Ayşegül Usta

Cumhurbaşkanı Erdoğan Sakarya’dan seslendi: Barış istiyorsan savaşa hazır ol

25 Şubat 2024

- İÇERİDE TERÖRİST KALMADI: “Son 40 yıldır birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize kasteden, bölücü terör örgütüne karşı mücadele yürütüyoruz. Çektiğimiz acıların, maruz kaldığımız ihanetlerin ödediğimiz bedellerin haddi, hesabı yok. Ama hamdolsun her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanı, işgalcilere, hainlere, emperyalistlerin tetikçiliğini yapan teröristlere teslim etmedik. Bildiğiniz gibi artık içeride terör örgütleri kalmadı. Hepsi de terk ettiler. Son olarak güney sınırımız boyunca bir teröristan kurmaya teşebbüs ettiler. Gerçekleştirdiğimiz sınır ötesi harekâtlarla bu senaryoyu da yırtıp attık.


Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Sakarya adaylarıyla sahne çıktı.

- GÜÇLÜ ORDU GÜÇLÜ SAVUNMA: Tüm bu sürecin bize öğrettiği en önemli hakikat nedir biliyor musunuz? ‘Hazır ol cenge eğer ister isen sulhu salah.’ Yani barış ve huzur istiyorsan savaşa hazır olmalısın. Türkiye ve Türk milleti olarak şayet bu topraklarda huzur ve güven içinde yaşamak istiyorsak yapacağımız iş bellidir. Güçlü bir orduya, güçlü bir savunma sanayisine sahip olacağız. Diğer türlü bize bu coğrafyada nefes bile aldırmazlar.

- KAAN BEKA MESELESİDİR: KAAN savaş uçağına, Anadolu Gemisi’ne, Akıncı’ya, Kızılelma’ya, Anka’ya, Fırtına obüslerine, Altay tankına çeşit çeşit füze sistemlerine sahip olmak bizim için bir beka meselesidir. Şimdi dünya bizden istiyor. Dünyada 5’inci nesil savaş uçağı yapabilen 4 ülke arasına girmemizin gururunu yaşayamayanlar dönüp kalplerindeki ülke ve millet sevgisini bir sorgulasın.

- KARŞILIĞINI İHRACATIMIZLA ALIYORUZ: Son 21 yılda savunma sektörüne yaptığımız yatırımların karşılığını hem güvenliğimizde hem ihracatımızla almaya başladık. Kendimizle beraber dost ve kardeş ülkelerin ihtiyaçlarını da karşılayan bir ülke haline geldi. Geçtiğimiz yıl 185 ülkeye 230 çeşit ürün ihraç ederek 5.5 milyar dolarlık rekor ihraç tutarı yakaladık. Savunma sanayisinde sürekli yükselttiğimiz hedeflerimiz doğrultusunda azim ve kararlılıkla çalışmayı sürdürüyoruz.”

CHP SAÇ SAÇA BAŞ BAŞA KAVGA EDİYOR

Yazının Devamını Oku

Zuhal Ebrar’ın ölümüne 9 yıl istendi

24 Şubat 2024

Beyoğlu’nda sıkışan gaspçılar polisten kaçtı. Bu sırada polis memurlarından Alper D. de durdurmak için peşlerinden ateş açtı. Seken kurşunlardan biri o sırada sokaktan geçen Zuhal Ebrar Yıldız’a (18) isabet etti ve ölümüne neden oldu. Polis Alper D. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Alper D. hakkında, ‘bilinçli taksirle ölüme neden olmak’ suçundan 9 yıl hapis istemiyle dava açıldı. İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesi dava aşamasında Alper D.’nin tahliyesine karar verdi.

‘DURDURMAK İSTEDİ’

Davaya ilişkin görüşünü açıklayan duruşma savcısı, polis Alper D.’nin kastının kaçan şüphelileri vurmak değil durdurmaya çalışmak olduğunu belirterek, “Ancak netice öngörülebilirdi” dedi.

Mahkeme, tarafların mütalaaya ilişkin beyan ve savunmalarını hazırlaması için süre vererek duruşmayı erteledi.

Yazının Devamını Oku

Kedi katiline 3.5 ayda tahliye

23 Şubat 2024

İSTANBUL’da Fatih Camisi çevresinde hayvanseverlerin besledikleri kediler bir bir ortadan kaybolmaya başlamıştı. Dedektif gibi iz süren hayvanseverler, Mehmet Fatih Öztürk’ü kedilerden birini çantaya koyarken görüntüledi. Öztürk, polis ekiplerince gözaltına alındı. İzmit’teki işyerinde yapılan aramada 9 ölü kedi bulundu. Adliyeye sevk edilen Mehmet Fatih Öztürk 14 Kasım 2023’te tutuklandı.

Mehmet Fatih Öztürk, Fatih Camisi etrafından bulunan bir kediyi çantasına koyarken görüntülenmişti.

TUTUKSUZ YARGILANACAK

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma sonunda Mehmet Fatih Öztürk’e ‘ev hayvanı veya evcil hayvanı kasten öldürme’ suçundan 6 yıl hapis istemiyle dava açtı. İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 19 Aralık 2023 günü ilk kez hâkim karşısına çıkan Mehmet Fatih Öztürk hakkındaki suçmaları reddetti. Mahkeme, Mehmet Fatih Öztürk’ün akıl hastası olup olmadığı yönünde rapor alınmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

Mahkeme, 21 Şubat 2024’te tutukluluk incelemesi için dosyayı ele aldı ve Mehmet Fatih Öztürk’ün tutuksuz yargılanmak üzere cezaevinden tahliye edilmesine karar verdi.

 

Yazının Devamını Oku

Semtine göre takma isim kullanmış... Varoşta Harun Kadıköy’de Cavit

22 Şubat 2024

Adnan Oktar silahlı suç örgütüne yönelik 72 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, Adnan Oktar’ın, örgütün kadın üyelerine yaptığı baskı ve eziyetlere ilişkin ifadeler de yer aldı. Müşteki E. A. 22 Mayıs 2018’de verdiği ifadesinde Oktar’ın müritlerine şiddet uyguladığını belirterek, “1997-98 yıllarında Adnan Oktar artık cemaatteki müritleri dövmeye, aşağılamaya, sokağa çıkma yasakları, saç kesmelere, herkesin önünde soyup cinsel organlara peçete sokmaya başladı. Ayrıca bana tecavüz etti” diye konuştu.

EZİYET YÖNTEMLERİ GELİŞTİRMİŞ

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen B. K. de 5 Ocak 2019’da verdiği ifadesinde, “Adnan Oktar A9 TV canlı yayınlarında kendisine istediği gibi bakmayan kızlar için adeta bir eziyet yöntemi geliştirdi. Yayın bittikten sonra stüdyodan Dragos’a geçtiğimizde, yayın esnasında bakışını beğenmediği kızları yanına çağırtırdı. Yanına gelen kıza ise sabaha kadar küfür içerikli hakaretlerde bulunur, uyutmaz ve adeta işkence ederdi. Bu işkenceyi bana o kadar çok yaptı ki sayısını bile hatırlayamam” dedi.

KİTABI SATSIN DİYE DEĞİŞMİŞ

Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen M. A. ise 1 Mayıs 2019’da verdiği ifadesinde, “Adnan Oktar müstear (takma) isimlerinden Harun Yahya’yı kullanırdı. Cavit Yalçın müstear ismi ise Harun Yahya müstear ismiyle yazılmış kitapların Adnan Oktar’a ait olduğu için Kadıköy gibi daha çok sol görüşlü semtlerde kitapçılardaki tepki çekip satılmadığı için farklı mahlaslar seçilmişti. Bu da onlardan hatırladığımdır” ifadelerini kullandı.

Yazının Devamını Oku

Asitli caniye 7 yıl istendi

22 Şubat 2024

İstanbul Eyüpsultan’da 20 kedinin üzerine asit döktüğü gerekçesiyle gözaltına alınan Murat Özdemir 7 Ağustos 2023’te tutuklanmış, 6 Eylül 2023’te görülen ilk duruşmada da tahliye edilmişti. İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün görülen duruşmaya Murat Özdemir gelmedi.

SUÇUNU KABUL ETMİŞTİ

Duruşmada söz alan İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi avukatlarından Umut Yıldız, “Saldırıların farklı zamanlarda ve tasarlayarak yapıldığı sabit olduğundan üst hadden cezalandırılmasını ve zarar gören her bir can için ayrı ayrı ceza verilmesini talep ediyoruz” dedi.


Üzerlerine kezzap ve asit dökülen kediler, İstanbul Büyükşehir Belediye ekipleri tarafından tedavi altına alınmıştı.

Davaya ilişkin görüşünü açıklayan duruşma savcısı, Murat Özdemir’in 17 Temmuz 2023-6 Ağustos 2023 arasında 3 farklı seferde satın almış olduğu yakıcı sülfürik asidi sokak kedilerinin üzerine döktüğünü öne sürdü. Eylemlerinin kamera görüntülerinden tespit edildiğini, sanık Murat Özdemir’in de soruşturma ve yargılama aşamasında suçunu açıkça söylediğini belirtti. Özdemir’in ‘zincirleme olarak bir ev hayvanını veya evcil hayvanları kasten öldürme’ suçundan 10.5 aydan 7 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Mahkeme, savunmasını yapması için Murat Özdemir’in zorla getirilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

Yazının Devamını Oku

Adnan Oktar’dan ‘vurun’ talimatı

21 Şubat 2024

ADNAN Oktar silahlı suç örgütüne yönelik 72 sanık hakkında hazırlanan iddianamede dikkat çekici ifadeler yer aldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca infak adı altında örgüte finans sağlanmasına yönelik hazırlanan bin sayfalık iddianamede, şüpheli, müşteki ve etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen örgüt üyelerinin ifadelerine de yer verildi.

Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen Mustafa Arular, 1 Mayıs 2019’da verdiği iddianamede de yer alan ifadesinde, örgüt lideri Adnan Oktar‘ın, örgüte kadın üye kazandırabilecek yakışıklı örgüt üyeleriyle alışverişe gittiğini öne sürdü. 

KÂĞIT ÜZERİNDE EVLİLİKLER

Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen Altuğ Revnak Eti ise 3 Ocak 2019’da verdiği ifadesinde, “1992’den sonra örgütte yapılan evlilikler kâğıt üzerindedir. Bu evliliklerin yapılma nedeni öncelikle toplum nezdinde normal bir aile kuran müritlerin olduğu bir cemaat imajı uyandırmak, yeni katılanları korkutmamak, ürkütmemek amaçlıdır” dedi. 

‘POLİGONDA ATIŞ YAPILIRDI’

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen Emre Kutlu da 16 Ekim 2018’de verdiği ifadesinde, “Adnan Oktar yıllardır kemik olan koruma ekibine özel silah dersleri aldırır. Bunların organizasyonunu Tarkan Yavaş yapardı. Geriye kalan silahlı olanlar ise poligona giderdi. Adnan Oktar bu gruba sürekli riskli bir durum veya bize karşı bir hareket olursa kim olduğuna bakmadan ateş etmelerine söylerdi. Bu söylem bir talimattı. Bana hiçbir zaman silah almam teklif edilmedi. Çünkü Adnan Oktar sadece güvendiklerine silah aldırırdı. Bu kişiler yayında ve alışverişler başta olmak üzere Adnan Oktar her dışarı çıktığında korumalık görevi yaparlardı” diye konuştu.

Yazının Devamını Oku

Bana kadın avukat bulun

18 Şubat 2024

ADNAN Oktar silahlı suç örgütünün güncel yapılanmasına ilişkin iddianamede, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen Fatih Kılıç’ın 31 Ağustos 2022’de verdiği ifadesi de yer aldı. Adnan Oktar’ın cezaevinden avukatlar aracılığıyla tüm örgütü yönettiğini anlatan Fatih Kılıç ifadesinde şunları söyledi:

AVUKATLARDAN VARDİYALI ZİYARET

“Adnan Oktar’ı ziyaretine giden avukatlar mesaj ve talimatları, not olarak alırlar. Bu notları Eda Babuna, Meltem Daban ve ismini bilmediğim Feraye kod adlı kişilere iletirler. Bu kişiler kendilerine gelen notları ilk zamanlar çeşitli WhatsApp gruplarından ve örgütün kullandığı haberleşme sistemlerinden yazılı olarak iletmişler ise de özellikle bu yılın başlarından itibaren yazılı şekilde iletmeyi bırakıp sözlü olarak aktarmaya başlamışlardır. Bunun sebebi ise Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yeni bir gizli soruşturma dosyası olduğunun ve bu dosya üzerinden yeni araştırmalar yapıldığının öğrenilmesinden kaynaklıdır.

Avukatlar ilk günden bu yana aralıksız bir şekilde hafta sonu veya bayram tatili olmaksızın vardiyalı bir şekilde Adnan Oktar’ın ziyaretine giderler. Bu görüşmelerde avukatlar hiçbir zaman tek olmaz. Mutlaka en az 2 kişi şeklinde ve uzun süren aralıklarla öğleden önce ve öğleden sonra olmak üzere görüşmeler yaparlar. O günün şartlarında acil olarak iletilmesi gereken durum olursa birisi çıkar, onu Eda Babuna, Meltem Daban ve Feraye kod isimli kişiye iletir ve tekrar geri döner.

‘LÜKS YAŞANTISINA DEVAM EDİYOR’

Adnan Oktar’ın ilk günlerde ‘Kadın avukat bulalım, bana görüşmeye gelsin. Ayrıca hukuk bürosuna avukat alınacağı zaman kadın avukat alalım, hem daha çalışkan oluyorlar. Görüşmeye bana Edirne’ye cezaevine gelsinler. Ben seçerim’ şeklinde talimatlar verdiğini biliyorum. Adnan Oktar hiçbir geliri olmamasına rağmen cezaevinde de lüks yaşantısına devam etmektedir. İstediği marka, model ve renkte kıyafetler, ayakkabılar giyiyor. Kişisel taleplerinin tamamı örgüt tarafından karşılanmaktadır.”

Yazının Devamını Oku

Parmaklıkların arkasından da örgüt propagandasına devam ediyor... Adnan Oktar’ın cezaevi talimatları

17 Şubat 2024

ADNAN Oktar silahlı suç örgütünün güncel yapılanmasına ilişkin iddianameden Oktar’ın cezaevinden gönderdiği talimatlar da çıktı. Adnan Oktar’ın avukatları aracılığıyla örgüt üyelerine ilettiği talimatlarda, örgütün propaganda faaliyetlerine yön verdiği görülüyor.

‘CEMAATİN ÜÇTE BİRİ BİLE ÇIKSA...’

Adnan Oktar hukukçulardan kendisini değil diğer örgüt üyelerini dışarı çıkartmalarını isteyerek, “Hukukçu gözüyle bakmayı bırakın. Cemaatin 3’te 1’i bile çıksa akıl almaz bir güç anlamına gelir. Beni çıkartmak için uğraşmayın. Dışarıda da olsam aynı şeyleri yaparım. İnternet paylaşımları önemli” diyerek talimat vermiş. Raporda yer alan bir başka mail’de ise Adnan Oktar’dan şikâyetçi olanların kandırıldıkları yönünde internetten yayın yapılması isteniyor. Elektronik postanın içeriğinde 21 kişiye ait belgeler bulunuyor. Örgüt bu talimat üzerine içerik hazırlayarak şikâyetçilerin kandırıldığı yönünde yoğun paylaşımlar yapıyor.

İnceleme raporunda 2341 numarası verilen elektronik postada ise Adnan Oktar’ın verdiği, “Çok önemli. Hiçbir konuyu hiçbir zaman benim notum olarak iletmeyin” talimatı var. Adnan Oktar bu yolla örgütü içeriden yönetmeye devam ettiğinin anlaşılmasının önüne geçmeye çalışıyor. Bir başka Adnan Oktar notunda ise sosyal medya üzerinden mehdilik hususunda gündem yapılması isteniyor. Bu notun ardından örgüt üyeleri yoğun biçimde mehdilikle ilgili paylaşımlar yapıyor.

‘BEN YORULDUM HAYATI MUTLUYUM DİYE DEĞİŞTİRİN’

Adnan Oktar’ın verdiği en ilginç talimat ise şarkı ve şiirlerin sözlerinin değiştirilmesi yönünde. Adnan Oktar örgüt üyelerine moral olması için “Ben yoruldum hayat” şarkısının sözlerinin “Ben sevindim hayat” veya “Ben mutluyum hayat” diye değiştirilmesini, tüm şarkı ve şiirlerin gözden geçirilerek uygun hale getirilmesini istiyor. Ayrıca kendi fotoğraflarının grafik tablo gibi yapılarak milyonlarca kişiye ulaştırılması talimatını veriyor.

HAYVANLARININ İSİMLERİNİ BİLE SORUYORLAR

- İddianamede, örgüt davasından aranırken teslim olan ve etkin pişmanlıktan faydalanmak için itirafçı olan Fatih Kılıç’ın ifadeleri de yer aldı. Örgütün halen ve mutlak tek liderinin Adnan Oktar olduğunu anlatan Fatih Kılıç, “Halen herkes her konuyu, kendi savunmalarını, verecekleri dilekçeleri, kiminle hangi evde kalacaklarını, aileleriyle görüşüp görüşmeyeceklerini, alacakları maaşı, hatta evlerinde besledikleri kedi ve köpeklere verecekleri isimleri bile Adnan Oktar’a soruyor ve ondan onay almadan hareket etmiyor” dedi.

Yazının Devamını Oku

Adnan Oktar örgütüne yeni iddianame... ‘Kedicikler’e zorla mektup yazdırmış

16 Şubat 2024

Oktar’ın yanı sıra aralarında avukatların da olduğu toplam 19 kişinin 43.5’er yıl hapisleri istendi.

CEZAEVİNDE DE BOŞ DURMADI

Başsavcılık 352 sayfalık iddianamede, 15 gün gibi kısa bir sürede yaklaşık 200 avukat görüşmesi yaptığı belirtilen Adnan Oktar’ın cezaevinde olmasına rağmen örgütsel faaliyetlerini sürdürdüğünü, avukatları ve diğer örgüt yöneticileri Meltem Daban ve Ferhunde Eda Babuna aracılığıyla örgütü diri tutmaya çalıştığını öne sürdü. İddianamede her sanığın hem Adnan Oktar’a hem de birbirlerine mektup yazmaya teşvik ve telkin edildiği, mektup yazmayanların takip edildiği, bu mektupların ileride delil olarak kullanılmak amacıyla saklandığı kaydedildi. İçlerinden etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen şahısların olması durumunda kendi tabirleriyle, “sevgi dolu” mektupların delil olarak sunulup “bu kişi bizi çok sever, korkutulduğu için etkin pişman olmuştur” denilmesi için yapıldığı öne sürüldü. Örgütün kumpasa uğradıkları yönünde algı oluşturmaya çalışmak adına yargı ve emniyeti şikâyet dilekçeleri vererek baskı altına almaya ve yıldırmaya çalıştıkları da ifade edildi.

Yazının Devamını Oku

Bornoz kuşağıyla eşini öldürmeye teşebbüs etmekten yargılanan işinsanı beraat etti

16 Şubat 2024

Can Atay ise eşinin intihara teşebbüs ettiğini öne sürmüştü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma sonunda Can Atay’a 20 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı.

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde önceki gün görülen karar duruşmasında Polen Atay’ın avukatı, “Olayın intihar olmadığı sabittir. Ancak sanık tarafından gerçekleştirilmiş olabilir” dedi.

‘BANA İFTİRA ATTILAR’

Son savunması ve son sözü sorulan Can Atay ise “Böyle bir suç işlemedim. 12 aylık evliliğimiz boyunca eşim bunu hep denedi. Bana iftira attılar. Bu iftirayı da aile mahkemesinde devam eden davadan haksız menfaat elde etmek için yaptılar. Eşime karşı hiçbir şiddetim olmamıştır. Eşim kendini asmaya teşebbüs etmiştir. Güvenlik görevlileri ve benim çabalarım sayesinde yeniden hayata gelmiştir” diye konuştu. 

Mahkeme heyeti, Can Atay hakkında eşi Polen Atay’ı öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği sabit olmadığı gerekçesi ile beraat kararı verdi. Can Atay duruşma sonrası yaptığı açıklamada, “Bu eziyet bitti” dedi.

Yazının Devamını Oku

Çağlayan Adliye Sarayı’na saldırı talimatı: Sabancı’nın katilinden

15 Şubat 2024

Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na, 6 Şubat günü DHKP-C’li teröristler Pınar Birkoç (23) ve Emrah Yayla (43) silahlı saldırı düzenledi. Saldırıda yoldan geçen Dilfiraz Karataş adlı vatandaş hayatını kaybetti. 3’ü polis 6 kişi de yaralandı. 2 terörist ise saldırıda yaralanan eski özel harekâtçı polis tarafından vurularak öldürüldü. Saldırının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturmada gözaltına alınan 48 kişi tutuklanırken, 48 kişi de adli kontrolle serbest kaldı. Başsavcılık koordinesinde İstihbarat ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri saldırının talimatını örgütün sözde merkez komite üyeleri firari şüpheliler Sabancı suikastı tetikçisi Fehriye Erdal ile Zerrin Sarı, Seher Demir ve Musa Aşoğlu’nun verdiğini tespit etti. 4 terörist hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

REHİN ALACAKLARDI

Soruşturma kapsamında tutuklanan şüphelilerin hâkimlik sevk yazısında ise örgüt şemasına yer verildi. Silahlı terör örgütü DHKP-C’nin elebaşıları tarafından verilen talimat doğrultusunda Emrah Yayla ve Pınar Birkoç’un adliyeye silahla girerek yanlarında getirdikleri malzemelerle daha önce duruşma gerekçesiyle içeri giren ve eylem için hazır bekleyen Elif Ersoy, Diyar Ersoy, Necla Birkoç ve Ercan Güneş’in yardımıyla bazı görevlileri rehin almak istedikleri belirtildi. Teröristlerin, terör örgütünden hükümlü Ali Osman Köse ile Ercan Kartal’ın serbest bırakılmasını isteyecekleri öğrenildi.

ŞEHİT SAVCI KİRAZ’IN FAİLLERİ

- Hakkında yakalama kararı çıkartılan Zerrin Sarı, Seher Demir ve Musa Aşoğlu’nun isimleri ise 31 Mart 2015’de İstanbul Adalet Sarayı’ndaki odasında DHKP-C terör örgütü üyesi 2 terörist tarafından şehit edilen Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’a yönelik soruşturmada geçti. Saldırı talimatı verdikleri öne sürülen 9 örgüt yöneticisi arasında yer alan Seher Demir, Zerrin Sarı, Musa Aşoğlu hakkında Mart 2016’da tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.

BELÇİKA İADE ETMEDİ

Yazının Devamını Oku

Kiliseye saldırıda DEAŞ’ın ‘Horasan’ yapılanması

10 Şubat 2024

DEAŞ’a yönelik 11 kişinin tutuklandığı, 5 kişinin de adli kontrolle serbest kaldığı operasyonda ele geçirilen bir harddiskten; kendisini DEAŞ’ın Türkiye emiri ilan eden Ebu Hanzala kod isimli Halis Bayuncuk’un fotoğrafı, Gürcistan Konsolosluğu’nun konum bilgisi, kiliseye saldıran iki teröristin fotoğrafları, saldırının ardından internetteki haberlerde yer alan bilgiler ve kimlik bilgileri çıktı. DEAŞ’lı teröristler Tacikistan uyruklu Amirjon Kholikov ve Rusya uyruklu David Tanduev’in 28 Ocak 2024’te kiliseye düzenlediği saldırının ardından örgüte yönelik operasyonlar genişletilmişti. 

TÜRKİYE’DE MESCİTLERİ VAR

- Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Fazlullah Muhammad itirafçı oldu. DEAŞ’a katılmak üzere Suriye’ye gittiğini, burada El-Nusra cephesi tarafından yakalandığını ve Abu Salah Ketibesine (asker bölüğü) teslim edildiğini söyleyen Muhammad, “Daha sonra kaçak yollarda Türkiye’ye geldim. DEAŞ’ın Horasan Vilayeti bünyesinde faaliyet gösteren mescit ve medreselere gittim” dedi. Mahkeme verdiği bilgilerin yeterli olmadığını ve etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek Fazlullah Muhammad’in tutuklanmasına karar verdi.

Yazının Devamını Oku

Seçil Erzan’a tahliye çıkmadı

10 Şubat 2024

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma sonunda Seçil Erzan’a 249 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı. Seçil Erzan’ın dün tutukluluk hali incelemesi vardı.

Dosyayı bir kez daha inceleyen İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunduğunu belirtti.

Mahkeme, henüz toplanamayan delillerin olduğuna, bu nedenle adli kontrol tedbirinin yetersiz bulunduğunu belirterek Seçil Erzan’ın tutukluluğunun devamına karar verdi.

Yazının Devamını Oku

İşte terörün korkunç yüzü: Bir canın yittiği an

9 Şubat 2024

Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nın C Kapısı’ndaki polis noktasına 6 Şubat günü silahlı terör saldırısı düzenlenmiş, çıkan çatışmada DHKP/C’li

teröristler Emrah Yayla ve Pınar Birkoç etkisiz hale getirilmişti. Saldırıda Dilfiraz Karataş isimli vatandaş hayatını kaybederken, 3’ü polis memuru 6 kişi yaralanmıştı. Saldırıya ilişkin yeni güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı.

KAÇMAYA ÇALIŞIRKEN...

Görüntülere göre, metrobüs üstgeçidinden adliyenin D Kapısı’na doğru ilerleyen 2 terörist polisler tarafından durduruluyor. Polisler GBT yapmak isteyince Pınar Birkoç üzerinde taşıdığı biber gazını polisin yüzüne sıkıyor ve silahla yaralıyor. İki terörist daha sonra ateş ederek kaçmaya başlıyor. Onlarca kişi panik halinde koşarken, aralarındaki Dilfiraz Karataş vurularak yere yığılıyor. İki terörist ise koşarak yanından geçiyor.

SALDIRI KROKİSİ DOSYADA

- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma dosyasına saldırıyla ilgili hazırlanan kroki de konuldu. Krokide teröristlerin D Kapısı önünden vuruldukları ana kadar tüm güzergâh yer alıyor.

 

Yazının Devamını Oku

Adliye saldırısının şifreleri... Kanlı planı GBT bozdu: Kahraman polis durdurdu

8 Şubat 2024

İstanbul Adalet Sarayı’nda 3’ü polis 6 kişinin yaralandığı ve Dilfiraz Karataş’ın hayatını kaybettiği saldırının şifreleri çözülmeye başladı.      

METROBÜSLE GELDİLER

 Öldürülen DHKP/C’li teröristler Emrah Yayla (43) ve Pınar Birkoç (23) adliyeye metrobüsle geldi. Çağlayan Durağı’nda inip üstgeçitten İstanbul Adalet Sarayı’nın  olduğu tarafa geçtiklerinde karşılarında polisleri buldular. Polis ekipleri burada GBT (Genel Bilgi Toplama) kontrolü yapıyordu. Polisler ikisinin de tedirgin hareketlerinden şüphelendi. İlk durdurulan Pınar Birkoç oldu. Pınar Birkoç kim olduğu az sonra ortaya çıkacağı için panikledi.

BİBERGAZI SIKTI

Çantasında taşıdığı bibergazını polislere sıktı ve kaçmaya başladı. Emrah Yayla ise tabancasını çekip  ateş açmaya başladı. Bir polis memuru ile yoldan geçen Dilfiraz Karataş kurşunların hedefi oldu. Peş peşe silah sesleri yükselince adliyenin girişinde bekleyen polisler teyakkuza geçti. Vatandaşlar panikle kaçmaya başladı. Emrah Yayla bu karmaşa sırasında  vatandaşların da giriş yaptığı C Kapısı önündeki polis noktasına ateş açtı.

KAHRAMAN ESKİ ÖZEL HAREKÂTÇI

Burada 2 polis ile 3 vatandaş yaralandı. Ancak vurulan polislerden biri eski bir özel harekâtçıydı. Dizinden yaralı olmasına rağmen Emrah Yayla ve Pınar Birkoç’la çatışmaya girdi. Birkaç metre mesafeden karşılıklı tabancalar ateşlendi. Polis memuru ilk olarak Emrah Yayla’yı ardından da Pınar Birkoç’u etkisiz hale getirdi.

Yazının Devamını Oku

Palalı Sabri cinayetine 6 tutuklama

7 Şubat 2024

Sabri Çelebi 2 Şubat 2024’te kendisinin kullandığı cipte silahla vurularak öldürüldü. Sabri Çelebi’yle o gece kavga eden, aralarında cinayeti işleyen Çetin G.’nin de bulunduğu 8 kişi gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen 2 kişi ‘cinayet’, 4 kişi ise ‘suçluyu kayırma’ suçundan tutuklandı. İki kişi ise serbest bırakıldı. 

 

Yazının Devamını Oku

Silahlı saldırı... Terör bu kez adliyedeydi

7 Şubat 2024

İstanbul Adalet Sarayı’nın C Kapısı’ndaki polis kontrol noktasına dün saat 11.46’da yaklaşan erkek, tabancayla polislere ateş açtı. Saldırganın açtığı ilk ateşte kontrol noktasındaki 3 polis ve adliyeye gelen 3 vatandaş yaralandı. Bacağından yaralanan polis, geri adım atmayarak ilerledi ve saldırganı başından vurdu. Saldırgan yere düşerken, yakınındaki bir kadın da elindeki çantayı yere atarak vurulan saldırganın yanına gelerek polislere ateş etti. Erkek saldırganı vuran polis de ateşe devam ederek kadın saldırganı da başından vurdu. 

PANİK YAŞANDI

Adliyede büyük panik yaşandı. Kapıdaki bazı vatandaşlar korkuyla adliyenin içine koştu. Adliyeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı 3 polis ile yaralı vatandaşlar Azimet Horus, Cengiz Altekin, Dilfıraz Karataş hastaneye götürüldü. Vefat eden bir yakınının mevlidine giderken çatışmanın ortasında kaldığı belirlenen Dilfıraz Karataş hastanede hayatını kaybetti.  Öldürülenlerin ise DHKP-C’li teröristler Emrah Yayla ve Pınar Birkoç olduğu belirlendi. Pınar Birkoç’un DHKP-C üyeliğinden yargılanan ablasının o saatlerde adliyede duruşması vardı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç adliyede inceleme yaparken iki saldırganla ilgili “(Emrah Yayla) 2004 yılında ceza alan, 15 yıldan sonra cezası biten birisi. Kadın teröristin davası ise Yargıtay’da sürüyor. 4 yıl 2 ay tutuklu kalan biri. Ablasının da yargılaması sürüyor” dedi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da 25 adrese yapılan operasyonlarda 40 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

SAVCI KİRAZ BENZERİ...

Çantasından mermiler, plastik kelepçe, örgüt adına yazılar çıkan saldırganların 31 Mart 2015’te Çağlayan Adliyesi’nde Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın DHKP-C’li teröristlerce rehin alınarak şehit edilmesi benzeri bir eylem planladıkları değerlendirildi.

POLİS YARALI HALİYLE ÇATIŞIP DURDURDU

Yaralı haldeyken teröristlerin silahla adliyeye girmesine engel olan polisin, daha önce Özel Harekât’ta çalıştığı açıklandı. Erkek terörist vurulunca kadın saldırgan (ayakta) ateş açtı. Çatışmada o da vurularak öldürüldü.

Yazının Devamını Oku

Ramazan Hoca’nın katili kendini böyle savundu: Bana cinsel istismarda bulunan Afgan zannettim

3 Şubat 2024

Erkan Baykut, savcılıkta verdiği ifadede, pişman olduğunu belirterek, “Ramazan Pişkin’i tanımıyorum. Kendisini babamın yanında çalışan Saboor Muradi isimli Afgan uyruklu kişi zannettim. Kendisi beni evine davet ederdi. Sigara içtiğimi bildiği için uyuşturucu hap ve Afgan macunu olarak bilinen maddelerden veriyorlardı. Bu şahıslar tarafından 2017-2021 yılları arasında cinsel istismara uğradım” dedi.

CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Baykut ifadesinin devamında, “Ramazan Pişkin isimli şahsın Saboor Muradi olduğunu bilerek yaralama amacıyla yanına gittim. Gittiğimde önce kendisine taş attım. Taş isabet etmeyince kendisi taşı alarak bana karşılık verdi. Olayın heyecanı ile üzerimdeki bıçağı çıkararak karın bölgesine 2-3 defa sapladım. Kaçarak uzaklaştım.  Öldürme kastım yoktu. Yaralamak amacıyla gitmiştim. Olay nedeniyle pişmanım” dedi.

Erkan Baykut, savcılıktaki ifadesinin ardından ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yazının Devamını Oku

Kilise saldırısının talimatı Binbir kimlikli Andrei’den

3 Şubat 2024

SARIYER’deki Santa Maria Kilisesi’ne 28 Ocak 2024 günü düzenlenen ve 52 yaşındaki Tuncer Cihan’ın hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili tetikçilerin yanı sıra bağlantılı oldukları isimler de gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen iki tetikçiyle birlikte 25 kişi tutuklandı, 9 kişi hakkında ise adli kontrol kararı uygulandı. Polis ve MİT’in ortaklaşa yaptıkları çalışmalar ise saldırıdaki ilişkiler ağını ortaya çıkardı. Tacikistan uyruklu Amirjon Kholikov ve Rusya uyruklu David Tanduev isimli tetikçilerin DEAŞ terör örgütüyle direkt bağlantıları tespit edildi.

Zanlılardan Rus ve Tacikistan asıllı iki tetikçi dahil 25 kişi tutuklandı.

KARA KUTU RUS TANDUEV

Rus uyruklu David Tanduev kiliseye düzenlenen saldırıda Tuncer Cihan’ı öldüren tabancayı ateşlemişti. Kilisenin içine girdiklerinde ön tarafta duran da oydu. Amirjon Kholikov ise o gün gözlük takmış ve arka tarafta kalmıştı. Saldırıda emir komuta zincirinin Tanduev’de olduğu değerlendirildi. Kholikov gözaltında polislerle konuşurken, Tanduev hiç konuşmadı. Operasyon sırasında ele geçirilen Kholikov’a ait sim kartta; saldırıda kullanılan Polonya plakalı otomobilin, DEAŞ’lı teröristlerin ve daha önce DEAŞ’tan hakkında işlem yapılan Jovid Hikmatov’a ait pasaportun fotoğrafları ele geçirildi.

KİMLİĞİ PARMAK İZİNDEN 

Operasyonda gözaltına alınan ve tutuklananlar arasında yer alan bir isim ise çok dikkat çekiciydi. Yakalandığında üzerinde Andrei Guzun adına düzenlenmiş Moldova pasaportu bulunan Andrei Guzun’un parmak izi tespitiyle gerçek kimliği ortaya çıkartıldı. Aslında, 2017 yılında Antalya’daki bir DEAŞ operasyonunda gözaltına alınan Adam Khamarzayev’di. O dönem hakkında işlem yapılmış ve serbest bırakılmıştı. Makhammadyusuf Alisher, Ugli Mirzoev ve son olarak da Andrei Guzun ismini kullanıyordu. Örgüt içerisindeki kod ismi Adam Abu Darrar Al Shishani’ydi ve örgütün Türkiye sorumlusuydu. 2023 yılının temmuz ayında DEAŞ’lı teröristleri eğitmek için çiftlik kiralamaya çalışmıştı. DEAŞ’ın talimatı üzerine Türkiye’de kendisine bağlı olan teröristlere eylem yapma talimatını veren kişiydi.

DEAŞ’lı teröristler saldırıya Polonya plakalı araçla gitmişti.

KAYSERİ’DE BULUŞMUŞLAR

Yazının Devamını Oku

‘Palalı Sabri’ cipinde öldürüldü

3 Şubat 2024

SABRİ Çelebi, önceki gece 01.30 sıralarında iki adamının da içinde bulunduğu lüks cipiyle Beyoğlu Talimhane’de ilerliyordu. Daha önce aralarında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle husumetli olduğu kişilerin işlettiği barın önünden geçerken aracını durdurdu. Daha sonra barın önünde bekleyen bir kişi cipe yaklaşarak Sabri Çelebi ile kısa süre konuştu. Çelebi, cipten uzaklaşan kişiyle diyaloga devam ederken iki adamı araçtan indi. Ancak Çelebi’nin konuştuğu kişi bardan çıkan kişilerle yeniden cipe yöneldi.

ÖNCE YUMRUK SONRA KURŞUN

Gruptakiler ile Sabri Çelebi arasında tartışma başladı. Gruptakiler önce Çelebi’nin adamlarına yumrukla saldırdı. Daha sonra da Çelebi’yi yumruklamaya başladı. Bu sırada gruptakilerden biri silahını çekerek peş peşe Sabri Çelebi’ye ateş etti. Saldırganlar hızla kaçtı. Sürücü koltuğunda kanlar içinde kalan Sabri Çelebi ise adamları tarafından aracın arkasına alınarak ağır yaralı olarak hastaneye götürüldü. Sabri Çelebi’nin hayatını kaybettiği belirlendi.

BODYGUARD’LARA SATAŞTI İDDİASI

Yapılan ihbar üzerine polis ekipleri olay yerine geldi. Bölgedeki kamera görüntüleri toplandı. Sokağa saçılan mermi kovanları da toplanarak incelenmek üzere Polis Kriminal Laboratuvarı’na götürüldü. İddiaya göre Sabri Çelebi cipiyle husumetli olduğu eski ortağı C.K.’nın işlettiği barın önünden geçerken bodyguard’lara laf attı. Bu nedenle aralarında tartışma çıktı ve bodyguard’lardan biri Sabri Çelebi’yi kavga sırasında silahla vurarak öldürdü.

ESKİ ORTAK GÖZALTINDA 

Polis ekipleri olayda silah kullanan bir kişi ile Sabri Çelebi’nin husumetli olduğu eski ortağı bar sahibi C.K.’yı ‘azmettirici’ suçlamasıyla yakalayarak gözaltına aldı. Polisin diğer saldırganları yakalamak için çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.

‘İNDİRİN’ MESAJI BULUNDU

Yazının Devamını Oku

Hande’yi tehdit edene tedavi kararı

2 Şubat 2024

Duruşmaya ‘zincirleme şekilde kadına karşı silahlı tehdit’ suçundan 2.5 yıldan 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle tutuksuz yargılanan Neşeli katıldı. Duruşmada, Neşeli’nin cezai sorumluluğunun olmadığı belirtilen Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin 27 Eylül 2023 tarihli raporu okundu.


Mustafa Neşeli

CEZA VERİLMEDİ

Mahkeme, akıl hastalığı nedeni ile üzerine atılı suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış bulunduğu gerekçesiyle Mustafa Neşeli’ye ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi. Mahkeme ayrıca Neşeli’nin yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında toplum açısından tehlikesi ortadan kalkana kadar, koruma ve tedavi altına alınmasına hükmetti. 

Yazının Devamını Oku

‘Badem’in katiline 2 yıl hapis

1 Şubat 2024

Polis ekipleri yaptıkları incelemede kediyi poşete koyarak götüren kişinin Yunus Can (43) olduğunu tespit etti. Yunus Can poşete koyduğu kediyi daha sonra yere fırlatıyor ve tekme atıyordu. Kedinin öldüğü belirlenince Yunus Can tutuklandı. Yunus Can hakkında ‘hırsızlık ve bir ev hayvanını kasten öldürme’ suçlarından 8.5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Yunus Can ‘bir ev hayvanı veya evcil hayvanı kasten öldürme’ suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Takdir indirimi uygulamayan mahkeme, Can’ı ‘hırsızlık’ suçundan delil yetersizliğinden beraatına karar verip tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak tahliye etti.

Yazının Devamını Oku

AK Parti İBB adayı Murat Kurum projelerini açıkladı... Dönüşüme özel 100 bin kiralık ev

26 Ocak 2024

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı Murat Kurum dün Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu” toplantısında projelerinin temeli olan ‘Siztem İstanbul’la ortaya koyacağı 10 hedefi tek tek anlattı.    

- “Uğraştıran değil, ulaştıran bir İstanbul vaat ediyoruz.  Raylı sistemlerin payı yüzde 37’ye çıkacak. Ortalama yolculuk süresi 64 dakikadan 39 dakikaya düşecek.  

- Esenler ve Harem Otogarlarını taşıyacağız. İki yakada 6 yeni lojistik merkezi kuracağız. Şehir içi ulaşımında seyahat süresini yüzde 20 düşüreceğiz. Buradan da müjdemizi veriyoruz. Silivri’ye metrobüs geliyor.

- İstanbul’da yaklaşık 20 bin taksi günde 1.6 milyondan fazla yolcuyu taşıyor. Tüm sistemleri ‘Merkezi Taksi Sistemi’ çatısı altında birleştireceğiz.

- Deniz ulaşımına 3 yeni hat ekleyeceğiz. İstinye-Yenikapı, Çubuklu-Yenikapı, Çengelköy-Yenikapı arabalı vapuru projelerimizle de ulaşım imkânlarını güçlendireceğiz.

- 6 yeni baraj yapacağız. Su kapasitesini 5 yılda, tam yüzde 21 oranında artıracağız.

- Her mahalleye 7/24 nöbetçi kreş hizmetini sunacağız.

- Aile Kart’la 0-4 yaş arası çocuğu olan annelere verilen ücretsiz ulaşım hakkını değiştiriyoruz. Artık hem yaşı 0-6’ya çıkarıyoruz, hem de babalara da çocuklarıyla ücretsiz seyahat hakkı veriyoruz.

Yazının Devamını Oku

Hâkimin tahliye şartı: En fazla 200 metre

21 Ocak 2024

İstanbul Sarıyer’de, Serkan Kaptan (42), Kerem Gürgensuyu’nun (40) babasının evinde kiracı olarak oturuyordu. Kira ücreti nedeni ile Kaptan ile Gürgensuyu arasındaki anlaşmazlık mahkemeye taşındı ve tahliye davası açıldı. 17 Mayıs 2023’te Kerem Gürgensuyu, babasının kiracısı olan Serkan Kaptan’ın evine gitti. Serkan Kaptan’ın eşi, Gürgensuyu’nu içeri almadı. Olaya tanık olan kişiler, Gürgensuyu’nun ölüm tehditlerinde bulunduğunu söyledi. Eve gelen Serkan Kaptan, şikâyetçi olmak için eşi ile karakola gitmek amacıyla otobüs durağında beklerken arkasından gelen Kerem Gürgensuyu tarafından birden fazla kez bıçaklandı. Tutuklanan Kerem Gürgensuyu’na 9 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

YÜZ YÜZE GELDİLER

İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu sanık Kerem Gürgensuyu ile müşteki Serkan Kaptan hazır bulundu.

Serkan Kaptan, “Otobüs durağında 3 kez bıçakladı. Günlerce yoğun bakımda kaldım. Üzgün olduklarını düşünmüyorum” dedi. Kerem Gürgensuyu ise savunmasında kendini savunduğunu iddia etti.

‘YOKSA TUTUKLANIRSIN’

Mahkeme başkanı ara kararını açıklayacağı sırada Kerem Gürgensuyu’na, “Tahliye edilirsen ne yapacaksın? Müştekiye saldıracak mısın?” diye sordu. Gürgensuyu ise ‘’Hayır efendim. Böyle bir şey olmayacak. Hiçbir şey yapmayacağım” diye yanıt verdi. Mahkeme başkanı bunun üzerine, “200 metreden fazla sakın yaklaşma. Yoksa tutuklanırsın” diyerek Kerem Gürgensuyu’nu tahliye etti.

Yazının Devamını Oku

Donanmanın hakimiyeti artıyor

20 Ocak 2024

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, dün Yalova’daki Sefine Tersanesi’nde düzenlenen ‘Mavi Vatan’a Güç: Yeni Deniz Platformları Teslimat Töreni’nde özetle şunları söyledi: “Teslimatı gerçekleşen her bir gemimizin Deniz Kuvvetlerimizin gücüne daha fazla güç katacağı inancındayız.

- Denizde ikmal muharebe destek gemimiz TCG Derya, TCG Anadolu’dan sonraki en büyük gemimizdir. TCG Derya’nın hizmete girmesiyle yüzer birliklerin, akaryakıt ve su ikmalleri süratle yapılacaktır.

YERLİ İMKÂNLARLA

- MİLGEM projesinin beşinci gemisi olan TCG İstanbul Türkiye’nin yerli imkânlarla ürettiği ilk milli fırkateyndir. Bu gemimize farklı radar, yakın hava savunma ve elektronik harp sistemlerimizi kendi imkânlarımızla geliştirerek entegre ettik.

- Bugün hizmete verdiğimiz lojistik destek gemimiz TCG Üsteğmen Arif Ekmekçi, muharip unsurların akaryakıt, tatlı su ve yiyecek ihtiyaçlarını temin edecektir. Gemilerimizin donanmamıza ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne hayırlı olmasını diliyorum. Bize bu sevinci ve gururu yaşatan herkese, her kuruma şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Bu projeler savunma sanayii hedeflerimizin de tek tek gerçekleşmekte olduğunu gösteriyor.

- Otonom su üstü deniz aracımız Marlin SİDA, istihbarat, keşif ve gözetleme, su üstü harbi, elektronik destek ve elektronik taarruz görevlerini insansız ve tam otonom olarak icra edecektir. Marlin SİDA sahip olduğu üstün teknik özelliklerle denizlerdeki hâkimiyetimizi destekleyecek, dosta güven, düşmana korku verecektir.   

10 ÜLKEDEN BİRİYİZ

Bu çalışmalarımızı, Barbaros Hayrettin Paşa’nın ‘denizlere hâkim olan cihana hakim olur’ sözünü şiar ederek yürütüyoruz. Projelerimizde yüzde 80’e varan yerlilik oranına ulaştık. Ülkemiz kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke arasında yer alıyor. Elektronik harp alanında öncü olan ülkemiz, İHA ve SİHA üretiminde ise artık dünyanın ilk 3-4 ülkesinden biri. Önümüzdeki dönemde İHA ve SİHA’ların yanı sıra insansız ve otonom deniz araçlarından denizaltı platformlarına ve uçak gemilerine kadar çeşitli muharip deniz platformlarının geliştirilmesine de ağırlık vereceğiz.”

Yazının Devamını Oku

Seçil Erzan: Ben bagajı açınca parayı kapışıyorlardı

16 Ocak 2024

SEÇİL Erzan İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün üçüncü kez hâkim karşısına çıktı. Duruşmada tanık olarak Seçil Erzan’ın daha önce tefeci olarak suçladığı Semih Kaya ve eski nişanlısı Candaş Gürol da dinlendi. Gerçeğin ortaya çıkarılmasını istediğini söyleyen Erzan, duruşmada özetle şöyle konuştu:

BANKA MÜDÜRÜ OLARAK ALDIM

“Sizlerden yardım istiyorum. Gerçeğin ortaya çıkmasını istiyorum. Nazlı Can’ın etrafındaki kişiler, Semih Kaya ve Fırat Özdemir hepsi araştırılsın. Kimden, ne kadar fazla aldım dediysem hepsi tek tek çıkacak, başka bir şey çıkmayacak. Kimilerinin ‘Seço’suydum, kimilerinin ‘kanka’sıydım. Ben banka müdürü Seçil Erzan olarak aldım paraları, bu çok net, hiçbir zaman aksini söylemedim. O koltukta banka müdürü Seçil Erzan yazmasaydı kimse bana para vermezdi, gerçek bu. Bir saat önce işten ayrılmış olsaydım Selçuk İnan o parayı vermezdi bana.

HERKES NE ALDIĞINI SÖYLESİN

Ben arabanın bagajını açtığımda parayı kapışıyorlardı. Ama kim ne aldığını söylemezse biz gerçeği ortaya çıkaramayız. Herkes doğruları söylesin ki bu maddi gerçekler ortaya çıksın. Ben Semih Kaya’ya fon olduğunu söyledim ama ‘Çok fazla çekme de’ dedim. ‘Biraz bekle, senin adına resmi bir şekilde yaparız ondan sonra çekersin’ dedim. 8 Mart’ta Merve ve Tanın’ı en yakınlarım olarak Fırat Özdemir’le görüşmeye götürdüm. Ben yanlış yaptığımı anlatmaya çalıştım. Herkes daha değişik şeyler söylemeye başladı. Bana ‘Sen kiminle paylaşıyorsun parayı, kiminle yiyorsun’ denmeye başladı, iş çığırından çıktı. Ondan sonra herkes kendi faizinin peşine düştü.

EMRE’NİN PARASINI 10 KİŞİ PAYLAŞTI

Bu mağduriyetin sebebi benim evet ama bu para bende değil. Gerçek mağdurlar var, Emre Belözoğlu’nun parası 10 kişiye dağıtıldı, ana parasını alanlar da oldu, fazla alanlar da. Gerçek mağdurlar adına çok üzgünüm. Hiçbir yöneticimle bir kâr ortaklığı yapmadım. Bu ivmeleri bulabilirlerdi. Ertesi gün teftiş yapılsa Emre Çolak’ın parası alınamayacaktı. Ben zaten banka çözer diye düşündüm.”

İfadelerin ardından ara kararını açıklayan hâkim, Seçil Erzan ve Ali Yörük’ün tutukluluklarının devamına karar vererek duruşmayı 8 Mart’a erteledi.

Yazının Devamını Oku

Dolmabahçe’de güvenlik zirvesi... ‘Teröristan’a izin vermeyiz

14 Ocak 2024

PKK’nın hain saldırısının ardından İstanbul’daki Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında güvenlik zirvesi yapıldı. Toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun katıldı.

ÖRGÜTÜ SEMİRTME SENARYOSU

İletişim Başkanlığı’ndan toplantı sonrası yapılan açıklamada özetle şöyle denildi: “Hain saldırı sonrası başlatılan operasyonlarda Irak’ın kuzeyinde 36, Suriye’nin kuzeyinde 9 olmak üzere toplam 45 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Bu mücadelemiz son terörist etkisiz hale getirilinceye, Irak ve Suriye’deki terör bataklıkları tamamen kurutuluncaya kadar devam edecektir. Sınırlarımız içinde yok olma noktasına gelen bölücü terör örgütü, başarılı sınır ötesi operasyonlarımız neticesinde çok ağır kayıplar vermiştir. Terör örgütü, Suriye ve Irak sahasında köşeye sıkıştıkça, örgütü yeniden palazlandırma, yeniden canlandırma girişimleri de hız kazanmıştır. Son dönemde hudutlarımız dışında görev yapan birliklerimize yönelik artan terör eylemleri, örgütü semirtme senaryolarının sinsi birer parçasıdır.

TÜRKİYE DÜŞMANLARININ TAŞERONU

Türkiye, hangi bahaneyle ve sebeple olursa olsun güney sınırları boyunca bir ‘teröristan’ kurulmasına kesinlikle izin vermeyecektir. Meşru müdafaa hakkımız ve ikili anlaşmalar çerçevesinde, nerede bir terör tehdidi, kampı, sığınağı, oluşumu veya kümelenmesi varsa arkasında kim olduğuna bakmadan, kalıcı olarak imha etmek temel önceliğimizdir. Türkiye düşmanlarının taşeronluğunu üstlenen bölücü alçaklardan döktükleri her damla kanın hesabı misliyle sorulmaktadır ve sorulacaktır. Türkiye Yüzyılı hedefimizin önünü kesmek için kurulan tuzaklara maşalık yapanları da onların iplerini ellerinde tutanları da hüsrana uğratmakta kararlıyız.”

ERDOĞAN BAHÇELİ VE AKŞENER’LE GÖRÜŞTÜ

- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile telefonda görüştü. Görüşmede, Pençe-Kilit Operasyonu bölgesindeki terör saldırısı ve devam eden terörle mücadele harekâtlarına ilişkin gelişmeler ele alındı. Erdoğan ayrıca, Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde teröristlerle çıkan çatışmada yaralanan Üsteğmen Mutlu Duran’ın amcası, annesi ve nişanlısı ile telefonda görüştü. Görüşmede Üsteğmen Mutlu Duran’ın sağlık durumu hakkında bilgi alan Erdoğan, aileye geçmiş olsun ve acil şifa dileklerini iletti.

 

Yazının Devamını Oku

Mahmud adliyede ifade verdi

13 Ocak 2024

İstanbul’da, Avrasya Tüneli çıkışı Zeytinburnu istikametinde 30 Kasım’da Somali Cumhurbaşkanı’nın oğlu Muhammed Hasan Şeyh Mahmud kullandığı 06 CD 4581 plakalı otomobille, motokurye Yunus Emre Göçer’in (38) motosikletine çarparak ölümüne neden olmuştu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mahmud’a yurtdışı çıkış yasağı koymuştu. Mahmud’un ise kazadan iki gün sonra yurtdışına çıktığı belirlenmişti.

Hazırlanan iddianamede, Mahmud’un “taksirle ölüme neden olma” suçundan 2 yıldan 6 yıla hapsi istendi. 


Muhammed Hasan Şeyh Mahmud mesleğinin doktor, aylık gelirinin 15 bin TL olduğunu söyledi.

‘FRENE BASTIM’

İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 16 Ocak’taki duruşma öncesinde yakalama kararı olan sanık Mahmud, Türkiye’ye geldi ve dün duruşmaya çıkarıldı. Tercüman eşliğinde ifade veren Mahmud, “Önümde hızlı giden bir motosiklet vardı. Bir anda durdu ve sağ tarafa doğru döndü, frene basmama rağmen çarpmayı engelleyemedim, yaklaşık 55 km hız ile ilerliyordum. Motosiklet bir anda durup döndüğü için, çarpmayı engelleyemedim. Motosiklet sürücüsünün başında kaskı yoktu” dedi. Mahkeme, Mahmud hakkındaki yakalama kararını geri aldı. Yurtdışı yasağı kaldırılan Mahmud’un serbest bırakılmasına ve duruşmalardan vareste tutulmasına karar verildi. 

Yazının Devamını Oku

Seçil’in ponzisinde büyük yüzleşme

11 Ocak 2024

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan 62 sayfalık  iddianamede  Emre Belözoğlu, Arda Turan, Selçuk İnan, Nestor Fernando Muslera, Buse Terim  Bahçekapılı ve eşi Volkan Bahçekapılı’nın da arasında bulunduğu 18 kişi müşteki olarak yer aldı. Soruşturma kapsamında tutuklanan Seçil Erzan’ın 18 kişiye yönelik “Nitelikli dolandırıcılık” ve 12 kez “Özel belgede sahtecilik” suçlarından toplam 66 yıldan 216 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. 3’ü tutuklu 6 şüphelinin ise 3 yıl ile 65 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılması talep edildi. Erzan’ın 18 müştekiyi toplam 25 milyon 770 bin USD ve 7 milyon 384 bin TL dolandırdığı iddia edildi.


Selçuk İnan

İLK DURUŞMA 14 SAATTİ

İstanbul 41’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın ilk duruşması 20 Kasım 2023’te görüldü. Yaklaşık 14 saat süren ilk duruşmada sanıklar Seçil Erzan ile Nazlı Can, Atilla Yörük, Ali Yörük, Asiye Öztürk, Kerem Can, Hüseyin Eligül savunmalarını yaptı. Erzan tarafından dolandırıldıklarını iddia eden Emrah Çolak, Musa Mert Çetin, Burhan Taşpolat, Evrim Pınar Güzel, Emre Çolak, Terim Arıcan, Volkan Bahçekapılı, İbrahim Kocabaldır, Nurettin Gözaçan, Uğur Gözaşan ve Ömer Kahraman ise müşteki olarak dinlendi. İlk duruşmanın sonunda mahkeme heyeti, davanın tutuklu sanıklarından Atilla Yörük ve Nazlı Can’ı yurtdışına çıkış yasağı koyarak tahliye etti. Seçil Erzan ve Ali Yörük’ün tutukluluk halinin ise devamına karar verildi.


Arda Turan

ESKİ SEVGİLİ DE DİNLENECEK

Yazının Devamını Oku

Ha Seçil, ha Beril... İkisini de sazan sarmalı yaktı

10 Ocak 2024

SOSYAL medya fenomeni Kıvanç Talu ve reklamcı eşi Beril Talu’nun yaklaşık 150 milyon liralık vurgun yapıp Gürcistan’a kaçtıkları iddia edilmişti. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı şikâyetler üzerine Talu çifti hakkında soruşturma başlattı ancak yurtdışına çıkış yasağı ya da yakalama kararı çıkartmadı. 4 Ocak 2023’te Talu çiftinin İstanbul Havalimanı’nda pasaport kontrolü sırasında yakalandığı bilgisi yayıldı. Fakat gerçeğin öyle olmadığı mahkeme kayıtlarıyla ortaya çıktı.

Kıvanç Talu
Beril Talu

YILBAŞINDA İSTANBUL’DA

Kıvanç ve Beril Talu haklarında herhangi bir aranma ya da adli kontrol kararı olmadığı haberini alınca, 28 Aralık’ta Gürcistan’dan uçakla İstanbul’a geldi. Pasaport kontrolünden rahatça geçerek ülkeye girdiler. Yılbaşını İstanbul’da karşılayan Kıvanç Talu ve Beril Talu bu sırada avukatlarıyla da görüştü. Tutuklanma ihtimalleri olduğu için çocuklarını ailelerine emanet ederek, 4 Ocak’ta avukatlarıyla birlikte emniyete gittiler. Polisler durumu hemen savcılığa bildirdi. Savcılık ifadelerinin alınması ve polis eşliğinde getirilmeleri talimatı verdi. O geceyi emniyette geçiren ve sorgulanan Talu çifti, ertesi gün sevk edildikleri Anadolu Adliyesi’nde tutuklanarak cezaevine gönderildi.

BORCU BORÇLA KAPADIK

Beril ve Kıvanç Talu’nun o gün nöbetçi mahkemede verdikleri ifadeler ortaya çıktı. Beril Talu yaşadıklarını şöyle anlattı: “Çalıştığım şirketten ayrıldıktan sonra eşimle birlikte kendimize ait ‘Var Böyle Tipler’ Organizasyon ve Nakliye Hizmetleri Limited Şirketi’nde faaliyet göstermeye başladık. Yaklaşık 60 adet proje aldık, proje oluşturduk. Bunlardan 5-6 tanesini gerçekleştirdik. 10-15 tanesi ise türlü sebeplerden dolayı iptal oldu ya da ertelendi. Biz faaliyetlerimize devam ederken, istifaya zorlandığım şirkete dair alacaklılar ve projelerini yürüttüğüm kişiler tarafından ödeme yapmam istendi. Bir kısmını kendime ait araç, babama ait bir araç ve tekne satmak suretiyle ödemeye çalıştık. Ancak faaliyetlerimiz aksadığı için çevremizden borç almak zorunda kaldık. Borçları borçla kapamaya çalıştık. Ödeyemeyince tehdit edildik.

% 100 FAİZ İSTEDİLER

Yazının Devamını Oku

Mossad’a espiyonaj yapan 100 dolarlık casuslar

7 Ocak 2024

MOSSAD ajanları, Türkiye’de bulunan, İsrail devleti için tehlikeli görülen Filistin vatandaşı ve Hamas bağlantılı kişilerle ilgili bilgi toplamak üzere İsrail Çevrimiçi Operasyon Birimi’nden (İÇOM) faydalanıyordu. Bilgi toplayacak kişiler şüphe çekmemeleri için Filistin ve Suriye uyruklulardan seçildi. Para karşılığı devşirilen isimler, ilettikleri bilgiler karşılığında 100-200 dolar gibi cüzi paralar aldı. MİT ile polis ekipleri, İsrailli ajanlarla bağlantılı kişileri tespit etti ve köstebek operasyonunu düzenledi.

FİLİSTİNLİLERİN EVLERİNİ FİŞLEDİ

Operasyon kapsamında gözaltına alınan Suriyeli Halid Heney’in telefonundan, bazı dairelerin kapı fotoğrafları çıktı. Bu adreslerde Filistinliler oturuyordu. Fotoğraflar Google’ın harita uygulamasına da yüklenmiş, böylelikle tam olarak koordinatlar da İsrailli ajanlara iletilmişti. Halid Heney’e 14 Aralık 2023’te, Suriye üzerinden gönderilen 12 bin 400 TL’nin ajanlık faaliyeti kapsamında ödendiği iddia edildi.

İSRAİL PROTESTOLARINI RAPORLADI

2013’te Türk vatandaşlığına geçen Lübnan asıllı Muhammed Bilik ise İsrail’in zulmünü dünyaya duyurmayı amaçlayan Uluslararası İrade Gençlik Derneği’nin çalışanları arasındaydı. Bu sebeple düzenlenen toplantılara katılan kişilerin bilgilerini toplayan Muhammed Bilik’in, bunları İsrail ajanlarına verdiği iddia edildi. Toplam 500 dolar aldığı belirlenen Muhammed Bilik, bu parayı Kanada vatandaşı olan Cemal Hammud’un Türkiye’de oturum alma şartlarıyla ilgili belge gönderdiği için verdiğini iddia etti.

GAZZELİ ÖĞRENCİLERİ İSPİYONLADI

Şüphelilerden Kadir Aydın Lübnan’daki Jinan Üniversitesi mezunuydu. İstanbul’da, özellikle Filistin’den gelen öğrencilere burs veren Umut Eğitim Vakfı’nda idari işler müdür yardımcısı olarak çalışıyordu. İfadesinde, bu vakfın Gazze’deki öğrencilere burs sağladığını, yabancı GSM hatlarıyla iletişim kurduğunu söyledi. İddiaya göre, öğrencilerle ilgili bilgileri İsrail ajanlarına aktarıyordu.

İSTİKLAL’DEKİ MAĞAZANIN FOTOLARI 1200 TL

Yazının Devamını Oku

Zabıta Hüseyin’den Seçil’e: Birlikte girdik birlikte çıkarız

6 Ocak 2024

Fon dolandırıcılığı davasının sanıkları arasında yer alan zabıta Hüseyin Eligül’ün “30 yıldır tanırım, 500 bin dolara yakın para verdim” dediği Seçil Erzan ile yaptığı 1947 yazışma dava dosyasına girdi. Fona para yatıranların sık sık arayıp para istemeleri üzerine Eligül, Erzan’a yazıp bilgilendirme yaptı. En çok da “İsmet amca” diye bahsettiği kişiyle ilgili mesaj attı. 9 Aralık 2022’de Seçil Erzan’a yolladığı mesajda, “Kızım müsait misin bu İsmet amca başımı ağrıtıyor” diye yazdı. Erzan da “Haftaya cuma ok onun işi” diye yanıt verdi. Eligül 19 Aralık 2022’de Erzan’a, “Kızım İsmet amcayı unutma gözünü seveyim”, 20 Aralık 2022’de de “Yavrum müsait misin bilmiyorum. İsmet amca sorun. ‘45 günlük dedin 3 ay oldu tamam mı benim işim’ diyor” dedi.

Eligül, 27 Aralık 2022’de de “Kızım İsmet amcanın işi tamam mı? Arıyor açmadım” diye yazınca Seçil Erzan, “Hayır abi. Ben var da mı vermiyorum. Hayatımı riske attım. Yaşadığım, muhatap olduğum insanları bir bilsen. Toparlamaya çalışıyorum. Aklım gitti artık benim görmüyor musunuz. Ben semilyonu (Çorlu’daki evi) dün satışa verdim” diye sitem etti. Eligül de “Tamam kızım. Ben de veriyorum madem öyle. Birlikte girdik, birlikte çıkarız. Sen nereye ben oraya. Bundan yana sıkıntı yok. Bir damla gözyaşına dünyayı değişmem ben” yanıtını verdi.

FLORYA’DAKİ KARDEŞİMİZ...

16 Ocak 2023’de Hüseyin Eligül, Erzan’a “Musa abi çağırdı yanına geldim” diye yazdı. Erzan da “Ne duymuş?” diye sordu. Eligül de “Kızım bir ortamdaymış. Birileri bizim bu işleri konuşuyormuş. Fatih hocayı ‘Florya’daki kardeşimiz’ falan diye konuşuyorlarmış. ‘Paramızı çalıştırıyor, her ay iyi kazandırıyor’ diyorlarmış. ‘Biz niye 1.5 senedir bekliyoruz’ diyor. ‘Böyle olmayacak konuşalım’ diyor. Bize geldi yardımcı olmak için, tüm şartları zorladık bunun karşılığı diye konuştu” yanıtını verdi  Erzan’ın, “Abi Candaş yanımda çok panik oldum elim ayağım titriyor. Arayamıyorum” demesi üzerine Eligül, “Tamam, üzme kendini. Musa ‘Telaş etmesin’ dedi” diye yazdı.

 

Yazının Devamını Oku

15 casus tutuklandı

6 Ocak 2024

Yapılan teknik ve fiziki takipte, 46 kişinin kimlikleri ve kaldıkları adresler deşifre edildi. Yapılan tespitlerin ardından İstanbul merkezli 8 ilde ‘köstebek’ adı verilen eş zamanlı operasyon başlatıldı. Özel Harekât polislerinin de katıldığı operasyonda 57 adrese baskın düzenlendi. Adreslerde 34 kişi gözaltına alınırken, 12 kişi adreslerinde bulunamadı. Yapılan aramalarda, 143 bin 830 Euro, 23 bin 680 dolar, muhtelif miktarda farklı ülkelere ait nakit para, 1 adet ruhsatsız tabanca, çok sayıda fişek ve dijital materyal ele geçti.

Gözaltına alınan 34 kişi emniyetteki işlemlerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na götürüldü. Yaklaşık 8 saat süren savcılık ifadelerinin ardından 26 kişi “Askeri ve siyasal casusluk” suçundan tutuklanma talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. Nöbetçi hâkimlikteki sorgularının ardından 15 şüpheli tutuklanırken 11 şüpheli ise adli kontrol ile serbest bırakıldı. 8 şüpheli ise sınır dışı edildi.

Yazının Devamını Oku

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sporu siyasetinize malzeme etmeyin

31 Aralık 2023

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi’nde bu yıl 10’uncusu düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri törenine katıldı. Erdoğan, Riyad’daki Süper Kupa maçında yaşananlara değindiği konuşmasında özetle şunları söyledi: “Necip Fazıl, Türkiye’nin en sancılı döneminde yaşadı. İki cihan harbi dahil nice savaş, işgal, darbe, ekonomik ve siyasi darboğazlar gördü. Osmanlı’nın yıkılışından Cumhuriyetin kuruluşuna, Türk siyasetinin tüm dönüm noktalarına şahitlik etti. Üstadın mücadelesi Türk milletini ruh köküyle yeniden buluşturmaktı. Üstadın ruh kökü dediği şey ise bizi biz yapan, vatanı vatan yapan kadim hasretlerin bütünüydü. Yeni yetişen gençlerimizin, üstatlarından devraldıkları emaneti hakkıyla taşıyıp daha da yücelterek kendilerinden sonrakilere en güzel şekilde teslim edeceklerine inanıyorum.

BAŞARILARLA GÜNDEME GELMELİ

Dün gece yaşanan hadiselerden duyduğumuz üzüntüyü burada altını çizerek vurgulamak istiyorum. Biz futbol başta olmak üzere Türk sporunun tartışmalarla değil, başarılarla gündeme gelmesini arzu ediyoruz. Hangi sebeple olursa olsun sporun günlük siyasi rekabetin mezesi haline getirilmesi yanlıştır, hatalıdır, sporumuza hiçbir faydası yoktur. Dün geceden itibaren muhalefet partilerinin yaptığı açıklamaları istismar siyasetinin yeni örnekleri olarak görüyoruz. Cumhuriyet 85 milyonun ortak değeridir. Gazi Mustafa Kemal bu ülkenin banisidir.

ŞOV VE PROVOKASYON MALZEMESİ

Türkiye’nin ve Türk milletinin onurunu, haysiyetini, şerefini bizim nasıl savunduğumuzu CHP bilmese de tüm dünya çok iyi biliyor. Ülkemizin itibarını bizim nasıl koruduğumuzu, muhalefet bilmese de tüm insanlık gayet iyi biliyor. CHP ve şürekası ders vermeyi bıraksınlar, samimiyseler gitsinler önce bölücü örgütün uzantısı ittifak noktalarından hesap sorsunlar. Dünkü olayın mecrasından çıkarılarak, şov ve provokasyon malzemesi yapılmasına müsaade edemeyiz. Hele hele müessif bir olay üzerinden milletin inancına ve mukaddesatına ahlaksızca dil uzatılmasına hiçbir şekilde mazur göremeyiz. Bu konuda yapılması gereken ne varsa, hangi adım atılması gerekiyorsa onu yapmaktan çekinmedik, çekinmeyiz. Dünkü hadiseden dolayı futbolseverlere, 20 yılım futbolla geçti, bunlar gibi tribünden seyretmedim, spor camiasına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Tüm kulüplerimizden sporun barışı, dayanışmayı, işbirliğini temsil eden fair play ruhuna samimiyetle sahip çıkmalarını bekliyorum.”

<iframe src='//www.hurriyet.com.tr/video/embed/?vid=42384032&resizable=1&autostart=true&playsinline=true&v_utm_source=haber_detay' width='100%' height='326' frameborder='0' scrolling='no' allow='autoplay; fullscreen' allowfullscreen></iframe>

ÜSTADIN HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRDİK

- “Üstadın  ölümünün 37. yılında en büyük hayali olan Ayasofya’yı açma şerefine eriştik. Ayasofya’yı yeniden açan Cumhurbaşkanı olarak anılmak bizim gönül dünyamızda şereflerin en büyüğüdür. 80 yılın ardından esaretin zincirini kırdık ve Fatih’in emaneti Ayasofya’yı asli kimliğine tekrar kavuşturduk.  Ayasofya Camii Kebir, aslına rücu etti. Üstadın hayalini kurduğu şekilde, tıpkı bir kitap gibi bu yüce mabedi açmayı başardık. 31 Mart çok önemli. Yeniden İstanbulumuzu, Türkiyemizi aslına rücu ettirmek için 31 Mart çok önemli.”

Yazının Devamını Oku

İstanbul’da yüzyılın dönüşümü başlıyor... 350 bin konut yenilenecek

24 Aralık 2023

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ‘Yüzyılın Dönüşümü İstanbul’ programına katıldı ve kentte yapılacak kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgili önemli bilgiler verdi. Erdoğan, konuşmasında özetle şunları söyledi:

1.2 MİLYON BAŞVURU GELDİ

“Yarısı bizden kampanyamıza İstanbullu kardeşlerimiz ilgi gösterdi. 1 milyon 233 bin bağımsız bölüm için başvuru yapıldı. 1 buçuk milyon liralık destek vereceğiz. 100 bin lirası kira desteği olmak üzere 800 bin lirası hibe, 700 bin lirası çok uygun şartlarda kredi şeklinde verilecek. Bu destekle evini yapacak ve güvenli şekilde oturacak vatandaşımız. 350 bin konutu dönüştürmeyi amaçlayan kampanyayı başlatmış olacağız.

HIZLI DAVRANMALIYIZ

Bugünkü programımızda tüm aşamaları ile İstanbul’da Yüzyılın Dönüşümü programımıza start veriyoruz. 6 Şubat’taki sarsıntılar bize deprem gerçeğini tekrar hatırlatmıştır. Böylesi büyük afetten sonra artık hiçbir şeyin eskisi gibi olması düşünülemez. Yakın zamanda Marmara’da meydana gelen depremler çalışmamızı daha da hızlandırmamız gerektiğini gösteriyor. Depreme hazırlık yapmak bizim için tercihten öte zorunluluktur. Depremle burun buruna yaşayan ülkeyiz. Topraklarımızın yüzde 66’sı deprem bölgesi. Nüfusun yüzde 71’i deprem açısından riskli alanlarda yer alıyor. Sadece insani açıdan değil ekonomik açıdan da ağır bedeller ödedik. 17 Ağustos Marmara depreminin ekonomimiz üzerinde etkilerini yıllarca hissettik. 6 Şubat depremlerinin Türk ekonomisine maliyeti 104 milyar dolardan fazladır.

ÇÜRÜK BİNA ÖLDÜRÜR

Hiçbirimizin depremi hafife alma lüksü olamaz. Bu topraklarda yaşamaya devam edeceksek, böyle deprem riskini bir an olsun aklımızdan çıkaramayız. Bunu unutmak demek 17 Ağustos ve 6 Şubat benzeri felaketlerle ile yeniden karşılaşmak demektir. Teşhisi doğru koymak tedavinin yarısıdır. Dolayısı ile deprem ile mücadeleyi önce zihinlerde başlatmamız gerek. Deprem değil çürük bina öldürür ilkesini özümsemeden hiçbir yere varamayız. Türkiye’nin birinci meselesi yapı stokunun süratle yenilenmesidir.

Yazının Devamını Oku

Kaynak akışı hızlanacak

23 Aralık 2023

BORSA İstanbul’un 150. Yıl Gong Töreni’ne katılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Uyguladığımız mali programın sonucu olarak Türkiye uluslararası sermaye açısından çekim merkezi vasfını koruyor. Enflasyondaki artışın kontrol altına alınmasıyla birlikte ülkemize yönelik kaynak akışının daha da hızlanacağına inanıyoruz” dedi.

Tören Sarıyer’deki Borsa İstanbul’da yapıldı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dünyanın ilk borsasına ev sahipliği yapan Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesindeki Aizanoi Antik Kenti’ne kurulan 150’inci Yıl Gong’unu video bağlantısıyla çaldı.

Enflasyondaki artışın kontrol altına alınmasıyla birlikte Türkiye’ye yönelik kaynak akışının daha da hızlanacağına inandıklarını söyleyen Erdoğan, “Vatandaşımızın gönül huzuruyla birikimlerini değerlendireceği ve reel ekonominin istifadesine sunacağı bir iklimi tesis etmekte kararlıyız. Enflasyondaki dengelenmeye bağlı olarak borsamızın derinliği artacak ve yatırımcılarımız finansman kaynaklarına daha rahat erişebilecektir” değerlendirmesinde bulundu.

‘150 YILLIK CANLI TANIK’

Borsa’nın son 1.5 asırdaki inişli çıkışlı tarihi yolculuğun en yakın şahitleri arasında yer aldığına dikkat çeken Erdoğan ayrıca, borsanın manipüle edilmeye ne kadar açık bir alan olduğunun da altını çizdi.Erdoğan, borsanın uzun yıllar asli görevini yerine getiremediğini, yabancıların yerli yatırımcıları ve ülke kaynaklarını çeşitli manipülasyonlarla sömürdüğü bir platforma dönüştürüldüğünü söyledi.

“Öyle ki, bu dönemde ‘Galata’da Türkler kaybeder’ algısı toplumda genel kabul gören bir kanaat olarak yerleşmiştir” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Borsamızın ilk dönemlerine dair bu algı, daha sonra daha da perçinlenmiştir. Borsamız bize Osmanlı’dan bir miras olarak kalsa da uzun yıllar asli görevini yerine getirememiştir. Yıllarca yabancıların yerli yatırımcıları ve ülke kaynaklarını çeşitli manipülasyonlarla sömürdüğü bir platforma dönüştürüldü. Borsada yatırım yapmak yerine insanımızın günlük lisanına da sirayet eden ‘borsada oynama’ ifadesi bu durumun bir yansımasıydı.

‘YATIRIMCI KORKUTULDU’

Yazının Devamını Oku

3 rapor da birbirinden farklı

19 Aralık 2023

İstanbul’da Avrasya Tüneli çıkışı Zeytinburnu istikametinde 30 Kasım günü öğlen saatlerinde meydana gelen kazada, Somali Cumhurbaşkanı’nın oğlu Mohammed Hassan Sheikh Mohamud 06 CD 4581 plakalı otomobille Yunus Emre Göçer’in (38) kullandığı motosiklete çarptı. Olayın ardından bilirkişiler tarafından yapılan ilk tespitte kurye Göçer 8’de 8 oranında kusurlu, Mohamud  ise kusursuz bulundu. Mohamud emniyetteki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Göçer’in hayatını kaybetmesi ve kaza anını gösteren görüntülerin ortaya çıkması üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 7 Aralık’ta acilen ikinci bir rapor talep etti. İkinci rapora göre Yunus Emre Göçer kusursuz, Mohamud ise 8’de 8 asli kusurluydu. Savcılık 2 Aralık’ta Türkiye’den çıkış yaptığı tespit edilen Mohamud hakkında yakalama kararı çıkarttı. Mohamud’un Türkiye’ye gelerek yargılanması için Somalili yetkililerle görüştüğünü belirten Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek yeni bir rapor alınacağını açıkladı.

ŞERİT DEĞİŞTİRDİĞİNİ GÖZ ÖNÜNE ALMADI

Olaya ilişkin tespit edilen yeni görüntüler de incelenerek Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nce hazırlanan 3’üncü raporda Mohamud asli kusurlu, kazada hayatını kaybeden kurye Göçer ise tali kusurlu bulundu. Raporda, Mohamud’un hızını düşürerek sağa doğru yönelmekte olan motosikletin de şerit değiştirmekte olduğunu göz önünde bulundurması gerektiği anlatıldı. Mohamud’un önünde fren yapan motosikletle takip mesafesini koruması veya motosikletin solundan kontrollü olarak geçmesi gerektiği belirtildi. Göçer’in ise sağa doğru şerit değiştirme manevrası yapmak istediği sırada arkasından gelmekte olan otomobilin seyir durumuna dair gerekli-yeterli ayna kontrollerini yapması ve bahse konu otomobilin de kendisi gibi şerit değiştirmekte olduğunu göz önünde bulundurması gerektiği yer aldı. Motosikletin kaza öncesinde en sağ şeritte hızını duracak seviyeye düşürüp devamında da sağa doğru manevra yaptığı, kazanın bu manevranın ardından meydana geldiği anlatıldı.

 

Yazının Devamını Oku

İlim Yayma Ödülleri sahiplerini buldu

17 Aralık 2023

Mütevelli Heyeti Başkanlığını Bilal Erdoğan’ın yaptığı İlim Yayma Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti’nin 2 yılda bir düzenlediği İlim Yayma Ödülleri, 3 farklı kategoride; millilik bilincine sahip, toplumda yaygın etki oluşturan, ülkemizin ve insanlığın hayrına katkı sağlayan çalışmalara veriliyor. Türkiye’nin ve bilim dünyasının aylardır merakla beklediği ödüller, dün Atatürk Kültür Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törenle sahiplerine verildi. Törene akademi, bilim, sanat, iş, siyaset ve medyadan çok sayıda isim katıldı.

GURUR DUYACAĞIMIZ GÜNLER...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ödül töreninden önce yaptığı konuşmasında özetle şunları söyledi: “Bilhassa gençlik döneminde hata yapmaktan korkarak eser vermeyen, kitap yazmayan, konferanslarda birikimini ortaya koymayan ilim adamı daha sonra bunları hiç yapamaz. Ülkemiz bu bakımdan maalesef epeyce kurak bir süreçten geçmektedir. Binlerce, on binlerce hocamız olmasına rağmen kendi alanında yeni çığırlar açma potansiyeline sahip telif eser sayımız bir hayli düşüktür. Tercüme eserler dünyanın birikimini ülkemize taşımak bakımından önemlidir ama bunlar telif eserlerle taçlandırılmadıkça hedeflerimize varmamız mümkün değildir. Türkiye’nin ve öncülüğünü yaptığı Türk ve İslam dünyasının işte böyle bir davası vardır. Elbette bir gün davasını güttüğümüz medeniyetin ışığını en yükseğe çıkartacak biliminsanlarımızla gurur duyacağımız günler gelecektir.

EVLATLARIMIZI KORUMALIYIZ

Bir milletin varlığını sürdürebilmesi ve geleceğine güvenle bakabilmesi yetiştirdiği nesillerin donanımına bağlıdır. Biz de kendi evlatlarımızı teknoloji ile birlikte hızla bünyemizi saran yeni iletişim mecralarının sinsi, yıkıcı ve olumsuz etkilerine karşı korumak zorundayız. Son dönemde özellikle yabancı sosyal medya platformlarının kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte ahlaki açıdan ciddi bir erozyon, hatta yozlaşma yaşandığını görüyoruz. Bunlarla mücadelede en büyük görev İlim Yayma Cemiyeti ve Vakfı gibi dava sahibi, dert sahibi, medeniyet şuuru sahibi müesseselerimize düşüyor.

Türkiye artık 20 yıl, 40 yıl öncesine göre demokrasisiyle, güvenliğiyle, ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomasisiyle çok daha hürdür, geleceğine çok daha güvenle bakabilmektir. Yakaladığımız bu ivmeyi sürdürebilmemiz için çocuklarımızı medeniyetimize, tarihimize ve kültürümüze uygun şekilde yetiştirme meselesini önceliklerimizin en başına koymak mecburiyetindeyiz. Bunun yolu eğitim vasıtasıyla, çocuklarımızın maddi ve manevi beslenme kaynaklarını millileştirmekten geçiyor.”

Gecede İlim Yayma Vakfı Büyük Ödülü’nü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan açıkladı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. İbrahim Akduman Büyük Ödülü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. İlim Yayma Vakfı 50. Yıl Özel Ödülü’nü kazanan Prof. Dr. Aziz Sancar adına TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal’a ödülü, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan verdi. Sosyal Bilimler Ödülü’nü İstanbul Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Zekeriya Kurşun kazandı. Prof. Kurşun, ödülünü Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’den aldı. Mühendislik, Doğa ve Sağlık Bilimleri Ödülü’ne Erzurum Atatürk Üniversitesi’nden Prof. Dr. İlhami Gülçin layık görüldü.  Prof. Gülçin’e ödülünü TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş takdim etti.


Yazının Devamını Oku

F-16’lar için bakışı olumlu... Erdoğan, Biden’la 1 saati anlattı

16 Aralık 2023

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün Hz. Ali Camisi’nde kıldığı cuma namazının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan özetle şunları söyledi:

MECLİS’İN İSVEÇ KARARI

(ABD Başkanı Biden’la görüşme): “Sayın Biden’la etraflıca görüşmemiz oldu. Bu görüşmenin ana başlıklarını, bir, F-16 ile ilgili gelişmeler teşkil etti. F-16 ile ilgili gelişmeler konusunda Biden kendisinin olumlu bir bakış açısının olduğunu ve bununla ilgili olarak da kongreye her türlü bu noktada teklifini yapmaya hazır olduğunu söylüyor. Özellikle İsveç konusundaki yaklaşımımız ve İsveç’le ilgili olarak da bizim parlamentomuzun vereceği kararı çok çok önemsediklerini söylediler. Biz de kendilerine İsveç konusunda da bizim parlamentomuzun dürüst bir yaklaşım içerisinde olduğunu, yeter ki terörle ilgili yaklaşımlarını İsveç kontrol altına alsın ve bunun dışında da bizler Millet Meclisimiz olarak şu anda komisyondan zaten geçti. Dışişleri Komisyonumuz şu anda Kongre’yle bu gelişmeleri yürütüyor.

FİLİSTİN’E MÜDAHİL OLUN

Bir diğer adım da, özellikle Gazze konusunu Sayın Biden’la etraflıca ele aldık. Gazze’deki gelişmelerde şu an itibariyle 18 bini aşkın, çocuk, kadın, yaşlı, okullar, camiler, kiliseler, bunların yıkılmasının ne denli insani olduğunu. Bu noktada özellikle Amerika’nın, başta siz olmak üzere buraya müdahil olmanız gerekir dedik. Buna sizin müdahil olmamanız halinde bir insanlık suçu var, vicdani suç var. Bizim de burada elimiz kolumuz bağlı duramayız. Bizler de elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz dedik. Bunları da kendileriyle değerlendirdik.

İSRAİL YALNIZLAŞIYOR

İsrail’den bu noktada iyi niyet beklemek mümkün değil fakat İsrail’den iyi niyet beklemekten öte şu anda tüm dünyanın İsrail’e nasıl baktığını görmemiz lazım. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda önce 121 burada İsrail’in tamamıyla karşısında yer aldı. Bu 121 bizimle beraber hareket etti. O zaman 40 çekimser kalmıştı, 10 Amerika’yla beraber İsrail’in yanında yer almıştı. Şimdi devran değişti ve bu 121 ciddi manada artarak bizlerle beraber hareket etti. Bu da gösteriyor ki İsrail artık bir yalnızlığa doğru gidiyor bundan sonraki süreçte de bu yalnızlığı İsrail’in daha da artacak.”

EUROFIGHTER GÖRÜŞMELERİ

Yazının Devamını Oku

Meslektaşını öldüren polise para cezası

15 Aralık 2023

Pasaport kontrolünün ardından polis otobüsüne binen Baş, koltuğa tabancasını bıraktı. S.Ö. de koltuğun üzerindeki silahı aldı, namlusunu kontrol ettikten sonra tetik düşürdü. Bu sırada silah patladı ve Kenan Baş başından vuruldu. Hastaneye kaldırılan Baş kurtarılamadı. Gözaltına alınan S.Ö.’ye taksirle ölüme neden olma suçundan 6 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

İstanbul 53’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz yargılanan S.Ö. katılmadı. S.Ö.’nün avukatı, “Müvekkil şehidimizin ailesi ile bir araya geldi. Aile şikayetçi değil ve müvekkilimizin mesleğine devam etmesini istiyor” dedi. Mahkeme S.Ö.’yü 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Bu ceza 24 bin 300 TL para cezasına çevrildi.

Yazının Devamını Oku

O pozlara çifte soruşturma

15 Aralık 2023

İstanbul Barosu avukatlarından Buket Nurşah Tekışık’ın sosyal medya hesabından paylaştığı ve gelen tepkiler üzerine sildiği fotoğrafları, yargı çevresinde tartışmalara neden oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, odasında fotoğrafların çekildiği Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nda görevli olan savcıyla ilgili tutanak tuttu ve görev yerini değiştirdi.

DİSİPLİNE SEVK

Başsavcılığın tuttuğu tutanak, hakim ve savcılar hakkında işlem yapma yetkisi Hakimler ve Savcılar Kurulu’nda (HSK) olduğu için HSK’ya gönderildi. Başsavcılık ayrıca avukat Buket Nurşah Tekışık hakkında disiplin suçundan Türkiye Barolar Birliği’ne de bildirimde bulundu. İstanbul Barosu da avukat Buket Nurşah Tekışık hakkında re’sen disiplin soruşturması başlattı. Tekışık, soruşturma sonunda gerek duyulursa İstanbul Barosu Disiplin Kurulu’na sevk edilecek.

BAKAN TUNÇ: NAHOŞ GÖRÜNTÜLERE MÜSAADE EDİLEMEZ

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, savcı hakkında soruşturma başlatıldığını, avukat hakkında ise suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı ve şunları söyledi: “Söz konusu görüntüler adliyelerde olmaması gereken görüntüler. Hem savcı hakkında soruşturma açıldı hem de ilgili avukatla ilgili olarak da baroya suç duyurusunda bulunuldu. Bu tür nahoş görüntülere, fotoğraflara kesinlikle yargımızda müsaade edilemez. Bu görüntülerle, yargının da yıpratılmasına izin veremeyiz. Türkiye Barolar Birliği’nden konuya hassasiyetle yaklaşmasını bekliyoruz.”

Yazının Devamını Oku

İşte bankayla ilgili iki soruşturma

15 Aralık 2023

Denizbank Genel Müdürlüğü’ne Seçil Erzan hakkındaki ilk şikayet 7 Nisan 2023 günü İnci Çeviker tarafından yapıldı. Denizbank aynı gün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak Seçil Erzan hakkında suç duyurusunda bulundu. Yurtdışına çıkış yasağı koyulan Seçil Erzan 11 Nisan günü tutuklandı. Ancak soruşturmalara yön veren Seçil Erzan’ın 3 Mayıs 2023 günü verdiği ikinci ifadesi oldu. Seçil Erzan bu ifadesinde kimden ne kadar para aldığını, ne kadar geri ödediğini tek tek anlatarak Denizbank yöneticileriyle ilgili de çeşitli iddialarda bulundu.

‘KAPIMDA ADAM BEKLETTİLER’

Seçil Erzan 3 Mayıs’taki ifadesinde, “8 Mart günü Denizbank Avrupa-1 Bölge Müdürü Sermin Hanım Çorlu’daki evime beni görmeye geldi. Yanında koruma gibi birileri vardı. Daha doğrusu evimin önünde 4-5 adamın beklediğini gördüm. Geldikleri araçlar bankanın araçlarıydı. Sermin Hanım benimle görüştükten sonra gitti. Bir sonraki gün 9 Nisan’da beni koruma eşliğinde Zincirlikuyu’daki Denizbank Genel Müdürlüğü’ne götürdüler. Koluma serumlar takılarak bana ‘Bu işi banka dışında yaptın’ diye söylettirdiler. Tam olarak Sermin Tekin, Ali Murat Dizdar, Cenk İzgi (Teftiş Kurulu Bölüm Müdürü) Tanju Kaya (İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı) vardı. Bu şahıslar bana sürekli ‘Olayda zimmet yok deyip baskı kurdular” demişti. Seçil Erzan’ı gözaltına almak için giden polisler de evinin önünde bankanın iki güvenlik görevlisinin nöbet tuttuğunu gördü ve tutanak tutuldu. Seçil Erzan’ın ifadesi ve bu tutanak, Denizbank ve yöneticileri hakkında ‘hürriyeti tahdit’ten soruşturma açılmasına neden oldu. 

Denizbank ve yöneticileri hakkındaki ikinci soruşturma ise ‘suç delillerini gizlemek ve yok etmek’ suçundan yürütülüyor. Bu soruşturmanın da iki temel dayanağı var. İlki, Seçil Erzan’ın çalıştığı banka şubesinin güvenlik kamerası görüntülerinde bazı eksiklikler olduğu iddia ediliyor. İkinci dayanağı ise yine Seçil Erzan’ın 3 Mayıs’ta verdiği ifade. Seçil Erzan evinde ele geçirilen bilgisayar çıktısı belgelerin banka yönetimi tarafından zorla hazırlanarak kendisine verildiğini iddia etmiş ve “Evimden çıkan not kağıtları benim tarafımdan tutulmuştur. Bu not kağıtlarında yazan meblağlar doğrudur. Bizzat benim yazdıklarım doğrudur. Sermin Tekin, Çorlu’daki evime geldiğinde zorla benden ses kaydı oluşturmamı istedi. Şahsi telefonunu konuşma sırasında açarak sesimi kaydetti. Tabloları (bilgisayar çıktıları) ben yapmadım. Kimden ne kadar para aldıysam bunu kağıtlara not almıştım” demişti.

‘TELEFONUMU KIRMAMI İSTEDİLER’

Seçil Erzan ayrıca banka yetkililerinin içerisinde para alışverişiyle ilgili konuşmalar olan iphone marka cep telefonunu da kırmasını istediklerini öne sürmüş ve kırık haldeki telefonunu savcılığa teslim etmişti. Her iki soruşturma da halen sürüyor.

ÖDEYECEK HİÇBİR ŞEYİM YOK

- ÖTE yandan Seçil Erzan’a memleketi Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 1 milyon 640 bin dolar veren işinsanı Ömer Kahra-man’ın avukatı Necdet Kaplan, Erzan’ı cezaevinde ziyaret etti. Kaplan, “Bana ‘Ödeyecek hiçbir şeyim yok, param da yok. Şu anda o psikolojide de değilim. Zaten benim adıma da bir mal varlığı yok, ödeyemem’ dedi. Çok bitkindi, konuştuğu-muzda ağlıyordu zaten” dedi. 

Yazının Devamını Oku

Cinayetin kanlı tekerrürü

14 Aralık 2023

İstanbul Sultangazi’de 2005 yılının ocak ayında Alibeyköy Deresi kenarına atılmış bir koli bulan vatandaşlar içine baktıklarında korkunç bir manzarayla karşılaştı. Çıplak haldeki bir erkek cesedinin elleri ve kolları koli bandıyla bağlanmış, domuzbağı yapılmıştı. O dönem cesedi buraya kimin taşıdığı bulunamadı. Adli Tıp Kurumu’na kaldırılan cesedin kimliği de belirlenemedi.

VİCDAN AZABI İTİRAF GETİRDİ

20 Temmuz 2005 günü Beyoğlu Karakolu’na giden Eyüp Söyler, hayat kadını Rasime Bozgüt’le birlikte cinayet işlediklerini söyledi. İddiasına göre, İsmail Büyük aşırı alkollü olduğu bir gün müşteri olarak Rasime Bozgüt’ün Beyoğlu’ndaki evine gelmişti. Bu sırada kendisi de evdeydi. Yatakta sızan İsmail Büyük’ün ellerini ve ayaklarını koli bandıyla domuz bağı yaptıktan sonra cep telefonu, parasını ve banka kartını aldılar. Çıplak haldeki cesedi bir koliye koyarak taksiyle Sultançiftliği’ndeki dereye attılar. Eyüp Söyler’in anlattıkları, 7 ay önce bulunan cesedin İsmail Büyük’e ait olduğunu da ortaya çıkarttı. Polis ekipleri Eyüp Söyler’in ifadesinde adı geçen 46 yaşındaki Rasime Bozgüt’ü iyi tanıyordu. Bozgüt bir dönem Karaköy’de genelev patroniçeliği de yapmıştı. Rasime Bozgüt ve Eyüp Söyler yargılandıkları cinayet davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Rasime Bozgüt çeşitli cezaevlerinde yattıktan sonra, 21 Haziran 2020’de pandemi nedeniyle cezaevinden şartlı salıverildi. Artık 61 yaşındaydı ve yine Beyoğlu’na dönmüştü. Cinayet ve genelevle anılan geçmişine sünger çekmek istiyordu. İsmini Aysel Bozkurt olarak değiştirse de geçinmek için yine fuhuş yapmaya başladı.


Vicdan azabı çektiğini belirten Eyüp Söyler, polise itirafta bulununca 2005’teki cinayet aydınlanmıştı.

OLAY YERİNE DÖNÜNCE YAKALANDI

Daha önce çok sayıda sabıkası bulunan Mehmet Solmaz, Aysel Bozkurt’la ilişkiye girenlerden biriydi. 4 Haziran 2022 gecesi yanına yaşları 18’den küçük K.K. ile E.K.’yı da alarak Aysel Bozkurt’un evine gitti. Amaçları para almaktı ancak Aysel Bozkurt direndi. Kadını etkisiz hale getirip ellerini ve ayaklarını arkadan domuz bağı şeklinde birbirine bağladılar, ağzına da bez kapattılar. Aysel Bozkurt’un cep telefonu ve paralarını aldıktan sonra da kaçtılar. Bozkurt’a ulaşamayan arkadaşı Beren B., aynı binada yaşadığı Nevzat Ş. ve Atabey Nedim A. ile birlikte gece yarısı eve girdi. Aysel Bozkurt’u elleri ve ayakları bağlı halde hareketsiz bulunca da polise ihbar ettiler.


Yazının Devamını Oku

'Zimmet' suçundan paçayı kurtardı

14 Aralık 2023

Dosya bu gelişmenin ardından zimmet suçunun oluşup oluşmadığının tespiti için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na(BDDK) gönderildi.

BAŞVURU YAPILMAYINCA TAKİPSİZLİK ÇIKTI

BDDK raporunun ardından Seçil Erzan Denizbank A.Ş. ile bankanın bazı yöneticilerinin de arasında bulunduğu 11 şüpheli hakkında bankacılık zimmeti suçundan takipsizlik kararı verildi. Takipsizlik kararında, Bankacılık Kanunu’nda zimmet suçuna ilişkin yargılama yapılabilmesi için BDDK ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılı başvuruda bulunması gerektiği, bu başvurunun yargılama şartı olduğu belirtildi. Soruşturma konusu eylemde yazılı başvuru şartının gerçekleşmediği belirtilerek takipsizlik kararı verildiği ifade edildi. Aralarında futbolcuların da olduğu 13 kişinin avukatları takipsizlik kararına itiraz etti. İstanbul 4’üncü Sulh Ceza Hâkimliği yaptığı değerlendirmenin ardından itirazı reddetti. İtirazın reddedilmesiyle bankacılık zimmeti suçundan takipsizlik kararı kesinleşmiş oldu. Yeni bir delil elde edilmediği taktirde Denizbank ve Hakan Ateş ile Seçil Erzan’ın da arasında bulunduğu yöneticiler hakkında bankacılık zimmeti suçundan dava açılamayacak.

Yazının Devamını Oku

Tohum Otizm Vakfı’ndan Yağız’a burs

14 Aralık 2023

SOMALİ Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un oğlu Mohammed Hassan Shekh Mohamud, 30 Kasım günü İstanbul’daki Avrasya Tüneli çıkışında Yunus Emre Göçer’in kullandığı motosiklete çarptı. Ağır yaralanan 36 yaşındaki Göçer, 6 Aralık’ta yaşamını yitirdi. Kaza sonrası ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılan Mohamud’un yurtdışına kaçtığı belirlendi. Olayın ardından Tohum Otizm Vakfı, aile ile iletişime geçti. Vakıf, iki çocuğu olan Göçer’in 8 yaşındaki otizmli oğlu Yağız Göçer’e eğitim bursu verileceğini açıkladı. Hürriyet’e konuşan Yunus Emre Göçer’in eşi Öznur Göçer, şöyle dedi: “Vakıf bize ulaşarak Yağız’ın eğitimine destek olmak istediklerini söyledi. Konunun detaylarını yapacağımız görüşmede konuşacağız.

Ancak dileğim çocuğumun ömür boyu Tohum Otizm Eğitim Kurumları’nda burslu eğitim alması. Eşim ölmeden önce bu bizim hayal ettiğimiz, keşke dediğimiz bir şeydi. Ancak maddiyattan dolayı bu hayalimizi gerçekleştirememiştik. Eşim vefat etti ama şimdi onun istekleri birer birer gerçekleşiyor.”  Tohum Otizm Vakfı Genel Müdürü Burçak Karakaya ise “Yağız Göçer’in Tohum Otizm Vakfı Eğitim Kurumları’nda burslu eğitim almasını sağlayacağız. Önce Yağız’la görüşerek eğitim ihtiyaçlarını belirleyeceğiz. Sonra Yağız kurumumuzda eğitimlerine başlayacak” dedi.

 

POLİSLER VE SAVCIDAN ŞİKÂYETÇİ

Motokurye Yunus Emre Göçer’in öldüğü kazayla ilgili Somali Cumhurbaşkanı’nın oğlunun yanı sıra, hatalı bilirkişi raporu hazırlayan ve Yunus Emre Göçer’in intihar ettiğini söyleyen polislerle ilgili de soruşturma yürütülüyor. Öznur Göçer hem kaza, hem de ihmal iddialarıyla süren iki ayrı soruşturmada ifade verdi. Öznur Göçer eşine çarpan Mohamed Hassan Shekh Mohamud ile hatalı rapor tutan polisler ile nöbetçi savcıdan da şikâyetçi oldu.

Yazının Devamını Oku

İsyan ettiren tahliye... Sokak ortasında tartışan sevgililere müdahale edince kalbinden bıçaklanmıştı

13 Aralık 2023

İstanbul Fatih’te iddiaya göre Ataberk Özcan ile Meltem Çağlar 17 Aralık 2022 günü sokakta tartışıyordu. Mehmet İşci de Ataberk Özcan’ın Meltem Çağlar’a zarar vermesinden endişe ederek ikilinin yanına gitti ancak beklemediği bir tepkiyle karşılaştı. İki sevgili Mehmet İşçi’ye saldırarak yere düşürdü, Ataberk Özcan bu sırada göğsünden bıçakladı. Toplam 5 bıçak darbesi alan Mehmet İşçi kalbinden ameliyat olmak zorunda kaldı. Yakalanan Ataberk Özcan tutuklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Ataberk Özcan ve sevgilisine 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı.

İstanbul 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen duruşmada savunma yapan Ataberk Özcan, “Arkamızdan gelerek bağırarak, ’Kıza zorla bir şey mi yapıyorsun?’ dedi. Dönüp, ‘Ağabey biz arkadaşız. Ona kötü bir şey yapmam, sadece konuşuyoruz’ dedim ve yolumuza devam ettik. Bizi takip etmeye devam etti. Meltem’in boynuna yumruk attı. Boğuşmaya başladık. Sol elimin içinde derin bir kesik vardı. Üzerimde bıçak yoktu. Mağduru bıçaklamadım. Ne şekilde yaralandığını da bilmiyorum” dedi.

Mahkeme heyeti, Ataberk Özcan’ı tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak tahliye etti ve yurtdışına çıkış yasağı koydu.

‘ADALET BEKLİYORUM’

Tahliye kararına tepki gösteren Mehmet İşçi, “Bir kadının şiddet göreceğinden endişe ederek müdahale etmiştim. Hastaneden çıktıktan sonra aynı olayı yine gördüm ve hemen uzaklaştım. Artık kimseye yardım etmek gelmiyor içimden. Çünkü kimin ne olduğu belli değil. Böyle bir süreç yaşadım. Adalet bekliyorum. Suçlunun dışarıda değil içerde olması gerekiyor. Benim açımdan cezası kaç sene ise onu almasını istiyorum” dedi.

Yazının Devamını Oku

Dokuz dakikalık ifadeyle yırtmış

13 Aralık 2023

Trafik polisleri kazada kendisini kusurlu bulmadığı için, ‘taksirle yaralama’ olayı nedeniyle ifadesine başvurulmak üzere Aksaray Şehit Vedat Ulusoy Polis Merkezi’ne götürüldü. Tutanaklara göre Mohammed Hassan Shekh Mohamud saat 17.20’de avukatını aradı ve 10 dakika görüşme yaptı. Saat 17.30’da başlayan ifade alma işlemi saat 17.39’da, yani 9 dakikada bitti. Mohamud’un ifade tutanağında yer alan kimlik bilgileri bölümünde mesleği ‘kargo’ olarak belirtilirken, aylık gelir kısmına ise herhangi bir şey yazılmadı. Türkiye’deki adres, telefon numarası ve oturma izni numarası ile yüksekokul (lisans) mezunu ve evli olduğu bilgisi de kimlik bilgileri bölümünde yer aldı. Mohammed Hassan Shekh Mohamud ifadesinde motosikletliyi suçladı.


Yunus Emre Göçer

Mohamud’un ifadesinin tamamlanmasından 22 dakika sonra, saat 18.01’de serbest bırakılma tutanağı düzenlendi. Serbest bırakılma tutanağında ise mesleği esnaf olarak belirtildi.

Yazının Devamını Oku

Seçil 3 kadından medet ummuş: Yardım edin bana

9 Aralık 2023

Seçil Erzan’ın telefonundan çıkan yazışmalarda, özellikle 2023 yılı başından itibaren para bulamayınca psikolojisinin iyice bozulduğu görülüyor. Bir yazışmasında da “İlaç içip uyanmamak üzere uyuyacağım” diyen Seçil Erzan, içinde bulunduğu çıkmazdan kurtulmak için 2’si üfürükçü biri de eskiden beri tanıdığı 3 kadından medet ummuş. Erzan’ın cep telefonunda yapılan incelemede, kurtarıcı olarak gördüğü bu 3 kadınla çok fazla görüşme yaptığı tespit edildi. Kadınlarla yaptığı bazı yazışmalar ise dolandırıcılık suçlamasının delili olarak iddianamenin klasörlerinde yer aldı.

KİMSE SÜRE VERMİYOR

Kadınlardan biri Seçil Erzan’la eskiden tanışan Hülya Kılıç. Seçil Erzan ile Hülya Kılıç arasında 4 Şubat 2023 günü şu konuşmalar geçiyor:

Seçil Erzan: “Herkes ama herkes beni çok sıkıştırıyor, neler oluyor anlatamam. Dayanacak bir saniye ve umut kalmadı. Ben ne yapayım? 2 kelime yazsana bana. Sadece sen benim hayatımı kurtarırsın. Benim kurtuluşum sensin canım.”

Hülya Kılıç: “Canım umutsuzluğa kapılma, çıkış yolu sende. Süre iste. Satış ve kredi işlerini hallet.”

Seçil Erzan: “Kimse süre vermiyor. Satış ve kredi oldu ama yetmiyor. Sen düşünüyorsun. Gördüğün hissettiğin bir şey varsa bana söyle kuzum. Beni doğru yola sen götürürsün. Son 2 günüm benim. İlaç içip uyanmamak üzere uyuyacağım. Canikom uyudun mu? Bana kramponlu kâğıt imzalattı cumaya kadar.”

DUA ET ABLA

- Seçil Erzan’ın sık görüştüğü bir diğer isim de Adana’da yaşayan üfürükçü Selma Göksal’dı. Erzan, telefonuna Diba olarak kaydettiği Selma Göksal’la 11 Ocak 2023’te şöyle yazıştı:

Yazının Devamını Oku

Öğrenciyi ‘MİT’e alacağız’ yalanıyla kandırıp istismar etmişlerdi... 182 yıl istendi

9 Aralık 2023

Mandal da G.A.’ya günlerce cinsel istismarda bulundu. G.A.’nın durumu anlatmasıyla ailesi şikâyetçi oldu. Kendisini ‘MİT mensubu’ olarak tanıtan elektrik ustası Ahmet Mandal gözaltına alınıp 25 Kasım 2022’de ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçundan tutuklandı. Aynı okulda eğitim alan K.K. adlı kız öğrenci de Ahmet Mandal tarafından tacize uğradığı iddiasıyla şikâyette bulundu. Okul müdürü Harun Avcu ile G.A. ve Mandal’ın ‘dini nikâhının’ kıyıldığı okulun müdürü Asuman Sahar Koleri tutuklandı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nca yürütülen idari soruşturma kapsamında 2 okul müdürü de memurluktan ihraç edildi.

DAVA 2 OCAK’TA GÖRÜLECEK

Cumhuriyet savcısı mütalaasında; sanık Ahmet Mandal’ın 36 yıl, sanık Asuman Sahar Koleri’nin 36 yıl, sanık Harun Avcu’nun ise 54 yıl, sanık A.A. ile M.K. için 28’er yıl hapsini istedi.

Karar duruşması Konya 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2 Ocak 2024 tarihinde görülecek.

Yazının Devamını Oku

Cinayet gibi kazaya yakalama kararı

9 Aralık 2023

İSTANBUL’da motosikletli kurye Yunus Emre Göçer (38), 30 Kasım günü motosikletiyle Avrasya Tüneli’nden çıkmış, Zeytinburnu yönüne doğru ilerliyordu. Orta şeritten sağ şeride doğru geçti. Bu sırada arkadan 06 CD 4581 diplomatik plakası takılı otomobiliyle gelen Somali Cumhurbaşkanı’nın oğlu Mohammed Hassan Shekh Mohamud hiç frene basmadan motosiklete çarptı. Yunus Emre Göçer kaldırıma savrulurken, Mohammed Hassan Shekh Mohamud onlarca metre sonra durdu.

İLK RAPORDA ‘KABAHATSİZ’

Olay yeri tutanağına göre, Mohamed Hassan Shekh Mohamud’un herhangi bir kabahati yoktu. Yunus Emre Göçer tedavi gördüğü hastanede 6 Aralık günü hayatını kaybetti. Geride biri engelli 2 çocuğu ve işsiz olan eşi kaldı. Kazayla ilgili görüntüler de sosyal medyaya düştü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu gelişmeler üzerine acil olarak yeni bir bilirkişi raporu talep etti. Yeni raporda, motosikletli Yusuf Emre Göçer’in kazada hiçbir kabahatinin bulunmadığı, 8’de 8 kusurlu tarafın Mohamud olduğu belirtildi. 

ARANDI AMA BULUNAMADI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı raporun ardından Mohamud hakkında yurtdışına çıkış yasağı koydu. Mohamud ifadesine yeniden başvurulmak üzere adreslerinde arandı ancak bulunamadı. Başsavcılığın yeniden Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurusu üzerine yakalama kararı çıkartıldı. Başsavcılık açıklamasında “Şüphelinin yakalanması için uluslararası prosedür dahil tüm süreç titizlikle işletilmekte ve soruşturma tüm yönleriyle sürdürülmektedir” denildi.

YURTDIŞINA ÇIKMIŞ

BAŞSAVCILIĞIN mahkemeye gönderdiği talep yazısında Mohamud’a ulaşılamadığı, yurtdışına çıkış kaydının olduğu belirtildi. Mohamud’un yakalandıktan sonra 24 saat içerisinde en yakın savcılıkta hazır edilmesi istendi. İfadesi alındıktan sonra ise serbest bırakılmaması talep edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şüphelinin 2 Aralık 2023 tarihinde Türkiye’den ayrıldığının tespit edildiği ve bu nedenle 8 Aralık 2023 tarihinde hakkında yakalama kararı çıkarıldığı açıklandı.

 

Yazının Devamını Oku

Firari zanlı Hollanda’da yakalandı

9 Aralık 2023

Hollanda polisi, yakalanan zanlının kimliğini gizli tuttu ancak İstanbul’da devam eden davada Cemil Onak ismi firari zanlı olarak görülüyor. Hollanda polisinin açıklamasına göre, zanlı Türk emniyetinin uyarısı üzerine bir süredir yakın takipteydi. Hollanda polisi, Lahey kentinin Zoetermeer kasabasına yerleşmeye çalışan zanlıyı hafta başında özel bir operasyonla yakaladı. Çarşamba günü hâkim karşısına çıkartılan ve tutuklanan zanlının, Türkiye’ye iade edilmesi bekleniyor.

Geçen yıl 8 Şubat’ta şoförü Murat Demirtaş’la birlikte öldürülen Halil Falyalı cinayetiyle ilgili biri İstanbul, diğeri Lefkoşa’da iki ayrı dava devam ediyor. Hollanda polisinin yakaladığı zanlı, İstanbul 36’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi üzerine aranıyordu.

BARODAN AVUKAT ATANACAK

HALİL Falyalı cinayetinin ardından yakalanan Mehmet Faysal Söylemez ve Mustafa Söylemez’e “tasarlayarak öldürme” ile “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme” suçlarından iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 12’şer yıl hapis istemiyle dava açılmıştı. İstanbul 36’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen duruşmada davanın karara çıkması bekleniyordu ancak Söylemez kardeşlerin avukatları mazeret bildirmeden duruşmaya katılmadı.

Mahkeme heyeti, Söylemez kardeşlere bir sonraki duruşma İstanbul Barosu’ndan avukat atanmasına karar vererek duruşmayı 22 Aralık’a erteledi. 

Yazının Devamını Oku

Somali Cumhurbaşkanı’nın oğlu kusurlu bulundu... Kuryeyi Kazada öldüren Şeyh Mahmud ikinci bilirkişiye göre asli suçlu 

8 Aralık 2023

İstanbul Fatih’teki Kennedy Caddesi, Avrasya Tüneli çıkışı Zeytinburnu istikametinde 30 Kasım Perşembe günü öğlen saatlerinde meydana gelen kazada, motosiklet sürücüsü Yunus Emre Göçer (38)’in kullandığı motosiklete, Somali Cumhurbaşkanı’nın oğlu Muhammed Hasan Şeyh Mahmud’un kullandığı 06 CD 4581 plakalı otomobil çarpmıştı. Çarpmanın etkisi ile yola savrulan Göçer ağır yaralanmış kaldırıldığı hastanede ise yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Göçer’in hayatını kaybetmesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mahmud’a yurt dışına çıkış yasağı koymuştu. Savcılık ayrıca ilk bilirkişi raporunda kusurlu bulunmayan Mahmud için yeni bilirkişi raporu istedi. 


Muhammed Hasan Şeyh Mahmud

İFADESİ RAPORDA

Yeniden istenen kazayla ilgili adli trafik bilirkişi raporu dün tamamlandı. Rapora göre, kazanın olduğu gün hava açık, yol düz ve yüzeyi kuruydu. Ayrıca yolda kazaya etken olabilecek herhangi bir sorunun olmadığı da ifade edildi. Raporda, Mahmud’un, ön tarafında seyir halindeki motosikletin bir anda sinyal vermeden frene bastığı ve sağa dönüş yaptığı, kaskının bulunmadığı, kendisinin aracının frenine bastığını ancak duramayarak motosiklete çarpmak durumunda kaldığını, motosiklet sürücüsünün savrulduğunu ve düştüğünü, bu esnada aracının hızının 50-55 km civarında olduğunu, kendisinin de durarak şahsın yanına gittiği ifadesini verdiği yazıldı.

GÖÇER’İN KUSURU YOK

Raporda kamera görüntülerinin incelendiği de vurgulanarak, motosikletin en sağ şeritte yavaşladığı ancak aracın yavaşlamadığı, motosikletin durma derecesinde en sağ banket boşluğuna ilerlerken aracın yavaşlamayıp arka sağ kısımdan çarptığı kaydedildi. Motosikletin savrulduğu, aracın ise kameranın olduğu açıda tam duramadığı belirtildi. Raporda, kurye Yunus Emre Göçer’in kontrollü şekilde yavaşlayarak sağ tarafa geçiş yapması nedeniyle kaza esnasında herhangi bir ihlal ve kusurunun bulunmadığı belirtildi.

Somali Cumhurbaşkanı’nın oğlu Muhammed Hasan Şeyh Mahmud’un ise önde giden aracı yeterli ve güvenli mesafeden izlemediği, araçlar arasında mesafe bırakmadığı gerekçesiyle asli kusurlu olduğu vurgulandı. Rapor savcılığa sunuldu. Savcılıkça şüpheli Mahmud hakkında yeniden bir değerlendirme yapılacağı öğrenildi.

Yazının Devamını Oku

Seçil Erzan’ın avukatından ilk açıklama: O paralar birilerinin kasasında

8 Aralık 2023

Futbolcular ve işinsanlarının da arasında olduğu onlarca kişiyi dolandıran Seçil Erzan’ın avukatı Nazlı Nadide Karaaslan’la görüştük. Böylece ilk kez Seçil Erzan tarafından iddialara yanıt aldık.

SEÇİL’İN 5 KURUŞU YOK

Seçil Erzan 8 Aralık 2022’de annesi için Tekirdağ Çorlu’da bir daire satın almış, 21 gün sonra da satmıştı. Avukat Karaaslan bu daireye tefecilerin el koyduğunu iddia ederek, şunları söyledi: “Seçil paraları ödemek istese 5 kuruşu yok. Tutuklandıktan 3 gün sonra tefeciler el koydu annesinin evine, kadını sokağa attılar. Annesi iki kez beyin ameliyatı geçirdi. Altı bezleniyor. Köydeki teyzesi bakıyor kendisine.

BİR İŞ ÇEVİRMİŞ OLMAMIŞ

İnşallah mağdurlar paralarını alır. Banka öder bir şekilde, ödemeyi düşünür. Seçil de alabileceği en az cezayı alır. Şu an çok kötü. Ne özel hayatı kaldı ne bir şeyi... Paraları almadım demiyor ki; daha ne yapacaksınız kıza, zaten cezaevinde. Para alanlar da biraz konuşsun, ‘Biz de faiz aldık, bu kadar para aldık’ desin. 12 senedir bunu yapıyorsa, hiç para kazandırmıyor olsa siz bu kızı yaşatır mısınız? Bir şeyi çevirmiş, olmamış. Kötü niyetliler kullanmış kızı. Art niyetliler de cezalarını bulsun. Seçil daha ne yapsın, ölsün mü?

HİÇ Mİ KAZANDIRMADI

Para Seçil Erzan’da değil. Hiç mi kimseye para kazandırmadı? Bu para bir yerlerde gömülü değil, bu ismi geçen kişilerin faizinde, evlerinde, arabalarında, kasalarında, çocuklarının üniversite tahsillerinde. Seçil’in bir ifadesi var: ‘Para, herkesin karısının taktığı saatlerde’ diyor. Bu para Seçil’de değil. MASAK raporunda adı geçen ve olağandışı zenginleşen kişiler tespit edilebilir. Böylece paranın nerede olduğu ortaya çıkar.

BU İŞE NASIL GİRMİŞ

Yazının Devamını Oku

Futbolculardan sanıklar ve Denizbank’a 10’ar bin dolarlık dava

2 Aralık 2023

Futbolcular avukatları Rezan Epözdemir aracılığıyla İstanbul Tüketici Mahkemeleri’ne sundukları dilekçede banka müdürü Seçil Erzan’ın tuzağına nasıl düştüklerini tek tek anlattı. Seçil Erzan’ın Galatasaraylı sporcu ve çalışanlarla Denizbank’ın Florya Şube Müdürlüğü yaptığı dönemden beri tanışıklığının bulunduğunun anlatıldığı dilekçede, “Seçil Erzan, yıllarca hesapları kontrolünde tutması sebebiyle, hesabı bulunan tüm Galatasaraylı sporcu ve çalışanları ile güven ilişkisi tesis etmiş, futbolcular Fernando Muslera, Selçuk İnan, Emre Çolak ve menajer Musa Mert Çetin’i de bu sebeple tanımaktadır. Denizbank’ın Florya’daki şubesinden Büyükdere şubesine geçen Erzan, Galatasaraylı sporcu ve çalışanlarla ilişkisini kesmemeye özen göstermiştir” denildi.


(soldan sağa) Menajer Musa Mert Çetin 75 bin dolar verdi. - Muslera, iki ayrı seferde toplam 1 milyon 200 bin dolar verdi. - Selçuk İnan, 1 milyon 535 bin dolar verdi. - Emre Çolak, Seçil Erzan’a 3 milyon 250 bin dolar kaptırdı.

‘BANKAYA GÜVENDİK’

Seçil Erzan’ın Denizbank’ın çok kârlı bir fonu olduğunu ve bu fonda herkesin yer almadığını, sadece üst düzey kişilerin bulunduğunu müvekkillerine anlattığını dava dilekçesinde belirten avukat Rezan Epözdemir, “Seçil Erzan, Galatasaray ve Milli Takım’da da yıllarca teknik direktörlük yapmış Fatih Terim’in de bu fonda olduğunu ve bu fondan çok fazla kazanç elde ettiğini ifade etmiştir. Müvekkiller Fernando Muslera, Selçuk İnan, Emre Çolak ve Musa Mert Çetin dışında, teknik direktör Fatih Terim ve Arda Turan ve birçok işinsanına da bu fona girmesi yönünde teşvik ve telkinlerde bulunmuştur. Seçil Erzan’a ve yetkilisi bulunan Denizbank A.Ş.’ye güvenen müvekkillerden Muslera, menajeri aracılığıyla 700 bin dolar ve 500 bin dolar ödemiştir.

ANTETLİ KÂĞIT ALINDI

700 bin doları Seçil Erzan’dan geri almış, 500 bin doları alamamıştır. Selçuk İnan’ın 1 milyon 535 bin dolarını, Emre Çolak’ın 3 milyon 250 bin dolarını, menajer Musa Mert Çetin’in ise 75 bin dolarını almış ve geri ödememiştir. Seçil Erzan paraları elden alma sebebini ‘Doğrudan genel merkeze gidiyor, o yüzden elden alıyoruz’ şeklinde açıklamıştır. Müvekkillere para aldığına dair bankanın antetli kâğıdına, bankanın kaşesi ve bankanın ıslak imzasını taşıyan evrak vermiştir” dedi.

‘TEK SUÇLU SEÇİL DEĞİL’

Yazının Devamını Oku

Taksim saldırısının birinci yılında altı tahliye

14 Kasım 2023

İstanbul İstiklal Caddesi’nde Ahlam Albashir’in cadde üzerindeki banka bıraktığı bomba 13 Kasım 2022 günü patladı. Saldırıda altı kişi hayatını kaybetti, 99 kişi de yaralandı. Yurtdışına kaçmaya çalışan Ahlam Albashir, Küçükçekmece’deki bir evde saklanırken yakalandı.

Bombalı saldırıyla ilgili davanın dördüncü duruşması dün, tam da saldırının yıldönümünde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada Suriyeli Ahlam Albashir’in de arasında bulunduğu beşi kadın 12 tutuklu sanık hazır bulundu. Diğer tutuklu sanıklar ise cezaevinden SEGBİS ile katıldı.


Ahlam Albashir Taksim’de kameralara böyle takılmıştı.

Bir yıldır her duruşmaya aynı kıyafetle gelen ve diğer sanıklarla hiçbir şekilde irtibat kurmayan Ahlam Albashir tahliyeye ilişkin talebinin sorulması üzerine, “Sadece kız kardeşimle görüşmek istiyorum” dedi. Diğer sanıklar ise suçlamayı kabul etmeyerek tahliyelerini talep etti.

18 TUTUKLU KALDI

Mahkeme heyeti, suç vasfının değişme ihtimalini dikkate alarak Mahmud Haso, Hadice Alkurdia, Salih Carkes, Hadir Carkes, Yasir Al Korali ve olay tarihinde 18 yaşından küçük olan A.E.’nin yurtdışına çıkış yasağı konularak tahliyesine karar verdi.

Mahkeme, Ahlam Albashir, Ahmad Alhajmwas, Ahmad Hajhasan, Ahmed Carkas, Ammar Jarkas, Bakar Carkes, Fatma Berkel, Ferhat Habeş, Hasan Aburas, Hasan Ali, Hazni Gölge, Hüseyin Güneş, Mahmud Elabid, Mahmud El Yusuf, Muhap Ammari, Rama Eltaha, Süleyman Güder ve Tareq Alkhatib’ın ise tutukluluk halinin devamına hükmetti. Davaya ilişkin görüşünü hazırlaması için dosya Cumhuriyet savcısına gönderildi.

Yazının Devamını Oku

Cinayetten yırtmak için her yolu denemiş

14 Kasım 2023

İstanbul Beyoğlu’nda Mevlüde Aluçlu, 22 Ekim 2022 günü evinde boğazı kesilerek öldürülmüş olarak bulundu. Cinayetin ortaya çıkmasının hemen ardından eve gelen komşusu Baran Ünal (27), cesede sarılarak gözyaşı döktü. Ancak polis ekipleri bölgedeki güvenlik kameralarını incelediğinde, Mevlüde Aluçlu öldürülmeden önce evden çıkan son kişinin Baran Ünal olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan Baran Ünal tırnaklarını yeni kesmiş, daha sonra da ellerini alkolle yıkamıştı. Telefonunu en son arayanlardan biri de Mevlüde Aluçlu’ydu. Ancak sonradan anlaşıldı ki, Baran Ünal cinayeti işledikten sonra kadının telefonuyla kendi telefonunu aramış böylece şüpheli olmaktan kurtulmaya çalışmıştı.

Baran Ünal o sabah işe gittiğinde oldukça tedirgindi. Ne olduğunu soran iş arkadaşlarına motosikletten düştüğünü söyledi. Bir ara dışarı çıktıktan sonra patronunu telefonla aradı, bir komşusunun öldürüldüğünü söyleyerek izin aldı. Bu sırada Mevlüde Aluçlu’nun bileziğini bozdurmuştu. Ardından eve gittiğinde polisleri karşısında buldu. Eve girip cesede sarıldı.

SUSMAYI TERCİH ETTİ

Baran Ünal gözaltına alındığında ifade vermek istemedi. Sevk edildiği adliyede de tutuklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, hakkında ‘kasten öldürme’ ve ‘nitelikli yağma’ suçlarından dava açtı. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava dün görülen duruşmayla karar aşamasına geldi. Mütalaasını açıklayan duruşma savcısı, Baran Ünal’ın suçtan kurtulmak için her yolu denediğini anlatarak müebbet hapis ve 15 yıl hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti Baran Ünal’a son savunmasını hazırlaması için süre vererek duruşmayı erteledi.

 

Yazının Devamını Oku

Tutuklama talebi reddedildi

12 Kasım 2023

Yargıtay 1. Ceza Dairesi geçen günlerde Emre Paksoy’un beraatını onarken, Can Paksoy’un beraatını hukuka aykırı buldu ve yeniden yargılanma kararı verdi. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi de karara uyarak yeniden görülecek davanın 31 Ocak 2024’te başlamasına hükmetti.

İTİRAZ EDİLECEK

Mahkemeye başvuran Erköseoğlu ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, cinayet suçlamasıyla müebbet hapisle yargılanacak Can Paksoy’un kaçma ihtimali olduğunu iddia etti ve tutuklanmasını ya da yurtdışına çıkış yasağı konulmasını talep etti. Epözdemir’in talebini değerlendiren mahkeme, tutuklanmaya yönelik bir kararın duruşmada değerlendirilmesine karar verdi. Epözdemir mahkemenin kararına üst mahkemeye başvurarak itiraz etti.

Yazının Devamını Oku

Dolar saçmaya 7 ay 15 gün ceza

4 Kasım 2023

İstanbul 11’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya sanıklar katılmadı. Eylemi planladığı, diğer eylemcileri bir araya getirdiği ve dava konusu eylemi ‘fergiohouse’ isimli sosyal medya hesabından yayınladığı iddia edilen Serhat Günay’ın avukatı, “Söz konusu eylem Taksim Meydanı gibi varlıklı insanların ve turistlerin yoğunlukta olduğu bir alanda gerçekleşmiştir. Dolayısıyla kasıtları sadece dikkat çekmektir. Kendilerinden alt tabakadaki veya toplumun bir kısmına yönelik aşağılama niyetleri olsa bunu böyle gerçekleştirmezlerdi. Buradaki amaç bazı olaylar üzerine video çekerek kendi reklamını yapmaktır” dedi.

13 KİŞİYE BERAAT KARARI

Mahkeme, Serhat Günay’ı “halkı aşağıladığı” gerekçesiyle takdir indirimi uygulayarak 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırarak hükmün açıklanmasını geri bıraktı. 13 kişi hakkında ise suçu işledikleri sabit olmadığı gerekçesi ile beraat kararı verdi.

Yazının Devamını Oku

İtfaiyecilerin röntgencilik davasında sona gelindi

4 Kasım 2023

Görevi kötüye kullanmaktan 2.5’er yıl hapisleri istenen 3 itfaiyeciye, şikâyetçi olmadığı için özel hayatın gizliliğini ihlalden ise dava açılmadı.

İstanbul 13’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dava dün görülen duruşmayla karar aşamasına geldi.

Mahkeme davaya ilişkin görüşünü hazırlaması için dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.

Yazının Devamını Oku

Sinem’in davası 13 yıl sonra sil baştan

31 Ekim 2023

4 Aralık 2014’te davayı karara bağlayan İstanbul 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi, yeterli delil elde edilemediğinden Paksoy kardeşlerin beraatına karar vermişti. Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi ise Emre Paksoy yönünden beraat kararını onarken Can Paksoy yönünden ise beraat kararını bozmuştu. Can Paksoy’un yeniden yargılanmasına 21 Ocak 2024’de başlanacak.

‘KAÇMA İHTİMALİ VAR’

Erköseoğlu Ailesi’nin avukatı Rezan Epözdemir davanın yeniden görüleceği İstanbul 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne dilekçe vererek Can Paksoy’un, Yargıtay bozma kararının basında yer almasından sonra kaçma ihtimali bulunduğunu belirtti. Epözdemir, Can Paksoy hakkında duruşma gününü beklemeden tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasını talep etti. Bu talebin kabul edilmemesi halinde ise yurt dışına çıkış yasağı koyulmasını istedi.

Yazının Devamını Oku

Atalay’ın dosyası Yargıtayda

31 Ekim 2023

TİP Milletvekili avukat Can Atalay hakkında Anayasa Mahkemesince verilen “Hak ihlali” kararına ilişkin karar vermesi beklenen İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, dosyayı Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi’ne gönderdi. Mahkeme, başvuruya konu ihlalin Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi’nin kararından kaynaklandığını öne sürdü.

Yazının Devamını Oku

18 yıllık vicdan azabına 25 yıl hapis

31 Ekim 2023

İSTANBUL Fatih’te müzik öğretmeni Arzu Nihan Çelik 5 Mayıs 2004 günü evinin kapısının önünde öldürüldü. Cinayete iki kızı da tanık oldu. Arzu öğretmenin eşi Şerafettin Çelik uyuşturucu kaçakçılığı suçundan cezaevinde yatıyordu. Katil hiçbir zaman bulunamadı ve dosya faili meçhul olarak kapandı. Geçtiğimiz yıl Samsun’da polise giden eski hükümlü Erkan Can (52) cinayeti arkadaşı Ceyhan Özmaden’le birlikte işlediklerini, kendilerini Şerafettin Çelik’in azmettirdiğini anlattı.

KORKTUĞU İÇİN SÖYLEYEMEMİŞ

Vicdan azabı çektiğini söyleyen Erkan Can, bugüne kadar Şerafettin Çelik’ten korktukları için polise başvuramadığını söyledi. Tutuklanan Erkan Can ve Ceyhan Özmaden haklarından dava açıldı. İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında mahkeme heyeti Erkan Can ve Ceyhan Özmaden’i ‘azmettirenin belli olmaması halinde kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortakları hakkında tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 25’er yıl hapis cezasına çarptırdı. Her iki sanık hakkında da takdir indirimi uygulanmadı.

Yazının Devamını Oku

TÜGVA’ya bombalı saldırıya 20 yıl

27 Ekim 2023

İstanbul 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya 16 yıl 8 aydan 51 yıla kadar hapis istemiyle tutuklu yargılanan Besra Yalçın katıldı. Son savunması ve son sözü sorulan Besra Yalçın “Böyle yanlış bir suça, fiile karışmadım. Herhangi bir saldırıda da bulunmadım. Ne para karşılığı ne de parasız. Beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum” diye konuştu.

HÂKİMİN SÖZÜ

Mahkeme başkanı, kararı açıklanmadan önce “İmkânsızı çıkarırsan geriye sadece gerçek kalır. Birçok delille senin suç işlediğine karar verdik” dedi. Mahkeme heyeti, Besra Yalçın’ı “silahlı terör örgütüne üye olma”, “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi” ve “kamu kurumunun hizmetine tahsis edilmiş binaya zarar verme” suçlarından takdir indirimi uygulayarak toplam 20 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırarak tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Yazının Devamını Oku

Atalay kararı mahkemede

27 Ekim 2023

AYM’nin kısa kararı hak ihlallerinin ortadan kaldırılması ve Atalay’ın yeniden yargılanmasına başlanması, hükmün infazının durdurulması, tahliyesinin sağlanması, yeniden yapılacak yargılamada durma kararı verilmesi şeklindeki işlemlerin yerine getirilmesini içeriyor. İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin AYM’nin Atalay’ın infazının durdurulması ve tahliye edilmesi yönündeki kararına ilişkin karar vermesi bekleniyor.  

Öte yandan Can Atalay’ın avukat arkadaşları AYM kararı sonrası İstanbul Adalet Saray’ının içinde bulunan Themis heykeli önünde oturma eylemi yaptı. Eylemin AYM kararı uygulanana kadar devam edeceği belirtildi.

Yazının Devamını Oku

Büyük vurguna 216 yıl istendi

26 Ekim 2023

İSTANBUL’da özel bir bankanın müdürü Seçil Erzan tarafından, aralarında spor dünyasının ünlü isimleri Emre Belözoğlu, Arda Turan, Selçuk İnan, Fernando Muslera, Buse Terim Bahçekapılı ve eşi Volkan Bahçekapılı’nın da bulunduğu 18 mağdurun dolandırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan 62 sayfalık iddianamede, bankacı Seçil Erzan’a ‘nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik’ suçlamalarıyla 216 yıl, 3’ü tutuklu 6 kişiye ise 65’er yıla kadar hapis cezaları istendi.

İddianamede, Seçil Erzan’ın müştekilere verdiği el yazısı dekontlar ile dolandırılanlar arasında yer alan kuyumcu Ömer Kahraman’ın balya balya paraları teslim ederken çekilmiş fotoğraflar da yer aldı. Seçil Erzan’ın telefonunun incelenmesinde ise çok sayıda yazışma ele geçirildiği belirtildi. WhatsApp kayıtlarına göre, Seçil Erzan paralarını isteyen kişileri süre isteyerek oyalamış ya da gelen aramalara yanıt vermemişti.

TÜM BİRİKİMİNİ KAPTIRDI

İddianamede yer alan müştekilerin ifadeleri de, dolandırıcılığın nasıl gerçekleştiğini ve Seçil Erzan’la nasıl tanıştıklarını da ortaya koydu. Emre Belözoğlu, kuzeni olan Volkan Bahçekapılı aracılığıyla Seçil Erzan’la tanışmıştı. “Tüm birikimlerimi kaptırdım” diyen Emre Belözoğlu ifadesinde, ilk seferde 2 milyon 892 bin dolar, ikinci seferinde 400 bin dolar, üçüncü seferinde ise 1 milyon dolar para verdiğini anlattı. Arda Turan ise ifadesinde, “Yıllardır çalışıp kazandığım bütün paramı, emeğimi Seçil Erzan beni kandırarak yok etmiştir. Çok üzgünüm bu olay beni çok yıprattı. Bütün birikimim bir anda gitti” dedi.


Seçil Erzan’ın paraları teslim alırken çekilmiş fotoğrafları ve müştekilere verdiği el yazısı dekontları ortaya çıktı.

ZİMMET SUÇUNDAN TAKİPSİZLİK VERİLMİŞTİ

- SEÇİL Erzan ve bankanın bazı yöneticilerinin de arasında bulunduğu 11 şüpheli hakkında ise bankacılık zimmet suçundan yazılı başvuru şartının Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) gerçekleşmediği belirtilerek takipsizlik kararı verilmişti.

Yazının Devamını Oku

Cezanın gerekçesi açıklandı: Vazgeçmedi kurşun bitti

22 Ekim 2023

İSTANBUL’da Sabiha Mutlu, henüz 18 yaşındayken Samet Mutlu ile evlendi. Çiftin bir kızları dünyaya geldi. Aile içi şiddet ve geçimsizlik nedeniyle eşine boşanma davası açan Sabiha Mutlu, çocuğu ile babasının evine yerleşti. Samet Mutlu, Ağustos 2020’de Sabiha’nın üzerine yürüyüp kuru sıkı tabancayla ateş açtı ve tehdit etti. 22 Mayıs 2021 günü bu kez elinde gerçek tabancası vardı. Kızını almak için gelen Sabiha’yı tokatladı sonra da kızlarının gözü önünde vurdu. Sabiha bacağına isabet eden ilk kurşunla yere düştü, yapmaması için yalvardı ama onu duyan olmadı. Samet Mutlu 4 el daha ateş etti. Kurşunlar Sabiha’nın kalçasını kırdı, sağ elinin 3 parmağındaki sinirleri parçaladı.

‘ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS’ SUÇU

Olayın ardından tutuklanan Samet Mutlu hakkında “eşi kasten öldürmeye teşebbüs” ve “silahlı tehdit” suçlarından 25 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Mahkeme heyeti Samet Mutlu’yu takdir indirimi uygulayarak “eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 14 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırarak tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Gerekçeli kararda, “Sanığın eylemini gönüllü olarak değil silahındaki mermilerin bitmesi nedeniyle sonlandırdığı değerlendirilmiştir” denildi.

Yazının Devamını Oku

‘Zimmet’ten takipsizlik verildi

22 Ekim 2023

Erzan’ın da arasında bulunduğu şüpheliler hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan iddianame hazırlandı. Mahkeme iddianamenin kabul ya da reddine ilişkin kararını önümüzdeki günlerde açıklayacak.

Seçil Erzan ile Denizbank A.Ş. ve bankanın bazı yöneticilerinin de arasında bulunduğu 11 şüpheli hakkında ise 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na (zimmet) aykırılık suçundan takipsizlik kararı verildi. Soruşturma konusu eylemde, yazılı başvuru şartının Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) gerçekleşmediği belirtilerek takipsizlik kararı verildiği ifade edildi.

İTİRAZ EDİLECEK

Bazı mağdurların avukatlığını yapan Rezan Epözdemir, yaptığı açıklamada, “zimmet” suçundan verilen takipsizlik kararına itiraz edeceklerini belirtti.

Yazının Devamını Oku

Affettiğine pişman oldu

19 Ekim 2023

İstanbul’da Yusuf Çavdar ve Yasemin Aksoy boşandıktan sonra 2 çocuğun velayeti annede kaldı. Çavdar’a da belli tarihlerde çocuklarını görme hakkı tanındı. Ancak Çavdar, çocukları bahane ederek Aksoy’u rahatsız etmeye başladı. Aksoy’un şikâyeti üzerine Çavdar hakkında değişik mahkemelere davalar açıldı. Bayrampaşa’daki evinden 4 Ocak günü işe gitmek için çıkan Aksoy karşısında bir anda Çavdar’ı buldu. Uzaklaşmaya çalışan kadın yüzünde soğukluk ve acı hissederek yere yığılınca Çavdar tarafından tekmelendi. Eski eşinin yüzüne kimyasal madde attığı anlaşılan Çavdar yakalanarak tutuklandı. Hakkında tehdit ve kasten yaralama suçundan dava açılan Yusuf Çavdar 5.5 yıl hapisle cezalandırıldı. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi yeniden yargılama kararı aldı. İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde bozma kararının ardından yeniden görülen davanın ilk duruşmasında Yasemin Aksoy şikâyetini geri çekti. Mahkeme, Çavdar’ın tahliyesine karar verdi. Davanın 2’nci duruşmasında, Çavdar’ın tahliye olduktan sonra Aksoy’u tehdit ettiği ortaya çıktı.

200 METREDEN FAZLA YAKLAŞAMAYACAK

Mahkeme, sanık Yusuf Çavdar’a adli kontrol uygulayarak müşteki Yasemin Aksoy’un bulunduğu iş veya bölgeye 200 metreden fazla yaklaşmasını yasakladı. Aksoy’un yüzünde iz olup olmamasına ilişkin Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

 

 

Yazının Devamını Oku

Cezası değişmedi

14 Ekim 2023

Yargıtay, cezanın olası kastla öldürme suçundan verilmesini ve takdir indiriminin değerlendirilmesini isteyerek kararı bozdu. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi dün görülen duruşmada davayı ikinci kez karara bağladı.

YİNE 25 YIL VERİLDİ

Mahkeme heyeti, Murat Uslu’yu “olası kast ile Tuğba Anlak’ı öldürdüğü” gerekçesi ile 25 yıl hapis cezasına çarptırdı. Uslu’nun sabıkalı olması, olumsuz sosyal ilişkileri, cinayetten sonraki tutum ve davranışları, suç işlemedeki eğilimlerini dikkate alarak takdir indirimi uygulanmadı.

Tuğba Anlak’ın ablası İlknur Gültekin adliye önünde yaptığı açıklamada, “Kardeşim bilerek, isteyerek öldürülmüştür. Asla kaza değildir. Adaletin sağlanmasını istiyoruz. En ağır şekilde ceza almasını istiyoruz” dedi.

Yazının Devamını Oku

Mahkeme bilirkişiye gerek görmedi

11 Ekim 2023

Motolofkokteyli atılan zırhlı araçtaki polis memuru Sezgin Korkmaz rasgele ateş açınca, bir yakınının cenazesi için Okmeydanı Cemevi’nin bahçesinde bekleyen Uğur Kurt’u vurdu. Kurt olay yerinde hayatını kaybetti. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Sezgin Korkmaz ilk yargılamada 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı ve cezası 12 bin 100 TL para cezasına çevrildi. Karar istinaf mahkemesinde onandı. Uğur Kurt’un ailesi bu gelişme üzerine Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. AYM yaşam hakkı ihlali kararı alarak yeniden yargılama yapılması yönünde karar aldı. Korkmaz dün bir kez daha SEGBİS aracılığıyla hâkim karşısına çıktı. Kurt Ailesi’nin avukatları olay anına ilişkin görüntülerin duruşma salonunda izlenmesini ve görüntülerle yeniden bilirkişi raporu aldırılmasını talep etti. Talebi reddeden mahkeme heyeti, davaya ilişkin görüşünü açıklaması için dosyayı savcıya göndererek duruşmayı erteledi.

Yazının Devamını Oku

Kara Mamba Hollanda yolcusu

7 Ekim 2023

İsaac Bignan önceki gün İstanbul 33. Ağır ceza Mahkemesi’nde görülen iade davasında mahkeme heyetinin karşısına çıktı.

Savunma yapan Isaac Bignan ailesinin Türkiye’de olduğunu belirterek Hollanda’ya gönderilmek istemediğini söyledi. Bignan son yakalandığında kaçmaya çalıştığının iddia edildiğini de belirterek, “Kaçmıyordum. Otomobilin direksiyonunda şoför bile yoktu. Avukatlarım ve ziyaretçilerim evdeydi” dedi.

Mahkeme heyeti Isaac Bignan’ın Hollanda’ya iadesine ve tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Yazının Devamını Oku

Bir çete operasyonu da ‘Şahinler’e

30 Eylül 2023

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca kamuoyunda Şahinler olarak bilinen Mehmet Şahin’in yönetiminde olduğu öne sürülen organize suç örgütüne yönelik  soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında iletişim dinlemesi, mağdur ve tanık ifadeleri sonucu elde edilen suç delilleri sonucunda örgüt tarafından gerçekleştirilen 18 eylem tespit edildi. 

Eylemlere örgüt yöneticisi ve üyesi olan 56 kişinin karıştığı belirlendi. 56 şüpheliden 4’ünün yurtdışında 3’ünün cezaevinde anlaşıldı.

Toplam 49 şüphelinin yakalanmasına yönelik İstanbul, Ankara, İzmir’in de arasında bulunduğu 7 ilde eşzamanlı operasyon yapıldı. Çete lideri Mehmet Şahin dahil 41 şüpheli yakalanıp gözaltına alındı.

Yazının Devamını Oku

Kendisine hayatı zehir eden eski sevgilisinin tahliye edildiğini öğrenen Dilek isyan etti: Bu kabustan yoruldum

28 Eylül 2023

İSTANBUL Eyüpsultan’da bir çocuk annesi Dilek Acu (42) ile Ahmet Çelik daha önce birlikte yaşıyordu. Dilek Acu şiddet gördüğü ve tehdit edildiği iddiasıyla Ahmet Çelik hakkında uzaklaştırma kararı aldırdı. Elinde bıçakla evinin etrafında dolaşan Ahmet Çelik’ten kurtulmak için kapısına bariyer kurdu, tel çekti. Dilek Acu’nun iddiaları üzerine tutuklanan Ahmet Çelik’e 12.5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya dün Ahmet Çelik ve Dilek Acu katıldı. Duruşmada, Çelik’in 5 Eylül’deki tutukluluk incelemesinde serbest kaldığını öğrenen Dilek Acu büyük şok yaşadı.

Dilek Acu, “Devletimin bana sahip çıkmasını istiyorum” dedi.

TUTUKLAMA TALEBİ REDDEDİLDİ

Söz alan Dilek Acu, “Yaşadığım bu kâbustan yoruldum ve umutlarım tükenmek üzere. Kadın sığınma evinde yaşıyorum, çocuğum yatılı okulda. Yakama yapıştı ve çıkmıyor. Benim bu ülke sınırları içerisinde tek sığınacağım şey adalettir. Yaşama sevincimi kaybetmek üzereyim. Devletimin bana sahip çıkmasını istiyorum” dedi. Dilek Acu’nun avukatı ise Ahmet Çelik’in tutuklanması ya da elektronik kelepçe takılması talebinde bulundu. Ahmet Çelik’in tutuklanması ya da elektronik kelepçe takılması taleplerini reddeden mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.


Ahmet Çelik’in 5 Eylül’de tutuklu kaldığı cezaevinde tahliye edildiği ortaya çıktı.

Yazının Devamını Oku

Canpolat da aday... Genel Başkanımıza sahip çıkacağız

28 Eylül 2023

8 Ekim’deki il kongresi öncesi ilk olarak Ekrem İmamoğlu’na yakınlığıyla bilinen CHP Bahçelievler İlçe Başkanı Özgür Çelik adaylığını açıklamıştı. Genel Merkez’in adayı olarak nitelendirilen eski İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat da dün beklenen açıklamasını yaptı.

KILIÇDAROĞLU’YLA YENİLENECEĞİZ

 Canpolat, partisinin il başkanlığında yaptığı açıklamada şöyle konuştu: “Biz ki, mücadelelerden cesaret doğuranlar; çalışmakla aydınlanan yolların yolcularıyız. Kuruluşunun 100. yılında, 100 yıllık çınarın İstanbul İl Başkanlığı’na adayım. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun 3-4 TV eliyle itibarsızlaştırılmaya çalışılmasına izin vermeyeceğiz. Genel Başkanımıza sahip çıkacağız, yenilenmeyi Genel Başkanımız’la yapacağız.

YENİDEN İMAMOĞLU’NA HAZIR MIYIZ

Sahipsiz kalan, kimsesiz kalan Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün işe girmek için, İYİ Parti’nin üzerinden işe girme dönemi bitmiştir. Yeniden İstanbul’da, önümüzdeki seçimde, Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul adayını İmamoğlu’nu, belediye başkanı yapmaya hazır mısınız? İstanbul’u alacağız. Türkiye’yi alacağız. Cumhurbaşkanlığı’nı alacağız.”

Genel merkezcilerden bir kaynak, 421 delegenin Canpolat’a destek için toplantısına katıldığını belirterek “Bu ciddi farkla önde olduğunu gösteriyor” dedi.

 

İLK ADAY ÇELİK’Tİ

Yazının Devamını Oku

‘Dehşet villası’ aranacak

27 Eylül 2023

İSTANBUL’da iddiaya göre, Sırp Kavacki çetesi, Skaljeri çetesinin liderlerinden Karadağ asıllı Risto Mijanovic’i 11 Eylül 2020’de Uskumruköy’deki bir restorana çağırarak buradan kaçırdı. Mijanovic’i, Zeljko Bojanic’e ait villaya götürüp ellerini, ayaklarını bağlayıp, ağzını bantladıktan sonra öldürdü.

İddianamede, Risto Mijanovic’e işkence yapılırken çekilen fotoğraflar da yer aldı.

‘DEPO YAPIYORUZ’ KAMUFLAJI

İddianamede, şüphelilerin Mijanovic’i öldürüldükten sonra villanın bahçesine gömdükleri, delilleri ve izleri yok etmek için depo yapmak bahanesiyle kazı yaparak cesedi başka bir yere götürdükleri öne sürüldü. Başsavcılık Radoje Zivkovic ve Milan Vujotic’e ağırlaştırılmış müebbet ve 15’er yıl hapis, Hakan Kaptan’a 6 yıl, Zeljko Bojanic’e ise 11 yıl hapis cezası istedi.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen duruşmada, mahkeme heyeti, Zeljko Bojanic’in tutukluluk halinin devamına karar vererek, Risto Mijanovic’ın işkence edilerek öldürüldüğü öne sürülen villada keşif yapılmasını kararlaştırdı.    

Yazının Devamını Oku

‘Seçim öfkesi’ne 12 yıl talep edildi

24 Eylül 2023

Otomobilinde Uğur Işılak’ın seslendirdiği AK Parti’nin seçim müziği çalıyordu. Bir kişi otomobile tekme attı ve ön cama 3 bira şişesi fırlatıldı. Kırılan ön cam nedeniyle annesinin kucağındaki bebek topuğundan yaralandı. Şüpheli Barış Eren kullandığı otomobili Murat Asan’ın hemen arkasında durdurdu. Aşağı inen Barış Eren, Asan’ın otomobiline tekme attı. Şüpheli Mustafa Surha, Asan’ın otomobiline bira şişeleri fırlattı. Şüphelilerden Batuhan Göksu ise Asan’a silah gösterdi ve devamında 3 el ateş edildi. Gözaltına alınan Barış Eren tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Barış Eren’in 11 yıl 4 ay, Batuhan Göksu’nun 8 yıl, Mustafa Surha’nın ise 12 yıl hapsini istedi.

Yazının Devamını Oku

Bebek ahlaksızına tahliye

23 Eylül 2023

Carmen Maria T. akli dengesi yerinde olmadığı için hastaneye sevk edildi ve salıverildi, Özgür Kavi ise tutuklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma sonunda Özgür Kavi’ye, ‘hayasızca hareketlerde bulunmak’ ve ‘kendini savunamayacak kişiye karşı cinsel saldırı’ suçlamasıyla 16 yıl, Maria Carmen T.’ye ise 1 yıl hapis cezası istedi.

İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen duruşmaya Özgür Kavi cezaevinden getirildi. Hastaneden salıverildiğinden beri izi bulunamayan Carmen Maria T. ise gelmedi.

CARMEN BULUNAMADI

Carmen Maria T.’nin hakkındaki yakalama kararına rağmen bulunamadığını belirten mahkeme heyeti, tutuklu kaldığı süreyi göz önünde bulundurarak Özgür Kavi’yi tahliye etti. Özgür Kavi’ye yurtdışına çıkış yasağı ve haftada bir gün karakola imza atma şartı getirildi.

Yazının Devamını Oku

Cinayete ‘içgüdülü’ savunma

22 Eylül 2023

Çiftçi soruşturma aşamasındaki ifadesinde, bir dönem arkadaş oldukları Sevim’in kendisini takıntı haline getirdiğini, hatta Sevim hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığını söylemişti. Çiftçi devamında da “28 Aralık gecesi Şişli’deki evde görüştük. Bana tokat atınca boğuşmaya başladık. Elinden bıçağın düştüğünü gördüm. Elime ne gelirse Semih’e vurdum. Külotlu çorabı alarak boğazını 1.5 dakika sıktım. Cesedi battaniyeye sarıp babamın aracıyla Şile yolundaki ormanlık alana bıraktık” diyerek olayı anlatmıştı. Seçil Çiftçi dünkü duruşmada yaptığı savunmada ise “Bu olaya asla karışmak istemedim. Tamamen kendimi koruma içgüdüsüyle yaptığım bir şeydi” dedi. Çiftçi’nin tahliye talebi reddedildi. 

Yazının Devamını Oku

Avukat Nur’u kurşunlamaya indirimsiz ceza

22 Eylül 2023

Şikayetçi avukat Nur Peker ise duruşmaya gelmedi. Son savunması yapan Barış Yavuz, “GSM ve HTS kayıtları sorgulamasında olay öncesi ve sonrasında olay yerinde olmadığım tespit edilmiştir. Olay yerinde bulunmadım. Bu suçu işlemedim. Bu suçun herhangi bir parçası da olmadım. Beraatıma karar verilsin” dedi.

ALT SINIRDAN UZAKLAŞTI 

Mahkeme, Barış Yavuz’u diğer sanık Canip Kandemir ile fikir ve eylem birliği içerisinde ruhsatsız tabanca ile avukat Nur Peker’i yaralama ve “ruhsatsız tabanca bulundurma” suçlarından alt sınırdan uzaklaşarak 2 yıl 3 ay hapis ve 600 TL para cezasına çarptırdı. Mahkeme, Yavuz’a verilen cezada takdir indirimi uygulamadı. Avukat Peker’in silahla yaralanmasına ilişkin daha önce de Canip Kandemir 2 yıl 3 ay hapis ve 600 TL para cezasına çarptırılmıştı.

Yazının Devamını Oku

Ölüme götüren arkadaşlara savcı acımadı

19 Eylül 2023

İSTANBUL Sultangazi’de yaşayan 15 yaşındaki Elif Çakal, 26 Haziran 2021 günü birlikte dışarı çıktığı kız arkadaşları 17 yaşındaki S.T. ve 15 yaşındaki T.Y. tarafından önce içki içirildi sonra darp edildi. Bu sırada yanlarında 22 yaşındaki Ufuk Bökü ve 23 yaşındaki Gürkan Kalmaz da vardı. Çevreden yetişenlerin de yardımıyla iki kızın elinden kurtulan Elif Çakal, ayağa kalktığında dengesini kaybederek uçurumdan aşağı düştü. Olay yerinden kaçmak isteyen Ufuk Bökü, Gürkan Kalmaz, S.T. ve T.Y. vatandaşlar tarafından engellenerek polise teslim edildi. Gençlerin, Elif Çakal’ı döverken o anları cep telefonuyla kaydettikleri de ortaya çıktı. Elif Çakal’ın ölümüyle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında Ufuk Bökü, Gürkan Kalmaz ve S.T. tutuklandı ancak birkaç ay sonra adli kontrolle serbest bırakıldılar.

‘BİLE BİLE YAPTILAR’

İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ‘kasten öldürme’ davası, duruşma savcısının mütalaasını açıklamasıyla sona geldi. Savcı, sanıkları Elif Çakal’a alkollü içki içirip uçurumun kenarına götürdüklerini belirterek, “Tehlikeli bir yer olduğunu bilmelerine rağmen bunu yaptılar” dedi. Savcı, sağlık için tehlikeli madde temini, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun kasten öldürülmesi suçlarından Ufuk Bökü ve Gürkan Kalmaz’ın 40’ar yıl, yaşları 18’den küçük olan T.Y. ve S.T.’nin ise 27’şer yıl hapisle cezalandırılmalarını talep etti. Savcı ayrıca 4 sanığın hemen tutuklanmasını istedi.

Elif Çakal

Savcının ardından Elif Çakal’ın annesi Hacer Çakal ile Aile Bakanlığı’nın avukatı Abdullah Yılmaz söz alarak şikâyetlerinin devam ettiğini, sanıkların cezalandırılmasını istediklerini söyledi. Tutuklama kararı vermeyen mahkeme heyeti, sanıklara son savunmalarını hazırlamaları için süre vererek duruşmayı erteledi.

‘ÇOCUĞUMU KANDIRDILAR’

- Adliye çıkışında gözyaşlarını tutamayan anne Hacer Çakal, “Çocuğum iyi bir çocuktu, kötü biri değildi. Her zaman iyi niyetli bir çocuktu. O çocuğu bilerek öldürdüler, götürdüler, kandırdılar, oyuna getirdiler. Çocuk orada ne kadar yalvarıyor, ellerini açıyor, ‘Yapmayın, etmeyin’ diyor. Hep bakıyorlar, gülüyorlar. Çocuk orada zaten öldü. Attılar ve intihar süsü verdiler. Çocuğa orada cehennemi yaşatmışlar. Bu nasıl bir insanlık” dedi.

Hacer Çakal

Yazının Devamını Oku

Hadsiz Youtuber’a hâkimden ayar

15 Eylül 2023

Sosyal medyada ‘Lucifer Michealson’ adıyla tanınan Youtuber Kaan Alkan, dolandırıcılık iddiasıyla İstanbul 58’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyordu. Duruşmaya ‘dolandırıcılık’ suçundan 1.5 yıldan 7.5 yıla kadar hapis istemiyle tutuksuz yargılanan Kaan Alkan katıldı. Müşteki Maria Shirley Danieli ise duruşmaya gelmedi.

‘BEN SENİ TANIMIYORUM’

Savunmasına başlamadan önce salonda bulunan basın mensuplarının çıkarılmasını isteyen Alkan ile hâkim arasında ilginç diyalog yaşandı.

- Alkan: Basın burada olmak zorunda mı?

- Hâkim: Neden?

- Alkan: Tanınan biriyim. Sosyal medyada yanlış aktarılabiliyor. Bu yüzden basının dışarı alınmasını isterim.

- Hâkim: Ben seni tanımıyorum. Basının dışarı çıkarılmasına gerek yok.

- Alkan: Beni tanıyacaksınız. Tüm dünya tanıyacak.

Yazının Devamını Oku

MİT TIR’ları davası açık görülecek

14 Eylül 2023

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen duruşmaya tutuksuz yargılanan Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül katıldı. CHP Milletvekili Enis Berberoğlu ise gelmedi. Daha önceki duruşmaları devlet sırrı ve milli güvenlik gerekçesiyle kapalı olarak yapan mahkeme heyeti, bu kez duruşmayı açık olarak yaptı. Duruşmaların açık yapılmasına ilişkin kararda, gerekçeli kararın açık oturumda alındığı, iddia edilen suçlara ilişkin kapalı oturum yapma gereğinin böylece ortadan kalktığı belirtildi.

BERBEROĞLU’NUN YARGILAMASI DURDU

Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi’nin bozma kararına uyan mahkeme heyeti, “Silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım” suçundan yargılanan Enis Berberoğlu’nun yeniden milletvekili seçilerek dokunulmazlık kazandığını belirtti. Hakkındaki yasama dokunulmazlığı kaldırılana kadar Berberoğlu yönünden yargılamanın durdurulmasına, dokunulmazlığının kaldırılması için Adalet Bakanlığı’na yazı yazılarak hakkında fezleke düzenlenmesinin istenmesine karar verildi. Berberoğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılması ya da milletvekilliğinin sona ermesiyle dosya yeniden açılarak yargılamaya devam edilecek. Kararda davanın diğer sanığı Erdem Gül hakkındaki dosyanın ise ayrılarak yargılamanın ayrılan dosya üzerinden devam etmesine hükmedildi.

YARGITAY OYBİRLİĞİ İLE BOZDU

MİT TIR’larına ait görüntülerin yayınlanmasına ilişkin yargılamada CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında “Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım” suçundan ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmişti. Erdem Gül hakkında ise “Soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçundan zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verilmişti. Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nce onanmıştı. Onama kararına İstanbul BAM Cumhuriyet savcısı ve Berberoğlu’nun avukatının itiraz etmesi üzerine dosya Yargıtay’a gönderilmişti. Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi, Berberoğlu ve Gül hakkında İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kurulan hükmün oybirliği ile bozulmasına karar vermişti.

 

Yazının Devamını Oku

Hakan Telli’yi şehit eden örgüt birbirine düştü

13 Eylül 2023

İSTANBUL Kağıthane’de polis memuru Hakan Telli ve ekip arkadaşı Ahmet Yasin Çevik 25 Ağustos 2023 günü uyuşturucu satıldığı iddia edilen bir eve gitti. Evdekiler kapıda gördükleri polise ateş açtı. Hakan Telli şehit olurken, diğer polis Ahmet Yasin Çevik yaralandı. Evdekilerden Diyar Anucur etkisiz hale getirildi, diğerleri gözaltına alındı.

POLİS 97 ADRESİ BASTI

İstanbul polisi olayın ardından Anucur çetesini çökertmek için 97 adrese operasyon yaptı ve 39 kişiyi gözaltına aldı. Şüphelilerden 37 kişi uyuşturucu ticareti ile çete kurmak ve üyesi olmaktan tutuklandı. Tutuklama kararında, şüphelilerden Ozan Anucur ve Akın Arsakay’ın olay tarihinde polis memuru Hakan Telli’yi uzun namlulu silahla şehit ettikleri, diğer polis memuru Ahmet Yasin Çevik’in hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdikleri belirtildi.

Hakan Telli

Nöbetçi hâkimlikte suçlamaları kabul etmeyen şüpheliler, ifadelerinde şunları söyledi;

- Ozan Anucur “Vatani görevini yapmış biriyim. Hiçbir Türk vatandaşı Türk polisini kasten öldürmek istemez. Silahlardan haberim yoktur. Diyar (Anucur) satmak için köyden getirmiş. Her ne kadar silahla resmim olsa da hayatımda 1-2 defa resim çektirdim bu da onlardan biridir.”

- Akın Arsakay “Diyar (Anucur) beni arayıp çalışmak için çağırmıştı. Eve gittiğimde silahların olduğunu gördüm. Sonradan haberim oldu. Diyar’ın yanında kalmak zorunda kaldım. Elime silah almadım.”      

Yazının Devamını Oku

Ayşe’den geriye kalan acı hatıralar

12 Eylül 2023

İngiltere’nin Londra şehrinde evsizler için bir dernek kuran ve yardım çalışmaları yürüten, İngiliz bir anne ile Türk bir babanın kızı olan Ayşe Rhiannon Vural (26), aynı zamanda İstanbul aşığıydı. Ayşe, 2020 yılında İstanbul’da İngilizce öğretmeni olarak çalışmaya karar verdi, Balat’ta bir ev kiraladı. ‘Balat Çetesi’ davasının sanıklarından Ararat Özer’le arkadaşlık ediyordu. Ayşe, 10 Eylül 2020 günü Ararat Özer’den kendisine şiddet uyguladığı gerekçesiyle şikâyetçi oldu. Şikâyetten bir gün sonra, Balat’taki evinde başında kurşun yarasıyla ölü olarak bulundu.

Küçükken Disney’e yaptığı seyahatte annesinin aldığı, nereye giderse gitsin yanından ayırmadığı oyuncak tavşanı ‘Thumper’ Ayşe’nin göğsündeydi. Evin kapısı arkadan kilitliydi ve boğuşmaya benzer izler yoktu. Ayşe’nin elinde ve üzerinde barut artıkları vardı. Bu da silahı ateşleyenin kendisi olduğunu gösteriyordu.


Anne Tracie Brookes, Ayşe Rhiannon Vural’ın öldüğünde parmağında olan iki üzüğünü boynundaki kolyede taşıyor.

ANNESİ EŞYALAR İÇİN GELDİ

Ayşe’nin ölümüyle ilgili soruşturma başlatan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şikâyetçi olduğu sevgilisi Ararat Özer’in ifadesini aldı. Ararat Özer, savcılıktaki ifadesinde, Ayşe’nin kendisine ‘Benden ayrılırsan intihar ederim’ dediğini söyledi. Başsavcılık soruşturmayı 17 Mart 2022’de takipsizlik kararıyla kapattı. Kararda, Ayşe’nin intihar ettiği belirtildi. Ayşe’nin annesi Tracie Brookes kızından kalan eşyaları almak için Mayıs 2023’te İstanbul’a geldi. Ancak Ayşe’nin eşyalarının adli emanetten ancak tereke davası sonucunda teslim edileceği söylendi. Kızının mezarını ziyaret eden Tracie Brookes, avukatına dava açma talimatı verdi ve buruk şekilde ülkesine döndü. Dava eylül ayının başında sonuçlandı. Tracie Brookes bir kez daha İstanbul’a gelerek 7 Eylül’de kızından kalan eşyaları teslim aldı.


Yazının Devamını Oku

Sabiha’yı isyan ettiren karar

9 Eylül 2023

İstanbul Şişli’de yaşayan Sabiha Mutlu, 18 yaşındayken Samet Mutlu ile evlendi. Çiftin bir kızları dünyaya geldi. Aile içi şiddet ve geçimsizlik nedeniyle eşine boşanma davası açan Sabiha Mutlu, çocuğu ile babasının evine yerleşti. Samet Mutlu, Ağustos 2020’de Sabiha’ya kurusıkı tabancayla ateş açtı. 22 Mayıs 2021 günü bu kez elinde gerçek tabancası vardı. Sabiha’yı tokatladı ardından 5 yaşındaki kızının gözü önünde vurdu. Sabiha ilk kurşunla yere düştü, yalvardı ama onu duyan olmadı. Samet Mutlu 4 el daha ateş etti. Kurşunlar Sabiha’nın kalçasını kırdı, sağ elinin 3 parmağındaki sinirleri parçaladı.

CEZASI ÇOK BULUNDU

Tutuklanan Samet Mutlu hakkında 25 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Mahkeme Samet Mutlu’ya 17 yıl 1 ay hapis cezası verdi. Samet Mutlu, kararı yargıtaya taşıdı. İtirazını değerlendiren Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi öldürmeye teşebbüs suçunun üst sınırının 20 yıl olduğunu hatırlatarak Samet Mutlu’nun cezasını çok buldu. Samet Mutlu’nun tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, son savunmasını hazırlaması için duruşmayı erteledi.

‘AYNISI VERİLSİN’

Duruşma sonrası açıklama yapan Sabiha Mutlu, “Engelli kalmadığımı, hiçbir şeyim olmadığını, duygu sömürü yaptığımı iddia ediyorlar. Haksız tahrik istiyorlar, iftira atıyorlar. Mahkemenin eski kararında devam etmesini istiyorum. Verilen karar en doğru karardı zaten” dedi.

Yazının Devamını Oku

Ödül gibi ceza

9 Eylül 2023

İstanbul Beyoğlu’nda Ergün Gürdal, 3 Eylül 2021 günü kamyonetiyle Camiikebir Mahallesi Otobüs Durağı’nda bekleyen vatandaşların arasına daldı. Çarpma sonucu Suzan Metin ile İlhami Metin hayatlarını kaybetti. İbrahim Aydoğan, Nuriye Karataş, Sadık Çamurluayak ve Tansel Ağaç ise yaralandı. Sadık Çamurluayak hastanede tedavisi sürerken başka bir rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybetti.

Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, kanında uyuşturucu tespit edilen Ergün Gürdal’ın olay sırasında emniyetli bir şekilde araç sürecek durumda olmadığını ve yüzde 100 kusurlu olduğunu tespit etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da Ergün Gürdal’a 22.5 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı.

‘EPİLEPSİ KRİZİNE GİRDİM’

Ergün Gürdal İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davada, epilepsi hastası olduğunu ve olaydan önce baygınlık geçirdiğini iddia etti. Ergün Gürdal önceki gün görülen karar duruşmasında ise “Daha önce iki kez hastaneye kaldırılmıştım. Doktorlar beyin damarlarımın çatlak olduğunu söylemişti. Yeşil reçeteli ilaçlar kullanmaya başladım. Kazanın ardından ambulans ve polis ekipleri gelene kadar zaten 40-45 dakika baygın yatmışım. Vefat eden ve yaralanan insanlara niye zarar vermek isteyeyim. Böyle olmasından dolayı üzgünüm” dedi.

EHLİYETİNE EL KONULDU

Mahkeme heyeti Ergün Gürdal’ı “taksirle bir veya birden fazla kişinin ölümü ile yaralanmasına neden olma” suçundan 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca Ergün Gürdal’ın ehliyetine 2.5 yıl el koyulmasına karar verildi.

Yazının Devamını Oku

Kedilerin üzerine kezzap döktüğü sırada yakalanmıştı... O vicdansız tekrar aramızda

8 Eylül 2023

İlk duruşmada tutuklu sanık Murat Özdemir, daha önce köpeklerin saldırısına uğradığını belirterek, “Ayrıca kedilerin bulunduğu büyük bir grubun başka bir kediye zarar verdiğini gördüm. Saldırgan kedileri engellemek için elimdeki asidi üzerilerine döktüm. Evde beslediğim civcivlerden birini sokak kedilerinin götürdüğünü görünce sinirlendim ve pet şişeye tuz ruhu koyarak kedinin üzerine döktüm. Bunların dışında kedilere asit dökmedim. Amacım öldürmek de değildi” dedi. Murat Özdemir emniyette ve savcılıkta kedilerin üzerine karton bardakla asit döktüğü yönündeki ifadesini ise kabul etmedi.

SAVCI ‘TUTUKLULUĞU DEVAM ETSİN’ DEDİ 

Duruşma savcısı, Murat Özdemir’in saldırıyı birden fazla kez işlemesi ve hayvanlara yönelik kastı olduğunu belirterek tutukluluk halinin devam edilmesi yönünde görüş bildirdi. Mahkeme ise savunmasının alınmış olması nedeniyle Murat Özdemir’in tahliyesine karar verdi.

İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi’nin suçtan doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmediğini belirten mahkeme, davaya katılma talebini reddetti. Ayrıca Eyüpsultan Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne yazı yazılarak müşteki olarak duruşmaya katılmaları istendi.

Yazının Devamını Oku

İstanbul ve İzmir sulara gömülebilir

8 Eylül 2023

İklim dinamiği ve ekoloji uzmanı Prof. Dr. H. Nüzhet Dalfes ve Prof. Dr. Sedat Avcı’nın ekibinin 3 yıllık çalışma sonunda hazırladığı rapora göre İstanbul’da yüksekliği 2 metreden az olan yaklaşık 6 milyon kişinin yaşadığı 120 kilometrekarelik alan risk altında. İzmir’de ise en çok İzmir Körfezi etkilenecek. İstanbul Boğazı’nın tamamı, özellikle Dolmabahçe ve Beylerbeyi sarayları, Küçüksu Kasrı, Şemsi Paşa ve Ortaköy Camisi etkilenme ihtimali bulunan değerli yapılar olarak öne çıkıyor. 

Yazının Devamını Oku

Milli voleybolcu Hande Baladın’ın kâbusu tahliye oldu

8 Eylül 2023

İstanbul 46’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya ‘zincirleme şekilde kadına karşı silahlı tehdit’ suçundan 8 yıl 9 ay hapisle tutuklu yargılanan Mustafa Neşeli cezaevinden SEGBİS’le katıldı. Hande Baladın ise yoğun maç programı nedeniyle gelmedi.

YAKINLIK HİSSEDEN BÖYLE MESAJ MI ATAR

Kamu personeli olduğunu ve Sağlık Bakanlığı’nda çalıştığını söyleyen Mustafa Neşeli, “Sosyal medyada ekranıma düşen reklamlardan rahatsız olmam sebebiyle ilgili firmaya ulaşmaya çalışırken, firmanın reklam yüzü olan müştekiyi gördüm. Yine bu reklamları engellemek adına müştekiye ulaşmaya çalıştım. Bu süreçte bir yakınlık hissetmeye başladım. Mesajları müştekiye kendim gönderdim. Sadece bana özel olarak nitelendirilebilecek şekilde durum paylaştığı oldu. Bipolar hastasıyım. Hande Baladın’dan özür diliyorum” dedi.

Duruşma savcısı Mustafa Neşeli’nin tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme Mustafa Neşeli akıl sağlığı yönünden hastaneye sevk edilmesine karar vererek cezaevinden tahliye etti. Ayrıca dosya Uzlaştırma Bürosu’na gönderildi.

Yazının Devamını Oku

Mahkemeden ilginç tedbir: Balat’a girerseniz tutuklarım

7 Eylül 2023

İstanbul 38’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya örgütün kurucusu ve lideri olduğu gerekçesiyle 195 yıla kadar hapsi istenen Mesut Baraj’ın da arasında yer aldığı 15 sanık ile Enes Kaya’nın da arasında bulunduğu 6 müşteki geldi. Bir sanık ise SEGBİS ile katıldı.

İFTARA KİM GELDİYSE SANIK OLMUŞ

Mesut Baraj hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, “Balat’ta kimseyle hiçbir sorunum yok. Oturduğumuz semtte Ramazan ayında bir iftar yemeği verdik. Mahalleliyi tanımıyorduk, bize de önyargılıydılar. Bu yüzden düzenledik. İftar yemeğine kim geldiyse örgüt üyesi ilan etmişler. Ortaköy’deki eğlence mekanına doğum günü kutlamaya gitmiştik. İçeri girdik, sözde biz Seda Sayan’ın kocasına çarpmışız. Bizi tanımadıkları için, oranın müşterileri seçkinmiş diye bizi kapı dışarı çıkardılar. Bize ‘siz olay çıkarırsınız, gergin duruyorsunuz’ dediler. Ben de kendimi tutamadım bir tane kafa attım” dedi.

Mesut Baraj

ŞİKAYETİNİ GERİ ÇEKTİ

Yaptığı şikayet üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılan Sinemasal Kültür Sanat Derneği Başkanı Enes Kaya, duruşmada sanıklardan şikayetçi olmadı. Kaya ifadesinde özetle şunları söyledi: “1,5-2 yıldır hepimiz bu dava ile uğraşıyoruz. Derneği çocuklar için kurduk. Bu dernekten 300 yakın çocuk faydalanıyor. Recep Çetin isimli şahıs burada pilav tezgahı açmak istediğini söyledi. Kabul etmedim. Bunun üzerine Recep beni yaraladı ve ceza aldı. Maalesef hepimizin hayatını buralara kadar getiren olayın başlangıcı da bu yaralama olayı oldu. Eşim seramik sanatçıdır. Eşimin işyerinin camı kırıldı. Her şey üst üste oldu. Bu yaşananların üst üste gelmesi ile örgütsel bir yapı ile karşı karşıya olduğumu düşündüm. Şikayetlerde bulundum. Daha sonra ise üst üste gelen olayların örgütsel değil münferit olduğunu fark ettim. Gelinen noktada şahıslardan bir şikayetim yoktur.”

KORKMAYACAĞIMI BİLİRLER

Mahkeme başkanının “Seni tehdit eden oldu mu, korkutan var mı?” diye sorması üzerine Kaya, “Hepsinin gözüne bakıyorum, korkmayacağımı hepsi biliyor” diye yanıt verdi. Müştekiler Hayrettin Korkmaz, Savaş Arabul, Fatih Şengül ve Salih Şengül de şikayetçi olmadıklarını söyledi. İş adamı olduğunu belirten Levent Ortaköylüoğlu ise sanıklardan şikayetçi oldu.

Yazının Devamını Oku

Adalet Komisyonu Başkanı Altun: Yargı son sığınaktır

2 Eylül 2023

Törene İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Metin Sarıhan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz, İstanbul Adalet Komisyonu Başkanı Bekir Altun, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz, çok sayıda hâkim, savcı ve adliye personeli katıldı. Ayrıca AK Parti İstanbul Milletvekili Şengül Karslı, İstanbul Baro Başkanı Filiz Saraç, İstanbul 2 No’lu Baro Başkanı Yasin Şamlı da hazır bulundu.

Törende konuşan İstanbul Adalet Komisyonu Başkanı Bekir Altun, “Yargı haksızlığa uğramış, mağdur olmuş insanların en son ve en önemli sığınağıdır. Bu sığınağa olan inancı devam ettirmek, hukuk ve adalet beklentisini karşılamak zorundayız. Toplumun adalete olan güven duygusunu bizler inşa ediyoruz. Adli süreçlerde ürettiğimiz hizmetin kalitesi arttıkça doğal olarak, adalete olan güven de artacaktır” dedi.

Yazının Devamını Oku

Arabuluculuk Büroları’nda ilk gün yoğunluğu! Kirada anlaşamayanlar soluğu adliyede aldı

2 Eylül 2023

Konutlardaki kira artış oranına getirilen yüzde 25 sınırlama, ev sahibi ve kiracıları karşı karşıya getirdi.  ‘Tahliye’ ve ‘kira tespit’ konularında anlaşamayan tarafların sulh hukuk mahkemelerine başvurması mahkemelerin iş yükünü arttırdı. Sulh hukuk mahkemelerine açılan davaların yüzde 60’ını kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar oluşturdu. Yaşanan yoğunluktan kaynaklı bilirkişi bulmakta zorlanan mahkemeler 1 yıl sonraya duruşma günü vermeye başladı. Tarafların dava yoluna gitmeden aralarındaki uyuşmazlığı gidermesi, sürecin kısaltılması ve mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla Arabuluculuk Yasası’nda değişiklik yapıldı. Yapılan değişiklikle kira, kat mülkiyeti, komşu hakkı ve ortaklığın giderilmesinden kaynaklı uyuşmazlıklarda taraflar önce arabulucuya gidecek eğer anlaşamazlarsa davalık olacaklar. 

VATANDAŞLAR AKIN ETTİ

Arabuluculuk döneminin ilk gününde, sabah saat 09.00 itibariyle Arabuluculuk Büroları’na ev sahibi ve kiracılar akın etti.  Başvuru yapılan adreslerden İstanbul Adliye Sarayı, Kartal’daki İstanbul Anadolu Adalet Sarayı ve Bakırköy Adalet Sarayı’na yoğunluk oluştu. Başvuranların yüzde 75’i ev sahibi ve kiracılardan oluştu.

Kiracısıyla anlaşamayan 54 yaşındaki emekli Yılmaz Pamuk da adliyeye gelerek arabuluculuk sistemine başvuranlardandı. Pamuk, “Düzce’de yaşıyordum. Emekli olduktan sonra İstanbul Mecidiyeköy’de bulunan kendi evimde oturmak istedim. Kiracıdan evi boşaltmasını istedim. Kiracımın 3’üncü senesi. Yani 2’nci kontratı bitti. Benim evim onun iş yerine yakın olduğu için evi boşaltmak istemiyormuş. Kendi evimde kalamıyorum. Oğlumun 3 kişi kaldığı apart gibi bir yerde kalıyorum. ‘Arabuluculuk sistemi başlıyor. Oraya başvurun işinizi o şekilde halledin’ dediler. Dün avukatla görüştüm dava açılırsa mahkemenin 2 sene sürme ihtimali var’ dedi. Arabuluculuk yöntemi ile 4 haftada çözülmesi çok iyi olur” diye konuştu. 

‘ANLAŞABİLSEK GÜZEL OLUR’

Emekli olduğunu ve kira geliri ile geçimini sağladığını belirten Salih Ormak (77) ise “Arabuluculuk için geldim. Kiracıyla anlaşamadık. 2’nci senesine girdi. Gayrettepe’de 2 bin 500 lira kira vererek oturuyor. Orada kiralar 20 bin-25 bin lira. İhtarname gönderdim, ‘çıkmıyorum’ dedi. Kirayı yüzde 25 arttırdı. Yine günü geldi kiraya aynısını yaptı. Geçen sene 6 bin lira istedim onu da kabul etmedi, ‘Devlet benim yanımda, kiracıların yanında’ dedi. Arabulucuya geldim. Anlaşabilsek güzel olur. Ya tahliye eder ya da bir şeyler yapar kirayı yükseltir” dedi.

TAŞINMA PARASINI ÖDEYECEKTİM

Yazının Devamını Oku

Av sezonu açılışında depremzedelere müjde

1 Eylül 2023

Karadeniz ve Marmara Denizi’ne özgü Kalkan, Yerli Somon, Levrek ve Çipura balıklarının yavrularını denize bırakarak balıklandırma yapan Erdoğan şunları söyledi:

EN ÇOK HAMSİYİ KALKANI SEVERİM

“Bakanımız, meclis başkanımız hep birlikte vira bismillah dedik. İnşallah bereketli olur. İnşallah bereketiyle beraber gelir. Bolluk ve ucuz balık çeşitlerine milletimiz böylece kavuşmuş olur. Bütün balıkçılık sektöründe çalışan kardeşlerimizi de Rabbim bol ve kazançlar nasip eder. Ta Moritanya’ya kadar açılan balıkçılarımız, kendi denizlerimiz de nasip peşinde koşuyorlar. Bizler de sorumlu bakanımız başta olmak üzere birlikte her türlü desteği veriyoruz. Çünkü balık bizler için çok çok önemli. Bu gıdadan da yediden yetmişe bütün insanımız faydalanmalı. En çok hamsiyi ve kalkanı severim. Deprem bölgesindeki alabalık tesisi için her türlü desteği veriyoruz, vermeye devam edeceğiz.”

 

Yazının Devamını Oku

Hepsi serbest bırakıldı

12 Ağustos 2023

Para saçan kişilerin o anların videosunu “İnternetten kazandığımız paraları muhtaçlara dağıtıyoruz” mesajıyla sosyal medyadan paylaştığı ortaya çıkınca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla gözaltına alındılar. Emniyetteki işlemlerinin ardından dün Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na götürülen şüphelilere, ‘halkın bir kesimini alenen aşağılama’ suçundan işlem yapıldı. Savcılık sorgusunun ardından 7 kişi serbest bırakılırken, diğer kişiler ise adli kontrol kararıyla serbest kaldı. Bir kişi de polisteki işlemlerin ardından serbest bırakıldı.

 

Yazının Devamını Oku

Erdoğan ile Malezya Başbakanı’ndan video konferans... ‘KKTC kararınızdan memnuniyet duyduk’

6 Ağustos 2023

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, Malezya Başbakanı Enver İbrahim ile video konferans görüşmesi gerçekleştirdi. Erdoğan, görüşmede İbrahim’in davetiyle ilk fırsatta Malezya’yı ziyaret edeceğini belirtti. Cumhurbaşkanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şunlara yer verildi: “Türkiye-Malezya ilişkilerinin kapsamlı stratejik ortaklık temelinde daha ileriye taşındığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Malezya’da Ticaret Ofisi açması yönünde verilen onayı da memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.

Savunma sanayi alanındaki ilişkilerin artık lokomotif nitelik taşıdığını kaydeden Erdoğan, bu alanda Malezya’nın ihtiyaçlarının karşılanması noktasındaki mutabakat zaptını bir an evvel sonuçlandırmak istediklerini belirtti, Kuran-ı Kerim’e karşı yapılan saldırılara karşı da güçlü ve kararlı, ortak bir duruş tesis edilmesi gerektiğinin altını çizerek, İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Dışişleri Bakanları toplantısında alınan kararların bu bakımdan mühim olduğunu ifade etti. FETÖ’nün Malezya’da terör örgütleri listesine alınmasının önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya Başbakanı İbrahim’den Türkiye olarak bu konuda güçlü şekilde destek beklediklerini vurguladı.”

 

Yazının Devamını Oku

Erzurum Kongresi’ni andı

24 Temmuz 2023

Erdoğan mesajında “Vatanımızın bölünmezliğini, milletimizin esaret altında yaşamayı ne pahasına olursa olsun reddettiğini kararlı bir şekilde ortaya koyan Erzurum Kongresi’nin 104’üncü yıldönümünde, Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere Milli Mücadele’mizin tüm kahramanlarını rahmetle yâd ediyorum“ dedi.

Yazının Devamını Oku

İstiklal saldırganı: Bombayı İstanbul’da aldık

18 Temmuz 2023

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ilk duruşmasını Silivri’de gördüğü davaya bu kez Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda baktı. İlk duruşmada iddianameyi okumadığını söyleyerek ifade vermeyen bombacı Ahlam Albashir cezaevinden siyah bir kot pantolon ve bluz, başına da siyah bir örtü örterek geldi. Yüzünde hiç makyaj yoktu, biraz da kilo almıştı.  Duruşmaya Ahlam Albashir’in de arasında olduğu 13 tutuklu sanık katıldı. Diğer 13 sanık ise SEGBİS’le cezaevinden duruşmaya bağlandı. Ahlam Albashir sağında ve solunda birer askerle birlikte en ön sırada oturtuldu. Diğer 4 kadın sanık ise yan yana bir arka sıradaydı. Albashir, duruşma salonuna girerken ve duruşma başlamadan önce diğer sanıklarla göz göze gelmedi ve konuşmadı.

İFADESİNİ DEĞİŞTİRDİ

Ahlam Albashir mahkemede ilk kez verdiği ifadesinde, polisteki ifadelerini değiştirdi. Albashir bir saatten fazla süren ifadesinde özetle şunları anlattı: “Sınırdaki duvarın üzerinden atlayarak Türkiye’ye geçtik. Bomba yanımızda değildi. Daha önce bombayı Suriye’den getirdiğimizi söylemiştim. Ancak öyle bir şey olmadı. Bombayı İstanbul’da teslim aldık. Bilal teslim aldı. O gün bir 2 saat ortalıktan kaybolmuştu. ‘Adamın yüzünü dahi görmedim, bırakıp ortalıktan kayboldu’ dedi. Hacı bana ‘Bir süre sonra ben de Türkiye’ye geleceğim’ demişti. Bunların hepsi Irak üzerinden geliyorlardı. Telefonuma her şeyi kaydediyordum. Ama telefonumun takip edildiğini bilmiyordum. WhatsApp’ımı silmiştim. Kaçacağımı hissettiler. Hacı bana, ‘Annenin karnında bile olsan seni buluruz’ dedi. Atölyeye gittiğimde çivi getirmiş eşyalarımın üzerine koymuştu. Benden çivi almamı istedi. Nereden alacağımı sordum, Türkçe konuşmayı da bilmiyordum. Musab dışarı çıkmıştı. Bilal onu arayarak ‘Eşimle atölyede kalacağım. Biraz geç gelir misin?’ dedi. Ben merdivende oturuyordum.

ATÖLYEDE YAPILDI

Bilal orada bantların üzerine çivileri yapıştırıyordu. Bilal 2 gün sonra Musab’a tekrar ‘Eşimle olacağım, dışarı çıkar mısın?’ dedi. Musab çıktıktan sonra hamur gibi bir şey yoğurmaya başladı. Hacı ile görüntülü konuşmaya başladı ama Hacı’nın görüntüsü ekranda görünmüyordu. Konuşurken  ‘Daha önce yaptığım gibi mi yapayım?’ diye sordu. Hazırladı, her şeyi tamamladı, çantanın içine koydu. ‘Eğer biri sana bir şey sorarsa Bilal, Almanya’ya gidecek dersin’ dedi. Vakit geç olduğu için o gün Taksim’e gitmedik. Ertesi gün gittik. Bilal çantayı Taksim’de birine götüreceğini söylemişti.  Bilal arka koltukta oturuyordu. İndim çantayı bana verdi. ‘Herhangi bir yere otur’ dedi. O gün de bir şey yememiştim, simit aldım. Makyaj dükkânına uğradım. Daha sonra gidip oturup beklemeye başladım.  Çantayla oynuyordum, bombayı görünce polisi aradım ama Türkçe bilmiyordum. Hacı bu esnada ‘Yürü arkana bakma, çantayı bırak’ dedi. Bilal’i sordum, ‘Bilal’i boşver’ dedi. Hacı ile Bilal benim yanımda çok Arapça konuşmazlardı, Türkçe konuşurlardı. Esasen bombayı ben götürmeyecektim, Bilal götürecekti. Taksiye bindim. Hacı bana ‘Esenler’de Suriyelilerin lokantası var oraya git’ dedi. Bilal araba ile neden geri döndü hiç bilmiyorum. Benim kimseye zararım olmadı.” Mahkeme sanıkların tümünün tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

 

Yazının Devamını Oku

"15 Temmuz onurumuz haysiyetimiz"

16 Temmuz 2023

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle, İletişim Başkanlığı, İstanbul Valiliği ve Üsküdar Belediyesi işbirliğiyle Beylerbeyi Stadyumu’nda düzenlenen, "Türkiye Yüzyılı’nın Kahramanları programına katıldı. Erdoğan konuşmasında özetle şunları söyledi.

KİMİN NEREDE DURDUĞUNU NOT ETTİK

"15 Temmuz’un 7’inci yıl dönümünde 85 milyon olarak yine tek yürek, tek bileğiz. Kalkışmanın ilk anlarından itibaren sokağa çıkan, kritik noktaları tutarak darbecilere geçit vermeyen herkese şahsım, ailem, milletim adına sonsuz teşekkür ediyorum. Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararının kurtardığı o tarihi gecede kimin nerede durduğunu not ettik. FETÖ’cü hainleri tanıdığımız gibi hainlere arka çıkan mihrakları, destek veren odakları da hafızamıza silinmeyecek bir şekilde kaydettik. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında 15 Temmuz’u anıyoruz. Şehitlerimizi anıyoruz. Unutulan soykırım gibi unutulan ihanetin de çok daha kalleş, daha sinsi bir şekilde bizi sırtımızdan vuracağını aklımızdan çıkarmamalıyız 15 Temmuz’un 7’nci seneyi devriyesinde bir kez daha ilan ediyorum. Değil üzerinden 7 yıl, 70 yılda geçse 15 Temmuz’un unutulmasına ve unutturulmasına izin vermeyeceğiz.

BÜYÜK BİR DESTAN YAZDIK

15 Temmuz gecesi kanlı ve kalleş bir darbe teşebbüsünü püskürtmekle kalmadık. Aynı zamanda milletçe, nesilden nesile şanla, şerefle, gururla anlatılacak büyük bir destan yazdık. Milli iradenin, tankla, topla, tüfekle sivillerin üzerine bomba yağdıran uçaklarla teslim alınamayacağını tüm cihana deklare ettik.

15 Temmuz bizim onurumuzdur, haysiyetimizdir, şeref madalyamızdır. İstiklal ve istikbali terör örgütlerinin insafına, tasarrufuna bırakmamak için can verenlerin, şehadet şerbetini içenlerin direnişidir. Gayesi, vicdanı, sevinmesi, acısı bir olan aziz milletimiz tek cephe olarak hainlere canı pahasına dur demiştir.

KİMSENİN GÜCÜ YETMEYECEKTİR

Kamu kurumları içinde güvensizlik oluşturarak devletimizi zayıf düşürmeyi, zaafa uğratmayı amaçladılar. Bir ülkenin bekasının en büyük garantisi olan devlet millet kaynaşmasını dinamitleyerek milli bünyemizde onulmaz yaralar açmak istediler. 15 Temmuz ruhunu anlamayanlar, Çanakkale’yi, Sakarya’yı anlayamaz. Canıyla imtihan edilip, imtihandan geçen milletimizin irfanını ölçmeye, 15 Temmuz’a kontrollü darbe iftirası atan gafillerin kıratı yetmez.''  

Yazının Devamını Oku

Yanardağ iddianamesi kabul edildi

15 Temmuz 2023

Mahkeme, Yanardağ’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Yanardağ’ın, ‘örgüt liderini siyasi mahkûm olarak değerlendiren ve rehine olarak tutulduğunu iddia eden açıklamalarının bütün halinde PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek nitelikte olduğu’ iddia edilmişti.

10.5 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

‘Terör örgütü propagandası yapma’, ‘suçu ve suçluyu övme’ suçundan 1.5 yıldan 10.5 yıla kadar hapis cezası istenen Yanardağ 4 Ekim 2023 günü hâkim karşısına çıkacak.

Yazının Devamını Oku

Deprem dolandırıcısına ilk duruşmada tahliye

8 Temmuz 2023

Depremzedelere yardımda bulunacağını belirterek IBAN numarasını paylaşıp, para istedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Başzurna hakkında soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Başzurna sevk edildiği nöbetçi hâkimlik tarafından tutuklandı. Savcılıkça hazırlanan iddianamede, Başzurna’nın ‘zincirleme olarak nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs’ suçundan 3 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. İddianamede, Başzurna’nın banka hesabına bugüne kadar olayla bağlantılı bir ödeme yapılmadığının tespit edildiği belirtildi.

1 YIL 8 AY CEZA ALDI

İstanbul 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında hâkim karşısına çıkan tutuklu sanık Erhan Başzurna, ”Engelli annem bulunmaktadır. Annemin bakımını ve geçimini sağlıyordum. Ayrıca benim evim daha önce yıkılmıştı. Bir daha böyle bir olay yapmayacağım” dedi. Erhan Başzurna’yı ‘nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs’ suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti sabıkasız olması gerekçesiyle hükmün açıklamasını geri bırakarak tahliyesine karar verdi.

Yazının Devamını Oku