Selçuk Böke

MSB açıkladı: İtalyan SAMP/T Konya’ya konuşlandı

19 Haziran 2026

Milli Savunma Bakanlığı’ndan (MSB), gündemdeki savunma ve güvenlik konularına ilişkin şu açıklamalar yapıldı: “NATO Daimi Savunma Planı kapsamında İttifak’ın hava savunmasının güçlendirilmesi amacıyla İtalya’ya ait bir adet SAMP/T Hava Savunma Sistemi bugün (dün) 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı’nda (Konya) konuşlandırıldı. Ayrıca ülkemiz, değişen tehdit ortamını dikkate alarak yerli ve milli hava savunma sistemlerimizin geliştirilmesini sürdürüyor. Bu kapsamda Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın envanterindeki Siper Hava Savunma Silah Sistemi, 12 Haziran’da Sinop Atış Alanı’nda gerçekleştirilen test kapsamında yüksek süratli ve manevra kabiliyetine sahip Süper Şimşek hava hedefini başarıyla imha ederek ‘Tam Harekât Kabiliyeti’ne ulaştı. Çelik Kubbe projesiyle yürütülen tüm çalışmaların temel amacı ülkemizin çok katmanlı hava ve füze savunma kapasitesini güçlendirmek, caydırıcılığını artırmak ve milli güvenliğini en üst seviyede teminat altına almaktır.

16 ÜLKEYE ASKERİ EĞİTİM

Bakanlığımız tarafından, birçok dost ve müttefik ülke ile imzalanan ikili anlaşmalar kapsamında eğitim ve danışmanlık faaliyetleri yürütülüyor. Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı/Isparta’da; Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Mali, Libya’nın her iki tarafı ve Somali olmak üzere 5 dost ve müttefik ülkeden toplam 503 misafir askeri personele eğitim veriliyor. Ayrıca, 2026-2027 Misafir Askeri Personel Kontenjan Planı kapsamında 16 ülkeden (Azerbaycan, Burundi, Bangladeş, Gine, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Kuzey Makedonya, Libya, Macaristan, Mali, Moğolistan, Özbekistan, Senegal, Somali, Türkmenistan) toplam 448 personele eğitim kontenjanı tahsis edildi.”

DONANMAYA TAKVİYE ROMANYA’YA KORVET

- Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla yarın (20 Haziran) İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenecek törende TCG Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemisi envantere alınacak.

Törende ayrıca, İstanbul’da inşa edilen Contraamiral Roman korveti de Romanya Deniz Kuvvetleri’ne teslim edilecek.

HÜRKUŞ VE GÖKBEY ENVANTERE GİRİYOR

- Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın Bilgilendirme Toplantısı bu hafta TUSAŞ’ın Kahramankazan yerleşkesinde yapıldı. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bilgilendirmede şunları söyledi: “Temel Eğitim Uçağımız Hürkuş ile İlk Millî Genel Maksat Helikopterimiz Gökbey’in bu yıl içerisinde Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın envanterine alınması planlanıyor. Yeşil vatanımızın korunmasına destek sağlamak amacıyla da 2026 yılı yangın sezonu için Bakanlığımız ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında bulunan ‘Tahsis ve Rezerv Güç Protokolü’ kapsamında planlanan hava araçları konuş yeri intikalleri tamamlandı.”

Yazının Devamını Oku

MSB’den SAMP-T açıklaması: Konya’ya konuşlandırıldı

18 Haziran 2026

MSB’den gündemdeki savunma güvenlik konularına ilişkin şu açıklamalar yapıldı:

ABD-İRAN ANLAŞMASI

“ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyor, söz konusu mutabakatın bölgede kalıcı barış, güvenlik ve istikrara katkı sağlamasını temenni ediyoruz. Ülkemiz, bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen yaklaşımını sürdürmekte; sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözümünü desteklemektedir. Bu kapsamda, mutabakatın korunması ve sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi bakımından ilgili tüm tarafların sağduyulu, itidalli ve sorumlu bir tutum sergilemesi büyük önem taşımaktadır. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler de yakından takip edilmektedir. Enerji arz güvenliği, deniz ticareti ve seyrüsefer emniyetinin korunması küresel istikrar açısından büyük önem taşımaktadır. Ülkemiz, uluslararası hukuk çerçevesinde bu alanlarda yürütülecek çalışmalara katkı sağlamaya hazırdır.

KONYA’DA KONUŞLANDIRILAN SAMP-T

NATO Daimi Savunma Planı kapsamında ittifakın hava savunmasının güçlendirilmesi amacıyla İtalya'ya ait bir adet SAMP/T Hava Savunma Sistemi bugün 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığında konuşlandırılmıştır. Ayrıca ülkemiz, değişen tehdit ortamını dikkate alarak yerli ve millî hava savunma sistemlerimizin geliştirilmesi sürdürmektedir. Bu kapsamda Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın envanterindeki Siper Hava Savunma Silah Sistemi, 12 Haziran’da Sinop Atış Alanı’nda gerçekleştirilen test kapsamında yüksek süratli ve manevra kabiliyetine sahip Süper Şimşek hava hedefini başarıyla imha ederek “Tam Harekât Kabiliyeti”ne ulaşmıştır. Çelik Kubbe projesiyle yürütülen tüm çalışmaların temel amacı, ülkemizin çok katmanlı hava ve füze savunma kapasitesini güçlendirmek, caydırıcılığını artırmak ve millî güvenliğini en üst seviyede teminat altına almaktır.

16 ÜLKEYE ASKERİ EĞİTİM

Bakanlığımız tarafından, birçok dost ve müttefik ülke ile imzalanan ikili anlaşmalar kapsamında eğitim ve danışmanlık faaliyetleri yürütülmektedir. Hâlihazırda, Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı/Isparta'da Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Mali, Libya’nın her iki tarafı ve Somali olmak üzere 5 dost ve müttefik ülkeden toplam 503 Misafir Askerî Personele eğitim verilmektedir. Ayrıca, 2026-2027 Misafir Askerî Personel Kontenjan Planı kapsamında 16 ülkeden (Azerbaycan, Burundi, Bangladeş, Gine, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Kuzey Makedonya, Libya, Macaristan, Mali, Moğolistan, Özbekistan, Senegal, Somali, Türkmenistan) toplam 448 personele eğitim kontenjanı tahsis edilmiştir. Yıl içerisinde dost ve müttefik ülkelerden iletilen ilave kontenjan talepleri doğrultusunda bu sayıda artış meydana gelmesi öngörülmektedir.

Yazının Devamını Oku

Bakan Fidan Moskova yolcusu... Putin ve Lavrov ile görüşecek

16 Haziran 2026

Ziyaret kapsamında Bakan Fidan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından kabul edilmesi ve Rus üst düzey yetkilileriyle bir dizi görüşme yapması planlanıyor. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre görüşmelerde ticaret, enerji, güvenlik ve konsolosluk konuları başta olmak üzere ikili ilişkilerin tüm boyutlarıyla değerlendirilmesi bekleniyor. Bakan Fidan’ın, Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşında kalıcı barışın sağlanmasına yönelik diplomatik çabalarını sürdüreceğini vurgulaması ve Ankara’nın taraflar arasında yeni bir müzakere turuna ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu bir kez daha dile getirmesi öngörülüyor.

Yazının Devamını Oku

Bölge rahat bir nefes aldı

16 Haziran 2026

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, dün Beştepe’de Kabine Toplantısı sonrası özetle şunları söyledi:  “Dünyamız ve bölgemiz tarihi bir dönemden geçerken bizim ufkumuzda sadece büyük Türkiye var. Bizim idealimizde Türk milletini hayalleriyle buluşturmak var. Bizim hedefimizde bu çağa milletimizin mührünü vurmak var. Menzilinde güçlü, müreffeh, muteber ve muzaffer bir Türkiye’nin olduğu bu yolda durmadan, dinlenmeden yürüyoruz. Bu yolculukta elbette zaman zaman sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Kimi zaman içeriden, kimi zaman dışarıdan önümüzü kesmeye, hızımızı yavaşlatmaya dönük operasyonlara maruz kalıyoruz. Ama bunları aldırmadan ülkemize ve milletimize hizmet mücadelemizi azimle sürdürüyoruz. Yaklaşık iki asırlık yönetim sistemi arayışına son veren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi hem bu yolculukta hem de içinden geçtiğimiz sancılı dönemde Türkiye’nin en büyük avantajına dönüşmüştür.

BARIŞIN SESİ OLDUK

İran’ı ve Körfez bölgesini etkileyen çatışmalarda olduğu gibi Türkiye en zor krizleri bile son derece başarılı bir şekilde yönetiyor. İsrail’in tertip ve tahrikleriyle 28 Şubat’ta başlayan savaşta çok önemli bir adım atıldı. Amerika ve İran arasındaki çatışmaları sonlandırmaya dönük mutabakata varıldığı açıklandı. Böylece aylardır diken üstünde olan bölgemiz rahat bir nefes almış oldu.

Biliyorsunuz Türkiye olarak İran’a saldırıların ilk gününden itibaren daima sağduyulu, serinkanlı ve diplomasiyi önceleyen bir tutum içinde olduk. Savaşa benzin dökenlerden değil, barışın sesini yükseltenlerden olduk.

Kardeş ülkemiz Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen çabalara Katar ve Suudi Arabistan’la birlikte çok güçlü destek verdik.

SAVAŞ DEFTERİ KAPANDI

Kardeşi kardeşe kırdırma planları amacına ulaşmadı. Türkler, Araplar, Kürtler ve Farslar arasında yeni fitne ateşleri yakma girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı. Elbette bölgemizde yaşanan korkunç yıkımı, okul sıralarında katledilen masum yavruların dramını, uluslararası hukukun pervasızca ayaklar altına alınmasını hiçbir zaman unutmayacağız. Ama aralarında masum yavruların da olduğu binlerce sivilin hayatına mal olan bu anlamsız savaş defterinin artık kapandığına inanıyoruz. Aylar sonra bölgemize ve tüm dünyaya rahat bir nefes aldıran bu önemli mutabakata ulaşılmasında emeği geçen başta Amerikan ve İran liderliği olmak üzere herkesi gönülden tebrik ediyorum. Arabuluculuk görevini layıkıyla yerine getiren Pakistanlı kardeşlerimizle, müzakerelere desteklerini esirgemeyen Katarlı ve Suudi kardeşlerimize aynı şekilde tebriklerimizi iletiyorum.”

NATO ZİRVESİ’NE KAPSAMLI HAZIRLIK

Yazının Devamını Oku

Kerkük’te 100 yıl sonra Türkmen vali

15 Haziran 2026

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Kerkük’te 102 yıl aradan sonra bir Türkmen valinin göreve gelmesini “tarihi bir gelişme” olarak nitelendirdi. Türkmenlerin Kerkük’te daha güçlü şekilde temsil edilmesinin herhangi bir kesimin kaybetmesi anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Aksine bu durum, Kerkük’te dengeyi ve istikrarı güçlendiren bir gelişmedir” diyen Zorlu, Hürriyet’e şu açıklamalarda bulundu:

KERKÜK’TE SİYASİ UZLAŞI

“Kerkük, yaklaşık bin yıl Türklerin hâkimiyetinde kalmış, son yüzyılda demografik yapısı suni bir biçimde değiştirilse de Türk milletinin hafızasında özel bir yere sahip olan kadim bir Türkmen şehri. Bu durum diplomasinin işlevselliğinin yanında, Türkiye olarak bize sorumluluk da yüklüyor. Dili, tarihi, kültürü bir olan soydaşlarımızın bunu koruyabilmesi aynı zamanda Irak’ın birlik ve istikrarı açısından da kritik önemde. Bu bakımdan son dönemde ortaya çıkan siyasi uzlaşı bizim için çok mühim. Tabi ki daha da önemli olan bu istikrarın kalıcı olmasının sağlanması. Zira Türkmenler, Kerkük’ün demografik, kültürel ve tarihî kimliğinin ayrılmaz parçası. Bu gerçeğin yönetim mekanizmalarına yansıması hem demokratik meşruiyet hem de toplumsal barış açısından önem taşıyor. Türkiye, Kerkük’te tüm kesimlerin huzur içinde yaşadığı, adaletli ve dengeli bir yönetim anlayışını desteklemeye devam edecek.

KERKÜK KALESİYLE BİRLİK MESAJI

Sayın Cumhurbaşkanımız, Kerkük Valisi Mehmet Seman Ağa’yı Dolmabahçe’de kabul ettiler. Çok samimi ve verimli geçen bir görüşme oldu. Dolmabahçe’de olması da ayrı bir önem taşıyor. Cumhurbaşkanımız Kerkük’e, Türkmenlere yönelik yaklaşımını ve hassasiyetini bir kez daha ortaya koydu. Vali bey orada da Cumhurbaşkanımızın kararlı iradesi ile bu sürecin neticeye taşındığını ifade ettiler.  Çok değil daha 100 yıl öncesine kadar bahsettiğimiz topraklarda soydaşlarımız vardı ve halen soydaşlarımız yaşıyor. Türkmenler Irak’ın ve Kerkük’ün asli unsurlarıdır. Bu anlamda Türkmenlerin Kerkük yönetiminde daha güçlü bir şekilde temsil edilmesi son derece önemli. Sayın Mehmet Seman Ağa’nın valilik görevini üstlenmesi, Türkmen toplumunun meşru taleplerinin karşılık bulması açısından tarihî bir gelişme.  Türkmenler bugüne kadar Kerkük’te daima uzlaşının, birliğin ve devlet anlayışının temsilcisi oldular. Bu nedenle Türkmenlerin güçlenmesi herhangi bir kesimin kaybetmesi anlamına gelmez. Aksine Kerkük’te dengeyi ve istikrarı güçlendiren bir gelişmedir. Cumhurbaşkanımızın kabullerinde Sayın Ağa, üzerinde Kerkük Kalesinin yer aldığı ve Türkmence, Kürtçe, Arapça, Süryanice yazılı bir görsel hediye etti. Bu aslında Türkmenlerin ülkede temsil alanı açıldıkça nasıl bir birleştirici anlayışla hareket etmek istediklerinin de net mesajıydı. Biz Türkmenlerin haklarının korunmasını ve asaletli bir temsil elde etmelerini Irak’ın istikrarının ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Güçlü Türkmen varlığı, güçlü Kerkük ve güçlü Irak demek.

ANKARA-BAĞDAT İLİŞKİLERİNE KATKI SAĞLAR    

Türkiye ile Irak arasında son yıllarda önemli bir iş birliği zemini oluştu. Güvenlik, enerji, ticaret ve ulaştırma alanlarında geliştirilen ortak projeler bunun göstergesi. Özellikle Kalkınma Yolu projesini son derece önemsiyoruz. Hatta bu süreci artık Türkiye’nin katalizörü olduğu Hazar geçişli Orta Koridor ile birlikte düşünmeliyiz. Dünyanın yeni dengelerinde Ticaretin, enerjinin ve ulaştırmanın sınırları, tüm dost ve kardeş ülkelerin birlikte yükseldiği bir dönemi işaret ediyor. Böyle bakıldığında 700 milyar doların üzerinde bir ticaret kapasitesinden söz edebiliriz. İşte böyle bir dönemde, Kerkük’te ortaya çıkan daha dengeli ve kapsayıcı siyasi tablo, Ankara-Bağdat ilişkilerine de olumlu katkı sağlayacaktır. Çünkü huzurlu ve istikrarlı bir Kerkük, Irak’ın bütününe olumlu etki eden bir unsur. Türkiye’nin yaklaşımı nettir. Irak’ın egemenliğini, siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Türkmenlerin haklarının güvence altına alındığı bir Irak, hiç kuşkusuz bölgesel istikrara daha fazla katkı sunacak.

Yazının Devamını Oku

Erdoğan: İsrail fitne üretim fabrikası

12 Haziran 2026

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, dün Beştepe’de yapılan Türk Kızılay Ödülleri Töreni’nde özetle şun-ları söyledi:

“Türk Kızılay afet yönetiminden kan hizmetlerine, uluslararası yardımlardan sağlık ve sosyal hizmetle-re, eğitim çalışmalarından barınma, beslenme ve psikososyal desteklere; çalışmalarını bugün de ba-şarıyla sürdürüyor. Şube, temsilcilik ve delegasyonlarıyla, kan bağışı, hastane, lojistik ve tıp merkezle-riyle, ihtiyaç sahiplerine yönelik ücretsiz butik mağazalarıyla tüm bu faaliyetler özverili bir şekilde sınır ve engel tanımadan devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Beştepe’deki törende Türk Kızılayı Ödülleri’ni sahiplerine verdi.

GAZZE’YE 26 TON YARDIM

Netanyahu’nun başını çektiği Siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de Kızı-lay’ımız bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı. 7 Ekim’den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptı. Aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı. Vekâletle kurban kampanyası ile Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesti. Ateşkes sonrası başlattığı Gazze Neşeli Çocuklar Projesi ile Gazze’deki yavrularımıza gıda hizmeti veren Kızılay, bir yandan da çocuklara yönelik psikososyal destek faaliyetleri ifa ediyor. Kızılay Gazze Ofisi eş zamanlı olarak sahada ihtiyaçların tespiti ve iyileştirme çalışmalarını titizlikle yerine getiriyor. Gazze’nin yanı sıra Siyonist barbarlığın hedefi olan Lübnan’da da Kızılay gayretleriyle milletimizin yüzünü artmaktadır.

HİTLER’İN YOLUNDAN GİDENLER

İsrail, mevcut yönetim altında ham maddesi sadece kan ve gözyaşı, sadece istikrarsızlık ve kaos olan bir fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür. Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıran-lar eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecek, mazlumların arşı titreten ahı er veya geç zalim-lerin yakasına yapışacaktır. Bugün Hitler’in yolundan gidenler unutmasınlar ki, böyle devam ederlerse akıbetleri de tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır. Türkiye, bir taraftan mazlumlara yardım elini uzatır-ken, diğer taraftan da katliam şebekesinin hukuk ve tarih önünde hesap vermesi için elinden geleni yapmaya devam edecektir.”

KRİTİK İLAÇLARI ÜLKEMİZDE ÜRETECEĞİZ

Yazının Devamını Oku

CHP’ye: Saatli bombaya dönüşen kriz bir an önce aşılmalı

11 Haziran 2026

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün partisinin Meclis Grup toplantısında şu açıklamaları yaptı:

DEV AYNASINDA GÖRDÜLER

“7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan tablonun önemli bir yönüne dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Malumunuz bir süredir ana muhalefet partisinin kimi aktörleri üst perdeden konuşarak kendilerince bir gündem oluşturma çabasındaydılar. Otobüslerle o şehirden bu şehre sürükledikleri vatandaşlarımız üzerinden güya ahkâm kesiyor, kendilerini dev aynasında görüyorlardı. Ama sandık sonuçlarının gelmesiyle hepsi birden ortalıktan kayboldular. Sorun sadece bunların siyasete bakış açılarında, siyaset tarzlarında, bunların çirkin ve çirkef üsluplarında değildir. Esas sorun bunların zihniyetindedir. Bunların faşizan ideolojisindedir. Sorun bunların sokakla kurdukları bağın harbi ve hasbi, sahici ve samimi olmamasındadır.

TÜM TARAFLAR CHP’Lİ

Kendi aralarındaki anlaşmazlıkları yargı kararları çerçevesinde suhulet ve sükûnetle çözmek yerine kimi zaman bizi kimi zaman mahkemeleri kimi zaman da medyayı suçlayarak yine kendilerine toz kondurmuyorlar. Oysa biz ilk günden itibaren hep şunu dedik; CHP’nin 38’inci kurultayına ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP’lilerdir. Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir. ’Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim’ diyenler aynı şekilde kendileridir. Dün ‘halkın umudu’ dediklerine bugün ‘hain’ damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir. Tüm tarafların CHP’li olduğu hukuki bir ihtilafta belge ve bilgiler ışığında yargı gerekli değerlendirmeleri yapmış neticede hükmünü vermiştir. Mahkeme kararı sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı teyit etmiştir.

TARAFI DEĞİLİZ

Dikkat ederseniz partimize yönelik edep, adap ve siyasi nezaket dışı onca hakarete rağmen karar sonrasında da tartışmaların uzağında durduk. Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP’deki anafor bizi zerre miskal ilgilendirmiyor. Biz bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız. AK Parti olarak samimi temennimiz suç örgütlerinin güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları sebebiyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır. Milletimizin huzuruna, gazi Meclisimizin mehabetine, demokrasimizin ve ülkemizin itibarına zarar vermeye başlayan bu kavganın yargı kararları çerçevesinde demokratik bir olgunlukla çözüme kavuşturulmasıdır.

BU YÜCE ÇATI ALTINDA

Yazının Devamını Oku

Erdoğan ‘Milli Güvenlik Konferansları’nın açılışını yaptı: Güçlü olmak dışında bir seçeneğimiz yok

10 Haziran 2026

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün Beştepe’de Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni’nde özetle şu açıklamaları yaptı:

“Devlet yönetiminde milli irade ve sivil siyaset merkezli gerçekleşen sessiz devrimin sembollerinden biri Milli Güvenlik Kurulumuzun (MGK) görev, yapı, işleyiş ve konumunda yaşanan değişimdir. Yasal ve Anayasal düzenlemeler, Kurulun ve Genel Sekreterliğimizin asli misyonlarını daha etkin, daha verimli ve demokratik standartlara uygun bir zeminde ifa etmelerini mümkün hale getirmiştir. Bir zamanlar eğitim kurumlarında okutulacak yabancı dillerin tespitinde, sinema ve müzik eserlerinin denetimine geniş bir alanda mesaiyi harcamak zorunda kalan Genel Sekreterliğimiz artık bu yüklerinden kurtulmuştur. Genel Sekreterliğimizin dikkatini ve enerjisini dağıtan bu işlerden kurtulup asli görevlerine odaklanmasını sadece Türk demokrasisi açısından değil, Türkiye’nin ulusal güvenlik bakımından çok kıymetli buluyorum.

KÜLLERİMİZDEN DOĞDUK

Milletçe stratejik önemi yüksek ve zorlu bir coğrafyada asırlardır varlık gösteriyoruz. Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen 16 devletimizin 2 bin 200 yılı aşkın bir mazisi var. Türkiye Cumhuriyeti bizim bu topraklarda kurduğumuz ilk değil, en son devletimizdir. Kurduğumuz devletlerin adları ve yöneticileri zamanla değişmekle birlikte ebed müddet vasfı her zaman baki kalmıştır. Nice ihanetlere maruz kaldık. Nice badirelerden geçtik. Ama her defasında anka kuşu gibi küllerimizden yeniden doğduk.

CAM TAVANI PARÇALADIK

Özellikle 15 Temmuz ihaneti sonrası devreye aldığımız terörü kaynağında yok etme stratejisiyle içeride ve dışarıda kritik başarılara imza attık. Bu sayede bir taraftan tüm terör örgütlerine karşı çok yönlü bir mücadele yürütürken, diğer taraftan da sınır ötesi harekâtlarla ülkemizin güney sınırları boyunca bir güvenlik hattı oluşturduk. Milli güvenliğimiz riske girdiğinde gözümüzün hiçbir şeyi görmeyeceğini böylece çok net biçimde ortaya koyduk. Irak ve Suriye harekâtlarımız ülkemizin tepesine yerleştirilen cam tavanı parçalayarak güvenlik paradigmamızda yeni bir dönemi başlatmıştır.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE

 Bugün kendi önceliklerimiz ve yöntemlerimizle yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizin de Körfez bölgesinden Kuzey Afrika’ya ve Doğu Akdeniz’e uzanan kararlı adımlarımızın da gerisinde işte bu artan özgüven, cesaret, planlama ve bağımsız hareket edebilme kabiliyeti vardır. Terörsüz Türkiye süreci bir güvenlik politikasının ötesinde ülkemizin yeni yüzyılına ilişkin stratejik bir devlet vizyonunun adıdır. İnşallah süreç hedeflerimizle uyumlu bir şekilde başarıya ulaştığında iç cephemizi güçlendirmekle kalmayacak; Türkiye’nin güvenliğini tahkim edecek, milletimizin önünde yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır.

Yazının Devamını Oku