"Uğur Cebeci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Cebeci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Cebeci

Mucize mi bela mı? Dünyada çığır açan drone’lar kötü amaçlı da kullanılıyor

16 Ocak 2019

SON yılların havacılıktaki en büyük icadı büyük ihtimalle drone’lar. Aklıma daha başkası gelmiyor. Geçtiğimiz yıl drone’larla paket servisi, kargo yapılırken, drone taksi uygulamalarında da büyük yol alındı. Gelecek belki de erkek arı olan drone’larda... Hayatımızı inanılmaz bir biçimde kolaylaştıracaklar. Dubai semalarında bir drone taksi uçalı hayli zaman oldu. Ticari bir gerçeğe doğru gidiyor. Öyle geniş bir yelpazesi var ki, çocukların en kıymetli oyuncaklarından büyüklerin önemli bir iş alanı haline de geldi. En güzel görüntüler drone’lardan geliyor. Üstelik maliyeti çok ucuz. Tanesi 100 liradan az modellerden başlayarak gelişmiş, kaldırma gücü yüksek yüzbinlerce dolarlık drone’lar ne yazık ki kuşlardan sonra uçakların başına bela oldu. Tabii suç drone’larda değil, onları kontrolsüz biçimde uçuranlarda. Oysa çoğu uydu bağlantılı Drone’lar iyi bir bicimde kontrol edilebiliyorlar, sahibine geri dönüyorlar. Geçtiğimiz yıl dünyada 5 binden fazla drone’un uçaklara kontrolsüz bir biçimde yaklaştığı rapor edildi. Uçaklara çarpan drone’ların sayısı da küçümsenmeyecek kadar çok.

YENİ TERÖR ARACI

Londra’da önce Gatwick, ardından Heathrow Havalimanlarında ortaya çıkan drone tehlikesi havacılık güvenliğini kara kara düşündürüyor. Bu Dorene’lar yüzünden Yüzlerce uçak seferi iptal edildi, on binlerce yolcu perişan oldu. 30 milyon dolarlık bir zarar oluştu. Kontrolsüz drone’lar artık güvenlik güçleri tarafından terör aracı sayılıyor. Gatwick’teki olayla ilgili olarak 47 yaşındaki Paul Gait ile 54 yaşındaki eşi Elaine Kirk-Gait gözaltına alındı. 5 yıl hapis cezası istemiyle yargılanacaklar.
Anlaşılan o ki drone’lara karşı önlem alınması gerekiyor.

NEDEN TEHLİKELİ

“Minik bir drone, koskoca uçağa ne yapabilir ki” diye sorabilirsiniz. İnişte veya kalkışta motora vuracak bir drone büyük bir kazaya neden olabilir. Veya üzerinde patlayıcı olan drone’un havalimanı apronunda veya terminalinde oluşturabileceği kargaşayı düşünmek bile istemiyorum.

Yazının devamı...

Yeni CIP salonu dolanarak ulaşılıyor

9 Ocak 2019

İSTANBUL Atatürk Havalimanı’na giren ‘Business yolcu’ ya da ‘özel yolcu’ salonunu kullanma hakkı kazanmış yolcu ‘Check-in’ işlemlerinden sonra doğruca ayrı bir girişe gidiyor. Orada, özel güvenlikten geçiyor, sonra pasaport kontrolü. Hepsi yan yana ve sadece bu özel yolcular için. Sonra hop kendisini CIP salonda buluyor. İki katlı, yiyecek içecek ve konfor cenneti. Hepsi kısa mesafeler içinde, yorulmadan salona ulaşıyorsunuz. İçinde masajdan yataklı dinlenme bölümlerine, çok geniş yelpazede yiyecek alanlarına kadar her şey var. Çocuklar ve büyükler için eğlenceli noktalar, otomobil yarışı ya da dev ekranda golf gibi onlarca aktivite.

Yeni havalimanında dış hatlar THY CIP salonları ise üst katta. Biri 9 bin 200 metrekare. Diğeri daha sonra yapılacak olan Exclusive Lounge ise 1800 metrekare. Atatürk Havalimanı’ndaki İstanbul Lounge’da ne bulunuyorsa hepsi var. Artı olarak çocuklar için seviyesi düşürülmüş, kolay ulaşılabilir yiyecek deskleri gibi ayrıntılar da dikkat çekiyor. Alabildiğine yeşillikle donatılacak. Pideden, simide kadar çok geniş bir yelpazede fırınlar çalışacak. Kütüphane, yatak odaları mükemmel görünüyor. İç mimari tasarımı İngiliz Softroom firması tarafından yapılmış. Daha sonra THY ve DO&CO temsilcileri yorumlarını katmışlar, projede revizyon yapılmış. Yaklaşık maliyetin 45-50 milyon Euro civarında olacağı tahmin ediliyor. İnşaat hızla sürüyor. 3 Mart diye ilan edilen açılışa yetişir mi bilemiyorum.

GENEL GÜVENLİK GEÇİŞİ

İdeal olan ve THY’yi daha yukarı taşıyacak tasarım aslında bu bölümlerin girişlerinin terminalde ayrı bir kapıdan direkt yapılmasıydı. Ama bu olmadı. Yer tahsisleri yapılırken hiç dikkate alınmadı. Bu olsaydı özel yolcu sistemi gerçek bir konfora sahip olacaktı. Paranın da tam karşılığı olacaktı. Yani business bir yolcunun Los Angeles’a gidiş gelişi 45 bin TL’den fazla. İstediği lükste elbet fazla. Ama şimdi bu salonlara ulaşmak için check-in yapıldıktan sonra genel güvenlik alanlarına giriliyor. Sonra belki ayrı bir hat olsa da pasaport kuyruklarına geçiliyor. Sonra Duty Free alanlarından dolaşılarak yolcu özel salona ulaşıyor. Mesafeler uzun. Alışveriş yapsınlar diye formüller çoğaltılmış. Transit yolcular için de mesafe sorunları var ama direkt dışarıdan gelecek yolcular için konfor çok düşük.

Yeni salonda en önemli ayrıntılardan biri sanat galerisi. İstanbul Modern tarafından organize edilecek galeri çok hoş oluyor. Özellikle yabancı yolcular için büyük sürpriz. Uçaklarını uzun süre bekleyecekler için de bir soluk alma noktası. Tablolar, heykeller satılacak mı? Bu nasıl organize edilecek bilmiyorum. Belki belli zamanlarda müzayede bile düzenlenir. Güzel olur. Galerinin geleneğinde var mı bilmiyorum ama Oya Eczacıbaşı’nın deneyimli dokunuşları mutlaka burayı çok farklı bir galeri yapacaktır.

Yazının devamı...

2018’de uçak kazaları arttı

2 Ocak 2019

ELBETTE yine üzülmüştük. 2017 yılı havacılık kazalarındaki can kaybı sadece 59 kişiydi. Bu bütün zamanların en az kaza olan yılının rakamıydı. 2017 yılında 14 uçak kazası meydana gelmişti.

Ama 2018 yılında öyle olmadı. Toplam 16 uçak kazası yaşandı. Bu havayolu uçaklarında toplam 555 kişi hayatını kaybetti. 2015 yılında kaza sayısı 14, can kaybı 186 yolcu idi. 2016 yılında ise bu sayı kaza sayısı 3 artarak 17 ve hayatını kaybeden yolcu sayısı 258 olmuştu. 1985 yılında ise diğer birçok yıldan daha az kaza olmasına rağmen can kaybı 2010 kişi ile en acı yıl olarak kayıtlara geçmişti.

189 kişi hayatını kaybetti.

Geçen yılı en acı kazalarından biri Endonezya’da meydana geldi. Lion Havayollarına ait yeni nesil Boeing 737 Max 8 tipi 200 yolcu kapasiteli uçak kalkıştan 13 dakika sonra denize çakıldı. 189 kişi hayatını kaybetti. Jakarta-Pangkalpinang seferini yapan JT610 sefer sayılı uçağın kalkıştan sonra bir alçalıp bir yükselerek anormal duruma girdiği açıklandı. İrtifada kalamayan uçağın bir gün önce bir arıza verdiğini ama onarıldığını söyleyen Lion havayolu Yetkilileri Boeing’i suçladılar. Bir yazılım hatası olduğu tartışmaları sürüyor.

29 Ekim de meydana gelen kazadan sonra Lion Air’de ölümle sonuçlanmayan bir kaza daha yaşandı. Sabıkası çok havayolu ile ilgili bir sürü hata ortaya çıktı. Boeing suçlamaları kabul etmiyor, yine de B737 Max kullanıcıları uyarıldı ve bazı değişiklikler yapıldı.

2019 kazasız bir yıl olur umarım.

Evet, umutlarımız 2017 yılında çok artmıştı. Geçen yılı belki de hiç kazasız ama can kaybı olmadan geçecek bir yıl olarak düşlemiştik. Belki 2019 kazasız bir yıl olur. En güvenilir yolculuk olan havayolu yolculuğu bu yıl umarım bütün zamanların rekorunu kırar ve hiç can kaybı olmadan çok çok uçarız.

Yazının devamı...

Host girdi müdür oldu!

26 Aralık 2018

STEWARD, yani erkek kabin memuru. Host da deniyor. Hostesin erkek olanı. Cenk Öcal’ı Singapur’da yol ortasında tanıdım. Yanında üçü kadın ikisi erkek Sofya’da bilet satış rekoru kıran acente sahipleri ile geziyordu. Sebebi onlara başarılarından dolayı bu geziyi planlamış ve Singapur uçuş noktasını tanıtıyordu. Konuşurken öğrendim ki, Sofya’daki yabancı acenteler Sofya’dan İstanbul’a oradan da Uzakdoğu’dan Amerika’ya kadar geniş bir yelpazede THY bileti satıyorlarmış. Uzun uzun sohbet ettik. O zaman THY Sofya Müdürü’ydü. Görüşelim dedik. Ben espri olsun diye ‘New York Müdürü olmadan pek fazla görüşmeyiz’ dedim. Sadece şakaydı. İki ay sonra Cenk New York’dan aradı. THY New York Müdürü olmuştu. Ne çok güldük...

YOLCUYU ARTTIRMA PLANI

İşte onun hikâyesi: 1978 yılında İstanbul’da doğmuş. Henüz 40 yaşında. Bir erkek, bir kız babası. Ömrünün yarısını THY’de geçirmiş. Tam 20 yıldır çalışıyor. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okurken 1999 yılında part-time kabin memuru olarak THY’de uçmaya başlamış. Sonra uluslararası ticaret üzerine master yaparken mesleğini bırakıp, eşinin de ısrarıyla THY’de yoluna devam etmiş. Kabin memurluğundan sonra Genel Müdürlükte Gelir Yönetimi Birimi’nde görev almış. Kabin memuruyken ‘Yolcu az olsa da biraz rahat etsek gibi‘ geleneksel düşünce yerini bu geçişle, ‘ne yapsak da yolcuyu arttırsak‘ fikri öne çıkmaya başlamış. Dört yıl süren bu görevden sonra yönetim onu ilk yurtdışı görevi olan Bulgaristan-Sofya Satış Müdürlüğü’ne atamış. 5 yıl Sofya’da görev yapan Öcal sonunda ülkedeki ikinci noktası olan Varna’yı uçuş ağına katmış. Başarısı ile birlikte yolu New York’a uzanmış. Şimdi THY New York Müdürü. New York’da THY’nin tanıtımında ciddi bir başarı yakalamış, iyi ilişkileri nedeniyle Birleşmiş Milletler’den başlayarak her kuruluşta THY’nin temsilini sağlamış. New York Borsası’nda açılış gongunu çalmış. THY’nin ofisinin de bulunduğu ünlü Empire State Building’de THY adına kırmızı-beyaz ışıklandırmayı da gerçekleştirmiş. Slotlar elverdiğinde New Jersey’deki Newark Havalimanı’na da uçuşları başlatacak. Şu andaki JFK Havalimanı’nda THY için bir özel salon açılmasına da uğraşıyor. Hayalleri çok heyecanı çok bir adam...

Kısaca kabinden THY New York Müdürlüğü’ne ulaşıp bulunduğu yeri doldurmuş, taşmaya devam ediyor...

30 YILDIR NEW YORK’A UÇUYOR

- TÜRK Hava Yolları New York JFK Havalimanı’na ilk uçuşunu 26 Ağustos 1988 yılında gerçekleştirdi. O zamanlar A310 ile uçuluyordu. Uçak önce Brüksel’e iniyor orada yakıt ikmali yaptıktan sonra JFK için havalanıyordu. A340 uçaklarının gelişi ile direkt uçuşlar başladı. New York uçuşları yaz aylarında günde 3 yani haftada 21, kış aylarında günde 2 yani haftada 14 sefer olarak icra ediliyor. 2018 Ocak-Kasım döneminde toplam 580 bin yolcu taşındı. Aylık ortalama 41-42 bin yolcu THY ile New York’a gidip-geliyor. Doluluk oranı yözde 89.5 gibi, müthiş bir oran. Karşı rüzgara göre değişmekle birlikte ortalama 11 yada biraz fazla süren New York uçuşunun kış tarifesi şöyle:

Yazının devamı...

Havayolları yakıtı ‘hedge’ ediyor

19 Aralık 2018

PETROL fiyatları düzensiz bir şekilde oynadıkça, havayolları fiyat sabitlemek için farklı önlemler alıyor. Bunlardan biri de ‘hedge’ yöntemi. Yani fiyatın sabitlenmesi. Ancak yakıt fiyatları, ani değişikliklere açık. Siyasi ve ekonomik krizler, savaşlar, coğrafi koşullar petrol fiyatlarını sık sık olumsuz etkiliyor. Tedarik kesilebiliyor. Bu da havayollarının ana maliyetleri arasında yakıt giderleri için artış demek. Havayolları da bundan kaçınmak önceden yapılan antlaşmalarla yakıt fiyatlarının sabitliyor. Bu sayede havayolları uzun vadeli yakıt fiyatlarını önceden belirlenen bir fiyatta sabitliyor. Yakıt fiyatları artsa da bu fiyattan alım yapıyor.

ARTIŞTAN ETKİLENMİYOR

Yakıt giderleri bir havayolunun toplam giderinin yaklaşık yüzde 15’ini oluşturuyor. Artışlarla bu oran bazen yüzde 20 hatta 25’e kadar da çıkabiliyor. Havayolları hedge anlaşmaları yaparak, toplam maliyetlerini sabit tutmuş oluyorlar. Yakıt fiyatlarında olan ani bir artış maliyetleri arttırıyor, bu da öngörülen kâr oranlarında da düşüş demek. Hedging kâr oranlarının da azalmasının önüne geçmiş oluyor. Havayolları genelde 6 ay ile 1 yıl arasın da hedging anlaşmaları yapmakta. Bu konuda şirketlerden danışmanlık alınıyor. Örneğin yakıtta artış ön görülüyor. Şirketler alacakları yakıt
miktarını belirleyip fiyat pazarlığı yapıyor.

SATIN ALMA HAKKI

Havayolları isterse pazarlığını satın alarak farklı bir boyuta da taşıyabiliyor. Bu sistem sayesinde havayolları belirtilen bir zaman içinde belirtilen miktarda yakıtı, önceden sabitlenen fiyatlarla satın alma hakkını elde ediyor. Bu sayede yakıt fiyatları kontratta belirlenen miktarı aşarsa, şirket eski fiyattan ödeme yapıyor. Eğer yakıt fiyatlarında ön görülenden daha fazla bir düşüş ortaya çıkması durumunda ‘Collar Yöntemi’ devreye giriyor. Taban fiyat belirleniyor. Bu sayede şirket piyasa fiyatlarının üzerinde ödeme yapmamış oluyor.  Yapı olarak satın alma hakkı işlemine benziyor. Ancak Swap işlemi daha katı kurallara sahip. Satın halka hakkı, havayoluna belli bir süre için de belli bir fiyattan yakıt alma hakkı verir. Swap işlemi havayolunu belirtilen miktar yakıtı, belli bir süre içinde, sabit bir fiyatla satın almaya yükümlü kılıyor. Yani havayolu yakıtı satın almaktan cayamaz.

HANGİ HAVAYOLU NE KADAR HEDGİNG YAPIYOR?

Yazının devamı...

Koltuklar aklandı

12 Aralık 2018

Dünyanın çeşitli ülkelerindeki havacılık otoritelerine son yıllarda 750 binden fazla sayıda şikâyet geldi. Havayolu yolcularının yoğun şikâyeti ekonomi sınıfında koltukların oturma yerlerinin darlığı ve koltuk aralıklarının giderek azaldığı yönündeydi. İlk harekete geçen Amerikan Sivil Havacılık Otoritesi (FAA) oldu. Geniş çaplı bir inceleme başlattı. ABD dışında, ülkeye uçan tüm yabancı havayolları da mercek altına alındı. İnceleme sonunda FAA sözcüsü, mevcut uçak koltuğu boyutlarının yeni standartlar gerektiren bir güvenlik sorunu oluşturduğuna dair hiçbir kanıt bulunamadığını açıkladı. Bu konuda FAA’ye başvuru yapanların şikâyet dilekçelerin de reddine karar verildi.

TAHLİYE SORUNU YOK

FAA, temmuz ayı başında, daha yüksek kapasiteli koltuk konfigürasyonlarının yolcuların, acil bir durumda tahliye edilmesini, gerekli asgari zamanlarda engellediğine dair bir kanıt bulunmadığını da açıkladı. Yani ekonomi sınıfında koltuk aralıklarının tahliyeyi zorlaştıracak bir biçimde olmadığı kararına varıldı. Ancak yine de ABD’de uçan havayolu şirketleri tarafından işletilen uçaklardaki yolcu koltukları için asgari boyutlar belirlemesi talimatını verildi. Kurallar, yolcuların güvenliği ve sağlığı için gerekli olduğunu söyledikleri koltuk eni, genişlik ve uzunluk için minimumları içerecek. Ancak ultra düşük maliyetli taşıyıcıların rekabet gücüne zarar verecek uygulamalara da izin verilmeyeceği açıklandı.

90 SANİYE KISTASI

Ayrı bir gelişmede, ABD Ulaştırma Bakanlığı (DOT) Genel Müfettiş Yardımcısı, FAA’in uçak tahliye prosedürlerini denetlemesi üzerine bir çalışma yürütüyor. Bu çalışmalarla yolcuların 90 saniyede güvenli bir şekilde tahliye edilip edilmeyeceğini, yasal standart olan yolcu sayısının artması, koltukların ebatları ve kabine alınacak bagaj gibi endüstri değişikliklerinin kurallara uygun olup olmadığını da belirlemesi amaçlıyor.

Öte yandan diğer ülkelerin havacılık otoritelerine yapılan şikâyetlerde gereksiz bulundu. Koltuk imalatçıları standart dışı koltuk üretmiyorlar. Uçak imalatçıları zaten bir gövde içine girecek maksimum ve minimum koltuk sayılarını belirliyorlar. Yani sistem birkaç yönden kıskaç altında. Şirketlerin, keyfi bir biçimde koltuk aralıkları ve koltuk boyutları ile oynamaları çok mümkün görünmüyor. Düşük maliyetli taşıyıcılarda da koltuk yerleşimlerinin güvenlik için sorun yaratmadığı da ortaya çıktı.

AŞIRI KİLOLULAR İÇİN SORUN

Yazının devamı...

Uçaklara Japon yapıştırıcısı!

5 Aralık 2018

BİZİM Japon yapıştırıcısı diye bildiğimiz ‘Siyanoakrilat’ çok hızlı yapışır. Ayırmak da zordur. Ancak Japonlar bu sefer havacılık dünyası için yepyeni bir yapıştırıcı geliştirdi. Kompozit gövdeye sahip olacak savaş uçaklarında ilk olarak denenmeye başlayan bu yapıştırıcı sayesinde perçin, vida gibi parçaları bir arada tutan malzemelerin artık kullanılmasına gerek kalmayacak. Özel yapıştırıcı tüm bu görevleri yerine getirecek. Uçaklar hafifleyecek.

31 MART’TA BİTECEK

Şu andaki testlerde uçaklarda yaklaşık yüzde 10’luk hafifleme hedefi yakalandı. Yüzde 10 hafifleme, özellikle de yolcu uçaklarında yapıştırıcının kullanılması ile inanılmaz bir adım olacak. Uçaklar daha az yakıt harcayacak. Gökyüzü daha az kirlenecek. Bu durum bilet fiyatlarına da yansıyacak. Araştırmayı, Japonya Savunma Bakanlığı Satın Alma, Teknoloji ve Lojistik Ajansı (ATLA) ve Mitsubishi Heavy Industries (MHI) ortaklaşa yürütüyor. Araştırmaların 31 Mart 2019’a kadar tamamlanması planlanmakta. Test sürecinde şimdiye kadar herhangi bir zorlukla karşılaşılmadı. Fakat teknolojinin yeni olması süreci yavaşlatıyor.

Kompozitin havacılıkta yoğun olarak kullanılmamasının bir nedeni delinmeye toleranslı olmaması. Teknolojik yapısı gereği kullanılan materyaller birbirlerine vida veya perçinlerle entegre ediliyor. Bunun içinde parçaların matkapla delinmesi gerek. Yapılan bir yanlışlık kompozit parçaların çöpe atılmasına yol açıyor. Bu da üretim maliyetlerini yükseltiyor. Yapışkanın kullanılmasıysa buna son verecek...

KATMANLI İMALATIN AR-GE’Sİ TÜRKİYE’DE

BİR uçak veya helikopter üzerinde en yüksek teknoloji, en pahalı parça motor. Günümüzün motorlarında imalatçılardan inanılmaz yüksek performans, çok düşük yakıt sarfiyatı ile isteniyor. Bu nedenle de uçak motor parçaları çok özel alaşımlarla hayata geçiyor. Bazen kalıplar bu parçaların imal edilmesinde yetersiz kalabiliyor. Sektörün devlerinden General Electric, geçtiğimiz günlerde Gebze’de çok önemli bir araştırma geliştirme merkezini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımı ile açtı. Bu merkezde katmanlı üretim teknolojileri geliştirilecek. Yani nasıl üç boyutlu yazıcıda parçalar imal ediliyorsa, metaller lazer ile katman katman kesiliyor. Oluşturulan eklemeli imalat kalıp kullanmadan tasarlanacak ürünleri adım adım oluşturuyor. Böylece kalıp ve makine maliyetleri ortadan kalkıyor. General Electric’in havacılık bölümünün Gebze’de bulunan Ar-Ge merkezi 2000 yılında faaliyete geçti. 400 mühendis teknoloji ve yazılım konusunda çalışmalar yapıyor. 

KOMPOZİTTEN TERMOPLASTİĞE

Yazının devamı...

Salon Salomanje

28 Kasım 2018

THY’nin yeni satın aldığı Airbus 350-900 ve Boeing 787-9 uçaklarının gelişleri yaklaşıyor. Şirket özellikle business sınıfında devrim sayılabilecek değişikliğe imza atacak. Bu sınıf 1-2-1 koltuk düzeniyle yolcuya maksimum konfor sunmayı hedefliyor. Yani koca gövdeli uçakların ön bölümlerinde pencere kenarında birer koltuk, ortada ise ikili koltuk olacak. Yani Business sınıfı salon salomanje olacak. Bir yolcu diğerini rahatsız etmeden kalkıp oturabilecek. Yeni uçak kabinlerinde tavan ve yan duvarlara yansıtılacak ‘Cappadocia Sunrise’ yani Kapadokya’da gün doğumu ışıklandırması business kabin yapısını destekleyecek. Yeni uçakların ekonomi sınıfında da yolcuya daha fazla alan açmak için düzenlemelere çalışılıyor. Birçok havayolunda görülmemiş yenilikler için çalışmalar sürüyor. Amaç yolcuya daha iyi bir atmosfer sağlamak. Tek koridorlu ve çift koridorlu bütün uçaklarda inanılmaz bir çalışma başlatıldı.

DÖRT KAT BÜYÜME

Ben de geçen günlerde birlikte uçuş yaptığımız THY Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Olmuştur ile konuştum. 1980 doğumlu Olmuştur, THY’de çağrı merkezinden başlayıp her kademede çalışmış. Üniversiteyi İstanbul’da bitirdikten sonra New York, Paris ve Londra’da eğitimine devam etmiş. Her karşılaştığımızda heyecan içinde yenilik ve yeni uçuş noktaları peşinde olan bu genç adam toplam uçuşlardaki değişimi anlattı. Olmuştur, şöyle konuştu: “Dünya sivil havacılık hacminden aldığımız pazar payı son 15 yıl içinde 4 kat büyüdü. Üzerinde yaşadığımız şehrin kıymetini bilince daha güzel bir gelecekten bahsetmek işten değil. Dünya hava trafiğinin yüzde 66’lık bir oranı İstanbul üzerinden geçiş yapıyor. Pergelin bir ayağı bu şehre sabit kalmışken, inovatif davranarak, imkan dahilindeki tüm şehirleri birbirlerine bağlayan köprü vazifesine dönüştük. Bu uçuş ağı sayesinde 15 yılda bağlantılı yolcu sayımız 20 kat artarak 20 milyon yolcu baremini aştı. Yeni havalimanı kapasite olanakları sayesinde bu sayı çok daha artacak. Her gün büyüyen uçuş ağımız 122 ülkede, 304 şehir ve 308 havalimanına ulaştı. OD dediğimiz, kalkış ve iniş destinasyon noktaları arasında da bilet satışlarımız bulunuyor.” Bu istatistik çok bilinmez; ancak böylesi örgün, koordine ve büyük bir ağı kurmak ve sayesinde 100 binden fazla şehri birbirine bağlamak ve bunu yönetebilmek THY’nin haklı bir gururu olsa gerek.


KUZEY IŞIKLARI

Yakın gelecekteki THY projeksiyonunda Avrupa-Uzakdoğu, Ortadoğu-Amerika, Afrika-Amerika ve Avrupa-Amerika yolcu akslarında alternatifler yaratmak hedefleniyor. Freetown (Sierra Leone), Semerkant (Özbekistan), Krasnodar (Rusya) ve sezonsal/mevsimsel olarak Moroni (Komorlar Birliği) noktalarına uçuşları başladı. Yıl sonuna kadar da Banjul (Gambiya) ve Lusaka (Zambiya) şehirlerine tarifeli seferler planlanıyor. Seferler satışa açıldı ve uçuş günü için geri sayımdalar. 2019 içinse THY’nin sürprizi var. Yeni ülkeler, yeni şehirler birbirini izleyecek. Örneğin kırmızı şehir Fas/Marakeş’e 31 Mart itibarıyla uçuşlar başlıyor. Endonezya/Bali ve Finlandiya/Helsinki’den sonra kuzey kenti Rovaniemi uçuş ağına katılacak. Egzotik bir şehir burası. ‘Dünyayı Keşfet’ sloganının derinlemesine hissedilebileceği bir şehir. İlk uçuş da Kasım 2019’da. Kuzey Işıkları orada sizi bekliyor olacak... 4 Nisan’da BAE’de Şarika ve Ekim 2019’de de Mısır’ın Luxor havalimanları THY uçuş ağına dahil olacak. Amerika kıtasında da Meksika’da Mexico City, Cancun, ABD’de 10. uçuş noktası New Jersey -Newark Havalimanı için çalışmalar sürüyor.

Yazının devamı...
Uğur CEBECİ Kimdir?

Yediğin içtiğin senin olsun, gezip gördüğünü anlat’ devri sona erdi! Hurriyet.com.tr Seyahat yazarları dünyayı geziyor… Gördüklerini, yiyip içtiklerini, yaşadıkları tüm maceraları A’dan Z’ye artık burada yazıyor…