Bakan Özer: Okulları açık tutmak milli güvenlik meselesi

Bakan Özer: Okulları açık tutmak milli güvenlik meselesi

Milli Eğitim Bakan Mahmut Özer, İstanbul’da Şile Necda Moralıgil İlkokulu ve Erenköy Kız Lisesi’nin açılış törenlerine katıldı. Açılışların ardından Esenler Oruç Reis İlkokulu’nda Sıfır Atık Projesi kapsamında öğrencilere defter dağıtan Özer, “Göreve geldiğim günden beri söylediğim gibi okulları kapalı tutmak gibi bir lüksümüz yok. Yüz yüze eğitimin yerini alacak bir mekanizma yok ancak dijital platformları eğitime destek amacıyla kullanmaya devam edeceğiz” dedi.

Haberin Devamı

Bakan Özer, öğretmenlerle gurur duyduklarını dile getirerek, “Öğretmenlerde bir doz aşı oranının yüzde 92’ye, iki doz aşı oranının ise yüzde 83’e yükseldiğini, aşı olmayıp antikor üreten öğretmen oranının da yüzde 5 olduğunu aktardı. Bakan, “yüz yüze eğitimin devam etmesindeki en büyük avantajımız öğretmenlerimizin aşılanmış olması” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

ÖĞRETMENLERİMİZİ TEBRİK EDİYORUM
“Uzaktan eğitim sanki çok kolay bir yöntemmiş gibi toplumda bir algı oluştu. Öğretmenlerimiz okula gitmek istemiyor sanki. Dersler yapılıyor ama çileyi çekenler bilir. 40 dakikalık ders için verilen emek, o dijital materyallerin üretilmesi, öğrencilerle sanal ortamda buluşulması o kadar kolay bir şey değil. Tüm öğretmenlerimizi bu süreçteki fedakarlıklarından dolayı tebrik ediyorum.”

OKULLAR SADEC ÖĞRENMENİN OLDUĞU MEKANLAR DEĞİLDİR
Gelinen noktada artık aşı tüm dünyada erişilebilir durumda. Çözümün aşı olduğu ve aynı zamanda temizlik maske ve mesafe olduğu bir ortamda eğitimin yüz yüze olmamasına tahammül edebilmemiz mümkün değil. Göreve geldiğimde de dile getirdiğim gibi artık okulları kapalı tutmak gibi bir lüksümüz yok. Hiçbir dijital eğitim materyali, yüz yüze eğitimin yerini alamaz çünkü okullar sadece öğrenmenin olduğu mekanlar değildir. Okullarımız öğrencilerimizin psikolojik gelişimlerini tamamladığı, duygusal becerilerini geliştirdikleri, bütüncül biçimde insani gelişimleri tamamladıkları yerlerdir. Ama bu, şu demek değildir; dijital platformlardan vazgeçeceğiz. Hayır ama dijital platformlardan yüz yüze eğitime devam ederken destek alacağız.1,5 yıllık süreç içinde gördük ki ne kadar dijital platformlardan destek verilirse verilsin, yüz yüze eğitimin yerine ikame edilemez. Çünkü okullarımız sadece öğrenmenin olduğu mekanlar değildir. Sağlık Bakanlığımız ile yürüttüğümüz koordinasyon çerçevesinde üçüncü haftaya girdik ve geçmişte olduğu gibi il ve ilçe bazlı okul sistematiğinde bir kapatma yok. Vaka bazlı ve sınıf bazlı kapatmalar olabiliyor.

Haberin Devamı

EĞİTİM BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ
Okullardan beklentiler o kadar yüksek ki 18 milyona yakın öğrencimiz, 1 milyon 200 bin öğretmenimiz, 150 bine yakın idari personelimiz, bir o kadar servis görevlimizle birlikte 20 milyonluk kitle, ders saatlerinin dışında evlerine gidiyor. Veliler sürekli mobil haldeler, dolayısıyla okullarımızı açık tutabilmemiz için toplumun tüm kesiminin sağlık kurallarına riayet etmesi gerekiyor. Okulların açık kalması milli güvenlik meselesi. Dünya artık, PISA’daki OECD’nin yaptığı araştırmalarındaki puan artışının, kaç trilyon dolarlık gayri safi milli hasıla artışına neden olduğunu hesaplıyor. O zaman covıd-19’dan dolayı uzaktan eğitime geçilmesinin ve buna bağlı öğrenme kayıplarının getirdiği mutlaka bir maliyet de var. Bu konu onun için milli güvenlik meselesi. Genç insanların sağlıklı şekilde büyümesi milli güvenlik meselesi. “

KAPATILAN OKUL YOK 200’DEN FAZLA SINIF VAR
Bakan Özer dün gerçekleştirdiği İstanbul programında salgın nedeniyle kapatılan okul olmadığını ancak kapatmaların sınıf bazında yaşandığını belirtti. Bakan önceki gün katıldığı bir televizyon programında da benzer ifadeler kullanmış, kapatılan sınıf sayısının 200 civarında olduğunu belirterek, “Sayılar artabilir, kapatılan sınıf sayısı artacak, 200’de durmayacak” demiş, ancak yüz yüze eğitimde kararlı olduklarını dile getirmişti.