"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

Abdulkadir Selvi

Erdoğan ile Bahçeli ne zaman görüşecek?

4 Ekim 2018

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Lideri Bahçeli, önümüzdeki hafta bir araya gelecekler. Erdoğan’ın 8-9 Ekim tarihlerinde Macaristan’a yapacağı ziyaretten sonra görüşme gerçekleşecek.

Ancak iki partinin yetkilileri bugün ya da yarın bir araya gelecekler. Bu hafta sonu AK Parti’nin Kızılcahamam’da kampı var. Elbette ki bu konu gündeme gelecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan, MYK’da MHP ile resmi görüşmelerin başlaması talimatını verdi. Yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’ye “Görüşün” dedi.

Zaten daha önce AK Parti’den Mehmet Özhaseki ile MHP’den Sadir Durmaz bir araya gelmiş, ‘cumhur ittifakı’nın devamı yönünde bir irade beyanında bulunmuşlardı. Özhaseki ve Durmaz, ittifak zeminini sıcak tutmak için bir niyet beyan etmişlerdi. Ama artık iki parti arasında resmi görüşmeler başlayacak. Bu arada formatta da bir değişiklik var. Yeni isimler katılacak, görüşmeler ikili ya da üçlü gerçekleşecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP ile ittifak görüşmelerini yapmak üzere Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş ile Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’nin görevlendirildiğini açıklamıştı. MHP’den görüşmelere Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ile Sadir Durmaz katılacak. Tabii bu ikili olursa. Çünkü Bahçeli, Fethi Yıldız isminden de söz etti. Fethi Yıldız’ı af teklifinin mimarı olarak biliyoruz, ama aynı zamanda MHP’de seçim ve hukuk işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı. Fethi Yıldız da ittifak görüşmelerine katılırsa bu kez AK Parti’den Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz heyete dahil olacak. Böylece üçlü görüşmelere geçilecek.

HEYETLER ÇALIŞMALARA BAŞLIYOR

AK Parti ile MHP heyetleri ittifak için bugün ya da yarın görüşecekler. Uzun bir çalışma yapmaları bekleniyor. Ancak liderler görüşmeden önce heyetlerin bir kez daha bir araya gelmesi bekleniyor. Her aşamada Erdoğan ile Bahçeli’yi bilgilendirecekler. İttifak işini olgunlaştırana kadar çalışmalarını sürdürecekler. Heyetler işin formülünü bulacak. Liderler ise son kararı verip kamuoyuna açıklama yapacaklar. 

Yerel seçim ittifakı 24 Haziran milletvekili seçimlerinde olduğu kadar kolay değil. 1984 yılında çıkarılan yerel seçim yasasında ittifaka ilişkin bir düzenleme yer almıyor. İkincisi ise her iki parti de her yerde seçime gireceklerini açıkladılar. Bahçeli sadece İstanbul’da aday göstermeyeceklerini söyledi. AK Parti MYK’da bunlar enine boyuna tartışıldı. Her detay çalışıldı. Sıra formül bulmaya geldi.

ADAY PROFİLİ

Cumhurbaşkanı

Yazının devamı...

Erdoğan şifreyi verdi

3 Ekim 2018

AK Parti Grup Toplantısı yeni bitmişti. Erdoğan, Meclis’ten ayrılırken gazetecilerin olduğu bölüme geldi. “Merhabalar nasıl gidiyor arabalar” diye takıldı. Güzel bir hava oluştu.

Ama gazeteci her yerde gazeteci. Kanal D Muhabiri Seçil Özer bu fırsattan yararlanarak Erdoğan’a “Sorularımız olabilir mi?” dedi. Erdoğan grup konuşmasını işaret ederek, “Sorularınıza yanıt veremedim” diye karşılık verdi. Ancak “Hadi sorun” dercesine bir havası vardı. Seçil, “Af konusunda merak ettiklerimiz var” deyince Erdoğan, “Sabır, sabır, sabır...” diyerek yürümeye başladı.

Erdoğan, af konusundaki görüşlerini açıkladı. Şahsa karşı işlenen suçları devletin affetme yetkisi olmadığını söyledi. Ancak MHP af teklifini Meclis’e sundu. AK Parti ile MHP siyasette ‘cumhur ittifakı’ olarak uzun soluklu bir yürüyüşün içindeler. Bahçeli, af teklifini ittifaktan ayrı tutarak Erdoğan’ın elini rahatlattı. Ama nihayet itibariyle af konusu iki partinin ilişkileri açısından önemli olacak. Erdoğan’ın af konusundaki mesafeli tavrı biliniyor. AK Parti’nin hukukçu kurmayları af konusunda bir çalışma yaptılar. Siyahları ve beyazları ortaya koydular. AK Parti destek vermek ya da karşı çıkmak yerine üçüncü bir yolu tercih edebilir.


Yazının devamı...

Liderlerin çay sohbetinde ne konuşuldu?

2 Ekim 2018

Ancak dün bir fark vardı. Erdoğan, Meclis’in açılışında Cumhurbaşkanlığı konuşması yapmadı, başkanlık hitabında bulundu. Sembolik bir cumhurbaşkanı değil, icranın başındaki biri olarak konuştu. Zaten Meclis de alıştığımız şekilde parlamenter sisteme özgü bir açılış yapmadı. Meclis, başkanlık sistemiyle açıldı. Yıllarca bakanların Meclis’e giriş yaptıktan sonra Genel Kurul salonunda kabineye ayrılan sıralara oturmasına tanık olmuştuk. Yeni Meclis’te Bakanlar Kurulu sıraları kaldırıldığı için, bakanlar dünkü oturumu locadan izlediler. Askeri locada bu kez bakanlar ve askerler bir aradaydı. Cumhurbaşkanı Vekili Fuat Oktay, oturumu Cumhurbaşkanlığı locasından izledi. Diğer bakanlar ise Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarıyla askeri locadaydı. Meclis’te Oktay’la birlikte 15 bakan vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karşılayanlar arasında AK Parti yöneticileriyle birlikte MHP’li Meclis Başkanvekili Celal Adan vardı. Adan, Erdoğan’ı Meclis Başkanvekili sıfatıyla karşıladı ama “Cumhur ittifakı karşılamada” yorumlarına engel olunamadı. MHP sadece karşılamada değil, uğurlamada da vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Meclis’ten Binali Yıldırım ile Bahçeli birlikte uğurladılar.

İYİ PARTİ’DEN ‘İYİ’ MUHALEFET

Ama biliyorsunuz, Meclis’in açılış törenlerinden sonra Meclis Başkanı Binali Yıldırım’ın daveti üzerine Erdoğan ile Bahçeli bir araya geldi. HDP’nin davet edilmediği çaya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu katılmadı, ama İYİ Parti Grup Başkanı Ahat Andican iştirak etti.

Bu da İYİ Parti’nin Meclis’te kategorik olarak her şeye muhalefet eden değil; kendilerince iktidarın doğrularına destek veren, yanlışlarını eleştiren bir çizgi izleyeceğini gösteriyor. CHP yerel seçimlerde İYİ Parti ve HDP ile “belde ittifakı” kurmak istiyor ama HDP’nin olduğu yerde İYİ Parti’nin ittifak kuracağından emin değilim.

Siyasi kulisleri hareketlendiren Cumhurbaşkanı ile çaya gelince... Davet saat 13.00’te Meclis bahçesinde düzenlenen törenlerden sonra geliyor. Yani, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Meclis’i açış konuşmasından kısa bir süre önce. Kılıçdaroğlu anında olumsuz karşılık veriyor. Bahçeli ve İYİ Parti Grup Başkanı Ahat Andican ise vakit geçirmeden davete icabet edeceklerini bildiriyorlar.

ERDOĞAN-BAHÇELİ GÖRÜŞMESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından sonra Genel Kurul salonunun hemen arkasındaki salona geçiliyor. Erdoğan’ın bir yanına Meclis Başkanı, diğer tarafına ise MHP Lideri oturuyor. Binali Yıldırım ile Erdoğan bir süre Meclis’te yapılan düzenlemeleri konuşuyorlar. Biliyorsunuz, başbakanlık kaldırılınca başbakanın Meclis’teki makamı cumhurbaşkanına tahsis edildi. Erdoğan ile Bahçeli arasında biraz uzakta olanların duyamayacağı şekilde kısık sesli konuşmalar cereyan ediyor. Erdoğan, Meclis’ten ayrılırken ‘cumhur ittifakı’ için Bahçeli ile bir araya geleceklerini ifade etti. Bahçeli’nin ‘cumhur ittifakı’nın yerel seçimlerde de devam etmesi ve af teklifinden sonra iki lider ilk kez dün Meclis Başkanı’nın davetinde bir araya geldiler. Orada en kısa sürede görüşmek üzere randevulaştılar. Böylece yerel seçimde ‘cumhur ittifakı’nın devam etmesi yönünde ilk adım atılmış oldu. ‘Cumhur ittifakı’ yerel seçimde de devam edecek, ama yeni bir formatla.

EKONOMİ, EKONOMİ

Yazının devamı...

Erdoğan Amerikalı yatırımcılara hangi güvenceyi verdi?

1 Ekim 2018

Erdoğan, ABD’ye gitmeden önce de Türkiye’de faaliyet gösteren Amerikan firmalarının temsilcileriyle bir araya gelmiş ve “Kendinizi ülkenizde hissedin. Sıkıntılı olduğunuzda ben buradayım” diye güvence vermişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yabancı yatırımcılarla bir araya geldiğinde iki konuda güvence veriyor:

1) Serbest piyasa ekonomisinden taviz verilmeyecek.

2) Kendinizi güvende hissedin. Sıkıntınız olursa beni arayın.

Trump’ın Türkiye’yi hedef alan tweet’lerine karşı iPhone’larını yakıp dolar turşusu kurmak gibi komikliklere imza atanlar oldu, ama Erdoğan hem ABD, hem de Almanya gezisinin en önemli bölümlerini iş dünyası ile toplantılara ayırdı. Amerikan ve Alman firmalarının Türkiye’ye yönelik endişelerini gidermeye özen gösterirken onları yatırım yapmaya davet etti. Hatta kişisel kredisini ortaya koyarak, bir sıkıntıları olduğu takdirde kendisine başvurmalarını istedi. Erdoğan’ın bu çabası karşılık bulmuş olmalı ki hem Amerika’da hem de Almanya’da Microsoft, Boeing, Bosch, Deutsche Bank, BMW gibi dünya devleri bu toplantılara iştirak ettiler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’den ayrılmadan önce son toplantısını Amerikalı yatırımcılarla yapıyor. Onlara, “Biz ülkemizde kimseye yabancı yatırımcı olarak bakmıyoruz. Küresel sermaye olarak görüyoruz. Ülkemizde 1700’ün üzerinde Amerikalı şirket var. Türkiye’de biz size yabancı olarak bakmıyoruz, sizi bizden sayıyoruz. Çünkü bizim ülkemizde yatırımlarınızı yapıyorsunuz” diye sesleniyor. Yabancı yatırımcıya en çok duymak istediği güvenceyi veriyor. Yabancı yatırımcılar ise önlerindeki engellerin kaldırılmasını, güven ortamının sağlanmasını talep ediyor.

Erdoğan’ın başarılı geçen ABD ve Almanya gezileri ekonomik krizin aşılması ve Türkiye’nin AB ile ilişkileri açısından Ankara’nın umutlarını güçlendirdi. Türkiye, hem yalnız olmadığını gördü hem de yerinin Batı ligi olduğunu fark etti.

BRUNSON BAŞVURUSU

Yazının devamı...

Kılıçdaroğlu affa kapıyı araladı mı, yerel seçimde ittifak yapacak mı?

27 Eylül 2018

Kılıçdaroğlu’na 24 Haziran seçimlerinde olduğu gibi yerel seçimlerde de muhalefetle ‘millet ittifakı’ yapıp yapmayacaklarını, MHP’nin af teklifi karşısındaki tutumlarını sordum. CHP Lideri ile görüşmemizde edindiğim izlenimi ise en sonda değil, en başta paylaşmak isterim. CHP Lideri, rotayı tamamen yerel seçimlere çevirmiş durumda. Kılıçdaroğlu, 24 Haziran seçimlerinde HDP’nin barajı aşması ve Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’ye destek sağlamak için muhalefet partilerine gidecek oyları engelleme yönünde bir çaba içine girmemişti. Ama bu kez Kılıçdaroğlu’nu farklı gördüm. Yerel seçimlerde iyi bir sonuç elde etmek için şimdiden kolları sıvamış. Yedi yirmi dört seçimlere hazırlanıyor.

İTTİFAKA NE YANIT VERDİ?

AK Parti ile MHP’nin ‘cumhur ittifakı’nı yerel seçimlerde de sürdürme kararı aldığını belirterek, “Siz de muhalefetle millet ittifakı yapacak mısınız?” diye sordum. Kılıçdaroğlu hiç duraksamadan şu yanıtı verdi: “Millet ittifakı ve cumhur ittifakı yasal bir temele dayanıyordu. Ama yerel seçimlerde ittifakın yasal şartları yoktur. Fakat Türkiye’de ne anayasa ne de yasa kalmadığı için, egemenler kendileri istediği şekilde bir hukuk uyguladıkları için ‘Biz ittifak yapıyoruz’ diyebiliyorlar. Elbette ittifak yapabilirler, işbirliği yapabilirler. Ancak yaptıklarının tek anlamı vardır: Korku. Bunlar korkunun ifadesi. ‘CHP kazanır’ korkusunun ifadesidir, arayışıdır. Peki, CHP kazanırsa ne olur? O kentte huzur olur, bereket olur, hizmet olur. Peki, ne olmaz? CHP’li belediyelerde partizanlık olmamıştır, olmaz; ayrımcılık olmamıştır, olmaz; kent rantçı bir anlayışla yönetilmemiştir, yönetilmez. Yani korkunun ecele faydası yok. Ankara’yı da İstanbul’u da Balıkesir’i de Denizli’yi de Manisa’yı da Mersin’i de Bursa’yı da Antalya’yı da Adana’yı da alacağız”

Kılıçdaroğlu’nun sözlerinden yerel seçimde ittifak yapmayacakları izlenimi edindim, sordum. CHP Lideri, “Zaten yasal olarak ittifak mümkün değil. Biz ittifakı milletle yapacağız. AKP’ye, MHP’ye, İYİ Parti’ye ya da diğer partilere oy veren vatandaşlarımızla ittifak yapacağız. Biz tabanda doğal ittifak yapacağız. Vatandaşlarımız CHP adayını görünce siyasi tercihini bir kenara bırakacak. Çünkü bilecek ki CHP’nin adayı seçildiği an itibariyle tüm beldenin belediye başkanı olacak, yandaşlık yapmayacak, kendisine oy versin vermesin beldenin, kentin tüm sakinleri için eşit olarak hizmet üretecek. Ve gönül rahatlığıyla CHP’nin adayına oy verecek. Özetle biz ittifakı, işbirliğini bizzat seçmenlerimizin, vatandaşlarımızın gönlünde yapacağız. Adaylarımız tüm siyasi partilerin seçmenlerinden oy alabilecek nitelikte olacak” diye karşılık verdi.

İSTANBUL VE ANKARA’YA ÖZEL STRATEJİ

CHP yerel seçimler için hafta sonu Abant’ta kampa giriyor. Yerel seçim hazırlıklarını konuştuğumuz Kılıçdaroğlu’na yerel seçimlere dönük özel bir stratejileri olup olmayacağını sordum.

“Seçim hazırlıklarını yapıyoruz. Elbette hem Türkiye genelinde, hem büyükşehirlerde özel bir strateji ile çalışıyoruz” dedi. Yerel seçimlerde mücadele İstanbul ve Ankara üzerinde geçecek. Peki, CHP’nin bu iki şehre yönelik özel bir çalışması var mı? Kılıçdaroğlu, “Evet olacak. İstanbul ve Ankara için özel bir çalışma yapıyoruz” demekle yetindi.

AF KONUSUNDA NE DÜŞÜNÜYOR?

Yazının devamı...

‘Cumhur ittifakı’ sürecek mi?

26 Eylül 2018

Peki affa neden af denilmiyor?

1-Af olduğu zaman Meclis’teki oylamada nitelikli çoğunluk gerekiyor. Eğer ceza indirimi olursa Meclis’ten geçmesi için salt çoğunluk yeterli olacak.

2-Affın siyasi bedeli düşünülüyor.

AK PARTİ DEĞERLENDİRİYOR

Affın gerçekleşmesi için MHP’nin diğer partilerin desteğine ihtiyacı var. Özellikle de Cumhur İttifakı yaptığı AK Parti’nin tavrı önemli. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’ye giderken, şahıslara yönelik suçlarda devletin af yetkisi olmadığını, ancak kişilerin affedebileceğini söyledi. Erdoğan, MHP’nin teklifi karşısında duruşunu korudu. Peki bu AK Parti’nin, MHP’nin teklifine destek vermeyeceği anlamına mı geliyor? Bir karara varmadan önce Erdoğan’ın “Gelsin, görürüz, bakarız, üzerinde çalışırız. Ona göre de atılabilecek adımlar varsa, buna göre atarız veya nereye kadar, ne kadarı ayrı bir konu. Bunlar üzerinde çalışırız” sözlerinin üzerinde durmak gerekiyor. Erdoğan, MHP’nin teklifine kapıyı kapatmadı. AK Parti’nin hukukçuları MHP’nin teklifini inceliyorlar. Erdoğan’ın dönüşünde af konusu masaya yatırılacak. Kamuoyunda Rahşan Affı olarak bilinen teklif Meclis’te 5 kez müzakere edilmişti. Sonunda Rahşan Ecevit’in, “benim istediğim af bu değildi” dediği noktaya gelmişti. İki şey konuşulmaya başlandı mı gerçekleşiyor. Biri erken seçim, diğeri af. 24 Haziran’da erken seçim gerçek oldu. Ama affı nasıl bir macera bekliyor, izlemekte yarar var. AK Parti ile MHP arasında başlıklardan biri aftı, diğeri ise yerel seçim ittifakı.

İTTİFAKTA İLK ADIM

İttifakta ilk adım dün atıldı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz dün bir araya geldiler. Böylece AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in açıklamaları üzerine MHP cephesinde oluşan alınganlık aşılmış oldu. İlk buluşma bir anlamda ittifakın fotoğrafının çekilmesiydi. Yerel seçimde ittifak önerisi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den geldi. O nedenle AK Parti’nin, MHP’yi dinlemeye ihtiyacı vardı. Dün o gerçekleşti. MHP’nin ittifak formülü Özhaseki tarafından not edildi. Özhaseki ve Durmaz, detaylara girmediler ama  Cumhur İttifakı’nın devamı yönünde karar aldılar. ABD dönüşü Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Lideri Bahçeli bir araya gelecekler. Cumhur İttifakı için bir irade yenilenecek. Ardından Özhaseki ve Durmaz çalışmalarını sürdürecekler.

Henüz yolun başındayız. Ancak 24 Haziran seçimlerinde ittifak teklifi

Yazının devamı...

Erdoğan’ın sözleri gizli anlaşmaya mı dayanıyor?

25 Eylül 2018

Erdoğan bu sözleri İdlib’de Putin’le anlaşıp uluslararası başarıya imza atmış bir lider olarak söyledi. Erdoğan’ın bu sözlerinin satır aralarından Soçi anlaşmasının sadece İdlib’le sınırlı olmadığı anlaşılıyor.

Türkiye ile Rusya, Doğu Guta’da ve Halep’te sivillerin tasfiyesinde rol oynadı. Erdoğan ve Putin İdlib’de ise büyük bir sivil katliamının ve göç dalgasının önüne geçen anlaşmanın mimarları oldular. Bu ilişkinin bir geçmişi var. Sadece Doğu Guta ve Halep örneği değil; Rusya ile işbirliği sayesinde DEAŞ’a karşı Fırat Kalkanı, PKK-YPG’ye yönelik Afrin operasyonlarını gerçekleştirdik.

10. MADDEYE DİKKAT

İdlib’e müdahaleyi kimyasal silah kılıfına sokarak Şam’a operasyona hazırlanan ABD’nin planını Soçi anlaşması ile akamete uğrattık. Ancak yukarıdaki sözlerden anlaşıldığı kadarıyla Erdoğan ile Putin’in Suriye mutabakatı sadece İdlib’le sınırlı değil. Bu noktayı sorduğum yetkililer, İdlib anlaşmasının 10. maddesine dikkat çekiyorlar. 10. maddede, “İki taraf, her türlü tezahürde Suriyedeki terörizmle mücadele konusunda kararlılıklarını yineledi” deniliyor. “Soçi anlaşması sadece İdlib’i kapsayan bir anlaşma değil. 10. maddede yer aldığı şekliyle Suriye’deki terörizmle mücadeleyi kapsıyor” diye konuşuyorlar. Belli ki Erdoğan ile Putin arasında 10. maddenin altını dolduran gizli bir mutabakat var. Tabii ülkeler her şeyi açıklamaz.

Bunun bizi en çok ilgilendiren tarafında ise Fırat’ın doğusu yer alıyor. Fırat’ın doğusunda kim var? ABD’nin korumasındaki PKK-YPG var. Erdoğan bu mesajı nerede veriyor? ABD’ye adım attığı anda. Erdoğan zaman ayarlı bu mesajıyla aynı zamanda stratejik bir hamle yaptı. Mesajın sadece ucunu gösterdi. Türkiye-Rusya ittifakının ABD’nin güdümündeki Fırat’ın doğusunu da ilgi alanlarına aldığını hissettirdi. Erdoğan’ın bu mesajından sonra ABD’lilerin görüşmek için daha istekli olacaklarını düşünüyorum.

GEREKİRSE SİLAH KULLANILACAK

Bu arada İdlib sürecine ilişkin elde ettiğim bilgileri de paylaşmak istiyorum.

Soçi anlaşmasının en zayıf halkasını HTŞ başta olmak üzere irili ufaklı terör örgütlerinin silah bırakmaya yanaşmaması ve yeniden çatışma başlatmaları oluşturuyor.

Yazının devamı...

Erdoğan’ın Amerikalı yatırımcılarla toplantısının perde arkası

24 Eylül 2018

Erdoğan’ın programında Başkan Trump’la bir görüşme öngörülmüyor. Ama Erdoğan, ABD’ye hareketinden önce “ABD tarafından bir talep gelirse değerlendiririz. Şu anda herhangi bir şey söz konusu değil” diyerek açık kapı bıraktı. BM’deki oturumda ya da yemekte iki liderin arasında bir temas kurulması sürpriz karşılanmamalı. Yaşanan gerilimin ardından diyaloğa iki ülkenin de ihtiyacı var. Hem de her zamankinden fazla. Erdoğan’ın Amerika’daki temaslarından sonra Almanya’ya geçmesi de bir o kadar önemli. Almanya ziyareti Avrupa Birliği ile ilişkilerin seyri açısından büyük önem arz ediyor.

Ülkeler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde ve krizlerin aşılmasında ekonomi, en önemli kanallardan birini oluşturuyor. Rus uçağının düşürülmesi sonrasında yaşanan krizin aşılmasında işadamı Cavit Çağlar’ın oynadığı role dikkat çekmek istiyorum. Başkanlığını Mehmet Ali Yalçındağ’ın yaptığı Türk-Amerikan İş Konseyi’nin düzenleyeceği programda Amerikalı yatırımcılarla bir araya gelecek olmasını önemsiyorum. “Cumhurbaşkanı burada verdiği mesajları Amerika’da daha güçlü bir şekilde ifade edecek” denildiği için Erdoğan’ın, 19 Eylül’de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ABD’li şirketlerin Türkiye temsilcileri ile yaptığı toplantının perde arkasını paylaşmak istiyorum.

ERDOĞAN’IN GÜVENCESİ

Toplantıya Microsoft, Citibank, Google, Amazon, Philip Morris, Boeing, Pepsi Cola, Coca Cola ve IBM gibi dünya devi olan şirketlerin temsilcileri katılıyor. 30 dev kuruluşun temsilcilerinin yer aldığı toplantı, Türk-Amerikan ilişkilerinin içinde bulunduğu soğuk havanın tam tersine sıcak bir ortamda gerçekleşiyor. Erdoğan’ın toplantıya süre sınırlaması koymaması, şirket temsilcilerine tek tek söz vermesi, toplantının başında yaptığı konuşma ile gelebilecek soruların önemli bir kısmına yanıt vermesi katılımcılar açısından rahatlamaya neden oluyor. Erdoğan, “ABD ile sorunların iş dünyasını olumsuz etkilemesini istemem” diye başlıyor sözlerine ve “Serbest piyasa prensiplerinden taviz verilmeyecek” diyerek bitiriyor.

3 saat süren toplantı boyunca Cumhurbaşkanı’nın konuşulanları tek tek not alması dikkatlerden kaçmıyor. “Efendim, her konuşmayı pür dikkat dinliyor ve not alıyorsunuz. Bugün bu kaçıncı toplantınız, nasıl bu kadar diri kalabiliyorsunuz, bunun formülü nedir” diye soruyorlar. Erdoğan, “Sizlerin heyecanı bizi ayakta tutuyor” diye yanıt veriyor. Erdoğan söz verdiği şirket temsilcisine Türkiye’deki faaliyet alanları ve ekonomik büyüklükleri hakkında bilgi vermelerini istedikten sonra, “Türkiye’deki yatırımlarınızı nasıl arttırabilirsiniz? Bu konuda ne yapabiliriz” diye soruyor. Erdoğan toplantının sonunda şirket temsilcilerine çok önemli bir güvence veriyor: “Kendinizi ülkenizde hissedin. Sıkıntılı olduğunuzda ben buradayım” diyor. Bunun üzerine Amerikalı yatırımcılar, “Başka bir ülkede yabancı yatırımcıya böyle bir ortam hazırlandığını düşünmüyoruz. Biz çok şanslıyız” diye karşılık veriyorlar. Toplantıdan çıkan mesajları olumlu koduyla merkezlerine ileteceklerini ifade ediyorlar. Türkiye ile ilişkilerin düzelmesi için ABD Ticaret Odası nezdinde ve STK’larda girişimde bulunacaklarını belirtiyorlar.

ERDOĞAN’IN BRUNSON MESAJI

ABD ile yaşanan sorunun görünen yüzünde rahip Brunson olayı yer alıyor. Peki, görüşmede Brunson olayı gündeme geliyor mu? Gelmez olur mu? Cumhurbaşkanı Erdoğan çok net mesajlar veriyor.

“Bizi tehdit ederek çözüm bulamazsınız. 48 saat sonra bırakmazsan şunu yaparım, bunu yaparım tavrı bize sökmez. Burası Muz Cumhuriyeti değil” diyor. Ama bence krizin arkasındaki psikolojiyi yansıtan şu cümle çok önemli; “Halbuki biz kriz yaratan değil, çözüm olmak isteriz. Ama bu yaklaşımla değil”.

Yazının devamı...