"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

Abdulkadir Selvi

Seçimle ilgili çarpıcı simülasyon

11 Haziran 2018

1- Cumhurbaşkanlığı seçimi

2- Meclis’teki denge

Cumhurbaşkanlığı seçiminde üzerinde durdukları nokta, ikinci tura kalır mı kalmaz mı? Analizlerde ikinci tur göz ardı edilmiyor, Erdoğan’ın ilk turda kazanacağı seçeneği üzerinde duruluyor. Daha çok alacağı oy oranı üzerinde yoğunlaşılıyor. 16 Nisan’a yakın bir denge oluşuyor. İkinci tura kalması durumunda ise Erdoğan’ın oylarını arttıracağı düşünülüyor. İkinci turda Kürtlerin Erdoğan’a oy vereceği hesap ediliyor. Erdoğan’ın kaybedeceği sonucuna ulaşanı görmedim.

Meclis’te oluşacak denge hakkında ise daha ayrıntılı simülasyonlar yapılıyor. Sizleri fazla sıkmadan ve rakamlara boğmadan tepe noktalarını aktarmak istiyorum.

Milletvekili dağılımını etkileyecek üç önemli faktör var.

1- Partilerin aldığı oy oranları.

2- HDP’nin barajı aşıp aşamayacağı.

3-

Yazının devamı...

Kandil’e farklı bir konsept uygulanacak

7 Haziran 2018

Sadece operasyon yapılmıyor. PKK sökülüp atıldıktan sonra Kandil’in stratejik noktalarına üsler kurulması planlanıyor.

Bu kez uzun soluklu bir harekât planı icra ediliyor. Kandil harekâtı 10 Mart’ta sınırlarımızın içinden başladı. PKK’nın, Kandil’den Türkiye’ye sızdığı geçiş yolları, üsleri, mühimmat depoları, mayınladıkları alanlar ele geçirilip temizlendi.

TSK tam üç aydır stratejik noktalara üsler kurarak, geçiş yollarını hazırlayarak Kandil’e doğru ilerliyor. Kandil harekâtı yapılacak mı diye boşuna soruyoruz. Kandil harekâtı 3 aydır sessiz sedasız şekilde icra ediliyor. Büyük ölçekli tam 11 bölgesel üs kuruldu. Aman yanıltıcı olmasın. Büyük operasyon henüz başlamış değil. Bunlar ön hazırlıklar. Öyle böyle değil, Kandil’e yönelik büyük bir operasyon hazırlanıyor.

Kandil’de PKK’nın 8-10 kampı bulunuyor. Örgütün beynini Kandil oluşturuyor.

KANDİL’E ÖZEL PLAN

O nedenle Kandil’e yönelik özel bir harekât planı devrede. Kandil savaş uçakları tarafından günlerce vurulacak, topçu atışıyla yumuşatılacak, böylece operasyona hazır hale getirilecek. Operasyon ABD ile koordinasyon içinde yürütülecek. Peki bu işten ABD’nin çıkarı ne? ABD’nin bir süredir PKK ile YPG arasındaki bağı koparmaya çalıştığı söyleniyor. Hatırlarsanız Savunma Bakanı Mattis, Milli Savunma Bakanı Canikli ile görüşmesinde YPG’yi PKK’ya karşı savaştırmaktan söz etmişti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da operasyona ilişkin açıklamasında, ”Türkiye, Irak yönetimi, Erbil ve ABD’den oluşan dörtlü ittifak söz konusu” dedi. Anlaşılan o ki İran’la ayrı bir temas yürütülüyor. Çünkü İran’la işbirliği olmadan Kandil operasyonu eksik kalır. Çünkü Kandil’in bir bölümü İran topraklarında. PKK yöneticileri Cemil Bayık ve Murat Karayılan’ın İran tarafındaki korunaklı alanları kullandığı söyleniyor.

Planlamasından icrasına kadar bu kez farklı bir operasyonla karşı karşıyayız.

1- Örgütün yönetildiği merkez olan, Kandil hedef alınıyor.

Yazının devamı...

Kandil operasyonunu ‘apoletli paşa’ yönetecek

6 Haziran 2018

Bu açıklamalar üzerine, “Kandil’e askeri operasyon yapılıyor mu” sorusunun peşine düştüm. 

Şu günlerde PKK’nın telsizi ROJ’dan verilen iki mesaj ön plana çıkıyor. Cemil Bayık, seçimlerde HDP’nin barajı aşması için çalışmalarını istiyor. Bu arada Kandil’in, Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına uzun süre soğuk baktığı, son anda kabul etmek zorunda kaldığı söyleniyor. Murat Karayılan ise, “düşman”ın yani Türkiye Cumhuriyeti’nin Kandil’e askeri operasyon düzenlemeye hazırlandığını belirterek, “Savunma birlikleri tahkimatları güçlendirsin. Bulunduğunuz bölgelerde askeri varlıklara saldırılar gerçekleştirsin. Zırhlılara karşı saldırılar düzenleyin, mayınlamayı arttırın” diye talimatlar yağdırıyor.

Peki Kandil operasyonunun eli kulağında mı?

BAĞDAT ZİYARETİNDE KONUŞULMUŞ

Kandil operasyonu için 7 Ocak 2018 tarihine gidiliyor. Başbakan Binali Yıldırım’ın Bağdat ziyaretini kast ediyorum. Başbakan Binali Yıldırım, Irak Başbakanı İbadi ile Kandil’e operasyonu görüşüyor. Ama operasyon kararı 27 Kasım 2017 tarihli MGK’da alınmış. Başbakan’ı, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Bağdat ziyaretleri takip ediyor. Arka kapı diplomasisi sonuç veriyor, Bağdat yönetimi operasyona yeşil ışık yakıyor. Şimdi benzer süreç İran’la yürütülüyor. PKK yöneticileri Cemil Bayık ile Murat Karayılan, Kandil’in İran tarafındaki korunaklı alanlarını kullandıkları için İran’la anlaşma önemli. İran, bir süre önce Kandil’e bakan yerleşim alanlarını boşaltmaya başladı. Ama İran’la müzakerelerin halen sürdüğü söyleniyor.

Bu arada Türkiye boş durmadı. ‘Türkiye içindeki Kandiller’ dediğimiz PKK kamplarına yönelik etkili operasyonlar yaptı. PKK’nın kış yapılanmasına izin verilmedi. PKK’nın bir takvimi var. Mart ayıyla birlikte kış yapılanmasını bitirip, teröristler Türkiye’nin içlerine sızmaya başlıyor. Tabii sadece terörist değil, Kandil’den gelen içimizdeki ‘Kandilciklerde’ hazırlanan EYP’ler ve mayınlar eylemlerde kullanılmak üzere Türkiye’nin içlerine taşınıyor. Etkili operasyonlar nedeniyle PKK’nın bu yıl içeriye EYP ve mayın sokamadığı söyleniyor.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bir görüşmemizde elini harita üzerinde gezdirip, “Bestler-Dereler bölgesini silahlı İHA’larla kontrol altına alıp, geçişlerine izin vermeyeceğiz” demişti. Soylu dediğini yaptı.

HAREKÂT NASIL OLACAK?

Yazının devamı...

Erdoğan neden uyarma gereği duydu?

5 Haziran 2018

Karşılarında Cumhurbaşkanı’nı gören Diyarbakırlılar seviniyorlar. Kimisi hemen cep telefonuna sarılıp yakınlarına haber veriyor, kimisi fotoğraf çektirmek için sıraya giriyor. Cumhurbaşkanı kucağındaki bebekle yanına gelen genç bir babayı görünce, ”Annesi nerede” diye soruyor. Baba, 7 aylık bebeği Cumhurbaşkanı’nın kucağına bırakıp, annesini çağırmaya gidiyor. Anneyi bulmak biraz uzayınca Erdoğan, bebeği bir süre sevip ESKİ Diyarbakır Milletvekili Mine Lök Beyaz’a veriyor. ”Karıma söz verdim fotoğraf çektirmeden gitmem” diyenleri, ‘selfie’ çeken genç kızları kırmıyor.

Hendek savaşlarında bazı semtlerinde sokağa çıkma yasağının ilan edildiği Diyarbakır’da, gece yarısı Cumhurbaşkanı’nın aracını durdurup çat kapı bir tatlıcıya gireceği, sokakta yürüyüp vatandaşlarla sohbet edeceği söylense inanmazdım.

Diyarbakır hep küllerinden doğdu. Teröre inat huzuru aradı. Dilerim gece yarısı Cumhurbaşkanı’nın sokaklarında gezebildiği Diyarbakır kalıcı olur. Çünkü Diyarbakır huzur bulmadan, bölge bulmaz.

ERDOĞAN NEDEN SİZİN VEKİLİNİZ BENİM DEDİ

Bu açıdan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Diyarbakır ziyareti ve orada verdiği mesajlar önemliydi. Milletvekili listelerinden dolayı bölgede sıkıntı yaşanıyor. Erdoğan o nedenle, ”Sizin vekiliniz benim” diyerek bu kez şahsına oy istedi. Barzani’nin bağımsızlık referandumu sırasında kullanılan dil ve MHP ile ittifakın Kürtlere iyi anlatılması gerekiyor. Bunun için bir söylem geliştirilmiş. HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin Barzani aleyhinde attığı, ”Sende bir puştluk vardır” tweet’i, Şeyh Said’i idam edenin, Kürtçeyi yasaklayanın MHP değil CHP olduğu anlatılıyor. Bölgede AK Parti ve HDP var. HDP’nin barajı aşıp aşmaması milletvekili dağılımını etkileyecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kanaat önderleriyle iftarına ilişkin gözlemleri yansıtmak istiyorum.

İftara 21 ilden iki bin kişi katılıyor. Her masada bir kanaat önderi yer alıyor. Türkiye’nin kırmızı bültenle aradığı PYD’nin önceki eşbaşkanı Salih Müslim’in ağabeyi Prof.Dr. Mustafa Müslim de iftara katılan isimler arasında yer alıyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, açış konuşmasını Kürtçe olarak yapıyor. Mehdi Eker’le konuştum. ”Sahneden salona baktım. Hakkârili Şel Şepik’le, mollalar cübbesiyle, sarığıyla, başörtülüler, başı açıklar, kravatlılar, kravatsızlar, rütbeli askerleriyle bütün renkler, bütün motifler Cumhurbaşkanı ile aynı masadaydı” dedi.

KÜRTLERE MESAJLAR

Yazının devamı...

Seçim tablosu ve kürt oyları

4 Haziran 2018

Basketbolda koçların en kritik anda mola alıp oyunun kaderini değiştirecek müdahalede bulunması gibi, cumhurbaşkanı adaylarının da bir mola alıp kampanyalarının gidişatını gözden geçirmelerinde yarar var. Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turda biter mi, Meclis’te iktidar mı yoksa muhalefet mi daha fazla milletvekiline ulaşır sorusuna şu anda verilebilecek kesin ve çok net bir yanıt yok. Bıçaksırtı bu durum devam ediyor. Güvenilir bir kamuoyu araştırma şirketinin aboneleri için yaptığı bir ankete göre Erdoğan ilk turda kazanıyor. Ama açık ara bir fark gözükmüyor.

Erdoğan cumhurbaşkanı seçildiği takdirde, ‘cumhur ittifakı’ Meclis’te yeterli çoğunluğu sağlayabiliyor mu? Bunu büyük ölçüde HDP’nin barajı aşıp aşmaması belirleyecek. Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan bu hesaplar için ne diyor? Erdoğan cumhurbaşkanı seçilir ama Meclis çoğunluğunu muhalefet elde eder yaklaşımını gerçekçi bulmuyor. Bu yöndeki kaygılar kendisine iletildiğinde, ”Bizim milletimizin feraseti böyle bir şeye izin vermez. Bunun aslı, esası yok” diyor. Ama belli ki böyle bir tehlikeyi bütün bütün yok saymıyor. ”Güçlü Cumhurbaşkanı istiyorsanız, güçlü Meclise ihtiyacımız var” diye uyarıyor. AK Parti tabanında yayılmaya çalışılan, ”Erdoğan ayrı, AK Parti ayrı. Erdoğan’a oy vereceğim ama AK Parti’ye oy vermeyeceğim” söylentisinden ise rahatsız olduğu söyleniyor. Bunu bir fitne ve tuzak olarak görüyor. ”Erdoğan eşittir AK Parti, AK Parti eşittir Erdoğan” diyor. 7 Haziran’da ve 16 Nisan’da AK Parti seçmenin bir bölümünde görülen kırgınlık, 24 Haziran’da da kendini hissettiriyor.

KÜRT OYLARI

AK Parti-MHP ittifakı ve HDP’nin baraj sorunu nedeniyle bu seçimlerde Kürt oyları bir kez daha belirleyici konumuna yükseldi. Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde olması da Kürt oylarını önemli kılan bir diğer faktör. Hatırlarsanız 16 Nisan gecesi de Cumhurbaşkanı Erdoğan evet oylarına verdikleri destek nedeniyle bölge halkına teşekkür etmişti. Kürt seçmen AK Parti’nin MHP ile ittifakını 16 Nisan’da oyladı, Erdoğan’ın Kürt sorununa sırtını dönmesi olarak bakmadığını ortaya koydu. Kürt oyları açısından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünkü Diyarbakır mitinginde verdiği mesajlar önemliydi. 16 Nisan referandumuna göre daha cesur bir Erdoğan vardı. Kürt realitesine geniş yer ayırdı. Hendek savaşları sırasında bazı camilerde ezanların okunamadığı Diyarbakır’dan bugünlere gelindiği için ilk sıraya bölgede sağlanan ‘huzur’u koydu. Erdoğan ilk çözüm sürecini başlatarak Diyarbakır’a gittiğinde PKK, mitinge gidenleri tehdit etmiş, belediye çöpleri toplamamış, kepenkler kapatılmıştı. PKK’nın çözüme karşı mesajı buydu. Daha sonra çözümün mimarı olan Erdoğan’a, ”Seni başkan yaptırmayacağız” dediler. Hendek savaşları ile çözüm sürecinin cenaze namazını kıldılar. Buna karşın Erdoğan dün Kürt sorununa değinmeyi ihmal etmedi. “Her kim herhangi bir Kürt kardeşimin bir hakkını gasp etmeye kalkarsa karşısında önce beni bulur” dedi. Erdoğan bir süredir Kürt sorununun çözümünde, Kürt halkını muhatap aldığını söylüyor. ”Değişmesi gereken bir şey varsa ona da sizinle konuşarak karar veririz” dedi. Kürtlere, çözüm için muhatabım örgüt değil, sizsiniz mesajını verdi. “Kimse Kürtlere devlet aramasın, Kürtlerin devleti Türkiye Cumhuriyeti Devletidir” sözü ise uluslararası güçlere karşı bir meydan okumaydı.

DEMİRTAŞ’A SERT

Dün Diyarbakır meydanı kalabalık ve canlıydı. Kürtler, Erdoğan’ı bir kez daha bağırlarına bastılar. Söz konusu Diyarbakır olunca Selahattin Demirtaş hakkında ne diyeceği önemliydi. İkircikli bir dil kullanmadı. Diğer cumhurbaşkanı adaylarının Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasını talep ettiği bir ortamda, Diyarbakır meydanında, ”53 Kürt kardeşimin kanı Demirtaş’ın eline bulanmıştır. Bunun bedelini er ya da geç ödeyecektir” dedi.

Yazının devamı...

Anayasa Mahkemesi’nden ne çıkar, seçimler ilk turda biter mi?

31 Mayıs 2018

Seçimlerle ilgili düzenlemede bir iki maddede pürüz olduğu, bu durumda kısmi iptal kararı çıkması durumunda YSK’nın ilke kararlarıyla bu boşluğun doldurulacağı söyleniyor.

Seçimlerin etkileyecek çapta bir karar çıkmadığı taktirde YSK’nın seçimleri iptal etmesi beklenmiyor. İptal kararının bir kaosa neden olacağı savunuluyor.

Peki Anayasa Mahkemesi bazı düzenlemeleri iptal edip, yeni düzenleme yapılması için 6 ay ya da 1 yıl gibi bir süre tanıyabilir mi, bu durum seçimlerin ertelenmesini getirir mi? Hukukçular daha önceki kararlara atıf yaparak süre tanınmasının seçimlerin ertelenmesine gerekçe olamayacağını savunuyorlar.

Anayasa Mahkemesi’nin kararı çıkmadan yapılacak her değerlendirme eksik olur. Anayasa Mahkemesi’nin kararı ya yeni bir tartışma başlatacak ya da seçimler iptal edilir mi beklentisinin sona ermesine yol açacak.

EN ÖNEMLİ GÖSTERGE EKONOMİ

Bir yandan da seçimlerle ilgili anket yapan kamuoyu araştırma kuruluşlarının yöneticileri ile konuşuyorum. “Anayasa Mahkemesi’ne değil, dolara bakın” diyorlar.

Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya ile Londra’da yatırımcılarla görüşen Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in temaslarının perde arkasına baktım. “Güven tesis edilmesinin göstergesi piyasalara yansıdı. Yatırımcılar ikna edilmeseydi, kur düşmezdi” denildi. Aksi olsaydı biz kurdaki artışı konuşuyor olurduk. Küçük para girişlerinin başladığı, çıkışların durduğu gözleniyor. Zaten Şimşek de twitter hesabından görüşmelerin çok olumlu geçtiğini, yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisinin devam ettiğini söyledi. Şimşek yatırımcılara verdikleri mesajı, “Politika setimizi güçlendirdik. Ekonomide yeniden dengelenme süreci başladı. Enflasyon ve cari açıkla mücadele en önemli öncelik. Seçim sonrası yapısal reformları daha da hızlandıracağız” şeklinde sıraladı.

Bundan sonraki süreci çok dikkatli yönetmek gerekiyor. Çünkü 2018 yılı ocak ayından bu yana ekonomi, seçmen eğilimlerinde en önemli gösterge olmayı sürdürüyor. Dolar 5 TL’nin üzerine çıksa, 5.20 ya da 5. 30 olsa biz bugün neyi konuşurduk, 4.50’nin altına düştü neyi konuşuyoruz? Buna bile bakmak yeter.

Yazının devamı...

Seçimler iptal olacak mı?

30 Mayıs 2018

24 Haziran’da erken seçim kararının alınmasından bu yana en kritik gelişme yaşanacak. Anayasa Mahkemesi, CHP’nin seçim yasasıyla ilgili iptal istemiyle açtığı davayı esastan görüşmeye başlayacak.

CHP, seçim yasasının ittifaklarla ilgili bölümüne itirazda bulunmadı. 29 başlık halinde seçim güvenliğiyle ilgili bölümde iptal ve yürürlüğün durdurulmasını talep etti.

Anayasa Mahkemesi’nden CHP’nin iptal isteminin reddi yönünde bir karar çıkarsa, seçimlerin önünde hiçbir engel kalmayacak. Ver elini seçim sandığı.

Anayasa Mahkemesi, CHP’nin iptal istemini yerinde bulur ve bazı maddelerin iptali yönünde karar verirse ne olacak?

Daha açık bir ifadeyle seçimler iptal edilecek mi? Cevabı sona bıraktım. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin hiçbir siyasi mülahazayla hareket etmeyeceğinden, CHP’nin iptal istemini Anayasa’ya uygunluk açısından değerlendireceğinden şüphem yoktur.

İŞTE SEÇENEKLER

Ancak Anayasa Mahkemesi’nin vereceği her karar, seçim süreci açısından yeni bir durumu ortaya koyacak.

CHP, 29 başlık altında iptal ve yürürlüğün durdurulmasını talep ediyor. Önce Anayasa Mahkemesi’nin önündeki seçenekleri sıralayıp, sonra kulislerin en çok merak ettiği soruya değineceğim.

Yazının devamı...

Dolarda düşüş sürecek mi

29 Mayıs 2018

Dolarda geçen hafta 5 TL’yi tartışıyorduk, bu hafta ise düşüşü konuşuyoruz. Ekonomi yönetiminde önemli gelişmeler yaşanıyor. Perde arkasında yaşananları aktaracağım ama asıl bundan sonrasına ilişkin perspektifi yansıtmaya çalışacağım.

Dolardaki yükseliş Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Londra ziyaretinin ardından başladı. Artışın ekonomik verilere dayanmadığı, siyasi karar olduğu söylendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan meydanlarda, ”Kurla murla bizi vuramazsınız. Bu manipülasyonlarla bizi vuramazsınız” diye o odağa meydan okuyor. Burada dış güçler ipine sarılacak değilim. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Londra ziyaretinin hemen ardından devreye sokulan algı operasyonunu görmeyecek kadar da kör değilim.

İKİ MESAJ

Cumhurbaşkanı Erdoğan Bloomberg TV’deki röportajında iki mesaj verdi:

1- Başkanlığı kazanacağı ama Meclis’te karışık bir tablo olması durumunda ne yapacağının sorulması üzerine Erdoğan, ”Sizin dediğiniz anlamdaki bir neticeye göre hazırlıklarımız şüphesiz olacaktır. A, B, C planlarımız var” demişti.

2- Erdoğan aynı söyleşide Merkez Bankası’nın bağımsızlığıyla ilgili soruya, ”Tabii ki Merkez Bankası bağımsızdır. Ancak Merkez Bankası bu bağımsızlığı alıp, yürütmenin başındaki Cumhurbaşkanı’nın verdiği sinyalleri bir kenara koyamaz” karşılığını vermişti.

Bloomberg TV Erdoğan’a A, B, C planının detaylarını ve Merkez Bankası’nın bağımsızlığı konusunda yeni sorular sormadı. Ama ekonomi ajansları, Erdoğan Meclis’te çoğunluğu sağlayamazsa tekrar seçime gidecek, yeni dönemde Merkez Bankası bağımsız olmayacak diye analizler yayınladı. Analiz yapmadan önce sorsaydınız ya...

LONDRA MERKEZLİ SÖYLENTİLER

Yazının devamı...