"İlker Yasin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "İlker Yasin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
İlker Yasin

İlker Yasin

Bildiğimiz Galatasaray

24 Ocak 2020

Denizli maçında sahaya çıkan 11’den 7 oyuncu yoktu G.Saray’da. Rize’nin temel taşları Gökhan, Boldrin bırakın maça, İstanbul’a bile gelmemiş. Skor 0-0 devam ederken Samudio’nun mutlak golünü Şener son anda önlemese ne olurdu bu rotasyonun amacı? Ve İsmail Kartal’ın 0-0’a elendiğini bilmesine rağmen Umar’ı oyuna, golü yedikten sonra sokması ne mana?

BELHANDA GİDİCİ!

İlk yarı Tarık’ın kurtarışları ve G.Saray’ın oyunu forse etmesiyle geçti. terim’in Şener, Ahmet, Adem gibi uzun lig/kupa maratonunun havuz oyuncularına maç ritmi kazandırması doğru ama oyunda tuttuğu süreler yanlıştı. Rize’ye verilen penaltıyı Oğulcan’ın gole çevirmesi teknik adamları uyandırdı. Rotasyonda ısrar eden iki hoca yedikleri gollerden sonra kulübe baktılar. Rize’de Umar, G.Saray’da Falcao ve Saracchi girdi. Lemina’nın köşe vuruşu sonrası kafayla attığı gol maçın uzamasına engel oldu. Belhanda enine yavaş oyunda isteksiz ve gidici, Sekidika diklemesine hızlı, arzulu futbolla kalıcı görüntü verdi. Ama Galatasaray’da halen bir ekip ruhu yok ve dillerden düşmeyen değişimin esamisi okunmuyor. 90+7’de Rize’nin attığı golde faulü kim kime yaptı? VAR niye seyirci kaldı? Enteresan bir ülkedeyiz vesselam.

Kaybeden tüm iddaa kuponlarına %3'e varan iade sadece Misli.com'da, katılmak için buraya tıklayın!

Yazının devamı...

Tek değişim Akbaba'nın dönüşü

20 Ocak 2020

Emre Akbaba’nın dönüşü dışında G.Saray’da fazla değişen bir şey yok. Mariano ve Nagatomo’nun yerine sahaya sürülen Linnes ve Saracchi, seleflerinin çok önünde değil. Saracchi atletik, çabuk, ofans oyununda iyi ama defansta kuvvetli değil. Evet, Emre 8 ay süren sakatlık sonrasında özellikle ilk yarıdaki futbolla, Falcao’nun arkasındaki hareketli oyunuyla, ince derin pasları ve gol noktalarındaki vuruşlarıyla G.Saray’ın zirve yarışına katkı yapacak görüntü verdi.

SERI VE LEMINA ZAYIF HALKA

DEVRE arası için değişimden söz eden Terim’in söz ettiği değişim dünkü futbol ve iki üç oyuncu olmamalı. Hızlı, çabuk oynayan bir takım yaratmak isteyen Terim’in en zayıf noktası Seri ve Lemina’nın olduğu bölge. Bu iki isim G.Saray’ı hızlandıramaz. Solda Ömer, sağda sürekli gol hunisine giren Feghouli, öndeki Falcao ve arkasındaki Emre, G.Saray’ı gole daha çok yaklaştıracak. Maça öncesi 23 golle ligin en az gol atan 6 takımından biri olan G.Saray, 2 gol ve sayısız şut denemesiyle ilk 65 dakika çok iştahlıydı. Ama ligin ilk yarısında çokça görülen skoru koruma içgüsünü 2-0’dan sonra yine yaşadı G.Saray. Muhammet’in golüyle skor 2-1’e gelince Denizli, Sedat ile iki kez beraberliğe yaklaştı. Ligde yediği 16 golün 13’ünü ilk bir saatten sonra yiyen G.Saray, oyunu 90 dakikaya yaymak ve gol sayısını çoğaltmak zorunda.

ARDA DEĞİL, STOPER LAZIM

Donk stoper değil. Yanındaki Marcao her an patlayacak bir bomba. G.Saray’a Luyindama’nın yokluğunda Arda değil, iyi bir stoper lazım. Maç ritmini yakalayacak Falcao, G.Saray’a çok katkı verecek. Fizik olarak hazır değil. Dün goldeki hünerini ve vuruş tekniğini daha fazla göstermeli. Emre, Feghouli, Falcao üçgeninin göbekte yaratacağı gol pozisyonlarına Onyekuru ile gelecek kontralar, Saracchi, Linnes ve Ömer’den gelecek kenar ortaları da eklenirse, G.Saray’ın gol performansı artacak. Ama oyun daha çabuk olmalı. Orta saha dikine hızlı geçilmeli, Seri çıkışlarda top kaybetmemeli, ‘skoru bulduk, koruyalım’ düşüncesiyle oyundan düşmemeli. Bence dün G.Saray’da en büyük değişimi, Emre’nin dönüşü oldu.

Kaybeden tüm iddaa kuponlarına %3'e varan iade sadece Misli.com'da, katılmak için buraya tıklayın!

Yazının devamı...

Fenerbahçe'nin yorgun yedekleri!

15 Ocak 2020

Başta dört büyük kulüp başkanının, UEFA finans kriterleri dolayısıyla federasyonun belirlediği harcama limitlerinden boğulduğu ve de dağıldığı bu günlerde yarattıkları demeç ve bildiri sağanağına Bakan Kasapoğlu organizasyonundaki Spor Çalıştayı umarım son noktayı koyar. Bakan haklıdır. Mevcut yapılarıyla kulüplerimizin faaliyetlerini sürdürmesi mümkün değil. İdari, mali, sportif yeni bir yapılanma şart. Kulüpler Birliği Başkanı Mehmet Sepil de haklıdır. Türk futbolunun ortak bir akla ihtiyacı vardır. Futbol markasına, marka sahiplerinin ihanet etmesine izin verilmemelidir... · KOÇ yönetiminde 30 futbolcu transfer etmiş bir kulübün dün sahaya çıkan yedek kadrosu nasıl böyle bir tükenmişlik sendromu içinde olur, anlayamıyorum. Sorumluluk alacak, takım liderliğine soyunacak ve forma için saldıracak ilk isimler Tolgay, Alper, Mevlüt sahaya sanki zorla çıkarılmış gibiydiler. Dirar ve Isla lig performanslarının üstüne bir şey koyamıyor ama alternatifleri de yok. Dün F.Bahçe’de yürekten tepki veren tek kişi kaleci Harun’du. 9. dakikada Mehsah ve 55’te Kravets’in şutlarında mutlak golleri kurtardı. 34’te Lopes’in kafayla attığı ve ofsayt gerekçesiyle VAR uyarısıyla iptal edilen gol Fenerbahçe savunmasının duran ve kenardan gelen toplardaki zaafının en güzel örneğiydi.

TAKIMDAŞLIK RUHU EKSİK

Kafa kafaya bir maç oldu. İlk yarı dominant, ev sahibi Kayseri’ydi. İkinci yarı Tolga ve Tolgay’ın yerlerine giren Gustavo ve Kruse Fenerbahçe’yi rakip yarı sahaya biraz daha fazla taşıdı ama sorun giren çıkan isimlerde değil, yavaş oyun, çok pasla sahanın enine hareket ve yaratılamayan güçlü takımdaşlık ruhunun yokluğuydu.

Ersun Yanal’a geçmiş olsun. Aralık sonuna dek gelmeyen kışın ocakta çok kişiyi yatağa düşürdüğünü görüyoruz. Dünkü kadro ölçü değil ama yedeklerdeki bu heyecansız ruh halinin A takımına da sirayet etmesi Ersun Yanal’ı inanın yataktan zor kaldırır.

PROSINECKI’NIN İŞİ ZOR

Bu sezon Kayseri’nin 3. teknik direktörü Prosinecki’nin oyuncularına verdiği heyecan ve motivasyonu dün sahada gördük. Bir-iki oyuncu dışında genel futbolcu kalitesi düşük olan takımı Hırvat hoca nasıl kümede tutacak gerçekten işi zor. Son dakikalarda Kayseri’nin yorulmasıyla F.Bahçe Muriç’in de oyuna girmesiyle Ferdi ve Kruse ile iki net pozisyon buldu ama sarı lacivertlilerde dün beraberlik arzusu, kazanma hedefinden daha öndeydi. Fenerbahçe’de bu yorgun ve tükenmişlik sendromu yaşayan yedekler, A takımını zor forse eder.

Yazının devamı...

Geride kalan 16 hafta neredeydiniz?

29 Aralık 2019

Terim’in haftalardır depresif, mutsuz halini yadırgamamak lazım. Ama hocanın dün maça başlarken iki veteran Belhanda ve Babel’i kulübede tutması, ligin devre arasında çok kökten hamleler yapacağının işaretiydi. Mesaj yerini bulmuş G.Saraylı futbolcular özellikle ilk yarıda kendi kimliklerine bürünmüştü.

LEMINA YILDIZLAŞTI

İlk yarı itibarıyla sarı kırmızılı ekip sezonun en iyi futbolunu oynadı. Lemina defansın önünde yıldızlaştı, ataklarda başlangıç noktası oldu ve hemen önündeki Seri bile koşmaya başladı. Uzun zamandır takım halinde oynamayı unutmuş G.Saray, bloklar arasındaki mesafeyi kısaltıp iki bekini sürekli hücuma çıkarıp, Falcao’nun arkasına, gezgin ikinci santrfor Taylan’ı takıp farklı, arzulu bir futbol ortaya koydu. İlk defa böyle gayretli gördüğüm Feghouli’nin kaçırdığı goller olmasa, G.Saray ilk yarı skoru 5’e de 6’ya da getirirdi.

TERİM BÜYÜ MÜ YAPTI?

Sol kenarda Ömer Bayram’ın bitmez enerjisi, Nagatomo’nun durmak bilmeyen gol hamleleri ile G.Saray dün tam anlamıyla bir takımdı.Peki neden 17. haftayı bekledi bu takım? 16 maçta 18 gol atabilen G.Saray dün geceye nasıl beş gol sığdırdı? Bu takımı uyandıran, ayağa kaldıran neydi, yoksa Terim büyü mü yaptı? Yani G.Saray dün akşam yaptığını geride kalan 16 haftada niye yapamadı? Falcao tam hazır değil. Dün attığı iki gol onun için önemli. Fizik olarak güçlendiği ve maç eksiğini giderdiği anda çok gol atacak gibi. Ve hemen gerisinde oynayan dinamik, genç Taylan hareketli oyunuyla, rakip savunmanın dengesinin bozulmasında dün çok başarılıydı. İkinci yarı kronik G.Saray hastalığı başladı. İlk yarı harcanan müthiş efor futbolcuları yormuş ve yağmurdan ağırlaşan sahada 3-0’ı bulan G.Saray oyuncularının tempoyu rölantiye almasına neden olmuştu. Sahanın en iyi isimlerinden biri lemina’ydı. Özellikle ikinci yarı defans hamlelerinde çok başarılıydı.

BEKLENEN 'OCAK' GELDİ

Lemina ve Seri böyle oynarsa, Falcao’nun yanına bir partner alınırsa orta alana mesafe kat eden görüş açısı geniş bir virtüöz bulunursa G.Saray şampiyonluk potasının asla dışında kalmaz. 10 haftadır kazanamayan Antalya dün açık futbolu tercih etti. Teknik direktör Tomas, diego, Aatıf, Serdar, Cissokho ve Charles gibi as oyuncularından umudunu kesmiş olacak ki ligin ikinci yarısına inanmış genç bir kadro ile götürmek niyetinde. Sözün özü G.Saray dün zirveden kopmayacağının işaretini verdi ve Terim’in beklediği ‘ocak’ ayı geldi. Dünkü futbolu görünce sormamak mümkün değil, 16 hafta neredeydiniz.

Yazının devamı...

Takıma değil yenilgiye karşı oynamak

23 Aralık 2019

Oyun karakterleri birbirine çok benzeyen Gustavo ve Emre’nin birlikte oynaması, önlerindeki Kruse’nin defans hamlelerine katılmaması Sivas maçında Yanal’ın gözünü açtı. Ve Yanal Gustavo’nun yanına Ozan’ı, kenarlara Deniz ve Tolga’yı yerleştirerek rakip sahada pres yaptı, topu kazandı, yüksek mücadele arzusuyla Beşiktaş’a kendi futbolunu kabul ettirdi. Emre’nin artık istisna maçlar dışında Yanal’ın yardımcısı gibi olması F.Bahçe’nin selameti açısından daha doğru olacak.

MOURINHO’VARI MOTİVASYON

Maç öncesindeki kaybetme ihtimali, aldığı riskle kazancı çok daha değerli hale getirdi. Yanal Emre’yi oynatmama riskini aldı ve kazandı. Renkli, mücadeleli, hareketli, zevk veren bir maçtı. Sivas’ta orta sahada kaybeden F.Bahçe dün orta sahada kazandı. Başta Ozan, çarpışan Tolga ve enerjisi bitmeyen Gustavo olmak üzere F.Bahçeliler maçı kazanmak için gerekli her şeyi yaptı. Mourinho, “Ben futbolcuları kendi motivasyonumla motive ederim” derken dün de Yanal aynısını yaptı: Emre’siz 11, fizik gücü yüksek bir ekip ve inanmış bir kadro.

YANAL’IN YERİNDE OLSAM...

Beşiktaş orta sahada kaybetti. Ljajic’in yerine Diaby ile başlamak, fizik gücü yetersiz oyuncuların çokluğu ve en önemlisi maçın başından itibaren F.Bahçe’nin müthiş baskısıyla dağılan takım konsantrasyonu... Yanal’ın yerinde olsaydım Ferdi’yi oyuna alırken Deniz’i çıkarmam, son bölümde Kruse-Tolgay değişikliğini daha erken yapardım. Deniz’i ve Tolga’yı lig maratonunda F.Bahçe’nin demirbaşları arasında tutardım.

BEŞİKTAŞ İNANMAMIŞTI

Abdullah Avcı’nın dün sahaya çıkan ve sonradan giren hiçbir oyuncusu kazanmaya inanmamıştı. Ünlü Fransız futbolcu Eric Cantona, “Ben bir takıma karşı değil, daima yenilgiye karşı oynarım” demişti. Dün Beşiktaş’ta Atiba hariç yenilgiye karşı oynayan hiç kimse yoktu. Ve kazanmaya odaklanmış komple bir Fenerbahçe vardı.

MARATON SÜRÜYOR

Yazının devamı...

Turu bulunca veteranlar yorulunca

18 Aralık 2019

Türkiye Kupası’nı 18 defa kazanmış G.Saray’ın böyle iki ayaklı maçlarda Tuzla’ya eleneceğini bekleyenler resme tersten bakanlardı.

Dün maçta Feghouli ve Belhanda G.Saray’ın en etkili isimleriydi ama Feghouli, Belhanda, Mariano ile yolları ayırmayı düşünenler bu oyuncuların dünkü performanslarına pek kanmamalı. Tuzlaspor karşısında ne dünkü skor ne de oynanan futbol ölçü kabul edilmemeli. Sorgulanması gereken G.Saray ilk maçı neden 2-0 kaybetti. Ve dünkü maça neden ilk maçtan 8 farklı isimle başladı?

İKİNCİ YARI FARKLI BİR TAKIM

Dün ilk yarının son dakikasında 3-0’ı bulunca G.Saray iyice rahatladı ve ilk yarının basan takımı gitti, yerine ikinci yarıda hedefi bulan ve yorulan veteranların durduğu, yani bizim bildiğimiz G.Saray oyun anlayışı geldi. Dün, maç ritmini kazanamamış Falcao’nun bir rövaşatasının çizgiden çıkarılması ve bir kafa vuruşunun direkten dönmesi, tam hazır olduğunda bu futbolcunun neler yapabileceğinin habercisi. Dünkü maçtaki G.Saray’ın oyununu ve futbolcuların performansını kimseye çok ciddiye almasın. Göztepe maçında biraz daha iyi göreceğiz.

Canlı Bahis kaybına %10'a varan iade sadece Misli.com'da, katılmak için buraya tıklayın!

Yazının devamı...

Rıza'nın fendi Yanal'ı yendi

16 Aralık 2019

Adil Rami ve Zanka gibi F.Bahçe formasını rüyasında göremeyecek iki ağır stoper transfer etmek, Gustavo’nun yanına orta sahaya iki güçlü isim daha koyamamak bir yana ama, Ersun Yanal’ın da eldeki futbolcu grubundan daha Fenerbahçeli gibi oynayan, ekip ruhuna sadık, çarpışan bir kadro çıkaramaması da sorgulanması gereken bir konu.

KAZANMA ARZUSU

Reklamı az ama çalışkan, futbol oynadığı günlerdeki kendi oyun kişiliği ve kazanma arzusunu ekibine aşılamış Rıza Çalımbay’a da buradan şapka çıkarmak durumundayız. 0 bonservis bedeli ödenerek yaratılan bu ekip, takım kaptanı Hakan Arslan’ın yokluğuna rağmen dün F.Bahçe’yi önce orta sahada, sonra da sahanın tümünde kontrol altına aldı. Gustavo’yu stoperler arasına daha çok sokup, oyun kurma ve rakip sahaya geçme görevini tamamen Emre’ye bırakan F.Bahçe’de, sağda Ozan, solda Rodrigues ve santrfor arkası oynamasına rağmen Vedat’ın da önünde oynayan kruse, futbolun bir takım oyunu olduğunu, yardımlaşmanın şart olduğunu bilmezmiş gibi defans hamlelerine hiç katılmadılar.

FENERBAHÇELİ DURUŞU

Fenerbahçe'de, savunmadan orta sahaya bırakın hızlı geçmeyi, set oyunuyla geçecek kadro yapısı ve taktik anlayışı da yoktu. Sadık’ın sakatlanmasının ardından Zanka’yla F.Bahçe tandemi daha da ağırlaştı ve kolay geçilir oldu. Fenerbahçe, Sivas’ı iyi analiz edemediği için maçı, orta sahada galibiyeti düşünen Ersun Yanal’ın yanlış oyuncu seçimleriyle kaybetti. Uzatmalarda Rodrigues’in Beşiktaş maçı öncesinde kırmızı kart görmesi, Fenerbahçe’de futbol takımının bir şampiyonluk yarışına hazır olmadığının en güzel örneği. Bu takım teknik direktöründen kulübede oturan futbolcusuna, Başkan Ali koç’un heyecanını ve Fenerbahçeli duruşunu gösterse asla bu futbolu oynamazdı.

OYUNCU KALİBRESİ DÜŞÜK

Ersun Yanal mutlaka tecrübeli bir teknik direktör. Dün 500. maçına çıkan Rıza Çalımbay da öyle. Ama maç öncesi Sivas’ın oyun planını okuyamamak, Ferdi ve Deniz gibi hızlı, rakip eksilten isimlerle oyuna başlamamak, orta alanın defans fonksiyonunu düşünememek Yanal’ın zaafıydı. Rıza Çalımbay da elindeki orta sahalar Mert Hakan, Fatih, hücumda Emre Kılınç, Fernando, Yatabare gibi isimlerle ve oynattığı futbolla işini doğru yapan, kazanan taraf oldu. Çalımbay’ı 7 maçtır kazandığı ve devrenin bitimine iki hafta kala zirvedeki pozisyonu için yürekten kutluyorum. F.Bahçe’nin ise sorununun oyuncu kalibresinden kaynaklandığını kabul ediyor ama bu ekibin genç ve heyecanı yüksek isimlerle desteklenmesi gerektiğine inanıyorum.

Yazının devamı...

Oyun Alanya'ya maç ve 3 puan Muslera'ya

8 Aralık 2019

Dün Alanya’yı durduran daha doğru G.Saray’ı tek başına galibiyete taşıyan Muslera’ydı.

TERiM AŞILAYAMADI

Hafta arası kupada yenilgiyle biten şok Tuzla maçına ilk 11’de başlayan Nagatomo, Seri ve ikinci yarı oyuna giren Donk, Belhanda, Adem vardı dün sahada. Şampiyonlar Ligi’ne veda eden, kupada Tuzla’ya yenilen, Luyindama, Feghouli, Babel, Andone gibi sakat oyuncularıyla sıkıntılı günler geçiren G.Saray, bugünleri ancak Terim’in tecrübesi, oyuncularını hep kazanmaya motive etmesi ve özgüvenlerini yükseltmesi ile aşabilir. Ne var ki bunların çoğunu futbolcularına aşılayamadı bilge hoca. BEKLER AÇIK GiBi OYNADI · Ligin en az gol yiyen ama en az gol atan 5 takımından biri olan G.Saray 3-5-2 sisteminde dünkü maça rakip kaleye gidebilmek için önce iki beki sonuna kadar kullanarak başladı. Donk, N’Zonzi ve Marcao’nun önünde sağda Mariano, solda Nagatomo birer açık oynadılar. Ve özellikle ilk yarı G.Saray’ın ceza sahası aksiyonlarının hepsi iki bekinin getirdiği toplar ve yaptığı ortalarla gerçekleşti. G.SARAY SÜRKLASE OLDU · Dün akşam karşılaşmanın 20. dakikasında Mariano ile başlayan ve ceza sahasına gönderilen topta N’Sakala’nın kolu ile müdahalesi doğru bir penaltı kararını getirdi. Belhanda da bu penaltıyı gole çevirdi. Terim’in Trabzonspor ikinci yarısında tüm riskleri alarak stoperi, bekleri rakip kaleye gönderdiği maçta G.Saray 1-0 yenikti. Dün ikinci yarıda yorulan G.Saraylı futbolcularla bu sistem yürümedi. Ve Alanya 60’tan sonra G.Saray’ı sürklase etti. G.Saray kalesine 21 şut atabilmek ve deplasmanda 13 korner kullanabilmek G.Saray’ın ikinci yarıdaki ezik halini herhalde anlatılır düşüncesindeyim.

BU KADRO İLE 2021 OCAK DA ZOR!

Ligin en az gol yiyen kalecisi Fernando Muslara, Şampiyonlar Ligi’ni Galatasaray’ı hezimetten koruyan isim, dün 64 ve 81. dakikalar arasında Anastasios Bakasetas’ın, Steven Caulker’in ve Yacine Bammou’nun dört yüzde 100’lük gol pozisyonunda kalesini kapatarak dün gecenin adamı ve G.Saray’ın kahramanı oldu. Fatih Terim, bu oyun anlayışı ve bu ruhsuz kadro ile bu ocağa değil önümüzdeki 2021 ocağına da yanaştıramaz.

Yazının devamı...