Ayşegül Usta

İBB iddianamesi: ‘Kreş karşılığı siluet onayı’

17 Kasım 2025

Ticari kaygılar nedeniyle talebi kabul etmek sorunda kaldığını belirten bir inşaat şirketinin ortaklarından Abdulkerim Fırat, “Şirket çalışanlarına ‘yapılan kreşleri kontrol edin’ dedim. Bana bu konuda ortada kreş olmadığı ifade edildi. Söz konusu çekler karşılığında ne işlem yapıldığı hakkında hiçbir bilgim yoktur. Süreçte mağdur edildik” dedi.

SİLÜET ONAYLARI

İddianamede, şirketin Beşiktaş Büyükdere Caddesi üzerinde yapılmakta olan projesi ile Eyüp Göktürk’teki 2 ayrı projesinin ‘siluet onayları’ için İstanbul’da inşaat projelerinde kanunda yer olmayan ‘siluet raporu’ gerekçesiyle Büyükşehirin İmar Dairesi altında bulunan öngörünüm isimli Siluet Onayı birimine yönlendirildiği iddia edildi. Aylarca bekletilen projelerin onaylanması için şüphelilerin, müştekilerden kreş karşılığı nakit para talep ettikleri öne sürüldü. 3 ayrı kreş karşılığı talep edilen paranın, 18 Ocak 2023 tarihli 17.177.027,69 TL’lik ve 25 Ekim 2023 tarihli 14.983.282,84 TL ve 19.562.116,24 TL’lik çeklerle soruşturma kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan ve örgüt yöneticisi olduğu ileri sürülen Adem Soytekin’e verildiği iddia edildi.

Şirketin ortaklarından müşteki Abdulkerim Fırat iddianamede yer alan ifadesinde özetle şu iddialarda bulundu: “Adem Soytekin tarafından dosyaya ibraz edilen iki adet 25 Ekim 2023 tarihli 14.983.282,84 ve 19.562.116,24 çek bizim firmamıza aittir. Ancak bu dosyaya girmeyen ve tarafınıza beyan edilmemiş şu an dosyanıza ibraz ettiğim 18 Ocak 2023 tarihli Halkbank aracılığıyla gönderilen 17.177.027,69 TL’lik banka dekontunu da ibraz ediyorum. Dosyanıza ibraz ettiğim havale tutarı  projenin karşılığında tarafımızdan alınmıştır.

‘PROJE BEKLETİLDİ’

Söz konusu projenin ruhsat işlemleri için Beşiktaş Belediyesi’ne başvurduk. Beşiktaş Belediyesi’nde ruhsat işlemlerini hukuka uygun bir şekilde hallettikten sonra dosyamız kanunda yer almayan Büyükşehirin İmar Dairesi altında bulunan öngörünüm isimli Siluet Onayı birimine gönderilmiş. Tam hatırlamamakla beraber 8-10 ay bir süre dosyamız hiçbir işlem yapılmadan bekletildi. Söz konusu birimin mevzuatta projeyi esastan inceleme yetkisi de bulunmuyor.

Ankara’da yaptığımız projelerde çalıştığımız imar şirketi vasıtası ile bu kez Aytaç Ülkebaş ile İstanbul projelerinin yürütülmesi konusunda danışmanlık sözleşmesi akdettik. Aytaç bana İBB İmar Daire Başkanı Gürkan Akgün ile randevu ayarladığını söyledi. Kendisi bizden siluet onayı karşılığı para istedi. Buna itiraz ettim.  O zaman kreş yapın teklifinde bulundu. Mecburen, resmi olması şartı ile kreş yapabileceğimizi, bunun için bize yapılacak kreşin arsasının teslimi talep ettim. Kendisi bunun üzerine kreş inşaatının da süre alacağını, netice olarak yapılmakta olan bazı kreşlerin inşaat malzemelerinin temini için fatura karşılığı ödeme yapmamızı istedi. Biz zorunlu olarak, mecburen, parayı ödemek zorunda kaldıktan sonra anılan siluet raporu onaylanmıştır. Adem Soytekin tarafından dosyaya ibraz edilen söz konusu çekler ise Eyüp İlçesinde bulunan ihale neticesinde satın aldığımız iki projenin ruhsatı alındıktan sonrasında evrakların Büyükşehir Belediyesi Öngörünüm Birimi olarak adlandırılan birime gönderilerek dosyamızın burada bekletilmesi üzerine o dönem İmar Müdürü olan Gürkan Akgün’ün şirketimizin ruhsat işlerini takip eden Aytaç Ülkebaş’tan talep ettiği çeklerdir. İki proje var, iki kreş bedeli ödemek zorundasınız diye bizi zorladılar.”

TANIK İFADESİ

Yazının Devamını Oku

İBB iddianamesi ‘Para sayma’ görüntüsüyle başladı

13 Kasım 2025

İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik ‘yolsuzluk’ iddialarına ilişkin hazırlanan iddianamede, soruşturmanın nasıl başladığının detaylarına da yer verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’nca, basın yayın ve medya organlarında “CHP’de Para Sayma Görüntüleri ve Para Kuleleri” olarak bilinen video görüntüleri üzerine 2024’te soruşturma başlatıldığı hatırlatıldı.

‘RÜŞVET SİSTEMİ’

Soruşturma sonunda dosyada yer alan şüpheliler hakkında ‘Siyasi Partiler Kanunu’na muhalefet’ suçundan kamu davası açıldığı ifade edildi. Bu soruşturma kapsamında alınan ifadelerde ismi geçen kamu görevlilerinin kurmuş oldukları ‘sistem’ dahilinde iş sahiplerinden/insanlardan rüşvet adlıkları, iş sahiplerini para vermeye zorladıkları, bazı işinsanları ile hareket edip haksız kazanç elde ettikleri, piyon diye tabir edilen kişiler üzerinden alım satımlar yaparak suçtan elde edilen parayı akladıkları ve ‘sisteme’ dahil ettikleri, para transfer ve tahsilinde ‘gizli kasa’ olarak tabir edilen sivil kişileri kullandıkları iddiası ile resen soruşturmaya başlandığı anlatıldı.

‘PARA KULELERİ’

Suç örgütünün oluşumunun 2015-2016’da İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde başladığı, 2019’da gerçekleşen ve basın yayın organlarına 2024’te “CHP’de para sayma görüntüleri” veya “Para Kuleleri” olarak yansıyan olayla açığa çıktığı iddia edildi. Görüntülerin içeriğinin CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasına ilişkin, olay tarihinin de 2019 olduğu belirtildi. Görüntülerde balyalar halinde yer alan paraların bizzat örgüt liderinin talimatı ile İstanbul’daki ilçe belediyelerinden temin edildiği iddia edildi.

‘PARALARIN KOORDİNESİ’

Paraların koordinesini de örgüt liderinin talimatı ile örgüt yöneticilerinden Fatih Keleş ile partiyle herhangi bir bağı bulunmayan İmamoğlu İnşaat’ın genel müdürü konumundaki Tuncay Yılmaz’ın sağladığı öne sürüldü.

‘2019 SONRASI ZENGİNLEŞTİLER’

Yazının Devamını Oku

Zeydan Karalar göreve iade istedi

23 Ağustos 2025

Seyhan Belediye Başkanlığı döneminde belediyeye iş yapan şirket yöneticilerinden haksız maddi menfaat talebinde bulunduğu öne sürülen Karalar, 8 Temmuz’da tutuklanmış, İçişleri Bakanlığı’nca da geçici olarak görevinden uzaklaştırılmıştı. Karalar’ın avukatı Hüseyin Ersöz, mahkemeye sunduğu dilekçesinde soruşturma konusu iddianın Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevi ile bağlantılı olmayıp, Seyhan Belediyesi’nde görev yaptığı 2014-2019 dönemine ilişkin olduğunu ifade etti.

Dilekçede özetle, “Müvekkilin üstüne atılan ve görevden uzaklaştırılmasına neden olarak gösterilen eylemler görevden uzaklaştırmayı gerektirecek önem, ciddiyet ve ağırlıkta değildir. Görevden uzaklaştırılmasına ilişkin işlemin gecikilmesi halinde telafisi güç veya imkânsız zararlar doğabileceğinden yürütmenin durdurulmasına ve iptaline karar verilmesini talep ederiz” denildi.◊ Ayşegül USTA / İSTANBUL

Yazının Devamını Oku

Daltonlardan gençlere ‘lüks hayat’ tuzağı

21 Ağustos 2025

Kamuoyunda ‘Daltonlar’ olarak bilinen suç örgütüne yönelik hazırlanan bin 676 sayfalık iddianamenin detayları ortaya çıktı. Örgütün eylem çeşitlerine ve tetikçilik yöntemlerine de yer verilen iddianamede, 15-20 yaş aralığındaki gençlerin örgüte katılımının nasıl sağlandığı adım adım anlatıldı.

SOKAKLARIN HAKİMLERİ...

Çetenin kendisine destekçi bulmak ve insanlara sempatik görünmek için sosyal medya platformları üzerinden günlük ve hatta saatlik düzenli olarak videolar paylaştıkları, gittikleri yer ve mekânlarda örgüt lideri Beratcan Gökdemir’e şarkılar atfederek, “İstanbul’un sefiri, sokakların hâkimi” gibi mottolar kullanarak kara propaganda yaptıkları ileri sürüldü. Bu sayede özellikle genç yaşta suça meyilli olan kitleyi etkileyerek örgüte katılım sağladıkları tespitlerine yer verildi.

PAHALI AKSESUARLAR

Örgütün, 15-20 yaşındaki gençlerin katılımını sağlamak için başvurduğu yöntemler ise şu şekilde özetlendi: “Örgüt, özellikle TikTok isimli sosyal paylaşım platformu başta olmak üzere sosyal medyada yüksek bir popülariteye erişmiştir. Sosyal medya platformlarında yurtdışında bulunan örgüt lideri ve yöneticileri başta olmak üzere lüks araç ve mekânlarda, pahalı marka giyim ve aksesuarlar ile silahlı paylaşımlar yaparak ilk aşamada genç nesil üzerinde yaşam tarzlarına ve örgüte yönelik bir hayranlık oluşturup takipçi kazanmaya çalışmaktadır.

SİTELERDE ‘ÖRGÜT EVİ’

İkinci aşamada, yurtdışındaki örgüt lideri ve yöneticileri sosyal medya üzerinden kendileri ile irtibata geçen örgüt sempatizanı gençler ile yazılı veya görüntülü görüşme sağladıktan sonra eylemsel kabiliyeti olduğuna kanaat getirdikleri kişilerin İstanbul’da bulunan daha kıdemli konumdaki örgüt üyeleri ile irtibatını sağlamakta, İstanbul’da bulunan bu örgüt üyeleri de şahısların yol giderlerini karşılayıp bu kişileri örgüt evlerine yerleştirmektedir. Örgüt evleri, ekseriyetle Esenyurt ve Bahçelievler gibi ilçelerde bulunan sitelerden Airbnb gibi mobil uygulamalar üzerinden, sabıkası bulunmayan örgüt üyeleri veya yakınları adına kiralanan dairelerden olup, örgüt evlerinde geçen birkaç günlük konaklamanın ardından örgüt lideri veya yöneticisinin doğrudan talimatı ile evdeki örgüt üyelerine silah, mühimmat, kar maskesi, balistik yelek, patlayıcı, motosiklet gibi suçta kullanılacak araçlar temin edilerek eyleme gönderilmektedir.

Yazının Devamını Oku

Elif’in 15 yıllık hukuk mücadelesi

12 Ağustos 2025

KADIN kuaförü Elif Öztürk, 2008’de henüz 19 yaşındayken boynunun sağ tarafında eline gelen şişlik nedeniyle özel bir hastanenin genel cerrahi polikliniğine başvurdu. Öztürk’e, lokal anestezi altında ameliyat şartlarında lenf bezi biyopsisi uygulandı. Sonrasında tüberküloz ön tanısı ile verem savaş hastanesine yönlendirildi.

BİYOPSİDEN SONRA SAĞ KOLU HİSSİZLEŞTİ

Ancak yapılan biyopsi sonrası Öztürk’ün ameliyat yaraları iyileşmeyerek, iltihap kaptı. Sağ kolunda ise hissizleşme ve hareket azalması baş gösterdi. İkinci kez, ilk biyopsinin yapıldığı özel hastaneye giden Öztürk, doktoru tarafından yeniden muayene edildi. Öztürk’ü muayene eden doktor, tam bir iyileşme için ikinci bir biyopsi yapılması gerektiğini, kalan kist ve lenf bezi parçalarının da alınmasının şart olduğunu söyledi. Ameliyatın aynı kesi üzerinden yapılıp estetik dikişle dikilmesi gerektiğini, böylelikle Elif Öztürk’ün hiçbir sıkıntısının kalmayacağını ifade etti. Öztürk’e, ilk biyopsinin yapıldığı özel hastanede, ikinci kez aynı yara üzerinden biyopsi yapıldı. 2’nci biyopsinin ardından Öztürk’ün sağ kolunda ciddi işlev kaybı ve kalıcı hasar oluştu. Sağ omzu, sol omzuna göre düşük pozisyona geldi. Görsel olarak vücut bütünlüğünü bozuldu. Kadın kuaförü olan ve çalışamayacak duruma gelen Öztürk, ‘hekimin, hasta ve hasta yakınlarına tıbbi müdahalenin niteliği, riskleri ya da sonuçları hakkında yeterli bilgilendirme yapmadığı’ gerekçesi ile 27 Aralık 2010’da avukatı Hasan Pilavcı aracılığıyla, bin TL maddi, 6 bin TL manevi tazminat talebi ile hastane ve ameliyatı gerçekleştiren doktor G.G.’ye dava açtı.

‘KARARI DUYUNCA MUTLULUKTAN AĞLADIM’

İstanbul 15’inci Asliye Hukuk Mahkemesi 15 Kasım 2016’da davanın reddine karar verdi. Öztürk’ün bu karara yaptığı itirazlar, 14 Mart 2018’de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nce, 10 Şubat 2021’de de Yargıtay 3’üncü Hukuk Dairesi’nce, yerel mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesi ile reddedildi. Öztürk, 3 Mayıs 2021’de avukatı Hasan Pilavcı aracılığı ile bu kez Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Anayasa Mahkemesi’ne sunulan dilekçede, ‘maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı’ ile ‘adil yargılanma hakkı’nın ihlal edildiği ileri sürülerek, 300 bin TL maddi, 60 bin TL manevi olmak üzere tazminat talep edildi. Elif Öztürk’ün tazminat talebini reddeden Anayasa Mahkemesi, ameliyattan önce hastanın yeterli derecede bilgilendirilmesi, bilgilendirme ile tıbbi müdahale arasında uygun bir zaman aralığı olması gerektiğine dikkat çekerek oybirliği ile  ‘maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı’nın ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar verdi. Elif Öztürk, “Kararı duyunca mutluluktan hem ağladım hem güldüm. Umuyorum ki adalet geçte olsa tecelli edecektir” dedi.

Yazının Devamını Oku

Elif’in15 yıllık hukuk mücadelesi

12 Ağustos 2025

KADIN kuaförü Elif Öztürk, 2008’de henüz 19 yaşındayken boynunun sağ tarafında eline gelen şişlik nedeniyle özel bir hastanenin genel cerrahi polikliniğine başvurdu. Öztürk’e, lokal anestezi altında ameliyat şartlarında lenf bezi biyopsisi uygulandı. Sonrasında tüberküloz ön tanısı ile verem savaş hastanesine yönlendirildi.

BİYOPSİDEN SONRA SAĞ KOLU HİSSİZLEŞTİ

Ancak yapılan biyopsi sonrası Öztürk’ün ameliyat yaraları iyileşmeyerek, iltihap kaptı. Sağ kolunda ise hissizleşme ve hareket azalması baş gösterdi. İkinci kez, ilk biyopsinin yapıldığı özel hastaneye giden Öztürk, doktoru tarafından yeniden muayene edildi. Öztürk’ü muayene eden doktor, tam bir iyileşme için ikinci bir biyopsi yapılması gerektiğini, kalan kist ve lenf bezi parçalarının da alınmasının şart olduğunu söyledi. Ameliyatın aynı kesi üzerinden yapılıp estetik dikişle dikilmesi gerektiğini, böylelikle Elif Öztürk’ün hiçbir sıkıntısının kalmayacağını ifade etti. Öztürk’e, ilk biyopsinin yapıldığı özel hastanede, ikinci kez aynı yara üzerinden biyopsi yapıldı. 2’nci biyopsinin ardından Öztürk’ün sağ kolunda ciddi işlev kaybı ve kalıcı hasar oluştu. Sağ omzu, sol omzuna göre düşük pozisyona geldi. Görsel olarak vücut bütünlüğünü bozuldu. Kadın kuaförü olan ve çalışamayacak duruma gelen Öztürk, ‘hekimin, hasta ve hasta yakınlarına tıbbi müdahalenin niteliği, riskleri ya da sonuçları hakkında yeterli bilgilendirme yapmadığı’ gerekçesi ile 27 Aralık 2010’da avukatı Hasan Pilavcı aracılığıyla, bin TL maddi, 6 bin TL manevi tazminat talebi ile hastane ve ameliyatı gerçekleştiren doktor G.G.’ye dava açtı.

‘KARARI DUYUNCA MUTLULUKTAN AĞLADIM’

İstanbul 15’inci Asliye Hukuk Mahkemesi 15 Kasım 2016’da davanın reddine karar verdi. Öztürk’ün bu karara yaptığı itirazlar, 14 Mart 2018’de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nce, 10 Şubat 2021’de de Yargıtay 3’üncü Hukuk Dairesi’nce, yerel mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesi ile reddedildi. Öztürk, 3 Mayıs 2021’de avukatı Hasan Pilavcı aracılığı ile bu kez Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Anayasa Mahkemesi’ne sunulan dilekçede, ‘maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı’ ile ‘adil yargılanma hakkı’nın ihlal edildiği ileri sürülerek, 300 bin TL maddi, 60 bin TL manevi olmak üzere tazminat talep edildi. Elif Öztürk’ün tazminat talebini reddeden Anayasa Mahkemesi, ameliyattan önce hastanın yeterli derecede bilgilendirilmesi, bilgilendirme ile tıbbi müdahale arasında uygun bir zaman aralığı olması gerektiğine dikkat çekerek oybirliği ile ‘maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı’nın ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar verdi. Elif Öztürk, “Kararı duyunca mutluluktan hem ağladım hem güldüm. Umuyorum ki adalet geçte olsa tecelli edecektir” dedi.

Biyopsi sonrası sağ kolunda kalıcı hasar oluşan Elif Öztürk, yıllar süren hukuk mücadelesini sürdürüyor.

 

 

Yazının Devamını Oku

İBB operasyonu: İhsan Aktaş’ın rüşvet iddiaları

3 Haziran 2025

‘Suç örgütü lideri’ olmakla suçlanan Aktaş’ın Beşiktaş, Beyoğlu, Avcılar, Seyhan ve Ceyhan Belediyesi’ne ilişkin iddialarından bazıları şöyle:

* (Beşiktaş Belediyesi) Fahri Aksoy, Rıza Akpolat’a 2 araç almıştı. Fahri ve Bektaş Yıldız bu olaydan dolayı Rıza Akpolat’a şantaj yapıyordu. Araçların ücretinin ödenmediğini belirtiyordu. Araçların parası olarak 7.5 milyon lira 25 Şubat 2021’de çekilip Etiler’de Fahri Aksoy ile Alican Abacı’ya elden teslim edildi.

5.5 MİLYON TL İSTEDİLER

* (Avcılar Belediyesi) Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı Alican Abacı, kardeşlerim ve akrabalarımdan Beşiktaş Belediyesi’ndeki birikmiş hakediş ödemelerini alabilmeleri karşılığında, CHP Avcılar Belediyesi Başkan adayı Utku Caner Çankaya’nın seçim çalışmalarında kullanılması için 5.5 milyon TL para ve araç talep etmiştir. 1.5 milyon Yusuf Akın tarafından nakit çekilerek Akın Kumanlı’ya verilmiş, 4 milyon TL ise farklı tarihlerde Akın Kumanlı’nın hesabına gönderilmiştir.

* (Beyoğlu Belediyesi) Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı Alican Abacı, kardeşlerim ve akrabalarımdan Beşiktaş Belediyesi’ndeki birikmiş hakediş ödemelerini alabilmeleri karşılığında, CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan adayı İnan Güney’in seçim çalışmalarında kullanılması için araç talep etmiştir. Araçlar seçim bölgesinde çalıştırılmak üzere İnan Güney’in kontrolüne verilmiştir.

* Kardeşlerimin ve yakınlarımın firmaları Beşiktaş Belediyesi’nde araç kiralanması ile ilgili ihaleler almıştı. Belediye kardeşlerimden fazladan araç talep etmiştir. Kapsam dışı alınan araçlardan biri de CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’e verilmiştir.

‘EKREM BAŞKAN’IN TALİMATI’

* 2024 yerel seçimlerinden önce Özgür Karabat beni arayıp ‘Ekrem Başkan’ın talimatı var” diyerek benden para istedi. Parayı Ömer Güngör aracılığıyla Özgür Karabat’ın İkitelli’de bulunan ofisine 6 Mart 2024’te gönderip teslim ettirdim.

Yazının Devamını Oku

‘Silahlı Hafiyelik Örgütü’nden savcıya suikastlı tehdit

26 Mayıs 2025

İddiaya göre, Avukat Aylin Arslantatar, 30 Ağustos 2024’te saat 19.23 sıralarında Savcı Yavuz Engin’i arayarak istihbaratçıların ve işinsanlarının bulunduğu bir ortamda, Engin’e yönelik suikast planlaması yapıldığını, 17 yaşında bir tetikçinin tutulduğunu, Tuğçe Toptemel’in tahliye edilmemesi halinde suikastın gerçekleştirileceğini söyledi. Bu planın tutmaması halinde Savcı Engin’in Ankara’da yaşayan kız kardeşinin vurdurulacağı bilgisini de savcıya iletti. Aynı görüşme içerisinde özel hayatına ilişkin birçok fotoğraf ve görüntünün ellerinde olduğunu, yakın arkadaşlarının da takibe alındığını belirterek, “Ne olur Yavuz, hayatta kalmak istiyorsan dediklerini yap, kendi canından korkmuyorsan bile eşin, çocuğun, ailen var” dedi.

OTOMOBİLİNİ TAKİP ETTİLER

Savcı Engin, 4 Eylül 2024’te Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılı olarak başvurup otomobilinin takip edildiğini, evinin gözetlendiğini ve tehdit edildiğini bildirdi. Bu şahısların tespit edilerek cezalandırılmasını istedi. Savcı Engin’in şikâyeti üzerine soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Savcı Engin’in rızası ile odasına 2 gizli kamera yerleştirilerek Avukat Aylin Arslantatar ve örgütün kurucusu olduğu öne sürülen Mustafa Kemal Zengin’in savcının makamına yaptığı ziyaret sesli ve görüntülü olarak kayıt altına alındı.

TEHDİT KAMERADA

Aslantatar ile örgütün kurucusu olduğu öne sürülen Zengin, 1 Ekim 2024’te Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na gelerek 13.50’de Savcı Engin’in odasına girdiler. 14.57’ye kadar görüşme yaptılar. Gizli kamera ile kayıt altına alınan bu görüşmede Arslantatar ve Zengin ile Savcı Yavuz Engin arasında tehditlerin havada uçuştuğu bir görüşme gerçekleşti.

<iframe src='//www.hurriyet.com.tr/video/embed/?vid=42657100&resizable=1&autostart=true&playsinline=true&v_utm_source=haber_detay' width='580' height='326' loading='lazy' frameborder='0' scrolling='no' allow='autoplay; fullscreen' allowfullscreen></iframe>


Yazının Devamını Oku