"Akif Beki" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Akif Beki" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Akif Beki

Kabine değişikliği ve argümanlar

20 Temmuz 2017

Doğrusu ben de şaşırdım, seçime kadar radikal bir değişiklik beklemiyordum. Ama zaten radikal bir değişiklik de olmadı. Sınırlı bir revizyona gidildi.

İKİNCİ ARGÜMAN: E HANİ BAŞBAKAN DEĞİŞECEKTİ?

 Radikal değişiklikçilere soğuk duş oldu, kabul. Fakat zaten hayal âleminde geziyorlardı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu öngörenler bile çıkıyordu.

‘Nasılsa artık başbakanın illa genel başkan olması şartı yok, Cumhurbaşkanı’nın onu da üstlenmesiyle teamül ortadan kalktı. Herhangi bir ismi niye atamasın’ diyorlardı.

Kâğıt üstünde haklıydılar. Fakat başbakan değişikliği, pratikte hiç de gerçekçi bir beklenti değildi.

Her şey bir yana, mevcut koşullarda Binali Bey’den daha sevecen, daha toparlayıcı, sempati toplama gücü daha yüksek kim bulunacaktı?

İkincisi, seçime şunun şurasında sayılı gün kalmışken başbakan değiştirmek, alınacak risk miydi?

Üstelik Cumhurbaşkanı

Yazının devamı...

Pazarlık ve takas için mi hadi canım!

19 Temmuz 2017

ARD kanalı, Türkiye’yle pazarlık var mı, yok mu diye bodoslama sordu Merkel’e.

Alman parlamenterlere Konya’daki üssü ziyaret izni, ilticacı FETÖ’cülerin iadesi şartına mı bağlanıyor? Bu, Türkiye tarafından bir pazarlık konusu mu yapılıyor?

Merkel, ayyuka çıkan şayiayı doğrulamadı. İkili görüşmelerde böyle gizli bir taleple karşılaşmadığını, karşılaşırsa da açıktan reddedeceğini söyledi.

“İade edip etmemek yargıya ait bir karar, el altından siyasi pazarlığa tabi değil” mesajını tekrarladı.

‘HA ÖYLE Mİ’ DER GİBİ

İncirlik’ten kovmaktan beter ettik. Yine de nezaketlerini bozmadan çekildiler. Giderken de geçmiş ev sahipliği için Türkiye’ye teşekkür ettiler. ‘İncirlik konusunu artık kapatalım, geride kalsın, önümüze bakalım’ dediler.

Arkasından Konya’daki Alman askerlerini ziyaret etmekte zorluk çıkardık, yine aynı soğukkanlılıkla tepki vermeyi sürdürüyorlar.

FETÖ’cülerin iadesinde al-vere girmiyorlar, pazarlığa yanaşmıyorlar, takasa açık değiller.

Yazının devamı...

Cuma hutbesi bir, Milli Birlik korteji iki

16 Temmuz 2017

CHP’nin, Meclis merkezli Milli Birlik yürüyüşüne katılmaması da öyle bir eksiklik.

Nasıl ki bombalandığı gece, o çatı altında iktidarı muhalefetiyle milli birlik sergilendi...

Nasıl ki menfur darbe girişimine, iktidarı muhalefetiyle yekvücut karşı duruldu...

Nasıl ki Yenikapı mitingine, ne yapılıp ne edilip tam kadro çıkıldı, milli birlik görüntüsü verildi...

Dün geceki yürüyüşe de CHP’nin katılımı öyle sağlanmalıydı.

FETÖ’YÜ SEVİNDİRMEMEK ADINA

Tam davet krizi aşıldı... Sonradan Darbe Komisyonu Raporu’na eklenen tartışmalı ifadeler bir günlüğüne aşıldı... Kısır polemikler o gün için aşıldı... Siyasi ihtilaflar geçici olarak donduruldu, çekişmeler ertelendi, CHP katılıyor derken....

Program değişti, konuşma yaptırılmayacağı bilgisi üzerine CHP karar değiştirdi, kortejden çekildi.

Yazının devamı...

15 Temmuz’dan 15 Temmuz’a: Milat’tan Önce’ye dönmeseydik keşke

15 Temmuz 2017

Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, o gün ilk kez davete icabetle Külliye’ye ayak basmıştı. Erdoğan başkanlığındaki zirve, 2 saat 40 dakika sürdü.

Zirveden bu fotoğrafla birlikte çok güçlü ‘milli birlik’ ve ‘helalleşme’ mesajları çıktı.

SON FIRSATIN FOTOĞRAFIYDI

Yeni bir sayfa açılacak, yeni bir başlangıç yapılacaktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘15 Temmuz gecesi yakaladığımız birlik ve beraberlik ruhunu böyle bir milada dönüştürme’ye çağırıyordu.

“15 Temmuz’u yeni bir milada çeviremezsek, bu fırsatı değerlendiremezsek yazıklar olsun bize” diyordu.

CHP ile MHP liderleri de bu arzuyu güçlü bir dille destekliyordu.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne boykotu sonlandırmış, dayanışma içine girmişlerdi.

Yazının devamı...

Sessiz olalım Almanlar FETÖ’yü keşfediyor

13 Temmuz 2017

Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, Hamburg’u Kraliçe’nin adamlarının yaktığını düşünüyor.

Pazar günü, kafa bulmak için ortaya atmıştım aynı şeyi. Karagül şaka yapmıyor, ciddi ciddi yazdı.

Hamburg’u İngilizler vurmuş. Himaye ettikleri terör örgütlerini Almanlara karşı kullanmışlar. Amaçları AB’yi zayıflatmak, acziyet ve çaresizliğe düşürmekmiş. Gezi terörünü finanse eden Alman istihbaratı evinde faka basmış, Hamburg terörünü organize eden İngiliz istihbaratınca atlatılmış.

MERKEL FARKINDA DEĞİL

Karagül, iyi niyetle Almanları bu sinsi düşmana karşı uyarıyor. Yazık ki Merkel hâlâ mesajı alamadı, büyük oyunu göremiyor.

Şansölye’nin en sert, en kızgın, en öfkeli tepkisi “Barışçıl gösterileri anlayışla karşılıyorum. Ama şiddet içeren protestolar kabul edilemez, tahammül edilemez, hoş görülemez” şeklinde.

Almanlar saf saf hâlâ “Kötüydü, iğrençti, düzen bozucuydu, kaosçuydu, tekrarına izin verilemez” tonunda konuşuyor.

İngiliz parmağı, içlerini karıştıradursun, sokaklarını kasıp kavurarak savaş alanına çevirsin... Aymazlığa devam ediyor, oyuna uyanmıyorlar.

Yazının devamı...

Teröre epey hizmet ettik desenize Nuh Bey

12 Temmuz 2017

O kadar küçük görmüş ki... Star gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak, Hamburg’daydı. Gurbetçilerimizin Almanya’daki terör haberlerini Türkiye’den öğrendiklerini, Alman medyasından izleyemediğini söylüyordu.

Nuh Bey, Alman medyasını gerçekleri halktan saklamakla, üstünü örtmekle suçlamıyor. Terörün amacına hizmet etmemek, propagandasına alet olmamak için doğru yaptıklarını düşünüyor.

Ama Türkiye’ye gelince aynı hassasiyeti göstermemelerini eleştiriyor, ikiyüzlü tavra dikkat çekiyor.

HAK VERMEMEK MÜMKÜN DEĞİL DE

Aynı olaylar, Star ve Hürriyet dahil bizim gazetelerin manşetlerindeydi. ‘Savaş alanına döndü, cehennem gibi, Hamburg yanıyor’ başlıklarıyla verildi.

Abartılı mıydı, hayır. Gerçeği yansıtıyordu.

Ancak manşete çekmek teröre hizmetse biz de hizmet mi etmiş olduk?

Almanların bize yaptığını biz de onlara mı yapmış, biz de çifte standart mı uygulamış olduk?

Yazının devamı...

Kraliçenin Hamburg’u karıştıran adamını fotoğrafta bulun

9 Temmuz 2017

Şu sıra Kraliçe’nin ‘Adalet Yürüyüşü’nü köpürtmek için ‘İngiliz ajanı’ olarak gönderdiği ünlü BBC muhabiri Mark Lowen’ın maskesini düşürme peşindeler.

En son İstanbul önlerinde görüldüğü tespit edildi. Olay yeri, çoktandır bulunduğu görev mahalli aslında.

Fakat Kraliçe’nin işlerine akıl sır ermez, yine de ‘gel beni tut’ der gibi, yüzü en tanınmış adamını seçip bu gizli görev için hususi gönderdi. Dolayısıyla Mark Lowen da olamaz, çünkü teşgalesi başından aşkın. Vazifelendirilmiş provokatör olarak, el altından Türkiye’yi dünyaya gammazlamakla meşgul.

GÜL DESENİZ YALI BÜLBÜLLERİNİ OYALAMAKTA

Üstünden günler geçti, hâlâ aşağıdaki fotoğrafta Kraliçe’nin gölge adamını bulmaya çalışıyorlar. Aramaktan şaşkın bülbüle döndüler.

Fotoğraf, Kraliçe’nin yaş günü anısına Ankara’daki İngiliz büyükelçilik konutunda çekildi.

Görünenler; Başbakan Yardımcısı

Yazının devamı...

Fikirleri manşetlerde, Kerinçsiz nerede?

8 Temmuz 2017

*

“İhanet ittifakı işbaşında, şer koalisyonu kolları sıvadı, milletin bütün düşmanları bir araya gelip çokuluslu saldırı başlattı” spotları döşenildi.

“Büyükada’da gizlice buluşan insan hakları örgütü maskeli fitneci ajanların sır toplantısı basıldı, ihbar üzerine suçüstü yapıldı, polisin nefes kesen baskınıyla bir otelde alengirli hazırlıktayken elleri kolları bağlı kıstırıldılar” tweet’leri sallandı...

*

“Kritik operasyonda ‘tertip komitesi’nin elebaşı Uluslararası Af Örgütü Direktörü ve avaneleri kıskıvrak yakalandı, insan haklarını savunmak bahanesiyle ne tür kaos planları çalıştıkları araştırılıyor, eyleme geçmeden dağıtılmaları büyük başarı, karışıklık çıkarma tehlikesi ucuz atlatıldı, sözde hak ve özgürlük aktivisti bozguncular silahlı terör örgütüne üye olmak duyumlarıyla suçlanıyor” haberleri patlatıldı...

‘HERKES İÇİN’ KISMI DA TAMAM

Bir zamanlar bölücülük, halkı din ve mezhep ayrımcılığıyla kin ve düşmanlığa tahrik, yasadışı örgüte yardım ve yataklık gibi suçlamalarla DGM’lerde yargılanan Necmettin Erbakan, Yaşar Kemal, Hasan Celal Güzel, Murat Bozlak, Akın Birdal ve benzerleriyle dayanışma için ‘kendini ihbar et’ kuyruklarına girenler yok muydu?

‘Beni de yargıla’

Yazının devamı...