"Erdem Özcan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdem Özcan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdem Özcan

Azmin Zaferi

19 Ağustos 2018

Ziraat Bahçesi Bandırmalıların tatil günlerinde çoluk çocuk gidip piknik yaptıkları koşup oynadıkları bir yerdi. Çay bahçesi bile yoktu. Yıl 1979... Belediye Başkanı Niyazi Gürer bahçeyi hareketlendirmek ve yeşil alan içinde rahat çay içilecek bir yer kazandırmak için bir çay bahçesi kurdu. İçinde havuzu, ördekleriyle nezih bir çay bahçesi olmuştu. 3 yıl kadar çay bahçesini işleten müteşebbis Recep Durmaz, çay bahçesi yakınına bir restoran yapmak istediği zaman yakın çevresi olsun, tanıdık tanımadık olsun; restoran işletmenin zor olduğunu, şehire uzak olduğunu ve bu işten anlamadığı için başarısız olacağını iddia ederek kararından vazgeçirmek istediler.

***

Durmaz kararlıydı. Bandırma’da şehir içinde, sessiz ve sakin bir yer olan Ziraat Bahçesi gibi çam ağaçları içinde yaz aylarında açık alanda yemek yenilecek bir yer yoktu. Gözünü karartan müteşebbis Durmaz, soyadı gibi gerçekten durmadı. Kısa zamanda çam ağaçları arasında kapalı ve açık alanı olan bir restoran kurdu. Merdivenleri yavaş yavaş çıkan Recep Durmaz’ın restoran işi tutmuştu. Bandırmalılar için değişik bir yer olan işletme kente uzak olmasına rağmen araçlarıyla gelenler olsun, toplu yemek verecek olan kuruluşların olsun tercih ettikleri bir işyeri olmuştu. Ve tam 35 yıl sürdü bu restoran işletmesi... Sonra köye dönme zamanı geldi. 35 yılın yorgunluğunu köyünde doğada çalışarak çıkarmak için köyüne geri döndü.

***

Tabi burada yan gelip yatacak değildi. Hem çalışacak, hem üretecek ve kazanacaktı. Çok hırslı biriyim, girdiğim işi başarırım diyordu. Doğduğu köy, Yeni Ziraatli köyünde az sayıda meyve ağaçlarının bulunduğu bahçesinde üzüm bağı kurmak istedi. 40 yıl öncesine kadar Bandırma’ya 10 kilometre mesafedeki Edincik beldesi üzüm bağlarıyla ünlüydü. Ancak ardı ardına açılan tavukhaneler Edincik’te bağcılığın sonunu getirmişti. Bandırma ve çevresinde önemli bir üzüm bağı da yoktu. Onun için üzüm bağı kurmak diğer ürünlere göre avantajlı olabilirdi. İşe önce 7 dönüm bir bağ oluşturarak başladı.
Burada önce amatörce ama sonra 5 yıl içinde çok şey öğrenerek profesyonelce sürdürdü işini. Dile kolay hiç anlamadığı bir işe girmişti ve 3 dönüm 5 dönüm derken tam 40 dönümde, 5 bin omca (bağ kütüğü asma) bağda 5 cins üzüm yetiştirmeyi başardı. Azmin zaferiydi bu başarı... Yıllık üretimini de yaklaşık 100 tona çıkaran “üzüm ağası” Recep Durmaz’ın üzümleri meyvecilerde “Recebin üzümleri” diye satılıyor. Sahibine, köyüne, çalışanlarına ve piyasaya hatırı sayılır bir ekonomik katkı sağlandığını da unutmamak lazım.

Yazının devamı...

Hoyratça yapılan kazılar!

3 Ağustos 2018

Belediye Başkanı Dursun Mirza’nın kazılarla başı dertte. Çoğu vatandaş kazılan yerlerin kapatılmasını çukuru açan firmanın değil, Bandırma Belediyesi’nin yapacağını sanarak; “nerde belediye!” diye sesleniyor, hem de yüksek sesle sesleniyor, Başkan Mirza da ne yapacağını şaşırıyor. Sık sık yaptığı açıklamalarda, belediyeye haber verilmeden “hoyratça” yapılan kazıları mesela son olarak Sunullah Mahallesi ve 600 Evler Mahallesi’nde yapılan kazıları TELEKOM’un yaptığını ama kapatmadığını vatandaşa şikâyet ediyor.
Aslında belediyenin haberi var ve alınan izinle yapılıyor bu işler ama izin alınan makam Bandırma Belediyesi değil Balıkesir Büyükşehir Belediyesi. Ancak açılan çukurları kapatmak da Bandırma Belediyesi’ne düşüyor. Bu şekilde “hoyratça” kazılarak açılan yerleri vatandaş mağdur olmasın diye Bandırma Belediyesi’nin Fen ekiplerince tamir edildiğini söyleyen Başkan Mirza aynı sokakların 2, hatta 3 kez açıldığını belirterek bir yerde “ yeter yahu!” demek mecburiyetinde kalıyor.
E, hakikaten yeter yahu!... Büyükşehir Belediyesi Bandırma’ya hizmet edecekse böyle hizmet olmaz... Açılması için izin veren Büyükşehir Belediyesi bu izni kapatması şartıyla ve Bandırma Belediyesi’nin de bilgisi dahilinde vermesi gerek mez mi?
Bir başka kazı da BASKİ’yi ilgilendiriyor. Tekel Sokak 2 ay önce BASKİ tarafından 2 yerde açıldı. Hala kapatılacak... Bandırma Fen Dairesi kazılan sokakları yenilemeye yetişemiyor. Hatta öyle “hoyratça “ açılıyor ki ayni yerler 2. kez de açılabiliyor. Bandırma’yı kazan kazana... Hangi sokağa hangi caddeye girseniz mutlaka kazılan ama geçen zamana rağmen hala kapatılmayan çukurları görürsünüz.. Bazı öyle yerler var ki, yine Telekom kazdığı Hal Caddesi’ndeki kaldırımın kapatılmadığını gören esnaf iş yeri önündeki açılan yeri kendi kapatmak mecburiyetinde kalıyor.
Tabi bir yerde Büyükşehir Yasası nedeniyle Bandırma Belediyesi’nin eli-kolu bazen işte böyle bağlı kalıyor. Büyükşehir Belediyesi yetkisinde olsun olmasın kazı yapacak firma Bandırma Belediyesi’nden izin almadan rahatça istediği gibi kazıyor ve arkasına bakmadan çekip gidiyor.

Yazının devamı...

Engelliye mühür

27 Temmuz 2018

Sıcağa rağmen Bandırma ile birlikte Erdek gündemini de takip ettim. Bandırma’da engelli Çadır Kafe’nin mühürlenmesi, Erdek’te de çok başarılı geçen şenliklerin yanında kitlenen araç trafiği ve giderek sorun olmaya başlayan park yeri konusu önemliydi.
“Engelliye mühür” konusuna geçmeden önce 4 gün önce geldiğim Ayvalık’ta otopark konusu nasıldı bir bakalım...
Erdek gibi adeta insan ve araç kaynayan Ayvalık, Sarımsaklı ve Cunda Ada’sında park edilecek küçük alanların yanında çok geniş alanlar nedeniyle hangi saatte giderseniz gidin park edecek yer bulunuyor. Hele Cunda; küçücük Cunda’da park sorunu diye bir şey yok. Eskiler bugünleri görmüşler, bugünküler rahat ediyor. Darısı Erdek’e...

ENGELLİYE MÜHÜR

Geçen haftanın önemli haberi sahilde bulunan Engelli ve Engelli Aileler Derneği’nin işlettiği Çadır Cafe’nin mühürlenmesiydi. Haberin çok yönlü tarafları var. Önce dernek başkanı Hüseyin Uçar’ın iddiasına göre; kendi dernekleri ruhsatsız gerekçesiyle kapatılıyordu ama ayni sahilde çoğu işletmenin de ruhsatı yokmuş, hem de Büyükşehir Belediyesi’ne kiraları ödemiyorlarmış. Bu iddialar ciddi... Gerçekten doğruysa diğer işletmelere de ayni işlemlerin yapılması gerekmez mi? Dahası var... Çadır Kafe, Büyükşehir Belediyesi’ne, Vergi Dairesine ve SGK’na hiç borçları yokmuş. Bana göre haber içindeki önemli haber neydi? Bir tanesi işte bu anlattığım “benim ruhsatım yoksa onların da yok...”

ACELE ENGELLİ EVİ

Kaymakam Günhan Yazar’ın belirttiğine göre Bandırma’da faal 6 tane engelli derneği var. Kaymakam Bey’in diğer bir açıklamasından öğrendiğimize göre de kapatılan Çadır Kafe’nin incelenen kayıtlarında ciddi hiçbir gelir temin edilmediği görülmüş. Aynı iddia AK Parti İlçe Başkanı Alp Bostancı da dile getirdi. Hâlbuki Çadır Kafe’nin çok yoğun bir müşteri potansiyeli olduğu söyleniyordu. Bana göre yapılacak ilk iş, mademki sadece tek dernek engellilerin değil tüm 6 dernek engellilerin vakit geçirebilecekleri kaliteli bir ortama ihtiyaç var; Kaymakam Bey’de bunu söylüyor, vakit kaybetmeden çok çabuk böyle bir tesisi hayata geçirilmesinde büyük fayda olacağına inanıyorum. Nasıl sağlamların, “Şehir Kulübü,” askerin “Ordu Evi”, öğretmenlerin “Öğretmen Evi” varsa müsaade edin de engellilerin de bir “EVİ” olsun. Engelli çocuklar var, yaşlılar var... Onun için lütfen biraz acele edelim..

Yazının devamı...

Bandırma-İzmir Demiryolu’na dikkat!

13 Temmuz 2018

Çorlu’da meydana gelen kaza bana; Bandırma-İzmir arasındaki demiryolunda 3 yıldan beri yapılan yenileme çalışmalarını akla getirdi. Çünkü 115 yıllık Bandırma-İzmir demiryolu hattında da tıpkı kazanın meydana geldiği yüz yıllık İstanbul-Edirne demiryolu hattı gibi yenileme çalışmaları yapılıyor. Ne gariptir ki yüz yıllık demiryollarında belki ne yağmurlar yağdı ne seller aktı, ne karlar yağdı ama böyle üzücü bir facia yaşanmadı. Tüm hayatını kaybedenlere Allah rahmet eylesin. Yaralılara da acil şifalar diliyorum. Benim gibi çok kişi de, demiryolunu en emniyetli yol bilir... Demek ki yenilenmeden önce çok iyi denetimler yapılıyormuş. Müteahhitler işlerinin çabuk bitmesi için bazı konularda boş verebilirler; geçecek başka bir geçit bırakmadan bir hemzemin geçidi kapatarak bir ulaşım yolunu saatlerce kapatabilirler!... Nitekim aynen öyle oldu 10 gün önceydi...

BANDIRMA’DA NE OLDU

İzmir- Bandırma arası demiryolu hattı da tıpkı Edirne-Sirkeci hattında olduğu gibi yenilendi. Bu yenileme sırasında bir haber için kırsal Kuşcenneti Mahallesi’ne gittiğim sırada hemzemin geçidin müteahhit tarafından kapatıldığını gördüm. Başka alternatif yol da yapılmayınca ne köyden dışarıya, ne de köye gitmek mümkün olmadı. Bu tam bir sorumsuzluk ve laubalilik örneğiydi.
Mahallenin dışarısıyla irtibatının kesilmesi öyle 5-10 veya en çok 30 dakika değil saatler sürdü. Bu iş için kaymakamlığın veya jandarmanın bilgisi ve izni var mıydı? Sanmıyorum... Çünkü başka bir alternatif geçit yapılmadan hemzemin geçidi ulaşıma kapatmak mümkün değildi. Ben mecburen işimi göremeden geri döndüm. Çalışanların bir bölümü bir kamyonun gölgesinde çaylarını yudumlarken o sırada bebeğiyle gelen bir aile sıcak güneş altında 2 kilometre ötedeki köye gitmek için yaya yola koyuldu. Milli Parka gelenler geri döndüler eziyetten kurtuldular ama köy sakinleri sıcak altında saatlerce yolun açılmasını beklediler. En yakın Bandırma 17 kilometre; o sırada mahallede bir yangın veya acil bir hastalık veya hayati bir başla konu olsa itfaiye veya ambulanslar nereden geçecekler, diye sorduğum ekibin kâhyası bana 1 kilometre ötede bir yol gösterdi ancak oraya da gittik orası da kapalıydı. Sanki köyde “karantina” vardı!

AMAN DİKKAT!

İşte demiryolu müteahhidinin yaptığı işler demek ki hep böyle oluyormuş. Onun için İzmir-Balıkesir-Bandırma demiryolu hattı da 110 yıllık bir hat. Fransızlar yapmış. Bu hat da yenilendi. Yenilendi ama acaba eskisi gibi sağlam yapıldı mı? Bu hat üzerinde de köprü ve menfezler var. Bugüne kadar en küçük bir kazaya rastlamadık. Sadece 2 yıl önce Aksakal yakınlarında hat yenilenmesi sırasında müteahhidin vinci devrilmişti ve tren içindeki yolcularla saatlerce yolun açılmasını beklemişlerdi. Yani demem o ki, müteahhit tarafından yenilenen Bandırma- Balıkesir-İzmir tren yolu menfez ve köprü gibi kritik noktalar çok iyi kontrol edilmesi gerekiyor. Bu yetmez, yol güzergâhı eskiden olduğu gibi yol bekçilerince kontrol edilmeli. Bugün sağlam görülen bir su geçidi yoğun yağışlardan sonra bir bakmışsınız dolgu maddesini almış götürmüş...

Yazının devamı...

Yüzme havuzu

6 Temmuz 2018

Şişme havuz denize hemen 100 metre mesafede. Tesadüf bu ya havuzun bulunduğu yer daha önce denizdi. Yani bir yerde daha önce çocukların yüzme öğrendikleri Demirlitaş denizi karada kaldı!.. Deniz doldurulduktan sonra gezinti yolu, yolun yanına da küçük bir anfi tiyatro yapıldı. Amfitiyatro şimdi başka işe de yarıyor. Burada şimdi çocukların yüzme öğrenmeler için belediye tarafından portatif bir şişme havuz yapıldı. İster istemez yıllar öncesine gidiyorum; denizin tertemiz olduğu yıllarda Bandırmalı çocuklar sahilin her yerinde denize giriyordu. Önce yüzme öğrendikleri yerler de buralarıydı.
Demirlitaş bunlardan biriydi. Diğerleri ise liman arkası, martı kayaları, Livatya, sıcak su ve aşağı istasyon ve ünlü “Göbek taşı...” 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı yağlı direğin de olduğu çeşitli etkinliklerle çay bahçelerinin önünde kutlanıyordu. Şimdi bugünkü çay bahçelerinin önünde deniz yüzeyini kaplayan plastik atıklar yanında ne ararsan var!..

BANDIRMA’NIN PLAJI

Bandırma’nın plajı vardı... Tertemiz kumuyla ve deniziyle Livatya Plajı da diğerleri gibi denizin kirlenmesi sahilin de atıklarla dolması sebebiyle kapatıldı. Diğer birçok yer gibi daha önce çocukların hem yüzmeyi öğrendikleri daha sonra da yüzmek için geldikleri her yer şimdi artık “DENİZE GİRİLMESİ YASAK” yerler olarak ilan edildi. Evet doğru okudunuz, deniz memleketi Bandırma’da tüm sahilde DENİZE GİRİLMESİ YASAK... Bandırma sahilleri plastik şişeler, odun parçaları, naylon poşetler, yağ atıkları gibi denize atılıp ta yüzen, gezen bütün atıklar sahillerimizi kaplarken bunun neresinde yüzme öğrenecek veya denize gireceksin.

YÜZME KURSU

Yüzme öğrenmek isteyenler için şimdi bu sezon Bandırma Belediyesi 700 çocuğa yüzme kursu verecek; ama denizde değil tabi şişme havuzda. Yoksa denize girmek için ya Erdek’e ya da Kapıdağ’ın Tatlısu köyü sahillerine gidilmesi gerekiyor ama daha önce yüzmeyi öğrenmeleri şart... Bunun için kurs ilk 2015 yılında açılmış ve ücretsiz olan bu kurslarda 2 bin 400 çocuk yüzme öğrenmiş. Çok iyi bir hizmet. Yüzme öğrenmek isteyenler bundan böyle denizi olan Bandırma’da denizde değil de havuzda öğrenmeleri biraz ters de gelse yapacak bir şey yok. Denizdeki atıklar gökten yağmadı; hepsi insan eseri!..

Yazının devamı...

Başkan Bandırma’da

29 Haziran 2018

Ardından seçim sonrası gazeteci Tufan Dalgıç’a yaptığı değerlendirmelerde konuşan Ak Parti Bandırma İlçe Başkanı Alp Bostancı önümüzdeki yıl yapılacak yerel seçimlerde Bandırma Belediyesi’ni de kazanacaklarını söyledi. Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza herhalde mesajı almıştır... Bu demektir ki, Mirza’nın işi bundan sonra daha zor olacaktır.
Biz gelelim asıl meseleye. Bilindiği gibi Büyükşehir Belediye Yasası’ndan sonra Bandırma 2 Başkan tarafından idare edilmeye başlandı. Bir Başkan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu; makamı Balıkesir’de, diğer Başkan Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza onun makamı da Bandırma’da. Şimdi Kafaoğlu yeni bir proje açıkladı. Dediği gibi “Haftada bir gün Bandırma’da olacağım” sözü tahakkuk ederse iki Başkan komşu oluyor demektir... Kafaoğlu makamı belediyenin hemen karşısında elini uzatsan değecek kadar yakın Beyaz Masa’nın olduğu mekân olacak. Yani Beyaz Masa, “Büyükşehir Belediye Makamı” olacak. Ve Başkan Kafaoğlu o kadar iddialı ki, Bandırma Belediyesi’ni alıncaya kadar her hafta Bandırma’daki makamında olacağını söylüyor.

BAŞKANIN KOZLARI

Çekmecesinde duran köprülü kavşak projesi, Tema Park, “Güç Laboratuvarı” gibi bunun yanında önemli bir devlet yatırımı olacak Bor Karbür tesisleri anlaşılan şimdi masa üstüne çıkarıldı. Çekmecede başka sürpriz projeler de olabilir. Bandırma için herhalde çok önemli yatırımlar olarak elinde mahalli seçimler için koz olarak kullanacak. Tabii bu arada kazanan Bandırma olacak... Rekabet her zaman iyidir... Birisi bir şey yapar öbürü ‘daha iyisini yaparım’ dediği zaman kazanan elbet birileri olacaktır. Yani demek ki, bundan sonra Bandırma, haftada bir gün de olsa iki Başkan tarafından Bandırma’dan yönetilecek demektir. Böyle bir durum bir başka Büyükşehir Belediyesi ilçesinde var mıdır bilmiyorum. Herhalde çok ilginç bir durum. Ama şu da bir gerçek ki, Büyükşehir Belediye Yasası’na göre Başkan Zekai Kafaoğlu Bandırma’nın diğer “patronu” olarak önemli bir söz sahibi. Nasıl söz sahibi oluyor görelim: Yasa gereği Bandırma “parsel parsel” bölünmesiyle BASKİ’den tutun da 6 ana cadde, Cumhuriyet Meydanı yarısı ile sahil bandı, Su Ürünleri Toptancı Balık Hali, itfaiye gibi birimler Büyükşehir Belediyesi yetki alanı içine alındı. Bandırma’ya ne kalmıştı?. Mezarlıklar Müdürlüğü... Hal böyle olunca sık sık yetki karmaşası yaşanmaya başlandı. Açılan çukurların bile kimin açıp kimin kapatacağı sorun olmuştu. Küçük ama önemli bir örnek; kent merkezinde Tekel Sokak’ta BASKİ 2 yerde açma yaptı 1 ay geçti kim kapatacak belli değil. Yönetim “iki başlı“ olunca hizmetler de işte böyle yarım kalabiliyor
Şimdi çok merak edilen konu; Başkan Kafaoğlu haftada bir gün Bandırma’daki makamında nasıl bir çalışma yapacak? Hele bir başlasın sonra bakarız.

Yazının devamı...

Simitçi sait!

22 Haziran 2018

Geçimini simit ve tatlı satarak sağlıyordu. Hemen yakınlarda Orhaniye Köyü’nden. Tam da arefe günüydü... Ölümlü bir trafik kazası haberi için gittiğim Korozman mevkiinde ışıklı kavşakta kimyevi madde taşıyan bir tankerin arka tarafında yerde bir motosiklet ve çoğumuzun tanıdığı simitçi Sait Karatay’ın cansız bedeni de üstü örtülü öylece yerde yatıyordu. Kaskı tankerin altında kalmıştı.

***

Kazanın meydana geldiği yer tam bir hilkat garibesi; bol kavşaklı, bol trafik lambalarının bulunduğu ve kazaların sık sık meydana geldiği önemli bir çevre yolu... Bunun bir benzeri de hava üssü önleri. Her iki bölgede sık sık yaralamalı ve ölümlü kazalar meydana geliyor, bazıları sürücülerin dikkatsizliği bazıları da kavşakların bir birbirleriyle kesişmesi. 55 yıldır otomobil kullanıyorum böyle saçma ve tehlikeli bir kavşak görmedim. Daha önce Liman AVM’nin yerinde oto terminal varken bu kadar karmakarışık bir kavşak bölgesi yoktu. Ne zaman ki oto terminali 5 kilometre uzağa attılar, yerine Liman AVM yapıldı; bütün proje buna göre dizayn edilince ortaya işte böyle hilkat garibesi gibi bir kavşak çıktı.

***

Bu yetersiz ve tehlikeli kavşakları kaldırmak için Eski Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Edip Uğur, trafikte büyük rahatlık sağlayacak köprülü kavşak projesi hazırlatmıştı. Adı Bandırma Kavşağı olan çok faydalı olacağına inandığım bu projeyi Başkan Zekai Kafaoğlu çok acele hayata geçirmeli. Hani “Yapacağımız yatırımlarla Bandırma’yı uçuracağız” deniliyor ya işte size çok faydalı bir proje; uçurmak için adeta bir kanat, bir fırsat. Bu bölgede o kadar çok ölümlü ve yaralamalı trafik kazası oluyor ki, inşallah simitçi Sait’in ölümüne yol açan kaza son olur. Maddi hasarları da dikkate alırsak projeye göre alt ve üst geçitler sayesinde şu anda birbirlerini keserek sürücüleri de şaşırtan kavşaklar olmayacak.
Trafik lambaları sadece hava üssü önünde bulunan yaya geçidi için olacak. Alt ve üst geçitler bat-çık şeklinde olmayacağı için yağışlarda sorun yaşanmayacak, su içinde yüzen araçları da görmeyeceğiz. Seçimden sonra Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin Bandırma için ilk icraatı bu önemli projeyi hayata geçirmek olmalı. Başkan Kafaoğlu önceki gün geldiği Bandırma’da konuyla ilgili söz verdi.
Bekleyip göreceğiz...

Yazının devamı...

Nüfus müdürlüğü nerede?

8 Haziran 2018

Bandırma Nüfus Müdürlüğü’nün yeni yeri 600 Evler Mahallesi’nde Pirenlik Sokak’ta…Daha önce bulunduğu Paşakonak Mahallesi’ne “uzak” diyenler, “uzak”ın nasıl olduğunu şimdi daha iyi görmüş oldu. Eski yeri kent merkezine yaklaşık 1 kilometre uzaktaydı; ama önünden sürekli dolmuşlar ve halk otobüsü servisleri olduğu için ulaşımda biraz olsun kolaylık sağlanıyordu.

*

Bugünkü 600 Evler Mahallesi’ndeki yer ise yaklaşık 4 kilometreye yakın… Gitmek için “Adliye Durağı”nda inip biraz yürümek gerekecek. Aracı olanlar için bile “angarya” diyebiliriz.
Peki; Bandırma Nüfus Müdürlüğü yer seçimi bugüne nasıl gelindi? Bilindiği gibi Nüfus Müdürlüğü ilk yeri Hükümet Konağı içindeydi. Daha sonra tadilat nedeniyle kolay bir yer olan Liman Başkanlığı’na taşındı. Tadilat bitti ama Müdürlük bir daha Hükümet Konağı’na alınmadı. Sözde geçici taşınmıştı oraya! Burada da fazla kalamadı sanki “kovalandı” gibi.

*

Liman Başkanlığı’da kapıyı gösterince Belediye’nin terk ettiği Kapalı Çarşı üst katına taşındı. Bir süre sonra belediye de kira istediği için mecburen buradan da terk edilerek boşaltılan Dr. M. Güven Karahan Devlet Hastanesi’ne taşınıldı. Tüm bu yerler vatandaşın ulaşımı açısından olumluydu. Ama burası da yıkılacağı için eski Kaymakam Ali Mantı zamanında kent merkezine uzak bir yer olan Paşakonak Mahallesi’ne taşındı. Hem de kira ödeyerek. Ondan önceki yerlerin hepsi bedavaydı. Bugünkü yeri de kendi yeri olduğu için kira verilmiyor ve 450 metrekare büyüklüğünde çoğalan işlem hacmine göre uygun bir yapı. Fakat konumu itibariyle kent merkezine neredeyse 4 kilometre uzakta 600 Evler Mahallesi’nde. Aracı olanların değil ama olmayanlar için ulaşımı zor bir yerde… Daha önce sadece nüfus cüzdanı işlemleri yapılırken şimdi ehliyet ve pasaport işlemleri de yapılacağı için demek ki, Nüfus Müdürlüğü’ne daha çok vatandaş gidecek demektir. Hatta ikametgâh ilmühaberi de bedava alınıyordu. Şimdi muhtarlara gün doğdu. Onun için daha çok vatandaşın gideceği bir yer olan Nüfus Müdürlüğü ulaşımı hem zor hem uzak bir noktaya taşınmasının sebebi neydi?

Yazının devamı...
Erdem ÖZCAN Kimdir?

.