"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

Abdulkadir Selvi

Ekonomide neler oluyor?

12 Nisan 2018

Derken gururla söylüyordu. “İstanbul’da çocuğumu okula verdim. Öğretmen çocukları el ele tutuşturmuş oyun oynatıyordu, bazı veliler çingenenin çocuğu bizim çocuğumuzun elinden tutmasın diye öğretmene tepki gösterdiler” diye anlatmıştı. Ne zaman hatırlasam içim burkulur. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki sinevizyon gösterisinde bir Roman vatandaş, “Biz camide saf tutarken yanımızdan kaçıyorlardı” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki, ‘Büyük Roman Buluşması’nı izlerken bunları düşündüm. Dün bir Roman çocuğun ellerinin, çocuklarının ellerine değmemesini isteyenlerden, bugün Romanların elinden tutup Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne taşıyan Cumhurbaşkanı gerçeğini kıyasladım.

Onlarınki, Kasımpaşa’da yokluk içindeki Kotra’dan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne uzanan bir öyküydü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Romanların mahallesinden sadece doktor, öğretmen çıkmıyor Cumhurbaşkanı da çıkıyor” diye taçlandırdı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık tarafından düzenlenen ‘Büyük Roman buluşması’ nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeydim. Ama aklımın bir köşesinde Trump - Putin restleşmesi, diğer yanda ise ekonomiyle ilgili gelişmeler vardı. Önce Külliye’den izlenimlerimi paylaşmak istiyorum.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Ben sizin ayağınıza geldim, Cumhurbaşkanı ayağına çağırıyor” demişti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık’a sordum, ”Romanlar Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gelmek istediler. Talep onlardan geldi” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan salona Romanların, “Tayyip baba” sloganları arasında girdi. Hani Romanlar çalgı çengi olmadan program yapmaz derler ya tam tersi oldu.  Program Roman Hafız Kemal Gümüşken’in okuduğu Kuran-ı Kerim’le başladı. Roman sanatçı Kibariye Kuran tilavetini büyük bir huşu içinde dinliyordu. Kuran-ı Kerim’in okunması bittikten sonra salondan tekbirler yükseldi. Ama öyle böyle değil. Değme camilerde öyle tekbir getirilemez.

KİBARİYE’NİN BAŞÖRTÜSÜ

Ardından sahneye Çanakkale Lapseki Roman ilahi grubu çıktı. ‘Çanakkale Şehitlerine’ şiirini ilahi formatında okudular. Çok da başarılıydılar. O arada protokol sırasında bir hareketlilik yaşandı. Az sonra sebebi anlaşıldı.

Yazının devamı...

Kılıçdaroğlu ne zamandan beri postal giyiyormuş

11 Nisan 2018

Fazla beklemeye gerek kalmadı. Kılıçdaroğlu’na, “Şimdi duydum ki Hatay’a gidiyormuş. Hayırdır ya? Günaydın. Ne oldu? O zaman yapman gereken bir şey var. Postalın eksikse sana postal da gönderelim” diye yüklendi.

Tabii biz durur muyuz? CHP grup toplantısının ardından bir grup gazeteci Kılıçdaroğlu’nun odasında bittik. ”Sayın Cumhurbaşkanı Hatay’a gideceğinizi belirterek ‘İhtiyacı varsa parka ve postal göndereyim‘ dedi. Ne diyorsunuz” diye sorduk. Kılıçdaroğlu, ”Parka ve postalı öğrenciliğimden beri giyiyorum, onun haberi bile yok. Gerçekten öğrenciliğimde giydim. Bizim vatanseverliğimiz parka ve postal vatanseverliği değildir. Önce ruh olarak vatansever olacaksınız. Reklam üzerinden vatanseverlik olmaz” karşılığını verdi.

Kılıçdaroğlu’na bu kez Cumhurbaşkanı’nın, “Sanatçılarla bizim ziyaretimizi eleştirdi ama şimdi kendisi de gidiyor” eleştirisini hatırlattık. Kılıçdaroğlu, ”Sanatçılarla gidişini eleştirmedim. Orada klarnet, eğlence, davul ve zurna yani eğlence olmasını eleştirdim. Yani 52 şehit verdikten sonra ‘Yaylalar’ türküsüyle, bilmem nelerle falan şov yapıyorsunuz. 52 şehidin olduğu yerde şov mu yapılır? Ben bunu eleştirdim. Sanatçıların o ortama alet edilmesini de doğru bulmadım” diye cevap verdi.

AKŞENER’LE GÖRÜŞME

Kılıçdaroğlu, yarın İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i ziyaret edecek. CHP Lideri’ne bu ziyarette ittifakı konuşup konuşmayacaklarını sorduk. “Kongreden yeni çıktı, bu seferki bir nezaket ziyareti. O konuları sonra ele alırız, çünkü daha yasası gelmedi Meclis’e. Tahmin etmiyorum o konunun gündeme geleceğini ama bu sadece bir tahmin. Dolayısıyla kendilerini kutlamaya gideceğim. Belki Türkiye’nin içerisinde bulunduğu sorunlar konuşulur. Bir ittifak görüşmesi şeklinde düşünmek doğru değil” karşılığını verdi.

Bunun üzerine, “İttifakı konuşmayacağınızı söylemeniz ittifaka kapalı olduğunuz anlamına mı geliyor” diye sorduk. Kılıçdaroğlu, “Yok. Bu seferlik yok. Ama biz ittifaka kapalı değiliz. Daha önce de bunu açıkladım” dedi.

İSTANBUL SEÇİMLERİ

CHP Genel Başkanı ile bir araya gelinir de İstanbul seçimleri konuşulmaz mı?

Yazının devamı...

Rota ekonomiye çevrildi

10 Nisan 2018

Çünkü ‘süper teşvik’ belgelerinin dağıtımı nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törendeydim. Program başlamadan önce işinsanları ile sohbet etme imkânım oldu. İş dünyası siyasi gelişmeleri çok yakından takip ediyor. Erken seçimlere gidilmeyeceğinin neredeyse netleşmesi, iş dünyasına derin bir nefes aldırmış. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yöndeki kararlı açıklamaları üzerine ikna olmuşlar. Yatırım planlamalarını ona göre yapıyorlar. Erdoğan’ın faiz oranlarının yüksek olduğu yönündeki açıklamalarını destekliyorlar ancak buradan nasıl bir sonuç çıkacağını da merak ediyorlar. Özellikle de üretim maliyetlerinin yüksekliğinden şikâyet ediyorlar.

RENK VERMEDİLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan programa Başbakan Binali Yıldırım ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ile birlikte geldi. Erdoğan’ın gelişinden az bir süre önce bakanlar salonda yerlerini aldılar. Geçen hafta istifa söylentileri çıktığı için gözler ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in üzerindeydi. Şimşek bakanlarla tokalaştıktan sonra yerine oturdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan da salona girişinde bakanlarla birlikte Şimşek’le de tokalaştı. Herhangi bir renk vermediler. Toplantı bittikten sonra Mehmet Şimşek’le konuşma imkânım oldu. Ama son günlerin tartışmasına ilişkin değil, ekonomiyle ilgili konuları sordum. Şimşek’in, ayaküstü açıklama yapmama prensibini bildiğim için yazılmamak üzere konuştuk.

135 milyar TL’lik süper teşvikler sayesinde 34 bin kişinin doğrudan,134 bin kişinin ise dolaylı istihdamı hedefleniyor. Elini taşın altına koyan iş dünyasına moral vermek açısından bu program önemliydi ancak daha da önemlisi ekonominin geleceğine ilişkin ortaya konulan bakış açısıydı. Pozitif bir gündem vardı. Daha çok üretim, daha çok istihdam konuşuldu. 

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ”Son 15 yılda bir Türk mucizesi gerçekleştirilmiştir” diye konuştu. Ancak daha çok geleceğe ilişkin yükümlülükler üzerinde durdu. “Zamanın ruhunu ıskalamaya hakkımız yoktur” dedi. Zamanın ruhunu ise Başbakan Binali Yıldırım, ”Türkiye, yatırıma ve ihracata dayalı bir büyüme trendine girmiştir” sözleriyle açıkladı.

FAİZDE BU KEZ FARKLI

Ekonomi söz konusu olunca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir sözü faizse bir diğeri de büyüme ve istihdam oluyor. “Bugünkü Türkiye’yi iki kat daha büyütmek gerekiyor” dedikten sonra sözü faize getirmesi bir tesadüf değildi. Hatta öyle ki, ”Cumhurbaşkanı faiz diyor” diye üstüne basa basa söylemek durumunda kaldı. İşinsanlarına, ”Faizler konusunda hepiniz dertlisiniz biliyorum” dedikten sonra, “Yüksek faizle yatırım yapılabilir mi? Faizler düşmedikçe yatırım olmaz” dedi. Yetinmedi, “Yüksek faizden yatırımcıyı kurtarmak lazım” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan her defasında faizlerin yüksekliğinden yakınıyor. Ama belli oldu, bu kez farklı. Sadece yakınmayacak bazı tedbirler de alınacak. Kamu bankaları ile faiz oranları konusunda bir çalışma yapılacağı kulağıma gelmedi değil. Konuşmaların ardından teşvik belgelerinin verildiği törene geçildi.

Erdoğan

Yazının devamı...

Erdoğan’ın yeni oyun planı

9 Nisan 2018

Siirt’te okuduğu bir şiirden dolayı hapse atıldığı yıllara. 3 Kasım 2002 seçimlerinde partisi iktidar olmuş ancak kendisi seçimlere sokulmamıştı. O zamanki YSK Başkanı Tufan Algan, yasaklama kararını Türk bayrağının rengine bakarak aldıklarını açıklamıştı. Erdoğan’ın da belirttiği gibi, “yiğit düştüğü yerden kalktı” Erdoğan Siirt’ten milletvekili seçildi. Ve Türkiye’nin son 16 yılına damgasını vurdu.

Erdoğan, Başbakanlığı döneminde eşi Emine Hanımla tiyatrocu Nejat Uygur’u tedavi gördüğü GATA’da ziyaret etmek istemişti. Başbakan’ın eşi Emine Erdoğan, başörtüsü nedeniyle GATA’ya alınmamıştı. Erdoğan’ın dönemin Genelkurmay Başkanı’na telefonda neler söylediğini iyi biliyorum. Bugün ise Türkiye başörtüsü yasağı gibi bir ayıptan kurtuldu.

Demirel, “Dünkü güneşle bugünün çamaşırları kurutulamaz” demişti. Doğrudur. O yıllar geçti ama deldi geçti. Siirt konuşmasını izlediğim Erdoğan da geçmişle bir hesaplaşma içinde değildi. Tam aksine geleceğe dönük hedefler verdi.

BAKANLAR KURULU DEĞİŞİKLİĞİ

Erdoğan, 16 Nisan gecesi arayanlara, “Asıl önemli olan 2019 seçimleri” demişti. Dün de, “2019 seçimleri bir milat olacak” dedi. O nedenle işi sıkı tutuyor. Bir yandan Putin’le görüşüyor, diğer yandan AK Parti kongrelerine koşuyor. Erdoğan 2019 seçimlerine farklı bir strateji ile hazırlanıyor. Şimdiye kadar olan süreyi AK Parti’de değişim dönemi olarak değerlendirdi. Yerel yönetimlerde ve teşkilatlarda köklü değişiklikler yaptı. Böylece metal yorgunluğundan diriliş aşamasına gelindi. Bu arada MHP ile ittifakı gerçekleştirip en önemli adımlardan birini attı. AK Parti’yi 2019 seçimlerine taşıyacak olan kadroların seçiminde iki aşama kaldı.

1- Büyük kongrede yeni MKYK seçilecek.

2- Bakanlar Kurulu değişecek.

Bakanlar Kurulu’nda ve parti yönetiminde önemli değişiklikler bekleniyor.

Yazının devamı...

Gündem ekonomi erken seçim yok

5 Nisan 2018

1- 2017, AK Parti teşkilatları ve belediyelerde değişim yılı.
2- 2018, icraat yılı.
3- 2019, seçim yılı.

AK Parti, 2017’yi yerel yönetimlerde ve teşkilatlarda değişim yılı olarak değerlendirdi. Erdoğan, AK Parti Genel Başkanlığı’na döndükten sonra ilk iş, “Metal yorgunluğu” olduğunu belirterek, değişim sürecini başlattı.

İstanbul, Ankara, Balıkesir, Bursa, Düzce, Niğde ve Çorum Belediye Başkanları değişti. AK Parti teşkilatlarında ise 38 il başkanı yerini yeni isimlere bıraktı. Erdoğan, 21 Mayıs 2017 tarihinde ‘metal yorgunluğu’ ile startını verdiği değişim sürecini, 24 Mart 2018 tarihinde, ”Artık metal yorgunluğu yok, Afrin’le beraber şimdi diriliş hareketi yeniden başladı” diye noktaladı. Böylece metal yorgunluğundan diriliş aşamasına ulaşıldı. Aslında bu değişim ve yenileşme hareketi ile Erdoğan, 2019 seçim hazırlıklarını 16 Nisan’da referandum gecesi başlattı.

Yazının devamı...

Erken seçim lobisi ve Putin ziyareti

4 Nisan 2018

Görüşme kararı MYK’da alınmıştı ama son anda açıklanan kulisler bir anda hareketlendi.

Binali Yıldırım - Devlet Bahçeli görüşmesi gerçekleşene kadar ayaküstü onlarca senaryo yazıldı. Kimi erken seçimi ilan etti, kimi Menbiç’e girmek üzere olduğumuzu savundu. En mütevazısı Sincar’a harekât yapılacağını söyledi.

Başbaşa gerçekleşen görüşmeden sonra Başbakan, “Telaş etmeye gerek yok. Nezaket ziyaretiydi” dedi. Tüm senaryolar boşa mı çıktı?

Tam da öyle değil. Çünkü 45 dakika süren görüşmede Başbakan, Afrin’deki son durum, Suriye’deki gelişmeler ve Sincar’la ilgili MHP Lideri’ne bilgi verdi. Görüşmede her şey vardı ama en çok merak edilen konu yoktu. Erken seçim gündeme gelmedi.

Yazının devamı...

İstanbul ve Ankara seçim kulisleri

3 Nisan 2018

Belediye başkanlığına aday olmak isteyenler şimdiden çalışmalara başladı. Yerel seçimlerde gözler İstanbul ve Ankara’nın üzerinde olacak. Ama bu İzmir’in, Adana’nın, Antalya’nın, Balıkesir’in önemsiz olduğu anlamına gelmesin. Partiler, ‘bir oy bir oydur’ ilkesiyle hareket ediyor. Ayrıca, yerel seçimler Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin fikir vermesi açısından önemli olacak. CHP’de önemli oranda milletvekilinin belediye başkan adayı olmak istediği söyleniyor. AK Parti’de ise Başbakan Binali Yıldırım’la birlikte bazı bakanların büyükşehir belediye başkan adayı olacağı konuşuluyor.

1 Nisan referandumunda İstanbul ve Ankara’da hayır oylarının çıkması muhalefeti umutlandırdı. Özellikle İstanbul’da hiçbir partinin işi kolay değil ama referandumla yerel seçimleri birbirine karıştırmamak lazım.

İSTANBUL YARIŞI

İstanbul’la ilgili kamuoyu araştırmaları başladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, “İstanbul adayınızı belirlediniz mi” diye sormuştum, “Bir değil birden fazla adayımız var çalışıyoruz” karşılığını vermişti. CHP’de İstanbul için Gürsel Tekin, Akif Hamzaçebi, Engin Altay, Ekrem İmamoğlu isimleri konuşuluyor. Cumhurbaşkanı adayları arasında ismi geçmesine rağmen İlhan Kesici’nin de İstanbul’da karşılığı olduğu görülüyor. İstanbul’da ilçeler de çok önemli. AK Parti, ilçeler için ince eleyip sık dokuyor desem yeridir. Başarılı belediye başkanları ile yola devam edilecek.

Bu arada Şişli için Mustafa Sarıgül, kolları sıvayıp şimdiden çalışmalara başlamış. 700 kişilik bir ekip oluşturmuş. Kendisi her gün vatandaşın kapısını bizzat çalıp desteğini istiyor. Şişli’nin demografik yapısına göre Sivas, Erzincan, Giresun, Gümüşhane, Tokat, Kastamonu, Trabzon, Samsun, Siirt, Van ve Ardahanlılar üzerine ayrı bir çalışma yapıyor.

AK Parti’de Başbakan Binali Yıldırım ismi açık ara önde görünüyor. Başbakan ne der bilinmez ama görevi bırakmasına rağmen Kadir Topbaş da anketlerden çıkan isimlerden birisi. Mevcut Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’la birlikte ilçe belediye başkanlarından bazılarının ismi de büyükşehir için konuşuluyor. “İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır” stratejisini izleyeceğinden kuşku yoktur. İstanbul ve Ankara için Mevlüt Uysal ile Mustafa Tuna’nın aday gösterilip gösterilmeyeceği en çok merak edilen noktaların başında geliyor. Şurası kesin ki Erdoğan kazanabileceği adaylarla seçime girecek. Yerel seçimlerde AK Parti’nin bir avantajı da bakanlar. İstanbul için Başbakan Binali Yıldırım konuşuluyor, Ankara için de bazı bakanların üzerinde duruluyor. Spekülasyona girmek istemem ama Ali Babacan, Jülide Sarıeroğlu, Süleyman Soylu konuşulan isimler arasında yer alıyor.

ANKARA’DA GÜÇLÜ İSİMLER

CHP’de ise

Yazının devamı...

Tansu Çiller’in değerlendirmeleri

2 Nisan 2018

Bu durumda Trump ne derse tersini mi anlamalıyız? Tam öyle değil.

ABD’de, öncelikli tehdit değerlendirmesi değişiyor, yeni bir süreç başlıyor. İsterseniz yeni süreci eski Başbakanlardan Tansu Çiller’le birlikte okuyalım. Çiller, Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster ve Dışişleri Bakanı Tillerson’ın tasfiye edilip Pompeo’nun Dışişleri Bakanı, Gina Hasper’in CIA Başkanı ve Bolton’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı olduğu süreçte bulunduğu ABD’de edindiği çarpıcı gözlemlerini paylaştı. Çiller’le konuşmamıza Afrin harekâtıyla başladık. Çünkü Tansu Hanım, Afrin harekâtını çok önemsiyor, ”Afrin çok başarılı oldu. Birçok oyunu bozdu. Sayın Erdoğan, Afrin harekâtını çok başarılı bir şekilde götürdü. Kutlamak lazım” dedi.

Çiller’e göre ABD Başkanı Trump’ın Suriye’den çekilme açıklaması ile Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un sürece dâhil olma girişimi birbirinden bağımsız değil. ABD, Suriye’de, ‘dar bölgede farklı ittifaklar’ kuruyor. Ama bu ortaklıklar sadece Fransa ile sınırlı değil. Suriye’de asıl büyük ortaklık ABD ile Rusya arasında kuruldu.

Çiller’den sözlerini biraz daha açmasını istedim. Bir polemiğe meydan vermemek için dikkatli bir şekilde konuştu. Çiller’in ABD’nin yeni tehdit öncelikleri, Suriye ve İran’a ilişkin analizlerini özetleyerek aktarmak istiyorum.

YENİ TEHDİT DEĞERLENDİRMESİ

1- ABD ile Rusya arasında Suriye konusunda bir süredir ikili bir işbirliği yaşanıyordu. Ancak ABD’ye girme yasağı bulunan ve CIA Başkanı’nın özel izniyle giriş yapan Rus istihbaratının önemli ismi Vitaly Naumkin ile birlikte üç önemli ismin 27 Şubat’ta yaptıkları ziyarette yeni Suriye planı görüşüldü. Çiller’e göre, Naumkin’in temasları sırasında iki ülke yeni Suriye planı üzerine anlaşmaya vardı. Naumkin, Rusya’nın Ortadoğu stratejisinin ve Suriye’deki Kürt politikasının mimarı olarak biliniyor.

2- Suriye’deki nüfuz alanları ile Fırat’ın batısı Rusya’ya bırakıldı, Fırat’ın doğusu ise ABD’nin kontrolünde olacak. Ancak ABD, bu bölgedeki gücünü kontrollü olarak azaltırken Fransa, bu bölgeye girecek. Başkan Trump ile Macron arasındaki görüşmede bu konunun konuşulduğu düşünülüyor.

3-

Yazının devamı...