"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

Abdulkadir Selvi

OHAL’den istifalara... Sorular, sorular

2 Kasım 2017

1- Yargıda normalleşme yönünde sinyaller olduğunu yazınca, en çok 2018’de OHAL kalkacak mı sorusu geliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, OHAL’in ne zaman kaldırılacağı konusunda parti yönetiminin ve hükümetin herhangi bir tarih vermemesini istedi. Erdoğan, Suriye’de ve Irak’taki gelişmeler ile içeride FETÖ ile mücadele nedeniyle tarih açıklanmasını doğru bulmuyor. Anlaşılan o ki 2018 yılında da bir süre OHAL şartlarında yaşamaya devam edeceğiz.

2- Belediye başkanları OHAL nedeniyle her yurtdışına çıkışta İçişleri Bakanlığı’ndan izin almak zorunda kaldıklarını belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan uygulamaya son verilmesini talep etti. Kamu görevlilerinin yurtdışına çıkışta kurumlarından izin alma şartı kaldırıldı ama bu belediye başkanlarını da kapsıyor mu tam bilmiyorum.

GÖKÇEK VE EDİP UĞUR

3- Bu arada istifası istenen belediye başkanlarıyla ilgili tartışmalar sürüyor. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek istifasını 28 Ekim Cumartesi günü açıklamıştı. Ancak istifa dilekçesi 29 Ekim Pazar günü işleme girdi. Böylece Gökçek
29 Ekim’den itibaren müstafi sayıldı.Gökçek’in yerine geçecek ismi belirlemek üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın programına göre perşembe ya da cuma günü temayül yoklaması yapılacak. İbre Sincan Belediye Başkanı Mustafa Tuna’yı gösterse de Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki de denklemde...

4- Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan istifa eden
Ahmet Edip Uğur’un açıklamaları Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı rahatsız etmiş. Bu arada Edip Uğur dün gün boyu, eşinin gözaltına alınıp bırakıldığı haberlerini yalanlamakla meşguldü. Kendisine ulaştım, “Doğru değil, yalan” dedi.

5- Cumhurbaşkanı

Yazının devamı...

Ben bu CHP’yi anlayamıyorum

1 Kasım 2017

Hele hele Belediye Başkanı’nın, “Bir faşist diktatöre karşı, bu halkın ayaklanması...” gibi laflar ettiğini işitince, Kemal Bey’in hemen bir açıklama yapmasını, bizim ayaklanmayla falan işimiz olmaz, bunlar doğru şeyler değil demesini bekledim.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Ankara’dan kalkıp Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesine kadar gidince, hah, bu sefer tamam dedim. Bülent Tezcan, şimdi ‘Başkan, nereden çıkardın bu ayaklanma işini? Ne gerek var böyle faşist diktatör benzetmelerine?’ diyecek diye umutlandım.

Ne mi oldu?

Sanki Ekrem Eşkinat’ın hakaretleri yetmemiş gibi Bülent Tezcan almış eline mikrofonu, “Tekirdağ meydanında ben söylüyorum, Recep Tayyip Erdoğan faşist diktatördür. Hem de onların anladığı dilden söylüyorum, şeddelisidir diktatörün şeddelisidir” diye bağırıyor.

Bende hâlâ Polyannacılık durumu devam ediyor. Bu kez tamam dedim, Kılıçdaroğlu bu işi atlamaz, hesabını sorar dedim.

‘Biz o kadar Adalet Yürüyüşü yaptık, halka güven verdik. CHP olarak en iyi dönemlerimizden birini yaşıyoruz. Sizin bu üslupsuzluklarınıza partiyi kurban etmem’ diye uyaracağını düşündüm.

Kemal Bey çıktı kürsüye. Bende Molla Kasım beklentisi tavan yapmış durumda. ‘Arkadaşlar, muhalefet yapacaksak, hakaret ederek etmeyeceğiz. Bu faşist diktatör sözü doğru olmadı. Halkı sokağa dökmek falan gibi sözler doğru işler değil’ demesini bekliyorum.

Sen misin bekleyen?

Yazının devamı...

Seçim hesabı ve yargıda iklim değişikliği

31 Ekim 2017

Mehter takımı büyük bir coşku içinde, “Ceddin dede neslin baba”yı söylüyordu. Resepsiyon salonunda ise eski Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’le karşılaştık. “Külliye girişinde beni mehter karşıladı. ‘Çırpınırdı Karadeniz’i söylüyorlardı. O zaman dedim ki, ben yanlış yere gelmemişim” diyerek AK Parti’ye geçişine ince bir gönderme yaptı.

Cumhurbaşkanı resepsiyona biraz gecikmeli geldi. Külliye’den bir yetkili bu durumu, “Türkmenlerle toplantı halindeydi” diye açıkladı. Türkmen heyetine, “Bağdat’la ilişkilerinizi geliştirin. Ortak operasyon konusunda İran tamam demişti ancak İbadi’nin tavrı nedeniyle bu gerçekleşmedi. Ortak operasyon konusunda İbadi’yi ikna etmeye çalışın” mesajı verilmiş. Konuşulanlardan biri de Barzani’nin yerine kimin geçeceğiydi. Türkiye, Behram Salih ve Neçirvan Barzani seçeneklerini değerlendiriyormuş. Ağırlık Behram Salih’ten yana. Neçirvan Barzani 2 aydır Ankara’ya gelmek istiyor. Erdoğan, 24 saatlik ziyaretleri sırasında dahi görüştüğü Neçirvan Barzani’ye bir süredir randevu vermiyor. Sorulduğunda da “Dengim değil” diyormuş. Barzani’nin bağımsızlık referandumu sırasında istişare etmemesi nedeniyle, “İsrail’le görüştü ama bizimle görüşmedi” diye tepki gösteriyormuş.

2018’DE ERKEN SEÇİM

29 Ekim resepsiyonu için Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde tam anlamıyla iğne atsanız düşecek yer yoktu. AK Partililer kendi aralarında belediye başkanlıklarındaki değişimi konuşuyordu. Biri kulağıma eğilip, “Erken seçim yok diye yazıyorsun ama Cumhurbaşkanlığı seçiminin yerel seçimlerden önce yapılması konuşuluyormuş. Tarih olarak 15 Temmuz 2018 üzerinde duruluyor” dedi. Her ne kadar kulağıma söylense de hemen yanımızdaki milletvekili, “Anayasa değişikliği gerekli” diye itiraz edince, kaynağım “MHP ile AK Parti’nin sayısı ona yetiyor” dedi. Orada hemen AK Parti ile MHP milletvekillerinin sayısını topladık, yetiyordu. Peşinen ifade edeyim,seçimlerin normal zamanında yapılacağı düşüncesindeyim. Çünkü Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda yüzde 50 artı 1 alacağı tablonun sağlama alınması gerekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Erken seçim diyorlar, seçimin tarihi belli. Her şey tıkırında giderken, neyin erken seçimini istiyorsun?” dedi. Buna rağmen yine de “Bende öyle bir bilgi yok” demekle yetindim. Demirel boşuna söylememiş, “Siyasette 24 saat bile çok uzun bir süredir” diye, neme lazım.

Resepsiyonun başında 29 Ekim’den 15 Temmuz’a bir görsel sunum yapıldı. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’i kuran millet,15 Temmuz’da da demokrasiye sahip çıktı teması işlendi. Atatürk’ten Menderes’e, Özal’a ve Erdoğan’a uzanan bir siyasi çizgi ortaya konuldu. ‘AK Parti, Atatürk’ü mü keşfetti’ tartışmalarına zemin teşkil etmesini arzu etmem ama bu kez Cumhuriyet ve Atatürk vurguları daha güçlüydü. Belli ki Erdoğan sadece MHP’yle yakınlaşma adına bunu yapmıyor. Atatürk’ü, Cumhuriyet’i önemseyen yeni bir seçmen profiline yöneliyor.

NORMALLEŞME SİNYALİ

Resepsiyon salonunda çok renkli görüntüler vardı. Sanatçılarla Erdoğan arasındaki diyaloglar dikkat çekiciydi. Ankara gazetecileri olarak bizim her zaman bir gözümüz askerlerin üzerinde olur. 28 Şubat’ın manşetleri yıkan açıklamaları yok ama yine de paşaların ne dediğini önemseriz. Komutanlara çok şey sorduk, nasıl başardılar bilmiyorum ama hiçbir şey söylemediler.

Resepsiyondan ayrılırken Adalet Bakanı

Yazının devamı...

Erdoğan’ın 2019 hesabı

30 Ekim 2017

MKYK toplantısı cuma günü yapıldığı için, “arkadaşlardan” kastedilen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek. MKYK üyelerinin dikkatli bir şekilde kendisine baktığını görünce, “Kalan da eder” diye ilave ediyor. Kalan? Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur. Salı günü grup toplantısından sonra Meclis’ten ayrılırken Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Ahmet Edip Uğur’un durumunu sorduğumuzda, “Pazartesi inşallah” demişti. Melih Gökçek’in istifa tarihini açıklamasından sonra Ahmet Edip Uğur’un, “Uzağı yakın edeceğim” dediği söyleniyor, daha fazla uzatmayacağı anlamında. Gelen sinyaller saat 17.00’de istifasını açıklayacağı yönünde. Uğur’un, Melih Gökçek gibi davaya ve lidere sadakatten söz etmek yerine, hizmet imkânının kalmadığını belirterek istifasını açıklaması bekleniyor.

Melih Gökçek’in istifasını açıkladığı toplantıda kullandığı dil dikkat çekiciydi. Lidere ve davaya aşırı bağlılık vurgusuyla, geleceğini AK Parti siyaseti içinde yaptığı mesajını verdi. Belediye başkanlığını bırakınca Melih Gökçek biter diyenler erken hesap yapmasın.

ERDOĞAN’IN UYARISI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istifa eden belediye başkanlarıyla ilgili olarak teşkilata, “Bu arkadaşlarla ilgili kimse olumsuz olarak konuşmasın, kırıcı laflar etmesin” diye bir uyarısı oldu.

Böylece AK Parti’de istifa dönemi kapandı mı? Büyükşehirler için o sürecin tamamlandığı, başta İstanbul’dan bazı ilçeler ile olmak üzere Anadolu’dan istifaların olacağı söyleniyor.

Türk siyasetinde ilk kez böyle bir olay yaşanıyor? Erdoğan neden bu yolu tercih etti?

Melih Gökçek’in, “Liderim Recep Tayyip Erdoğan’ın emrine uyarak belediye başkanlığını bırakıyorum” diye açıklama yapmasından 25 dakika sonra Erdoğan, Konya’da meydandakilere, “2019 seçimlerini almaya var mısınız?” diye soruyordu.

İşin püf noktası da burası.

Yazının devamı...

Akıncı Üssü'nün bilinmeyenleri

26 Ekim 2017

15 Temmuz darbe girişimine kızının nikâhında yakalanan dönemin Eskişehir Birleşik Hava Harekât Merkezi Komutanı Korgeneral Mehmet Şanver, 15 Temmuz’da yaşananlara ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

Burada “Paşalar Savaşı”na kapı aralamak yerine 15 Temmuz’un bilinmeyen yönlerini ortaya koymaya özen gösterdim.

Ama önce Abidin Paşa’nın, Genelkurmay açıklamasına Akın Öztürk’ün isminin kim tarafından konulduğu sorusuna değinmek istiyorum. Abidin Ünal, “Açıklamaya Akın Öztürk ismini koymadım. Sonradan kim ekledi acaba?” diye sormuştu.

Akın Öztürk isminin yer aldığı Genelkurmay açıklaması darbeden 6 gün sonra 21 Temmuz tarihinde yapıldı. Akın Öztürk’ün ismi hükümette büyük rahatsızlığa yol açmıştı. Hassas bir nokta olduğu için çeşitli kaynaklardan teyit ederek netleştirmeye çalıştım. Metnin ana çatısı Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal tarafından hazırlanıyor. Kara Kuvvetleri Komutanı Salih Zeki Çolak, ikinci bir açıklamaya gerek olmadığı görüşünü ifade ediyor. Genelkurmay Başkanı Akar bir gel-git yaşıyor. Ancak açıklama Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının görüş birliği üzerine yapılıyor.

Yazının devamı...

Başkanların istifası ve erken seçim

25 Ekim 2017

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur’un istifasını sorduk, “İnşallah pazartesi” dedi. Belediye başkanlarıyla ilgili süreçte Erdoğan’ı gergin bir şekilde görmedim ama Bursa ve Ankara büyükşehir belediye başkanlarının istifalarını açıklamaları, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın istifa kararı alması nedeniyle rahatlamış görünüyordu. AK Parti grubu öncesinde konuştuğumuz bir bakan, “Bu operasyonla tıkalı boru açıldı. Bir anlamda nefes borusu açıldı. Seçimlere yansıması olumlu olacak” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, değişim konusunda kararlı. Bu noktada bir B planına sahip değil. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e, “İkinci kez gelmeye neden gerek duydun? Buradan çıkınca istifa edeceğin tarihi açıkla” dediği söyleniyor. Meclis’e gelirken meslektaşlarımızın, “İstanbul’da hayır çıkan ilçelerde değişim olacak mı?” sorusuna, “Şu anda böyle bir şey söz konusu değil ama olmayacağı anlamına gelmez” diye cevap verdi. Hatırladınız mı? Gökçek’le ilgili süreç de böyle bir cevap üzerine başlamıştı.

Bursa ve Ankara büyükşehir belediye başkanlarının istifa kararı alması onu yeni bir durum değerlendirmesine itmiş. Pazartesi günü, “Bu işler emirle olmaz” diyerek istifaya yanaşmayan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı, pazartesi gününe istifa kararı almıştı.

AK Parti’de değişim bir süreç. Üç belediye başkanının istifalarını geciktirmeleri nedeniyle bundan vazgeçilecek değil. Ancak Erdoğan, bir an önce bu tartışmaları sonlandırıp, partiyi 2019 seçimlerine hazır hale getirmeye çalışıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılı içinde değişimi tamamlayıp, 2018’i icraata ayırmayı planlıyor.

SEÇİMLER ZAMANINDA YAPILACAK

Zaten 16 Nisan’dan 1 gün sonra yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında, “2017 yılı değişim, 2018 icraat, 2019 seçim yılı olacak” demişti. Erdoğan, Meclis’te erken seçimle ilgili bir soruya, “Yok böyle bir şey. Bizden böyle bir şey duydunuz mu? Şu anda gündemimizde yok” karşılığını verdi. Erdoğan bu açıklamayı Kılıçdaroğlu’nun yerel seçimlerin öne çekilmesi teklifinden önce yapmıştı.

AK Parti, 2019 seçimlerine farklı bir strateji ile hazırlanıyor. Teşkilat çalışmalarında mikro yapılanmaya gidiliyor. İl, ilçe ve belde teşkilatları devam edecek. Ancak parti aynı zamanda mahallelerde de teşkilatlanacak.

Daha önce illerde yapılan istişare kurulu toplantılarının yerine ‘Danışma Meclisi’ toplantıları geliyor. Toplantıya il koordinatörü, bölge koordinatörü, il başkanı, ilçe başkanı, belediye başkanları, milletvekilleri ve varsa o ilin bakanı katılacak.

AK Parti’nin her mahallede bir parti temsilcisi var. Bundan böyle mahallelerin yönetim kurulu toplantıları da olacak. Böylece teşkilatlanma mahalleye kadar inecek. Buna hem dikey hem yatay yapılanma deniliyor. Cumhurbaşkanı

Yazının devamı...

Gökçek ve Altepe’nin istifası, Ahmet Edip Uğur’un durumu

24 Ekim 2017

Şimdi gereği yapılmaya başlandı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe istifa etti, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, cumartesi günü istifa edeceğini açıkladı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın direneceği söyleniyordu. Hatta kendisi de Bosna dönüşünde görevimin başındayım demişti. Hafta sonunu direnme kararıyla geçiren Altepe, hafta başında istifasını duyuran ilk isim oldu. Melih Gökçek’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştüğü 5 Ekim tarihinden bu yana istifası bekleniyordu. Ancak Gökçek zaman kazanarak Erdoğan’ı ikna edeceğini düşündü. Oysa ilk görüşmede Cumhurbaşkanı, “Bu işi fazla uzatma” demişti. Gökçek o görüşmede Erdoğan’a  istifasını verdikten sonra çekincelerini dile getirseydi bu süreçten büyüyerek çıkardı. Ancak o “Benim bu şekilde çekilmem doğru olmaz” demeyi tercih etti. “Çoluğuma çocuğuma ne anlatacağım, yolsuzluğum mu var, FETÖ’cü müyüm, neden istifa edeceğim” diye konuştu. Bir ara direnme kararı aldı. Sonra kendisinden sonra gelecek ismi belirleme çabasına girdi. Hatta geçen haftayı üç belediye başkanının ortak hareket etme ve istifa etmeme kararı aldıkları yönündeki haberlerle tamamladık. Süreç uzadıkça hem AK Parti hem de kendileri yıpranmaya başladı. Erdoğan’ın liderliğinin tartışılma ihtimali belirdi. Geçen hafta tırmanan kriz, dünden itibaren çözüm sürecine girdi. Bunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlılığı belirleyici oldu.

 ERDOĞAN’IN KARARLILIĞI

 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı ilk görüşmeden sonra attığı tweet’te, Külliye’nin karşısına yapılacak projeden söz etmişti. Bu kez o tür bir manevra yapmasına imkan tanınmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşme sırasında sürecin zaten gereğinden fazla uzadığı ve partiye zarar verecek bir noktaya ulaştığını belirtip, Gökçek’ten derhal istifa etmesini istediği söyleniyor. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı görüşmede istifa sürecine son bir noktayı koyması gerektiği sonucu çıktı. Çünkü Erdoğan, istifa dışında Gökçek’e ikinci bir şık sunmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sorunun çözülmesi için Gökçek’e son bir kredi açmıştı. O görüşme yapıldı ve Gökçek, makam odasından Erdoğan’a, istifasını beyan ederek çıkmak durumunda kaldı. Çünkü, Erdoğan başka bir seçenek sunmadı. Uzun bir görüşme olduğu söyleniyor. Ama sıcak ve samimi bir ortamda geçmediği ifade ediliyor. Gökçek de bu kararlılık karşısında manevra alanının kalmadığını görmüş olmalı ki, bu kez müzelik tweet atmak yerine beklenen istifa açıklamasını yapmak durumunda kaldı.

BALIKESİR’DEN İSTİFA SİNYALİ

Üç belediye başkanından ikisi istifa kararı aldı. Şimdi sırada Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur var. Peki Ahmet Edip Uğur ne yapacak? Dün akşam saatlerine kadar, gelen bilgi tek başına kalsa da direnmeye devam edeceği yönündeydi. Ancak gece yarısı,“İstifa sürecini kısaltacağım” dediği söylendi. Bu süreç içinde Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı’ndan gelen ilk istifa sinyaliydi. Çünkü Ahmet Edip Uğur şu ana kadar vuruşarak çekilme yönünde sinyaller verdi. Ancak onun da görevden alınma yerine istifa edeceği konuşulmaya başlandı.

AK Parti açısından yönetimi zor bir süreç oldu. Başbakan değişecek denildi, Ahmet Davutoğlu süreci kolaylaştırdı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı değişecek denildi, Kadir Topbaş, sorun çıkarmadan çekildi. Ancak Ankara, Bursa ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlarına sıra gelince, iş değişti. Ak Parti’nin siyasi geleneğinden yaşanmayan bir süreç yaşandı. Ancak Erdoğan’ın kararlılığı sayesinde sorunun bir krize dönüşmeden çözülmesi sağlandı.

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Yazının devamı...

Abidin Paşa’dan 15 Temmuz bombaları

23 Ekim 2017

Abidin Ünal derdest edilmeden önce Hava Kuvvetleri’ne yayınladığı emri benimle paylaştı. Akıncı Üssü’ndeki görüntüler üzerinden giderek, o geceye ışık tutmaya çalışacağım. Görüntülerin yayınlanması Abidin Ünal için sürpriz olmamış. “Bu görüntülerin servis edilmesini bekliyordum. Çünkü 15 Temmuz’dan sonra o kadar adamı ihraç ettik. 15 Temmuz kurgu bir darbedir tezini işlemek için bu görüntüleri servis ediyorlar” görüşünde.

- Kameraya yansıyan görüntülerinde nereye gidiyordu?

“Gece 02.00’ye doğru hapsedildiğim odadan hatırladığım kadarıyla 3 yada 4 kez kapıda nöbet tutan ve beni derdest eden silahlı kişiler eşliğinde tuvalete gittim. Tuvalete gidiş yolu hapsedildiğim odadan çıkar çıkmaz köşeyi dönünce girilen koridor yolundan geçmekteydi. Tuvalet hemen kameranın dibinde köşe başındaydı. Dolayısıyla her gidiş-geliş kamera kayıtlarına geçmiş oluyor.”

Abidin Ünal spekülasyonlara son vermek için yerinde inceleme yapılmasını öneriyor.

- Akıncı Üssü’nde nerede tutuldu?

“Akıncı Üssü’ne getirildiğimde arkamda silahlı adamlar vardı. Beni çift kapılı, çift kilitli, 7-8 m2 büyüklüğünde, 141. Filo’nun arşiv odası olan penceresiz, sadece döküntü bir sandalye ve masa dışında hiçbir şey olmayan bir odaya kapattılar. Cep telefonlarım alındı, iletişim imkânım yok edildi.”

- Abidin Paşa bir de soru ortaya attı...

“İlginç olanı, sadece benim olduğum koridorda kamera vardı. Ama nedense Akıncı Üs Komutanı’nın odasının bulunduğu ve Genelkurmay Başkanı’nın tutulduğu yer ile darbecilerin olduğu yerde kamera yok. Darbecilerle müzakere orada yapılmış... Darbecilerle orada müzakereler yürüttüler. O görüntülerin ortaya çıkması lazım.”

Yazının devamı...