Seda Nur Başpınar

Güzelyurt’un akıllı kızları

21 Nisan 2021

Osmaniye’nin Güzelyurt Köyü’ndeki Pirsultanlı Kırahallı İlkokulu’nun birleştirilmiş sınıfı, 13 öğrenciden oluşuyor. Üstelik bu yılki öğrencilerin tamamı kız ve 11’i de Karaman soyadını taşıyor. 60 haneli köyde yaklaşık 250 kişi yaşıyor. Nüfusun önemli bölümünü oluşturan kuzenler bir arada eğitim görüyor. 2009-2014 yılları arasında Güzelyurt Köyü’nde doğan çocukların tamamı kız olduğundan ilkokul çağında erkek öğrenci yok. Köyde yaşayan 5 yaşındaki 4 erkek çocuğu önümüzdeki yıl ilkokula başlayacak ve okuldaki kız öğrenci egemenliği sona erecek.

Pirsultanlı İlkokulu’nun 6 yıllık öğretmeni Ahmet Güzel de bu köyde doğup bu ilkokulda okumuş. Kastamonu Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği mezunu olan 35 yaşındaki Ahmet Güzel, köyünde sözleşmeli öğretmen olarak çalışıyor. Güzel, aynı zamanda okulun temizlik, boya, ısınma gibi işlerini de üstleniyor. Okulda ve köyde Ahmet öğretmen o kadar çok seviliyor ki, başka bir yerde görev yapmak için okuldan ayrılmak istediğinde veliler, Milli Eğitim Bakanlığı’na dilekçe yazıp Ahmet Güzel’in okuldan ayrılmasına engel olmuşlar.

SOĞAN FİLESİYLE VOLEYBOL

Ahmet Güzel, “Köyümüzün doktoru da doğma büyüme buralı, bu okulda okumuş. Geçen yıl okula aşı için geldiğinde çocuklara doktoru örnek gösterdim. ‘Bakın buradan doktor çıkmış, hepiniz başarabilirsiniz. Birleştirilmiş sınıf olduğunuz için kendinizi küçümsemeyin’ dedim. Küçük bir okul burası. Bırakın spor salonu, akıllı tahta ya da ses sistemini, yazıcımız bile yok. Çocuklara karne çıkaracağım zaman ilçedeki internet kafeye gidiyorum. İmkânlar kısıtlı ama öğrencilerim için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Toprağın üstüne futbol sahası çiziyorum, taşlardan kale yapıyorum. Kız öğrencilerimden futbol takımı kurduk. Başka bir spor daha yapalım diye soğan torbalarından file yapıyorum, yere kazık çakıyorum, voleybol oynuyoruz” diyor.

5 yıl önce kurulan Güneş Umuttur gönüllüleri de kırtasiye, giyecek, oyuncak desteği sağlayarak Osmaniye Pirsultanlı İlkokulu öğrencilerine destek oluyor.

VELİLER DAHA BİLİNÇLİ

Doğup büyüdüğü zamanı ve şimdiki zamanı karşılaştırınca köydeki okuma-yazma oranının arttığını gözlemleyen Ahmet Güzel, “Veliler geçmişe göre daha bilinçli, artık özellikle kız çocukları okusun diye çabalıyorlar. Ben de aynı çabayı gösteriyorum, şimdiki 13 kişilik sınıfımın öğrencileri de gördükleri desteğin farkındalar. 13 kız bir arada olunca haliyle daha da farklı hissediyorlar” diyor.

Yazının devamı...

Türkiye’ye döneceğiz

13 Nisan 2021

Bilim insanı olma yolundaki ilk adımlarını atan Nehir Toklu, Dicle Ezgi Ekinci ve Seyit Metin Barut, eğitimlerini tamamladıktan sonra bilimsel çalışmalarına Türkiye’de devam etmek istiyor. Bu yıl ilk mezunlarını veren Bahçeşehir Koleji Diyarbakır Fen ve Teknoloji Lisesi’nde eğitim gören Nehir Toklu, Harvard Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Matematik Bölümü’ne, Dicle Ezgi Ekinci Harvard Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü’ne, Seyit Metin Barut ise Brown Üniversitesi Bilgisayar Bilimi Bölümü’ne kabul edildi. Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları kurucusu Enver Yücel, İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel, Genel Müdürü Özlem Dağ ve ile öğrenciler Nakkaştepe Kampusu’nda bir araya geldi.

AZİZ SANCAR GİBİ ÖRNEKLER

Nehir, Dicle ve Seyit farklı alanlarda çalışmak istiyorlar ama hepsinin ortak bir hedefi var: Türkiye’ye dönmek, ABD’de eğitimlerini tamamladıktan sonra Türkiye’de bilimsel çalışmalara öncülük etmek. Enver Yücel, öğrencilere “Almanya’daki bilim insanlarımız gibi olun, beklentimiz büyük. Sizi yolunuzdan çevirmek isteyenlere kulak asmayın, sadece kendinize güvenin. Biz her zaman arkanızdayız. Aziz Sancar gibi Türkiye’nin dört bir yanından gençlerimiz çıkıyor” dedi.

Yazının devamı...

Hayaller farklı hedefler aynı

12 Nisan 2021

Bu yıl ilk mezunlarını veren Bahçeşehir Koleji Diyarbakır Fen ve Teknoloji Lisesi’nde eğitim gören Nehir Toklu, Harvard Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Matematik Bölümü’ne, Dicle Ezgi Ekinci Harvard Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü’ne, Seyit Metin Barut ise Brown Üniversitesi Bilgisayar Bilimi Bölümü’ne kabul edildi. Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Kurucusu Enver Yücel, İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel, Genel Müdürü Özlem Dağ ve Diyarbakır Kampüsü öğrencileri Nakkaştepe Kampüsü’nde bir araya geldi.

TÜRKİYE’YE DÖNMEK İSTİYORLAR
Nehir, Dicle ve Seyit farklı alanlarda çalışmak istiyorlar ama hepsinin ortak bir hedefi var: Türkiye’ye dönmek, Amerika’da eğitimlerini tamamladıktan sonra Türkiye’de bilimsel çalışmalara öncülük etmek istiyorlar.

Seyit Metin Barut şunları söylüyor:
“Saat farkından dolayı haberi gece geç saatte aldık, çok heyecanlandık. Brown Üniversitesi uzun zamandır hayalini kurduğum bir okuldu. Geçen sene uluslararası bir şirkette yaptığım yapay zeka stajı sonrasında sahada da yazılım alanında çalışmak istediğime karar verdim. Yazılımcı olmak, daha sonra kariyerime akademisyen olarak devam etmek istiyorum. Lisans eğitimimi tamamladıktan sonra Türkiye dönmek, buradaki insanlara yardımcı olmak ve akademik hayatı desteklemek benim için çok önemli. Kendim için biçtiğim misyonlardan biri de bu aslında.”

Yazının devamı...

Fenomen öğretmenin müzik sınıfı

12 Nisan 2021

5 yıllık öğretmen Muzaffer Orhan, göreve atandığında Dört Eylül Ortaokulu henüz inşaat halindeydi. Sınıflardan birini müzik sınıfına dönüştürmek isteyen Orhan, masraflar için belediye ve okul aile birliğinden destek aldı ve kendi imkanlarını ortaya koydu. Böylece hayal edilen sınıf yaklaşık 2 yıl önce kuruldu. İlk iş sınıfın tabanını laminant kaplatıldı, laminantların altına döşenen köpükler ise nota figürlerine dönüştürülüp sınıfın duvarlarına asıldı. Sınıf duvarları, öğrencilerle birlikte boyandı, süslendi. Orhan, “Sadece müzik sınıfı için değil, her konuda öğrenciyle birlikte harekete etmek gerekiyor. El ele verip çalışmak başarıyı da mutluluğu da beraberinde getiriyor. Müzik sınıfını öğrencilerimle birlikte kurduk, kendi emeklerini ortaya koydukları için de sınıf onlar için çok kıymetli” diyor.

YOUTUBE’DA 100 BİNİ AŞKIN İZLENME
Muzaffer öğretmen, görev yaptığı okul dışındaki öğrencilere de ulaşmak istiyor. Hazırladığı animasyon videolarla YouTube üzerinden dersler veriyor. İzlenme sayısı 100 binleri bulan videoların animasyon, seslendirme ve kurgu gibi teknik süreçlerini tek başına yürüten Orhan, teknolojiyle yakından ilgileniyor ve birikimini sosyal medyada sık sık paylaşıyor.

OKULUMUZDA PİYANO OLSA
ÖĞRENCİLERİ ulaşılması zor olanla tanıştırmanın peşindeki Orhan, “Okul yönetimi müzik sınıfı için bakanlıktan çalgı talep edecekti. Talep listesinde bağlama ve gitar vardı. ‘Müdürüm bunları listeden çıkaralım’ dedim. Çünkü bağlama ya da gitar daha kolay ulaşılabilir çalgılar. Önemli olan çocukları, ulaşamayacakları çalgılarla tanıştırmak. Bütçemiz şu an el vermiyor ama okulumda bir piyano olmasını çok isterim. Liseden kalma orgumu sınıfa getirdim, şimdilik onunla idare ediyoruz” diyor.

Yazının devamı...

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi taşınmıyor

8 Nisan 2021

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı tarafından 1 Mart’ta yapılan açıklamayla fakültenin Acıbadem’deki ana binasından Dragos yerleşkesine taşınacağı duyuruldu. 5 Nisan’da Marmara Üniversiteli Dayanışması adlı sosyal medya hesabından taşınma kararının iptal edildiğine ilişkin bir paylaşım yapıldı.
Marmara Üniversitesi’nde 6 Nisan’da yapılan senato toplantısı sonucunda taşınma kararının iptal edildiği doğrulandı. Toplantının ardından Marmara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Mustafa Kurt “Bütün paydaşlarımızdan görüş alarak fakültenin yerinde kalması gerektiğine karar verdik. Depremden hasar gören Güzel Sanatlar Fakültesi binasında yerinde restorasyon yapılacak” dedi.

NE OLMUŞTU?
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı, fakültenin depremden hasar gördüğü gerekçesiyle taşınacağını şu açıklamaya duyurmuştu:
“Hepinizin bildiği gibi Güzel Sanatlar Fakültemizin Acıbadem’deki ana binası 26 Eylül 2019’da meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki deprem sırasında hasar gördü. Sonraki aylarda binamızda günler süren analizler yapıldı ve sonucunda da binamızın güçlendirilmesi için bir proje hazırlandı. Benzer şekilde üniversitemizin diğer iki birimine ait binalarda da hasar tespit edildi ve güçlendirme projeleri hazırlandı. Üniversite yönetimimiz bu üç binada yapılacak çalışmalar sırasında bir dizi taşınma projesi gerçekleştirecek…
Bu çalışmaların ilk ayağı olarak Acıbadem’deki ana bina ele alınacak. Güzel Sanatlar Fakültemizin daha güvenli bir yere taşınması konusunda Üniversite yönetimimizin bulmuş olduğu çözüm hepimizi çok heyecanlandırdı. Güzel Sanatlar Fakültemiz, İstanbul’un muhtemelen en güzel kampüsü olan Marmara Üniversitesi Dragos Yerleşkesine taşınıyor.”
Marmara Üniversitesi öğrencileri ise bu karar karşı çıktı.

TAŞINSAYDIK DA SATILMAYACAKTI

Yazının devamı...

Çok yaşa Ezgi Hoca

6 Nisan 2021

Eğitim hayatı boyunca hep bir kitap kurdu olan Ezgi Tuna (24), lise son sınıftayken okuduğu kitapları köy okullarındaki çocuklarla paylaşmaya başladı.

İlk olarak bir sosyal medya hesabı açıp köy öğretmenlerine ulaştı. İlk üç okula kendi kitaplarını gönderdikten sonra çocuklardan sevgi dolu mektuplar aldı ve bunun verdiği mutlulukla daha çok çocuğa ulaşmak istedi. Bu projeyi büyütmek için üniversite tercihlerinde ilk sıralara Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki illeri yazdı. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Fen Bilimleri Öğretmenliği Bölümü’nü kazandı. Köy okullarına düzenli olarak gitmek istediğini söylediğinde üniversitedeki hocaları ona bir kulüp kurma fikrini verdi.

İYİLİK DEPOLADILAR

Ezgi Tuna, 2015 yılında Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencilerinden oluşan ‘En Uzak Köye En Yakın Destek’ kulübünün kurulmasına öncülük etti. Arkadaşlarıyla günümüz ‘cloud’ depolama alanlarından esinlenerek bir iyilik depolama hareketi başlattılar ve projenin adı ‘İyilik Bulutu’ oldu. Tuna projelerini şöyle anlattı: “İlk iki yılımızda, küçük yardımlarla mutlu olmak ve mutlu etmek için gidiyorduk. Cep harçlıklarımızı ve burslarımızı birleştirip kitap, kalem, defter alıp köy okullarına gidiyorduk. O hafta bir okula gideceksek yurtta kalan arkadaşlarımızın fişleriyle meyve suyu alır, çocuklara götürürdük. Ekibimiz zamanla büyüdü, okul dışından gelen yardımlara da açığız. Başta Doğu Anadolu Bölgesi olmak üzere Türkiye’nin her yerine ulaşmaya çalışıyoruz.”

BURSLARINI BİRLEŞTİRDİLER

Ezgi Tuna, geçtiğimiz haziran ayında fen bilimleri öğretmenliği bölümünden mezun oldu. Tuna, lise son sınıf öğrencisiyken çok sevdiği kitaplarını köy okullarına göndermeye karar verdi. Üniversite için gittiği Ağrı’da ise yardımları kendisi okullara götürmeye başladı. 2015’te Tuna’ya üniversiteli arkadaşları da katıldı. 60 üniversite öğrencisi ‘En Uzak Köye En Yakın Destek’ diyerek burslarını birleştirdiler ve minik öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamaya başladılar.

Yazının devamı...

4 down sendromlu 'Fark Band' grubunu kurdu

21 Mart 2021

Görme engelli bir solist ve dört down sendromlu bireyden oluşan ‘Fark Band’ müzik grubu ilk şarkısını yaptı. Dünyaca ünlü müzik grubu Bee Gees’in ‘Stayin Alive’ şarkısını Türkçe’ye uyarlayan Fark Band, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü’nde, “Yanımda Ol Benimle Ol” diyerek farkında olmaya davet ediyor.

‘ALGILARI KIRABİLECEĞİMİZE İNANIYORUM’
Toplumsal farkındalık alanında birçok özgün projeye imza atan İstanbul Zihinsel Engelliler için Eğitim ve Dayanışma Vakfı (İZEV), özel gereksinimli bireyler için bir yaşam köyü kurmak istiyor ve bu amaç uğruna çalışmaya devam ediyor. İZEV, 2018 yılında Pink Floyd grubunun 'Another Brick In The Wall' şarkısının Türkçe versiyonuna bir klip çekmişti ve klipte down sendromlular yer almıştı. Üç yıl önce klip oyuncusu olan beş özel gereksinimli birey “Neden kendi şarkımızı kendimiz söylemeyelim?” diyerek Fark Band müzik grubunu kurdu.
“Engelli değil farklıyız” diyen bireyler, bu kez daha müzik yoluyla bütünleşmiş bir toplum çağrısında bulunuyor. 70’li yıllara damga vuran müzik gruplarından Bee Gees’in yaşayan tek üyesi toplumsal farkındalık adına 'Stayin Alive', şarkısını İZEV’e bağışladı. Şarkıyı Türkçe’ye 'Yanımda Ol Benimle Ol' olarak uyarlayan Fark Band üyeleri Elif Yavuz, Selva Çavuşoğlu, Okan Dinç, Buğra Kurtuluş ve Tan Aytıs, özel gereksinimli gençlerin hayatın her alanında var olabileceklerini bir kez daha gözler önüne serdi. Dokuz dilde alt yazılı, işaret dili ve sesli betimleme versiyonlarıyla yayınlanan 'Yanımda Ol, Benimle Ol'un sözleri, İZEV Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kural tarafından yazıldı.

Fark Band grubunun solisti Buğra Kurtuluş, bu projede yer almaktan mutluluk duyduğunu belirleterek duygularını şöyle anlattı:
“Duygularımı saklamayı becerebilen biri değilim. Bu projede çok duygulandım. Benim bu hayatta yapmak istediğim her şeyle örtüşen bir proje oldu. Önceki dönemlerde müzik ile uğraştığımda bu kadar etkili olmuyordu. Ne yaparsak yapalım insanların zihinlerindeki algı yıkılmıyordu. Bu projeyle bu algıyı kırabileceğimize hatta kırdığımıza inanıyorum. Beni engelliler gününde sahneye davet ediyorlardı. Oysa ben birkaç dilde şarkı söyleyebilen bir yorumcuyum. Bu projeyle beni anlayan insanlarla birlikte olmanın mutluluğu bambaşka.”

'HERKES 'FARK BAND'I TANISIN'

Yazının devamı...

21 Mart Dünya Down Sendromlular Farkındalık Günü’ne özel grup: Fark Band

20 Mart 2021

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de özel gereksinimli bireyler toplam nüfusun yüzde 12.29’unu oluşturuyor. Türkiye’deki Down sendromlu birey nüfusuna ilişkin ise kesinleşmiş bir veri yok, ancak sayının yaklaşık 70 bin olduğu tahmin ediliyor. Özel gereksinimli bireyler ve aileleri, 21 Mart Dünya Down Sendromlular Farkındalık Günü’nde bir kez daha ayrımcılıktan uzak, bütünleşmiş bir toplum talebinde bulunuyor.

Toplumsal farkındalık alanında birçok özgün projeye imza atan İZEV Vakfı da özel gereksinimli bireyler için bir yaşam köyü kurmak istiyor ve bu amaç uğruna çalışmaya devam ediyor. 2018’de yılında Pink Floyd grubunun Another Brick In The Wall şarkısının Türkçe versiyonuna bir klip çeken ve klipte Down sendromlulara yer veren İZEV, bu kez Fark Band müzik grubunu kurdu. “Engelli değil farklıyız” diyen bireyler, bu kez müzik yoluyla bütünleşmiş bir toplum çağrısında bulunuyor.

70’li yıllara damga vuran müzik gruplarından Bee Gees’in yaşayan tek üyesi toplumsal farkındalık adına Stayin’ Alive şarkısını İZEV’e bağışladı. Şarkıyı Türkçe’ye “Yanımda Ol Benimle Ol” olarak uyarlayan Fark Band üyeleri Elif Yavuz, Selva Çavuşoğlu, Okan Dinç, Buğra Kurtuluş ve Tan Aytıs, özel gereksinimli gençlerin hayatın her alanında var olabileceklerini bir kez daha gözler önüne serdi. 9 dilde alt yazılı, işaret dili ve sesli betimleme versiyonlarıyla yayınlanan “Yanımda Ol, Benimle Ol”un sözlerini ise İZEV Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kural yazdı.

ÇOK DUYGULANDIM

Fark Band grubunun solisti Buğra Kurtuluş, bu projede yer almaktan mutluluk duyduğunu belirleterek Hürriyet’e konuştu: “Duygularımı saklamayı becerebilen biri değilim. Bu projede çok duygulandım. Benim bu hayatta yapmak istediğim her şey ile örtüşen bir proje oldu. Önceki dönemlerde müzik ile uğraştığımda bu kadar etkili olmuyordu. Ne yaparsak yapalım insanların zihinlerindeki algı yıkılmıyordu. Bu projeyle bu algıyı kırabileceğimize hatta kırdığımıza inanıyorum.”

Yazının devamı...
Seda Nur BAŞPINAR Kimdir?

Seda Nur BAŞPINAR