"İlker Yasin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "İlker Yasin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
İlker Yasin

İlker Yasin

Test edilmiştir

15 Şubat 2019

Terim, maç öncesi “Bizim için test maçı” dediği karşılaşmayı kaybetti. Oysa G.Saray, Trabzon maçındaki futboldan çok da farklı bir görüntüde değildi. Ama rakip bu kez Benfica’ydı. Bu üst düzey maçta, öne, dikine ve oyun planına sadık kalarak oynayan, çabuk, atletik, koşan oyunculardan oluşan Benfica’nın genç kadrosu, sakin ve sabırlıydı aynı zamanda. Barcelona, Benfica fark etmez. Böylesi üst düzey maçta bulduğun net gol fırsatlarını sonlandırıp öne geçmeniz şart. 19. dakikada Onyekuru, net golü atsa, maç belki başka bir şekil alacaktı. 8 dakika sonra soldan ceza sahasına gelen topa Marcao kollarını 90 derece açarak müdahaleye girince hakemin kolla temasına penaltı kararı vermesi kaçınılmazdı.

İKINCI yarı Nagatomu’nun ortasında Luyindama’nın kafayla gelen golüne sevindik ama içimizdeki şüpheyle de kuşku duyduk. Hızlı, kontrada başarılı ve çabuk oynayan Benfica’ya karşı G.Saray gol için çıktığında gole yaklaşan Benfica oldu çokça. 4 dakikalık beraberlik zevkinden sonra Benfica kendi sahasından attığı uzun mesafeli tek topta G.Saray savunmasının zaafını tam anlamıyla test ettirdi. Seferovic, dağılmış G.Saray savunmasını bir kişiyle yakalayınca skoru 2-1’e getirdi.

NAGATOMO TEPKI KOYDU

ONYEKURU dışında Benfica’ya kim tepki koydu dersiniz, Nagatoma’dan başka sayacağım yok. Benfica, G.Saray’dan iyi takım. Formda. 5 önemli eksiğine rağmen, kişilere bağlanmamanın, takım oyunu oynamanın ve de gençlere güvenmenin semeresini aldı. Benfica’da hakem kararına kızıp topa vuracak ve sarı kart görüp rövanşta cezalı olmayı içine sindirecek futbolcu olduğunu sanmıyorum. Avrupa defteri, 21 Şubat’ta kapanacak. Ve gidenleriyle kalanlarıyla ara transferin test sonuçlarını hazirana kadar irdeleyecek Fatih Terim.

KASIMPAŞALI DİAGNE

TRABZON maçı sonrasında da yazdım: ‘Diagne, acaba G.Saray’ın oyuncusu mu?’. Kasımpaşa’da oynar gibi top bekleyen, ne defans arkasına koşu yapan ne top getiren arkadaşına (Onyekuru) yanaşan sahada şaşkın ördek gibi dolaşan bir Diagne vardı. Rakibi, Elmander gibi Gomis gibi Burak gibi tehdit eden biri değil. İnşallah değer 10 milyon Euro’ya.

GELENLER KADAR KALANLAR DA KÖTÜYDÜ

Yazının devamı...

Ne hakeme ne de VAR'a ihtiyacı vardı

11 Şubat 2019

Ligin ofans gücü yüksek iki takımı maça başlarken Trabzon’da kaleci Uğurcan, bekler Pereira-Novak, orta sahada Sosa ve Onazi gibi as oyuncular yoktu.

Galatasaray maça fırtına gibi başladı. Trabzon rakibi kendi alanında karşılamayı düşündü ama ofans ağırlıklı beş oyuncusunu da rakip sahada bıraktığını unuttu. Trabzonspor bu karşılama anında ciddi yerleşim hataları yaptı. Terim grafiği yükselen Selçuk’a değil, savunma güvenliği için Donk’a yer verirken Belhanda ve Feghouli’nin bitirici oyunlarından umudunu kaybetmemişti. Ve maçı da Belhanda bitirdi. Klası inkar edilmez ama veteran görüntüsünden vazgeçmesi ve futbola dönmesi sürekli olur mu bilinmez. Ndiaye gecenin yıldızıydı. Galatasaray’ı driplinglerle rakip alana taşıyan, hızlı düşünüp çabuk hamle yapan ve pas trafiğindeki başarılı bir Ndiaye için dün Trabzonspor tedbir alamazdı. Zira onlar da “ne yersek bir fazla atalım” mantığıyla Galatasaray kalesine gidiyor, pozisyon buluyor defansı büyük ölçüde riske ediyordu. Her iki kalede 30’a yakın gol pozisyonu yaşandı. Hücum aksiyonları iyi ancak savunma kurguları ürküten iki takım riskli oyunlarla seyircilere heyecanlı, tempolu, hareketli bir maç sundu.

GALİPTİR BU YOLDA MAĞLUP

Galatasaray daha çok istedi ve hakkıyla kazandı. Ligi domine eden Başakşehir’le aradaki puan 6’ya indi. Başakşehir eğer Sivas ve Erzurum maçlarında olduğu gibi puan kaybetmeye devam ederse Galatasaray’ın şampiyonluk şansı artar. Trabzon öz çocuklarıyla şampiyonluk serisine başlamıştı. Dün sahaya 11 yabancıyla çıkan Galatasaray karşısında Trabzon’un yedekler sırasında 16-19 yaşları arasında 5 futbolcu vardı. 18 yaşındaki ilk lig maçına çıkan kaleci Arda genç stoper Hüseyin kaptan Yusuf ve Abdülkadir’ler ile Trabzonspor doğru yoldadır.

YAZIK PARALARA

Diagne’ye verilen 10 milyon Euro, bu futbolcunun hakkı değil. Gol kralı Gomis’i 6 milyon Euro’ya satacaksınız ve iki katı parayla Kasımpaşa’nın havalısı Diagne’yi alacaksınız! Diagne özellikleri olan bir oyuncu ancak disiplin sorunu olan, çok kart gören ve geniş alan bulamadığı maçlarda pek etkili olamayacak bir futbolcu. Bir başka yanlış transfer Luyindama... Ligin ilk yarısında oynayan üç stoperini yollayacaksınız, yerine Marcao ile Luyindama’yı alacaksınız... Marcao neyse de Luyindama tam bir bomba! Dönüş yok, ağır, patlama yapamıyor ve Galatasaray savunması için ciddi bir zaaf olarak görünüyor.

EYYAM

İlk yarı Galatasaray lehine verilen penaltı kararında Diagne ve kaleci hamlelerinin iyi değerlendirilememesi, · BİRİNCİ devre ikinci sarı kartı görmesi gereken pozisyonda Diagne’nin oyunda tutulması, 53. dakikada ceza sahasında gol vuruşu yapmaya hazırlanan Ekuban’ın ayağına basan Marcao’ya seyirci kalınması, ·

Yazının devamı...

Bu sefer olacak gibi

4 Şubat 2019

Şimdi, Başakşehir’in şampiyonluğu bırakmayacak inanca, hocaya ve kadroya sahip olduğunu görüyorum. Murphy Yasası der ki: Doğru kararlar tecrübenin ürünüdür. Tecrübeyse yanlış kararların ürünüdür. Avcı ve Başakşehir yönetimi doğru veya yanlış kararlarla oluşan tecrübesiyle şu an ligin en iyi takımını yarattı. Bana göre bu iş olacak. Nedeni son 14 maça girerken en yakın rakibi G.Saray’ın 8 puan önünde olması değil, Avcı’nın bu kadar bireysel ve marka değeri yüksek şişik egolu futbolcu grubundan tam bir takım yaratmış olması.

Başakşehir, Barcelona’nın santrforsuz oyununa benzer, herkesin gol bulabileceği bir baskı düzeninde ilk yarıda 12 şut attı ve de 2 gol. Caicara-Visca bindirmelerine Robinho ve Mossoro ince paslarla katılıp defans arkasına gol vuruşları için çok rahat gol kaçırdı Başakşehir. Epureanu’nun kafa golü duran toptan geldi ama Robinho ile başlayan Caicara ve Visca ile devam edip yine Robinho ile biten ikinci Başakşehir golü tam bir ekip çalışması ürünüydü. İkinci yarıda Akhisar rakip alana geçmeye ve orada kalmaya gayret etti. Riskler aldı, pozisyonlar buldu. Bunda Başakşehir’in 45 dakikada 2-0’ı bulmasının psikolojik rahatlığı da vardı. Yine de Başakşehir ilk yarıdaki güçlü ve amaca yönelik futbolundan taviz vermemeliydi. Maç 6-0 da biterdi 2-2 de.

BÜTÇE İŞİ DEĞİL EKİP VE İNANÇ İŞİ

Son iki maçında aynı11’le başlayan ve iki farklı galibiyet alan Başakşehir dün deplasmanda sezonun en farklı ikinci galibiyetini aldı. Adebayor, Elia, Gökhan İnler, Ba, Serdar, Napoleoni’nin yedek kaldığı kadroyu hangi bütçeyle yaptı tartışmaları yapılırken, Başakşehir şampiyon olacaksa Emre, Arda, Clichy, Robinho, Ba gibi markalarla değil Avcı’nın yarattığı ekip ve hedefe ulaşma inancıyla olacak.

Yazının devamı...

Galatasaray böyle devam etmez

27 Ocak 2019

Maç kötü zemin, zor şartlar altında oynandı. Göztepe, düşme korkusunun yaşandığı alt potaya gitmemek, G.Saray ise şampiyonluk hesaplarının içinde olup üst potadan kopmamak için karşılaşmaya çıktı. Oyun genelinde G.Saray daha iyiydi. Ama direkten dönen iki Göztepe topunu, bir de Borges’in kaçırdığı penaltıyı düşününce, G.Saray dün akşam maçı şansıyla kazandı. Don Kişot’luk yapmamıza gerek yok. G.Saray’ın çok iyi iki golcüye ihtiyacı var. Bunu herkes biliyor. Sinan Gümüş ve Onyekuru ile son iki haftadaki 6 puan kimseyi kandırmasın. Eğer şampiyon olacaksa G.Saray mutlaka kazanmalıydı. Belhanda yokluğunda Selçuk İnan’dan daha çok verim almalıydı G.Saray. Oyunun sağ tarafında Mariano, Feghouli; solda Linnes ile Onyekuru, bindirmeleri ile bu ikilileri tamamlayacak Selçuk’un yaratıcı oyunu ve pas trafiğini yönetecek zeka yapısına ihtiyacı vardı. 73’te Sinan’ı bir göğüs darbesiyle gole götüren bu kanat aktivasyonunda Feghouli’nin ve Mariano’nun rolü büyüktü. Maçın hakkı beraberlikti. Göztepe kaybetmeyi hak etmedi.

VAR NEYE YARAR?

VAR sisteminin futbolun boynunda yavaşça sıkılan bir ip olduğunu düşünüyorum, karşıyım. Maicon’un eline çarpan topa ‘penaltı’ demek, futbolun tüm kurallarını inkar etmek olur. Takdir tecelli etti ve Borges de kullandığı penaltıda topu dışarı attı.

MARCAO'YA TAM NOT

Serdar Aziz, Maicon, Ahmet Çalık kaldı. Yeni gelen Marcao iyi bir transfer. İki lig maçında tam not aldı. Serdar Gürler de İspanyol Huesca’dan Göztepe’ye geldi ve katkı verecek bir isim. Yağmur yağmasaydı, zemin kuru olsaydı Onyekuru dün iki gole daha imza koyacaktı, o da çıkışta. Sözün özü; G.Saray yarışta ama bu kadroyla 15 hafta daha bu performans ve skorlarla devam etmez.

YARIN İÇİN BUGÜNÜ FEDA ETMEK

İsterseniz ironi yapalım. Bir takımın teknik direktörü hem de şampiyonluk mücadelesi veren biri ise, Gomis’i, Rodrigues’i, Ozan’ı Serdar Aziz’i Derdiyok’u neden kaybetsin? Yönetime verdiği ikisi santrfor olmak üzere, 7-8 kişilik transfer listesinin görmezden gelinmesine neden susar... Terim, başka hesaplar yapıyor. Kulübün borçlarının azaltılması için en elzem isimlerin satılmasına seyirci kalıyor, bas bas bağırdığı santrfor için yönetimin kulak üstüne yatmasına ses çıkarmıyor. Terim, uzun dönemdeki başkanlık hesapları için kısa dönemdeki şampiyonluk hedefinden vazgeçmiş görüntüsü veriyor.

MAÇIN ADAMI:

Yazının devamı...

Beşiktaş'ın bitiş yılı

23 Aralık 2018

İlk 21 dakikada ‘VAR’ iki golü yok etti. ‘VAR’ın kararları doğru ama iki golde futboldan toplam 4 dakika gitti. Ben kişisel olarak ‘VAR’ın futbolda gerçek adaleti getirmeyeceğine inananlardanım. Diego Simeone, “Topa sahip olmak maçı kazanmanın tek yolu değildir. Ben güçlü ve amaca yönelik atakları severim” der. Dün Beşiktaş’a topu verip, rakibi kendi sahasında karşılayan Kasımpaşa, güçlü ve ani kontrataklar yapan takımdı. 33 golle ligin en golcü ekibi olan Kasımpaşa’nın üst düzey bir takım olduğunu kimse söyleyemez. İşte bu takımlar onlara hücum ettiğinizde daha da tehlikelidir. Güneş bunun tedbirini dün alamadı.

Kendi oyununu oynayan, rakibi istediği futbola çeken Kasımpaşa maçı hakkıyla aldı. İki ofansif takımın maçında, hücum ederken de rakip ataları karşılarken de Kasımpaşa, Beşiktaş’tan çok iyiydi. Maçın ilk yarısını 5-1 önde bitirebilirlerdi. Klasik set oyununu deneyerek,bildik ama etkisiz varyasyonlarla gol arayan Beşiktaş’ın yanında Paşa, hızlı, şaşırtan ve daha gerçekçi idi gol yollarında. Koita, Diagne ve her yerde gezen Trezeguet, ortada Sadiku ve Pavelka, ilk yarı top göstermedi Beşiktaş’a.

İkinci yarı Trabzon maçının tekrarı mı olacak, Beşiktaş maçı 2-0’dan çevirecek mi diye düşünenler, 51. dakikada Pektemek’in golüyle ümitlendiler. Kasımpaşa hızlı oyunda, kontrada Beşiktaş’tan çok daha iyiydi. Babel’in santrfora, Medel’in stopere geçmesi hiçbir şeyi değiştirmedi. 60’ta Atiba ve 70’te Babel golleri kaçırınca Kasımpaşa sahne aldı ve maçı 4 golle bitirdi. Bu yıl Kartal kupada hiç yoktu, Avrupa’da ve ligde de yeni yılı görmeden bitişini ilan etti.

GÜNEŞ ORMAN'A KÜS MÜ?

Art arda, 9 hayati oyuncusu satılan Güneş küs mü başkan Orman’a? Devre arası Riva yolcusu mu yoksa? Bu nasıl Beşiktaş? Fizik kondisyon, konsantrasyon sıfır. Seyrettiren Beşiktaş’tan, rakibi seyreden bir Beşiktaş’a döndü takım. Q7 ile başlamamamak, korktuğu hissini veren orta saha ile çıkmak, Lens gibi istikrarsız bir isme umut bağlamak ve klişe oyunda ısrar, Güneş’in yaptığı işler değildi.

MAÇIN ADAMI: DİAGNE

Yazının devamı...

Başkan en iyisini bilir

17 Aralık 2018

Son 3 maçını kazanan, ofansif futbol oynayan, yaratıcı elemanları olan Trabzon’a karşı; geri dönüşlerde zorlanan, yan top sıkıntı olan Beşiktaş kenar ortalardan bir gol daha yedi ve sayısız pozisyon verdi kendi evinde...İlk 15 dakika Trabzon’un, 15-45 arası Beşiktaş’ın dominant olduğu maçın, ilk yarısı kapanırken Güven’in kaleciyle karşı karşıya kaldığı ve kaçırdığı golün sonrasında dönen topta, Sosa’nın sağdan yaptığı ortada Rodallega golü atınca Beşiktaş için herkes zorlu bir ikinci yarı bekledi.

İkinci devrenin başında, 10 dakikada iki yüzde 100 golü Güven ve Ljajiç’le kaçırırsan, maçta fazla kırılma anı aramaya gerek yok. Hem Beşiktaş hem Trabzon çok pozisyon buldu. İkinci yarı çok tempolu ve ofansif anlayış, takımların arka alanlarında büyük boşluklar bırakmasına ve her iki takımın gol adamlarının rakip ceza sahasında pozisyon bulmasına neden oldu.

Son yılların belki de en çok gol pozisyonunun yaşandığı bir maçtı. Güven, Dorukhan, Ljajiç, Vida, Lens, Caner, Trabzon’da Yusuf, Onazi, Sosa ile çok net gol pozisyonları değerlendirilemedi. Ama iki kalecinin de hakkını yemeyelim. Beşiktaş, kalesinde gördüğü son 10 golün 8.’sini de dün duran toptan yedi. Orta alan ve savunmada çok ciddi ve komik hatalar ile top kayıpları yaptı. Ljajiç iyiydi ama takımın lideri yoktu.

Trabzon, arka arkaya 4. maçta galibiyeti uzatmalarda kaçırdı. 4 altyapı oyuncusu, 2-0’ın rehaveti ile “Kazandım” dediği anda maçta 1 puana ortak oldu Trabzonspor...

Sonuçta, Beşiktaş sürekli dağıtılan ve yenilenmeyen kadrosuyla bu ligde şampiyonluğu zor götürecek görünüyor. O nedenle 36’lık Atibaların, 35’lik Quaresmaların ve Loveların, ayrıca yaş haddini geçip veteranlığa dönenlerin devre arasında mı olur mevsim sonunda mı gönderilmesi ve Dorukhanların, Güvenlerin sayısının artırılması şart... Beşiktaş bu şekilde yola devam edemez.

“AL-al dönemi bitti, sat-sat dönemi başladı” derken Fikret Orman, satışların Beşiktaş’ı nereye götüreceğini bilmiyor olamazdı. Marcelo, Gomez, Sosa, Aboubakar, Cenk, Talisca, Fabri, Toşiç, Negredo satıldıktan veya gönderildikten sonra; dün maça başlarken de Gökhan, Caner, Pepe, Oğuzhan, Tolgay, Love, Mustafa da sahada yokken, başkan ne düşünüyordu acaba?

Geçen yıl Şampiyonlar Ligi’nin tozunu atan Beşiktaş, Avrupa Ligi’nde 4. sınıf takımların ardından kupaya kendi evindeki yenilgiyle veda ederken, temel neden yerine koymadan yapılan yanlış satış felsefesiydi.

Yazının devamı...

Yedekleri bile Aslan olmalıydı

9 Aralık 2018

 Savunmada Serdar, orta sahada Fernando, Donk, Ndiaye, Belhanda, Emre, hücumda Sinan Gümüş gibi takım omurgasının temel isimleri yoksa ve kenarda motivasyon ustası Terim locada oturuyorsa bu takım, hem psikolojik hem fizyolojik bakımdan eksiktir. Ama öte yandan 14 maçta tek galibiyetini Fenerbahçe önünde alan ligin dibindeki Rize’ye karşı Galatasaray, yedekleriyle bile aslan olmalıydı.

İki beki Mariano ve Nagatomo uçar giderken, önlerindeki iki kenar adam Onyekuru ve Rodrigues sürekli rakip ceza sahasına girerken, onları topla buluşturacak adam Selçuk idi. Selçuk dün korner atmaktan yoruldu, pas trafiğinde etkili oldu ama rakibi kenarlara taşıma durumunda olan Eren ve rakibi şaşırtma durumunda olan Muğdat, ilk yarı pek etkili değildi. Zaten Feghouli yeteneği müthiş veteran bir oyuncu. Hep tribünlere ve paraya oynuyor. Dün geceki performansı geldiği günden bu yana Türkiye performansının üstündeydi. Son 6 lig maçında sadece 1 galibiyet alıp zirvenin 6 puan gerisine düşmek Terim takımları için kabul edilebilir bir şey değil. Yani bu maç mutlak kazanılmalıydı. Maçın başında 2. dakikada önemli bir gol pozisyonuna Vedat Muriç bence ofsayt değildi. Rize itiraz etmedi, hakem devam dedi, VAR da devreye girmedi ve bir pozisyon böyle kayboldu.

CENGİZ VE TERİM

Mourinho, sportif direktör Valdano’yu kast ederek, “Eğer 1 numara ile konuşabiliyorsam, neden bir başkasıyla konuşayım?” derken, Galatasaray kulislerinde başkan Mustafa Cengiz’in Terim’e danıştığı ve bilgi aldığı, onu yarının başkanı olarak gördüğü konuşuluyor medyada. “Terim aldığı 10 maçlık ceza süresinde hem takımı hem kulübü yönetiyor” düşüncesi tüm Galatasaraylılar’da genel kanı.

RİZESPOR PUAN ALMAYI HAK ETTİ

İkinci yarıda Galatasaray’ın iki çabuk adamı Onyekuru ve Rodrigues’in performansları düşüşe geçince Rize oyuna asılmaya başladı. Selçuk ve Feghouli’nin de yorulmasıyla Rize tehlikeli gol atakları yapmaya başladı. Önce Aminu Umar golü buldu. Sonra Muriç’in şutu auta gitti. Ve 72’de Rize’nin bir golü kaleciye faul yapıldığı gerekçesiyle hakem tarafından iptal edildi. Son 20 dakikada sahnede Maicon’un oyuna girmesi, Mariano’nun orta sahaya gelmesi, Linnes’in sağdan bindirmeleri değil, Rize vardı. Ve son dakikalarda attığı golle Rize bu maçtan hak ettiği puanı aldı.

MAÇIN ADAMI: AMİNU

 

Yazının devamı...

VAR kararıyla Beşiktaş

3 Aralık 2018

İki kol var hakemin görmediği... Eren’in ve Onyekuru’nun kolları... Birinde Beşiktaş lehine penaltı, diğerinde G.Saray lehine verilen ve iptal edilen bir diğer penaltı kararı. Bu kararları hakem değil, VAR verdi. Ve VAR’ın kararları doğruydu. Sonuçta VAR kararıyla üç puan Beşiktaş’ın oldu.
Cuma sabahının ilk dakikaları içinde 2-0 gerideki Beşiktaş’a Norveç’te 3-2’lik galibiyeti getiren baş oyuncu Lens ve onun yanında Oğuzhan, Atiba, Love yedekti. Ankaragücü maçında vitrine çıkan Güven, Dorukhan, Pektemek sahadaydı. Böyle bir derbi maçında tanıdığımız Şenol Güneş’in alacağı türden bir risk değildi bu. Terim de cezalı ve sakat dolu eksik kadrosunun etkisiyle bir başka risk modeliyle, 3-4-3 ile oyuna başladı. G.Saray’da Ozan-Maicon-Ahmet’li üçlü savunma ile önlerindeki Selçuk-Fernando ikilisiyle bu sistem nasıl yürüyecekti? Ön libero özelliklerine sahip bu ikilide Selçuk yavaşlamış, Fernando yerini şaşıran bir görüntüdeydi.

Beşiktaş maça çok tempolu, rakip alanda presle başladı ve oyunu kontrolü altına aldı. Hem baskı hem pas oyununda G.Saray’a üstünlük sağladılar. İlk yarı G.Saray’ın Beşiktaş kalesine 3 şut denemesi yapıp kaleyi bir kez olsun bulamamasının nedeni ilk 35 dakika rakip kaleye yaklaşamamasıydı. 33’te Ozan’ın direkten dönen topu bu devrede tek pozisyonuydu.

İkinci yarı Güven’in yerine Atiba’nın girişi, Pektemek’in merkeze, Ljajic’in sol kenara gelişi Beşiktaş’ın etkisini azalttı. G.Saray oyunu domine etmeye başladı. İkinci yarı oyunun hakimi G.Saray’dı. Beşiktaş son çeyrekte Lens ve Love’ı oyuna alarak topu rakip yarı sahasında tutma niyetindeydi. G.Saray 84’te Ömer, 88’de Maicon’la değil beraberliği, galibiyeti bile bulabilirdi. Futbol bir takım oyunu... Uzatma dakikalarında iki bencil Beşiktaşlı, Caner ve Quaresma sıfıra yakın yerden kale sahasında bekleyen Love’a pas atabilseler Beşiktaş maçtan 3-0 galip de ayrılabilirdi.

İYİ OYNADI, ŞANSLA GOL ATTI

Adem Ljajic frikiklerde usta... 16. dakikada kullandığı serbest vuruşta top barajdaki Eren’in kolundan dönerken devreye giren VAR, hakemin vermediği penaltıyı verdi. Penaltıda Ljajic çok sert vurmasının ve Muslera’nın ters köşeye gitmesinin artısıyla kalenin göbeğine vurdu ve penaltıyı şansıyla gole çevirdi. Yine de dün Pektemek’le birlikte Beşiktaş’ın en etkili iki oyuncusundan biriydi.

Yazının devamı...