"Uğur Cebeci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Cebeci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Cebeci

En uzun uçuş 11 Ekim’de!

18 Temmuz 2018

AIRBUS’ın Singapur Havayolları’nın isteği ile gerçekleştirdiği A350-900ULR uçağı aslında 20 saat havada kalabiliyor. 24 tonluk ekstra yakıt tankı menzilin uzamasını sağlıyor. Bu uçak böylece yaklaşık 16 bin 750 kilometreden fazla uçabilecek. Singapur/Changi ile New York/Newark Liberty Havalimanları arasındaki mesafe bu. Ama uçağın menzili daha fazla tabii. Bir terslik anında üç meydana daha gidebilecek yakıta sahip olacak. Daha önceki en uzun uçuşu Katar Havayolları yapıyordu. Havayolunun Doha-Auckland arası gerçekleştirdiği 14 bin 500 kilometrelik uçuşu da rekorlarda geride kalacak. Singapur Havayolları’nın bu uçuşu ortalama 19 saat sürecek. Bazı meteorolojik şartlarda süre biraz daha uzayabilecek. Şirket, 11 Ekim’de başlayacağı uçuşlarda kullanacağı Ultra Uzun Menzilli (ULR) A350 uçağında 67 ‘businness class’ ve 94 premium ekonomi sınıfı koltuk bulunacak ve bhaftada üç kez uçuş yapacak.

DAHA ÖNCE DE UÇUYORDUSingapur, daha öncen de New York’a duraksız uçuş yapıyordu. 2013’e kadar devam eden bu uçuşlar o zaman kullanılan dört motorlu A340-500 uçaklarındaki yüksek yakıt maliyeti nedeniyle iptal edildi. Bu hatta uçuş Frankfurt aktarmalı olarak Atlantik Okyanusu üzerinden yapılmaya başladı. Ama özellikle Uzakdoğulu yolculardan gelen duraksız uçuş isteklerine Airbus ile Singapur ortak bir çözüm üretti.

AIRBUS İLE MASAYA OTURDUYapılan maliyet hesaplarında A350 900ULR uçağının para kazanabileceği ve kabin içi koltuk ayarlamalarının da 67 ye 94 olarak planlaması uygun görüldü. A350-900ULR gibi bu gelişmiş uçaklarda daha yüksek tavanlar, daha büyük pencereler, ekstra geniş gövde ve ‘jet lag’ durumunu en aza indirecek şekilde tasarlanmış aydınlatma bulunuyor. Bu uçağın şimdilik tek müşterisi ise Singapur Havayolları.

Maksimum kalkış ağırlığı 280 ton olan A350-900ULR, 20 saat boyunca uçuş yapabiliyor. Rolls-Royce Trent XWB serisi iki motorlu uçak için Singapur Havayolları 7 adet sipariş verdi. Toplam da 67 adet A350-900 sipariş veren Singapur Havayolları 21 adet uçağını teslim aldı.

Pasifik Okyanusu üzerinden New York’a uçacak şirket 2 Kasım da aynı uçaklarla Los Angeles’a da uçuşlar yapacak.

Ayrıca, Avustralya ulusal havayolları Qantas’ın da 2022 yılında Londra’ya kesintisiz bir uçuş yapmak için bu jeti satın almayı düşündüğü bildirildi.

Avusturalyalı havayolu şirketi Qantas 2020 yılında bu uçaklarla Sydney-Londra arası uçacak.

Yazının devamı...

Havalimanı savurganlığı yapmayalım

11 Temmuz 2018

KARADENİZ sahillerine bakıyorum. Zonguldak, Sinop, Samsun-Çarşamba, Ordu-Giresun, Trabzon ve Rize Havalimanları… Doğru aralıklarla yapılmış, yapılıyor…

Bu havalimanları, coğrafi yapısı zorlu Karadeniz sahilimiz için yeterli. Deniz üzerinde ve karadaki havalimanlarının yakın gelecekte iyice yoğunlaşacağını sanıyorum. Tarifeli iç-dış hatla birlikte charter yani tarifesiz seferler, yabancı bazı uçakların teknik iniş yani yakıt almak içinde kullanacakları bu havalimanları arasına bir yenisini projelendirmek bile günah olur. Marmara bölgesinde Bursa Yenişehir, Edremit ve Çanakkale gibi noktalardaki havalimanları ihtiyaç için yeterli. Cengiz Topel/İzmit geliştirilebilirler. Araya askeri Bandırma Meydanı da eklenebilir.

İZMİR ÜÇÜNCÜ HUB
3. Havalimanı, Sabiha Gökçen ve kaderi hâlâ bir bölümü ortada Atatürk Havalimanı var. Bence Atatürk Havalimanı en azından Genel Havacılık için bir bölümü iyi projelendirme ile bırakılmalıdır. Kalan kısmı ki çok büyük bir alan şehir parkı olacak zaten. Sabiha Gökçen’in büyüme projeleri ne yazık ki, zamanında başlamadı. İyi yönetilmiyor. Ciddi bir revizyona ihtiyacı var. Ege bölgesinde İzmir Adnan Menderes ağır da olsa uçak trafiği ve yolcu sayısı açısından giderek büyüyor. THY’nin burayı Ankara Esenboğa ile birlikte ikinci ya da üçüncü bir ‘hub’ yani merkez yapması halinde daha da hızlı gelişecek.

Yazının devamı...

Havacılığın Stanford master'lı 'Yıldız'ı

4 Temmuz 2018

HAVACILIK dünyasında ve elektronik sektöründe de adı çok bilinir. Ama aşırı mütevazı yaşamı nedeniyle Silikon Vadisi’nden başlayan serüveni ile başarı hikayesi çok duyulmamıştır. Ferda Yıldız’dan söz ediyorum. İstanbul Saint Joseph Lisesi’ni bitirdikten sonra Cornell Üniversitesi’ne gitti. Elektrik Mühendisi olarak mezun oldu ve sonra Stanford Üniversitesi’nde master yaptı. Ardından bir süre Kaliforniya’da Silikon Vadisi’nde araştırma-geliştirme mühendisi olarak çalıştı. Türkiye’ye 1985’te askerlik için dönen Ferda Yıldız, 1989’da Başarı Elektronik şirketini kurdu. Bugünkü Holding’in temelini attı. Panasonic yayın ekipmanlarının ‘exclusive’ distribütörü oldu. Sonra Nokia, Samsung, LG ve Siemens cep telefonlarının rekor satışlarını yaptı. Ve 2017 yılında kendi ürettiği şirket adını taşıyan KAAN marka akıllı telefonlarını piyasaya sürdü.




AKLI HAVADA BİR İŞADAMI
Ferda bey yine de bütün bu hikâyenin arasına mutlaka havacılığı koydu. Çünkü aklı havadaydı. İyi bir helikopter tutkunu oldu. Bıraksanız uçar ama lisans alacak zamanı olmadı. 1999’da İsveçli bir arkadaşının önerisiyle ilk helikopterini aldı. Havacılık artık onda vazgeçilmez bir tutku olmuştu. İtalyan Agusta Westland’ın (yeni adı Leonardo Helicopters) distribütörlük teklifiyle yeni bir iş kolu oluştu. Kaan Air’in distribütörlüğe başladığı dönemde, Türkiye’de son 10 yılda ‘Agusta marka helikopter’ satışı gerçekleşmemişti. 2005’ten itibaren Leonardo Helicopters Türkiye’deki pazar payını hızla arttırmaya başladı. Kaan Havacılık, 2013’te Russian Helicopters/Kamov distribütörlüğü ve 2017’de de ABD’li iş jeti imalatçısı Gulfstream’in Türkiye Ticari Satışlar Temsilcisi oldu.

Yazının devamı...

Gitmek mi zor dönmek mi?

27 Haziran 2018

3. Havalimanı 29 Ekim’de açılıyor. Bütün sistemin taşınması planlamalara göre 5-6 gün içinde tamamlanacak. Havalimanına ulaşım için taksi filosu da kuruldu. Ama daha şimdiden huzursuzluk başladı. Atatürk Havalimanı’nın da taksi sürücüsüne Ataköy ya da Kocasinan’a gideceğinizi söylediğinizde duyduğunuz ‘uflama-puflama’ sanki burada da uzun mesafe yüzünden olacak. Taksiciler sıralarını bekleyip bir müşteri aldıklarında ciddi uzun bir mesafe yol kat edecekler. Şehir içine girdiklerinde trafikte kalış sürelerine bakıldığında havalimanındaki duraktan çıkan bir taksi merkezine belki en az üç saatte geri dönecek. Bu da taksi sahibinin yeterli bir gelir elde etmesini engelleyecek. Günde bir iki seferle işi bitirecek. Şehre giden taksi çok az bir ihtimal, havalimanı yönüne müşteri bulamazsa boş dönecek. Bu durum daha şimdiden büyük bir memnuniyetsizliği ortaya koyuyor. Şehirden havalimanına yolcu götüren taksiler ise havalimanından yolcu alamayacakları için boş dönecekler. Bu yüzden tarife dışı pazarlıklar, memnuniyetsiz gidiş gelişleri olacak.

ÇÖZÜM İÇİNOysa uzmanlar şehrin belirli merkezlerinde havalimanından gelen taksilerin beklemeye girmesi ve bir aplikasyon üzerinden havalimanı için çağrı yapılmasının sorunu biraz azaltacağı yönünde. Yani havalimanından yolcu getiren taksiler şehrin belli kesimlerinde beklemede kalacaklar. Ya da şehir içi taşıma yapacaklar.

Bu arada havalimanı taksi için oluşturulmuş özel aplikasyona bir çağrı geldiğinde hemen şehir içindeki o bölgeye yakın taksi adrese yönlendirilerek boş dönüşlerin önüne geçilebilir. Böyle bir sistemin kurulmasının yararlı olacağı sanılıyor. Bu sistem şehir içindeki bazı taksi durakları ile anlaşma yapılarak da rahatlatılabilir. Yani belli taksi duraklarından havalimanı için çağrılan taksilerin havalimanından yolcu almalarına izin verilebilir. Şartlar aynen havalimanı taksilerine uygulanan şartlarla aynı olabilir.

METRO NE ZAMAN BİTECEKHavalimanına gidecek metro hattının bitimi ile ilgili kesin bir tarih yok. Kimine göre 6 aydan önce, kimine göre bir yıldan önce bitmez. Böyle bir durumda sadece taksiyle gidildiğinde birçok hat uçak bilet ücretinden fazlası taksiye ödenecek. Yani havayolları yaptıkları kampanyalarda verdikleri fiyatı neredeyse iki kat düşünmek gerekiyor.

THY-TGS CİDDİ BİR OTOBÜS FİLOSU KURABİLİRELBETTE HAVAŞ gibi kuruluşların otobüs işletmeleri daha cazip olabilir. 2011’e kadar A grubu lisansıyla 30 şehir ve havalimanı arasında taşımacılık yapıldı. Çok da başarılı oldu. Sonra buna havayolu şirketlerinin otobüs işletmeleri de katıldı. Ama sonra başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu hatlarda ruhsatları iptal etti. Saçma ruhsatlar verildi. Rekabet kuralları garip kullanıldı. Bu karara başka belediyelerde katıldı. Bir curcuna çıktı. Yeterliliği olmayan şirketlerde bu pazara bir yerlerden girdiler çok da başarısız oldu.

Havalimanlarına yolcu taşıma işi belediye otobüsleri ile yapılabilecek bir iş değil. Yolcunun bavulunun alınması, yüklenmesi gibi önemli bir iş de var. Ayrıca otobüslerin çok daha rahat ve konforlu olması gerekiyor. Klimalarının çalışması, şoförlerin fazla mesaiye zorlanmaması gerekiyor. Şehir içinde şehir dışına çıkıldığında oluşacak sürat farklılıklarının iyi yönetilmesi gerekiyor.

FİLO KURULMALI

Yazının devamı...

Bunlar bizim koltuklar

20 Haziran 2018

KİBAR Holding ve Türk Hava Yolları, 2012’den bu yana yerli uçak koltuğu üretiyorlar. Kibar Holding kamyonlarda şoför koltuğu üretiminde ciddi bir güce sahip. Yapmış, başarmış ve bütün testleri geçmiş. Şimdi büyük markalar için uğraşıyor. Yani hemen her ünlü kamyon için pazara girmeyi hedefliyor. Holdingin ana konusu alüminyum. Folyodan saca kadar geniş bir yelpazede üretim yapıyor. THY ile ortak şirketin adı TSI (Turkish Seat Industries) Uçak Koltuk Üretim San. ve Tic. AŞ... İşin Kibar Holding tarafında CEO Haluk Kayabaşı var. Hobileri olan renkli bir insan. İnanmışımdır, hobileri olanların yaratıcılıkları da iyi oluyor. Düşleri de daha hızlı gerçeğe yolculuk yapıyor. THY tarafında işin patronu Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı. Şirketin Genel Müdürü ise Suat Sağıroğlu.

TSI’IN SATIR BAŞLARI- TSI, EASA ve FAA yetkileri ile üretilen uçak koltukları A320, A330, B737 ve B777 uçak serilerinde kullanılıyor. TSI, PMA yetkisi (Parts Manufacturing Authority) ile uçak koltuğu yedek parçaları üretimi yapıyor ve 145 sertifikası ile de bakım hizmetleri veriyor. İstanbul’da ve ABD’de Utah’da iki üretim hattına sahip. 

- İstanbul Sabiha Gökçen Hava Limanı’nda bulunan Türk Hava Yolları’na ait HABOM’daki (Havacılık Bakım Onarım Merkezi) bin metre karelik yeni tesislerinde dizayn, mühendislik, üretim ve Ar-Ge faaliyetlerine devam ediyor. 

- Koltukların tüm Ar-Ge süreci, Assan Hanil tesislerinde yürütüldü. Uzun menzil ekonomi sınıfı koltuk tasarımını tamamlayarak Airbus’a teslim eden Assan Hanil’in, Boeing ve Airbus için ürettiği koltuklar, halen bu uçaklarda kullanılıyor.

- TSI, ilk yerli tasarım uçak koltuklarının teslimatını 2014’te başladı. Eylül 2015’te Airbus’a ve Ekim 2016’da ise Boeing’e ilk koltukların teslimatları gerçekleştirildi. Bugüne kadar 77 uçaklık koltuk üretildi. 245 uçaklık sipariş alındı.

- 2025’te dünyadaki ilk 5 üreticiden biri olmak hedefleniyor. Tedarikçilerinin yüzde 80’i Türk firmalar olan TSI’in 2018’de 8.5 milyon Euro’luk, 2019’da da 45 milyon Euro’luk ciro hedefi bulunuyor. Şirketin kapasitesi, HABOM tesislerinde yıllık tek vardiya ile çalışıldığında 10 bin, iki vardiya ile çalışıldığında ise 15 bin adet koltuk.

Yazının devamı...

Do&Co geri dönüyor

13 Haziran 2018

TURKISH&Doco şirketinin Do&Co kanadının patronu Attilla Doğudan bir yol ayrımına gelmişti. Hırçın dönemde THY Singapur Hava Yollarının ikram şirketi SATS ile görüşmelere başlamıştı. SATS birçok konuda garanti vermesine rağmen birçok konuda da ortaklığı belirsiz bırakmıştı.

Bizim coğrafyamıza uygun üretim yapmayan ve THY’ye de özel müşteri ilgisi gösterip göstermeyeceği belli olmayan SATS ilişkisi uzun bir süre geçmesine rağmen kesin bir anlaşma ile noktalanmadı.

3. havalimanına taşınma süreci giderek kısalırken THY’nin ikramı sonuçlandırmamış olması da ciddi bir risk olarak görünüyordu. Yaratıcı menüleri ile bir dünya markası haline gelen Do&Co İngiliz Hava Yolları’ndan Emirates’e kadar birçok hava yolunun önemli merkezlerde ikramını veriyor. Hatta o kadar ileri gitti ki, dünyanın en büyük ikram şirketi olan Lufthansa Sky Cchefs (LSG) olmasına rağmen Lufthansa ana üssü Frankfurt’ta en özel yolcu salonunun ikramını Do&Co’dan almaya başladı.

Dünyada gökyüzüne taze yemeği taşıyan kuruluş olarak bilinen Do&Co Münih stadındaki maçlardan tutunda Formula 1 ya da diğer uluslararası yarışlara kadar her yerde taze yemek yapıyor. Birçok hava yolu şirketi ise ana üslerinin dışındaki merkezlerde yaptırdıkları donmuş yemekleri uçaklarına taşıyorlar. Sırf maliyeti düşürmek için yapılan bu donmuş yemek oyunu Attilla Doğudan’ın işi kaybetme pahasına da olsa aslan kabullenmediği bir şey...

THY dünyada uçak filo yaşından çok kabin içi hizmeti ile tanınıyor. Verdiği ikram çeşitliliği dışında lezzet ve hijyen şartlarındaki yükseklik ile daima ödüller alıyor. Birçok Türk yemeğini doğru yorumlayarak 10 bin metrede uluslararası hale getiren Do&Co’nun da yarattığı lezzetlerle evde bir davet verir gibi yolcular ağırlanıyor.

EL SIKIŞACAKLAR

Yazının devamı...

Uçaklar full+full

6 Haziran 2018

BÜTÜN hatlarda doluluk oranlarının yükselmesi elbette yazla birlikte bekleniyordu. Ama beklenmeyen, doluluk oranlarının çok hızlı artmasıydı. Uçak bilet fiyatlarında her zaman kampanyalar oluyor ama fiyatlarda ciddi bir düşüş olmuyor. Yaz başında hiçbir havayolu şirketi ciddi bir indirim yapılmıyor. Doluluk sorunu olan hatlarda yapılan kampanyalarda bile fiyatlar yüksek.

UCUZ BİLET HAYALİBiletler ucuzluyor ya da ucuzlayacak sloganları tamamen bir hayal. Bence bu zamanlarda kimsenin hayal satmaması gerekir. Zaten doluluklar yüksek, yolcuları temelsiz kampanyalarla rahatsız etmek mantıksız. Güvenlerini de sarsmamak lazım. Üçüncü Havalimanı’na geçildiğinde bilet fiyatlarının ucuzlayacağı iddiaları da bir temele dayanmıyor.

Aksine 3. Havalimanı’nda birçok giderin fiyatı yükseliyor. Havayolu şirketleri bu durumdan rahatsız ama bir taraftan da işletmeciler yaptıkları yatırımın riskini paylaşmak istiyorlar.

Yani bundan sonra petrol fiyatları yerle bir olmadıktan sonra bilet fiyatlarının ucuzlaması mümkün görülmüyor. Gelip geçici de olsa kampanyaları izleyip, belli fırsatları yakalamak mümkün. Ama bu fırsatlar çok az sayıda bilet için oluyor. Yani çok az yolcu yararlanabiliyor.

BİLETLER UCUZLAMAYACAK ÇÜNKÜ YAKIT FİYATLARI ARTIYORHEP uçak bilet fiyatlarının düşeceği iddiaları ortaya atılıyor. Ama yakıttaki gelişmelere bakınca bu mümkün görünmüyor. Petrol fiyatları, son yıllara baktığımızda en yüksek seviyeye 2015’te ulaşmıştı. Bir ton uçak yakıtının fiyatı 701 dolara ulaşmıştı. Havayollarının endişe ile yaklaştığı bu dönemin ardından ton fiyatı 2016’da 570 dolara kadar düştü. Geçen yılı da 581 dolarla kapadı. Havayolları son iki yılda yakıt açısından şanslıydı. Ancak bu yıl ilk çeyrek raporları petrol fiyatlarındaki yüzde 9’luk artışa dikkat çekiyor. Tahminler, yıl sonuna kadar artışın yüzde 20’yi aşabileceğini gösteriyor. Beklentiler yüzde 24’e kadar çıkıyor. Örneğin; Türk Hava Yolları’nın yıl sonunda bir tonluk uçak yakıt fiyatı tahmini 633 dolar. Bu trendin 2019’da nasıl devam edeceği merak konusu… Havayolları, yakıtları için yıllık veya çok uzun dönemli anlaşmalar yaparak fiyat alıyor. Fiyat dalgalanmalarından etkilenmemek için ‘hedge’ denilen yol izleniyor. Uçak yakıtı ton fiyatı sabitleniyor. Pazardaki gelişimi iyi tahmin eden şirketler ‘hedge’ olarak adlandırılan bu yoldan ciddi kâr edebiliyor. Aksi halde ise bilançoya zarar olarak yansıyor.

 

Yazının devamı...

Uçakların içi temiz mi?

30 Mayıs 2018

Bu sorunun üzerinde araştırmalar yaptım.

Uçakların içi temiz mi?Hayır.

Yeterince temizleniyor mu?Hayır.

Temizleme ekipleri gerçekten profesyonel mi?Hayır.

Kullanılan temizlik ürünleri evdekilerden, sanayiden çok daha iyi ve özel mi?Hayır.

Evet ne yazık ki bu konuda sorulan soruların çoğunun cevabı ‘hayır’ çıkıyor.

Önce yemek masalarından başlayalım...

Yazının devamı...
Uğur CEBECİ Kimdir?

Yediğin içtiğin senin olsun, gezip gördüğünü anlat’ devri sona erdi! Hurriyet.com.tr Seyahat yazarları dünyayı geziyor… Gördüklerini, yiyip içtiklerini, yaşadıkları tüm maceraları A’dan Z’ye artık burada yazıyor…