"Şahver Kaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Şahver Kaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Şahver Kaya

Dijital Dönüşümde toplumsal sağduyu nasıl oluşur? - 2

10 Ekim 2019

Derya: Dijital Dönüşümde KOBİ’lerin önemi büyük. Yatay entegrasyonun bir gereklilik olduğu bu dönüşümde tedarikçinizden müşterinize tüm partilerin etkileşimi önem kazanıyor. Şirketlerin tek başlarına bu dönüşüm yolculuğuna çıkması yeterli değil. Ekosistemde dönüşümün gerçekleşmesi gerekiyor ve KOBİ’ler bu ekosistemin %99’unu oluşturuyor. O sebeple yayılımın sağlanması çok önemli. Ancak burada da çok değişkenlik gösteren olgunluk seviyelerinde şirketlerimiz var. 

Son 2 senedir yol haritalarını oluşturmuş ve projelere başlamış, yeni iş modelleri konusunda yol almış şirketler olduğu gibi henüz farkındalık aşamasına gelmemiş şirketler de var. Gündemimiz krizler ve varolma mücadelesi iken maalesef geleceği şekillendirmek ve dijital dönüşüm yolculuğuna başlamak ikinci planda kalabiliyor. KOBİ’lere ücretsiz dijital dönüşüm olgunluk seviyesi ölçümlemesi yaparak bir yol haritası çıkaran ve teknoloji partnerleri ile KOBİ’leri bir araya getiren Dijital Dönüşüm Merkezi projelerinde dahi yeterli başvuru sayısına ulaşmakta güçlük çekebiliyoruz.

Birçok şirket özellikle kriz dönemlerinde kaynak sıkıntısı yaşarken günlük operasyonlardan sıyrılıp stratejik konulara kaynak ayırmakta zorlanıyor. Yine birçok projede yatırımın geri dönüşünü hesaplamanın zorluğu veya sürelerin uzun olabilmesi yatırım kararlarını almak konusunda tereddüt yaşatabiliyor şirketlere. Yine de en büyük engelin kültür ve insan faktörü ve değişim korkusu olduğunu düşünüyorum. 

Şahver: Genel olarak ülke yönetimi ve yerel yönetimlerin destekleri yeterli mi? İyileştirmeler ne yönde olmalı?

Derya: Aslına bakarsan daha yolun başındayız. Ülke yol haritası oluşturuldu ancak ilerleme istediğimiz hızda değil henüz. Birçok teşvik ve hibe programları oluşturulmaya başlandı ancak buralarda kaynakları doğru projelerle buluşturmak asıl önemli olan.

Dijital Dönüşüm Merkezleri / Dijital Teknoloji Merkezleri ile deneyim ve tecrübelerin paylaşılması en az teşvik ve hibeler kadar önem arz ediyor bu sebeple. Burada yönetimler, üniversite, sanayi, sendikalar, kalkınma ajansları ve STK’ların iş birlikleri çok kıymetli. Bu yönde daha çok iyileşmeye ihtiyaç var.

Şahver: Üniversitelerin Endüstri 4.0 konusuna yaklaşımı nasıl? Bu konuda araştırma yapan bilim adamları hangi üniversitelerde yoğunlaşmış durumda?

Derya:

Yazının devamı...

Dijital Dönüşümde toplumsal sağduyu nasıl oluşur? - 1

2 Ekim 2019

Bunu yapamadık.

Ama bugün elimizde bir fırsat var.

Dijital ekonomi ve dijital dönüşüm paradigmalarının toplumsal bir karşılığı olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Burada bir sağduyu oluşmasını sağlamak olmalı amaç.

Bunun için sistematik bir şekilde dönüşümün ve dijital ekonominin ülkenin bütününde anlatılması ve konuşulması gerekiyor.

Özellikle Anadolu’da dijital ekonomi ve dönüşüm konusunda oluşacak yeni anlayış dijital ekonomi konusunda toplumsal sağduyunun oluşmasını sağlayacaktır.

Tüm zamanını bu konuları konuşmak için Anadolu’yu dolaşarak harcayan Derya İren’den daha iyi biri olmazdı bizimle bu konuyu paylaşacak. Bu hafta ve önümüzdeki hafta Derya’dan ülke çapında yaptıkları çalışmaları dinleyeceğiz.

Şahver: Derya kendini kısaca tanıtabilir misin?

Derya: 1980 İstanbul doğumluyum. Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme bölümü mezunuyum. 18 yıldır Siemens Türkiye’de çalışıyorum. IT Çözümleri ve Servisleri, Kalite Yönetimi, Kurumsal Bilgi Teknolojileri bölümlerinde çeşitli görevler aldıktan sonra 3 yıl Enerji Sektörü, 4 yıl da Ülke genelinde İş Mükemmelliği Yöneticiliği yaptım. Yaklaşık 2,5 senedir de Dijitalizasyon ve Endüstri 4.0 konusunda şirket sözcülüğünü yürütüyorum ve bu vesileyle de birçok şehirde üniversiteler ve iş dünyası ile bir araya geliyorum.

Yazının devamı...

Geleceğin mesleğini buldum!

25 Eylül 2019

Gayet rahat bir hayatları vardı. 30’lu yaşlarının tam ortalarında, sağlıkları yerinde, hayatın tadını çıkarmaya çalışıyorlardı. Gelin görün ki bu iki akıllı insan yaklaşmakta olan dönüşümü de yavaştan yavaştan hissediyordu. 

Ebru muhasebeci olarak 5-10 yıl sonra iş bulmasının ne kadar zor olacağının farkındaydı. Teknoloji o ve takımından daha verimli sonuçları ortaya bugün bile koyabiliyordu. Bırakın 5-10 yıl sonrasını.

Öte yandan Gökhan ise işinde başarılı olmak için artık beş günün yetmeyeceğini, yedi gün çalışması gerektiğini ve başarısının müdürlerinin kararlarına bağlı olacağını net görüyordu. İkisi de gelecekleri konusunda sürekli son üç yıldır dertleşiyorlardı.

Artık bir karar verilmesi gerekiyordu. 2018 yılında ani bir kararla ikisi de işlerini bırakıp popülerleşmeye başlamış bir Ege köyüne taşındılar. Daha sonra bu köyde bir mekân bulup kendi kafelerini açtılar. Sabahları servis ettikleri Ebru’nun evde kendi yaptığı poğaça ve böreklerle kısa zamanda isimlerini duyurdular. Şimdi o şirin Ege köşesinde müşterileri ile birebir ilişki kurarak markalarını büyütüyorlar. Keyifleri de oldukça yerinde görünüyor.

***

Bu sadece Türkiye’de karşılaştığımız bir durum değil.  

 

Bu global bir fenomen.

Yazının devamı...

Apple iş modelini mi değiştiriyor?

17 Eylül 2019

Dijital ekonominin tüm temel altyapıyı hızla dönüştürdüğü bugünlerde son 40 yılın en başarılı şirketinin de kendini dönüştürme sürecinde olduğunu görüyoruz. Her zaman her şeyi büyük gizlilik içinde gerçekleştiren bu şirket bu konuyu konuşmuyor ama son etkinliklerindeki duyurularında satır aralarını okuduğumuz da bu dönüşüme dair güçlü sinyaller net çıkıyor karşımıza…

Geçen hafta San Francisco’da Apple her yıl yaptığı gibi yeni ürünlerin lansmanını gerçekleştirdi. “Sadece inovasyonla” yazıyordu davetiyede.

 

Steve Jobs’un Apple’dan ve bu dünyadan ayrıldığı günlerden bu yana neredeyse her Apple lansman günü medyada hayal kırıklıkları yaratır. Bu neredeyse bir Apple lansman günü geleneği haline gelmiştir desek yeridir. Bu yıl da durum aynıydı. Lansmanı yapılan iPhone 11 kameraları telefonun arkasına rastgele yapıştırılmış görüntüsü ile pek bir yaratıcılık sergilemiyordu. Toplantıda yer verilen ürünler o 2000’li yılların başında Jobs’ın sunduğu ürünlerle aynı ismi taşıyan ama daha sıradan ürünlerdi. Şirket yönetimi yaratıcılığın eksikliğini Çin’de karşılaştığı zorluklardan da çok net anlamaya başlamıştı son yıllarda.

Dünyanın her köşesinde iPhone ürünleri statü göstergesiyken, Çin’de Apple aynı koşulları yaratamamıştı. Çin’de sıradan bir emtia olarak değerlendirilen iPhone markalı ürünler, fonksiyonel çerçevede ve dizayn bakımından özellikle Çinli ürünlerle yarışa giriyor ve çoğu zaman da geride kalıyordu.

Geçen haftaki etkinlikte yapılan saat ürünlerindeki yenilikler son derece inovatif olsa da diğer donanım ürünleri için aynısı geçerli değildi. Saatteki yenilikler ve çaba rakamlarla da kendini gösteriyordu. Apple Watch ve AirPods’daki gelirler bir yıl içinde 11 Milyar dolardan 22 Milyar dolara çıkmıştı. Şirket aynı zamanda servis alanındaki gelirlerini de 23 Milyar dolardan 43 Milyar dolara yükseltmişti son bir yıl içinde.

Öte yandan CEO Tim Cook etkinlikte yaptığı sunumda iPhone’larda yavaşlayan talebe hafifçe değinmişti. Aslında belki bu toplantının en büyük haberlerinden biriydi ama satır aralarında kayboldu gitti.

Satışlardaki bu yavaşlamanın sonucu karşımıza indirim olarak çıkıyor. Yeni iPhone’larla birlikte önceki versiyonlarda en azından 50 dolarlık bir indirim dikkat çekiyor.

Yazının devamı...

Tarımın Silikon Vadisi’ni yaratmaksa amaç …

3 Eylül 2019

30 yıl sonra dünya nüfusu 10 milyarı aşmış olacak.

Tarımda daha az kaynakla, daha fazla üretimi öğrenebilen ülkeler en güçlü ülkeler arasında bulunacak.

Tarım teknolojileri önemli. Daha çok tartışmamız gerekiyor.

Tarım şu anda teknolojistler arasındaki en sıcak konuların başında geliyor.

Zira traktörden bu yana çok ciddi inovasyonların olmadığı bu alanda yapay zekâ, 5G, nesnelerin interneti gibi teknolojiler, birçok konuda imkansızı, imkanlı hale getirme potansiyeline sahip.

Yeni teknolojilerden cesaret alan bazı ülkeler, tarım teknolojilerini önceliklendirilmiş alanlar arasına alarak, ülkelerine daha bereketli ve verimli bir gelecek hazırlama yolunda adımlar atıyor.

Çin bu ülkeler arasında en çok çalışanların başında, son dönemde bu konuda çok stratejik adımlar atıyor.

Çin para birimi yuan’ın başına gelmeyen yok bugünlerde. ABD başkanı Trump’ın neredeyse her tweetinde yuan değer kaybetmeye devam ediyor. Yuan 2008 Ocak ayından bu yana gördüğü en düşük değerlerde. Ama Çin’in tek derdi bu değil.

Yazının devamı...

Derin Teknoloji kimin işi?

6 Ağustos 2019

İki yılın sonunda Zhou orta öğretim sınavında %85 seviyesinde yüksek bir başarı kaydetti.

***

Bugünlerde bilmem farkında mısınız ama enteresan bir trend söz konusu. Herkes teknoloji konuşuyor. Teknoloji öğreten okullar kuruluyor. Milli öncelikli teknoloji alanları belirlenmeye çalışılıyor. Elini taşın altına koymak için sabırsızlananlar var. Peki kimin, ne için elini taşın altına koyması gerekiyor?

Dijital ekonomi, dijital vergiler gibi uygulamalar hızla gündeme geldikçe ve günlük hayatın parçası oldukça, dijital ekonomi daha detaylı irdelenir hale geldi ve geliyor.

Dünyanın değişik köşelerinde büyük yatırımcıların bir kısmı derin teknolojilere yatırım yapmayı konuşuyor. Altyapı problemlerini bizim çözmemiz gerekiyor diyorlar. Ancak kimse kalkıp elini taşın altına koyamıyor. 23 Nisan’da bu köşede yer verdiğimiz Genom projesi gibi gerçekten altyapısal karaktere sahip derin teknolojiler bunlar.

Bu durumda derin teknoloji kavramından ne anlamamız gerektiğini tartışmanın yararlı olacağına inanıyorum.

Bilgi ve iletişim teknolojilerinde “venture capitalist” olarak bilinen yatırımcı firmalar teknolojiye yatırım yapmaz. Bu firmalar teknolojinin ortaya koyduğu ticari iş modellerine yatırım yapar.

Örneğin

Yazının devamı...

Dijital Ekonomi köşesi 2 yaşında – Son bir yılda neler konuştuk?

17 Temmuz 2019

Örneğin şu anda dünya 5G devlerinden Qualcomm’un eski bir yöneticisi ile bir proje üzerinde çalışıyorum. Yapay zekâ konusunda dünyanın önemli bir bilim adamının Beijing’de kurduğu girişime danışmanlık yapıyorum. Blokzinciri konusunda danışmanlığını yaptığım çok sayıda proje var yurt dışında. Sağlık sektöründe değişen iş modellerini Standfordlı bir grupla çalışıyorum bir yatırım grubu için.

Teknoloji ile Türkiye’nin de imkansızları mümkün hale getirebileceğine inanıyorum. Bu köşede sizlerle bu inancımı paylaşıyorum her hafta.

Milli dijital ekonominin temel taşlarını nasıl şekillendireceğimizi ve dünyada bu işlerin nasıl yapıldığını paylaşmaya gayret ediyorum.

Son bir yıl içinde 5G kaynaklı küresel tansiyonlardan, Dijital İpek Yolu yazı dizisine, Rusya’nın dijital ekonomi atılımlarından, Türkiye Dijital Endeksi oluşturulmasını öneren yazımıza kadar farklı konuları kaleme aldım.

Kısaca göz atalım …

16 Nisan’da milli dijital ekonomi yolunda atılabilecek en önemli adımlardan birinin bir endeks oluşturarak işe başlamak olduğunu yazmıştım. Yerel yönetimlerin de bu endeksle çalışmalarının ölçülüp değerlendirilmesinin önemine işaret etmiştim. Ölçmediğinizi iyileştiremezsiniz öyle değil mi? http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/sahver-kaya/turkiye-dijital-ekonomi-endeksi-41183972

Akıllı şehir çözümleri hem ülke ekonomisini, hem de bireylerin hayatlarını daha verimli hale dönüştürme potansiyeline sahip. 5 Mart’ta 5 akıllı şehir çözümüne yer vermiştim bu köşede. http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/sahver-kaya/5-akilli-sehir-cozumu-41137952

5 Şubat’ta veri ekonomisinin altyapısını 5G ağı sağlarken, çerçevelerini blokzincirinin belirleyeceğini yazmıştım.

Yazının devamı...

Milli 5G Adımları - 3 | “Teknik Direktör Kim?“

3 Temmuz 2019

Çin dijital altyapıda küresel dominansa koşarken ABD kendi içinde güç birliği istiyor.

Çinli lider 5G markası tüm dünya dijital altyapısını ele geçirmek üzere çalışıyor. Tüm ülkelerde büyük takımlar kuruyor ve “yerli” leşmeyi hedefliyor. Türkiye’de de.

ABD 5G’yi en hızlı şekilde yaygınlaştırabilmek ve kaynakları doğru kullanabilmek için Sprint ve T-Mobile gibi iki dev mobil operatörünün birleşmesini tartışıyor.

Türkiye de milli dijital altyapının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda açık ve net olarak çizilmiş bir yol haritası henüz yok.

Massachusetts Institute of Technology(MIT)‘de seminer vermek için bulunduğum 2016 yılının mayıs ayında MIT’de gerçekleşen “5G Day” toplantısında bu teknolojiyi AB ve ABD’den gelen endüstri uzmanlarından ve MIT fakülte üyelerinden detaylı dinleme imkânım olmuştu. 5G’nin use case (kullanım alanları)’nın çok çeşitlilik arz edeceği ve ekonomilerin büyümesinde nasıl bir itici güç olacağını o toplantının ana temasıydı.

2016 yılının mayıs ayında 5G Türkiye’de konuşulmuyordu.

Biz 3G'den 4.5G'ye atlamıştık tam o günlerde.

Türkiye’nin yazılım devi ve 2018 Türkiye İnovasyon Şampiyonu Havelsan’ın organize ettiği ve BTK’nın ev sahipliğinde gerçekleşen

Yazının devamı...