"Zeynel Balcı" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Zeynel Balcı" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Zeynel Balcı

Zeynel Balcı

Yabancı ilgisi sürüyor

23 Temmuz 2017

SERMAYE ve para piyasalarında görülen dalgalı seyre rağmen iyimserlik korunuyor. Ancak gündemin zorlaşmaya başlaması olumlu havanın devamı konusunda bazı sorgulamaları da beraberinde getiriyor. Bu gelişmede dış kaynaklı gündemin daha ağır bastığı söylenebilir. Dax (Almanya) ve Dow Jones (ABD) endeksleri başta olmak üzere dış borsalarında kâr satışlarının sıklaşması yanında ABD ve Avrupa kaynaklı gelişmeleri de saymak gerekecek. ABD’de başkan Trump’a azalan kamuoyu desteğiyle siyasi gücünün azalması doların da zayıflamasına neden olan bir gelişme. Bu durum, Trump’ın Kasım’da seçimi kazanmasıyla piyasaların fiyatladığı genişlemeci ekonomi politikalarının daha da zayıflaması demek.

KABİNE SÜRPRİZİ

Diğer yandan faiz oranlarının sabit tutan Avrupa Merkez Bankası toplantısı sonrası yapılan açıklamalarda, şimdilik parasal genişlemeye devam söyleminin ardından başkan Draghi, sonbaharda mevcut para politikasının tartışılıp gözden geçirileceğini ima etti. Bu söylem faiz artışını sürdüren ve sonbaharda bilanço küçültmeye hazırlanan ABD Merkez Bankası’nı (FED) takip edebileceklerinin sinyali olarak alındı. Bu açıklama sonrası Euro değer kazanmaya, dolar ise değer kaybına devam etti. Doların değer kaybı ise bir süredir düşüşte olan altın fiyatlarına yükseliş olarak yansıdı haliyle. Altındaki yükselişler bu aşamada daha çok tepki boyutunda. Piyasaları destekleyen risk iştahı devam etmekle birlikte parasal sıkılaştırma beklentileri güç kazanırsa bu durum borsalar üzerinde baskı yapabilecek bir gelişme olacaktır. Geçen haftanın sürpriz gelişmesi kabine değişikliği oldu. Sürprizi şurada geçtiğimiz aylarda çok konuşulan kabine değişikliğini piyasalar unutmuştu neredeyse. Yeni kabinenin ekonomi yönetiminde Mehmet Şimşek’in ağırlığının daha da artması olumlu algılandı. Türkiye’nin en önemli ticari ortaklarından biri olan Almanya ile yaşanan gerilime piyasalar doğal olarak temkinli bakıyor. Ortadoğu kaynaklı gelişmeler, ABD doları ve bazı gelişen ülke para birimlerinin seyri, yılın ilk yarısına ait bilançolar, artış eğilimine giren cari denge ve bütçe verileri başta olmak üzere makro ekonomik veriler, borsada şirket sahiplerinin hisse satışları, Çin ekonomisine ilişkin risklerin yeniden dillendirilmeye başlaması gündemin diğer önemli satır başlıkları. Fitch, Türkiye’nin kredi notunu ve görünümünü korudu. Bu gelişmenin piyasalar etkisi sınırlı kalabilir.

14 Temmuz haftasında yabancı yatırımcı işlemlerine baktığımızda ise hisse senetlerinde 155, tahvil bono tarafında ise 345 milyon dolarlık alımlar var. Borsadaki yabancı takas saklama oranları da yüzde 65’in üzerinde seyrediyor. Bu durum yabancıların Türkiye’ye ilgisinin devam ettiğini gösteriyor. Ağırlıklı olarak küresel ekonomide devam eden parasal genişlemeden güç alan iyimserlik sürüyor. Olumlu gelişmelerin önemli ölçüde fiyatlanması yanında zorlaşan gündeme bağlı olarak daha temkinli bir görünüm öne çıkabilir.

DOLAR/TL KURU TEKRAR DESTEK SEVİYELERİNDE

Dolar/TL kurunda yatay bantta dalgalı seyir devam ediyor. Çıkış denemeleri satışla karşılaştı ve destek seviyelerine geri çekilme yaşandı. İlk destekler kısa dönem güç kazanan 3.52-3.50 seviyelerinde. Sonraki destek 3.45 seviyesinde görülüyor. Dirençler ise 3.55 ve 3.60-3.65 seviyelerinde. 3.60-3.65 daha önemli. Çıkışın devamı için 3.65 seviyesinin geçilmesi gerekecek. Destek seviyelerine geri çekilmelerde tepki alımları görülebilir.

Yazının devamı...

Gözler Fitch’te

16 Temmuz 2017

DOZU zaman zaman azalıp artmakla birlikte piyasalarda olumlu hava devam ediyor. Bir önceki hafta yorgunluk gösteren iç ve dış piyasalar geçen hafta itibariyle tekrar iyimserliğe büründü. İç piyasalardaki yorgunluğu Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) aldı. BDDK’nın sorunlu krediler nedeniyle bankalara devredilen ve 5 yılda elden çıkarılamayan gayrimenkullerin öz sermayeden düşülmesi yönetmeliğini kaldırması banka hisselerine olumlu yansıdı. Bu durum lokomotif banka hisseleri öncülüğünde piyasaları etkiledi.

Bir süredir zayıflayan dış piyasaları rahatlatan hamle ise ABD Merkez Bankası (Fed) başkanı Yellen’dan geldi. Yellen’ın yaptığı sunumlarda, Fed’in faiz artırım ve bilanço küçültme konularında parasal sıkılaştırmayı enflasyonla ilişkilendirmesi, yavaş ve kadameli olunacağı yönündeki açıklamaları “piyasa dostu ve güvercin” tonda bulunup olumlu karşılandı. Açıklamaların ardından dolar ve uzun vadeli ABD tahvil faiz oranı geriledi, borsalarda yükselişler görüldü. Ons altında ise düşüş durdu, zayıf tepki yükselişine neden oldu. İç piyasalarda gram/TL altın fiyatı ise düşen döviz kurlarına bağlı olarak gevşemeye devam etti. Nitekim cuma günü açıklanan ABD yıllık enflasyon verisinin beklentinin altında kalması, yakın zamanda faiz artırımı beklentilerini zayıflattığı için dolar ve uzun dönem tahvil faizinde düşüşle altında yükselişin devamında etkili oldu. Dalga boyları küçüktü ama enflasyona karşı piyasa duyarlılığının arttığını göstermesi açısından önemliydi.

YABANCI POZİTİF

Son dönemde Borsa İstanbul’da yaşanan ralliyle primli mi, iskontolu mu tartışmaları fazlaca yapılır oldu. Yıl başından bu yana gerçekleşen performansa bakıldığında hem primli, hem de fiyat kazanç gibi kriterler açısından gelişmiş ve gelişen ülke borsalarına  göre iskontolu demek mümkün. Ama şu dip notu vermek gerekecek, geçmişte de Borsa İstanbul genelde diğer borsalara göre iskontolu işlem görürdü. Beklentilerin üzerinde gelen cari açık başta olmak üzere makro ekonomik veriler, Fitch’in 21 Temmuz Türkiye ile ilgili kredi notu açıklaması ilgili spekülasyonlar öne çıkan diğer konu başlıkları. Büyümeye paralel tekrar artış moduna giren cari açık, bütçe ve Hazine nakit açıkları, yükselen borçlanma verileri bağlamında makro ekonomik veriler son günlerde daha yakından izlenir oldu. Dışarıda süren likit ve bal piyasa ortamı nedeniyle bu yönde şimdilik fiyatlama yapılmıyor, bardağın dolu tarafını görme eğilimi hakim.

21 Temmuz’da kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’den beklenen not değerlendirmelerine ilişkin daha çok yüzde 5’lik ekonomik büyümden güç alan “not artışı” konusundaki spekülasyonlar sürüyor. Ancak görünüm değişikliği mümkün görülse bile not artışı için henüz çok erken, görüşü ağır basıyor. Yabancı işlemlerine bakıldığında, 7 Temmuz haftasında borsada 48 milyon dolarlık alım, tahvil bonoda 222 milyon dolarlık satış yapmışlar. Yabancıda pozitif görünüm sürüyor. Kurda çıkış denemelerinin satışla karşılaşması, borsada devam eden çıkış ile zorlayan gündemlerin geride kalması iyimserliği destekliyor. Ancak olumlu gelişmelerin önemli ölçüde fiyatlandığını unutmayalım.

BORSADA ÇIKIŞ TRENDİ SÜRÜYOR

Borsada çıkış trendi devam ediyor. İlk direnç 106.000 seviyesinde. Bu seviyelerde kâr satışları görülebilir. Çıkışın devamı açısından 106.000 seviyesinin üzerinde kalınması önemli. Sonraki direnç 110.000 seviyesinde. Geri çekilmelerde ise 102.500-103.000 ve 101.500 destek noktaları. Direnç seviyelerinde kâr satışları görülse de çıkış hareketi gücünü koruyor.

DOLAR/TL KURUNDA DESTEKLERE DİKKAT

Yazının devamı...

Dolarda kritik seviye 3.65 TL

9 Temmuz 2017

PİYASALAR gözünü dışarıya çevirdi. ABD Merkez Bankası (Fed) ile başlayan faiz artışı ve sonrasında bilanço küçültme beklentilerini diğer öncü merkez bankaları da takip edebilir söylemleri dış konjektörde piyasalar lehine olumlu havanın zayıflamasına neden oldu. Bu gelişmeler doğal olarak iç piyasalara da yansıdı. Fakat daha çok döviz kurları üzerinde kendini gösterdi. Sermaye piyasaları para piyasalarına göre daha sakin. Geçtiğimiz yıllarda sermaye piyasaları daha önce tepki verirdi. Borsa endeksi ve hisse senetlerinde bu aşamada zayıf kâr satışları olarak görüldü. Halbuki birkaç hafta öncesine kadar piyasaların genel beklentisi, ucuz ve bol likidite ile yükselen risk iştahından hareketle yaz aylarının rahat geçeceği ancak sonbahar gibi bir gerilme olacağı yönünde idi. Merkez bankaları kaynaklı gelişmelerin ABD ve Alman uzun dönemli faizleri yukarı çekmesi piyasaların “erken gardını” almasına neden oldu. Piyasalar bu gelişmeleri primli ve yeni zirveler deneyen borsa görünümleriyle karşıladı.

DAHA DİRENÇLİ

Borsa İstanbul son gelişmeler karşısında dış borsalara göre daha dirençli görünüyor. Ama dış borsalardaki düşüşler ve döviz kurlarındaki yükseliş ivme kazanırsa bu görünümü korumak zorlaşacaktır. Gerçi dışarıdan sıcak para girişleri Haziran’ın son haftasında da devam etti. Hisse senetlerine 48, tahvil bono tarafına da 187 milyon dolarlık girişler var. Ancak dışarıda hava Temmuz’un ilk haftası değişmeye başladı. Bu açıdan önümüzdeki hafta Perşembe günü merkez bankasının açıklayacağı haftalık sıcak para hareketleri yabancı yatırımcının Türkiye’ye bakışının değişip değişmediğini görmek açısından önemli olacak. Döviz kurlarındaki yükselişi dikkate aldığımızda tahmin etmek zor olmazsa gerek. Gündem olarak, dolar ve gelişen ülke para birimlerinin seyri, ABD tarım dışı istihdam verileri, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye kararının yansımaları, dış piyasalar, petrol fiyatları, merkez bankaları kaynaklı gelişmeler, Ortadoğu ve siyaset izlenmeye devam edilecek.

SINIRLI KALDI

Avrupa Parlamento’sunun Türkiye ile ilgili görüşmeleri askıya alan raporu kabul etmesinin piyasalardaki etkisi sınırlı kaldı. Beklentilerin üzerinde gelen ABD tarım dışı istihdam verileri saatlik kazançlara yansımayınca FED faiz artırımında mevcut seyrin devam edeceği beklentisini korudu. Bu açıdan etkisi zayıf kaldı. Basına haber olarak yansıyan, merkez bankasının bankalara döviz swaplı mevduat uyarısının yanında yüksek mevduat faizi konusunda tartışmalar güncelliğini koruyor. Dış piyasalardaki parasal sıkılaştırma beklentileri ve piyasa faiz oranlarındaki yükselişler, içeride bütçe açığı ve hazinenin yüksek borç çevirme oranları, son ay beklentilerin altında gelmesine rağmen yüksek seyrini koruyan enflasyon faizde gevşeme olasılığını  zayıflatan bir durum.

Yüksek faiz ve sıcak para akışına rağmen son günlerde yükselen döviz kurları piyasaların seyri açısından yakından takibe devam edilecek. Beklenti ihtiyacının yanı sıra olumlu gelişmelerin önemli ölçüde fiyatlandığı ve değişme emareleri gösteren dış konjektörün etkisiyle daha zor bir piyasa beklentisi artıyor.

BORSADA 100 BİNİN ÜZERİNDE TUTUNMA ÇABAS

BORSADA kâr satışlarına rağmen çıkış trendi korunuyor. Bu açıdan 100.000 seviyesinin üzerinde tutunması önemli. 100.000 aynı zamanda psikolojik destek olarak izleniyor. Bu seviyenin üzerinde çıkış hareketinin devamı beklenebilir. 98.500 ve 96.000 sonraki destek noktaları. 101.600 ilk direnç noktası. Hatırlanırsa geçen hafta işaret ettiğimiz kısa vadede oluşan düşüş formasyonlarından “yükselen takoz” formasyon olasılığının ortadan kalkması için bu seviyenin önemli olacak. Sonraki dirençler 103.000 ve 105.000 seviyelerinde. Kâr satışları etkili olabilir.

Yazının devamı...

Piyasaların gözü dışarıda

2 Temmuz 2017

PİYASALARDA olumlu hava devam etmekle birlikte dış piyasalardaki gelişmelere duyarlılık artmaya başladı. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) devam eden faiz artırımı ve bu yıl içinde başlaması beklenen bilanço küçültme operasyonunun bu aşamada tedirginliğe neden olmaması, başkan Trump’ın icraatlarının daha bir yılı dolmadan sekteye uğraması ve son olarak sağlık yasasının geçemeyeceği kaygısıyla senatoda ertelenmesi doların zayıflamasına neden oldu.

ALTIN FİYATLARI

Ayrıca Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi’nin Avrupa ekonomisi için ileriye dönük olumlu görüşler vermesi ve enflasyonda yükseliş beklentilerini koruması Euro’ya güç kazandıran bir gelişme. Hatırlanırsa iki hafta önceki yazımızda, Fed’in faiz artırım ve bilanço daraltma politikası dünyadaki diğer öncü merkez bankaları için referans olabilir, görüşünü vermiştik. Daha uzun vadede beklediğimiz bu gelişme geçtiğimiz hafta bazı önemli merkez bankaları için bir olasılık olarak “şahin” yorumlarla dillendirilmeye başladı. Doları zayıflatan gerekçeler arasında bir parça söylemlerin de payı var. Zayıflayan doların altın fiyatlarına çıkış olarak yansımaması ise yükselen uzun vadeli bono faiz oranlarıyla izah edilecek bir durum. Faiz artışları altın fiyatlarını baskılarken dış borsalarda güç kaybına neden oldu. Borsalardaki düşüşler bu aşamada daha çok kâr satışlarına bağlı teknik düzeltme boyutunda. Bu noktada Almanya borsasını (DAX) biraz daha ayrı tutmak gerekecek. DAX endeksinde düşüş çıkış trend desteğinin altına salınım göstererek derinlik kazanmış durumda. Bu gelişmeler doğal olarak Borsa İstanbul’a da yansıma gösteriyor. Dış borsalardaki düşüş daha güçlü görünen BİST100 endeksinin yüz bin seviyesinin üzerinde ivme kazanmasını zorlaştırıyor. Diğer yandan tahvil, bono ve hisse senetlerine portföy yatırımı (sıcak para) olarak dışarıdan para akışı devam ediyor. Özelleştirme portföyünün daralmasının da etkisiyle doğrudan yatırımların istenen seviyelere ulaşamamasına, son yıllarda ihracat ve turizmdeki kayıplar da eklenince sadece finans piyasaları için değil, genel ekonominin işleyişi açısından dış finansman ihtiyacının karşılanması noktasında sıcak para akışı daha önemli hale geliyor. Bu durum portföy yatırımlarının devamlılığı yönünden dış piyasaların seyri ve öncü merkez bankası politikalarına duyarlılığı artırıyor. Bu noktada varlık fonu kanalıyla dış kaynak sağlanması konusu önem kazanıyor. Ortadoğu ve siyasi gelişmeler çok yakından izlenmekle birlikte piyasalar üzerindeki etkisi sınırlı. Diğer yandan dolar dış piyasalarda değer kaybederken içeride dolar/TL kurunun 3.50 seviyesinin altına inmemesi alımların geldiğini göstermesi açısından dikkatle izlenmesi gereken bir nokta. Önümüzdeki hafta mevcut gündem ile birlikte pazartesi enflasyon, cuma ise ABD tarım dışı istihdam verileri izlenecek. Olumlu gelişmelerin önemli ölçüde fiyatlara dahil olduğu kabul edilmekle birlikte pozitif görünümün korunduğu piyasalarda dalgalı seyir görülebilir.

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. yatırımcı profilinize uymayabilir.

Yazının devamı...

1 haftada 1 milyar $

25 Haziran 2017

PARA girişlerine bağlı iyimserlik sürüyor. Bazen sürpriz gelişmeler olsa da önemli gündem konularının en azından şimdilik geride kalması ve dış piyasalardaki olumlu seyir iç piyasalara da yansıyor.  Borsada yabancı yatırımcı payının yükselen bir seyir izlemesi dışında ocak ayından bu yana Türkiye’ye yabancı kaynaklı sıcak para girişlerinin sürüyor olması iyimserliğin korunmasında önemli bir katkıya sahip. Merkez bankası kayıtlarına göre 16 Haziran haftasında hisse senedi ve tahvil bono piyasasına giren portföy yatırımları 1 milyar doların üzerinde. Geçtiğimiz dönemlerde aylık veya bazen de yıllık bazda ancak gelebilen sıcak para neredeyse bir haftada giriş yapmış. Bu durumu içeride zor gündemin geride kalması yanında dış konjonktürün sağladığı bir avantaj veya dışarıda devam eden risk iştahıyla bol ve ucuz likditenin yansıması olarak görmek daha gerçekçi. Yaşanan bal piyasada bize özel koşulların veya dış konjonktürün etkisi konusundaki tespitin doğru yapılması önemli.

MEVCUT GÖRÜNÜM KORUNABİLİR

Son dönemde daha çok “üzümünü ye, bağını sorma” türünden yaklaşımlar söz konusu. Dışarıdan gelen portföy yatırımlarında ağırlığın yüksek faiz nedeniyle tahvil ve bonoda olması önemli bir gösterge. Bu aşamada sebep şu veya bu, piyasalar bu avantajı kullanmaya devam ediyor, olağan dışı bir gelişme olmazsa mevcut görünüm bir süre daha korunacak gibi. Dolar ve bazı gelişen ülke para birimlerinin seyri, petrol fiyatlarındaki düşüş, ABD Merkez Bankası (Fed) kaynaklı gelişmeler, Ortadoğu, siyaset, dış borsalar, varlık fonuna ilişkin dış kaynak arayışlarının sürdüğüne dair spekülasyonlar, kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in Türkiye’nin büyüme tahminlerini yukarı çekmesi ve not artırım beklentilerinin dillendirilmesi öne çıkan gündem konuları.

Not artışı için erken görülmekle birlikte henüz dış kaynak girişine dair bir gelişme görülmeyen varlık fonu bu yönde bir katkı sağlarsa bunun borsa ve döviz kurları üzerinde olumlu yansımaları hissedilecektir. Ortadoğu kaynaklı gelişmelerin bu aşamada piyasalar üzerindeki etkileri sınırlı.

ÖNEMLİ BİR REFERANS

Diğer yandan dış borsalardaki yükseliş hareketlerinin kâr satışları görülse de sürüyor olması önemli bir referans. Fed’in faiz artırımı konusundaki temkinli duruşunun yanında bilanço küçültme operasyonlarında yavaş davranılacağı beklentisi olumlu havayı destekleyen bir durum. Petrol fiyatları ve dolardaki dalgalanmalar bu aşamada piyasalar için tedirginliğe neden olacak görünümde değil.

Yazının devamı...

Yabancıdan 256 milyon dolarlık satış

18 Haziran 2017

İYİMSERLİĞİN devam ettiği piyasalarda mevcut görünümün devamılılığı konusundaki tartışmalar artmaya başladı. Borsada 100 bin seviyesinin test edilmesinin yanı sıra bir süredir düşüşte olan döviz kurlarının önemli seviyelere geri çekilmesi mevcut görünümün sorgulamasını beraberinde getirdi. İç ve dış piyasalarda iyimserliği destekleyen likidite ortamı ve risk iştahının sürüyor olmasına karşılık yeni beklenti eksikliği dışında gündem biraz daha zorlaştı.

Türkiye Merkez Bankası ve ABD Merkez Bankası (FED) toplantıları, Ortadoğu kaynaklı gelişmeler, siyaset, ilk çeyrek ekonomideki büyüme verilerine ilişkin değerlendirmeler, dış borsalar, doların iç ve dış piyasalardaki seyri izlenen gündem konuları. Ortadoğu kaynaklı gelişmelerin bu aşamada piyasalar üzerindeki etkileri sınırlı.

ABD’nin Katar ile askeri ve ticari anlaşmalar yapması ortamı biraz yumuşattı. İç piyasalar için önemli referanslardan biri olan dış borsalardaki yükseliş hareketlerinde ivme kaybı ve patinaj görünümü var. Borsa İstanbul’daki çıkış hareketinin yanı sıra Dolar/TL kurunun uzun bir aradan sonra ilk defa 3.50 seviyesinin altına salınım göstermesi dikkat çekti. Ancak 3.50’nin altında kalıcı olmaması ve alımlarla karşılaşması kayda değer. FED son toplantısında beklendiği üzere faiz oranını artırdı. Diğer yandan toplantı sonrası bilanço küçültmeye gidileceğini tekrarlaması faiz kararından daha önemli görüldü. FED bilanço hareketleri ve faiz kararlarının, ABD dolarının iç ve dış piyasalardaki seyri üzerindeki etkisi malum. Bilanço genişleyip faiz düşerken dolar değer kaybetmiş, bilanço büyümesinin durması ve faiz artışıyla birlikte doların tekrar değer kazanmaya başladığı geçmiş fiyat hareketlerine bakıldığında görülecektir. Bu açıdan bu yıl içinde başlaması beklenilen bilanço küçültme operasyonunun dolara etkileri yakından takip edilecek. Ancak işin iyi tarafı küçültmenin yavaş ve tedrici olacağı beklentisi bu aşamada fazlaca bir rahatsızlık vermiyor. Ancak şu vurguyu yapmakta yarar var. Faiz düşüşü ve bol likidite hamlesi ilk FED ile başlamış, daha sonra başta Avrupa ve Japonya olmak üzere diğer merkez bankaları tarafından takip edilmişti. Avrupa ve Japonya merkez bankaları gevşek para politikalarına devam ediyor ve bunu bir süre daha sürdüreceklerini beyan ettiler. FED’in faiz artışı ve bilanço daraltma hamlesi, bu yıl değilse bile önümüzdeki yıllar için dünyadaki diğer öncü merkez bankaları için referans olabilir.

SÜRPRİZLER OLABİLİYOR

Geçen hafta açıklanan ve sürpriz yaparak beklentilerin oldukça üzerinde gelen ilk çeyrek büyüme verileri, yine yöntem ve devamlılığı konusunda tartışmalara neden oldu. Ödemeler dengesi tablosunda ise cari açıktaki artışla birlikte nereden geldiği belli olmayan para diye tabir edilen “Net hata noksan” kalemindeki çıkışın nisan ayında 3.8 milyar dolar, ocak-nisan döneminde ise 6.2 milyar dolara ulaşması önemli bir ayrıntı. Siyasi gelişmelerin hareketlilik kazanması dışında önümüzdeki hafta gündem olarak daha çok bu haftadan devreden bakiyeler izlenecek gibi. Gerçi sürpriz gündemler de çıkabiliyor. Her hafta izlediğimiz yabancı yatırımcı işlemlerine baktığımızda, hep girişlere alıştığımız son haftaların aksine 9 Haziran haftasında hisse senetlerinde 168, devlet tahvil bono tarafında ise 88 milyon dolarlık çıkış söz konusu. Ocak ayından bu yana devam eden girişleri dikkate aldığımızda çok ciddi bir rakam değil. Devamı gelip gelmeyeceği önemli. Yabancıların Türkiye pozisyonlarında pozitif görünüm sürüyor. Olumlu hava korunmakla birlikte daha zor bir piyasa görünümü öne çıkabilir.

DOLARDA AYI TUZAĞINA DİKKAT

DOLAR/TL kurunda, satış baskısı sürmekle birlikte bir süredir destek olarak işlev gören 3.50 seviyesinin altına geri çekilmelerde tepki alımları görüldü. Ancak tepki alımları henüz güç kazanmış değil. 3.50 seviyesinin altına kısa süreli salınım ve tepki alımları genelde dönüş hareketlerinde görülen ‘ayı tuzağı’ izlenimi verdi. 3.50-3.49 ve 3.47 ilk destek noktaları olarak kısa dönem için önemli. Bu seviyeye geri çekilmelerde tekrar tepki alımları görülebilir. Sonraki destekler 3.45 ve 3.40 seviyelerinde. Yukarı yönlü hareketlenmelerde ise 3.55-3.59 satışla karşılaşması muhtemel direnç noktaları. Tepki çıkışının devamı için 3.59 seviyesinin geçilmesi gerekecek. Aksi takdirde yükselişler tepki boyutunda kalacaktır. Geri çekilmeler tepki alımlarıyla karşılaşabilir.

Yazının devamı...

Gözler Merkez’de

11 Haziran 2017

YOĞUN gündeme rağmen piyasalarda olumlu hava korunuyor. Dışarıdaki iyimserlik iç piyasaları daha korunaklı hale getiriyor. Olumsuz bir gündem oluştuğunda daha az ve kısa süreli tahribatla olayın aşılmasına yardım ediyor. Devam eden iyimserlikte dışarıdaki düşük faiz, bol likdite ve artan risk iştahının payı büyük. Ancak olumlu gelişmeler önemli ölçüde fiyatlara dahil oldu ve gündem zorlaşmaya başladı. Teşbihte hata olmaz sözünden hareketle, gündem biraz da “mayın tarlasına” benzer bir hal aldı. Bunu daha çok Ortadoğu kaynaklı gelişmeler için söylemek mümkün. ABD Başkanı Trump Arap ülkelerini ziyaret ettikten kısa bir süre sonra birçok Arap ülkesi Katar ile ilişkilerini kesti.

ORTADOĞU ÖNEMLİ

İran’ın, terör saldırılarının ardından Suudi Arabistan’ı suçlayarak intikamdan söz etmesi ve Türkiye’nin Katar’a asker gönderme kararıyla olaya taraf olması kayda değer gelişmeler. Ortadoğu’da olacak herhangi bir gelişme artık Türkiye’yi daha yakından veya direkt ilgilendirecek. Konu Ortadoğu olunca olayların seyrini kestirmek zorlaşıyor. Belki de beklentilerin aksine ülkeler daha sakin bir tavırla krizi aşacak. Mayın tarlasına benzetmemiz biraz da bu sebepten. Bu aşamada Katar ile başlayan Ortadoğu’daki gelişmeler piyasalar üzerinde sınırlı bir etkiye sahip. İngiltere’deki seçim sonuçları, Avrupa Merkez Bankası toplantısı ve başkan Draghi’nin açıklamaları, zamana yayılsa da bakanlıklarda değişiklik beklentisi, doların seyri, dış borsalar, makro ekonomik veriler yakından izlenen diğer gündem konuları. Dış borsalarda çıkış trendlerinde son günlerde ivme kaybı var. Trump soruşturmasıyla ilgili FBI eski başkanı Comey’nin Kongre’deki ifadesinde Trump’ı direk suçlayıcı ve görevden alınmayı gerektirecek ölçüde ifadeler kullanmaması piyasa üzerindeki etkisinin zayıf kalmasına neden oldu. Son toplantısında faizleri sabit tutan Avrupa Merkez Bankası’nın başkanı Draghi’nin gevşek para politikasının devamına vurgu yapan piyasa dostu açıklamalar olumlu algılandı.

YABANCILAR ALIMDA

Trump soruşturmasının hafif geçiştirilmesi ve Avrupa Merkez Bankası başkanının açıklamaları dolara değer kazandırırken altın fiyatlarında gevşemeye neden oldu. Ortadoğu’daki gelişmelere rağmen petrol fiyatlarındaki düşüş ise daha çok beklentilerin üzerinde gelen ABD petrol stok verisiyle ilgili. İngiltere’deki seçimde hiç bir parti tek başına iktidar olamadı, siyasi sonuçlar bekleniyor. Piyasaların “Süper Perşembe” diye adlandırdığı tedirgin olduğu süreçten hasarsız çıkıldı. Her hafta yokladığımız yabancı yatırımcıların Türkiye pozisyonu ve sıcak para hareketlerinde pozitif süreç devam ediyor. 2 Haziran haftasında borsada 477, tahvil ve bonoda 114 milyon dolar alımdalar. Borsada mayıstaki net alım 151 milyon dolar açıklandı. Dışarıda devam eden likdite bolluğu ve risk iştahından nasiplenmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki hafta yine yoğun ekonomik gündem var. Pazartesi ödemeler dengesi, cari denge verilerinin yanında Türkiye’nin ilk çeyrek büyüme verisi açılacak. Bu yılın ilk çeyrek büyümesi geçen dönemlere göre daha yüksek bekleniyor. Özellikle Kredi Garanti Fonunun (KGF) etkilerini görmek açısından ayrıca önemli. 14 Haziran çarşamba günü faiz artışı beklenen ve tedirginliğe neden olmayan ABD Merkez Bankası (Fed) toplantısı, perşembe ise Türkiye Merkez Bankası faiz kararı önemli. İyimserlik devam etmekle birlikte daha temkinli bir piyasa görünümü var.

BORSADA ÇIKIŞ TRENDİ DEVAM EDİYOR

Yazının devamı...

Piyasalara para girişi sürüyor

4 Haziran 2017

PİYASALARDAKİ olumlu hava zaman zaman dozajı azalıp artsa da devam ediyor. Önemli gündem konularının geride kalması, bazı gelişen ülke piyasalarındaki zayıflamaya rağmen öncü dış piyasalarda devam eden iyimserlik, risk iştahının sürüyor olması, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu ayki toplantısından beklenen faiz artırımının tedirginliğe neden olmaması, Türk ekonomisinde görülen canlanma sinyalleri ve iç piyasalara dışarıdan para girişinin sürüyor olması olumlu algıya neden olan başlıca gelişmeler. Merkez bankası kayıtlarına göre, 26 Mayıs haftasında hisse senedi, tahvil ve bonoya giren portföy yatırımları 600 milyon doların üzerinde. Son hafta hariç mayıs ayındaki girişler ise 1.3 milyar dolara yaklaşmış. Sıcak para girişlerinin sürüyor olması piyasalar açısından çok önemli. Bu girişlerin etkisiyle son günlerde TL, ABD doları ve aynı ligde yer aldığımız diğer gelişen ülke para birimlerinden olumlu ayrışıp değer kazandı. Dolar/TL kurundaki zayıflamada, doların Trump ile ilgili soruşturma sonrası değer kaybıyla Türkiye Merkez Bankası’nın döviz depo ihalelerine bankalardan gelen tekliflerdeki gerilmenin etkisi de var. TL’nin değer kazanması mevcut carry trade için avantaj. Aynı avantajı dışarıdan yeni giriş yapacak yatırımcılar için söylemek zor.

3.90’lardan döviz bozdurup Türkiye’ye giriş yapanlar hiç hisse senedi, tahvil ve bono gibi piyasa araçlarına yatırım yapmasalar dahi ocak ayından bu yana yüzde 10’dan fazla getiri elde etmiş durumdalar. Geçen hafta grafik olarak paylaştığımız üzere, kurlardaki gerileme ile bankalarda yabancı para mevduatlarında artış söz konusu. Kredi Garanti Fonu (KGF) ile banka kredilerindeki artışın ekonomideki canlılığın artmasına katkısının yanı sıra başka yatırım araçlarına kaydığı yönünde değerlendirmeler de geliyor. KGF ile birlikte ekonomide çarkların yeniden ivme kazanması bir başka ifade ile “tulumbaya can suyu” verilirken bankaların kredi/mevduat oranı kabul edilebilir seviyelerin çok üzerine taşındı. Isınan ekonomiyle gelecek dönemler için enflasyon, dış ticaret ve cari açık gibi makro ekonomik verilerin de harekete geçme olasılığı gündeme gelebilir. Ama bu politikada önceliğin ekonomik büyüme olduğu anlaşılıyor. Ekonomideki canlanma ile gerek genel ekonomi, gerekse mikro yani şirket bazında piyasalar için yeni bir fiyatlama konusu olabilir mi? Bunu zaman gösterecek. Cuma günü açıklanan ABD tarım dışı istihdam verileri beklentilerin oldukça altında geldi. Ancak Fed faiz kararını değiştirmesi zor.

Kabinede değişiklik beklentisi dışında gelecek haftanın önemli gündemi olarak Pazartesi TUİK’in açıklayacağı mayıs enflasyon verileri, İngiltere seçimi ve Avrupa Merkez Bankası toplantısı görülüyor. İşin düğümlendiği nokta, olumlu havalarda hep daha iyisini ve yukarısını bekleyen piyasalarda mevcut gelişmeler ne ölçüde fiyatlandı? Fiyatlanmaya devam edecek mi? Gelinen noktada önemli ölçüde fiyatlamanın yapıldığı ancak dış piyasalardaki iyimserlik ve para girişleriyle fiyatlanmaya devam edildiği söylenebilir.

BORSADA ÇIKIŞ TRENDİ KORUNUYOR

BORSADA kâr satışlarına rağmen çıkış trendi devam ediyor. 100.000-101.000 ilk önemli direnç seviyeleri olarak görülürken bu seviyelerde kâr satışları gelebilir. 101.000 seviyesinin geçilmesi durumunda sonraki dirençler 103.000-105.000 seviyelerinde. Geri çekilmelerde ilk önemli destek ise 97.000 seviyesinde. Bu seviyenin üzerinde çıkış hareketi gücünü koruyacak. Aksi takdirde 95.000-94.500 sonraki destek noktaları. Endekste direnç seviyelerinde kâr satışları görülse de çıkış hareketi gücünü koruyor.

SATIŞ BASKISI SÜRÜYOR

DOLAR/TL kurunda satış baskısı sürüyor. İlk önemli destek 3.50 seviyesinde. Bu seviyenin üzerinde tepki alımları görülebilir. Ancak 3.50 seviyesinin altına gelinmesi durumunda düşüşün devamıyla 3.46 ve 3.42-3.40 sonraki destek noktaları. Yukarı yönlü hareketlenmelerde ise 3.58 ve 3.62 direnç seviyeleri. Tepki çıkışının devamı için 3.62 seviyesinin geçilmesi gerekecek. Destek noktalarında tepki alımları görülse de direnç seviyelerinde satışla karşılaşma olasılığı yüksek.

Yazının devamı...
Zeynel Balcı Kimdir?

Zeynel Balcı