"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

Abdulkadir Selvi

İyi Parti kongresinde ne olacak

9 Ağustos 2018

Meral Akşener, tek aday olarak girecek kongreye. Kendisi aday olmayacak ama ortak aday gösterilecek. İYİ Parti demek Meral Akşener demek. Bu süre zarfında Akşener’siz bir İYİ Parti’nin kısa süre içerisinde dağılacağı görüldü. Afyon kampından sonra Meral Akşener de bunu gördü, İYİ Parti de Akşener’siz yürüyemeyeceğini öğrendi. İYİ Parti yerel seçimlere Akşener’le girecek. Yerel seçimlerde Ege, Marmara ve Trakya’da İYİ Parti etkisi hissedilecek. İzmir, Ankara ve İstanbul seçimlerinde çıkaracağı adaylarla İYİ Parti, sonuçları etkileyecek. Yerel seçimlerde alınacak sonuçlara göre partide roller yeniden belirlenecek.

Kimilerine göre Akşener’in, Afyon kampında önce istifa edip ardından olağanüstü kurultay çağrısı yapması siyasi bir manevraydı. Böylece, kendisi olmadan partinin dağılacağını gösterdi. Bu arada Koray Aydın ve Ümit Özdağ gibi dişli isimleri de geriletmeyi başardı. Akşener’i geri dönüşe ikna edenlere göre ise istifa ve tekrar aday olmama kararı taktik bir manevra değildi. Akşener samimi olarak istifa etti, ardından da olağanüstü kurultay çağrısı yaptı. “Kurultayda aday olmama kararım kesindir” derken samimi olduğu kanaatindeler. Seçimlerden sonra Akşener güçlü bir liderlik sergileyemedi ama yeni bir parti olmasına rağmen İYİ Parti bu süreci iyi yönetti. Meral Akşener’in geri dönmesi sağlandı. Böylece parti, siyasi hayatının en büyük tehlikesini atlatmış oldu. Bunda Akşener’in kapısında nöbet tutup kendisini kilitleyenlerin katkısı da göz ardı edilmemeli.

Akşener geri döndü. Ama bu süre zarfında liderliği ciddi yara aldı. Sıkıştığında partisini bırakıp giden lider pozisyonuna düştü. Akşener partisini kurtarmadı, partisi Akşener’i kurtardı. Lider zor zamanlarda ortaya çıkar.

MERKEZ PARTİ BEKLENTİSİ

İ Parti 12 Ağustos’ta sadece yeni bir kongre yapmayacak. Parti yeni bir yörüngeye oturacak. Akşener, İYİ Parti’yi kurmak için yola çıktığında merkez sağ ve merkez soldan isimlerin yer aldığı MHP’den ayrılmalar nedeniyle milliyetçi tonu olan merkez parti beklentisi hâkimdi. Ama MHP’den ayrılanların ağırlıkta olduğu bir parti ortaya çıktı. İlk hayal kırıklığı orada yaşandı. Partide itirazın nedenlerinden biri bu. “İYİ Parti seçmeni, MHP eğiliminde siyaset yapmaları için oy vermedi” deniliyor. İYİ Parti’nin AP’den ayrılan Demokratik Parti ya da CHP’den ayrılanların kurduğu Güven Partisi gibi, MHP’den milletvekillerinin kaymasıyla oluşan bir parti olmadığı savunuluyor. “Seçmen MHP seçmeni değil, İYİ parti seçmeni” değerlendirmesi yapılıyor. Merkez partilerden gelenlerle MHP kökenliler arasında ciddi bir ayrışma söz konusu.

VAZO ÇATLADI

12 Ağustos kongresiyle İYİ Parti’nin merkez parti kimliğine kavuşması hedefleniyor. O nedenle 12 Ağustos için, “Yeniden Doğuş Kongresi” deniliyor. Partide karar organlarında büyük bir değişiklik yapılması isteniyor. “İYİ Parti, merkez parti kimliğine kavuşacak, kadroları da ona göre yenilenecek” deniliyor. Tabii Akşener bunu başarabilirse. Partinin kuruluşunda eski MHP’lilerin hâkim olması üzerine gelen eleştirilere Akşener, “MHP’de birlikte yola çıktığımız arkadaşlar diyet borçlarını istediler, ödedim” karşılığını vermişti.

Peki son günlerdeki istifalar nasıl karşılanıyor? İlkesel istifalar olarak görülmüyor. Milletvekili olamayanların partiyle yollarını ayırması olarak değerlendiriliyor. Ama istifa işini hafife almamak lazım. Bir umut olarak doğan parti, ilk seçimden sonra önce genel başkanının istifasını, ardından da kurucuların istifasını yaşıyorsa işler iyi gitmiyor demektir.

Yazının devamı...

Erdoğan’ın mesajı ve AK Parti’nin değişim kongresi

8 Ağustos 2018

AK Parti her seçim kampanyasında ve kongrede bir temayı ön plana çıkarıyor. 24 Haziran seçimlerinde “Vakit Türkiye vakti” demişlerdi. Kongrede ise “millet bir, hedef bir” diyecekler. Böylece iki tema birbirini tamamlıyor. AK Parti yöneticilerine neden böyle bir seçim yapıldığını sorduğumda, “Türkiye’nin iç bütünlüğünü sağlama konusunda bir engel kalmadı. Dışarıdan gelecek saldırılara karşı da birlik ve beraberlik vurgusunu ön plana çıkarma gereği duyduk” karşılığını aldım.

AK Parti 18 Ağustos’ta “değişim kongresi”ni gerçekleştirecek. Seçimlere giderken milletvekili listelerinin yüzde 48’ini değiştirdi. Bakanlar Kurulu’nda ise 16 bakandan sadece dördü bir önceki kabinede yer alan isimlerden oldu. Böylece kabinenin yüzde 75’i yenilendi. Bunda AK Parti’nin milletvekili sayısının kritik bir sınırda olmasının da etkisi var elbette ki ama yine de köklü değişim yaşandı. Değişim trendi Meclis grubunda da kendini hissettirdi. Beş grup başkanvekilinin üçü değişti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal’a göre kongre sonrası parti yönetiminin yarısı yenilenecek. AK Parti yönetimi değişimden ziyade yenilenmeyi kullanmayı tercih ediyor. “Yenilenme AK Parti’nin olmazsa olmazı” diyorlar.

DEĞİŞİM, DEĞİŞİM, DEĞİŞİM

AK Parti, 17 yaşında bir parti. Bunun getirdiği bir yorgunluk ve eskimişlik olabilir. Erdoğan, AK Parti Genel Başkanlığı’na döndüğü 21 Mayıs 2017 tarihli kurultayda metal yorgunluğundan söz etmişti. Bunun ilk tezahürünü Kadir Topbaş ve Melih Gökçek’in de aralarında bulunduğu bir grup belediye başkanının değişiminde gördük. Onları sırayla milletvekilleri, bakanlar ve Meclis grup yönetimindeki değişim izledi. Yenilenme sırası şimdi 18 Ağustos’ta AK Parti yönetiminde, ardından yerel yönetimlerde.

Erdoğan, “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” ilkesinden hareket ediyor. Kurucu lideri olarak partiyi kendi kontrolünde değiştiriyor. Özal bunu gerçekleştiremediği için ANAP yaşayamadı. Bizde siyaset lider eksenli yapılıyor. Halk değişimi liderden bekliyor. Lider değişimi gerçekleştirdiği zaman partisi yaşıyor ama parti kendini yenilemeyi başaramazsa bu kez millet değişimi sandıkta yapıyor. O nedenle Erdoğan’ın yaptığı değişikliklere sadece kadro yenilenmesi olarak bakmak yanlış olur. Erdoğan, parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçerek sistemi değiştirdi, şimdi de AK Parti’yi yeniliyor.

ERDOĞAN KONGRE KONUŞMASI

CHP olağanüstü kurultay tartışmaları ile boğuşurken, İYİ Parti istifalarla sarsılırken Erdoğan, Türkiye’yi dönüştürdü. Yeni bir hükümet sistemi ortaya çıkardı. Şimdi bu sisteme göre partisini yeniliyor. Ardından sıra yerel yönetimlere gelecek. AK Parti, büyük kongreden sonra Afyon’da milletvekilleriyle yeni dönemin ilk kampını yapacak. Daha önce ekim sonu kasım başında yapılan kamp, yerel seçimler nedeniyle eylül ayına çekildi. Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları’nın kongresinde, “2019 yerel seçimlerine hazırlık startını veriyoruz” dedi. Muhalefet kendi iç sorunlarıyla boğuşurken Erdoğan, şimdiden yerel seçim çalışmalarını başlattı.

Başkanlık sisteminin kendine özgü bir yapısı var. Parlamenter sistemden geldiğimiz için, taşların yerine oturması biraz zaman alacak. Milletvekilleriyle, bakanlar ve hükümetle AK Parti arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi gerekiyor. Burada lider olarak

Yazının devamı...

CHP’de bundan sonra ne olacak?

7 Ağustos 2018

CHP yönetimi yasal süreyi bekledi. Pazartesi günü saat 17.00 olduğu anda, yeterli imzaya ulaşılamadığı belirtilerek, olağanüstü kurultaya gidilmeyeceği açıklandı.

Muhalifler 630 ıslak imza ile olağanüstü kurultay talep etmişti. Peki Genel Merkez, 569 sayısına nasıl ulaştı? Genel Merkez tarafından yapılan açıklamaya göre noter tasdikli imza sayısı 618’di. Bunlardan 31’i imzasını geri çekti. Beşinin daha önce istifa etmiş olduğu, dördünün mükerrer, dördünün ise fotokopi olduğu saptandı. Beş imzada ise gündem birliği saptanamadığı belirtildi. Böylece Muharrem İnce’nin talebi değil Kemal Kılıçdaroğlu’nun istediği oldu.

MUHALİFLERİN YOL HARİTASI

Peki bu kararla olağanüstü kurultay defteri kapandı mı? Kapanmadı. Tam aksine mücadele yeni başlıyor. Çağrı heyeti, Genel Merkez’i sayılarla oynamakla suçladı. Olağanüstü kurultay talebini yineledi. Bu mücadelenin canlı tutulacağı belirtildi.

Muhalifler imza toplamaya başladığında CHP Genel Merkezi bu sayıya ulaşacaklarını düşünmüyordu. İmzaların toplanmasında ve geri çektirilmesinde bir aşamadan sonra kıran kırana bir mücadele verildi, sonucun alınmasında CHP’li belediyeler etkili oldu. Muhalif belediyelerin imza karşılığı kadro verdiği, Genel Merkez’le birlikte hareket eden bazı belediyelerin ise çekilen imzalara karşılık belediye meclisi üyeliği sözü verdiği ve kadro sağladığı söyleniyor. Gaye Usluer, imzaların geri çekilmesi için, “Delegeler üzerinde baskı yapılmıştır. Yapıldığına dair elimizde veriler var. Beyana dayalı” diye açıklama yaptı. Hakeza Genel Merkez’in elinde de bir büyükşehir belediyesi tarafından imza karşılığı kadro verildiğine dair bilgiler mevcut.

Muharrem İnce, sağladıkları ilgiyi canlı tutmakta kararlı. Muhalifler, dün geceden itibaren bir yol haritası üzerinde çalışmaya başladı. Muharrem İnce ve Gaye Usluer, CHP’yi mahkeme kapısına düşürmeyeceklerini açıkladılar ama muhalif delegelerden birkaçı yargıya başvuracak.

Muhalifler ayrıca olağanüstü kurultay için yeniden imza toplama ve 250 delegenin imzasının yeterli olduğu tüzük kurultayını toplama gibi seçenekler üzerinde duruyorlar. Ama asıl kitlesel bir eylemden söz ediliyor. Olağanüstü kurultay için yürüyüş yapılması tartışılıyor. Kılıçdaroğlu’nun, iktidara karşı gerçekleştirdiği ‘Adalet Yürüyüşü’ büyük ses getirmişti. Bu kez muhalifler Kılıçdaroğlu’na karşı ‘Adalet Yürüyüşü’ yapmayı tartışıyorlar. Bu tür eylemlerin iyi planlanması gerekiyor. Genel Merkez’in önünde büyük bir gövde gösterisinden söz ediliyordu. Ama toplana toplana 15 kişi toplandı. Dağ fare doğurdu.

DEĞİŞİM TALEBİ GÜÇLÜ

Yazının devamı...

Bugün CHP’de ne olacak?

6 Ağustos 2018

Çünkü anlık gelişmeler yaşanıyor. CHP’deki olağanüstü kurultay tartışmalarının seyrini belirleyecek gelişme ise bugün yaşanacak. En geç saat 17.30’da CHP Genel Merkezi tarafından açıklama yapılacak. Ne açıklanacak? “Olağanüstü kurultayın toplanması için 614 ıslak imza ile yapılan başvuru incelenmiştir. Parti üyeliği sona eren, fotokopiyle imzalarını gönderen ve imzalarını geri çekenlerle birlikte, yeterli imza bulunamadığı için olağanüstü kurultaya gidilmesine gerek görülmemiştir” denilecek. Genel Merkez’in hesabına göre, 550-570 arasında bir imza söz konusu. Peki bu açıklamayla olağanüstü kurultay tartışması sona erecek mi? Genel Merkez işi soğumaya bırakmaktan yana. Bunun için, Kılıçdaroğlu süratle parti yönetiminde bir revizyon yapacak. Ardından da yerel seçim sürecini başlatacak. Muharrem İnce olan biteni eli kolu bağlı olarak seyretmeyecek. Öncelikle bugün CHP Genel Merkezi’ne yönelik bir taban hareketi gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Diğer yandan Gaye Usluer, ”Atatürk’ün kendi öz partisini asla ve asla AKP’nin mahkemelerinde tartışılır duruma getirmeyeceğiz” dedi. Muharrem İnce, ”Partimi mahkeme kapısına düşürmem” diye açıklama yaptı. Ama burası CHP. Her an her şey mümkün. Muharrem İnce değil miydi, “Sayın Kılıçdaroğlu’na haksızlık yapamam. Asla karşısında aday olamam” diyen. İnce değil miydi, “Ben vefalı bir insanım, kendisiyle böyle bir yarışa asla girmem. Ben vefasız bir insan değilim. Bunu bana yapan birisinin karşısına geçmem” diye yeminler eden. “Dün dündür, bugün bugündür” sözü Süleyman Demirel’e ait ama Muharrem İnce için söylenmiş olmalı.

Hiçbir partide lider istemediği halde partiyi olağanüstü kurultaya götürmek mümkün değil. Meral Akşener, Bahçeli’ye rağmen MHP’yi olağanüstü kurultaya götürebildi mi? Ne yaptı? O da gitti partisini kurdu. Aynı durum Muharrem İnce için geçerli olur mu? CHP’den ayrılıp yeni bir parti kurması için gaz verenler çok ama İnce o yönde en ufak bir sinyal vermedi.

24 Haziran’a kadar çok başarılı bir grafik çizen İnce’nin iki büyük yanlışı oldu.

1- Karşısında aday olmam dediği Kılıçdaroğlu’nun karşısına çıkması.

2- Eşleriyle birlikte yedikleri “aile yemeği”nde konuşulanları bir gün sonra çıkıp kamuoyuna açıklaması.

 

BELEDİYE BAŞKANI ADAYLARINI BELİRLEME

Muharrem İnce gitmeyecek ama imza veren birkaç delege yargıya başvuruda bulunacak. CHP’deki imza tartışması karakolluk olacak. Böylece imza krizi derinleşecek. Neden? Çünkü olağanüstü kurultay taleplerinin bir yerinde, yerel seçimlere giderken belediye başkanlarını ve belediye meclisi üyelerini belirleme mücadelesi yatıyor. CHP’de Türkiye’de iktidar olma kavgası değil; İzmir’de, Çankaya’da, Kadıköy’de belediye başkanlıklarını elde etme mücadelesi yaşanıyor. Cumhurbaşkanı adaylığı sürecinde Muharrem İnce’nin ekibi milletvekili listelerinden tasfiye edildi. İnce aynı durumu yerel yönetimlerde yaşamak istemiyor. Ama Kılıçdaroğlu da, İnce’ye böyle bir fırsatı sunmamakta kararlı. Hem de siyasi hayatının hiçbir döneminde olmadığı kadar.

Yazının devamı...

Muhalifler kaç imza topladı, yerel seçimler erkene alınacak mı?

2 Ağustos 2018

Böylece olağanüstü kongreye gidilip gidilmeyeceği netleşecek. Peki tartışma bitecek mi? Haberler biteceği yönünde değil. Çünkü muhalifler, imzasını geri çekenleri ayıklamadan Genel Merkez’e müracaat edecekler. Muhaliflerin 620 imza sunması bekleniyor. İmzasını geri çekenlerin sayısının ise 50 civarında olduğu söyleniyor. Bu durumda Genel Merkez imzasını geri çekenleri düşüp, olağanüstü kurultay için gereken imzanın bulunmadığını açıklayacak. 570 civarında bir imzadan söz ediliyor. Muhalifler bu kararı sükûnetle mi karşılayacak? Öyle bir beklenti yok. Muhaliflerin mahkemeye gitmesi bekleniyor. Bu maksatla Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve yerel mahkemelerin verdiği kararlardan oluşan bir dosya hazırlandığı söyleniyor. CHP tüzüğünün olağanüstü kurultaya ilişkin 48. maddesinin üçüncü bendinde, “On beşinci günün bitiminden sonra imza çekilmesi hüküm ve sonuç doğurmaz” deniliyor. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın kararlarında, 15 günlük süre tamamlandıktan sonra çekilen imzalar geçerli sayılmıyor. Burada kritik sınır, 31 Temmuz saat 17.30. O tarihten önce çekilen imzalar geçerli oluyor. Muhalifler ise geri çekilen imzalar kendilerine değil, genel merkeze ulaştırıldığı için bilgilerinin olmadığını söylüyorlar. Gaye Usluer, “Geri çekilen imzalar varsa bunları bize açıklayacak olan, geri çekilen imzaların toplandığı makamdır” diyerek bu duruma işaret etti.

CHP’de iyimser bir grup, Muharrem İnce’nin, partinin mahkeme kapısına düşmesine izin vermeyeceği görüşünde.

 

YEREL SEÇİMLER ÖNE ALINACAK MI?

Bu durumda ne 635 imzayı bulamadığı için olağanüstü kurultayı toplayamamak Muharrem İnce açısından bir hezimet, ne de yeterli imza bulunamadığı için olağanüstü kurultay tehlikesini bitaraf etmek Kılıçdaroğlu açısından bir zafer. Kılıçdaroğlu’nun, Büyük gerilim yaratıldı, yaşanan süreçte parti çok hırpalandı. Bu sürecin sonunda partinin derlenip toparlanması lazım. Süreç sonuçlandıktan sonra bir an önce bu tahribatı gidermek zorundayız” tespiti yerinde. CHP yıprandı. Ama nasıl toparlanacak orası meçhul. CHP’de, bu tartışmaların bitmesi için yerel seçimlerin öne alınmasını fırsat olarak görenler var. İktidarın, yerel seçimleri kasım ayına çekeceği gibi bir beklenti söz konusu. Mart ayında yapılacak seçimlerin mevsim koşulları nedeniyle sıkıntılı olabileceği tezinden hareket ediliyor. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopteri, yerel seçim kampanyası sırasında düşmüştü.

2017 referandumla, 2018 seçimle geçti. 2019’da da seçime gidip en azından önümüzdeki 8 ay boyunca ülkeyi seçim atmosferinde tutmayalım. 2018 yılı ile birlikte seçim defterini kapatıp, önümüze bakalım. Ekonomiyle ilgili kararları alıp uygulamak için 2019 yılını beklemeyelim görüşünde olanlar var.

Ancak yerel seçimlerin öne çekilmesini istemek yetmiyor. Anayasa değişikliği gerekiyor. AK Parti ile MHP’nin sayısı buna yetmediği için bir anayasal engel söz konusu.

 

Yazının devamı...

Kedicikler itirafçı oluyor

1 Ağustos 2018

Hatırlarsanız 15 Temmuz gecesi darbeyi Akıncı Üssü’nden yöneten FETÖ’nün TSK imamlarından Kemal Batmaz da Akıncı Üs Komutanı’nın kendisine selam durduğu görüntüler izletilince, kendisini inkâr etmiş, “O ben değilim” demişti. 15 Temmuz gecesi Meclis’i bombalayan FETÖ’cü pilot da kendini tanıyamamıştı.

İstanbul polisinin başarılı operasyonuyla kıskıvrak yakalanıp cezaevine konulan Adnan Oktar grubuyla ilgili iddianame hazırlanıyor. Devletin kararlılığını görünce ailelere güven geldi. Devlet, devletliğini yapınca etrafa korku salan Adnan Oktar grubu sindi. Adnan Oktar mağdurları harekete geçti. İstanbul Adliyesi’ne suç duyuruları yapılıyor, aileler savcılığa müracaat ederek bilgi paylaşıyor. Ama asıl daha önemlisi, Adnan Oktar’ın kedicikleri arasında çözülmelerin başladığı söyleniyor. Daha önce burnundan kıl aldırmayan, tehdit dolu bir dil kullanan kediciklerin arasından itirafta bulunmak için müracaat edenler olduğu söyleniyor. Kedicikler deyip geçmeyin, sistem onların üzerinden dönüyor. İddianame ortaya çıkıp pabucun pahalı olduğunu görünce şantajcı bu yapı hakkında bilgi vermeye başlayacaklar.

Seks şantajı üzerine kurulu bu yapının dijital arşivi ele geçirilmiş durumda. “Ahlaksız” bu çete hakkında devletin tepesinde tam bir kararlılık söz konusu. 1999 yılında İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın zamanında yapılan operasyondan kurtulmuşlardı. Ancak Türkiye o Türkiye değil, Ankara o Ankara değil.

Tam bir kararlılık söz konusu.

 

ATATÜRKÇÜYÜZ SAVUNMASI

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, 31 Ocak 2018 tarihinde Adnan Oktar grubu hakkında en kararlı çıkışı yaparak, İnşallahlar, maşallahlar havada uçuşuyor, dini birtakım referanslar ve orada dansöz oynatıyorsun böyle bir şey olabilir mi? Tamamen akli dengesi herhalde bozulmuş” demişti. Adnan Oktar’ın, Diyanet İşleri Başkanı’na, seviyesiz bir dille saldırırken, diğer yandan da bir operasyon ihtimaline karşı önlem aldığı ortaya çıktı. Adnan Oktar’ın avukatları kediciklere, bacılara ve imam bacılar ile yönetici konumundakilere nasıl savunma yapacaklarını öğretmişler. İfadelerinde, cemaat oldukları yönündeki iddiaları reddedip kendilerini “arkadaş grubu” olarak göstermişler. Ama özellikle, “Atatürkçü” olduklarını kayıtlara geçirmişler.

Ancak bu kez İstanbul polisinin fendi

Yazının devamı...

Muhalefette kaos yaşanırken AK Parti’de ne oluyor?

31 Temmuz 2018

Meral Akşener, partisine döndü, CHP’de imza süreci tamamlandı.

Ancak iki partideki tartışmalar sonuçlandırılmış değil.

İYİ Parti, 12 Ağustos’ta olağanüstü kurultaya gidiyor. Akşener, tek aday olarak gireceği kongreden güç tazeleyerek çıkacak.

İYİ Parti demek Meral Akşener demek. Akşener’in dönüşüyle birlikte parti dağılmaktan kurtuldu. Yeni bir istifa söz konusu olmazsa İYİ Parti, yerel seçimlere Meral Akşener’in başkanlığında girecek.

Ancak 24 Haziran’dan bu yana iki kez istifa eden Akşener’in, üçüncü istifayı ne zaman vereceği ise belli değil.

Kriz şimdilik atlatılmış durumda ama İYİ Parti çok önemli gelişmelere gebe.

CHP’DE TARTIŞMA SÜRÜYOR

CHP ise

Yazının devamı...

CHP’yle ilgili mahkeme kararı

30 Temmuz 2018

Böylece olağanüstü kurultay açısından artık günler değil, saatler sayılı. CHP tüzüğüne göre 634 artı bir delegenin imzasıyla olağanüstü kurultay toplanacak. Yoksa yapılmayacak. Muhaliflerin sunduğu imzalar incelenecek, ölüm, istifa ya da tedbir nedeniyle geçersiz olanlar ya da  mükerrerler tespit edilecek. Ondan sonra olağanüstü kurultay için gerekli imzanın bulunup bulunmadığı açıklanacak. Ama asıl yarından itibaren hukuki sürecin içine girilecek.

Şimdi sıra geldi 10 puanlık uzmanlık sorusuna. Muhalifler tarafından imzalar teslim edildikten sonra Genel Merkez tarafından geri çektirmek için baskı yapılır mı? Yapsalar da imzaların bir kısmı geri çekilse de  hukuki olarak geçerli sayılmıyor.

Çünkü  bu konuda  Anayasa Mahkemesi, Yargıtay 2. ve 9. Hukuk Dairesi ile Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş kararlar var. Bunlar hukuken CHP Genel Merkezi’nin elini, kolunu bağlıyor.

ANAYASA MAHKEMESİ OLMAZ DİYORAnayasa Mahkemesi’nin kararı, CHP’lilerin yine bir olağanüstü kurultay talebiyle alınmış. 348 delege olağanüstü kongre toplanması için 6 -21 Haziran 2004 tarihleri arasında topladıkları imzaları CHP Genel Merkezi’ne sunuyor. Bunlardan 14’ü istifa, ihraç veya tedbir gibi hukuki nedenlerle geçerli sayılmıyor. Anayasa Mahkemesi’nin incelemesine neden olan ise toplu olarak 78 delegenin imzasını geri çekmesi. Anayasa Mahkemesi bu 78 delegeden 11’inin 21 Haziran’dan önce  dilekçelerini geri aldıklarını tespit ediyor ve geçerli sayıyor. Diğer 67 delegenin ise dilekçeler genel merkeze sunulduktan sonra geri çektiğini tespit ederek geçersiz sayıyor. Anayasa Mahkemesi’nin 05.07.2005 tarihli kararında, ”Toplu karar biçimindeki irade beyanıyla oluşan olağanüstü kongre çağrısı hukuki sonuç doğurucu olup, bu sonuç hem kendilerini  hem de parti yönetimini bağlayıcı  niteliktedir. Bir başka ifadeyle  belirlenen sürece oluşan istem, yenilik doğurucu olduğundan sonraki vazgeçmelerin hukuken geçerli olduğu kabul edilemez. Bu nedenle belirli süreden sonra gerçekleşen vazgeçmelerle beşte bir oranının altına düşülmesi halinde, toplu karar biçimindeki sonucun önceden doğmuş olması ve bağlayıcı olan özelliği nedeniyle parti yönetiminin Genel Kurulu olağanüstü  toplantıya çağırması gerekir” deniliyor.

FUTBOL FEDERASYONU SEÇİMİNDE Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı Futbol Federasyonu seçimlerinde de gündeme geliyor. Türkiye Futbol Federasyonu’nun 25-26 Haziran 2015 tarihinde yapılan Genel Kurulu’nda Yıldırım Demirören ile Haluk Ulusoy aday adayı oluyor. Divan Başkanlığı’nı Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan’ın  yaptığı Genel Kurul’da Yıldırım Demirören 240, Haluk Ulusoy 65 imza ile teklif ediliyor. Divan Başkanı Baykan iki taraftan üçer isimden oluşan bir heyet oluşturuyor ve  yapılan incelemede 26 imzanın mükerrer olduğu tespit ediliyor. Divan Başkanı ayrıca,”Ben daha önce verdiğim imzamı kendi iradem içerisinde geri çekiyorum” şeklinde dilekçeler olduğunu belirterek, Divan Başkan Vekili Mesut Hoşcan’dan Anayasa Mahkemesi’nin kararını okumasını istiyor.  Anayasa Mahkemesi kararının Mesut Hoşcan tarafından okunması üzerine  tartışma orada noktalanıyor. Böylece son anda geri çekilen imzalar hukuken geçerli olmuyor. Yıldırım Demirören için 214, Haluk Ulusoy için 39 imzanın geçerli olduğunu açıklanıyor. Böylece Yıldırım Demirören’in adaylığı kesinleşiyor.

Aralarında  Bülent Gürkut ve Haluk Ulusoy’un da bulunduğu 10 kişi bu kez itirazlarını Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne taşıyor. Mahkeme 15.12.2016 tarihli kararında  Ulusoy’un itirazını reddediyor, yapılan işlemi onaylıyor.

CHP Genel Merkezi’nin elini kolunu bağlayan kapı gibi bir Anayasa Mahkemesi kararı var. Akşam saat 17.30’a kadar söz delegelerde. Peki  imzalar teslim edildikten sonra tartışma biter mi? Bitmez. Tam aksine alevlenir. Çünkü CHP’de kılıçlar çekildi. Bu iş yargıya gider.  

Yazının devamı...