"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Ailem beni kuzenimle evlendirmek istiyor

25 Mayıs 2017

 Merhaba Güzin Abla, ben 22 yaşında üniversite öğrencisi bir genç kızım. 3 yıldır duygusal beraberlik yaşadığım bir erkek arkadaşım var. Öte yandan teyzemin oğlu da beni seviyor ve evlenmek istiyor.
Ben Doğuluyum, bizim orada akraba evlilikleri yadırganmaz. Bu yüzden diğer teyzemler ve neredeyse tüm anne tarafım bu evliliğin olmasını istiyor.
Ama tabii benim bir sevgilim olduğundan haberleri yoktu.
Bir gün küçük teyzem o çocukla evlenmem için bana baskı yaparken, ben de bu konuda daha fazla ısrar etmesin diye bir sevgilim olduğunu söyledim.
Sonra teyzemin bu durumu anneme anlatmasından çekinip, annemle kendim konuştum.
Tahmin edersiniz ki ilişkimi bitirmemi istedi, çok üzüldü ve ağlamaya başladı. Bu sırada babam annemin ağladığını gördü, neler olduğunu öğrendi. Bana o kişiyle hiçbir şekilde ilişkim olamayacağını söyledi.
Çünkü akrabalarımın o yörenin insanlarıyla aralarında geçen bir olay, karşılıklı kin ve öfke yaratmış.

Yazının devamı...

"Çirkin" yorumları ilişkimizi bitirdi

24 Mayıs 2017

Merhaba Güzin Abla, ben de sana hikayemi anlatmak istiyorum, umarım doğru yapıyorumdur.
Ben 20 yaşındayım. İki yıllık bir nişanlılık dönemim oldu, öncesinde de arkadaştık... Nişanlım çok çirkin biriydi ama bana çirkin gelmiyordu.
Dışarıdan bakan herkes bana hiç yakışmadığını söylüyordu.
“Nasıl yüzüne bakıyorsun?” gibi çok kötü yorumlar yapıyorlardı.
Beni çevremde herkes beğenir, dikkat çeken biriyimdir.
Neyse... Ben bu söylenenlere tabii ki kulak asmadım ama nişanlımın bir şekilde kulağına gitmiş.

Yazının devamı...

Kardeşlerinin zihinsel engelli olması beni endişelendiriyor

23 Mayıs 2017

 Merhaba Güzin Abla... Bir çıkmaza girdim, ne olursun akıl ver bana. Yazılarınızı üç aydır takip ediyorum. Çok samimi ve yerinde yorumlar yapıyorsunuz. Bu yaptığınız iyilikler boşa gitmeyecektir eminim. Ben 28 yaşında bir gencim. Yaklaşık 8 ay önce bir kızla tanıştım, ona karşı çok güzel duygular besliyorum. Abisi benim samimi arkadaşım olduğu için konuyu ona açmaya korktum. Askere gidip döndükten sonra cesaretimi toplayıp abisiyle konuştum, o da olumlu yaklaştı.Daha sonra annemle beraber evlerine gittik. Kızla da konuştum, o da istekliydi. Birbirimize bağlandık, sevdik, aşık olduk. Babam işlerinden dolayı pek eve uğramaz ama eve gelince ona da söyledim. Ama daha sonra annem ve babam benim de korktuğum şeyi hatırlattı. Sevdiğim kızın abilerinden biri ve iki ablası zihinsel engelli. Bu hastalık genetik olabilir mi diye endişeleniyorum. İleride çocuklarımız da böyle olabilir mi diye korkuyorum. Ben çocukları çok seviyorum. Evlenince Allah kısmet ederse birkaç çocuğum olmasını istiyorum. Abla ne olursun yardımcı ol. Bu konuyu araştır.Ben onun üzülmesini de istemiyorum. En kısa zamanda cevap ver, çok geç olmadan.◊ RUMUZ: YARDIMA MUHTAÇ

Sevgili oğlum, ünlü “Lancet” dergisinde bilimsel bir çalışmanın sonucu yayımlandı. O çalışmaya göre, kontrol grubunun genetik özelliklerini inceleyen bilim adamları, vakaların yüzde 55’inde zihinsel engele neden olan genlerin ebeveynler tarafından aktarıldığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığını ortaya çıkarmış.
Zürih Tıbbi Genetik Enstitüsü uzmanları, çalışmaların çocukları zihinsel engelli olan ve diğer çocuklarının da engelli doğmasından endişe duyan ailelere umut verdiğini söyledi.
Artık zihinsel engele kalıtımsal nedenlerden çok tesadüfi mutasyonların sebep olduğu ortaya çıktığından, zihinsel engelliliğin ancak yüzde 5’inin genetik yapıyla ilgili olduğu kabul ediliyor.
Bugün Amerika’da 600 çocuktan birinin annenin özellikle gebeliğin ilk üç ayında yoğun alkol alması ile meydana gelen durumdan etkilendiği biliniyor.
Ayrıca uyuşturucu kullanmanın ve sigara içmenin de zihinsel engelliliğe benzer durumlar ortaya çıkardığı bilinmekte.
Annenin gebeliği döneminde geçirdiği bazı enfeksiyon hastalıkları da bebeğin zihinsel engelli olmasına neden olabiliyor.

Yazının devamı...

Kediye elektro şok tabancası ile işkence yapıyorlar

20 Mayıs 2017

 Merhaba Feyza Hanım, Ankara’nın Çayyolu semtinde bulunan sitemizde yaşanan vahşeti size anlatmak istiyorum.
Sitemizde oturan bir kiracı taşınırken zavallı ev kedisini sokağa bıraktı. Ben, bu kedinin bakımını site içerisinde üstlendim.
Ancak sitemizin yeni kiracı ailesi bu zavallı kediye eziyet etmeye başladı.
Taş, sopa derken son olarak kediye elektro şok tabancayla işkence yaptıklarını kamera görüntülerinden tespit ettim.
Komşuluk adabı içinde onlara bu kedinin evcil olduğunu, sokakta yaşamaya alışkın olmadığı için sığınacak yer aradığını anlattım.
Fakat bu açıklamanın bir faydası olmadı.
Öte yandan elektro şok tabancaları, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komitesi, İnsan Hakları İzleme ve Uluslararası Af Örgütü tarafından işkence aracı olarak kabul ediliyor.

Yazının devamı...

Baldızım çok nankör

18 Mayıs 2017

 Merhaba abla... Ben 26 yaşında, 9 aylık evli bir gencim. Eşimle severek evlendik. Şu anda da çok mutluyuz. Ama babası baştan beri istemedi bizi. Şimdi de konuşmuyoruz.
Anne-babası ayrı eşimin, bir tek kız kardeşi var. O da eşimle tanıştığım günden beri soğuk bana...
Buna rağmen 9 aylık evlilik sürecimizde baldızım çok gitti geldi evimize, hep bir abi olarak yaklaştım ona.
Üçümüz sinemaya gittik, gezmeye gittik. Hatta biz tatile çıkacağız bu yaz, hadi eşimin tek kız kardeşi diye ona da tatil ayarladım. Söyledim ona, bir teşekkür bile etmedi.
O üniversite son sınıfta ve 20 yaşında. Ama sorumsuz biri, kimseyi takmaz. Üzülmüşsün kırılmışsın, umursamaz, özür dilemez. Garip davranışları var.
Mesela 2 ay önce yeni bir işe girdim, sabahları aynı metroya biniyoruz.
Ona “Aynı saatte okula gidiyorsan sabahları beraber gideriz” dedim.

Yazının devamı...

Unutturma Allah'ım

16 Mayıs 2017

 Allah’ım, bana seni unutturma... Ola ki unuttuğumu düşünürsen, beni çarp duvarlara... “Ben buradayım ey kulum. Sen neredesin? Hatırla beni... Seni nasıl yarattığımı... Seni nasıl akıllı kıldığımı... Damarlarından akan kanı mütemadiyen nasıl kalbinden pompaladığımı... Duygularınla, seni nasıl sevindirip nasıl da ağlattığımı...”
Unutturma ki içim yaşam sevinciyle dolsun taşsın.
Göreyim her açan tohum tanesindeki inanılmaz enerjini. Mucizeni. Unutturma Allah’ım kendini.
Unutmak... İnsanoğlunun bazen en inanılmaz nankörlüğü... Bazen de en iyileştirici duygusu... İkisi arasında gidip geldiğim en kritik dönemdeyim anam...
Unutmak istiyorum bazen seni... Bazense utanıyorum seni unutma çabalarımdan...
İyileştiğimi zannediyorum seni unutmaya çabalarken...
Sonra utanıyorum kendimden...

Yazının devamı...

Kızım benden nefret ettiğini söylüyor

15 Mayıs 2017

 Sevgili Güzin Abla, ben 33 yaşında ve bir kız çocuğu annesiyim. Kızım 15 yaşında, beş yıl önce babası ile boşandık.
Kısaca hikayemi en başından alacak olursam... Küçük yaşta aşk sanıp yanlış bir evlilik yaptım, sonra da evliliğimizde hiçbir şey yolunda gitmeyince boşanmak istedim.
Eşim de bu duruma direnmedi. Hayatımı kazanmak için de çalışmaya başladım.
Şimdi doğru düzgün bir işim var. Ama bu süreçte kızıma pek vakit ayıramadım. Oysa ki ben de her anne gibi kızımla daha fazla ilgilenmeyi isterdim.
Her annenin hayali değil midir, çocuğunu okula hazırlayıp, beslenmesine her gün evde yaptığı kekler börekler koyup sonra okuldan dönüşünü bekleyip, ona güzel bir ev ortamı hazırlamak...
Ama ben bunları yapamadım, bunları yapabilmek için işten ayrılmam gerekirdi. Ancak ayrılamazdım çünkü çalışmak zorundaydım. Ona sadece haftanın iki gününü ayırabildim.
Tek başına hayatla mücadele ederken yaşadığım stres davranışlarıma da yansıdı.

Yazının devamı...

Sensiz yaşamayı bilmediğimi söyleyebilseydim belki bana kıyamazdın

12 Mayıs 2017

 7 yaşındayım. Bir kedinin yaşayabileceği ömrün büyük bir kısmını yaşadım.
Evim dünyamdı benim, annem ve babam sandığım insanlar ise hayatım...
Ve diğer sabahlar gibi olacağını sandığım bir sabah, bir kutunun içinde evimden atıldım.
Hiç bilmediğim sokaklardan, görmediğim yüzlerin arasından geçerek bir yerlere götürüldüm.
Anneciğim, sen bebeğini kucağına almak için gün sayarken, ben bir bilinmeze doğru yola çıktım.
Kim bilir belki konuşabilseydim, beni bırakamazdın.
Söyleyebilseydim sensiz yaşamayı bilmediğimi, belki bana kıyamazdın.

Yazının devamı...