"İlker Yasin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "İlker Yasin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
İlker Yasin

İlker Yasin

Fatih Terim’in fendi

16 Nisan 2018

Bu sezon, Fenerbahçe beraberliği dışında evindeki bütün maçları kazanmış, seyircisi önünde coşkulu, enerjik, güçlü ve amaca yönelik ataklar geliştiren Galatasaray dün şampiyonluk yolunda büyük bir adım attı ama ‘şampiyon’ demek için erken.

Abdullah Avcı’nın maça Arda ile başlaması, takımın oyun formatını negatif etkiledi. Tribünlerin tepkisini alan Arda ve Emre’nin, yanlarına Mahmut’u da alarak ilk yarıda hakemle oynamaları bir taktik anlayış değilse tecrübelerine hiç yakışmadı. Eğer Volkan Babacan çok kritik kurtarışlar yapmasa skor daha da farklı olur, Galatasaray 5-1 kaybettiği ilk maçın rövanşını belki de aynı skorla alırdı.

AVCI’NIN HESABI 1 PUANDIİlk yarısı daha kontrollü, ikinci yarıda risklerin alındığı, savunma arkasına sarkmaların çoğaldığı bir maçtı. Galatasaray’ın iki beki Mariano ve Nagatomo’nun, rakibin iki etkili kenar adamı Visca ve Elia’ya top göstermemesi Başakşehir’in tüm gol umutlarını bitirdi.

Başakşehir takımı ilk yarı korner kullanmadı. Galatasaray’ın agresif oyunu ve rakip alandaki baskısına rağmen Elia ve Visca gibi adamları sarı kırmızılı savunmasının arkasına kaçıramadı. Görünen oydu ki, Abdullah Avcı bu maçın hesabını 1 puan üzerine yapmıştı. Hızlı ve pas oyunu ile bilinen Başakşehir takımında Emre ve Arda dün el freni olurken, Donk’u Selçuk’un yerine oynatan Terim, maçı orta sahada da kazandı. Yalnız Terim’in sahanın en etkisiz Feghouli’ye 78 dakika dayanmasını anlamakta zorlandım.

Terim’in, ağır, dönüşleri zayıf ve oyun boyunu uzatan Maicon’un yerine çabuk ve ilk hamleleri iyi Denayer’i seçmesi ustalığının bir işaretiydi. 60’ıncı dakikada Mariano’nun taç çizgisinden içeri topla girerek, 22 metre civarından nefis bir sol ayak vuruşuyla golü bulması, 90 dakika daha çok isteyen, pozisyon bulan, gol arayan Galatasaray’ın hakkını alması demekti.

Terim dün akşam hem oyuncu seçimleri hem takım motivasyonu hem de taktik anlayışıyla Avcı’dan her bakımdan üstündü. Ama şu da bir gerçek bu ligde geride kalan her maç dünkü karşılaşma gibi bir final.

MAÇIN ADAMI: MARIANOBREZİLYALI, yine özgüvenini konuşturdu. Karşısındaki Elia’ya oynama fırsatı vermediği gibi, öne çıkışı ve çapraz koşularıyla Başakşehir savunmasını zorladı. Attığı harika gol de dünkü gayretinin meyvesi oldu.

Yazının devamı...

Korku tünelinde

1 Nisan 2018

Beşiktaş, zorlanarak devam ediyor yoluna. Bu futbol, bu arzu, hırs ve heyecan hedefe götürmez siyah beyazlı ekibi. Son iki yılda Demba Ba, Mario Gomez, Aboubakar ve Cenk gibi golcülerin yerinde şimdi yeller esiyor. Negredo, Vagner Love sıradan, daha doğrusu veteran oyuncular. Devamlılıkları yok. Bir de Talisca sahne almasaydı çoktan lige havlu atmıştı Beşiktaş.

‘Peşinden gidecek cesaretin varsa bütün rüyalar gerçek olur’ özdeyişi, bütün Beşiktaşlılara Başakşehir maçından sonra hüsran yaşattı. Teknik ekipten, yedekten oyuna giren isime kadar tüm futbolcular şampiyon olma hedefini ve cesaretini kaybetmiş gibiydiler. Dün de Güneş’in deyimiyle hata yapma lüksü yoktu Beşiktaş’ın, yani kazanmalıydı.

TALISCA DEMEK GOL DEMEK

Quaresma, Medel, Adriano’nun yokluğunda Güneş, Lens’i de yedekler arasına koydu. Orta sahada Tolgay, Atiba, Oğuzhan gibi pas oyununu seven isimleri sahaya sürüp, kenarları iki bek Gökhan Gönül ve Caner’e bırakmak, istediği futbolu getirmedi Beşiktaş’a. Özellikle ikinci yarı riskleri alıp Beşiktaş’ın üstüne gelen Alanya defansının arkasında bıraktığı boşluklara Babel, Tolgay, Oğuzhan ve Atiba ile sarkamadı Beşiktaş. Aynı Başakşehir maçında olduğu gibi, arkaya dizilip rakibi üstüne çekmesi ve skor 1-0 iken rakibe direnç vermesi ‘şampiyonluk hesapları yapan bir takım felsefesine’ uygun değildi.

Negredo’nun yerine Lens’in oyuna girişi, Güneş’in skoru koruma düşüncesinin ürünüydü.

Şu bir gerçek; Talisca, gol demektir. Kopuk oynar, oyun içinde zaman zaman dalar, ama gerektiği yerde golünü de atar. Beşiktaş’ın kontrataktan gelen golünde Gökhan Gönül’ün ceza sahasına topsuz attığı depar defansı yanıltırken, Oğuzhan’ın muhteşem pasında Messivari bir vuruşla Talisca maçın kaderini tayin eden adam oldu.

Beşiktaş’ın, açıldığı günden beri Arena’da gol atmadığı lig maçı yok gibi. Şimdi Tolgay, Atiba, Oğuzhan ve Quaresma haftaya Göztepe maçında yok. Bunlar zor günler. Yaşam insana emeksiz hiçbir şey vermez. Üst üste iki şampiyonluğa ulaşırken Beşiktaş’ın verdiği harcadığı emek gerçek şu ki, bu yıl geçen yıllardan daha çok değil. Beşiktaş, korku tünelinde.

MAÇIN ADAMI: TALISCA

Yazının devamı...

Hesap-kitap derbisi

18 Mart 2018

İKİ takımın yaklaşık 15 gol pozisyonu bulduğu, yüzde 100 5-6 pozisyonun değerlendirilemediği, 89. dakikada Maicon’un direkten dönen topunun maçın kaderini belirlediği bir oyundu. G.Saray istediğini aldı. Hesapları tutan Fatih Terim oldu. Aykut Kocaman için şampiyonluk planları kendi hesabının dışına taştı.

Jose Mourinho “Ben dünyanın en iyi antrenörü değilim ama benden iyisi de yok” derken megaloman tavrını ortaya koymuştu. Terim ve Kocaman da Türkiye’nin üst klasman teknik direktörleri.... Tam bir hesap-kitap, ‘tamam mı devam mı’ maçıydı. Terim planlarını kaybetmemek üzerine kurmuş, Fernandao’yu iki stoperi arasına yaklaştırarak F.Bahçe’nin göbekten gelen ataklarına set çekmişti. Ve de rakip alanda baskı yaparak kazanacağı toplarla atacağı gollerin hesabını yapmıştı. Bu şans maç içinde birkaç kez geldi. Kocaman ise psikolojik bir baskıyla rakibi sinirlendirmek ve sanki eksik bırakmak hesapları içindeydi.

MÜCADELE FUTBOLU

İlk yarı futbol kalitesi vasattı. Mücadele ve sert temas futbolu iki tarafı da yordu. Merkeze yığılan futbol iki takım için de alan sıkıntısı yaratırken, hesaplar baskıyla ve savunma hatalarıyla kazanılacak toplar ve bulunacak pozisyonları üzerineydi. İlk bölümde G.Saray Rodrigues ve Gomis’in şutlarıyla gole yaklaşırken F.Bahçe Soldado ve Mehmet Ekici’yle etkili olmaya çalıştı.

Maçın ikinci yarısı F.Bahçe için risklerin alınacağı, G.Saray için de ani hücumda açık alanların yakalanacağı bir dilimdi... Yüksek beklentilerin futbolcuları strese soktuğu herkesin malumu ama dün akşam şahsi becerileriyle oyuna renk ve zevk katacak futbolcular yoğun baskı altında savunma duvarına takıldılar. Maçın hakkı beraberlikti. İki takım da kazanabilirdi ama bu skorla kazanan “Beraberlik de işimize gelir” diyen Fatih Terim ve G.Saray oldu.

FATİH TERİM 19 YILLIK HASRETİ BİTİREBİLİRDİ AMA...

“Kaybederseniz hata benim. Kazanırsanız başarı sizin” felsefesindeki bir teknik adam Fatih Terim... 19 yıldır kazanamadığı Kadıköy’de Galatasaray dün akşam kazanabilirdi. Ama kaybedebilirdi de. Maç gitti-geldi. 80’de biraz geride kalsa ve ofsayta düşmese Fernandao, 81’de Giuliano topun dibine girse ve kaleye gönderse, 87’de Fernandao mutlak golü kaçırmasa Fenerbahçe maçın galibiydi. Ama son 15 dakikada oyundan düşen G.Saray’ın ani kontralarla F.Bahçe kalesinde galibiyet golü bulması işten bile değildi.

MAÇIN ADAMI: İKİ KALECİ

Yazının devamı...

Haftaya yetmez

12 Mart 2018

F.Bahçe bir anlamda kırılgan, doğru. Ama aynı zamanda çetin ve esnek... İki haftada 6 puan kaybedip, liderin 6 puan gerisine düştüğünde bile gücünü yitirmeden, zararlara ve negatif duruma karşı koyabiliyorlar.

Şampiyonluk için, 'tamam veya devam' niteliğinde bir maçtı. Berabere kalsa dahi, haftaya çıkacağı G.Saray maçının pek kıymet-i harbiyesi olmayacaktı. Ama Fenerbahçe bu hâletiruhiyede başlamadı maça. Tekrar kaleye dönen ve futbolumuzda haksızlıklara direnen(!) tek kaptan kaleci Volkan, eğer 5. dakikada Boutaib ve 19'da Mina'nın gollük şutlarını kurtarmasa Fenerbahçe, Malatya'da dün şampiyonluğa havlu atardı.

VOLKAN 'DUR' DEDİ

İlk 25 dakikalık Malatya fırtınasını, Volkan'ın direnciyle atlattı Fenerbahçe. 34. dakikada klasik film vizyona girdi. Duran toplardan gol yeme hastalığı Malatya'da, gol atma ustalığı da Fenerbahçe'deydi. F.Bahçe iyi yaptığı işi yaptı, uzun adamları korner organizasyonu için rakip ceza sahasına çıkardı. Önce Topal ve finalde de Roman Neustadter işi bitirdi. F.Bahçe öne geçti.

İkinci yarı, Malatya için risklerin alındığı, Fenerbahçe için kontra fırsatlarının yaratıldığı bölüm oldu. Malatya, Fener kalesini ablukaya aldığı sırada bir kontrada Fernandao kaleciyle karşı karşıya topu direğe nişanlarken, aynı dakikada Adem'in kafa vuruşunda Volkan'ın yine sahne alışı ve beraberliğe 'dur' deyişi, maçın akışında etkili oldu.

HERKESİN İŞİ ZOR!

Oyunun sonlarına doğru saldıran Malatya'yı kırmak için Ekici ve Valbuena gibi yıldızlara bakmamak Kocaman'ın felsefesi. Alper ve Giuliano'dan iki gol adamı yarattığı uzatmalarda F.Bahçe, Alper'in asisti ve Giuliano'nun vuruşuyla golü buldu. Dünkü futbol, G.Saray maçı için F.Bahçe'ye yetmez.

F.Bahçe, taraftarın beklediği, daha doğrusu tarihin herkese ezberlettiği; atak, basan, gol arzusuyla yanan futbolu oynamadıkça kulüpte başkandan hocaya, futbolcudan malzemeciye herkesin işi çok zor.

Yazının devamı...

Su gibi ol dostum

4 Mart 2018

Türkiye’nin en büyük ve en güçlü firmalarından Demir Çelik’in ismini verdiği takımı bu hale getirmeye kimsenin hakkı yok.

Dünkü maçın teknik analizini yapmaya, Galatasaray’ı göklere çıkarmaya gerek yok. Deplasmanda ilk 18 dakikada 3-0, ilk devrede 6-0 yapan Galatasaray’ın her oyuncusunu mükemmel, taktiğini harika, teknik yönetimini olağanüstü kabul edebiliriz ama sadece dün akşam için... Deplasmanlarda 6 yenilgi alan ligin zirvesindeki bir takım ‘odaklanmış zihin’ ligin en dibinde olanı da ‘gezinen zihin’ yapısıyla başladı maça.

LİGİ BIRAKMIŞLAR

Süper Lig’i bırakmış, bütün futbol disiplinlerinden uzaklaşmış, adeta Galatasaray’ı yenmek üzere sahaya çıkmış, kafasına göre oynayan futbolcu grubunu şampiyonluk hesapları yapan Galatasaray’ın dağıtması çok zor olmazdı elbette.

Gomis dün akşam attığı 4 ve toplamda ulaştığı 24 golle adeta ligde gol krallığını ilan etti. Beklerde Mariano, Nagatomo, kanatlarda Rodrigues ve Feghouli ve de Belhanda, bir de tabii ki Gomis’in büyük şovları Galatasaray’a tarihi bir galibiyet getirdi.

7 gol atıp, 8 mutlak golü kaçıran Galatasaray’ın ‘akışa kapılıp’ yaptığı işin tamamıyla bir parçası olması bana Bruce Lee’nin bir sözünü hatırlattı; “Su gibi ol dostum.” Konya maçında da bu performans devam ederse Galatasaray bu ligin en büyük şampiyonluk adayıdır.

MAÇIN ADAMI: GOMIS

Bu karşılaşmada bir yıldız aramak yanlış olur. Ancak bir kişi yıldız olacaksa son 2 haftaya 7 gol sığdıran

Yazının devamı...

Haftaya bu futbol yetmez

18 Şubat 2018

- İlk yarının bitimine 7 dakika kala Alanya’nın 8 şutundan 4 tanesi kaleyi bulmuş ve Kameni iki mutlak golü önlemişti. Bu sürede Fenerbahçe sadece iki şut atmış ve bunların ikisini de gol yapmıştı.

- Oyun kalitesiyle ilk yarı denkti ve skor 2-2 olmalıydı. İkinci yarıya 2-0 yenik başlayan Alanyaspor, Fenerbahçe gibi ofansif oynamaya, rakip sahada kalmaya ve gol aramaya başlayınca kendi kalesinde de birçok gol pozisyonları verdi. İlk yarıdan daha farklı bir Fenerbahçe görüntüsü ortaya çıktı. Sarı lacivertlilerin daha aktif ve zevk veren futbola dönmesinde Alanyaspor’un da açık futbolunun etkisi vardı.

ALAN VE ZAMAN

- Futbolda alan ve zaman değerli... Kazanma hırsı tam olan Fenerbahçe kendi sahasından ayağa paslı ve hızlı gelişlerle rakip kaleye çabuk gitti. Özellikle sağ kanatta agresif, ileri geri koşan Aatıf ve hemen arkasında maçın kaderine etki eden isimlerden Isla, serbest oynayan kreatif Valbuena ve kaleci Kameni takımın en iyileriydi.

- Fenerbahçe’nin ikinci golünde ofsayt vardı. 51. dakikada Fernandao’nun vuruşunda gol çizgisini geçip yere vurarak falso alan ve dışarı çıkan topun kararı bence kesinlikle gol olmalıydı.

VALBUENA OLMALI

- Hatırlayanlar vardır, iki sezon önce Fenerbahçe kadrosunda bekler Gökhan-Caner, stoperler Alves-Kjaer-Kadlec, orta sahada Diego-Meireles, hücumda Volkan Şen-Nani-Robin van Persie vardı... Şimdi bunlar yoklar. Volkan, Mehmet Topal, Josef de Souza ve Fernandao hala takımda ama bu kadro, iki yıl önceki kadrodan iyi değil. Ancak hocaları Aykut Kocaman, daha gerçekçi. Bence Valbuena, Beşiktaş maçında ilk 11’de oynamalı. Neustadter-Neto ikilisi güven vermiyor. Skrtel bir an önce bu takıma dönmeli.

-

Yazının devamı...

Terim’in ikramı

5 Şubat 2018

Kazanmak için daha doğru karar veren ve oyuncularını iyi motive eden Aybaba ve Sivas’ın hakkıydı bu maç. Ama 89’da Sinan Gümüş’ün kaleciyi geçip ağlara gitmekte olan topunu gol çizgisinden çıkaran Medjani 3 puanı Sivas’a getiren isimdi. Orta sahanın başlangıç noktasında, defans önündeki iki liberoyu Tolga ve Donk’tan seçmek, ligde rakip ceza sahasına en çok giden takım olan G.Saray için el freni demekti. Bu iki isim, bozan oyuncular. Temel amaç topa sahip olmak, pasla yorup sonra vurmak ama Donk ve Tolga ile oynamak, önündeki Rodrigues, Yasin ve Feghouli’nin etkisini en aşağı indirmek demekti. Ve de öyle oldu. Terim gibi bir usta ne der bu hususta bilemem ama oyunu özellikle ilk yarıda iyi okuyan ve istediğini alan Aybaba idi.

KiLiT iSiM HAKAN

Hakan Arslan, Sivas’ın kilit ismiydi. Savunmada Medjani ve hücum noktasında Rybalka ve Bifouma ile kurduğu pas trafiği Galatasaray’a zor anlar yaşattı. Galatasaray’ın kreatif hamlelerinin tümünü Feghouli’nin sırtına bindirmek, Selçuk İnan ve Belhanda’yı ikinci yarıya başlarken bile düşünmemek doğrusu biraz garipti. Ve Galatasaray ikinci golü yedikten sonra Tolga’yı çıkarıp Eren’i oyuna almak artık köprüleri atmak demekti. Ya fark yeriz, ya eşitleriz veya yeneriz...

70-80 arası bulduğu net pozisyonları 2-0 önde olmanın güveni ve laçkalığı içinde değerlendiremeyen Sivas, 78’de Derdiyok’un golünden sonra şoka girdi. Bütün riskleri alan G.Saray, Belhanda ve Sinan ile birlikte net pozisyonlar buldu, kazanması işten bile değildi.

G.Saray, Nagatomo’nun gelişinin artısını pek fark etmeyecek ama Ndiaye’nin gidişinin sancısını, özellikle Fernando’nun yokluğunda çok hissedecek. Dün maçı Terim kaybetti. Terim’in ikramını geri çevirmeyen Aybaba, Başakşehir ve Beşiktaş’tan sonra Galatasaray’ı da eli boş gönderdi.

MAÇIN ADAMI: HAKAN ARSLAN

ORTA alanda defans ile hücum arasındaki pas trafiğini organize ederek ve takımın oyun içerisindeki hamlelerine ve motivasyonuna destek vererek maçın adamı olmayı hak etti.

Yazının devamı...

Talisca ve Oğuzhan’ı çıkarırsan... Yaşlı!

27 Ocak 2018

Negredo daha şahsiyetli bir top oynasa skor ilk yarıda daha da farklı olabilirdi. 1970’lerde  Don Howe, ‘Super MacMalcolm Macdonald’ı defansı kenarlara götürüp yanıltacak koşular yapmaya ikna etti. Super Mac sordu, “Böyle nasıl gol atacağım?” Bunu Cenk yaptı, Aboubakar yaptı ama Negredo özgüvenini kaybetmiş. Kenarlara gitmeyerek, geri gelmeyerek Oğuzhan’a, Babel’e, Atiba’ya pozisyon yaratamadığı gibi ceza sahasında korkak. Love, formayı Negredo’ya vermez.

DAĞINIK BEŞiKTAŞ

- Beşiktaş ilk 11’inin yaş ortalaması 31... 34 yaşında 3, 33’lük yine 3 oyuncu var. Talisca ve Oğuzhan dışında bütün oyuncular 30’un üstünde. Geniş alanda oynayan Beşiktaş’ın topa sahip olması, atak sonlandırması, kolay top kaybetmemesi ve kontra yememesi şart. Dün 40. dakikadan sonra başlayan Beşiktaş dağınıklığının ilk sebebi yaşlı kadro. Talisca ve Negredo’nun oyundan çıkmasıyla kontratak takımına dönen takımda pas hataları Trezeguet ile Kasımpaşa golünü getirdi. 2. yarı Kasımpaşa kora kor mücadele etti.

BiRKAÇ NOT:

Babel bir profesyonel. Bu kadar kolay sarı kart görmemeli.

- Vagner Love çok acil hazır olmalı.

- Onca yeteneğine rağmen Oğuzhan’ın neden üstüne koyamadığına yönetim el oymalı.

-

Yazının devamı...