"Güntekin Onay" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güntekin Onay" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güntekin Onay

Güntekin Onay

Beşiktaş yılmadı

23 Nisan 2019

SİVASSPOR, son derece kontrollü, savunma emniyetinden ödün vermeyen, Beşiktaş’a alan bırakmayan defansif bir oyun ortaya koydu. Bu anlayış karşısında pozisyon üretmekte zorlanan bir Beşiktaş gördük. Büyük ölçüde duran topların sonucu belirleyeceği bir karşılaşma oldu. Nitekim Beşiktaş’ın 2 golü de duran toplar ile geldi. Adriano ve Caner’in yokluğunda işlemeyen sol kanat, pas trafiğinde yavaş dolaşan top, organize Sivas savunmasının arasında pozisyon zenginliği getirmedi Beşiktaş’a. Ancak siyah-beyazlılar ilk 15 dakika dışında oyunun kontrolünü tamamen elinde tuttu. Kaleci Tolgahan ve stoper Braz’ın iyi oyunları da Sivasspor’un skoru uzun süre istediği gibi getirmesini sağladı. Beşiktaş’ın yediği golde olağanüstü hızlı bir Diabate’yi yakalayamadı siyah-beyazlı oyuncular. Burada bir eşleşme yanlışı olduğu kadar pozisyon hatası da söz konusuydu. Medel çabuk bir oyuncu ama süratli değil. Maçın etkisiz ismi Lens’in de neden takibi bıraktığını anlayamadım.

VE KRAL SAHNEDE 

Israrla golü arayan ve telaşsız bir şekilde Sivas’ın savunmada hatasını kollayan Kara Kartal, Burak Yılmaz’ın mükemmel frikik golüyle 3 puana uçtu. Ljajiç gibi bir frikik ustası varken o topun başına geçmek bile o dakikada ayrı bir cesaret ister. Burak, atıyor. Hem de puan getiren kritik, şık goller atıyor. Ancak skorerliğinin ötesinde müthiş arzulu, çalışkan ve sorumluluk duygusu ile oynuyor. Bu Burak ve Ljajiç olduğu sürece, Beşiktaş her sahada her takımı yenebilecek bir kaliteye sahip. Atiba, Gökhan ve Dorukhan da hem sıra dışı bir efor ve sorumlulukla görevlerini yerine getiriyorlar.

BEŞiKTAŞ iNANIYOR

DÜN Burak’ın attığı gol sonrasındaki oluşan sevinç tablosu, son haftalardaki kararlılık ve iştah net bir şekilde gösteriyor ki, Beşiktaşlı futbolcular ve Şenol Güneş, şampiyonluğa inanıyor. Şampiyonluk olmasa bile 2’ncilik yarışını bırakmaya niyetli değiller. Son düzlükte müthiş bir atağa geçen Beşiktaş, savunmadaki sorunlarını da büyük ölçüde çözmüş gözüküyor. Sahayı iyi parselliyor, nitelikli bir baskı yapıyor ve gole de zorlanmadan gidiyor. Sahada kolektif olarak birlikte hareket eden, iyi yardımlaşan bir Beşiktaş var. Bu takım olgusu ve Burak Yılmaz faktörü de üst üste galibiyetleri beraberinde getirdi. Hedeflenen 71 puana ulaşmak kolay değil ancak gerçekleşirse siyah-beyazlıların ligi nerede bitireceğini açıkçası ben de çok merak ediyorum.

Maçın adamı: Burak Yılmaz.

Yazının devamı...

Beşiktaş kazanmayı hak etti

14 Nisan 2019

BAŞAKŞEHİR, ligin en organize takımı. Sahayı çok iyi parselleyen, oyunun her anını top rakipteyken ve ayağındayken planlı oynayan, son derece oturmuş bir takım. Üstüne yetenekli ve deneyimli oyuncuları var. Yedek kulübesi ligimizin tartışmasız en zengini. Sadece 13 gol yiyen ve ligde yenilgiyi unutmuş bir ekip. Beşiktaş, bu Başakşehir’e karşı önde baskıyla başladı ancak ilk 15 dakikanın ardından konuk takım önce dengeyi sağladı, ardından üstünlüğü ele geçirdi.

MEDEL ÖNLEMi ÇARE OLMADI

Şenol Hoca, Caner’in savunma zafiyetini göz önünde bulundurarak Visca tehlikesine karşın Medel’i savunmanın solunda başlattı. Şilili futbolcu ilk bölümde ikili mücadeleleri kazansa da ilerleyen dakikalarda gereken desteği alamadığı için zaman zaman sorun yaşadı. Başakşehir de Beşiktaş’ın hücum organizatörü Adem Ljajic’e hiç alan ve zaman vermeyerek siyah beyazlıların ataklarını pasifize etti. Robinho’nun golü öncesi üst üste pozisyonlar veren Beşiktaş, 5’e 2 üstün olduğu bir pozisyonda kalesinde golü gördü. Bu gole şiddetli reaksiyon veren ev sahibi ekip devrenin son bölümünde kurduğu baskının sonucunda beraberlik golünü Atiba ile buldu. Başakşehir’in en zayıf noktası duran top savunması. Özellikle de Epureanu yokken.

GOL, ‘GELiYORUM’ DiYORDU

GOLÜN büyüsü vardır. Soyunma odasına 1-1 gitmiş olmanın verdiği moral ve özgüven ile başlayan Beşiktaş, Başakşehir’i baskı altına aldı. Şenol Hoca akılcı bir hamleyle Adem Ljajic’i sola çekerek kalabalığın içinden aldı ve etkin olmasını sağladı. Beşiktaş’ın yoğun baskısı ile ‘geliyorum’ diyen gol Burak’ın müthiş vuruşuyla siyah beyazlıları öne geçirdi. Beşiktaş 2-1’den sonra da baskıyı ve baskın oyununu sürdürdü. Özellikle 70’inci dakikaya kadar Başakşehir’i kalesine yaklaştırmadı. Yoğun mücadele, tempo ve taktiksel savaşın kazananı ilk yarının son 10 dakikası ve 2’nci devrenin tamamındaki oyunuyla Beşiktaş oldu.

ATIBA SÜPERMEN GiBiYDi

BEŞİKTAŞ’ta başta Atiba olmak üzere Gökhan Gönül, oyunda kaldığı süre içinde Medel ve Burak iyi bir futbol sergilediler. Dorukhan, Vida ve Mirin de görevlerini yaptılar. Ancak Kanadalı futbolcu inanılmaz bir efor ile ve sorumluluk duygusuyla sahanın en iyisiydi.

Maçın adamı: Atiba.

Yazının devamı...

Adem Ljajic show

9 Nisan 2019

Quaresma’sız Beşiktaş’ta müthiş oyun zekâsıyla Adem Ljajic ‘show’u izledik

İLK geldiği zaman ne yazık ki tanımayanlar burun kıvırdı. 10 sene Serie A’da Fiorentina, Roma, Inter ve Torino formalarıyla 100’den fazla maçını izlediğim Adem Ljajic, takım savunmasına olan katksının az olması ve zaman zaman oyun içinde sorumluluk almaması yüzünden İtalya’da da eleştirilmişti. Ancak yeteneklerini, oyun zekâsını kimse 1 gün bile tartışmadı. Müthiş oyun zâkası, topla olan yumuşaklığı, harika sağ ayağı ile dün tek başına nasıl bir maç kazanılırı gösterdi herkese. 3 asist, 2 Süper gol ile takımı bocalarken sahneye çıktı. Quaresma yokken oyun lideri olması ve hakettiği duran topları da kullanması bunda önemli etken. Burun kıvıranlar kadar ligin ilk yarısında Adem’e az süre veren Şenol Hoca da pişmandır heralde.

RiZE KÖTÜ TAKIM DEĞiL

Rizespor 2’nci yarının en formda 3 takımından biri. 3 haftalık aranın ardından kaldığı noktadan devam edebilecek miydi? Kazandığı ivme aşağı düşmüş müydü? Bu soru işaretleriyle birlikte futbol için gereken her türlü ideal koşulun olduğu bir ortamda başladı maç. Beşiktaş, Ljajic’in beceri ve zekâsıyla ilk 15 dakikada 2-0’ı buldu. İlk golde Vida’ya müthiş bir servis yapan Sırp futbolcu, 2’nci golde sıradışı bir falsoyla kaleci Gökhan’ı avladı. 2-0’ın şokuyla sarsılan Rize karşısında 3’üncü gole de 2 kez yaklaştı. Önce Burak ile pozisyon bulan Beşiktaş, bir korner atışı sırasında Vida’nın Vedat tarafından itilmesiyle de penaltı bekledi.

Rizespor, saha içinde top rakipteyken organize olan, top ayağındayken de direkt oynayan bir ekip. Fiziksel olarak da son derece dirençli. Beşiktaş karşısında oyunun her anında etkili ataklar yapıp, önemli fırsatlar yakaladılar.

Beşiktaş’ın ilk 30 dakikada takım bütünlüğü ile birlikte hareket ettiğini gördük. Ancak Medel ve Dorukhan’ın savunmaya çok yakın oynaması, kazanılan topların sonrasında da ısrarla uzun toplarla çıkma çabası siyah beyazlıların devrenin son 10 dakikalık bölümüne net şekilde yansıyan olumsuzluklardı. Nitekim sinyalleri görülen gol ile Rizespor 2-1’I buldu. Beşiktaş gibi bir takımın koşullar ne olursa olsun 2-0’dan sonra topa daha fazla sahip olarak rakibin baskısını kırması lazım.

2’nci devrenin ilk 10 dakikası Rize’nin presiyle çıkmakta zorlanan Beşiktaş, 55’den sonra ne zaman ki ayağa oynayarak çıkmaya başladı 3’üncü golü buldu. Burak’ın sarı kartı sonrası 3-1’in de getirdiği avantajla Şenol Hoca oyuncusunun atılma riskine karşı golcüsünü oyundan çıkarttı ve maçın 2’inci kahramanı Güven’i oyuna soktu. Genç oyuncu 3-2’ye gelip tedirgin olan Beşiktaş’ı Adem Ljjaic ile müthiş bir işbirliğine girererek farklı galibiyete taşıdı.

Beşiktaş çok zor bir deplasman maçını büyük bir farkla kazandı. Takım oyunundan ve bireysel yeteneklerden önemli pasajlar ortaya koydu. Şenol Hoca moralli ve özgüvenli olduğu zaman ki Beşiktaş işte böyle bir takımdı. Dünkü galibiyette Adem, Güven ve Burak kadar Şenol Güneş’in de moralli ve güvenli olmasının etkisi var.

Yazının devamı...

Radikal hamle sonuç verdi

17 Mart 2019

ADRIANO’nun erken sakatlığı Beşiktaş’ın tüm dengesini bozdu. Üç oyuncunun pozisyonu değişti. Göztepe’nin ön alanda yaptığı baskı geriden oyun kurulumu konusunda Beşiktaş’a ciddi sorunlar yarattı. Atiba Hutchinson da yakın markaj altında kalınca siyah-beyazlılar topu öne taşıyamadı. Dünkü ilk yarı Beşiktaş’ın son yıllarda hücumda en etkisiz kaldığı maç oldu. Ön alanda bu kadar teknik kalitesi yüksek oyuncular olmasına rağmen hücumdaki pasifliğin nedeni savunma ve orta alanın pas kalitesinin düşük kalmasıydı. Şenol Güneş bu durumu devre arasında çözdü ve Necip’i çıkartıp radikal bir karar ile Dorukhan’ı stopere aldı. Kanat etkinliğini arttırmak için de Jeremain Lens’i oyuna soktu. İkinci yarının başında Quaresma’nın mükemmel ortasıyla gelen Burak’ın kafa golü, Göztepe’nin savunma kurgusunu bozunca daha etkili bir Beşiktaş izledik. Adem Ljajiç’in merkeze gelmesi de oyun organizasyonunda olumlu etki yaptı. Son bölümde yorulan Kagawa yerine bir Oğuzhan değişikliği bekledik. Ancak Şenol hoca bu değişiklik için son dakikayı bekledi.

DORUKHAN TOKÖZ STOPERDE ÇOK iYiYDi

İkinci yarı stoper olarak görev yapan Dorukhan oldukça başarılı bir performans ortaya koydu. Vida’nın yanında sürekli arayışlar devam ederken Beşiktaş stoper rotasyonunda yeni bir isim daha kazandı.

ATIBA ATIBA ATIBA

İlk yarıda baskı altında top kayıpları yapsa da Atiba dün Beşiktaş’ın en çalışkan, verimli oyuncusuydu. Basmadık yer bırakmadı. Topları olumlu kullandı ve orta alanı ayakta tuttu. Medel de çok diri ve dikkatliydi. Vida da kusursuza yakın bir performans ortaya koydu. Maçın ilk yarısında disiplinli oynayan Göztepe kalan haftalar için taraftarına umut verdi...

Maçın adamı: Atiba.

Yazının devamı...

Beşiktaş kazanmayı hak etti

11 Mart 2019

BEŞİKTAŞ, son dönemlerin en tempolu, akıcı, iştahlı futbolunu oynadı dün ilk yarıda Konyaspor karşısında. Topu hızlı dolaştırdı, oyuna Ljajic ve Burak’ın kalitesini, oyun zekasını da ekleyerek rakibini hapsetti. Nitelikli yapılan pres Konyaspor’u Beşiktaş ceza sahasına hiç sokmadı.

Atiba ve Medel dikkatli ve diriydi. Ljajic gerçek bir organizatördü. Atılan iki gol de son derece klas idi. Burak Yılmaz gerçekten de büyük silah. Harika bir asist ve mükemmel bir frikik golü attı. Bu Burak’ı izledikçe ‘Burak’ı istemiyoruz diyenler online mı?’ diye sormak geliyor insanın içinden. Beşiktaş’ın 70 dakikalık güçlü oyununda şayet Quaresma arkadaşlarına biraz uyum sağlayabilse maç çok daha erken kopma noktasına gelebilirdi. Ancak kaleye bir kez gelen Konyaspor’un attığı golde Karius rahatlıkla çıkartması gereken topu ağlarında buldu. Bu kadar güçlü bir oyuna rağmen kalesinde bu tip golleri görmek Beşiktaş’ın sezon özeti. 57’nci dakikada Adriano’nun pas tercihi yerine kaleye şut atıp kaçırdığı gol maçı izleyen Beşiktaşlıları endişeye sevk etmek ile kalmadı. Konyaspor’u da oyunda tuttu. Nitekim maçta ikinci kez Beşiktaş kalesine gelen Konya, ikinci golü buldu. Futbol ilginç bir oyun. Direkten dönen toplar, kaçan fırsatlar ve kaleci Serkan’ın kurtarışları sonucunda “Maç 2-2 bitecek” derken Kagawa’nın harika golü Beşiktaş’a hak ettiği galibiyeti getirdi.

KAGAWA VE LJAJIC NEDEN OLMASIN?

ŞENOL Güneş, Kagawa’yı oyuna alırken Ljajic’i çıkarttı. Net bir şekilde ikisi birlikte oynarsa savunmada sorun yaşarım diye düşünüyor. Beşiktaş zaten savunmada sorun yaşıyor. Dün de kalesinde iki gol gördü. Bundan daha kötü ne olabilir ki? Kanımca Ljajic yerine Quaresma çıkmalıydı.

HEDEF HÂLÂ BÜYÜK

BEŞİKTAŞ şampiyonluk yarışının uzağında kalmış olsa da önünde hiç de azımsanmayacak bir Şampiyonlar Ligi öneleme turu hedefi var. Bu da ligi ikinci sırada bitirmekten geçiyor. Ucunda 40 milyon Euro olan bir hedeften bahsediyoruz. Beşiktaş camiası teknik adamı, futbolcusu, yönetimi ve taraftarıyla bu hedefe odaklanmalı. Kulübün içinde bulunduğu ekonomik sorunlardan kurtulması için lig ikinciliği önemli bir çıkış yolu olabilir. Şampiyonlar Ligi’ne katılmak en az şampiyonluk kadar değerli bir hedef. Özellikle de mevcut koşullarda. Ancak bu hedefin farkında olmayanlar var.

Maçın adamı: Burak.

Yazının devamı...

Neden 55 değil de 60. dakika?

3 Mart 2019

BiRKAÇ oyuncunun sorumluluk duygusu ve çabası ile koskoca Beşiktaş’ı anlatamazsınız. Dün Kayseri’deki tablo aynen böyleydi. Ayakta kalmaya çalışan 3-4 futbolcunun eforu dışında dağınık, birbirinden son derece kopuk bir grup vardı sahada. İlk yarıda daha organize ve disiplinli oynayan Beşiktaş, maçın ikinci yarısında kayıptı. İlginç olan şu: Başlangıç planı ne kadar doğru ve güçlüyse dakikalar ilerledikçe geriye giden bir Beşiktaş gerçeği var. Geçen haftaki derbide, dün Kayseri’de de bu durum böyleydi. Ligin ikinci yarısında maçların ilk devrelerinde tek gol dahi yemeyen siyah beyazlı ekip, ikinci devrelerde aynı çizgiden çok uzak. Sadece ikinci yarılarda yenilen gol: 9. Bu istatistik tesadüfen ortaya çıkmış bir rakam değil. Görünen o ki Beşiktaş, oyunu değiştirecek, yukarıya çıkartacak veya lehine çevirecek tedbirleri alamıyor veya geç kalıyor.

Savunma dün sallandı, yıkılacak, orta alan çöktü Kayserispor belli ki golü atacak Şenol Hoca, Roco’yu oyuna alıp Dorukhan’ı çıkarttı ve Medel’i orta alana çekti. Ancak bu hamle 60’da geldi. Maç 1-1 olduktan sonra... Neden 55 değil de 60? Geçen hafta Fenerbahçe maçında ilk değişiklik 64’te... Maç bağıra bağıra avuçlarının içinden kayıp giderken. Bu kadar tecrübeli bir teknik adam nasıl daha önce bir çözüm getirmez? Anlamak zor. Halbuki Şenol Güneş, oyun içinde yanlış giden şeyleri çabuk tamir eden ve değiştirebilen bir teknik adamdı. Geçen sezon iç sahadaki 3-1’lik Fenerbahçe maçı en somut örneklerinden biridir.

GÜNEŞ, BEŞiKTAŞ’A NE VEREBiLiR?

MEVCUT durumda akla gelen sorular var. A Milli Takım Teknik Direktörü olmayı sonuna kadar hak eden Şenol Hoca bundan sonra Beşiktaş’a ne verebilir? Lig hedefi sadece ikincilik kalmış, Avrupa’da ve kupada olmayan bir Beşiktaş’a ne katabilir? Hangi oyuncuyu geliştirebilir? 3 ay daha görevine devam etmesi Beşiktaş’ı hangi hedefine taşır? Önümüzdeki sezona dair ne katkı yapar? Şenol Hoca kuşkusuz ki iş ahlakı ve profesyonelliği gereği tüm aklını ve enerjisini bu süreçte Beşiktaş’a vermeye çalışacaktır. Ancak 3 ay daha kalması Beşiktaş açısından nasıl bir kazanım getirebilir? Her puan kaybının ardından bu konu temcit pilavı misali ortaya atılması da hem Şenol Hocayı yıpratacak, hem de Beşiktaş’a zarar verecektir.

Maçın adamı: Deniz.

Yazının devamı...

Gece ve gündüz

26 Şubat 2019

Beşiktaş, F.Bahçe’yi ilk yarıda kendi sahasına hapsetti. İkinci devrede ise bambaşka bir karakterle oynayan rakibine cevap veremedi.

Son yılların en ilginç derbisi iki devrede gece ve gündüz kadar farklıydı. Beşiktaş evinde beklendiği gibi çok agresif başladı. F.Bahçe’yi yarı sahasına hapsetti ve golleri buldu. İlk yarıda takım halinde hareket eden ve hem oyun hem de skor anlamında F.Bahçe’ye büyük üstünlük kuran Beşiktaş, ikinci yarıda bambaşka bir karakterle sahada yer alan rakibine cevap veremedi. Golün büyüsü vardır... F.Bahçe 3-1’i bulunca psikolojik momentumu da eline geçirdi. Hemen arkasından gelen Sadık’ın golü, Beşiktaş için de psikolojik çöküşün zirveye çıkmasına sebebiyet verdi. 3-0’dan 3-3’e gelen süreçte topu ilerde tutamayan, çok top kaybeden, telaşlı bir Beşiktaş, F.Bahçe’ye adeta teslim oldu.

Şenol Güneş gibi tecrübeli bir teknik adamın bu bölümde devreye girip takımını ayağa kaldıracak değişiklikleri yapmakta geç kaldığını gördük. Özellikle buluştuğu tüm topları kaybeden Güven’in oyunda bir anda kaybolan Lens’in daha önce değiştirilmesi gerekiyordu.

Maç 3-3 olduktan sonra Burak ve Gökhan Gönül’ün silkinme çabaları, Beşiktaş’a iki pozisyon getirdi. Burak Yılmaz, birinde Volkan’ı, diğerinde ise kale direğini geçemedi. Ancak F.Bahçe’nin son bölümde gole daha yakın olduğunu ve galibiyeti elde edebilecek pozisyonları da yakaladığını vurgulamak lazım.

Maçın adamı: Burak Yılmaz

KAÇAN 2 PUAN SORGULANMALI

Futbol teknik, fizik ve taktiksel olduğu kadar psikolojik bir oyun. Beşiktaşlı futbolcular ve Şenol Güneş kendi evinde böylesine büyük bir avantajı nasıl yitirdiklerini sorgulamalı.

OĞUZHAN GİRMELİYDİ

Yazının devamı...

Sezonun gol kaçırma rekoru

16 Şubat 2019

 Beşiktaş son haftalardaki kadrosuyla daha direkt bir futbol oynuyor. Rakip kaleye daha hızlı gidince de daha kolay pozisyon buluyor. Bu oyunda topu öne doğru kullanan Dorukhan bir etken. Ancak Burak’ın Ljajiç açtığı kulvarlar, Sırp futbolcunun oyun zekası ve özellikle de Burak’ın hareketli oyunuyla stoperleri dolaştırması asıl önemli unsurlar.

Beşiktaş maça da, 2’nci yarıya da gol pozisyonlarıyla başladı. Pozisyonlar ile bitirdi. Her bölümde golle burun buruna oynadı. Bu kadar çok golün kaçtığı bir maçı son dönemlerde hatırlamıyorum. 1-0’dan sonra rölanti oynanan bölüm az kaldı Beşiktaş’ın başına büyük iş açmasına yol açıyordu. Malatyaspor 10 kişi, zaten önemli hücum silahları yok, siyah-beyazlılar oyunun hakimi. Ancak benim futbolda asla kabul etmediğim rölanti oyun bir anda ortaya çıktı ve Malatyaspor, beklediği fırsatı yakalayıp beraberlik golünü attı.

Futbol ciddi bir oyun. Biraz rehavete ve rahatlığa kapılırsanız cezayı keserler. Dün Beşiktaş, bu kadar çok gol kaçırdığı bir maçta adeta direkten döndü.

Caner sezonun en iyi futbolunu oynadı ve 2 golün de hazırlanışının mimarı oldu.

LJAJIC BÜYÜK KAYIP

Adem Ljajiç son haftalarda formda ve saha içi liderliğini aldı. Dün de çok üretken idi. Ancak attığı gol sonrası gördüğü kart ve derbide cezalı duruma düşmesi böylesine kaliteli bir oyuncuya yakışmadı. Fenerbahçe maçında Kagawa’ya ilk 11 yolu açıldı fakat yerine kim oynarsa oynasın Beşiktaş Ljajiç’i arayacak.
Burak, çok şey yapmak istiyor. Tüm enerjisini ortaya koydu, takıma katkısı attığı gollerle ölçülmeyecek boyutta. Ancak dün gol pozisyonlarında klasını ortaya koyamadı. Fakat rakip savunmanın dengesini bozduğu ve arkadan gelen arkadaşlarını rahatlattığı kesin.

Beşiktaş, son 3 maçtır iyi futbol oynuyor. Çok pozisyon üretip, rakiplere az fırsat veriyor. Hepsinin ötesinde elde ettiği galibiyet serisiyle önemli bir ivme yakaladı. Bu oyun ve seri devam ederse yarışın güçlü adaylarından birisi olmaması için hiçbir neden yok.

Yazının devamı...
GÜNTEKİN ONAY Kimdir?

GÜNTEKİN ONAY