"Gonca Vuslateri" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gonca Vuslateri" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gonca Vuslateri

Gonca Vuslateri

Nereden çıktın ey sevgili!

15 Şubat 2018

Lisedeyim, dayımın ilkokul gömleğini giyiyorum.
Hiçbir okul gömleğinin yakası bu kadar güzel olamaz diye... Eskiye özlemim o zamandan başlamış...
Okulun içine kapanık, rock’n roll tipli bir çocuğuna âşığım...
Ama ne aşk!
Bir yandan yemek yiyip bir yandan hüngür hüngür ağlamak nedir o sıra öğrendim.
Eş, dost akraba bağırıyor “Kızım geçer, geçer” diye.
Dinler miyim?

Yazının devamı...

Son zamanlarda sevdiğim şeyler

8 Şubat 2018

Döküp saçmak istedim.
Bir gün gökten taş yağarsa, çingene fallarındaki gibi renkli ve geleceği kısmetli olsun isterim.
Ama ne yazık ki hepimizin sonu olacak.
O güne kadar sevdiğim şeyleri şöyle bir sıralamak isterim.
G G G
Bora Uzer albümü: Harika bir albüm. Bora didik didik çalışmış albümü.
Zorlu PSM’de lansmanı vardı geçtiğimiz günlerde. Ağzım açık izleyip sonra da ağzımdan bihaber ne dans etmek, ne eğlenmek...

Yazının devamı...

Giriş katın bir altı: Bir medya şakası olarak ceza almak

1 Şubat 2018

Yani senin cevabını beklemiyor hiçbir şey.
Çünkü sistem o anda değişmiş oluyor.
Böyle daha çok mu tutar diyorlar bilmiyorum.
Toplumların anında zaplama korkusundan gelen bir şey sanırım.
Bunu görmemek bu kadar imkansızken, hali hazırda hiçbir devrim gerçekleştirememiş bir TV makinesinden ekranın daha geniş olması dışında ne bekliyoruz ki...
Hangi tartışma programı objektif...
Hangi dayanışma programı barışçıl...

Yazının devamı...

Oscar ödülüm Spielberg’e

25 Ocak 2018


Bu zamana kadar izlediğim en güzel Spielberg filmlerinden biriydi..
Baygınlık geçirircesine tansiyonu zayıflamış iliklerime tokat gibi geldi, neresinden aydınlanacağımı bilemedim.
“The Post” filmin adı.
NY Times ve Washington Post gazetelerinin Pentagon belgelerine dayalı bir haber için savaşını ve özgür basın kavramını işleyen filmde Meryl Streep ve Tom Hanks başrolde.
İkilinin akıl almaz güzellikteki oyunculuğunu izleyin derim.
Bedeli ne olursa olsun bir bireyin halkın milli güvenliği ve bilinci için sabahlara kadar uykusuz nasıl çalıştığını anlatmış Spielberg. İnsan onuru kadar büyük prodüksiyon yoktur.

Yazının devamı...

‘Bir kadın ödünü’ günü

18 Ocak 2018

Bir gün önce hastalandım, ağır gripten sabaha kadar hastanede kaldım. Arkası gelmeyen testler süredursun, günü doğurunca taburcu edildim.
Otomobil gidiyor, radyoda Teoman yeni çıkan akustik-nostalji albümünden “Bir gün bir istasyon gördüm trenleri geciken.
Yolcular ellerinde tek gidişlik bir bilet. Henüz bilmeseler de hayat bundan ibaret”i söylüyor.
Eve gittim
Yorgundum.
Eğer ödülü alırsam bir konuşma yapmam gerekir.
“Hayata imza atan kadınlar” ödülü üstelik.

Yazının devamı...

Münir Özkul ve Aydın Abi

11 Ocak 2018

Modern eğitim, teknolojik yenilikler, insan hakları ve birçok konuda maddeler okunmuş orada.
Yer: Gülhane Parkı. Sene: 1839.
O yıllarda Kars’tan bir edebiyatçı çıkmış mıdır diye soranlara söylüyorum.
Namık Kemal, “Vatan yahut Silistre”nin Zekiye’sine hayat veren kalem daha nice Ermeni çıkaracaktır Türk tiyatro sanatının göbeğine.
Şarkıları türküleri derken, biz Gülhane Parkı’nda bir ceviz ağacı olana kadar yani 1902 senesinde Nazım Hikmet’i bize verene kadar Osmanlı Ermeni oyuncuları ve Türk yazarlar müthiş bir işbirliğiyle ülkemizin adına harita denilen yol eşliğine kattıkça katıyordu dilin yoksunluğunu, kelimelerin ekonomik kullanıldığında ne denli değerli oluşunu.
Münir Özkül, Aydın Boysan...
Tıpkı Yesari Asım Arsoy’u bugün Denizkızı Eftelya’sız düşünemeyeceğimiz gibi, tiyatrosuz, sanatsız, insansız, yeniliksiz düşünemeyeceğimiz insanlar onlar.

Yazının devamı...

Sevgili ‘dün’lük! Sen bu mektubu okuduğunda...

4 Ocak 2018

Harika bir yeni yıl zamanıydı. Hafta sonu geri sayım başladığında birkaç saat daha geriden saymak için eşimle uzaklara kaçalım istedik...
Minik bir mahalle pub’ında, dünyanın dertlerinden uzak, kendi derdimize yakın sıradan bir akşam geçirdik.
Geri sayım başladığında televizyona bakıyorduk elimizde içkilerimizle.
Bir yandan haberler açılıyordu. İç çekiyordu dans ederken insanlar.
Oh diyorduk, bir yerde bir şey olmadı. Güvendeyiz.
Sohbetlerde ‘talihsiz bir piyasanın sorumlusu’ gibi dinliyordum bir Türk olarak bütün yalnızlık sohbetlerini.
Konuşmuşluğum bile yoktu üstelik. Utanınca dilim dolanır benim.

Yazının devamı...

Evet Virginia! Ben de sisteme karşı geldim

28 Aralık 2017

Muhtemelen akşamları annelerin elişiyle gelip kendi kanalını açıp izlediği çok sesli, çok sırlı odalar...
Odaya 37 ekran televizyon alındığında eve gelen komşulara illaki gösterildiği tatlı küstahlıklar zamanı. Üstündeki danteliyle, bol tüketilen mandalinasıyla, büyük sorunların aile içinde örtbas edildiği ama çocukların her şeyi anladığı yıllar...
95-96 senesinin civarındayız. Şahane bir yeni yıl yemeği sonrası eve geldik, uyuduk.
Gecenin yarısı ranzanın yanındaki koltukta baktım annem bir film izliyor sessizce ağlayarak.
Hiç sormadım ne olduğunu. Çocuk aklımla uyandığımı fark etmesin diye kendimi gizlemeye çalıştığım yorganın altından baktım durdum.
Ertesi hafta gece yarısı annem odanın kapısını açtı, babam da arkada. Ablamla ben de uyandık tabii. N’oluyor yahu!
“TRT’de bir film var. Geçen hafta vermişti, telefonlar susmamış, yine vermişler! Çabuk kalkın, izlemeniz gerekiyor!”

Yazının devamı...