"İlker Yasin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "İlker Yasin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
İlker Yasin

İlker Yasin

Hırsla geri dönüş

20 Kasım 2017

Umudum halen diri ama dün Trabzonspor’un duran toplardaki büyük zaafı, orta saha-defans koordinasyonunun aksaması bir büyük takıma yakışmadı. Evinde böylesine basit gollerle iki farklı geriye düşüşe itirazım var ama 45 dakikaya 13 şut sığdıran, bir penaltısı verilmeyen takımın iki kez geri dönüşüne de saygım var.

Olcay ve Okay cezalı olsa da Jose Sosa, Rodallega, Kucka ve Abdülkadir’i yedekler sırasında oturtan Çalımbay’ın elinde zengin bir kadronun varlığını kabul edebilir miyiz? Ama bu kadrodan beklenen ne futbol ne kazanma ruhu bu değil.

BURAK’TAN MESAJ

İki takımın da açık oynadığı, orta sahanın zaman zaman hızlı geçildiği ama aynı oranda, bu alanda çok topun kaybedildiği bir maçtı. Bir ay sahalardan uzak kalan, maç kondisyonu düşük Burak Yılmaz bir kenar oyuncusu değil. En etkili olduğu yeri ve pozisyonu attığı birinci golle Rıza Hoca’ya adeta izah etti. Attığı nefis gole rağmen oyun ve takıma destek performansı açısından Yusuf Yazıcı düşüşte. Hakemin atladığı bir penaltıya muhatap olan ve kendi kalesine iki gol atan Pereira ise eğer Trabzonspor kazanmasa maçı veren adam olacaktı. Dün şans hiç yanında değildi. İlk yarı Trabzonspor’u rakip ceza sahasına götüren Castillo ikinci yarıda adeta durdu. Bu arada dört mutlak golü kurtaran Osmanlı kalecisi Hakan Arıkan’a tebriklerimizi yollarken 83’te maçın kırılma anında Özer’in nefis vuruşunu parmaklarının ucuyla dışarı atan Onur’un da hakkını yemeyelim. Eğer o top gol olsaydı Trabzon dün akşam kazanamazdı.

SOSA MUTLU DEĞİL

Sosa yedekte mi kalmalı, alternatif oyuncu mu olmalı, yoksa ona ülkesi için yurt dışı bir bilet mi alınmalı bilemem. Bildiğim, ikinci yarıda oyuna giren Sosa’nın Trabzon’u ve Trabzonspor’u sevmediği ve de tüymek için sözleşme şartlarına uygun bir fırsat kolladığı.

Trabzonspor’un savunma ve orta alan koordinasyonu artırmak ve duran top organizasyonlarında nasıl savunma yapılacağını takımına öğretmek durumunda Rıza Hoca.

MAÇIN ADAMI: BURAK VE N’DOYE

Yazının devamı...

Hocan Rıza olsun

30 Ekim 2017

Mütevazı, halkın adamı, sıkıntıdan gelen, kazağı Kiğılı’dan giyen, sıkıntıya düşen takımların ilk aradığı Rıza Çalımbay, bu Trabzonspor’u galiba Ahmet Suat’ın, Özkan Sümer’in Trabzon’u gibi kalbiyle oynayan takım yapacak. Burak Yılmaz ve Rodallega’nın yokluğunda sezonun flaş takımı G.Saray’ı koşarak, basarak, presle bozarak durdurmak için atletik ve defans hamleleri yüksek oyuncularla maça başladı Trabzonspor. Hatta Milan’dan gelen Sosa’yı bile yedekler arasında oturttu. Okay, sahanın yıldızıydı. Onazi ve Yusuf Yazıcı da onun asistanlarıydı.

ARTIK İŞLERİ ZOR

Maç boyunca şut atamayan G.Saray’da sahada Fernando hariç oyuna konsantre olan yoktu. Feghouli, Tolga, Selçuk orta alanın mesafe kat etmeyen ağır oyuncularıydı. G.Saray sezonun en kötü futbolunu oynadı. Doğrusu; Trabzon, G.Saray’ı oynatmadı. Bu maçı Rıza Çalımbay kazandı. 10 gün içinde 6’sı Türk (2’si Trabzonlu), 5’i yabancı olan bir takımı 1970’lerin şampiyonluklar kazanan Ahmet Suat’ın, Özkan Sümer’in ekibi kadar hırslı, heyecanlı, inançlı hale getirmek kolay iş değil.

Rıza futboldan da futbolcunun dilinden de, Tudor’dan çok daha iyi anlıyor. İlk 3-4 haftanın fırtına takımı G.Saray’ın, Gomis’i kullanma matematiğini artık takımlar çözdü. Bu virajdan sonra G.Saray’ın işi çok zor. G.Saray’ın kaleyi bulan 2 şutundan 1’i gol oldu. Böyle bir maçta Rodrigues ilk 11’de başlamalıydı. Oynar gibi yapan Feghouli’nin Belhanda’dan farkı yok. Selçuk mesafe kat etme ve rakip kaleye gitmede sıkıntılı. Trabzon’da Okay, Türk futbolunun yeni yıldızlarından biri. Yusuf’a ve Abdülkadir’e daha çok özen gösterilmeli. Çalımbay’ın, kaybederse başını vereceği bir maçta Sosa’yı ilk 11’e almayarak kurduğu oyun planına saygı duymalı.

Yazının devamı...

3 soru 3 cevap

29 Ekim 2017

En önemli sorun yaşlı ve doymuş bir takım olması. Bunun yanı sıra, sezon başı Lyon’a satılan Marcelo’yu arıyorlar. Atiba ile Gökhan Gönül de eski günlerinde değil.

2.SORU: İlk golünü atan Negredo için ne söyleyebilirsiniz?

Negredo kariyerini ispat etmiş bir oyuncu. Dün attığı gol Beşiktaş’ı şampiyonluk yarışında potada tutmakla kalmadı, kendisine de büyük öz güven kazandırdı.

3.SORU: Beşiktaş’ta konsantrasyon sorunu mu yaşanıyor?

Lige konsantre olmakta güçlük yaşadıkları bir gerçek. Alanyaspor gibi ofans oyunu seven ve çok gol yiyen bir takım karşısında bile kaleci Fabri’ye teşekkür etmek zorunda kaldılar.

Yazının devamı...

Yolumuz uzun

10 Ekim 2017

40 yıldır futbol konuşur, futbol yazarım. Bizim milli takımımızda yönetici, teknik ekip veya futbolcu olsun kimseyi görmedim, kendini adayan, kendini aşan bir amaca hizmet ettiğine inanan.

Ta ki dün akşama kadar...

Avrupa şampiyonu olan ampute milli takımımızın heyecanını ve adanmışlığını, ülkesi için her şeyini verdiğini gördüm.

Milyon Euro maaş alan, prim kavgası yapan, takım arkadaşının odasını basan, şişik egolu, bol Euro’lu bir eğitimsiz lümpen futbolcu grubundan yıllardan beri kurtulamadık.

Skora odaklı medyamızın ve UNESCO verilerinde Avrupa’nın en az okuyan milleti olan halkımızın da bu başarısızlıklarda payı var.

YAŞ ÖNEMLİ DEĞİL

Terim’i kovarken, 13 yıl önce Türkiye’den ayrılan 72 yaşındaki Lucescu’yu milli takımın başına getirirken, milli takım oyuncularının yarısının o tarihte sünnet olmadığını bilmiyor muydu TFF yönetimi?

Lucescu

Yazının devamı...

Beşiktaş’ta takım lideri kimdi?

2 Ekim 2017

Gidip gelen ama futbol kalitesi pozisyon heyecanı kadar yüksek olmayan bir maçtı. Sekiz günde üçüncü maçına çıkan Beşiktaş sadece yorgun değildi, aynı zamanda çok eksikti.

- Dış saha maçlarında koşu mesafesi, fizik gücü ve hızlı oyunuyla dikkat çeken Trabzonspor da maça başlarken kazanmaktan ziyade yenilmemek üzerine hesap yapmıştı. Daha 13. dakikada nefis bir Anderson Talisca golü gördük. Negredo’nun boşalttığı santrafor bölgesine gelen Babel, Talisca’ya duvar olup bir de nefis pas verince Talisca her zaman yaptığı vuruşu yaptı ve gol oldu.

TIPKI MODRIC GİBİ

- Erken gol Trabzon’u bozmadı. Sol bek Adriano’nun sakatlığında Atiba, Oğuzhan Özyakup ve Quaresma’nın cezalı olduğu bir karşılaşmada teknik direktör Şenol Güneş de sahadaki yerinde yoksa Beşiktaş’ın mutlak bir kaybı vardır maç başında.

- Luka Modric gibi hareketli, fuleli, ani dönüşleri olan, çevre görüşü iyi, pasları güzel Türk fubolunun nadir isimlerinden biri olacak Abdülkadir... “Golden sonra Trabzon bozulmadı” dedim konuk takım için. Başta Caner olmak üzere, Sosa-Burak bağlantısını kesmede başarılı olan Beşiktaş savunması Abdülkadir-Olcay ikilisini unuttu ve Beşiktaş’ın da ekmeğini yiyen Olcay beraberlik golünü attı. Golden sonra sevinmeyen Olcay’ın bu hali tribünlerden alkış aldı. İyi bir profesyonel davranışıydı.

Q7’Yİ ARADILAR

- Beşiktaş, Atiba ve Oğuzhan’ın yokluğunda orta sahayı pasla değil hızlı adamları Lens, Talisca ve Babel’in dripling ve koşularıyla geçmeyi denedi ama görüldü ki Quaresma gibi oyuna liderlik yapabilecek, rakibi psikolojik olarak bozabilecek, Oğuzhan gibi ince derin paslar atabilecek ve Atiba gibi rakibi bozabilecek, yıldırabilecek oyuncu yoktu dün Beşiktaş’ta.

- Siyah beyazlı ekip şampiyonluk yarışında hiçbir takıma bu kadar gol şansı verme lüksüne sahip değil.

Yazının devamı...

3 soru 3 cevap

1 Ekim 2017

G.SARAY’ın ilk 3 haftadaki üstün oyun performansını sürdürmesi mümkün değildi. Orta alan ve hücum arasında kilit rol oynayan Tolga Ciğerci’nin yokluğunu fazlasıyla hissettiler.

2.SORU: Maicon iki golle yıldızlaştı. Ona dair neler söylersiniz?

STOPER Maicon, iki gol atıp maça damga vuruyorsa, G.Saray hücum ve savunma organizasyonlarının irdelenmesi gerekir. Maicon gol atar ama onun boşluğu rakibe gol de  ‘attırır’.

3.SORU: G.Saray’ın takım olarak eksik olduğu yönler hangileri?

FEGHOULİ, Belhanda gibi çok klas ama çok ağır isimleri var. Sabri milli takıma seçildi. Onlar hâlâ, “Linnes mi, Latovlevici mi” diyor. Özellikle defansta büyük sıkıntıları var.

Yazının devamı...

Gomıs’le devam

17 Eylül 2017

Ve ısrarlıyım. Transfer etmiş olduğu veteranlardan, Gomis dışında şu anda oyuna etki eden oyuncu yok. Takımın tamamını defanstan ileri uca kadar değiştiren Tudor’un, istediği ve aldıramadığı hiçbir oyuncu yok. Başkan, yeni projeleri Riva’nın ihalesiyle sükse yapıyor. Takım sezona iyi başladı. Ama bu lig yarışı için birkaç notum var...

- Galatasaray’ın ilk 3 haftadaki dinamik oyun anlayışını tüm sezona yayması kolay değil. Gomis, Belhanda ve Ndiaye’nin düşeceği, sakatlanacağı zamanlar için alternatif oyun planının olduğunu düşünmüyorum.

- Bu 3 haftadaki görüntünün her geçen hafta çözüleceğini ve her rakibin dayanılmaz bir şekilde Galatasaray’ı bozacağını düşünüyorum.

MARIANO ETKiLiYDi

- Dün geceki oyun planında temel aktör Gomis’ti. Çok iyi beslenmediği anlarda bile tecrübesiyle gol pozisyonunu yaratan ve sonlandıran isimdi.

‘Galatasaray nasıl kazandı?’ sorusuna gelince... Sarı kırmızılılar öncelikle çok iyi kontra yapan Kasımpaşa’ya bu şansı vermedi. Evindeki muhteşem seyirci desteğiyle rakibinin psikolojisini ve oyun planlarını bozdu.

Dün, sağ bek Mariano Galatasaray’ın en etkili oyuncularından biri oldu.

BELHANDA NEREDE?

Yazının devamı...

Pepe’nin imza günü!

28 Ağustos 2017

Fenerbahçe’nin bu kadro yapısı ve oyuncu kalitesiyle şampiyonluk yarışını götürmesi çok zor. Isla, Dirar, Soldado ve hatta methiyeler dizilen Giuliano, ya çok sıradan futbolcular ya uyum sorunu yaşıyor ya da hazır değiller. Bu kadroda Aatıf, hareketliliği, top taşıma, tutma ve adam eksiltme kabiliyetiyle ilk 11’in direkt oyuncusu olmalı.

Kjaer’in yeri doldurulamadı. Neustaedter ve Skrtel çok ağır. Adam kaçırıyor ve bireysel hatalar yapıyorlar. Neredeyse Fenerbahçe’nin bu sezon gol yemediği maç yok.

Orta saha, hızlı ve derinleme paslarla geçilemiyor. Fenerbahçe’nin atletik özelliklere sahip Emenike ve Sow gibi fuleli oyuncuları da yok artık. Soldado, Fernandao ve Van Persie’nin üçü de pivot ve statik santrforlar. Bu oyunculara Valbuena dışında kenardan orta yapacak oyuncu sayısı artırılmalı. Fenerbahçe Lens’i de çok arayacak gibi.

RUHU YOK

Dün Fenerbahçe’de asıl dikkatimi çeken olay şu; bu takımın heyecanı, ruhu yok. Sıradan bir takım görüntüsü veren Gençlerbirliği karşısında bile 55 dakika 1 kişi fazla oynamanın avantajını 2. yarıda kullanabildi.

21. dakikada Valbuena’nın nefis ortasında Halil İbrahim’in topu kendi kalesine göndermesi bir şansızlıktı ama 34. dakikada ceza sahasında Skrtel’in Ahmet İlhan’a ceza sahasında yaptığı kontrolsüz hareket bu kadar tecrübeli bir oyuncuya yakışmadı.

Pepe’nin Vodafone Park’taki imza günü için 6 bin kişi kuyruğa girerken, dün Fenerbahçe’nin maçını sadece 4 bin 267 seyirci izledi. Varın, siz düşünün gerisini.

MAÇIN ADAMI: AATIF

Yazının devamı...