7 Nisan’da yüksek ateş ve tansiyon düşüklüğü nedeniyle hastaneye başvuran İbrahim Tatlıses, safra kesesi iltihabı tanısıyla yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı.
Tatlıses’i ameliyat günü ailesi ve dostları yalnız bırakmadı. Yoğun bakım sürecinde babasıyla arasındaki buzlar eriyen Dilan Çıtak, hastane girişinde görüntülendi.
Ünlü şarkıcı “Ben de yeni öğrendim, sanırım sağlık durumu iyi. Net bir bilgim yok. İçeri girip öğreneceğim” dedi. Yasemin Şefkatli de kayınbabası İbrahim Tatlıses için hastaneye geldi.
Oyuncu, doktorundan izin alarak dışarı çıktığını, alışveriş sonrası hastaneye döneceğini söyledi:
“10 gündür hastanedeydim, ilk defa dışarı çıktım. Damar yolum açık şu an. 1 saat izin alabildim. Dönünce antibiyotik içeceğim. Pazartesi gününe kadar hastanedeyim.”
Sosyal medyada duygusal paylaşımlar yapan Aslı Bekiroğlu, “Zor bir süreçten geçiyorum. Köpeklerimi de özledim” diye konuştu.
NEREDEN GİRDİM BU SEKTÖRE!
Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti soruşturmasında tutuklanan Aleyna Kalaycıoğlu, cezaevine girmeden önce Irmak Arıcı’nın TRT Müzik’te ekrana gelen “Dünden Bugüne” adlı programına konuk oldu. Şarkıcı, henüz yayınlanmayan o bölümün çekimi öncesinde, basın mensuplarına yaptığı açıklamada müzik sektöründe tutunmaya çalıştığını anlattı:
“Çabalıyoruz. Sektör zor. Arada bir pişmanlık duyuyorum, ‘Nereden girdim?’ diyorum. Sahneye çıkınca, ‘İyi ki yapmışım’ diyorum bu defa. Günü gelince emeklerimizin karşılığını alacağız. Geçen gün iki-üç şarkı cover’ladım, TikTok’a attım. Yürümeyen video oldular. Böyle zamanlarda karamsarlığa düşüyorsunuz. Psikolojik olarak zor.”
HAYATIMDAN ÇOK KİŞİ TEMİZLEDİM
Irmak Arıcı, Kalaycıoğlu için “Aleyna’yı tanıdığımdan beri çevresini temizlemiş durumda. Bu onu daha güçlü bir kadın yaptı. Bu meslekte etrafımızda değişiklik insanlar olabiliyor” dedi. Kalaycıoğlu da “Çok kişi temizledim. Verdiğim desteği karşı taraftan göremeyince, ‘Niye yapıyorum?’ diyorum. Gerçek yüzler ortaya çıkıyor” diye konuştu.
Soytürk, “Arkadaşımın doğum günü için geldim, güzel bir akşam geçirdik. Şimdi de eve geçiyorum” dedi.
Soytürk’ün şoförlü aracı dikkat çekti. Oyuncu, muhabirlerin “Yeni aracınız hayırlı olsun” sözlerine teşekkür ederek karşılık verdi.
Öte yandan Soytürk’ün BMW marka elektrikli aracının yaklaşık 6 milyon TL değerinde olduğu öğrenilirken, plakasında soyadının ilk üç harfi olan “SOY”u tercih etmesi de dikkat çekti.
Kadrosunda Demet Akbağ, Salih Bademci, Burak Dakak ve Hazal Subaşı’nın yer aldığı “Aydınlıkevler” ekibi, 4 yıllık yolculuğa dair duygu ve düşüncelerini paylaştı.
Demet Akbağ, “140. oyunumuz ve 4. yılımızı doldurduk. 4 yıldır kapalı gişe oynayan oyunumuza ilgi gösteren seyircimize sizler aracılığıyla bir kez daha çok teşekkür ediyoruz. Oyunumuza 3-4 kez gelen seyirci duydum. Seyirci ilgi gösterdiği sürece biz oyunumuza devam edeceğiz” dedi.
YILMAZ ERDOĞAN DA SAHNEDE
Kalben, yeni albümü “Kayıp Aşıklar Ülkesi” hakkında şunları söyledi:
“Sözü müziği bana ait olan 13 şarkıdan oluşuyor. Birçok yelpazede geniş bir prodüktör ailesi var. 10 yıldır biriktirdiğim ailem ile 10. yıl albümümü yaptım. Çok uzun zamandır turnede ve yoldayım. Keyif aldığım işten bir ekonomi var edebildiğim için, yolda olduğum için, müziğimi taşıyabildiğim için dünyanın her yerine kendimi şanslı hissediyorum. Bu ülkenin güzel insanlarından ilham alarak yaptığımız bir albüm. Bu ülkeye ve güzel insanlarına da armağan ettiğim bir albüm.”
LOKMA DAĞITTI
Kalben, hayranlarının kendisi için hazırladığı hediyeleri de biriktirdiğini ve onları evde bir köşede tuttuğunu söyledi.
Şarkıcı, müzik stüdyosunun önünde bulunan hayır lokması dağıtan araç hakkında ise “İyi haber almaya o kadar ihtiyacımız var ki. Hem albümümüz için hem de annem ve babam için lokma dağıttık. Onların da ruhuna değsin, bu lokmaları onlar için de döktürdük” dedi.
Gazetecilerin diğer sorularına yanıt vermek istemeyen Burcu Biricik, “Bugün bana müsaade edin. Konuşmak istemiyorum. Zaten yakın zamanda konuşmuştuk, konuşacak bir şeyim de yok” ifadelerini kullandı.
Oyuncu daha sonra bir suşi dükkânına girerek yiyecek bir şeyler aldı. Birick yiyecekleri paket yaptırdıktan sonra oradan ayrıldı.
Ünlü yapımcı Erol Köse’nin hayatını kaybetmesinin ardından sanat dünyasında alışılmışın dışında bir tablo ortaya çıktı. Vefatlardan sonra genellikle birlik ve taziye mesajları öne çıkarken, Köse’nin ardından gelen yorumlar ikiye bölündü. Bazı sanatçılar ve sektör temsilcileri “Ölünün arkasından helallik verilir” diyerek daha yumuşak bir dil benimserken, bazı isimler ise açıkça haklarını helal etmediklerini belirterek sert ifadeler kullandı. Bu tepkilerin arka planında ise Köse’nin müzik sektöründeki tartışmalı geçmişi gösteriliyor.
1990 ve 2000’lerin başında yapımcılık kariyeriyle Türk pop müziğine yön veren isimlerden biri olan Köse, bir yandan birçok sanatçıyı sektöre kazandırıp yükseltmesiyle öne çıkarken, diğer yandan bazı isimlerin önünü kestiği ve ambargo uyguladığı iddialarıyla gündeme geldi.
AMBARGO KOYDU İDDİASI
Özellikle 2001 yılında Hakan Uzan’dan boşanan Yeşim Salkım ve onun çevresindeki sanatçılara yönelik uygulanan engellemeler, konser iptalleri ve albüm dağıtımlarının durdurulması, bugünkü nefret dalgasının en büyük sebeplerinden biri olarak gösterildi. Kral TV Müzik Ödülleri’nde dağıtılan ödüllerin manipüle edildiği ve haksız bir rekabet ortamı yaratıldığı öne sürülüyordu. Sektördeki bazı isimler, yapılan anlaşmalar sonrası haklarını alamadıklarını ve uzun süre bağlayıcı sözleşmeler nedeniyle mağdur olduklarını dile getirdi. Erol Köse’nin sert üslubu ve sık sık gündem olan çıkışlarının da bu gerilimleri derinleştirdiği belirtiliyor. Öte yandan farklı bir kesim ise Erol Köse’nin müzik endüstrisine büyük katkılar sağladığını savunuyor. Seveni kadar eleştireni de olan yapımcının ardından gelen bu sert ve zıt yorumlar, sanat dünyasında nadir görülen bir ayrışmayı gözler önüne sererken, yapımcının sektörde bıraktığı etkinin ne kadar güçlü ve tartışmalı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
DÖNEMİN EN GÜÇLÜ YAPIMCISIYDI
1965’te Elazığ’da doğan Erol Köse, 1982’de girdiği ÖSS’de Türkiye ikincisi oldu ve Ankara’da Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okumaya başladı. Köse, 1986’da Komedi Dans Üçlüsü’nü kurdu. Grup, sekiz yıl aktif olduktan sonra dağıldı. Köse, Deniz Arcak’ın kendisi için albüm yapmasını istemesiyle 1992’de Erol Köse Prodüksiyon’u kurarak yapımcılık kariyerine başladı. İstediği yükselişi 1996’da Ayna grubunun ilk albümü ‘Ceylan’ı çıkardığında yaşadı. Yapımcı, 1996’da Yeşim Salkım’ın o dönemki eşi Hakan Uzan’ın şirketine yüzde 51 payla ortak oldu. Bu ortaklıkta Nez’in albümü ortaya çıktı. 2002’de milletvekilliğine aday gösterildi ama kazanamadı. Uzan Medya ile ortaklığı 2003’te sona erdi. Atilla Taş, Nihat Doğan, Kutsi gibi şarkıcıların ilk albümlerini yaptı.