"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

Abdulkadir Selvi

Sincar’a yönelik planlarımız var

25 Nisan 2017

Suriye’de DAEŞ hedeflerine yönelik Fırat Kalkanı harekâtı başarıyla tamamlandı. Bir süredir Sincar’daki PKK hedeflerine yönelik bir harekât planından söz ediliyor. Sincar operasyonunu Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Abidin Ünal’la konuştum.

Hava Kuvvetleri Komutanı çok net konuştu. “Sincar’ın ikinci Kandil olmasına izin vermeyeceğiz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gazi ve şehit yakınlarının atamalarının yapıldığı törendeki konuşmasında, “Sincar yeni Kandil olma yolunda. Onun için biz Sincar’a müsaade edemeyiz. Çünkü orada PKK var” demişti.

Peki Fırat Kalkanı operasyonunda olduğu gibi, Sincar’a yönelik harekâta bir isim verilmiş mi? Hava Kuvvetleri Komutanı,  “Bir isim vermedik” dedikten sonra ekledi, “Bir operasyon yapınca hemen devamı için başka isimler kamuoyuna yansıyor. Bir isim vermedik ama Sincar’a yönelik planlarımız var”. Abidin Paşa elbette ki, Sincar’a yönelik askeri planların ayrıntılarını konuşmadı ama “Bizim planlarımız her zaman vardır. Bu coğrafya da hem askeri hem siyasi olarak planlarımız olmazsa olmaz. Bu planlar hemen de gerekli olabilir, sonra da gerekli olabilir. Ya askeri olarak çözeceğiz ya da siyasi olarak. Siyasi olarak da mümkün” dedi.

Edindiğim izlenim, Sincar operasyonunun geleceğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ABD Başkanı Trump’la 16-17 Mayıs tarihlerinde yapacağı görüşme belirleyecek. Ama tek belirleyici Trump görüşmesi olmayacak. Öncelik Türkiye’nin kendi tehdit değerlendirmesi olacak. Abidin Ünal, “Çünkü Irak ve Suriye’de PKK’yla ilgili gelişmeler bizim için beka sorunu” diye konuştu.

Sincar’ın ayrı bir stratejik önemi var. Abidin Paşa, “Sincar, Irak’la Suriye’yi birbirine bağlayan kilit konumunda” dedi.

YAŞAR GÜLER’LE PKK İLE MÜCADELE

Jandarma Genel Komutanı Org. Yaşar Güler’le PKK’ya yönelik operasyonları konuştum. “PKK’nın beli kırıldı diyebilir miyiz?”sorusuna, “PKK’nın beli kırıldı. PKK içeride bir daha toparlanamaz” karşılığını verdi. Ama bu mücadelenin dış boyutuna dikkat çekti.  “PKK meselesinin sınırımızın dışındaki gelişmelerle bu kadar iç içe geçtiği bir dönem hiç olmadı. O nedenle Suriye ve Irak’taki gelişmeler içerideki mücadeleyi de etkiliyor. Diyarbakır’daki tünel meselesi, bunlar hep örgütün Suriye’den devşirdiği yöntemler.”

PKK’ya yönelik operasyonlar yoğun bir şekilde sürerken,

Yazının devamı...

Cumhurbaşkanı kimi alkışladı, Başbakan dedesiyle ilgili ne anlattı?

24 Nisan 2017

CHP’nin, referandum sonuçlarıyla ilgili olarak Danıştay’a yaptığı başvuruyu konuştuk.

“CHP’nin başvurusundan bir şey çıkmaz. Çünkü Danıştay’ın daha önceki kararları var” dedi.

Adalet Bakanı’yla aynı zamanda işin siyasi boyutunu da konuştuk.

Bekir Bozdağ, “CHP, yüzde 49’u muhafaza edemeyecek. Yüzde 49’la sağlanan uzlaşmayı geliştirip 50 yapmanın yollarını aramak yerine, yüzde 49’u dağıtıyor. CHP’nin, sokağın peşine takılması karşısında o yüzde 49’un içinde olan AK Partili, MHP’li seçmen bir daha CHP ile yan yana gelir mi?” dedi.

MİLLETVEKİLLERİ SIRAYA GİRDİ

Adalet Bakanı ile konuşurken Cumhurbaşkanı Erdoğan Meclis’e giriş yaptı. Milletvekilleri Erdoğan’ı karşılamak üzere sıraya girmişti. Erdoğan, şeref kapısı ile loca arasındaki yeri 26 dakikada geçebildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis’i milletvekilleri de Erdoğan’ı özlemiş. Böyle olunca AK Parti Genel Başkanı olup gruba hitap etmesi çok uzun sürmez. 23 Nisan’ın çocuk cumhurbaşkanına, “AK Parti’ye genel başkan olacak mısınız?” diye soruldu. Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan cevap verdi, “Niye olmasın? Madem ki veriyor bu hakkı, bu yetkiyi, niye olmasın” dedi.

Kalabalığa girmemek için şeref locasının olduğu bölüme geçtim. Cumhurbaşkanı’nı beklerken Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar ve kuvvet komutanları geldi. Önce Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları ile tokalaştık, ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştük.

23 Nisan olmasına rağmen dışarıda kar yağıyordu. Ankara’da karlı ve soğuk bir hava Meclis’te ise sıcak bir tartışma vardı. İlk konuşmayı Başbakan yaptı.

Yazının devamı...

YSK tartışılıyor... Referandum sonuçları sarsıyor

20 Nisan 2017

YSK kararında ısrar etti, iptal kararı vermedi. Ama bu karar tartışmayı bitirmedi.

Çünkü YSK, referandum sürecini iyi yönetemedi.

YSK’nın kararı beklenirken, CHP Sözcüsü Selin Sayek Böke, “Meclis’ten çekilmeyi de konuşabiliriz” dedi. Böke’nin açıklamasının mürekkebi kurumadan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök sorumlu bir açıklama yaptı; “Sine-i millet kararı yok” dedi.

Gerçi Kılıçdaroğlu da “Bu seçimi tanımıyoruz” demişti. CHP’nin bu seçim sonucunu tanımamaya değil, tam aksine “Yüzde 49’u çerçeveletip genel merkeze asmaya” ihtiyacı var. Yüzde 49 demek, bir adım ötesinde yüzde 50-51 demektir. CHP şimdiye kadar tarihinde yüzde 49’u bulmadı. Kılıçdaroğlu 49’a liderlik yaptıktan sonra, “Referandum sonuçlarını tanımıyoruz” diyor. Tam aksine yüzde 49’a teşekkür ediyoruz, milletimiz bize büyük bir sorumluluk yükledi. Bu sonuçlar bir sonraki seçimde iktidarın işaretini taşıyor demesi gerekiyordu.

Yazının devamı...

AK Parti'de yeni dil, yeni politikalar olacak mı?

19 Nisan 2017

Evet oylarının oranı yüzde 50.16, hayır oylarının oranı ise 49.84’tü. Aradaki fark 75 bin 66 oydu.

Demirel yasakların kalkması için evet kampanyası yürütmüş, Başbakan Turgut Özal, hayırı savunmuş, ikisi arasında kıran kırana bir mücadele yaşanmıştı.

Referandumda yasaklar kıl payı kalkmıştı. Mehmet Keçeciler, ANAP’ta teşkilat başkanıydı. Gece 1.5-2 civarında Özal’ı aradı. “Teşkilattan neticeleri alıyorum. Bazı yerlerde hayırları evet yazmışlar, evetleri hayır yazmışlar. Toplama hataları yapılmış. Bunları topladım. Evetler 75 bin oyla önde görünüyor. Ama bizim tespitlerimize göre ise 75 bin fark eriyor, tam aksine hayırlar 40-50 bin öne geçiyor” dedi. Özal ilgiyle dinliyor, Keçeciler heyecanla anlatıyordu.

“Efendim, ben dosyamı hazırlayıp, yarın doğrudan YSK’ya gidip itiraz edeceğim” dedi. Özal o zaman biraz telaşlandı. “Aman hemen gitme. Yarın yanıma gel, konuşalım öyle git” dedi. Keçeciler dosyasını hazırladı, sabah Özal’ın yanına gitti. “Dosya tamam, YSK’ya itiraz edeceğim” dedi. Turgut Özal, “Mehmet, az bir evet çıkmasından memleketin menfaati var. Hayırları taşıyamayız. Yurtdışında aleyhimize olur. İtiraz etme” dedi.

Yazının devamı...

AK Parti’de ne konuşuluyor?

18 Nisan 2017

Başbakan Binali Yıldırım, balkon konuşmasını yapmak üzere Genel Merkez’e geldiğinde bu havayı çok daha net bir şekilde görüyor. O nedenle gece yarısı genişletilmiş bir MYK toplantısı yapılıyor. Referandum sonuçları sıcağı sıcağına orada değerlendiriliyor. Toplantıya Başbakan Binali Yıldırım’ın, “Arkadaşlar burukluğa, moral bozukluğuna gerek yok” sözleri damgasını vuruyor.

Başbakan, hem moral veriyor hem de referandum sonuçlarına ilişkin değerlendirmeler yapıyor.

“Bu bir seçim değil, referandum. Referandumda 1 oy bile fazla olsa kazanılmıştır. Yüzde 50 artı 1 oy hayır çıksaydı, onlar kazanmış olacaktı. Hayır yüzde 50 artı 1 alsa zafer kutlamaları yapardı şimdi. Biz yüzde 51’in üzerinde oy alarak kazandık, biz niye moral bozukluğu yaşayalım? Bütün dünya bizimle uğraştı. O nedenle alınan bu sonuç bir başarıdır. İç tartışmalara fazla odaklanmayalım.”

Binali Yıldırım, “Arkadaşlar, karamsarlığa gerek yok. Neden? Çünkü biz kazandık” diye sözlerini bitiriyor. Başbakan’ın konuşması etkili oluyor.

Ama referandumun kazanılması, bazı aksaklıkların, yanlışların masaya yatırılmasına engel olmuyor.

ÖZELEŞTİRİ YAPILDI

MYK’da parmak basılan noktaları aktarmak istiyorum.

- Bu sonuçlardan bir ders çıkaralım. Millet sandıkta önemli mesajlar verdi. Bu sonuçlar ışığında siyaset dilinde bir değişikliğe gidebiliriz. Ötekileştirici ve ayrıştırıcı bir dil yerine kucaklayıcı ve kapsayıcı bir dil kullanmalıyız.

Yazının devamı...

Bundan sonra bizi ne bekliyor?

17 Nisan 2017

Referandumdan evet çıktı ama millet sandıkta iktidar ve muhalefetin çok iyi değerlendirmesi gereken mesajlar verdi.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, Erdoğan suları tersine akıttı. Çünkü başkanlık sistemine olan kamuoyu desteği hiçbir zaman yüzde 35’in üzerine çıkmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu oran hiçbir zaman yüzde 25-30’un üzerine çıkmadı” diye ifade etti.

Referandum sonucuna baktığımızda Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimindeki oylarını aldı. Zaten referandum sonucunda yaptığı açıklamada, “Milletin şahsıma olan güveninden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

Referandumdan çıkan sonucun mutlaka siyasi sonuçları da olacak. Çünkü 16 Nisan’la birlikte siyasette yeni dengeler ortaya çıktı. Ama öncelikle AK Parti’nin bu sonuçları önüne koyup, ciddi bir özeleştiri yapması gerekiyor.

Ancak YSK’nın oyların sayımına geçildiği bir sırada mühürsüz oyların da kabul edileceğine ilişkin kararına değinmeden geçemeyeceğim. YSK’nın seçimlere gölge düşürmeye hakkı yoktu. Kılıçdaroğlu YSK’nın referandumu tartışmalı hale getirdiğini iddia etti. Muhalefet bunun peşini bırakmaz.

ERDOĞAN’IN MESAJLARI

Cumhurbaşkanı

Yazının devamı...

Erdoğan: Balkon konuşması Binali Bey’in hakkı

15 Nisan 2017

Bir gün sonra halk tarafından cumhurbaşkanı seçilecek olan Erdoğan’la konuşmuştuk. Dün, 16 Nisan referandumu öncesinde son şehir mitinginin yapıldığı Konya’daydık. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la konuştuk. Konya’nın ayrı bir özelliği de eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu’nun memleketi olmasıydı.

CUMHURBAŞKANI’YLA SORU-CEVAP

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Konya’da eski Başbakan Ahmet Davutoğlu karşıladı. Kılıçarslan Meydanı’ndaki mitingde kürsüye önce Davutoğlu çıktı. Davutoğlu, mesajını Mevlânâ’nın sözleriyle verdi; “17 Nisan sabahı şunu diyeceğiz: Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım. Yeni Türkiye’yi kurmak lazım”.Cumhurbaşkanı Erdoğan’la kürsüye çıkmadan önce konuştuk... Milliyet’ten Serpil Çevikcan, Sabah’tan Okan Müderrisoğlu ve Burhanettin Duran’la birlikte.

Öncelikle bir gözlemimi paylaşmak istiyorum. Morali yerindeydi. “10 Ağustos’tan önce de Konya’da birlikteydik” deyince, uzun bir “Evet” çekerek karşılık verdi. Erdoğan’a ilk olarak referandum sonucuna ilişkin tahmini sorduk. Soruyla karşılık verdi.“Anketleri siz yazıyorsunuz, sizin tahmininiz ne?” diye sordu. Ortalama yüzde 55 artı evet çıkacağı yönündeydi. Bize tek tek sordu, “Asıl sizin vereceğiniz oran önemli” dememize rağmen kendisi bir oran vermedi. Bize, verdiğiniz oran az ya da çok demedi. Ama evet çıkacağından emin bir havası vardı.

“Referandumu İstanbul’da mı izleyeceksiniz” diye sorduk. “Evet” diye başını salladı. Bu kez, “Balkon konuşması yapacak mısınız?” diye sorduk. “O gece balkon konuşması Binali Bey’in hakkı. Genel Başkan olarak o yapacak. Ben daha sonra belki bir konuşma yaparım” karşılığını verdi. “Peki vatandaşlar Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önüne toplanırsa...” diye üsteledik. Bu kez, “Ben belki daha sonra bir konuşma yaparım” dedi. Biz Cumhurbaşkanı Erdoğan’la konuşurken o sırada Davutoğlu Konyalılara sesleniyordu. Davutoğlu konuşmasını bitirirken Cumhurbaşkanı kürsüye doğru yürüdü. O sırada Bahçeli’nin üniter yapıyla ilgili konuşmasını hatırlattık. O iş halloldu gibi bir hareket yaptı. “Bir yanlış anlama söz konusu. Ben hemen canlı yayında cevap verdim. Arkadaşlarından, danışmanlarından geri dönüş olumlu” dedi.

Ardından da ekledi. “Konuşmamda da cevap vereceğim” dedi. Dediği gibi de yaptı. Türkiye’nin birlik ve bütünlüğü ile üniter yapı konusundaki kararlılığını bu kez de Konya Kılıçarslan Meydanı’ndan vurguladı. Erdoğan söze, “Kaç gündür bir dedikodu var, aldı başını gidiyor, üniter yapıyla ilgili” diye başladı. “Türkiye’nin üniter yapısının müdafii biziz. Eyaletmiş, federasyonmuş, şuymuş, buymuş. Hiçbir zaman gündemimizde yoktur, olmayacaktır. Cumhurbaşkanlığı forsunda temsil edilen tüm devletlerimizle gurur duyuyoruz. Osmanlı ile Selçuklu ile ve şartların en zor olduğu bir zamanda kurduğumuz Cumhuriyetimizle gurur duyuyoruz” dedi. Böylece 16 Nisan’a 3 gün kala Bahçeli’nin ortaya attığı tartışmaya ilişkin son sözünü söylemiş oldu.

Erdoğan’ın Konya mitingi nasıl mıydı?  Konya her zamanki gibiydi. Miting alanı alabildiğince coşkulu, Erdoğan ise moralliydi.

Yazının devamı...

16 Nisan’a giderken son tablo

13 Nisan 2017

“15 Temmuz kontrollü darbe girişimi diyerek kendi kendimizi tuzağa düşürdük” dedi.

AK Parti’den bir yöneticiyle konuştum.

“Kampanyanın başında hayırcıların eleştirilerine cevap yetiştirmekle yanlış yaptık. Onun yerine yeni sistemin Türkiye’ye ne getireceğini anlatmalıydık” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ısrarla herkesi sandığa gitmeye çağırıyor. Kılıçdaroğlu’na göre seçimlere katılma oranı yükseldikçe hayır çıkma ihtimali güçlenecek. Kılıçdaroğlu bir oran vermiyor ama CHP’deki eğilim 52-48’le hayır çıkacağı yönünde.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, güçlü bir evet çıkarmak için tam saha pres yapıyor. Erdoğan’ın hedefi yüzde 54-55’in üzerine çekip, anlamlı bir evet elde etmek.

18 YAŞA RAĞMEN GENÇLER MESAFELİ

Anayasa değişikliğine evet oyu vereceğini ifade edenlerde 36 yaş ve üstündekiler daha ağırlıklı çıkıyor. Kadınlarda evetler önde. AK Parti seçmeni arasındaki kadınların oranının yüksek olması bunda etkili oluyor. 28 Şubat’ta en büyük bedeli başörtülüler ödemişti. AK Parti’ye oy veren muhafazakâr-dindar kadınlar kazanımlarını korumayı önemsiyorlar. O nedenle onlar kazanımların değerini daha iyi biliyor. 18 yaş düzenlemesine rağmen gençlerde bu oran yüksek değil. Hatta en düşük oran 18-25 yaş arasında. Başkanlık sistemine en çok karşı çıkan kesim, 18-25 yaş arasındaki genç kuşaktı. 18 yaş düzenlemesinin pakete girmesiyle bu oran yükseldi ama gençlerdeki mesafeli duruş aşılmış değil.

Anayasa değişikliğini MHP ile birlikte yapmak, önemli bir Kürt seçmene sahip olan AK Parti açısından bir riskti. Ancak bu konuda çok doğru bir dil geliştirildi. Cumhurbaşkanı

Yazının devamı...