"Rıza Özel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Rıza Özel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Rıza Özel

Rıza Özel

Vizöre “İyilik” yansıdı

22 Şubat 2017

“İyiliğe Netliyoruz” sloganıyla düzenlenen yarışmanın sonuçları geçtiğimiz günlerde açıklandı. Yarışmada 3200 fotoğraf arasından yapılan değerlendirmeyle birinciliği Hatay’dan Cem Genco, ikinciliği Van’dan Özkan Bilgin, üçüncülüğü ise Konya’dan Serkan Daldal aldı. 40 fotoğraf ise sergileme için seçildi.

SERGİ TÜRKİYE’Yİ GEZECEK

Evrensel anlamda faydalı olmayı, yardım etmeyi, topluma yararlı bir birey olmayı hedefleyen “iyilik” kavramının maddi ve manevi görünülürlüğünü yansıtan anları yansıtan fotoğrafların değerlendirildiği yarışmanın ödül töreni 3 Mart’ta İstanbul’da yapılacak. Ödüller istiklal Caddesi’ndeki PTT Pul Müzesi Sergi Salonu’nda yapılacak sergi açılışı sırasında sahiplerine kavuşacak. Sergi 12 Mart’a kadar İstanbul’da kaldıktan sonra önce Ankara’dan başlayan Türkiye turuna çıkacak.

İYİLİK İÇİN DEKLANŞÖRE BASTILAR

Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Genel Müdürü Mustafa Tutkun, “Yeryüzünde iyilik egemen oluncaya kadar” sloganıyla 41 yıldır dünyanın pek çok bölgesinde iyiliğin eli olduklarını, iyiliğin toplumun her alanında yayılmasına katkıda bulunmak istediklerini söyledi. Tutkun, “İyiliğe Netliyoruz” sloganıyla yapılan yarışmada ise iyiliğin yaygınlaştırılmasının, iyiliğe olan farkındalığın artırılmasının ve iyilik yapmanın teşvik edilmesinin amaçlandığını ve iyilik için deklanşöre basan fotoğrafseverlerin ödüllendirildiğini belirtti.

7 İSİM AÇIKLANACAK

Uluslararası İyilik Ödülleri’nin ise 12 Mart’ta yine İstanbul’da törenle sahiplerini bulacağını belirten (TDV) Genel Müdürü Mustafa Tutkun, önümüzdeki günlerde bu ödüllerin sahipleri olarak bu yıl belirlenen 7 ismin Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez tarafından açıklanacağını hatırlattı. Tutkun Uluslararası İyilik Ödüllerini ise şu sözlerle anlattı:

İYİLİK SAHİBİ GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR

“Vakıf olarak iyiliği yaymak, iyiye olan farkındalığı artırmak için iyilik hikâyelerini ödüllendiriyoruz. İlk olarak 2015 yılında başlatıldı ve bu sayede pek çok iyilik hikayesini gün yüzüne çıkardık. Yıl içerisinde Türkiye Diyanet Vakfı Şubeleri üzerinden bize ulaşan, vatandaşlarımızın önerisi, basından ve sosyal medyadan tespit ettiğimiz bin 100 hikayenin arasından ön plana çıkan yaşanmış iyilik hikayelerine ödül verdik. Bu hikayelerde başta kendi ülkemizden olmak üzere, Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Balkanlara, Amerika’dan Uzakdoğu’ya kadar bir çok iyilik sahibini gün yüzüne çıkarmak istedik. Elbette her iyilik değerlidir, burada asıl amacımız ülkemize ve yaşadığımız dünyamıza bir mesaj vermek, örnek iyilikler göstermek, ufak bir iyiliğin nasıl milyonlarca kişinin umuduna dönüştüğünü anlatabilmek.”

Birinci Hatay’dan “Baba Kucağı” isimli fotoğrafla Cem Genco.

İkinci Van’dan “İyilik Hasadı” isimli fotoğrafla Özkan Bilgin,

Üçüncü Konya’dan “Can Dostlar” isimli fotoğrafla Serkan Daldal

Muş’tan Rıdvan Çelik sergileme aldı

Konya’dan Serkan Daldal’ın bir karesi de sergilemeye seçildi

Yazının devamı...

İFOD’dan 30. yıl albümü

14 Şubat 2017



Açtığı geleneksel sergilerin yanı sıra düzenlediği fotoğraf günleri gibi etkinliklerle de sık sık gündeme gelen İFOD, kuruluşunun 30. yıl etkinlikleri kapsamında 16 Şubat’ta da Kültür Bakanlığı İzmir Devlet Resim Heykel Müzesi ve Galerisi’nde özel bir fotoğraf sergisi açıyor. Sergide bu albümde yer alan fotoğraflar görücüye çıkacak. İFOD’u ve bu özel albümü, derneğin başkanı dostum ve ağabeyim Beyhan Özdemir ile konuştuk. İşte Beyhan Özdemir’in anlattıkları:

GÖNÜLLÜ VE ÖZVERİLİ YAKLAŞIM

“1986 yılında fotoğraf gönüllüsü bir grup arkadaşımızın ilk adımını attığı İFOD, bugün 30. yılını geride bırakmanın gururunu yaşıyor. Bir sanat kurumunun 30 yıl boyunca gelişerek büyümesi ve ayakta kalması üyelerinin kurumlarına yaptıkları katkılarla mümkün olabiliyor. İFOD üyeleri de 1986 yılından beri gönüllü ve özverili yaklaşımlarıyla derneği bugüne taşıdı. 1994 yılından bu yana aralıksız olarak ‘geleneksel sergiler’ açıyoruz. Fotoğrafa ilgi duyan sanatseverlerin ve dernek üyelerinin fotoğraf sanatı konusundaki beklentilerine her zaman üst düzeyde cevaplar vermeye çabalıyoruz. İki yılda bir düzenlediğimiz Uluslararası İzmir Fotoğraf Günleri’nde, ulusal ve uluslararası alanda fotoğrafta isminden söz ettirenleri İzmir’de İzmirlilerle buluşturuyoruz.



SOYUT KAVRAMLARI SEÇİYORUZ

Bu fotoğraf albümü, İFOD üyelerinin özel olarak seçtikleri fotoğraflarından oluşuyor. İFOD 30.Yıl Fotoğraf Sergisi’nin kalıcı hale getirildiği bir eser. İFOD, diğer fotoğraf derneklerinden farklı olarak daha çok kavramsal fotoğraf üzerine yoğunlaşan, felsefi ve soyut kavramları kendisine fotoğraf konusu olarak seçen bir fotoğraf derneği oldu. Düşünsel kavramlar üzerinden fotoğraf üretmeye çalışan bir dernek. Bu bağlamda geleneksel sergilerimizin konularını hep soyut kavramlardan seçiyoruz. Fotoğraf yaşamın bir aynasıdır. Fotoğraf çekerken aslında kendimize bir ayna tutuyoruz. 88 sanatçının eserlerinden oluşturulan koleksiyon niteliğindeki bir albüm hazırladık.

KISACA İFOD

İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği(İFOD), İzmir’de yaşayan ve farklı kurumlarda fotoğraf kolu biçiminde etkinlik gösteren fotoğraf amatörleri tarafından “İzmir Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği” adıyla 1986 yılında kuruldu. 1993 yılında derneğin adı “İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği” olarak değiştirildi. Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu’nun(TFSF) kurucu üyelerinden birisi olan İFOD, yaklaşık 200 üyesiyle İzmir’de düzenlediği fotoğraf eğitimleri, seminerleri, yarışmalar ve çeşitli fotoğraf çalışmalarıyla Türkiye’de fotoğraf sanatına katkıda bulunmaya devam ediyor. İFOD’un en önemli çalışmalarından birisi ise ilki 2011 yılında yapılan “Uluslararası İzmir Fotoğraf Günleri.” İki yılda bir ekim ayı içinde gerçekleştirilen bu etkinlikte yerli ve yabancı fotoğraf sanatçıları İzmir’de buluşuyor.

14 ŞUBAT’A ÖZEL SERGİ ANKARA’DA

Fotoğrafçı Tan Karakoç’un ilk sergisi bugün Ankara’da Galeri Kara’da açılıyor. 14 Şubat Sevgililer Günü’ne özel olarak hazırladığı ve “Fotoğrafın düğünü” adını verdiği sergisinde Karakoç, evlilik hikayelerini karelerine yansıtıyor. Tan Karakoç, “Fotoğraflarım da benim için en önemli konu, izleyen ve fotoğraflanan kişilerde uyandırdığı duygusal yoğunluk. Kişileri fotoğraflarken onların gün içinde davranışlarını ve duygularını kadrajıma almak ve onlara bir ömür keyifle izleyecekleri kareler vermek birinci önceliğim” diyor.

Yazının devamı...

Fotoğraflarla, ‘Türk Demokrasi Tarihi’

25 Ocak 2017

Darbe ile ilgili gazetelerin birinci sayfalarının da yer aldığı sergiyi bugüne kadar yüzlerce yabancı gazeteci gezdi. Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca, “Türkiye Cumhuriyeti tarihini özetleyen bu sergide, geçmişten günümüze neredeyse 10 yılda bir darbelerle kesintiye uğrayan demokrasimizi ve 15 Temmuz FETÖ darbe girişimini detaylı bir şekilde fotoğraflarla anlatıyoruz” dedi.

BYEGM VE AA ARŞİVİNDEN

BYEGM Sergi Salonu’nda açılan, Tarihe ve Milli Birliğe Tanıklık Programı kapsamındaki sergi “Türk Demokrasi Tarihi” adı ile açıldı. BYEGM ve Anadolu Ajansı arşivinden derlenen görsellerden oluşan sergi, Cumhuriyet tarihinde karşı karşıya kalınan darbelerin ve 15 Temmuz darbe girişiminin uluslararası basın tarafından daha iyi anlaşılabilmesi amacını taşıyor. Bugüne kadar dünyanın dört bir yanından gelen 17 farklı heyette yer alan 200’ü aşkın yabancı basın mensubu sergiyi gezdi. Heyetler Almanya, Akdeniz Ülkeleri, Güneydoğu Asya, Avrupa, Ortadoğu ve Körfez, Rusya Federasyonu, Orta Asya, Balkan ve Afrika ülkelerinin de aralarında bulunduğu çok geniş bir coğrafyada görev yapan etkili gazeteciler arasından seçildi. Sergiyi, vatandaşlar da gezebiliyor.

TÜRK HALKI DERS VERDİ

BYEGM’nin basın camiasının içinden gelen Genel Müdürü Mehmet Akarca, Türkiye Cumhuriyeti tarihini özetlediğini söylediği sergide darbelerle kesintiye uğrayan demokrasi hayatının fotoğraflarla anlatıldığını söyledi. 15 Temmuz FETÖ darbe girişimine dair uluslararası kamuoyunun doğru bir şekilde bilgilendirilmesinin önemini aktaran Akarca, uluslararası medyadaki dezenformasyonun önlenmesini amaçladıklarını belirtti. Türkiye’de 1960 ve 1980 darbeleri ile kesintiye uğrayan demokrasi hayatının darbe girişimleriyle de aralıklarla karşı karşıya kaldığını söyleyen Akarca, 15 Temmuz’da yaşanan son darbe girişimi karşısında ise Türk halkının dünyaya örnek olacak bir ders verdiğini anlattı.

TARİHE TANIKLIK EDİYOR

BYEGM Genel Müdürü Mehmet Akarca, sergiyle ilgili ayrıca şunları kaydetti: “Bu sergiyle dünyanın dört bir yanından ülkemize gelen gazeteciler, Türk halkının milli birliğine ve beraberliğine nasıl sahip çıktığına tanıklık ediyor. Sergide az bilinen pek çok tarihi fotoğrafa, o dönemlerde yayınlanan gazetelerin manşetleri eşlik ediyor. Fotoğraflar ve gazetelerle darbeler tarihine tanıklık ediliyor aslında. Elbette son yaşanan darbe girişiminin anlatıldığı 15 Temmuz fotoğrafları gerçekten çok ilgi görüyor. Üzücü olan şu ki ağırladığımız yabancı basın mensupları kendi ülkelerinde medya yayınlamadığı için bu fotoğrafları ilk kez gördüklerini belirtiyor. Gerçekte yaşananları anladıklarında da Türk halkının demokrasiye canı pahasına sahip çıkışını çok büyük takdirle karşıladıklarını ifade ediyorlar ve bunu haberlerine de yansıtıyorlar.”

Yazının devamı...

Bolu sizi çağırıyor

6 Aralık 2016

Son günlerde sık sık sararan yaprakların eşlik ettiği sonbahar kareleri ile sosyal medyada paylaşım rekorları kıran doğa harikası kent, kış gelince de üzerine örtülen bembeyaz karlarla fotoğraflara yansıyor. Türkiye’nin birçok yerinden her yıl binlerce fotoğrafçıyı ağırlayan Bolu’yu Doğan Haber Ajansı’nın bu kentteki seçkin gözlerinden Mutlu Yuca ile konuştuk. Mesleğe 1999 yılında Bolu’da başlayan ve her yıl yaptığı haberlerle bu kentin tanıtımına katkı koyan isimlerden biri Mutlu Yuca. 10 yıldır Doğan Haber Ajansı’nda çalışan Yuca, ajansın geniş yayın ağı sayesinde de çektiği fotoğraf ve haberleri tüm Türkiye’deki en ücra köşesine bile ulaştırabiliyor. Yüzde 64’ü ormanlarla kaplı, yeşili ve doğasıyla tatilcilerin cazibe merkezi Bolu’yu Mutlu Yuca anlattı: “Bolu’da Yedigöller Milli Parkı, Gölcük Tabiat Parkı, Abant Tabiat Parkı renk cümbüşü ve manzarasıyla kendine çekiyor. Her biri ayrı güzelliklere sahip.

YEDİ GÖLLER MİLLİ PARKI

Tabii ‘Bolu’ deyince. İlk akla gelen nokta Yedigöller. Yeşilin bin bir tonunu bünyesinde barındıran Yedigöller Milli Parkı, özellikle sonbahar aylarında fotoğraf tutkunlarının akınına uğruyor. Büyüklü küçüklü 7 ayrı gölün yer aldığı milli parkta doğa yürüyüşleri yapılarak kamp kurulabiliyor. Burada fotoğraf meraklıları göllerin etrafındaki köprüleri ve iskeleyi seveceklerdir. Bolu’dan gidiş üzerinden uygun tek yol var. Ancak İstanbul yönünden gelip Yedigöller’e gidecek olanlar Yığılca ilçesi üzerinden gidiyor. Akçakoca’nın oradaki bağlantı yolu. 35 kilometrelik farklı bir rota.

ABANT TABİAT PARKI

Doğal güzellikleriyle ünlü Abant Tabiat Parkı hafta sonu için en ideal kaçış rotalarından biri. Sonbahar aylarında renk cümbüşünün yaşandığı Abant, kış aylarında da yağan karla birlikte eşsiz manzarasıyla büyülüyor. Abant’ın etrafında ve sonbaharda 3 iskele ve bir yürüyüş iskelesi var ki fotoğrafçılar çok sevecek.

GÖLCÜK TABİAT PARKI

Çam ormanları arasında saklı Gölcük Tabiat Parkı yılın her mevsimi ayrı güzel ama buraya en çok bembeyaz karlı örtüsü yakışıyor. Kışın bu tabiat parkında kartpostallık manzaralar oluşuyor. Gölcük’te fotoğraflara yansıyan bir ev var. Devletin bir konuk evi aslında ahşap, üçgen çatılı ev gölle birlikte muhteşem bir manzara çıkarıyor. Bir de dron kullananlara buranın manzarası yukardan çok çekici gelecektir.

MUDURNU VE GÖYNÜK

Bolu’nun ilçeleri arasındaki Mudurnu ve Göynük tarihi konaklarıyla dikkat çekiyor. Tarihi dokusuyla büyük beğeni toplayan Mudurnu ve Göynük fotoğraf tutkunlarının da uğrak noktaları arasında. Safranbolu, Beypazarı gibi tarihi bir kent. Buralar özellikle uzak doğudan pek çok turisti de ağırlıyor yıl boyunca.”



MUTLU YUCA KİMDİR?

1979 Almanya’nın Köln kentinde doğan Mutlu Yuca, Anadolu Üniversitesi Medya ve İletişim Fakültesi mezunu. 1999 yılında Bolu’da yayın yapan yerel Köroğlu Televizyonu’nda mesleğe ilk adımını attı. Yaklaşık 3.5 yıl televizyonda çalıştığım dönemde televizyonun yayın masasının yanı sıra haber merkezinde kameraman ve muhabir olarak ta çalıştı. Sonrasında kentte yayın yapan biri günlük biri haftalık iki ayrı yerel gazetede muhabir olarak görev yaptı. 2006 yılında da Doğan Haber Ajansı Bolu Bürosu’nda işe başlayan Mutlu Yuca, 10 yıldır burada mesleğini sürdürüyor. Bolu Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi.

Yazının devamı...

“26 Kadın” bir sergi

29 Kasım 2016

Geçtiğimiz gün açılan ve küratörlüğünü Amir Hossain Heshmati’nin yaptığı sergide çok farklı disiplinlerde fotoğraf çeken İranlı 26 kadın fotoğrafçıdan 165 kare yer fotoğraf alıyor. 

Bu sergi, 26 Ocak tarihine kadar görülebilecek ama CerModern’e gidenler Unicef’in fotoğraf sergisi ile de “İçine çekildiğim dünya” ve “Nesnelerin belleği mi?” karma sergilerini de gezme şansı bulacak.


HESHMATİ’NİN GÖZÜNDEN EN İYİLER

Serginin küratörü Amir Hossain Heshmati, ilk kez Ankara’da CerModern’de sergilenen fotoğrafları, başka ülkelere de taşımak istediğini söyledi. Sergiyi birlikte gezdiğim kendisi de fotoğraf sanatçısı olan İranlı küratör, yola çıkarken 31 kadın fotoğrafçının eserlerini göstermek istediğini ancak sonrasında 26 kadın fotoğrafçı ile sergiyi gerçekleştirdiğini söyledi. Sergide eserleri yer alan isimleri tek tek kendisinin belirlediğini de aktaran Hesmati, “Benim gözümde İran’ın en iyi kadın fotoğrafçıları bu sergide. Ve sanat fotoğrafından, sahne fotoğrafına, basın fotoğrafından soyut çalışmalara kadar çok farklı alanlarda muhteşem işlere imza atan kadınlar burada. Ben fotoğrafa kadın bakışı ile yaklaşmak istedim. Onların gözü ile dünyayı göstermek istedim. Belirli bir temayla bir seçki derlemek, sanatçıyı sınırlayıp ev ödevi gibi yapmaya zorlayacağından fotoğrafın farklı açılarını olabildiğince göstermek istedim. Bu seçki de farklı nesillerden ve farklı konulara odaklanmış İranlı kadın fotoğrafçıların eserleri var. Dolayısıyla, her sanatçı, ifade ettiği bakış açısıyla, daha büyük bir sergide küçük bir sergi açmış oldu” dedi.

3 SORU İLE FOTOĞRAFA BAKIŞLARI

Geçtiğimiz dönem Abbas Kiarostami ve Romin Mohtasham gibi çağdaş İran fotoğrafının önemli isimlerini de ağırlayan CerModern, “26 fotoğrafçı” sergisi ile birlikte satılan serginin kataloğunda ise kadın fotoğrafçıların fotoğrafa bakışı da ortaya konuyor. Sergi ve katalogda kadın fotoğrafçıların Amir Hossain Heshmati’nin üç sorusuna verdiği yanıtlar yeralıyor: “Fotoğrafa ne zaman başladınız? Neden fotoğrafı seçtiniz? Kalıcı bir fotoğrafın karakteristiği nedir?” Heshmati sorularını ise şöyle açıklıyor:
“Sunumu tamamlamak için sanatçılara burada olmalarının nedenlerini açıklamalarını istedim; bu nedenle hepsine şu üç soruyu sordum. İlk bakışta bildik klişe sorular gibi görünseler de, gerçekte, bu basit sorular, sürüklendikleri mesleki yolculuklarının en temel sebepleridir. Zaman zaman unuttuğumuz bu temel nedenleri öne çıkararak tekrar tartışmak önümüzde yeni ufuklar açacaktır.”



SERGİDE KİMLAR VAR?

Mehrva Arvin, Abnous Alborzi, Ghogha Bayat, Maryam Takhtkeshian, Baran Jafari, Somayeh Jafari, Rana Javadi, Zahra Khorami, Gohar Dashti, Maryam Rahmanian, Helia Rezaee, Kamand Razavi, Kimia Rahgozar, Azita Semnak, Maryam Saeedpour, Nazli Abbaspour, Naghmeh Ghassemlou, Shadi Ghadirian, Katayoun Karami, Hengameh Golestan, Nasim Goli, Yalda Moayeri, Tahmineh Monzavi, Hana Mirjanian, Mahshid Noushirvani, Hamila Vakili

BU SERGİYİ GEZİN MUTLAKA



“70 YILDIR HER ÇOCUK İÇİN, UNICEF”

Cermodern’in ev sahipliği yaptığı bir fotoğraf sergisi de Unicef’in 70 yıl dönümü nedeni ile hazırlanan “70 yıldır her çocuk için, Unicef” Sergide İran’ın dünyaca ünlü fotoğrafçısı Reza’dan Türkiye’de foto muhabirliğinin en önemlileri Ara Güler, Coşkun Aral ve Ozan Sağdıç’a, Nuri Bilge Ceylan’dan Tuba Büyüküstün’e kadar çok farklı isimlerin 70 fotoğraf yer alıyor. Sergilenen fotoğraflarda çocukların umutları, dilekleri ve sahip oldukları vizyon karelere yansıyor. yansıtıyor. Dünyanın her yerinde çocuk haklarını savunmakla geçen 70 yılı geride bırakan UNICEF, gelecekleri çatışmalar, krizler, yoksulluk, eşitsizlik ve ayrımcılık nedeniyle tehdit altında olan çocuklara hiçbir zaman desteği ile tüm dünyada büyük projelere imza atıyor.

FOTOĞRAF DERGİSİ KONTRAST YENİLENDİ

AFSAD bünyesinde yayın hayatını sürdüren ve benimde yakından takip ettiğim fotoğraf dergisi “Kontrast”, Ekim ayında yayımlanan 51. sayısında, yenilenen tasarımı ve içeriğiyle okuyucularıyla buluştu. 2003 yılından bu yana yayınlanan Kontrast’ın Genel Yayın Yönetmeni Gülser Günaydın son yıllarda teknolojinin gündelik yaşama girmesiyle fotoğraf yayınlarının çok büyük bir hızla değiştiğini ve yaygınlaştığını söyledi. Günaydın, “Hem fotoğraf paylaşımı farklılaştı ve çeşitlendi, hem de diğer sanat dallarıyla etkileşimi arttı. Biz de bu nedenlerle yeni yayın ekibi olarak görsel ve içerik anlamında daha zengin, günceli yakından izleyen bir dergi yaratmak istedik” dedi. Kontrast dergisinin 51. sayısında, yerli ve yabancı 12 fotoğrafçının potfolyosu, ünlü fotoğrafçılarla yapılan röportajlar, haberler yer alıyor. Dergiye www.kontrastdergi.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Yazının devamı...

Mehmetçik kareleri

22 Kasım 2016

Başkanlığını yakından tanıdığım ustalardan Hamit Yalçın’ın yaptığı dernek, Anıtkabir fotoğraflarıyla ilgili yılda iki kez düzenlediği fotoğraf yarışmasıyla dikkat çekmişti. Geçtiğimiz günlerde ise derneğin düzenlediği “Mehmetçik Fotoğraf Yarışması” sonuçlandı. Çankırı Belediyesi ve Türkiye Muharip Gaziler işbirliği ile düzenlenen yarışmada Abdurrahman Çetin birinci oldu.

300 FOTOĞRAF ARASINDAN SEÇİLDİ

Yarışma başvurularının 3 ay önce başladığını ve yarışmada yaklaşık 300 kare fotoğrafın değerlendirildiğini anlatan Anadolu Fotoğraf Derneği Başkanı Hamit Yalçın, jürinin geçtiğimiz gün Ankara’da toplandığını söyledi. Jüride ise kendisinin yanı sıra Devlet Fotoğraf Sanatçısı Ozan Sağdıç, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Genel Başkanı Şükrü Tandoğan ile Fotoğraf Sanatçıları Ömür Can Yerli, Tuna Akçay, Nazım Tetik ve Aynur Bostan’ın yer aldığını aktaran Yalçın, yarışma ile ilgili kısaca şunları söyledi:

HASSAS BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ

“Ülke olarak hassas bir dönemden geçtiğimize inanıyorum. İçinde bulunduğumuz hassas dönemin gereğine uygun böylesi bir yarışmayı gerçekleştirmiş olmaktan mutluluk duyuyoruz. Çünkü bizi bir arada tutan değerlere daha sıkı sarılmamız gerekiyor. Daha önce de Türk Bayrağı fotograf yarışmamız büyük ilgi görmüş ve ses getirmişti. Dernek olarak fotoğraf hayatına katkı sağlarken bu ortak değerlerinde önemini vurgulayacak projelere imza atıyoruz.

TÖREN 17 ARALIK’TA ÇANKIRI’DA

Yarışmada bir de halk oylaması yapıldı. Yaklaşık 3 bin kişi de burada oy kullandı. Özel ödülleri belirlerken bu yüksek katılımlı halk oylaması da etkili oldu. Jüri toplantısının sonunda Türkiye Muharip Gaziler Derneği Genel Başkanı Şükrü Tandoğan’ın hediye ettiği gaziliğin hatırlatıcı simgesi birer kalpak hediye etmesi ise bizim için gerçekten büyük bir jestti. Yarışmanın ödül töreni 17 Aralık’ta Belediye Başkanı İrfan Dinç’in ev sahipliğinde Çankırı’da yapılacak.”

İŞTE ÖDÜL ALAN İSİMLER

Mehmetçik Fotoğraf Yarışması’nda Abdurrahman Çetin birinci, Ömer Şahin ikinci, Ramazan Oruç Karakaş üçüncü seçildi. Yarışmada Muhammed Diler, Çınar Yüksel, Mustafa Gezer, Alp Yetimoğlu, Mehmet Şancı ve birinci de olan Abdurrahman Çetin’in kareleri birer özel ödül aldı.



OSMAN ALTINIŞIK’TAN YENİ KİTAP

Mesleğe başladığım ilk yıllardan beri yakınımda olan Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nde de birlikte görev yaptığım Sabah Ankara Yayın Yönetmeni Osman Altınışık, üçüncü kitabını yayınladı.
Mesleğin “Osman ağabeyi” Altınışık, “Haberin Seyir Defteri” ve “B’Aşka Vakit Kalmadı” isimli kitaplarının ardından yayınlanan “246 Bir Kurtuluş Destanı” adlı kitabında 30 yıllık gazetecilik deneyimiyle 15 Temmuz ihanetinde verilen kurtuluş destanını kaleme aldı. Altınışık’ın hem gazeteci hem de yazar kimliğiyle şehit ve gazilerini hikayeleri üzerinden kaleme aldığı Trend Yayınları’ndan piyasaya çıkan “246 Bir Kurtuluş Destanı” ile ilgili şöyle konuştu:

HİKÂYELER BİRİNCİ AĞIZDAN

“Cuntacı FETÖ darbe girişiminde başkentteydim. O gün acı-kahramanlık-fedakârlık ve cesaretle örüldü. Yaşanmış olay ve öykülerden oluşuyor kitap. Bir milletin kanla yazılan direnişi, vatan mücadelesi anlatılıyor. Genelkurmay’da, Meclis’te, Özel Harekat’ta kısaca ihanetin baş gösterdiği hemen her yerde vatana karşı canını geda eden kahramanların, çocuk, eş ve analarını alarak tanklara siper olan gazilerin hikayelerinin birinci ağızdan aktarmaya çalıştım.

O GECENİN KAHRAMANLARINA HEDİYE

246’yı, Türk milleti ve milli irade şehitlerine armağan ediyorum. Kaleme aldığım her satırında gözyaşı olan bu kitap benim için çok özel. 246’yı yazarken ben ben olmaktan çıktım, gözyaşı ile her satırında irkildim. Helikopterden yağan mermilere ‘dur’ diyen Ahmet’lere, Ali’lere ve Cennet’lerin vatan mücadelesindeki şahadete giden öykülerini yazarken ben hiç ben olamadım. Tankın altında ezilen babasını ardında bırakıp şahadete yürüyen Elif’lerin hikâyelerini var bu kitapta. İhanetin savunma cephesi olan ve en fazla şehit-gaziyi veren Ankara’nın o gecesini, kayıplarını anlattım. Yaşadıklarımdan yola çıkarak bu vatana canın veren şehitleri kahraman gazileri yazdım.”

Yazının devamı...

20 usta, 1 kitap

15 Kasım 2016

Türk fotoğrafına damga vurmuş önemli isimler arasından 20 usta fotoğrafçı, 220 fotoğrafın yer aldığı “Ustaca Fotoğraflar” isimli kitapla kütüphanelerimize konuk olacak. 

KİTAP FİKRİ ABANT’TA ORTAYA ÇIKTI

“Türk fotoğrafına arşiv niteliğinde kalıcı bir yayın kazandırmak istedik” diyen Fotoiz’in kurucusu Serbülent Özkan’la kitabın hikayesini konuştuk. Prestij yayınının en önemli farklılığının 20 önemli ismin tek bir kitapta bir araya gelmesi olduğunu anlatan Özkan, şunları söyledi:
“Fotoiz bir fotoğraf paylaşım sitesi. Böyle doğdu. Ama 9 yıldır da farklı buluşmalar ve gezilerle fotoğraf tutkunlarını ustalarla buluşturuyoruz. Kitap fikri de her yıl Bolu Abant’ta Şubat ayında gerçekleştirdiğimiz Abant Fotoğraf Platformu’nda ortaya çıktı. Bu kitapta konuk olan ustalar, Abant’taki bu organizasyonumuza katılan isimler arasından aslında. Oraya gelen hocalarımızla sohbetler sırasında doğan projeye ortaya çıktıktan sonra ustalarımızın hepsi sıcak baktı ve fotoğraflarını bu yayında yer alması için bizlerle paylaştı.

İKİNCİ YAYIN YENİ NESİL USTALAR OLACAK

Ustalarla başlayan bu projenin yeni yayınlarla da sürmesini istiyoruz. Bir sonraki yayınımız yeni kuşak ustalar olacak. Türk fotoğraf sanatı geniş kitlelere yayılırken ustaları bir araya getirmek istedik. Dünyanın pek çok farklı coğrayasından kareler var. Ülkemizden, su altı ve doğal yaşamdan kesitler sunan kitap, fotoğraf dünyasında önemli bir etki yaratacak gibi görünüyor. Fotoğraf farklı alanlarda, özellikle sosyal medyada her geçen gün daha geniş kitlelere yayılırken Türk fotoğrafını geldiği noktaya taşıyan isimlerin en azından bir kısmını gelecek nesillere taşımak fikri bile bizim için çok değerli.”

SABİT KALFAGİL’İN YORUMU

Türk fotoğrafının değerli isimlerinden Prof. Dr. Sabit Kalfagil’in kitap hakkındaki yorumunu da paylaşmadan geçemeyeceğim. İşte ustanın yorumu;, “Ülkemizde fotoğraf sanatçılarının ortaya koyduğu çalışmalar hakkıyla karşılık bulmuyor, ödüllendirilmiyor. Ancak tüm bu desteksizlik içinde bile fotoğraf adına çok önemli girişimler ortaya çıkıyor. Bu kitap da onlardan biri. Fotoiz, fotoğraf sanatçılarının görkemli eserlerini bir araya getirerek adeta bir mucizeye imza attı. Bu tür kitaplara ülkemizde çok talep yok ne yazık ki. Ancak Türk fotoğraf sanatçıları dünya ölçeğinde çalışmalara imza atıyor. Bu kitap sayesinde bu işlerin geniş kitlelere ulaşacağına inanıyorum. Bu anlamda bu kitabın, Türk fotoğraf sanatına çok önemli bir katkı sağlayacağı şüphesiz.”

KİTAPTA KİMLER VAR?

“Ustaca Fotoğraflar” isimli kitapta Prof. Dr. Sabit Kalfagil, Prof. Dr. Atayakup Kaptan, Prof. Dr. Güler Ertan, Prof. Dr. Özer Kanburoğlu, Doç. Dr. Emre İkizler, Yrd. Doç. Dr. Beyhan Özdemir, Dr. Erdal Kınacı, Dr. Haluk Uygur, Coşkun Aral, Gültekin Çizgen, İzzet Keribar, İbrahim Zaman, Mehmet Turgut, Muammer Yanmaz, Niko Guido, Levent Konuk, Mehmet Hanay, Tamer Yılmaz, Mustafa Seven, Reha Bilir yer aldı.

NERDEN ALINIR?

Kitap Birenk Yayınevi tarafından hazırlanan kitap ilk etapta 5 bin adet basılacak. Yayında 20 ustanın her birinden 11 fotoğraf yer alıyor. 224 sayfalık kitabın 149 TL’den piyasaya çıkması planlanıyor. “Ustaca Fotoğraflar” kitapevleri ve mağazaların yanı sıra fotoiz.com, birenk.com.tr, insankitapkur.com gibi web platformlarından da satılacak.

Yazının devamı...

Foto muhabirleri 15 Temmuz'u anlattı

1 Kasım 2016

İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde bugün açılan sergi önümüzdeki ay içerisinde Ankara’ya taşınacak. Ardından ise Antalya ve Bolu ile yolculuğunu sürdürecek. Bu özel serginin tüm Türkiye’yi gezmesi planlanıyor.

47 FOTO MUHABİRİ ANLATIYOR

Bu sergiyi değerli kılansa çok farklı kurumlardan Türkiye’nin önde gelen 47 foto muhabirlerinin fotoğraflarından oluşmasının yanı sıra bu isimlerin o gece yaşadıklarını da aktarmaları. Sergide fotoğraflar ile birlikte foto muhabirlerinin yaşadıkları da Türkçe veya İngilizce olarak aktarılıyor. Associated Press, Reuters, AFP, EPA, Anadolu Ajansı, İHA, DEPO gibi ajansların yanısıra Hürriyet, Milliyet, Sabah, Sözcü, Cumhuriyet, Habertürk gibi birçok gazetenin foto muhabirleri hem yaşadıklarını aktarıyor, hem de birbirinden çarpıcı 95 fotoğrafla gecenin dehşetini ortaya koyuyor. Bu özel sergiyi dernek, 15 Temmuz gecesi şehit olan Yenişafak Gazetesi foto muhabiri Mustafa Canbaz’ın anısına gerçekleştiriyor.

ANLATTIKLARI NEDEN ÖNEMLİ?

Foto muhabirleri dünyanın her yerinde “Tarihe tanıkları” ifadesiyle tanınır. Bunun ifadeyi getiren ise basın fotoğrafçılarının olayları en yakından belgeyen insanlar olmasıdır. Takip ettiğiniz konunun fiziki olarak yakınında değilseniz, gerçekleri belgeleyemezsiniz. İnsanlar duyduklarını anlatabilir, hatta resmedebilir ama yaşamadan fotoğraflayamazsınız. Bugün bir gazete veya dergide yayınlanan fotoğraf gelecekte o olayın tarihi vesikası olacaktır. İşte buy yüzden 15 Temmuz darbe girişimini fotoğraflayan foto muhabirlerinin anlattıkları çok değerli.

FOTO MUHABİRLERİNİN ANLATTIKLARINDAN

* Selçuk Şamiloğlu(Hürriyet Gazetesi)
“Taksim’de üç asker direndi, biri havaya ateş açtı, polisler de karşılıklı olarak havaya ateş açtılar. Meydanda ne kadar polis, asker varsa havaya ateş açtılar. Bu sırada jetler Taksim üzerinden alçak uçuş yaparak geçince tam bir savaş ortamı oluştu.”
* Murat Şengül(Sabah Gazetesi)
“Askerin silahından çıkan merminin sesini duyabiliyorduk. Hatta siper aldığım yerde ayağımın yarım metre yanına kurşun saplandığını gördüm. Gece boyu süren çatışma halinden sonra biraz dinlenmek için park etmiş metrobüslerden birinin içine girdim ancak yarım saat geçmeden metrobüsün camına isa“Bu bir terör saldırısıydı.”
* İsmail Coşkun(İhlas Haber Ajansı)
Daha önceleri kutlamalarda gördüğüm uçak, helikopterler karanlığın içerisinden bu sefer çok başka şekilde geliyordu. Kendimi o an bir film setinin içerisinde bulmuş gibiydim”
* Ahmet İzgi(Anadolu Ajansı)
“15 Temmuz gecesi tankların önünde duran, kurşunlara göğüs geren halkımıza bir gazeteci olarak tanıklık edince tarihteki hiçbir kahramanlık hikayesinin abartılı olmadığını anladım.”
* Emrah Gürel(Associated Press)
“Taksim’de toplanan halk askerleri ikna ederek polise teslim etti. Askerler teslim olurken jetler süpersonik ses çıkartıp bomba etkisi yaratarak muazzam bir panik oluşturdu. Her şeye rağmen halk Taksim’den ayrılmadı.”



* Zekeriya Albayrak(Sözcü Gazetesi)
“Savaş uçakları çok alçaktan uçuyor, helikopter makineli tüfek atışları yapıyordu. Meclis Dikmen Kapısı’ndan 200 metre kadar ilerledik ki o an inanılmaz bir patlama sesi duyuldu. Etrafımızdaki insanlar ağlamaya, bağırmaya başladı. O patlama Meclis bahçesine atılan bomba idi.”
* Dağhan Kozanoğlu(Milliyet Gazetesi)
“Asker ise köprüyü her iki yönde trafiğe kapatmış, yerde siper alarak, tüfeklerini kalabalığa doğrultmuştu. Artan tansiyon sonrası açılan her ateş sonucunda kalabalık içinden yaralananlar oluyor ve ambulans çağrısı yapılıyordu. Fotoğraflamak üzere askerlere mümkün olduğunca yaklaşmaya gayret ettim. Ancak sürekli açılan ateş ve seken kurşunlar durumu güçleştiriyordu.”
* Necati Savaş(Cumhuriyet Gazetesi)
“Bugüne kadar birçok patlama, saldırı, miting ve türlü türlü çatışmalı, riskli eylemler izlemiştim. Ama kendimi hiç bu kadar kötü hissetmemiş, hiç bu kadar büyük bir kaosun içinde bulmamıştım. Tam bunları düşünürken üzerimize ateş açıldı. Bu ateş Genelkurmay önünde gecenin ilk saldırısıydı.”

 



Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin “Fotoğraflarla 15 Temmuz Darbe Girişimi” sergisi ilk kez Dünya Enerji Kongresi’nde açıldı.

Yazının devamı...