"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

“Bitti” diyor ama ayrılamıyor

3 Ekim 2017

Biz üniversitede tanıştık. İkimiz de mezun olduk, şu anda farklı şehirlerde çalışıyoruz, mühendisiz.
Ben onun yaşadığı şehre gitmek istiyordum, fakat orada iş bulamadım henüz. Son bir senedir ayrı olduğumuz için sürekli aramızda tartışmalar ve sürtüşmeler yaşanıyor. Beni eskisi kadar özlemediğini, aramızda duygusal çekimin kalmadığını söylüyor.
Evlenmek istiyoruz ama benim yaşadığım şehirde işe girme imkanı olmasına rağmen onu da kabul etmiyor, illa onun yaşadığı şehre gitmemi istiyor. Bana sadece kendi ailesi, kendi yaşamı varmış gibi davranıyor.
Güzin Abla, ben bu kızla evlenmek istiyorum ama o ayrılmak istediğini söylüyor. “Ayrıl o zaman, uğraştırma” diyorum, bu sefer de “Dilim varmıyor” diyor. Ne yapacağımı bilmiyorum.
O İstanbul’da, ben Ankara’dayım. Ben, ilk sevgilisiyim, hep bana diyor “Ben seninle büyüdüm, seninle hayatı tanıdım” diye...
Sonra da dönüp “Çok iyi bir insansın, bana hep iyi davrandın ama çok fevrisin, çok genelliyorsun insanları. Ailemle ileride kavga edebilme ihtimalinden korkuyorum. İçimde duygu kalmadı bunları düşüne düşüne” diye konuşuyor. Ben ne yapmalıyım?
RUMUZ: AYRILIK


Yazının devamı...

Ailem yüzünden beni terk etti

2 Ekim 2017

Belki diyeceksin “3 ayda ne kadar sevebilirsin” diye ama öyle değil abla, ona inanmıştım ve onu çok sevmiştim.
Hatta ailelerimiz bile tanışmıştı, biz onlara isteme günü için haber verecektik ama sevgilim benden ayrılmak istediğini, ileride mutlu olamayacağımızı söyledi.
Benim ailem biraz beklemek ve birbirimizi tanımamız için isteme gününü bir süre ertelemek istedi.
Bizim için kaygıları vardı, nasıl geçineceksiniz diye. Hâlbuki sevgilimin işi gayet iyiydi. Sevgilim, “Ailen beni istemiyor, ben nasıl yüzlerine bakacağım, sana bakamayacağımı düşünüyorlar, gururum kırıldı” dedi.
Çok canım yanıyor abla, sence sevgilimin düşüncesi doğru mu?
Yani bu saatten sonra barışma söz konusu bile değil ama bu içimdeki sorulara cevap bulmaya çalışıyorum.
Şimdiden sana çok teşekkür ederim. İyi ki varsın abla...

Yazının devamı...

Hangisini seçeceğimi bilemiyorum

26 Eylül 2017

Merhaba ablacım. Benim 5 senedir devam eden bir ilişkim var. Lise yıllarında çıkmaya başlamıştık, artık evlilik yolunda ilerliyoruz. Evlilik fikriyle birlikte ben her şeyi daha çok sorgulamaya başladım. Haliyle tereddütlerim oluştu.
Kendisiyle alakalı sorunum yok, gayet iyi anlaşıyoruz. Ama ailesi hakkında soru işaretlerim var. Sevdiğim kişi evin en büyük çocuğu. Babasının mesleğinden dolayı eve çok hakim. Evlenince beni ikinci plana atacağını düşünüyorum.
Hâl böyleyken, bir de yakınımdaki kişiler beni başka biriyle tanıştırmak istiyor. Sevgilime göre yaşı da, ailesi de daha olgun onun... Kariyer anlamında da daha ileride...
Birlikte olduğum kişi ile ailem arasında fark olduğunu düşünüyorum açıkçası, bundan dolayı da endişelerim var.
Bana yakıştırdıkları diğer kişiyle daha tanışmadım. Sevdiğim adama da bağlıyım aslında, onu seviyorum ve bir başkasını düşünmek istemiyorum. Yine de hayatta bir kere evleneceğim için yanlış yapmaktan çok korkuyorum.
Lütfen Güzin Abla, mantıklı bir karar vermemi sağlar mısın?◊ RUMUZ: ARADA DEREDE

 

YANIT

Yazının devamı...

Denizlere plastik atmayın

25 Eylül 2017

Merhaba Feyza Abla, deniz çöplerinin beşte birini denizde kazayla kaybolan oltalar, benzeri diğer materyaller, endüstriyel kayıplar ya da yasa dışı çöp boşaltma faaliyetleri oluştururken, çöplerin yaklaşık yüzde 80’i karadan geliyor.
Denizlerimizdeki plastik sorununu bitirmek için her şeyden önce şirketlerin sattıkları tek kullanımlık plastiklerin miktarını düşürmeleri gerekiyor.
Ayrıca hükümetlerin atık yönetim sistemlerini geliştirmeleri, kaynak etkinliğini artıran girişimler ve sirküler bir ekonomi aracılığıyla plastiğin yeniden kullanımını desteklemeleri gerekiyor.
Plastiğin çevreye dağılmasını ve okyanuslara karışmasını engellememiz, plastikle ilgili bu döngüyü sona erdirmemiz lazım. Deniz yaşamı daha fazla plastiği kaldırabilecek durumda değil.
Denizlerimiz ve sahil şeritlerimiz plastiğe boğulmuş durumda.
Plastik şişeler, poşetler, yiyecek ambalajları hepimizin gözleri önünde sahilleri kirletiyor.
Her yıl binlerce deniz kaplumbağası ve başka deniz canlıları, plastik parçalarını yutarak veya bu parçalara dolanarak hayatlarını kaybediyor.

Yazının devamı...

Bataklıktayım kurtuluşum yok

21 Eylül 2017

Güzin Abla, küçüklüğümden beri insanlar karşısında güçlü durmaya çabalayan biriyim ben... Özellikle de babam beni takdir etsin diye çok uğraştım.
Ama olmadı, çok fazla hata yaptım.
Sevdiğim erkeğin beni terk etmesinden sonra kendimi kaybettim. Evli, bekar, yaşlı, genç demeden karşıma kim çıkarsa beraber oldum, sonra hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam ettim.
Bu arada hayatıma duygusal anlamda kimseyi almadım. Yaptıklarımın neredeyse yüzde 90’ından çevremin haberi olmadı. Her şeyi gizli yaşadım, gittikçe ruhsuzlaştım. Bu şekilde davranarak erkeklerden üstün olduğumu hissediyordum.
Ben emlak işiyle uğraşıyorum ve etrafımda birçok erkek var. Buna rağmen kendime doğru düzgün ilişki yaşayacağım birini bulamadım.
Ben bir şey demediğim halde anlıyorlardı sanki nasıl bir kız olduğumu. Dolayısıyla bana hep o şekilde yaklaştılar. Kendimi korumaya çalıştıkça daha da battım. İki işyeri değiştirdim, ikisinde de aynı sorunu yaşadım. Şu anki işyerimde de durum farklı değil.
Yarın belki yine biriyle beraber olurum, bunu zorla da değil kendi isteğimle yaparım.

Yazının devamı...

Daha görmediğimiz ne canlar acı çekiyor

20 Eylül 2017

Sevgili Feyza Hanım, İzmir’in Aliağa ilçesinde kaldırımda yatarken bir kişi tarafından tekmelenen ‘Mia’ isimli köpeğin görüntüleri, hayvanların yaşam hakkını yine gündeme taşıdı. Ben de bu görüntüleri izlediğimden beri kendimi toparlayamıyorum.
O masum hayvan nezdinde ülkemizde her gün aynı veya farklı şiddete maruz kalan, zehirlenen, tecavüze uğrayan hayvanları düşünmeden duramıyorum.
Sokaklar, kırsal ve barınaklarda yaşanan ve tespit edilemeyen, göremediğimiz ne canlar acı çekiyor, aç, susuz bırakılıyor, dövülüyor, zehirleniyor, vuruluyor.
Hayvanlara yapılan zulümlere sessiz kalanlar, “alt tarafı it, birkaç hayvan” söylemlerinde bulunanlar da en az fiili zarar verenler kadar suça ortaktır.
Gelelim barınak gerçeklerine... Gözden uzak, kafes arkasına kapatılanların kimlere emanet edildiği kaygısını yaşayanlardanım.
Uyuşturucu müptelası, alkolik, sadist, merhametten yoksun insanların barınaklarda çalışmasına asla izin verilmemeli. Her gün, sıkı bir şekilde kontrol edilmeyen, gerçek anlamda hayvansever bir yöneticisi olmayan birçok barınakta, binlerce köpeğin aynı şekilde en hafifi tekmelendiğini net bir şekilde söylemek mümkün. Bu tür insanların insafına kalan köpeklerin yaşam hakkı o kişilerin iki dudağı arasındadır. Fiziksel taciz, keyfi uygulamalarla, ortalama ömrü 10-14 yıl olan bu hayvanlar Allah’ın verdiği ömür süresini tamamlayamadan, acılar içinde göçüp gitmektedir.
Dört ayaklı dostlarım, sizleri koruyamadım, hakkınızı helal edin.

Yazının devamı...

Beni kuzenimle evlendirmek istiyorlar

18 Eylül 2017

Öte yandan teyzemin oğlu da benimle evlenmek istiyor.
Bizim ailede akraba evlilikleri yadırganmıyor.
Bu yüzden ailem teyzemin oğluyla evlenmemi istiyor.
Hal böyle olunca sevgilim olduğunu söylemek zorunda kaldım.
Annem ve teyzem duyunca karşı çıktı, hemen ayrılmamı istedi.
Ardından babam öğrendi ve o da bana kızdı.
Ben onları çok üzmemek için ayrıldığımı söyledim.

Yazının devamı...

Sevgilim terk edince hırs yapıp okudum

14 Eylül 2017

Merhaba Güzin Abla, açık liseden öğretmenliğe uzanan başarı hikayemi sizlerle paylaşmak istedim.
Kahramanmaraş Ekinözü ilçesinde doğdum ve Elbistan ilçesinde yaşıyorum. Ortaokul hayatım hep talihsizliklerle doluydu. Okuldan uzaklaştırıldım ve başka bir okula gönderdiler beni. Oradan mezun olduktan sonra ailem beni liseye göndermedi ve hep içimde kaldı okumak, eğitim hayatına devam etmek. Ortaokuldan mezun olduktan sonra ailem hafızlık Kuran kursuna yazdırdı.
Aradan 1 yıl geçtikten sonra kurstan ayrıldım ve artık okumak için geç olduğunu düşünmeye başlamıştım. Askerlik zamanımın gelmesine kadar çeşit işlerde çalıştım. Askere gittikten sonra bilgisayardan anladığım için komutanım beni yazıcı yaptı. Birkaç ay sonra komutanım “Bu kadar yetenekli bir gençsin, neden okumadın” diye sordu. Ben de “İstedim fakat ailem göndermedi” dedim.
Bana açık liseyi anlattı. Açık liseden mezun olursam üniversiteye bile gidebileceğimi söyledi.
Komutanımın tavsiyesiyle açık liseye yazıldım. Ancak sınavlarda hep düşük notlar alıyordum; yavaş yavaş okuma hayallerim bitiyordu.
Askerden geldikten kısa bir süre sonra da uzun yıllardır beraber olduğum kız arkadaşım beni, eğitimime devam etmediğim için, terk etti ve hayatımın şokunu yaşadım. Bir insanın eksikliği üzerinden yargılanması çok kötü bir duygu.
2 ay bunun psikolojisinden kurtulmaya çalıştım. Artık hırslıydım başka bir yolu yoktu okuyacaktım. İlk işim gidip bir dershaneye kaydolmak oldu; ancak eğitime dair bilgim sıfır olduğu için diğerlerinin yanında eziklik hissediyordum.

Yazının devamı...
Güzin Abla Kimdir?

615