"Rıza Özel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Rıza Özel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Rıza Özel

Rıza Özel

Fotoğrafla başka diyarlara yolculuk

30 Nisan 2019

Prof. Dr. Can’ın fotoğrafları, özellikle iki farklı alanda dikkat çekiyor. Ancak mikroskop altında görülebilen, dünyayı estetik bir gözle fotoğraflarına yansıtan Prof. Dr. Can, uçsuz bucaksız maviliklerin altındaki rengârenk hayatı su altı karelerine taşıyor.

ANKARA DENİZLERE YAKIN

Prof. Dr. Alp Can’la görev yaptığı Ankara Üniversitesi’nde “Aquagraph” adını verdiği fotoğraf albümünü incelerken, uzun ve keyifli bir sohbet yaptık. Ankara’da yaşayan bir fotoğraf tutkunu için su altı merakını sorduğumda, “Ankara, denizi olmayan bir şehir belki ama Türkiye’nin tüm denizlerine aynı yakınlıkta. Bir de denizin yanındaki insanlar bazen denizi görmüyor bile. Ormanda yaşamaya başlayınca gözleriniz ağaçları görmez” sözleriyle karşılık verdi. Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli denizlerinde 2 bin 500’ün üzerinde dalış yapan Can’la fotoğraf tutkusunu konuştuk:

FOTOĞRAF HEP VARDI

Yazının devamı...

Fotoğraftaki kadınlar

23 Nisan 2019

Türkiye’den kadın manzaraları fotoğraflara yansıdı. Ödül alan fotoğraflar, sergilerle Türkiye’yi dolaşacak.

45 FOTOĞRAF SEÇİLDİ

Geçtiğimiz günlerde Antalya’da toplanan ve benim de arasında olduğum “Hayatın içinden kadın” yarışmasının jüri üyeleri zorlu bir mesaiyle Türkiye’nin dört bir yanından gelen bin 700 fotoğraf arasından seçim yaptı. Yarışmada ilk üç fotoğrafa ödül verildi, 3 fotoğraf mansiyon aldı, 39 fotoğrafsa sergilenmeye layık görüldü.

KADIN FOTOĞRAFLARINI TEŞVİK EDİYORUZ

Yazının devamı...

100 Ülkeden 100 Yüz Esenboğa TAV Galeri’de

16 Nisan 2019

TAV Havalimanları tarafından işletilen Esenboğa Havalimanı’nda, geçtiğimiz günlerde kapılarını kapatan yine TAV’ın işlettiği İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan insan portreleri yolcuların ilgisine sunuluyor. Sergi 21 Nisan’a kadar ziyaret edilebilecek. Serginin ev sahibi TAV Esenboğa Genel Müdürü Nuray Demirer ise, yolcu trafiği her geçen yıl daha da artan Esenboğa Havalimanı’na TAV Galeri’nin yeni bir soluk getirdiğini, bugüne kadar yaklaşık 150 sergiyi ağırladıklarını anlattı.

KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİĞİN BULUŞMA NOKTASI

Fotoğraf sanatçısı Mustafa Çankaya, Atatürk Havalimanı’ndan transit geçen binlerce yolcuyu bir yıl boyunca fotoğrafladı. Çankaya, 100 farklı ülkeden 100 farklı insanın portresiyle havalimanının ağırladığı kültürel çeşitliliğini belgelemeyi amaçlayan projenin İstanbul’un dünyada seyahatin ortak geçiş noktası olarak farkını ortaya koyduğunu söyledi. Mustafa Çankaya’yla “100Yüz100Ülke” fotoğraflarını ve projenin hikayesini konuştuk.

BİR FOTOĞRAFÇI İÇİN HAZİNE ORTAM

“14 yıldır Atatürk Havalimanı’nda çalışıyorum ve 2011 yılı itibarıyla profesyonel olarak fotoğraf çekiyorum. Fotoğrafa olan ilgimi çalıştığım ortamın atmosferi ile birleştirmek istedim. Havalimanındaki insan çeşitliliği, farklı kültürlerden yolcular beni bu projeyi başlatmama sebep oldu. Her gün binlerce insan gözümün önünden geçip gidiyordu, hepsi de farklı renkte, dilde ve kültürde. Bir fotoğrafçı için hazine bir ortam. Bunu değerlendirmek istedim ve ‘100countires100faces’ (100yüz100ülke) fikri böylece ortaya çıktı. Proje her yüz için iki kareden oluşuyor. Birincisi yolcunun sadece yüzü, yüz ifadesi. İkincisi ise havalimanındaki o anki hali. Bu şekilde de Havalimanında yolcuların neler yaptığı, nasıl vakit geçirdiklerini belgeliyordum.

Yazının devamı...

Büyükelçinin fotoğraf merakı

9 Nisan 2019

Galanın yapıldığı salonun önünde ise Türkiye’deki mayın temizleme çalışmalarından ve bu bölgeden fotoğraflardan oluşan bir sergi yer alıyordu. Karma sergideki fotoğraflara bakarken bir isim dikkatimi çekti; Christian Berger.



BENİ ŞAŞIRTTI

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger’in fotoğraf merakını, Yılın Basın Fotoğrafları jürisinde de yer aldığı Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin çalışmalarını da yakından izlemesi ve fotoğraf etkinliklerine olan ilgisinden biliyordum. Ama bir sergide fotoğrafları ile karşılaşmak beni şaşırttı. “Danger Mines” (Tehlikeli Mayın) filminin galasına girmeden ayak üzeri fotoğrafların hikâyesini konuştuk Büyükelçi Berger’le;

Yazının devamı...

Ankara’da Tayland havası

27 Mart 2019

Dünyanın bir ucundaki bu uzak kültür, Doç. Dr. Beyhan Özdemir’in ‘Kuzey Tayland Dağ Kabileleri’ sergisi ile Ankara’ya taşınıyor. Geçtiğimiz gün açılan sergi, 5 Nisan’a kadar, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) Sanat Galerisi’ndeki sergi Ankaralı fotoğrafseverlerin izlenimine açık olacak.



Farklı organizasyonlarda sık sık bir araya gelme şansı bulduğum, İzmir’e yolum düştüğünde fotoğraf üzerine sohbetinden keyif aldığım Dokuz Eylül Üniversitesi Fotoğraf Bölümü öğretim üyesi ve Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) Başkanı Doç. Dr. Beyhan Özdemir’le Ankara’daki sergisini konuştuk.


Yazının devamı...

Bir başka mülteci algısı

21 Mart 2019

Spor Toto Yılın Basın Fotoğrafları 2019’da, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun desteği ile düzenlenen özel bir kategori dikkat çekti: “Misafir-Mülteclik.” Hürriyet Gazetesi’nin foto muhabiri Murat Şaka, “Misafir-Mülteclik” kategorisinde birinciliği kazanırken aynı kategorinin seri dalında da üçüncü oldu. Medyaya çoğu kez yansıyan acı dolu hikâyelerden farklı olarak Şaka’nın ödül alan mülteci fotoğraflarında gülen yüzler ve umut var.



YENİ NESLİN BAŞARILI GÖZLERİNDEN

Aynı kurumda çalışmaktan mutluluk duyduğum genç meslektaşım Murat Şaka, başarılı bir foto muhabiri. Şaka’nın bu yıl ki başarısı aslında mülteci konusundaki ilk ödülü de değil. Türkiye’de yaşayan Afrika kökenli kadınlarla ilgili bir fotoğrafıyla da 2015 yılında Yılın Günlük Yaşam Fotoğrafı ödülünü kazanmıştı. Murat Şaka’yla mülteci gerçeğine bakışını ve ödül alan karelerinin hikâyesini konuştuk.

Yazının devamı...

Pullu Kadınlar Ankara’ya geliyor

5 Mart 2019

Ali Rıza Demir’in bir buçuk yıl boyunca fotoğrafladığı Gülsüm ve Hülya’nın hikâyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde “Pullu Kadınlar” arlı sergi ile Ankara’da olacak. Sergi, 25 Nisan’a kadar görülebilecek.
Benim de katıldığım fotoğraf organizasyonlarında zaman zaman bir araya gelme şansı yakaladığım, konusu fotoğraf olan sohbetlerle zamanı hızla akıttığım Ali Rıza Demir’in “Pullu kadınlar” sergisi ve Ankara’da da açılacağı haberi, kendisi ile yeni bir sohbete bahane oldu. Fotoğraflarının ve serginin hikâyesini anlattı.

YÜZME BİLMİYORLAR

“Emekli subayım. Okul hayatımda da meslek hayatımda da her anımda fotoğraf oldu, ne yaptıysam fotoğraf yanında ilerledi. Görev nedeniyle İzmir, İstanbul ve Mersin’de hayatımı geçirdim. 2017 yılında emekli olunca Mersin’e yerleştim. Burada yaşadığım sitenin yakınlarında, bölgedeki herkesin yakından tanıdığı, sahilde balık temizleyen kadın tanıdım. Altmışlı yaşlarındaki Gülsüm Çeyiz ve kırklı yaşlarındaki Hülya Ceviz. Sohbetlerle hayatlarının derinine indikçe onların hikâyelerini fotoğraflarımla anlatmaya karar verdim. Bir buçuk yıl boyunca aralıksız fotoğraflarını çektim. Yüzme bilmeyen ama hayatlarını denizden kazanan iki kadının hikâyesi...


Yazının devamı...

Kitap mirastır

15 Ocak 2019

Siyah-beyaz fotoğraflarıyla dikkat çeken Serkan Çolak’la fotoğraflarını, “Miras bırakıyorum” dediği kitabı “Yolda”yı ve Hindistan’da ödül getiren fotoğraflarının hikâyesini konuştuk.

BİR DERGİ HAYATIMI DEĞİŞTİRDİ

“2003 yılından bu yana fotoğraflar çekiyorum. Kitaplar, dergiler, yayınlar, insanın üzerinde etkileri ile bazen hayatları değiştirebiliyor. O yıllarda ‘Geniş Açı’ adında sürekli takip ettiğim bir fotoğraf dergisi vardı. O dergi, 2006 yılında 50’nci sayısıyla yayın hayatına son verdi, ama beni fotoğrafa bağladı. O yayınları takip ederken fotoğrafa merak sardım. Kapağında yayınlanan bir fotoğraf o kadar etkiledi ki, benim de fotoğraflarım olsun istedim. Filmli makine aldım, el yordamı ile fotoğraflar ürettim. Kendimi geliştirmeye çalıştım ve bir süre sonra anlatma ihtiyacı ile belgesel fotoğraflar girdi, hayatıma. 2009’dan itibaren de belgesel fotoğraflar üretiyorum.

SOMUT BİR ESER BIRAKMA DUYGUSU

Birçok fotoğraf üretiyoruz. Ama günümüzde sanal dünyanın gürültüsü içerisinde silik birer siluet olarak kalıyor. Herkes için geçerli bu söylediğim. Sanal dünyanın gerçeği. Karelerimiz, internet siteleri, Instagram, Facebook veya benzeri uygulamaların kalabalıkları arasında kalıyor. Bu düşünce, geleceğe daha somut bir eser bırakma duygusunu yarattı bende. Bu şekilde bir fotoğraf kitabı yapmak fikri doğdu. Kitap bir mirastır. Hem kendi aileme hem fotoğraf dünyasına. ‘Yolda’ kitabımın ismi. Son 3 yılı ağırlıklı şekilde, 11 yılda çekilen kareler var kitapta. 6 ay süren hazırlıkların ardından yayına hazır hale geldi. Belgesel fotoğraflarda başkalarının yaşamlarını anlatıp, tanık oldum. Kitapta ise kendi hayatıma dönük işleri yansıtmaya çalıştım. Klasik belgesel fotoğrafları gibi değil, belirgin net işlerden öte belirsiz, daha düşündürücü fotoğrafları toplamaya çalıştım.

KİTAP ÖNCESİ ÖDÜL MOTİVASYON OLDU

Geçtiğimiz aylarda Türkiye’ye İzmir’de bir fotoğraf etkinliği için gelen iki Hint fotoğrafçı fotoğraflarımı görünce, Hindistan’daki Polyphony Photo Festivali’nden bahsedip katılmamı istemişlerdi. O festival 2012 yılında Sinan Kılıç’la birlikte fotoğrafladığımız ‘Reş’ ismini verdiğimiz projeyi gönderdim. ‘Sınırların Ardında’ temalı festivalde fotoğraflarım birinci oldu. Kitabın yayınından önce iyi bir motivasyon oldu benim için. Modern bir şehrin sınırında Mardin’den gelen odun kömürü işçilerinin modern hayattan uzak hayatlarının hikayesiydi, fotoğrafların konusu. Kalküta’da sergilenen projeyi de önümüzdeki aylarda Sinan Kılıç’la birlikte kitaplaştırmak istiyoruz.

Yazının devamı...