Atık sudan COVID-19 uyarı sistemi

Güncelleme Tarihi:

Atık sudan COVID-19 uyarı sistemi
Oluşturulma Tarihi: Kasım 30, 2021 14:46

Marmara Üniversitesi ve Tarım Orman Bakanlığı’nın ortak çalışmasıyla kentlerdeki atık sulardan alınan numunelerin tahlil edilmesi sonucunda bölgelerin COVID-19 yoğunluk haritaları çıkarılacak. Bu çalışma virüsün hangi bölgede ne kadar yoğun olduğunu tespit edecek ve gerekli önlemlerin bölgesel olarak hızla alınması sağlanacak.

Haberin Devamı

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) koordinasyonunda Marmara Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nün yürütücülüğünü ve bilimsel danışmanlığını üstlendiği proje kapsamında atık sularda COVID-19’un varlığı araştırılıyor. Böylece virüsün bölgesel yayılımının ve seyrinin tespit edildiği bir erken uyarı sistemi oluşturuluyor.

Pandeminin henüz başında, Nisan 2020’de başlayan projenin ilk aşamasında, Türkiye’nin 81 ilinde belirlenen 189 atık su arıtma tesisinin farklı noktalarından numune alındı ve laboratuvarlarda analiz edildi. Haziran 2020’den itibaren ise ülkenin her bölgesini kapsayacak şekilde belirlenen 22 pilot ilde çalışma düzenli olarak sürdürülmeye başlandı. Atık sularda yapılan analizle koronavirüs yoğunluğunun yanı sıra varyantların tespiti de sağlanıyor ve sonuçlar çok düşük, düşük, orta ve yüksek vaka yayılımını renklerle gösteren bir haritaya aktarılıyor. www.covid19.tarimorman.gov.tr adresiyle Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi sitesinden yayınlanan harita üzerinde bölgelerdeki vakaların yoğunluğu görülebiliyor.

Atık sudan COVID-19 uyarı sistemi
ATIK SULAR TOPLUMUN AYAK İZİNİ OLUŞTURUYOR
Proje yürütücüsü Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bilge Alpaslan Kocamemi, pilot iller içerisinde 15 milyonu aşkın nüfusu ve uluslararası hava trafiğinin yoğunluğu nedeniyle İstanbul’un ayrı bir yeri olduğunu, onun için İstanbul’a özel ayrı bir harita hazırladıklarını söylüyor ve projenin detaylarını şöyle anlatıyor:
COVID-19 virüsü diğer virüsler gibi insan bedenine girdikten sonra dışkı ve idrar yoluyla dışarı atılıyor ve atılan dışkı ve idrar kanalizasyon sistemleri vasıtasıyla atık su arıtma tesislerine taşınıyor. İşte bu nedenle kanalizasyondan atık su arıtma tesislerine gelen atık suları ‘toplumun ayak izi’ olarak nitelendirebiliriz. Söz konusu COVID-19 olunca atık suların bulaş riski taşıyıp taşımadığı soru işaretlerinden biri oluyor. Bunu da şöyle açıklayabiliriz, virüsler kendi içerisinde çeşitlilik gösterir ancak COVID-19 gibi protein bazlı virüslerin vücuttan idrar ya da dışkı yoluyla dışarı atıldıktan sonra bulaş riski yok denecek kadar azdır.

Haberin Devamı

HEDEFLENEN ERKEN UYARI SİSTEMİ
Türkiye’nin genel haritasını çıkarabileceğini düşündüğümüz yoğunluktaki 22 ilden alınan atık su numuneleri DSİ tarafından soğuk zincir altında getirtildiği İstanbul ve Samsun’daki Tarım Orman Bakanlığı’na ait Veterinerlik Araştırma Enstitüsü laboratuvarlarında rutin olarak incelenerek COVID-19’un yayılımı ve seyri tespit ediliyor. Bu noktada projenin hedefinin erken uyarı sistemi olduğunu belirtmekte fayda var. Düzenli olarak yapılan PCR testlerinin hem laboratuvar kapasitelerinin sınırlı olması hem de ekonomik nedenlerle tüm topluma uygulanması maalesef mümkün olamıyor. Ancak bizim uyguladığımız atık sulardan tespit sistemi toplumun ayak izini oluşturduğu için bölge bölge virüs yoğunluğunu tam olarak çıkarmamıza imkan sağlıyor. Bu tespitin ardından da bölge bazında önlemler alınması mümkün hale geliyor. Ayrıca bu proje, COVID-19 ile sınırlı kalmak durumunda değil, atık su örneklerinde diğer virüslerin ve antibiyotik rezistans genlerinin tespiti için kullanılabilecek atık su epidemiyolojisi olarak adlandırdığımız sistematik bir metodolojiden bahsediyoruz. Bu sistemin hayata geçmesi için COVID-19 salgını mecburiyetten doğan bir alan açtı fakat ileriye dönük farklı tespitler için de kullanılabilir.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!