"Erdem Özcan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdem Özcan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdem Özcan

Kıymetli galibiyet

9 Nisan 2018

Galip gelmenin öyle pek kolay olmadığını bir kere daha Sakarya Büyükşehir Basket maçında da görüldü.
Onun için diyorum ki galibiyetler çok kıymetli oluyor.
Hemen her takım eşit kuvvette, onun için de galip gelmek her maçta giderek zorlanıyor. Çok zorlanarak ama gerçekten kazanmayı hak ettiğimiz Sakarya Büyükşehir Basket hem çok iyi bir takım hem de Banvit için özel bir yeri var.
Sakarya takımının başantrenörü Selçuk Ernak Banvit’e ikinci ligde olsun birinci ligde olsun hizmet eden başarılarında büyük emeği geçen başarılı bir Coach...
Ligin ilk yarısında deplasmanda oynanan karşılaşmayı Banvit kaybetmişti.
Dün oynanan maçın Banvit için bir zorluğu, 4 gün önce FIBA Şampiyonlar Ligi için gittiği Fransa’dan yorgun dönmesiydi. Bu yorgunluk 2 periyotta kendini iyice belli ediyordu. 3 periyot çok çekişmeli geçerken adeta parkede savaş vardı.
Her periyotta Rautins’e inanılmaz baskı vardı. Ama unuttukları Taylor ile Caloiaro vardı. Nitekim Caloiaro 22 sayı ile en fazla sayı üreten oyuncumuz oldu.

Yazının devamı...

İDO’dan mektup var

7 Nisan 2018

Açıklama aynen şöyle: “Sayın Erdem Özcan Deniz ulaşımında misafirlerine güvenli, konforlu ve kaliteli hizmet sunan İDO’nun sefer iptali kararları hava şartlarının deniz ulaşımını etkilemesi, görüş mesafesinin kısalması ve teknik sebepler nedeniyle alınmakta olup iptal değerlendirmelerimiz yolcularımızın can ve mal güvenliği önceliğiyle yapılmaktadır.
Değerlendirmelerimizi yapabilmek üzere hava ve yol şartlarında en sağlıklı bilgiye ulaşmak için verdiğimiz tüm uğraşın amacı yolcularımızın güvenliği adına bundan emin olmaktır. Ancak bazı iptal kararları sırf bu nedenle gecikebilmektedir.
İlan edilen tarifemizi uygulama kararımızın yolcu/araç sayısı azlığı ile değişmesi ya da bu sebeple seferlerin yapılmaması söz konusu değildir.

*

İDO deniz ulaşımında kaliteli hizmetini devam ettirirken misafirlerin güvenliğine verdiği önceliği sürdürecektir. Bu konuda misafirlerimizin anlayışına sığınıyoruz.”
Açıklamanın bir yerinde “İlan edilen tarifemizi uygulama kararımızın yolcu/araç sayısı azlığı ile değişmesi ya da bu sebeple seferlerin yapılmaması söz konusu değildir” deniliyor.
Açıklama için teşekkür ederiz; fakat dikkat edilirse yazımda bahsi geçen sefer iptallerinin sadece; “Yolcu azlığı nedeniyle sefer iptali yapılıyor” veya “Yolcu azlığı gibi mazeretler olabilir” gibi yorum ve görüşümle ilgili açıklama yapılmış. Yazımda başka konulara da değinmiştim. Mesela özellikle 10 Mart günü sis nedeniyle iptal edilen 18.30 feribot seferiyle ilgili yolculara mesaj gönderilmediği konusuyla ilgili bir açıklama yok. Yani mesaj çekilmemesi normal mi görülmüş? Bu nedenle iptali ancak terminalde öğrenen çoluk çocuğuyla ve yaşlısıyla gelen yolcuların hele hele uzak yerlerden gelenlerin ne kadar zor durumda kaldığını tahmin edebilir misiniz? Bunun yanında özellikle kış aylarında en azından 2 gün sabah seferinin feribot olarak yapılması konusu var.

*

Yazının devamı...

Hüzünlü galibiyet

6 Nisan 2018

FIBA Şampiyonlar Ligi çeyrek final rövanş maçında Fransa’nın güçlü ekibi AS Monaco’ya galip gelmene rağmen elenirsen işte böyle Banvit’in bu galibiyetine sevinemiyoruz.
Neticeye bakarsak Banvit turu kendi sahasında Bandırma’daki maçta kaybetti.
8 sayı farkla yenilince arkadaşlara hiç olmazsa 1-2 sayı farkla kazansaydık Fransa’da işimiz kolay olabilirdi şeklindeki tahminim doğru çıktı.
Bir maça baktık bir Banvit’in maçtaki mücadelesine bir de AS Monaco takımı baş antrenörünün Bandırma’daki maçta galip geldikten sonra söylediklerine.
Ne demişti Coac Oliver Basset: “Banvit’i burada yenmek zor. Geçen sene de onlara karşı burada oynamıştık. Şimdi baktığımız zaman geçen sene Banvit ayni senaryoyu MHP Riesen maçında yaşamıştı. Kendi evinde Alman ekibine karşı kaybetmişti . Ancak rövanşta ise istenilen sayı farkına ulaşıp Final Four’a kalmayı başarmıştı. Bu senaryonun yine yaşanmasına izin vermeyip kafamızda sıfır sıfır başlamalıyız.”

*

Fransız Coach bu sözlerinde ne kadar haklı çıktığını maçta gördük.

Yazının devamı...

İDO iptal seferleri bıktırdı

1 Nisan 2018

Bandırma–İstanbul hattına konulan feribot ve deniz otobüsleri sayesinde ulaşımda büyük gelişme oldu, adeta bir reform idi bu güzel gelişme… Bandırma-İstanbul arasındaki yolculuğun 4-7 saatten 2 saate inmesi, 1 olan sefer sayısını da günde 9 sefere kadar çıkması ve ulaşımda büyük kolaylık sağlanması nedeniyle ulaşım, ticaret ve ekonomi hayatına çok olumlu faydalar sağlanmıştı. İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş. (İDO) 1998 yılında seferlere başladığı yıl Genel Müdür bugünün Başbakanı Binali Yıldırım idi. İşte bunun için de Bandırma Ticaret Odası, o günün İDO Genel Müdürü Binali Yıldırım’a teşekkür etmiş ve Vergi Ödül Töreni’nde teşekkür plâketi takdim edilmişti.

*

Onun için şimdi diyorum ki, Başbakan Sayın Binali Yıldırım’a “Allah aşkına şu fındıkkabuğu gibi sallanan, azıcık esen rüzgâr nedeniyle haftada 1 ila 3-4 gün arasında iptaller nedeniyle yolculara eziyet çektiren deniz otobüslerini Bandırma- İstanbul hattından kaldırılması için aracı olur musunuz?” Zaman zaman feribotlar da; hani o okyanusu aşıp gelen ama Marmara’yı aşamayan feribotlar da var ya, olmadık havalarda, hele bir de yolcu azlığı varsa sefer iptali yapılıyor; ama asıl şu deniz otobüslerinin seferlerden alınarak, yerlerine yaz aylarında olduğu gibi feribot seferlerinin konulması gerekiyor. Hiç olmazsa sabah 07.45 seferi de kış ayları için haftada 1-2 kez feribot olarak düzenlenebilinir. İptallerin sadece hava muhalefeti değil yolcu azlığı nedeniyle de yapıldığı söyleniyor ama bu seferlerde kamu yararı olduğu için önce vatandaşların menfaatlerinin ön plana alınması gerekmez mi?

*

Şimdi bu iptaller nedeniyle yolculuk nasıl eziyete dönüşüyor kısaca bir bakalım: Deniz otobüsü kış tarifesinde Bandırma-İstanbul sefer saati sabah saat 07.45’dir. Bu seferlerden Bandırmalılar olduğu gibi çevre ilçelerden Erdek, Gönen, Susurluk ve hatta Biga İlçesi bile yararlanıyor. Biga neresi? 75 kilometre uzakta Çanakkale’nin ilçesi. Bandırma, Bigalıların da iskelesi. Sabahın köründe yola çıkmışsınız saat 07.45 seferiyle gideceksiniz İstanbul’a ama sefer iptal olmuş. Bandırma’da deniz sütlimandır ama İstanbul’da lodos vardır İPTAL… Poyraz olur, SİS olur yine İPTAL... Hangi havada iptal olmaz? Rüzgârlara söyleyelim, fazla esmesin hatta hiç esmesin daha iyi olur! Siz o yolcuların halini düşünün. Hemen her hafta sürekli iptaller bıktırdı. Bunun benzer karşılığı da İstanbul’da yaşanıyor. Hele cep telefonunuza 15 gün önce olduğu gibi mesaj gelmediyse, uzak yoldan gelmişseniz, iptal kararını terminalde öğrendiyseniz… Hadi gel de şimdi deme! Çoluk-çocuk yaşlısı genci o eziyeti yaşamayan bilmez. Parayla eziyet bunun adı… Lütfen buna bir çare…

Yazının devamı...

Elinden kaçırdı

30 Mart 2018

FIBA Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final ilk karşılaşmasına kalmak bile Banvit için başarıydı. Güçlü bir takım olan Fransız ekibinde 20 sayı atan Kikanovic ile 18 sayı atan Robinson’u tutamayınca hiç olmazsa galip gelemiyorsan ve yenileceksen 1-2 farklı neticeyi ben şahsen istemiştim.
Hele Kikanovic hiç faul almadı ve çok rahat oynadı.
Üzerine oynanıp en azından 3 faul alması işimize yarayabilirdi. Bizde ise tersi oldu.
5 faul alıp çıktığı ana kadar hem de bitime 3 dakika kala takım içinde 17 sayı ile en çok basket atan Rautins kenara gelince 8 sayı farkla yenilmemiz kaçınılmaz oldu.

*

Son periyodun bitimine doğru 5 faulü doldurmadan önce basketiyle fark 3 sayıya kadar düşmüştü. (69-72)
Bu basket ile salona heyecan gelmiş, taraftar coşarken takımı da coşturmuştu.

Yazının devamı...

Bandırma’nın Kapalı Çarşısı

23 Mart 2018

1954 yılında yapılan, 3 kapısı olan ve Bandırma’nın tanınmış esnaflarının yer aldığı Kapalı Çarşı’da iç mekânda 23, iki caddeye bakan dış cephede de 14 iş yeri bulunuyordu. Fakat son 10-15 yıl içinde bazı iş yerlerinin ara duvarlarının yıkılmasıyla bu sayı değişmeye başladı o ayrı mesele!.. Üst katı da belediye olarak hizmet verdi. Sonradan yapılan ikinci katta düğün salonu vardı. Geceleyin içinde ve dışında beyaz, sarı ve kırmızı renkli floresan lambalarıyla gece aydınlanan çarşı güzel bir görünüme kavuşuyordu. Gündüz ise çatısı cam kaplamalı olduğu için iç mekân aydınlık ve ferahtı. Bandırma’nın  özellikle tuhafiye esnafının alışveriş merkezi gibiydi. Hatırladığım kadarıyla özellikle tuhafiye, kumaş, ayakkabı, kolonyacı, zücaciye, Singer bayi, kolonyacı, eczane, kahve ocağı, Filiz meşrubat yanında iki de bakkal dükkânı vardı. Gerek Bandırmalılar gerek kent dışından gelenlerin ilk uğrak yerleri Kapalı Çarşı’ydı. Hiç alışveriş edilmese bile mutlaka gezmek için de gelinirdi.
Zamanla kent çarşısının genişlemesi, yakınında ve yakın çevresinde çok sayıda iş yerlerinin açılması Kapalı Çarşı’ya olan ilginin giderek azalmasına neden oldu. Üstüne üstlük 6 yıl önce belediye de bu yerden taşınınca tarihi çarşı giderek tenhalaştı. Buna rağmen çarşı esnafı direnmeye devam etti. Bu arada birçok iş yeri işsizlik nedeniyle el değiştirmeye başladı.
64 yıl kent merkezinde bulunduğu yere nostalji bir hava veren Kapalı Çarşı’ya özellikle iç mekanda bulunan iş yerlerine hareket gelsin, çarşı özelliğini kaybetmesin esnaf iş yapsın amacıyla belediye güzel bir çalışma yaptı. Buraya insanların daha çok gelmeleri için su tahsilat bürosu açıldı. Daha da önemlisi belediyenin boşattığı üst katlarda bazı dernek ve cemiyet ile bir spor merkezi, kafeterya gibi 22 birim yer aldı. En üst kat eskiden olduğu gibi yine düğün salonu, eski meclis odası da toplantı salonu oldu. Buraya kadar her şey çok güzel ama kapalı bölümdeki iş yerlerinin en az 4 kapısı kapatıldı, duvarlar yıkıldı ve ön cephedeki yani caddeye bakan iş yerleriyle birleştirilerek, kapalı bölümle olan irtibat kesildi. Bunun sonucu Kapalı Çarşı’nın özelliği giderek kayboldu. Çarşı, çarşı olmaktan çıkarılıyor, kim kafasına nasıl eserse kapıların yeri ona göre değişiyor, duvarlar ona göre yıkılıyor…
Geçen hafta Kapalı Çarşı’da, Bandırma Ticaret Odası Kadın Girişimciler Kurulu “Bandırma Alışveriş Günleri “ adıyla bir etkinlik düzenledi. Ne vardı bu etkinlikte sayalım: hediyelik eşya, ev dekorasyon, tekstil, takı, kozmetik, el işi örgü, aksesuar, nakış, oya işleri butik ve pasta gibi…Bu maddelerin satışı yapıldı. 3 gün süren etkinlik sırasında Kapalı Çarşı tarihi günlerini yaşadı. Tıpkı çarşının ilk yıllarında olduğu gibi yoğun bir kalabalık çarşıyı eski parlak günlerine döndürdü. Ancak sadece 3 gün…Sonra yine tehna, yine sessiz mi sessiz bir Kapalı Çarşı…
Belediye Başkanı hem esnafımıza, hem sosyal ve kültürel çalışmalara destek olmayı çok önemsediklerini söyledi. Tüm bu güzel gelişmelerin yanında Kapalı Çarşı’nın iç mekânında bulunan 4 iş yerinin kapılarını ve vitrinlerini kapatıp giriş kapısının cadde tarafında açılması çarşıyı hem çirkinleştirdi, hem de iç mekânı adeta körletti. Belediye’nin ”Kiralamış ne yapayım!” demesiyle olmuyor. Kira kontratlarında bir maddede “Kiracının yapacağı tamirat ve tadilatlarda kiralayandan izin alması mecburidir” der. İzin de alınmadığına göre belediyenin bu değişiklere izin vermemesi gerekir ki, çarşının özelliği bozulmasın. Eğer izin verilmişse bile yanlış yapılmış.
Tarihi “Kapalı Çarşı”nın temelli kapanmasını istemiyoruz..

Yazının devamı...

Banvit'in büyük başarısı

20 Mart 2018

Amerika Basketbol Ligi NBA skorlarına benzedi. NBA’da 100’den aşağı skora hemen hemen hiç rastlanmıyor da...
Banvit maşallah daha ilk dakikalardan itibaren öne geçti ama bu önde geçmişliği hemen yanıp sönmedi; oyunun büyük bir bölümünde uzun süre sürdü.
Yani Banvit dedi ki lider TOFAŞ’a, “Biz kolay lokma değiliz!…Daha üç gün önce FİBA Şampiyonlar Ligi’nde Fransız takımını her iki maçta da yenip evine göndermiş çeyrek final vizesini almış bir takımız…”
Ki kolay lokma olmadığını da son periyotta gösterdi zaten.
Kağıt üzerinde TOFAŞ bana göre Banvit’e göre bir gömlek daha üstün.
21 maçtır liderliği sürdürüyor kolay mı? Başlarında daha önce Banvit baş antrenörü olan, Banvit’in başarılarında büyük emeği geçen Orhun Ene. Oyuncularından da Mejia ve Barış Ermiş var. Diğer oyuncuları da çok iyi.
Mesela devrenin bitimine 5 dakika kala 28-39 skorla 11 sayı önde giden Banvit’e mola sonrası TOFAŞ öyle bir alan savunması yaptı ki Bandırma ekibini potaya sokmayıp üçlük atmaya zorladı. Tam 3 dakika Banvit skor üretemeyince adeta dağıldı, 16 sayı fark bir anda kapandı ve devreyi 1 sayı farkla 42-43 önde zor kapadı. Bunlar hep iyi oyuncuların eseriydi.

*

Yazının devamı...

Kore’de kahraman bir Türk subayı

17 Mart 2018

Bu olay bana 22-23 Nisan 1951 tarihinde Kore savaşında şehit düşen Bandırmalı kahraman askerimiz 3 nolu ileri gözetleyici topçu üsteğmen Mehmet Günenç’i hatırlattı.
Adı Bandırma’da bir liseye verilen Şehit Mehmet Günenç de tıpkı Afrin’de şehit düşen Konyalı Uzman Çavuş Abdullah Taha Koç gibi kendisinin de içinde bulunduğu yerin koordinatlarını vermiş Kore’de 402 rakımlı tepede diğer kahramanlarla birlikte şehit düşmüştü. Bir Türk subayının son sözleri o günün birçok gazetesinde yer almış. Ünlü gazeteci harp muhabiri Hikmet Feridun Es gazetesinde “Son Muharebelerde Kahramanlık Sahneleri” başlığı altında 5 sütün üzerinden o kritik anı şöyle haber veriyor: “Düşman topçu gözetleme subayının yerine, yani Mehmet Günenç’in bulunduğu mevkie kadar sokulmuş. Mehmet kalabalık bir düşman yığını arasındadır. Hemen telsizden seslenir: ‘Size son koordinatı veriyorum. Toplu ateş ediniz. Düşman kalabalık halde bu koordinatta bulunmaktadır’ Mehmet Günenç’in koordinatlarını vererek üzerine toplu ateş istediği yer tam kendi bulunduğu yerdi.”
Bir başka ünlü harp muhabiri Faruk Fenik de telsizle geçtiği haber gazetesinde 3 sütün üzerinde “Kore’de Komünistlerin Taarruzları Yavaşladı “ başlığıyla, hemen alt başlıkta da “Bir Türk subayının topçuya son sözleri: “Düşmanla boğaz boğaza geldik. İçimize ateş edin, ziyanı yok ölelim, bizi onlara teslim etmeyin vatan sağolsun” şeklinde yer almış.
Kore araştırmacısı Emekli Kurmay Albay Ali Denizli de yaklaşık 323 sayfalık “Topçu Üsteğmen Mehmet Günenç” adlı kitabında Kore Savaşı ve Şehit Mehmet Günenç ile ilgili çok geniş açıklamalarda bulunmuş. Kitapta Mehmet Günenç’in nasıl şehit düştüğü tafsilatlı bir biçimde anlatılıyor.
Bandırmalı Kahraman Şehit Mehmet Günenç’i unutmayan Güney Kore Devleti büyük bir vefa örneği göstermiş. “Güney Kore Vatanseverler ve Gaziler Bakanlığı” 2014 yılında yeğeni Ahmet Faruk Kayapalı ve eşi Sulhiye’yi, Güney Kore’ye davet etmiş. Başkent Seul’de düzenlenen törende Güney Kore Cumhurbaşkanı’nın imzasını taşıyan bir kahramanlık beratı ve “Devlet Şeref Öğünç Nişanı” verilmiş. Mutlu bir şekilde ülkesine dönen yeğen Ahmet Faruk Kayapalı “Devlet Şeref Öğünç Nişanı”nı Polatlı Topçu Okulu Müzesi’ne bağışlamış. Güney Kore Devleti de büyük vefa örneği göstermiş. Biz de unutmadık şehidimizi… Askeri makamlar tarafından 27 Mayıs 2015 tarihinde İstanbul Harbiye Orduevi’ndeki, “Türkiye Şehitlerini Anıyor” töreninde şehidimizin yakını Ahmet Faruk Kayapalı’ya onur belgesi verilmiş. Şehidimizi ve dolayısıyla yakınlarını hatırlamak güzel bir vefa örneği. Adını bir liseye verdik ama yeterli mi? Acaba o lisede yani Şehit Mehmet Günenç Lisesi’nde okuyan öğrenciler Mehmet Günenç’in kim olduğunu, nerede ve nasıl şehit düştüğünden haberi var mı? 3 yıldan beri anma töreni yapılmıyormuş. Zor mu? Şehitlerimiz kendileri için değil bizler için şehit oluyorlar bizler bir anma törenini çok görmeyelim… Kahramanlar unutulmamalı…

Yazının devamı...
Erdem ÖZCAN Kimdir?

.