"Şenay Düdek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Şenay Düdek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Şenay Düdek

İzmir turizmine ve EXPO 2020’ye Homeopati Derneği’nden büyük katkı

8 Nisan 2012

İzmirliler neredeyse günün her saatinde, güneşli havayı görünce kendini sokaklara attı. Eh ben de durur muyum. Aynen. Hafta içi, kankam ve dostum Gülengül Uslu, doktorum ve de dostum Levent Buda ile Diva Dergisi adına, “Reyhan Sohbetleri” için röportaj yapacakmış. Beni de davet etti. Reyhan’ın yeni lezzetlerini tatmam için. Yıkılıyor... Gerçekten Reyhan, İzmir’in gurur duyduğu markalardan. Neyse, röportaj sonrası Levent’in ofisine geçip biraz lafladık. Daha önce de sizlerle paylaştığım gibi Levent, homeopati ile ilgileniyor. Aynı zamanda da Klasik Homeopati Derneği’nin de başkanlığını yürütüyor. Homeopati dünyada 200 yıldan beri en çok kullanılan tamamlayıcı tıp dalı. Pek çok ünlü bu yöntemi sağlık bulmak ya da sağlığını korumak için kullanıyor. İngiltere Kraliçesi ve ailesiyle ile başlayan dünyadaki bu akıma, Hollanda Kraliçesi, Madonna, Tom Cruise ve eşi, Victoria ve David Beckham çifti gibi pek çok ünlü de katılmış durumda. Bizde de Halil Ergün, Cenk Eren, Serap Aksoy gibi pek çok ünlü ismin yanı sıra, işadamı, siyasetçiler de var...

27 Nisan’da gerçekleşecek

Levent sohbet sırasında, hemen kısacık projelerinden bahsetti. Bildiğiniz gibi İzmir, homeopatinin Türkiye’de başlama yeri... Şimdi de İzmir’e olan borcunu ödemek üzere, ‘Dünya Homeopati Günü’nün, dünya kutlaması İzmir’de gerçekleşecek. Levent, bu konuyla ilgili olarak sohbetini şöyle sürdürdü;
“Dünya Homeopati Derneği’nin kurucusu olan Alman hekim Hahnemann, her yıl doğum ayı nisanda, Dünya Homeopati Günü’nü bir ülkede kutlar. Bu yıl da bizim de çabalarımızla, dünya kutlaması için Türkiye seçildi. Dünya Homeopatik Hekimler Birliği ve Avrupa Homeopati Komisyonu ile birlikte, Klasik Homoepati Derneği’nin düzenlediği bir konferans, 27 Nisan 2012’de Hilton Otel’inde gerçekleşecek. Konferansa; Dünya Homeopatik Hekimler Birliği Başkanı Dr. Jose Matuk Kannan Meksika’dan, başkan yardımcısı Dr. Renzo Galassi İtalya’dan ve Avrupa Homeopati Komisyonu Başkanı Dr. Ton Nicolai Hollanda’dan gelecek. Bütünsel bir sağlık sistemi olan homeopati, hem kongre hem de sağlık turizmi açısından da çok önemli bir takipçi topluluğuna sahip. Bu nedenle, İzmir’in EXPO 2020 adaylığına da büyük katkı koyabileceği, kulis çalışmalarına fayda sağlayabileceği kesin.”
Vallahi, bence de çok değerli bir çalışma. Hele hele, İzmir’in gelişimine olacak katkısı da tartışılmaz. Hayırlısı...

BİR ALBÜM

Yeniden doğdu

Pop müziğin unutulmaz sesi sevgili arkadaşım Harun Kolçak, yeni albümü “Yeniden Doğuyorum” ile uzun süren sessizliğini bozdu. Harun, bu albümün kendisi için çok özel bir yere sahip olduğunu söylüyor. Yıllardır biriktirdiği tüm duygularını bu albüme yansıtmış. Altı yıldır albüm çalışması yapmayan Harun, bu albümde özellikle, “Bahanem Yok” şarkısıyla çıkış yapmaya hazırlanıyor. Harun, yeni albümüyle birlikte hayatında da yeni bir döneme girdiğini söylüyor. Yaşadığı kanser illetinden, önce Allah’ın yardımı ve inancı ile kurtulan, sevgili arkadaşım, o nedenle bu albümüne, ‘Yeniden Doğuyorum’ adını verdi. Esen Entertainment etiketiyle çıkan albümde, Harun Kolçak’ın söz ve bestelerinin dışında; Fatih Erdemci, Garo Mafyan, Mert Ekren, Furkan Işıldar gibi müzisyenlerin de imzaları bulunuyor. Düzenlemelerinin Tufan Taş, Mert Ekren ve İskender Paydaş’a ait olduğu albümün, sürprizi ise şarkılardan birinin sözünün, Aysel Gürel’e ait olması...

Yazının devamı...

Akıl almaz şovlar, seks turizmi Bir özgürlükler ülkesi; Tayland

7 Nisan 2012

Bu cumartesi Tayland’a, Bangkok ve Pattaya’a uçuyoruz. Yine Lady Travel ve rehberimiz Baydu Oral farkı, titizliği ve başarısıyla. İyi ki, İzmir’de yaptığı hizmet ile dünyaya açılan Lady Travel var. Öncelikle belirteyim. Aman burada, elinize, ayağınıza hakim olun. Çünkü, el ve ayak işaretleri önemli. Bir de sakın yolda gördüğünüz sevimli bir çocuğun başını okşamaya kalkmayın. Baş kutsal. Sıkıntı olur. Bangkok ve Pattaya özgürlükler ülkesi. Fuhuş, uyuşturucu büyük pazar. Hemen her yerde sizi Sawadi diyerek, yani tayca merhaba ile karşılıyorlar. Harika güler yüzlü insanlar. Tayland farklı kültürler, inançlar, tapınaklar, nehir üzerindeki hayat biçimleriyle, farklı alışveriş konseptleri, egzotik yemekleri, thai masajı ile dansı, inanılmaz sessiz ve saygılı insanları ile bambaşka bir dünya...

Milyonlarca insan akıyor

Yalnızca Bangkok ve Pattaya değil, daha önce de üç kez gittiğim için iyi biliyorum. Phuket, Ko Samui gibi doğa cennetleri ve aynı zamanda da eğlence merkezlerine dünyadan milyonlarca insan yağıyor. Tayland; Çin, Hint, Japon kültürlerinin bir sentezi. Biz Tayland’ı ‘Kral ve Ben’ filmiyle tanırız. Kral ve Ben (Kral Mongkut-IV.Rama) Tayland’da yasaklanmış. Tayland’ı küçümsediği ve kralı aşağıladığı için. Yul Brynner siyam kralı, Deborah Kerr, Kral’ın çocuklarını eğiten, Anna Leanowens (öğretmen) rolündeydi. Bir dönemin en ünlü filmlerinden biri haline gelmişti. Bunları dışında siyam ikizleri, siyam kedisi, tay boksu, tay masajıyla da tanıyoruz. Ama Tayland’a gittiğinizde en çok etkileyen, o pırıl pırıl parlayan, inanılmaz tapınaklar... Sadece Bangkok’ta 400’den fazla tapınak var. En meşhurları Wat Pho, UNESCO korumasında, burada yatan buda 15x46 metre uzunluğunda bir devasa heykel.

Süper alışveriş merkezleri

Wat Arun ikinci önemli tapınak. Dış cephe tabakları ile meşhur. Kraliyet sarayının yanından geçen kraliyet caddesi, Ratchadamnoen Klang Road... Önemli bakanlıklar, parlamento binası, aynı zamanda devlet konukevi olarak kullanılıyor ve adeta Bangkok’un Champ Elysee’si gibi. Mutlaka görülmeli. Bunların dışında, son yıllarda açılan inanılmaz alışveriş merkezleri var. Siam Paragon (içinde Ferrari, Maserati bile satılıyor), Central World Plaza, Gaysorn, Naraiphan (alt katı ucuz), yine Emporium ve Outlet Royal Garden Mall önerilerim. Bu arada, MBK ucuz mallar ve elektronik için uygun bir yer. Bir de dört katlı Thai İpekleri’nin satıldığı, Jim Thompson adlı, Amerikalı’nın mağazasına mutlaka gidilmeli.

Eğlencenin her türü var

Biz merkezde süper bir otelde kaldık. Adı Amari. Bir taraf sahil ve eğlence, bir taraf alışveriş. Çevrede harika otel ve çok şık restoranlar var. Zaten bir zincir. Aynı hizada Holiday Inn’in Havana Bar ve Terrazzo Restoran’a gidin. Fiyatlar süper, yemekler harika, çok şık. Yine 100 metre ötesinde, Mark Land Beach ve 22. katındaki restoranı olay. Buradan bir manzara var ki, doyamıyorsunuz. Yemekler de iyi. Bir dolar 30 THB (Bah) ediyor. Yine gece için; Banyan Tree Hotel’in 61. katında Vertigo, 59. katta Pier. Bamboo barda caz dinlemek. State Tower’ın 63. katında Sirocco, 52. katında Breeze, kaliteli gece yaşamı için gidilecek ideal yerler. Aslında sayfalar yetmez anlatmaya... Yaşamak, görmek lazım...

Çakma çantalar; River City

Yazının devamı...

Dostlarla 75 çocuğumuzu Anıtkabir’e gönderdik

1 Nisan 2012

Tam 75 öğrenci seçilmiş, fakat 50 öğrenci için sponsor arayışı vardı. İşte bu devrede, Dernek Başkanı sevgili Mesut Tim, benden yardım rica etti. Yazdığım bir yazı üzerine dostlarım, kardeşlerim, sevgili arkadaşlarım sesimi duydular. Sonunda bu 75 öğrencinin, hayali gerçek oldu. Geziye; Ödemiş Bıçakçı Köyü, Seferihisar - Gödence, Orhanlı Köyleri, Menemen - Alaniçi Köyü, Bayındır - Zeytinova Köyü’nden, en çok kitap okuyan 75 öğrenci katıldı. 24 Mart günü gerçekleştirilen gezi sırasında; Ankara 1. ve 2. Meclisleri ziyaret edildi. Daha sonra, Anıtkabir bir rehber eşliğinde gezildi. Bütün öğrencilere, ‘Meclisi Ziyaret Sertifikası’ verildi. Atatürk Orman Çiftliği’nde İzmir Milletvekili Hamza Dağ’ın yemek ikramının ardından, bütün öğrenciler Kültür ve Turizm Bakanımız Ertuğrul Günay’la tanıştı. Günay kendilerine, hazırladığı kitap ve CD’den oluşan hediyeleri verdi.

Teşekkürler

Bu gezinin yapılmasına sponsorluk eden İzmir milletvekilleri Ertuğrul Günay ile Hamza Dağ’ın yanı sıra, benim dostlarım, sevgili arkadaşlarım da beni mahcup etmedi. Yazımı okuyan telefona sarılıp, “Biz varız” dediler. O nedenle; Dr. Tayfun Yağcı, Nars Hotel, Metin Caba, Ertan Kayıtken, Mambo Cafe, İbrahim Özuysal Lt Grup, Tansaş Arena, Berkay Eskinazi, Pakize Sükan, Şebnem Bursalı, Erdoğan Tözge ve Sodaş Grup’a sonsuz teşekkürler. İyi ki varsınız. Ayrıca Selçuk Bilgi, Ödemiş Dershaneleri ve Ödemişli gönüllü vatandaşlar da sağ olsunlar, onlar da katkıları ile bir birinden zeki, 75 çocuğu sevindirdiler... Üstelik hayatlarında ilk kez bu çocuklar Ankara’yı gördü. Ata’larının huzuruna çıktı. Ne büyük gurur duyduklarını, hepsinin ağzından yazmaya kalksam, sayfa yetmez...

Her telden

Kesin artık çenenizi

Hafta içi hemen hemen, bütün gazetelerin magazin eklerinde ve köşelerinde, televizyonların magazin programlarında Reyhan İpekel’den boşanan, Lemi Gülman, ayrıldığı eşi İpek Hanım ve bu ayrılığa neden olan sunucu Ece Özbek’in konuşmaları yer aldı. Lemi Bey’in Reyhan Hanım’dan olan boyunca da bir kızı var, Yasmin Gülman. Bu konuşmalara bu genç kız da dahil edildi. Yok efendim, Ece Hanım zina olayını kabul etmiş. Yok efendim, Reyhan Hanım, Lemi Bey’e ağır küfürler ediyormuş. Reyhan Hanım defalarca psikolağa gitmiş. Sanki suç. Öte yanda, Reyhan Hanım, ayrıldığı eşini yerden yere vurdu. Yuvasını Ece Özbek’in dağıttığını söyledi. Kısacası bir kepazelik dir gitti. “Kesin artık sesinizi yahu. Ayıp oluyor. Sizler üstelik mürekkep yalamış, bir de elit dediğimiz kesimden insanlarsınız. Cahil, cühela ne yapsın?” 

Afiyet Olsun

İzmir’in merkezinde farklı bir lezzet; Roof Garden

Yazının devamı...

İzmir eğlenceye doyacak

31 Mart 2012

Bunda tiyatroların ve konserlerin önemi büyük. Nisan ayında İzmir daha da coşacak. Ama bu arada Mart’ın son gününde yani bu akşam Serdar Ortaç, Kaya İzmir’de ortalığı yıkacak. İzmir’e konsere en sık gelen isimlerin başında olan Serdar Ortaç, Tansaş Arena konserinde 10 bin kişiye kendini alkışlatmıştı. Bu kez de öyle olacağına eminim. Yine Ege’nin renklerinden Aegean Band ise, aynı gece AKM’de... Sahne ve müzik dünyasının son fenomeni, Halil Sezai de İzmir’in tartışılmaz en büyük eğlence merkezi Tansaş Arena’da...Özellikle gençlerin favori eğlence yerlerinden biri olan Ooze Veneu’de ise 6 Nisan’da popun zirvedeki isimlerinden, Hande Yener ve Yeni Türkü aynı gece Bioss’ta sahne alacak. Yine özel yaşamı ve müzik kariyeri ile her zaman kendinden
söz ettirmesini bilen popun zirvedeki bir başka ismi Demet Akalın ise 13 Nisan’da Oouze Veneu’de sahne alacak...

Ekran yıldızları tiyatro sahnelerinde

Müziğin yanı sıra İzmirliler tiyatroya da doyacaklar. Ekranlardan tanıdığımız, reyting rekorları kıran dizilerde rol almış oyuncular bu kez tiyatroları ile İzmir’de. Dün (30 Mart) İzmir Atatürk Kültür Merkezi’nde sahne alan fakat önümüzdeki günlerde yeniden gelecek olan, ‘Kanlı Nigar’ bunlardan biri. Başrol oyuncusu sevgili arkadaşım Perihan Savaş, Sümer Tilmaç, Soner Arıca, 1 Nisan’da İstanbul Profilo sahnesinde oyunları olduğu için uzatamamışlar. 4 Nisan’da yine özellikle komedi dizilerinden ve sinemadan çok iyi tanıdığımız, Cengiz Küçükayvaz’ın tiyatrosu ‘Bu Para Başka Para’ ile Bostanlı Opera ve Tiyatro Sahnesinde. Benim severek izlediğim ATV’deki ‘Son’ dizisinin komiser Ali’si, Erkan Can, ödüllere doymayan tiyatro oyunu ‘Alevli Günler’ ile 7 Nisan’da Karşıyaka Opera ve Tiyatro Salonu’nda. 8 Nisan’da ise AKM Narlıdere Gürdal Tosun sahnesinde. ‘Alevli Günler’de yine bir ekran starı Cem Dav-
ran başrol oyuncularından biri. Tiyatro dünyasının zirvedeki bir başka ismi Ferhan Şensoy ise tek kişilik oyunu ‘Ferhangi Şeyler’ ile Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi’nde 10 Nisan’da... Kardeşi Bora Severcan ile yeni bir tiyatro kuran, ‘Çocuklar Duymasın’ dizisinin Zero erkeği İzmirli Volkan Severcan’ da ‘Canlı Yayın’ adlı oyunuyla, 14 Nisan’da Sabancı Kültür Merkezi’nde. Oyunda, dizilerden çok iyi tanıdığımız, Melda Gür, Aydan Burhan, Yeliz Şar ve duayen oyuncu Ayşen Gruda gibi ünlü isimler var...

Bir dakika

Deniz Mevlana’ya sığındı

Hafta arası Deniz (Akkaya) aradı. Konya’ya gitmiş. İzmirli bir gurup ile tanışmış. Hemen aklına ben gelmişim. Konya’da nefes terapisi yapmışlar. Konya’yı ve Mevlana’nın türbesini gezmişler. Deniz, “Şenay Ablacığım türbede huzur buldum. Kendime geldim. İçimdeki güzellikleri, sevinci, beyazlığı anlatamam” dedi. Aslında onun söylediklerini ben de yaşadım. Bir Umre, bir de Mevlana ziyaretlerim sırasında. Neyse daha sonra ben Deniz’i aradım. O konuşma sırasında İzmir’e geleceğini söylemiş ama tarih vermemişti. Kendi programımı ayarlama açısından, konuşalım istedim. TV çekimlerindeymiş. Basın Danışmanı Özgür Aras baktı telefonuna. Beyaz TV’ye başlamış. ‘Deniz Akkaya ile İşte Neşe İşte Sağlık’ adında bir sağlık programını sunuyormuş. Sevindim. Kimler şu ekranlarda neler yapmıyor ki? Üstelik Deniz’in başarılı bir ekran geçmişi de var.

Yazının devamı...

Ertan Kayıtken’den halka açık defile

25 Mart 2012

Tekstil ve moda sektörünün gelişimine katkıda bulunmak amacıyla, düzenlenen etkinlikte; tasarımcılar, sektörde faaliyet gösteren firmalar, yan sanayi, üniversite ve enstitüler bir araya geliyor. Dört yıldır ve yılda iki kez, Rönesans Ajans tarafından düzenlenen, İzmir Fashion Days’in asıl amacı ise, İzmir’i modanın yeni bir başkenti yapmak... İki gün sürecek, ulusal ve uluslararası katılım ile gerçekleştirilecek, İzmir Fashion Days aracılığıyla, moda severler çok sayıda tasarımcı ve ürününü bir arada tanıma fırsatını yakalayacaklar. Bu arada, İzmir’in gurur duyduğu modacılarından sevgili dostum Ertan da bu etkinlikte tabiri caiz ise, elini yine taşın altına sokanlardan. Ertan, gerçekleştirilecek diğer etkinlikler ile de İzmirlilerin, farklı sanat dallarını izleme olanağına da kavuşacaklarını söylüyor...

Ünlü mankenler podyumda

Elif Ece Uzun, Irmak Atuk, Senem Kuyucuoğlu’nun yanı sıra, İzmirli mankenlerin de yer alacağı, Kuaförler Odası’nın saç ve Terziler Odası’nın özel şovlarının yanı sıra, finalde bir de Ertan Kayıtken defilesi gerçekleşecek. 29 Mart Perşembe saat 21.00’de gerçekleşecek defile halka açık olacak... Ertan’ın daha önce, 50 kişilik özel VIP Grup için, Swissotel Büyük Efes ve Hilton’da verdiği defilelerin, karması olacak... Bence izlenmeli, kaçırılmamalı. Hatta izleyecek olanlar, bana göre daha şanslı. Çünkü, iki özel gösterim, daha zengin şekilde yer alacak...Yine İzmir doğumlu, moda tasarımcısı Dilek Göktaş’ın da 28 Mart saat 21.00’de bir gösterimi olacak.

Afiyet Olsun

Peximet’e yeni kardeş

Sevgİlİ Neslihan, bize, yani bana, ailem ile çevreme Alsancak Peximet’i ve lezzetlerini sevdirdi. Fiyatları ehven. Lezzet süper olunca çok sık gider olduk. Bu arada, annem Yalı’da oturduğu için ona Alsancak’a gelmek biraz zor oluyordu. Cuma günü Neslihan, “Şenay Hanım, Agora, Alsancak ve Sevgi Yolu Peximet’ ten sonra, Göztepe Kulübü’nün içinde de açtık. Ama ben, size seyahatlerinizden dolayı fazla denk gelmediğim için söyleyemedim” dedi. İzmir’de harikalar yaratan Jo Kohen ve başarılı bir patron Mustafa Berberoğlu yine birlikte açmışlar. Yani Peximet’e yeni bir kardeş daha gelmiş. Bu arada Neslihan, alışkanlık yapan Peximet lezzetleri yanında yeni ürünlerden de söz etti. Kağıtta tavuk, ev usulü anne tavuğu, Arabiata spagetti, kestaneli pasta olmak üzere. Pastayı tattım. Enfes... Yine, benim için neredeyse, beş yıldızlı otel kahvaltısı kadar zengin olan, Peximet kahvaltıları da özellikle Göztepe’de, deniz manzarasına karşı, harika oluyormuş. Benim yazımla birlikte haberi olacaklara;  TEL: (0232) 247 34 34

Bir dakika!

İşte Ekselans işte Sakız

Yazının devamı...

Cerrahi müdahale olmadan göz altı torbalarından kurtulun

24 Mart 2012

Estetik ve güzellik konusunda danışmanım gibidir. Yıllardır spor yaptığımdan ve de doğru beslendiğimden, yalnızca yüzümle ilgili zamanın haince yarattığı çizgileri yok etmek için tabii ki, tıbbın mucizeleriyle ilgilenirim. On yıldır İstanbul’da Dr. Mustafa Karataş’a, mezolift yaptırıyorum. Süper de memnunum. Fakat bir yandan Mustafa’nın yurt dışı seminerleri, öte yandan benim tembelliğim ve İstanbul’daki şiddetli kış, seyahatlerim nedeniyle iki aydır buluşamadık. Sonunda da Dr. Tayfur’un kapısını çaldım. Sohbet ederken bir hanımefendi de bize dahil oldu. Kendisinin ve eşinin, benim köşeyi okuyarak Tayfur’a geldiklerini, bu arada da göz altı torbalarından ameliyatsız nasıl kurtulduklarını anlattı. Böylelikle bana da sizlere ileteceğim bir haber çıktı. Bir taşla iki kuş yani...

Başarı oranı çok yüksek

Tayfur, “Göz altı torbaları ve kaba kırışıklıklar, kadın-erkek çoğu kişinin sorunudur. Yakın zamana kadar maalesef, cerrahi yöntemlerin dışında tedavisi de yoktu.Fakat şimdi bu mümkün” diyerek başladı anlatmaya;
“Göz altı torbalarının tedavisinde İtalya’da geliştirilip, uygulanmaya başlanan bir ilacı, bir yıldan beri kliniğimde uyguluyorum. Sonuçları konusunda artık eminim. Bu ilaç, göz altı torbalarının tedavisinde, kişiden kişiye değişen %60 ile %80 oranında, torbalanmayı azaltıp, tedavi edebiliyor. Yeni geliştirilen, canlandırıcı bir kokteyl olan ilacın içeriğinde, Ruscus (çoban püskülü), yaban mersini, biberiye, hekzapeptid, vitamin C ve antioksidanlar var. Bu ilaç, perioküler (göz çevresi) mikro dolaşımı ve elastikiyeti artırıyor. Ruscus (çoban püskülü), toplar damarlarda, çok etkili, güçlü tonik ve drenaj etkisi var. Yaban mersini; antioksidan asit içeriyor. Dolayısıyla bu bitki dokuları daha elastik hale getiriyor. Vücudu yıpratıcı enzimlerin kollajene zarar vermesini önleyip, doku esnekliğini koruyor. Biberiye ise, doğanın hediyesi olan tonik özelliğiyle ödemi azaltıp, deriyi içten temizliyor. Hekzapeptid’e gelince; 6 aminoasitten oluşan bir madde olarak direkt deriye nüfuz eder ve yüzdeki kasları etkiler. Kırışıklıkları gerer, bağdoku hücrelerinin kısalma, kasılma özelliklerini engeller. Kollajen üzerindeki baskıyı azaltıp, kırışıksız bir ifade sağlar.”
Tayfur, ilacın cilt içine bir hafta aralıklarla dört kez enjekte edildikten sonra, ikişer ay ara ile 2 uygulama daha yapılarak, beş aylık bir sürede 6 uygulama ile tam etkisini gösterdiğini iddia ediyor. Bilginize...

Mezolift yöntemi ile cilt yenileme

Hazır gelmişken, mezolift yöntemi ile de yüzün, anti-aging bakımı konusunda da sizi bilgilendireyim istedim. Dr. Tayfur Yağcı, “Şenaycığım, hiçbir insan kötü bir deri ile doğmaz. Bebeklerin cildi gergin, yumuşak, pürüzsüzdür. Ayrıca deri, sürekli kendisini maksimum seviyede yeniler” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü;

Yazının devamı...

Cenk fırtına gibi, geceler yıkılıyor

18 Mart 2012

Ama, yapmam gerekli önemli bir iş görüşmem vardı. Sabah erken saatte rötarsız bir uçuşla Atatürk Havaalanı’ndaydım. Bu arada, Pegasus’u yurt içi uçuşlarda çok da başarılı buluyorum... Dış uçuşlarda, şartlar gereği hep THY ile uçuyorum. O nedenle pek fazla bilgim yok. Neyse uzatmayayım. Aslında işim öğlene doğru bitti. Ama benim sağlam dostlarımdan Bodrum 5 Oda Otel’in işletmecisi, İstanbul Sortie Live By Cenk Eren’in ortağı Ali Sayar bırakmadı. “Kal. Hem yeni yeri bir gör. Cenk’e de sürpriz olur” dedi. Aslında aynı kadroda sevgili Oya Aydoğan’da, benim kıymetlimdir. Bir de Tanyeli var. Kaldım. Ama hazır gelmişken de şöyle bir tur atayım istedim. Öğle sonrası Sultanahmet’e indim. Özellikle Ramazan Ayı’nda, Sultanahmet’te kaldığım bir otel var. Konak Erten. Sahipleri aslında avukat. Cavidan Hanım (Erten) pırlanta. Bir insan bu kadar mı nazik, bilgili, milli duyguları kuvvetli olur. Otelde şapka sergisi vardı. Hazır gelmişken oraya da bir uğradım. Muhteşemdi...Gözlerimi alamadım...

Erten Konak’ta Şapka koleksiyonu

Otelin Genel Müdürü, Murat da sağlam ve temiz bir çocuk. Biraz sohbet ettik. Sonrasında da Cavidan Erten ile konuştum. Bir bilirkişi işinde olduğundan, ancak telefon ile oldu sohbetimiz. 80 tane şapkayı o kadar güzel sergilemişler ki, keyifle izliyorsunuz. Aileden kalmış Cavidan Hanım’a bu merak. “Şapka koleksiyonumu oluşturmam, yaklaşık, yirmi yıl evveline dayanıyor. Onların bende bıraktığı güzellik, zamanla yerini keyfe bıraktı” diyerek bu merakını şöyle anlatıyor;
“Özellikle, evlilik törenlerinde kullanılan, renkli, tüllü, gizemli şapkalar, koleksiyonumu oluşturdu. Genelde bu farklı kültür, ailemde de kullanıldığı için, çocukluğumdan, zihnimde özel bir iz bıraktı. Belki bir özlem, belki de bazen keyif veren, bazen de güzellikleriyle büyüleyen bu şıklığı, kendim için ödül kabul ettim. Ve bu koleksiyonumu oluşturdum. Koleksiyonumuz 1850’lerde kullanılan ve özellikle ülkemizde Cumhuriyet dönemini kapsayan yıllarda örneğin 1930 ve 1940’lardan günümüze kadar gelen örnekler sunuyor.”

İstİnye Park ve Art Emlak


Dönüşte İstinye Park’a uğradım. Masa yine tıklım tıklımdı. Helal olsun. İlk açıldığı yılları biliyorum da... Ama hak ediyorlar. Borsa Restoranları ve Masa’nın patronu olan Rasim Özkanca, oğlu Umut, Masa’nın yıllardır müdürü Orhan, hep aynı mütevazilikte. Allah da veriyor. Sevgili Çetin Kırışgil’in Balıkevi ve Hakan Özkaykı ile ortak oldukları Fishmekan da öyle. Bu arada İstanbul’da, emlak danışmanım olan, Art Limited’den Belin Hanım’a da uğradım. Bakın İstanbul’da bir emlak işiniz olursa çok sağlam bir kuruluş. Yıllardır onlarla çalışıyorum. Telefon: 0.212.352 45.65 bilginiz olsun. Yine kuaförüm Veysel ve Fatih. İkisi de benim için kıymetli. Bu kez uğrayamadım.  


Yazının devamı...

Level 9’da Osmanlı Kültürü

17 Mart 2012

Önce reyting rekorları kıran ve Star ekranlarına transfer olan, ‘Muhteşem Yüzyıl’... Ardından yine son yılların en büyük gişe hasılatı yapan Türk Filmi, 1453 Fetih ve TRT ekranlarında, pazartesi akşamı başlayan, Türkan Sultan’ın ( Şoray), başrolde olduğu, Hatice Sultan’ı canlandırdığı, ‘Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam’... İşte Hilton’un zeki ve Osmanlı tarihi, Türk hayranı müdürü sevgili Todori Kalamaris ile Operasyon-Yiyecek-İçecek Müdürü Sevil Görgülü de bu modaya uyarak ‘Osmanlı Mutfağı’nı Hilton’a taşıdılar...
Kalamaris, “Kültür Festivalleri etkinlikleriyle, dünyanın farklı bölgelerinden, farklı toplumların, zengin, büyüleyici ve özgün kültürlerini, konukları ile bir araya getiren Hilton İzmir, hizmet verdiği toprakların en görkemli ve ihtişamlı son imparatorluğu Osmanlı’nın, tüm zenginliklerini Level 9 Restaurant’a taşıyor. Düzenlediği (Osmanlı Festivali) ile konuklarının beğenisine sunuyor. 23 – 24 Mart 2012 tarihlerinde, gerçekleşecek organizasyon, 3 kıtayı birden çevreleyen, doğu ve batı kültürlerinin sentezi ve merkezi olarak bilinen, Osmanlı Kültürü’nün, tüm lezzetleri, keyifli müzikleri ve zenginlikleri ile Hilton konuklarını bekliyor” dedi.

Lezzetli yemekler ve eğlence

600 yıl boyunca, yaşam tarzı, müziği, mutfağı, el sanatları, ticareti ve kıyafetleri ile kültür öncülüğü yapmış, sahip olduğu toprakların, kültürlerini harmanlamış, Osmanlı İmparatorluğu farkıyla her zaman İzmir’de ayrı bir yeri olan Hilton Oteli’nin kalitesiyle birleşiyor. İzmir Hilton Oteli’nin başaşçısı, mutfak şefi Ahmet Yıldız ve ekibi, Osmanlı Mutfağı’nın, en özel lezzetlerini bir araya getirmiş. Saray usulü dana mahmudiyeden, padişah usulü tavuk yahnisine, dilber dudağından, hünkar salatasına... Birbirinden lezzetli yemeklerin, tatlıların yanı sıra, Osmanlı temasına uygun, canlı müzik grubu, dansçılar da geceye ayrı bir renk katacaklar. Organizasyona özel hazırlanacak dekorasyon ve kıyafetler ile konuklar, kendilerini keyifli Osmanlı eğlence hayatının içinde bulacaklar. Eşsiz bir kültürün sunulacağı, Hilton İzmir’in Osmanlı Gecesi’nin, özel fiyatı 95 lira... İlgilenenler için
Telefon: 0.232.4976060


Biraz da Magazin

Yazının devamı...