ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski arasında dün akşam gerçekleştirilen görüşme öncesi, herkesin aklında aynı soru vardı: Zelenski bu kez takım elbise giyecek mi?
4. yılına giren ve binlerce kişinin hayatını kaybettiği bir savaşı sona erdirmek için kurulan müzakere masasında 'kıyafet tercihinin' bu kadar konuşulması kulağa garip gelebilir. Ancak Şubat ayında Beyaz Saray'da gerçekleştirilen Trump-Zelenski zirvesine dönüp baktığımızda bu durumu daha rahat anlayabiliriz.
Şubat ayında gerçekleştirilen zirveden bir kare
YILLARDIR TAKIM ELBİSE GİYMİYOR
Zelenski, Rusya’nın 2022’de ülkesine başlattığı topyekûn işgalin ilk gününden beri askeri tarz kıyafetler giyiyor. Genellikle üzerinde Ukrayna armasının yer aldığı yeşil tişört veya siyah bir kazak tercih ederek cephedeki askerlerle dayanışmasını gösteren Ukraynalı lider yıllar boyunca ister dünya liderleriyle ister yaralı askerlerle görüşsün, bu tarzından neredeyse hiç ödün vermedi. Bu durum kimseyi rahatsız etmediği gibi, Zelenski'nin askeri kıyafetleri sık sık haberlere konu oldu, sosyal medyada övgüler aldı.
Ancak ABD başkanı Trump ve ABD'li yetkililer bu durumdan pek hoşnut değil. Geçtiğimiz Şubat ayında Beyaz Saray'da gerçekleştirilen zirve öncesi Zelenski'yi kapıda karşılayan Trump daha ilk dakikadan krizin sinyalini vermiş ve misafirini “Bugün epey süslenmişsin” diye iğnelemişti.
ABD Başkanı Donald Trump, dün günlerdir devam eden tartışmalara noktayı koydu ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile 15 Ağustos Cuma günü ABD'nin Alaska eyaletinde görüşeceğini açıkladı.
Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov da açıklamayı doğruladı ve Putin ve Trump'ın Alaska'da yapacağı görüşmede Ukrayna krizini çözmeye odaklanacağını bildirdi.
Uşakov, Alaska’nın ABD ve Rusya’nın ekonomik çıkarlarının kesiştiği bir bölge olduğuna dikkat çekerek, Arktik’te ortak projeler için potansiyel gördüklerini ifade etti. Her iki tarafın, önümüzdeki günlerde zirvenin siyasi ve pratik ayrıntılarını yoğun şekilde müzakere edeceğini belirten Uşakov, sürecin zorlu olabileceğini ancak kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
İki liderin gerçekleştireceği görüşme şimdiden dünyanın bir numaralı gündem maddesi haline gelmiş durumda. Peki zirveye dair neler biliyoruz? İşte dikkat çeken detaylar...
ALASKA SEÇİMİ DİKKAT ÇEKTİ
Toplantı, Rusya’nın 1867’de Amerika Birleşik Devletleri’ne sattığı Alaska’da yapılacak. Eyaletin batı ucu, Bering Boğazı’nın hemen karşısında, Rusya’nın en doğusuna çok uzak değil.
ABD medyası görüşmenin daha önce adres gösterilen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yerine Alaska'da yapılmasını 'sıradışı bir seçim' olarak değerlendirdi.
ZELENSKİ KATILACAK MI?
<#comment>#comment>
Almanya’nın önde gelen yayın organları, Türkiye’nin NATO içindeki önemini ve savunma alanında hızlanan yatırımlarını mercek altına aldı.
"KİLİT BİR AKTÖR, VAZGEÇİLMEZ BİR KONUMA SAHİP"
Tagesspiegel gazetesinde yer alan habere göre, üç milyon Türk kökenlinin yaşadığı Almanya açısından stratejik bir ortak olarak görülen Türkiye, Ukrayna savaşı boyunca Karadeniz’deki dengelerde kritik rol üstlenmiş durumda.
NATO’nun güneydoğu kanadında “kilit aktör” olarak tanımlanan Ankara, aynı zamanda dört milyondan fazla mülteciyi barındırarak Avrupa’nın göç denkleminde de vazgeçilmez bir konuma sahip.
Trump'ın perşembe günü imzaladığı kararname, yerel yönetimlerin ruhsal sağlığı bozuk kişileri ve uyuşturucu bağımlılarını "tedavi altına alması" için yasal engelleri aşacak çözümler üretmesini istiyor. Beyaz Saray, kararnamenin kamu düzenini sağlamayı hedeflediğini öne sürerken, uzmanlar uygulamanın insan hakları ihlallerine yol açabileceği uyarısında bulundu.
Başkanlık kampanyası sürecinde söz konusu bireylerin "ait oldukları akıl hastanelerine" yerleştirileceği sözünü veren Trump, ABD şehirlerinin "uyuşturucu bağımlılarına" ve "tehlikeli derecede akıl hastalarına" teslim edildiğini öne sürmüştü. Trump, evsizleri çadır kentlere yerleştirmeyi de teklif etmişti.
Trump'ın kararnamesinde, "Şehirlerimizi ve vatandaşlarımızı düzensizliğe teslim etmek, ne evsizlere ne de topluma karşı merhametli bir davranış değildir" ifadeleri yer aldı.
Ulusal Evsizlik Hukuku Merkezi İletişim Direktörü Jesse Rabinowitz, Trump'ın kararına karşı çıkarak, "En güvenli toplumlar, yoksulluğu suç sayanlar değil, konut ve kaynak sağlayanlardır" diye konuştu.
Uzmanlar, kararnamenin pratikte nasıl uygulanacağı konusunda şüphelerini dile getirdi. Eyaletlerin kendi yasaları doğrultusunda hareket etmesi ve hastanelerde zorunlu yatışlar için yeterli kapasite bulunmaması, planın önündeki en büyük engeller olarak sıralandı.
HAPİS İÇİN BÜTÇE DESTEĞİ
Washington Post'un haberine göre,
Block, iki çocuğunu eski kocasından kaçırmak için uluslararası bir güvenlik şirketiyle anlaşıp komplo kurmakla suçlandı. Çocuklarını kaçırtmak için eski MOSSAD ajanı olduğu öne sürülen üç kişinin de karıştığı bir komplo kurduğu belirtilen Block, 10 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanıyor.
Savcılık, Block'un çocuklarını kaçırtmak için kiraladığı düşünülen İsrail uyruklu eski MOSSAD ajanları David Ram Barkai ve Keren Tenenbaum'un tutuklanmasını talep etti. Tenenbaum'un Almanya'dan kaçtığı bildirilirken, başka bir eski MOSSAD çalışanı Tal Sasson da komploya karışmakla suçlandı. Almanya basını, Alman istihbaratının eski iç istihbarat şefi Hanning'in de şüpheliler arasında olduğunu duyurdu.
KAN News'in haberine göre, Block'un 2021'den beri sevgilisi olan eski TV spor gazetecisi Gerhard Delling de suçlanan isimler arasında. Delling'in çocukları kaçırmak için düzenlenen operasyonda Block'a yardım ve yataklık ettiği iddia ediliyor. Block ve partneri Gerhard Delling, suçlamaları reddederken, mahkemenin verdiği karara göre Block'un 10 yıla kadar hapis cezası alabileceği ifade edildi.
PUSU KURUP SALDIRDILAR
İddialara göre, Block'un eski kocası Stephan Hensel ve 10 ile 13 yaşlarındaki çocukları, Danimarka'nın güneyinde 2024 yeni yılı kutlamaları için düzenlenen havai fişek gösterisini izledikleri sırada pusuya düşürüldü. Eski MOSSAD ajanlarının Hensel'i fiziksel müdahaleyle etkisiz hale getirdiği, çocukların ise zorla ormana götürülerek bir araca bindirildiği öne sürüldü.
The Guardian'ın haberinde, çocuklara "Susun, yoksa sizi öldürürüz" şeklinde tehditler savrulduğu iddia edildi. Haberde, çocukların Almanya'nın güneyine götürülerek bir karavanda tutulduğu bilgisi paylaşıldı.
ANNE BLOCK ÇOCUKLARI VİLLASINA GÖTÜRDÜ
Yeni tanıtılan İHA, son teknoloji özellikleriyle Alman basınında büyük yankı uyandırdı. Rusya'yı tehdit olarak gören Almanya, Rusya'nın elini Karadeniz'de zayıflatabilecek olan bu yeni nesil İHA’ya yoğun ilgi gösterdi. İnsansız silah sistemlerinin geleceğin savaş alanlarında oynayacağı önemli role dikkat çeken Alman basını, Talay’ı "büyük askeri potansiyele sahip yeni bir silah" olarak tanımladı.
ABD merkezli düşünce kuruluşu Center for a New American Security (CNAS) analisti Molly Cambell'in araştırmasına göre Türkiye, İHA'larının Ukrayna Savaşı sırasında gösterdiği savunma kabiliyetiyle dünyanın en büyük dron ihracatçısı haline geldi.
Alman Frankfurter Rundschau gazetesinin haberinde, "Türk savunma sanayisi, şimdi de (Rusya Devlet Başkanı) Vladimir Putin'in işgal güçlerini denizde zor duruma düşürecek yeni bir silahla sahneye çıkıyor" denilerek, Türkiye’nin NATO’da oynadığı kilit rol vurgulandı.
Gazete, ABD ve İsrail'in teknoloji transferinde çekinceli davranması sonucunda Türkiye'nin kendi sistemlerini geliştirmeye başladığını belirtti ve "Bugün Türk dronları Libya, Karabağ ve Ukrayna'daki başarılarıyla dünya çapında tanınıyor" ifadesini kullandı.
KARADENİZ'DE DENGELER DEĞİŞİYOR
Gazeteye göre, Talay'ın sahneye çıkması Rus donanmasının Karadeniz'deki gücünü zayıflayabilir. Talay, Türkiye'nin Bayraktar TB2 ve ANKA-3 gibi insansız silah sistemleri alanındaki başarısını bir adım öteye taşıdı. Gazetenin görüş aldığı savunma analistleri, Talay gibi radarlar tarafından tespit edilmesi zor, yüksek hızlı ve otonom silahların, gelecekteki çatışma senaryolarını kökten değiştirebileceğini bildirdi.
SU ÜSTÜNDE ALÇAKTAN UÇUYOR, RADARA YAKALANMIYOR!
16 Temmuz 2025 akşamı düzenlenen Coldplay konserine , 1,3 milyar dolar değerindeki teknoloji şirketi Astronomer’in CEO'su Andy Byron ve insan kaynakları müdürü Kristin Cabot'un yasak aşkı damga vurdu.
Konser sırasında seyirciler arasındaki çiftlere zoom yapan ve romantik anları ortaya çıkarmaya çalışan kameralar bir anda kendilerine çevrilince, sarmaş dolaş şarkıları dinleyen ikili paniğe kapıldı.Kristin Cabot hemen arkasını dönüp saklanmaya çalışırken Andy Byron da adeta donakaldı.
İkisi de başka kişilerle evli ve çocuklu olan Byron ve Cabot kendilerini bir anda büyük bir kaosun içinde buldu.
Show #207, Boston#MusicOfTheSpheresWorldTour pic.twitter.com/gkrxpX9vj2
SOSYAL MEDYANIN DİLİNE DÜŞTÜLER
İkilinin konser sırasındaki samimi görüntüleri kısa sürede sosyal medyaya düştü. Sosyal medya platformlarında konserdeki panik anları hakkında sayısız şaka yapıldı. Hatta Coldplay solisti Chris Martin de dev ekrandaki panik anlarını görünce sahneden "İşte bu ikili! Ya bir ilişki yaşıyorlar ya da çok utangaçlar" diye seslendi.
Andy Byron ve Kristin Cabot
İngiltere hükümeti, Taliban'ın 2021’de Afganistan’da yeniden yönetimi ele geçirmesinin ardından, İngiliz donanmasında görevli bir personelin yanlışlıkla 25.000 Afgan’ın ve ailelerinin kişisel bilgilerini sızdırdığını açıkladı.
Sızıntı, sığınmacıları incelemekle görevli olan bu askerin, bir veri tablosunu e-posta yoluyla İngiltere'deki güvendiği bir grup Afgan’a göndermesi sonucu gerçekleşti.
Söz konusu asker, özel kuvvetler karargahında görev yapıyordu ve Afganistan’da İngiliz Özel Kuvvetleri’ni komuta eden, yeni atanan Birinci Deniz Lordu General Sir Gwyn Jenkins’in emri altında çalışıyordu.
İKİ KEZ PAYLAŞILAN ÖLÜMCÜL LİSTE
The Telegraph'ın haberinde yer alan bilgilere göre, Kraliyet Deniz Piyadesi bu önemli tabloyu bir kez değil, iki kez paylaşmış.
Yetkililer, askerin sızıntı nedeniyle herhangi bir yaptırımla karşılaşıp karşılaşmadığı konusunda açıklama yapmadı.
Gönderilen e-posta, İngiltere'ye yerleşmeye hak kazanan ailelerin doğru kişiler olduğunu teyit etmek amacıyla Afganistan'daki diğer kişilere iletilmişti. Ancak birkaç isim yerine tüm listenin paylaşılması, binlerce hayatı riske attı.