli şampiyonlarda sıfır çekerek Halter sporuna hiçbir katkı verememiştir.

Yazının devamı...

Yeni sezona başlarken

10 Ağustos 2017

Uzun bir aradan sonra 1.Lig’e dönen iki takım Ankaragücü ve Erzurumspor ise aynı akşam saat 20’de 1.Ligin açılışını yapacaklar.

Süper Lig, geçen sezon içerisinde yapılan ihaleyle 5 yıl boyunca yine eski adıyla Digitürk yeni adıyla Bein Sports Türkiye’de olacak. Daha önce TRT’de şifresiz olarak izlemeye alışık olduğumuz 1.Lig maçları da son yapılan ihaleyle Bein Sports Türkiye’ye geçti.

1.Lig maçlarının Bein Sports Türkiye’ye geçmesi yeni bir sorunu da beraberinde getirdi. Süper Lig’deki 9 maçla beraber, İspanya, İtalya, Fransa Liglerinin de yayın hakkını elinde bulunduran yayıncı kuruluş, 1.Lig’deki 9 maçı TRT’nin yayınladığı gibi yayınlayabilecek mi? Ekim ayında başlayacak Basketbol Ligi yayınlarını da eklediğimizde, yayıncı kuruluşun aynı saat diliminde, bu kadar canlı yayını yapacak teknik olanağı var mı?

İlk hafta canlı yayın programının açıklanmasıyla beraber, bu soru işaretleri yerini endişeye bıraktı. Bein Sports Türkiye bu hafta oynanacak 9 tane 1.Lig maçının, sadece 5 tanesini canlı yayınlayacak. Geçen sezonun ilk haftalarını saymazsak (anlaşmanın gecikmesi nedeniyle, ilk haftalarda 1.Lig maçları hiçbir kanaldan yayınlanamamıştı) haftanın tüm maçlarını, en kötü ihtimalle Web Tv’den izlemeye alışık olan 1.Lig tutkunları için, hem ücretli üyelik alıp, hem tüm maçları izleyememek büyük bir hayal kırıklığına neden olacak.

Yaz sıcakları nedeniyle 13:30 – 16:00 seanslarına maç koyulamaması, tüm maçların 19:00 – 21:45 arasına sığdırılmasından da kaynaklanmış olabilecek bu durum, 13:30 – 16:00 seanslarının devreye gireceği Eylül ortasından sonra düzelir mi, ya da en azından Bein Connect üzerinden tüm maçların canlı yayını sağlanır mı, TRT gibi bir kurumla, bazı 1.Lig maçların yayınlarının devredilmesi gibi bir görüşme yapılır mı, bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz. Aylık 25TL’ye satın alınabilen (Kredi Kartı ile yıllık 240 TL) en düşük paket olan Ailenin Yıldızı ile izlenebilecek 1.Lig maçlarında ilk haftanın canlı yayın programı şimdilik şu şekilde olacak gibi görünüyor:

Cuma 20:00 Ankaragücü – BB Erzurumspor (Bein Sports 2 HD)

Cumartesi 19:00 Rizespor – Manisaspor (Bein Sports 3 HD)

Yazının devamı...

Usain Bolt özgürlüğe koşuyor

3 Ağustos 2017

Efsane atletin en değer verdiği madalyası hangisi bilemiyoruz ama ne Olimpiyat, ne de Dünya şampiyonlukları için kullanmadığı “o benim en iyi anım” tamlamasını henüz 15 yaşındayken ülkesinde yapılan 20 Yaş Altı Dünya Şampiyonasında 200 metre yarışı ve kazandığı altın madalya için kullanıyor. Hikayenin başlangıcı tam da burası; henüz 15 yaşında zayıf, kahve tarlasında çalışan emekçi bir babanın üç çocuğundan biri; kırsaldan gelip; Başkent Kingston’daki ulusal stadyumun dolu tribünlerinin heyecanından, ayakkabılarını yanlış giyen çocuk, belki de son şampiyonası için Londra’da ve yıllardır hayalini kurduğu özgürlüğüne hazırlanıyor.

(Usain Bolt'un henüz 15 yaşındayken, ülkesinde yapılan 20 Yaş Altı Gençler Dünya Şampiyonası'nda kazandığı altın madalyanın hikayesini anlatan kısa çizgi filmi izlemek için tıklayabilirsiniz http://www.dailymotion.com/video/x5vj9d8)

Kaybetmeye tahammülü olmayan Bolt için zirvede kalmak ciddi bir mücadele, kariyeri boyunca uğraştığı sakatlıklar, zaman zaman baş gösteren tükenmişlik sendromu ve motivasyon problemi, sürekli olarak hayalini kurduğu tatil; geceleri eğlenmek, geç yatmak, istediği saatte kalkmak, istediği yemeği yiyebilmek, hiç antrenman yapmadan ayaklarını uzatıp dinlenebilmek, Dünyanın en hızlı adamı unvanıyla beraber, aylık ortalama 2 milyon dolar kazanıp, normal bir insan gibi yaşayabilme hayali.

Bolt; Osaka’da 2007’de yapılan Dünya şampiyonasında, günümüzün en iyi atletlerinden; aynı şampiyonada 100 metreyi de kazanarak, Dünya şampiyonaları tarihinde bunu 3.kez başaran Tyson Gay’in, 200 metre yarışında arkasında kalarak ikinci olur. Kaybetmek ona çok ağır gelir, buna bir daha asla izin vermeyeceğim diyerek, 1 yıl sonra Pekin’deki yaz olimpiyatlarında ilk kez yarıştığı 100 metreyle beraber, 200 metre yarışında da altın madalya kazanacak ve sonradan fenomen olan o pozu verecektir.

2009’dan sonraki 4 Dünya şampiyonasında da 200 metre altınını alan (3 Dünya şampiyonasında 100-200 duble yapan) Usain Bolt’un, 4 Dünya şampiyonasında da duble yapmasını engelleyen 2011’deki hatalı çıkışı ve vatandaşı Yohan Blake’in kazandığı altın madalya olacaktı.

2012 Londra Olimpiyatları öncesinde Yohan Blake, Jamaika olimpiyat elemesinde Usain Bolt’u hem 100, hem 200 metre yarışında geçecektir. Londra’daki oyunlar öncesi kamuoyunda Bolt’un Pekin’deki başarıyı tekrarlayabileceğine dair şüpheler vardır. Hürriyet gazetesi oyunlara yaklaşık 3 hafta kala bu durumu “Ne oldu sana Bolt” başlığındaki haberle okuyucularına duyurmuştur. (

Yazının devamı...

Avrupa'ya kötü başlangıç ve 10. sıraya tutunmak

27 Temmuz 2017

Bu hafta bu kervana, geçtiğimiz hafta sonu Süper Kupa finalini seyrettiğimiz Belçika Ligi katılıyor.

Belçika Ligi demişken NTV Spor’un bu sezon da Belçika Ligi maçlarını şifresiz olarak canlı yayınlayacağını müjdeleyelim. NTV Spor ilk hafta Belçika Liginde 3 canlı maç yayını yapacak. (Cuma 21:30 Antwerp – Anderlecht / Cumartesi 19:00 Lokeren – Club Brugge / Pazar 15:30 Mechelen – Standard Liege)

Şifresiz canlı yayınlardan bahsetmişken Tivibu Spor’un şifresiz kanalının da bu hafta sonu Rusya Liginin 3.haftasında 2 maç yayını planladığını hatırlatalım. (Cumartesi 15:00 CSKA Moskova – SKA Energiya)

Belçika ve Rusya Ligleri bu sene şifresiz olarak takip edebileceğimiz, ender ligler arasında yer alıyor. Her ne kadar bazı sporseverler bu liglere burun kıvırsa, iki ülkenin ligi de UEFA sıralamasında bir hayli üstümüzde yani takımları Avrupa Kupalarında bize oranla çok daha başarılılar.

Şampiyonlar Liginde gelecek sezondan itibaren, ilk 4 sırayı kapan ülkelerin, ilk 4 takımının elemeler harici tutularak, direkt lige alınması, direkt katılım hakkının 12.sıradan, 10.sıraya yükselmesine neden oldu. Üstelik 10.sıraya tutunsak bile lig ikincimiz artık 2 yerine 3 ön eleme oynayacak.



Yazının devamı...