İsmail Sarı

‘Sessiz katil’ pankreas kanseri alarm veriyor! 24 yaş altı kadınlarda yüzde 200 arttı! Türkiye’de durum nasıl?

29 Şubat 2024

Çağımızın en önde gelen sağlık sorunlarından biri kanser! Çaresizlik ve belirsizlik içeren, panik ve karışıklık yaratan, ciddi ve kronik bir hastalık olarak biliniyor.

Sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hareketsizlik, zararlı alışkanlıklar ve stres başta olmak üzere kansere davetiye çıkaran pek çok etken bulunuyor. Bazı kanser türleri ise çok hızlı yayılıyor. Onlardan biri de pankreas kanseri…

İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre 1990 yılından beri 0-24 yaş arası kadınlarda pankreas kanseri sayısı yüzde 200 artarken, 25-49 yaş arası kadınlarda yüzde 34’lük artış olduğu açıklandı. 0-24 yaş arası erkeklerde benzer bir artış görülmezken 25-49 yaş arası erkeklerde nüfusun geneline oranla yüzde 17'lik artış olduğunun altı çizildi.

Hafif semptomları nedeniyle ‘sessiz katil’ olarak adlandırılan pankreas kanseri, her yıl yaklaşık 10 bin İngiliz’in hayatını kaybetmesine de neden oluyor.

Yazının Devamını Oku

Kolesterole ve kalbe iyi geliyor: Atlantik diyeti ile tanışın... 'Akdeniz diyetini tahtından edebilir'

27 Şubat 2024

İspanya’da Santiago de Compostela Üniversitesi'nden bilim insanlarının yaptıkları araştırmada, 231 ailenin beslenme alışkanlıkları incelendi. 574 kişinin katıldığı çalışmada 121 aile Atlantik diyetiyle beslenirken, 110 aile ise gündelik yeme alışkanlıklarını sürdürdü.

Araştırmanın başlangıcında ve altı ay sonra katılımcıların beslenme biçimi, fiziksel aktivitesi, ilaç kullanımı ve diğer değişkenlere ilişkin veriler toplandı. Ayrıca bilim insanları katılımcıların bel çevresini, trigliserit (kanda yer alan bir tür yağ) seviyelerini, HDL kolesterol seviyelerini, kan basıncını ve açlık şekeri seviyelerini de ölçtü.

Sonuç olarak bilim insanları, Atlantik diyetinin yüksek tansiyon, yüksek trigliserit seviyeleri veya yüksek açlık şekeri düzeylerinde önemli etki yaratmadığını fakat bel çevresi ölçümlerini iyileştirdiğini, özellikle HDL kolesterol seviyesini düzelttiğini aktardı. HDL ise atardamarlarda fazla plak oluşumuna yol açan kolesterolü vücuttan uzaklaştırdığı için halk arasında iyi kolesterol olarak biliniyor.

KOLESTEROLE YARDIMCI VE GÖBEKTEKİ YAĞLANMAYI ORTADAN KALDIRIYOR

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Diyetisyen Berna Arslan, “Ortaya çıkan sonuçlara bakıldığında şunu net bir şekilde söyleyebiliriz ki, Atlantik diyeti kolesterole yardımcı oluyor ve göbekteki yağlanmayı ortadan kaldırabiliyor” dedi.

Yazının Devamını Oku

Araştırma sonuçları korkuttu: Akdeniz Bölgesi'nde ‘tropik geceler’ artıyor! Türkiye’nin büyük bir bölümünü de etkileyebilir…

26 Şubat 2024

Minimum sıcaklığın 20 dereceyi aştığı geceler, ‘tropik/tropikal gece’ ya da ‘tropikal gün’ olarak tanımlanıyor. Bu durum ülkemizde daha çok yaz aylarında yaşanırken artık sonbaharda da görülmeye başladı.

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı ile Ege Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ecmel Erlat yaptıkları araştırmada tropikal gecelerdeki bu değişimlere odaklandı.

1950 ile 2022 yılları arasındaki süreci inceledikleri çalışmalarında, Akdeniz’de yaşanan tropikal gecelerin ortalama sayısının yüzde 93 oranında arttığını buldular. Bu, her yıl ortalama 18 gün daha fazla tropikal gece yaşandığı anlamına geliyor.

Araştırmada tropikal gecelerin başlangıç tarihlerinin ortalama 10 gün erkene geldiği ve bitiş tarihlerinin 12 gün daha geçe kaydığı vurgulanırken, bu artışın tüm Akdeniz havzasında gözlenmekle birlikte, kıyı şeritlerinde ve kentsel alanlarda daha belirgin olduğunun altı çizildi.

Ayrıca çalışmada kullanılan tropikal gece indeksleri, tropikal gecelerin sıklığının yanı sıra şiddetinin de arttığını ortaya koyuyor. İndekslere göre, tropikal gecelerde kaydedilen en yüksek sıcaklıklarda ve tropikal gecelerin süresinde de ciddi bir artış yaşanıyor.

Yazının Devamını Oku

Lezzetli ve çıtır çıtır... Böreklerin peşinde yola çıkılacak adresler | 7 ŞEHİR 7 ÖNERİ

24 Şubat 2024

Türk yemek kültüründe börek çeşitlerinin ayrı bir yeri var. Kıymalısı, peynirlisi, ıspanaklısı veya patateslisiyle her öğünde sevilerek tüketiliyor.

Özellikle Ramazan ayında sahurlarda olmazsa olmaz yiyecek genelde börek oluyor. Börek sadece ülkemizde değil dünya mutfağında da çok önemli bir yerde duruyor. Öyle ki her yıl 20 Mart’ta Dünya Börek Günü kutlanıyor.
 
Biz de bu hafta gezgin ve seyahat yazarları Nurgül Büyükkalay, Didem Mutçalıoğlu, Özlem Köseoğlu, Bahar Gündoğdu ve Erdoğan Gümüş’e ‘Böreklerin peşinde yola çıkılacak adresler hangileri?’ diye sorduk.

Hem 7 şehirden birbirinden lezzetli 7 böreği önerdiler hem de bu şehirlerde gezilecek yerler konusunda önerilerde bulundular.

Yazının Devamını Oku

2024'te dikkat edilmesi gereken 5 dolandırıcılık yöntemi! Türkiye’de saldırılar yüzde 47 arttı... ‘Kişisel bilgiler dışında yüzünüz ve sesiniz de çalınabilir’

22 Şubat 2024

Teknoloji hızla gelişirken, dolandırıcılar da sürekli olarak yeni yöntemler geliştiriyor. Özellikle akıllı telefon kullanımının gün geçtikçe artması, internet sitelerinin çoğalması ve bazı popüler uygulamalarda milyonlarca kullanıcı olması siber korsanları daha da kurnazlaştırıyor. Bu durum ciddi güvenlik sorunlarını da beraberinde getiriyor.

‘SİBER SALDIRILAR 2023’TE DÜNYA GENELİNDE YÜZDE 30 TÜRKİYE’DE İSE 47 ARTTI’
Son yıllarda siber saldırılarda önemli bir artış gözlemlendiğini söyleyen Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı ve Bilişim Teknolojileri Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, “Elimizde kesin veriler olmasa da çıkan haberler ve siber güvenlik firmalarının raporları bu artışı teyit ediyor. Bazı kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre, 2023'te bir önceki yıla göre yüzde 30’luk artış olduğunu söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.

Türkiye'de de 2023 yılında siber güvenlik alanında kaydedilen önemli veriler bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kırık, “Bazı araştırmalara göre Türkiye'de 2023 yılının üçüncü çeyreğinde tespit edilen oltalama saldırıları, önceki çeyreğe kıyasla yüzde 20 arttı. 2022 yılının aynı dönemine göre ise bu saldırılar yüzde 47 oranında artış gösteriyor. Ayrıca ülkemiz 2023’te endüstriyel kontrol sistemlerine (ICS bilgisayarları) yönelik en fazla saldırı tespit edilen ülkeler arasında yer aldı” dedi.

Yazının Devamını Oku

Kira ödemeleri incelemede! Bildirimde bulunmayan kiracı da suçlu mu? Zamanla kiralar düşer mi? 'Gelirin 33 bin liralık kısmı istisna kapsamında ama…'

21 Şubat 2024

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in kira gelirini beyan etmeyen veya kira geliri elde etme potansiyeline sahip konutlar için çalışmalar olduğunu açıklamasının ardından, vergi dairesinden ilgili kişilere tebligatlar gitmeye başladı. 

Şu ana kadar yapılan çalışmalarda yaklaşık 4,5 milyon konutun analiz edildiği ve kiralık olarak kullanıldığı belirlenen adreslerde fiili tespitler yapılmaya başladığı bildirildi. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü; Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü verileri ile TÜİK istatistiklerinden de faydalanılarak potansiyel kiracılara ait adreslerin tespitine devam ediyor.

Bu kapsamda pek çok kiracıya vergi dairesi tarafından bir görüşme yapılması için tebligatlar gönderildi. Gönderilen yazıda ‘kira ödemesi ile ilgili olarak görüşülmek istendiği’ belirtildi. Kiracılardan görüşmeye gelmeden önce kira sözleşmesi, banka ödeme dekontu, mevcut ise emlakçı bilgileri istendi.

En son Gelir İdaresi Başkanlığı sosyal medya hesabından yaptığı duyuruda ise görüşme mektubu bırakılan kiracıların kira ödemelerine ilişkin bildirimlerini vergi dairesine gitmeden Dijital Vergi Dairesi sitesinde yer alan ‘Kira Bildirim Formu’nu doldurarak da yapabileceği açıklandı.

‘BU UYGULAMA SAYESİNDE ZAMANLA KİRA FİYATLARINDA KONTROL MEKANİZMASI DEVREYE GİRECEKTİR’

Yazının Devamını Oku

'Bekâra kiralık ev yok' diyen ev sahibine ceza! Böyle bir durumla karşılaşanlar hangi adımları izlemeli? 'Bu iddianın kanıtlanması en zor kısım olarak görülüyor ama...'

20 Şubat 2024

Bir ev kiralamak için emlak sitelerine giriş yapan ya da mülk sahipleriyle görüşenler, bazı koşullarla karşı karşıya kalabiliyor.

Örneğin ev sahipleri, kiraya verecekleri evi bekâra ya da öğrencilere vermek istemediklerini açık bir şekilde belli ediyor. Hatta bu durum emlakçılar tarafından da dillendirilebiliyor. 

Geçtiğimiz günlerde Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, bekâra ev kiralamak istemeyen bir ev sahibine, ‘ayrımcılık yasağını’ ihlal ettiği gerekçesiyle 5.958 lira idari para cezası verdi.

TİHEK'in kararında herkesin kanunlar önünde eşit olduğu ve Anayasa'nın 10'uncu maddesinde, “Herkes; dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir” hükmünün yer aldığı anlatıldı.

‘BU DAVRANIŞ KİŞİYE, BİNAYA VE İLÇEYE GÖRE DEĞİŞİKLİK GÖSTERİYOR’

Bunun Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'nun verdiği ilk karar olmadığını söyleyen İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Nizameddin Aşa, “Daha önce de buna benzer iki ya da üç karar alındı. Ancak çok fazla gündemde yer almadı. İşin ucunda para cezası olması bu davranışı git gide daha da azaltacaktır” dedi.

Yazının Devamını Oku

Siber korsanların yeni yöntemi: Şeytani ikiz saldırısı! Wi-Fi ağlarını hedef alıyorlar… ‘Bir kafe ya da restoranda farkında olmadan kâbusu yaşamak mümkün’

19 Şubat 2024

Alışveriş merkezlerinden kafelere, otellerden turistik meydanlara kadar artık birçok yerde Wi-Fi hizmeti sunuluyor.

Bu durum, iletişimi ve erişimi kolaylaştıran olumlu bir gelişme olarak kabul edilse de halka açık Wi-Fi ağlarına bağlanmanın mutlu ettiği bir kesim daha var: Siber korsanlar!

Avrupa Birliği tarafından düzenli olarak yapılan araştırmalarda, şifrelenmiş ya da şifrelenmemiş Wi-Fi ağlarındaki yetersiz önlemlerin kötü amaçlı yazılımların daha kolay yayılmasına neden olduğu ortaya konuyor.

Uzmanlar son zamanlarda Wi-Fi ağlarında ‘evil twin attack’ veya Türkçe adıyla ‘şeytani ikiz saldırısı’ riskinin arttığını söylüyor.

Yazının Devamını Oku

Vitrin hastalığına dikkat! Yürüyünce ortaya çıkıyor… ‘Kalp krizi ve felce neden oluyor’

19 Şubat 2024
Spor yaparken veya yolda yürürken ayaklarınızda ya da baldırlarınızda ağrı hissediyorsanız periferik damar hastalığınız olabilir. Genellikle vitrin önlerinde mola vererek ağrının geçmesinin beklenmesi nedeniyle halk arasında ‘vitrin hastalığı’ olarak bilinen bu sorunu yaşayanların sayısı her geçen gün artıyor. Peki periferik damar hastalığı neden oluşuyor? Hangi sağlık sorunlarını ortaya çıkarıyor? Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Aydın Yıldırım, hurriyet.com.tr’ye anlattı.
Yazının Devamını Oku

Araştırma sonucu korkuttu! Erkeklerde meme büyümesi öldürüyor! En çok hangi yaş grubunu etkiliyor? ‘Ülkemizde görülme sıklığı artıyor’

17 Şubat 2024
Sağlıksız beslenme alışkanlıklarından tutun da hareketsizliğe kadar günümüzde birçok hatalı davranış, erkeklerde meme büyüklüğü yani jinekomasti sorununa neden oluyor. Kişinin hem sağlığına hem de özgüvenine zarar veren bu hastalık, artık yaşamı da tehdit ediyor. Yapılan yeni bir araştırmada jinekomastisi olan erkeklerin olmayanlara göre yüzde 37 daha fazla erken ölme riski taşıdıkları ortaya çıktı. Peki jinekomasti nasıl oluyor da ölüme neden oluyor? Hastalıktan korunmak için nelere dikkat etmek gerekiyor? Op. Dr. Atilla Adnan Eyüboğlu ile mercek altına aldık.
Yazının Devamını Oku

Ev sahipleri ile kiracılar arasında 'uyarlama davası' dönemi! Zaman kriteri bulunmuyor... ‘Bir-iki yıllık kiracı için rakamın yeniden belirlenmesi isteniyor’

16 Şubat 2024

Konut kiralarında yüzde 25 artışı yeterli bulmayan pek çok ev sahibi, çözümü bedelin yeniden belirlenmesi için açılan ‘kira tespit’ davasında arıyor. Ancak tespit davaları beş yılı dolduran kiracılara açılabiliyor ve mahkeme süreci de oldukça uzun sürüyor.

Bu durum ev sahiplerini kiranın güncel piyasa fiyatlarına göre ayarlanması için ‘kira uyarlama’ davalarına yönlendirdi. Son zamanlarda mahkemelerde kira tespitten çok kira uyarlama davalarında artış olduğu görülüyor.

‘BİR-İKİ YILLIK KİRACI İÇİN RAKAMIN YENİDEN BELİRLENMESİ İSTENİYOR’

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Gayrimenkul Hukukçusu Ümit Yasin Kısa, “Yasal artış oranının uygulanması sonrasında kira bedelinin rayiç bedelden daha düşük kalması, bazı ev sahiplerini yeni çözüm arayışına itti" dedi ve ekledi:

"Kira tespit davalarındaki beş yıl şartını aşmanın yolunu arayanlar, beş yıllık kiracı olma şartı bulunmayan uyarlama davalarına yöneldi. Bu konuda ciddi bir talep bulunuyor. Örneğin ev sahibi bir-iki yıllık kiracısı için rakamın yeniden belirlenmesini istiyor."‘OLAĞANÜSTÜ BİR NEDENE DAYANMASI GEREKİYOR’

Uyarlama davasının Türk Borçlar Kanunu’nun 138’inci maddesinde ‘aşırı ifa güçlüğü’ başlığıyla tanımlandığını ve şartlarının belirlendiğini söyleyen Kısa, “Buna göre sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olgular değerlendirilir” dedi.

Henüz bu konuda kiraya verenler lehine yüksek mahkeme içtihadı gelişmediğinin altını çizen Kısa,

Yazının Devamını Oku

Sosyal medyada 'evde estetik' çılgınlığı bitmiyor… Yeni trend: Tavşan dudak! ‘Hiç akla yatkın değil, dudağı koparabilir’

16 Şubat 2024
Sosyal medyada yeni bir akım başladı: Tavşan dudak! Evde denenen bu uygulamada, dudak üstüne yapıştırıcı uygulayıp, dudak dışarıya döndürülüyor ve dudak-burun mesafesi kısaltılmış gibi gösteriliyor. Gençler arasında bu işlemi yapanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Peki tavşan dudak ne gibi zararlara neden oluyor? Op. Dr. Ebru Şen ile mercek altına aldık.
Yazının Devamını Oku

Avrupa'da amalgam dolgu neden yasaklandı? Türkiye’de kullanımı azaldı ama sürüyor... Sağlığa ne gibi zararları bulunuyor?

15 Şubat 2024

Amalgam dolgu, çürük nedeniyle oluşan boşlukları doldurmak için kullanılan en yaygın malzemelerden biri. Gümüş görünümlü olduğu için ‘gümüş dolgu’ olarak da bilinen bu uygulamanın hem estetik görünümü bozması hem de cıva içermesinden dolayı yasaklanması uzun bir süredir gündemdeydi.Geçtiğimiz günlerde Avrupa Parlamentosu (AP), cıva kullanımını azaltacak yeni kurallar konusunda üye ülkelerle gerçekleştirilen müzakerelerde anlaşma sağlandığını açıkladı. Halkı ve çevreyi korumak için hazırlanan yeni kurallara göre, AB ülkelerinde 1 Ocak 2025'ten itibaren amalgam dolgu yasaklanacak. Bu dolgu sadece hastanın özel tıbbi ihtiyaçlarına dayalı olarak diş hekimi tarafından ‘kullanılması şart’ olması koşuluyla uygulanabilecek. Sağlık sistemlerini geri ödemelerde amalgam dolgunun alternatiflerini kapsayacak şekilde güncellememiş olan ülkeler ise yeni uygulamayı 30 Haziran 2026'ya kadar erteleyebilecek.İçinde cıva bulunan ve sağlığa zararlı olan amalgam dolguyu ülkemizde diş hekimlerinin yüzde 60-65'i hâlâ kullanıyor. Peki Türkiye’de de benzer bir adım atılmalı mı? Amalgam dolgunun sağlığa zararları neler? Bunun gibi pek çok soruya Diş Hekimi Lütfi Murat Mercan ile cevap aradık.‘BU KARAR DİŞ HEKİMLİĞİ UYGULAMALARINDA BİR DÖNÜM NOKTASI’

Amalgam dolguların yasaklanmasının diş hekimliği uygulamalarında dönüm noktası olduğunu söyleyen Diş Hekimi Lütfi Murat Mercan, “Amalgam uzun ömürlü olmasından dolayı yıllardır kullanılan bir dolgu malzemesi. Ancak cıva içermesi sebebiyle sağlık ve çevre üzerindeki potansiyel etkileri nedeniyle yıllarca tartışmalara konu oldu. Bu yasaklama sağlık açısından daha az riskli dolgu malzemelerine geçişi teşvik ederken, çevre için daha sürdürülebilir ürünlerin kullanılmasının önünü açacaktır” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’DE HÂLÂ KULLANILIYOR!

Dünya genelinde amalgam dolgu kullanımının yaygın olduğuna ama son yıllarda azaldığına değinen Mercan, “Türkiye'de ise hâlâ kullanılıyor. Fakat sayısı 10-15 yıl öncesine göre daha az…” dedi.

Türkiye'de de benzer bir adımın atılmasının hem halk sağlığını koruma hem de çevresel sürdürülebilirliği artırma açısından olumlu bir gelişme olacağını söyleyen Mercan, “Türkiye’de de diş hekimliği uygulamaları ve malzeme kullanımı; güncel düzenlemeler, standartlar, uluslararası uygulamalar ve sağlık önerileri doğrultusunda gözden geçiriliyor” dedi ve ekledi:

“Bu nedenle amalgamın potansiyel sağlık ve çevresel riskleri göz önünde bulundurularak, alternatif dolgu malzemelerine geçiş konusunda bilinçlendirme ve teşvik edici politikaların oluşturulması gerekiyor.”

Yazının Devamını Oku

Antalya dün gece sele teslim oldu! Sağanak neden bu kadar kuvvetli yağdı? 'Kıyamet günü gibiydi...'

13 Şubat 2024

Antalya’da dün akşam saatlerinden itibaren etkisini göstermeye başlayan şiddetli fırtına, sabaha karşı sağanak yağmura döndü. Meteoroloji 4’ncü Bölge Müdürlüğü'nün 'turuncu kod' (hava durumunun tehlikeli olduğu anlamına geliyor) uyarısı verdiği şehirde, birçok noktada su baskınları meydana geldi. 

Park halindeki araçlar yollarda sürüklenirken, birçok evi de su bastı. Alt geçitlerde su seviyesi yükselirken, çok sayıda aracın mahsur kalması sonucu alt geçitler trafiğe kapatıldı. Antalya'daki vatandaşlar kuvvetli yağış ve selin görüntülerini “Durum çok ciddi, bu bir doğal afet” gibi pek çok mesajla sosyal medyada paylaştı.
'KIYAMET KOPUYOR SANIRDINIZ'

Uzun süredir Antalya’da yaşayan Hürriyet Seyahat gezgin yazarı Nurgül Büyükkalay’a dün gece yaşanan kuvvetli yağmuru sorduğumuzda, “AFAD’tan uyarı mesajı gelmişti, ben de her zamanki gibi Antalya yağmuru olur diye düşündüm. Böyle bir felaket olacağından habersiz, yağmura hasret kaldık diye yağacağına da sevinmiştim. Ancak kıyamet günü gibi bir gece yaşadık” dedi. Büyükkalay, şöyle devam etti:

Yazının Devamını Oku

Şimdi tam zamanı: Kışın en çok yakıştığı tabiat parkları | 10 ŞEHİR 10 ADRES

10 Şubat 2024

Tabiat parkları; şehrin kargaşasından kaçmak, biraz enerji toplamak ve doğayla baş başa kalmak için en ideal dinlence noktaları… Özellikle çocuklu ailelerin çok sık tercih ettiği bu alanlar ziyaretçilerine pek çok seçenek sunuyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü verilerine göre, ülkemizde 200’den fazla tabiat parkı bulunuyor. Bu tabiat parklarından bazıları ise belli kriterleri karşıladığında ‘milli park’ statüsü kazanıyor.

Geçtiğimiz günlerde Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Denizli'nin Çivril ilçesi ile Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesi sınırları içinde bulunan 14 bin 692 hektar büyüklüğündeki Akdağ Tabiat Parkı, Cumhurbaşkanlığı kararıyla ‘milli park’ ilân edildi. Böylece Akdağ Tabiat Parkı, Türkiye'nin Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne bağlı 49'uncu milli parkı oldu.

Biz de bu haber üzerine gezgin ve seyahat yazarları Nurgül Büyükkalay, Didem Mutçalıoğlu, Özlem Köseoğlu ve Erdoğan Gümüş’e ‘Kışın en çok yakıştığı ve milli park olmaya aday tabiat parkları hangileri?’ diye sorduk.

İşte 10 şehirden keşfedilmeyi bekleyen 10 tabiat parkı...

Şehrin nefes alanı: Polonezköy Tabiat Parkı / İSTANBUL

İstanbul’un nefes alanlarından biri olan Polonezköy Tabiat Parkı, hafta sonları şehrin griliğinden sıkılanları kuş sesleri eşliğinde huzura davet ediyor.

Yazının Devamını Oku

Hangi tür tencere ve tavayla yemek pişirmek sağlıklı? Bazısı kanser yapıyor ve kadınlarda düşük riskini artırıyor!

9 Şubat 2024

Lezzetli yemek yapmanın en önemli püf noktası, kullanılan malzemelerin tazeliği ve kalitesi… Ancak tencere ve tava seçiminin de lezzeti doğrudan etkilediği yadsınamaz bir gerçek. Üstelik sadece lezzet de değil! Bazı tencere ve tavaların üretildikleri malzemelerin sağlığa etkileri bulunuyor.

Uzmanlar özellikle internet ortamında, belli bir markayı temsil etmeyen ve düşük fiyatla satışa sunulan tencere ve tavalardan uzak durulması konusunda sıklıkla uyarıyor. Çünkü bu ürünlerin bir kısmı, sağlığa olumsuz etkisi bulunan malzemelerden üretiliyor.

TEFLONDAKİ MADDELERİN KANSER YAPTIĞINA DAİR ARAŞTIRMALAR BULUNUYOR

ABD'nin ve dünyanın önde gelen sağlık kuruluşlarından biri olan Cleveland Clinic'te görevli olan diyetisyen Julia Zumpano, "Cam ya da paslanmaz çelik tava ve tencere kullanmak sağlık için en doğru tercih. Uzak durulması gereken ise teflon tava ve tencereler... Çünkü bu ürünlerdeki kimyasallar çok tehlikeli ve kanser yaptığına dair pek çok araştırma bulunuyor” dedi.

Yazının Devamını Oku

Beklenen kar neden bir türlü gelmiyor? Hangi bölgelerde yağış görülebilir? ‘Deniz suyu sıcaklığının 6-7 derecelere kadar inmesi gerekiyor çünkü…’

8 Şubat 2024

Bu yıl Avrupa'da soğuk hava ve kuvvetli yağışlara neden olan Sibirya yüksek basıncı, kıtada hava sıcaklıklarında önemli düşüşe yol açtı. Özellikle Balkanlar ve Orta Avrupa'da etkili kar yağışları görüldü. Ancak kapımıza kadar gelen kar, ülkemizde özellikle de İstanbul'da beklendiği gibi yağmadı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, bu hafta da yurdun büyük bir bölümünün parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

Peki neden kar ülkemizde tam anlamıyla etkili olmuyor?‘KAR YAĞIŞI İÇİN METEOROLOJİK OLARAK SİSTEM OLUŞMUYOR’Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Deniz Demirhan, “Bir bölgeye kar yağması için o bölgede yer seviyesinde bir nem ve yukarı seviyede sıcaklık farkı oluşması lazım. Özetle soğuk bir havanın oluşması gerekiyor. Bu soğuk havanın oluşabilmesi için meteorolojik koşulların ve jet akımlarının İstanbul üzerine doğru gelmesi gerekli. Yönlenmemesinin sebebi de tamamen meteorolojik olarak sistemin oluşmaması…” ifadelerini kullandı. ISI ADASI KAR YAĞIŞININ OLUŞMAMASINDA ETKEN OLABİLİR Mİ?“Balkanlar’dan gelen soğuk havanın Karadeniz üzerindeki nemi de alıp İstanbul’da kar dönüşmesi gerekirdi. Ancak kar değil karla karışık yağmur gördük. Bunun nedenlerinden biri ısı adası etkisi olabilir” diyen İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Güven Özdemir, şöyle devam etti:-- Isı adası etkisiyle kentsel alanlardaki sıcaklıklar, uzak bölgelerdeki sıcaklıklardan 2 ila 5 derece daha yüksek oluyor. Isıyı emen binaların, yolların ve diğer yapıların eşit olmayan dağılımı nedeniyle bazı alanlar diğerlerinden daha sıcak olurken, diğer alanlar ağaçlar ve yeşillikler nedeniyle daha serin kalıyor. -- 1989’da İstanbul özelinde ısı adaları ile yaptığım çalışmada ilçe bazlı veriler elde etmiştim. Ancak bugüne bakıldığında betonlaşma, çarpık kentleşme, aşırı nüfus artışı yüzünden ısı adalarının kıyas kabul etmeyecek kadar arttığı görülüyor. Isı adalarının tüm şehri sardığını ve ısı adası sınırlarını birleştirerek devasa bir ısı adası oluşturduğunu söyleyebilirim.‘DENİZ SUYU SICAKLIĞI KAR ÜRETME OLASILIĞINI AZALTIYOR’Deniz suyu sıcaklıklarının okyanuslar ile denizlerde yüksek seyrettiğini ifade eden Dr. Özdemir, bu durumun kar oluşmasını engellediğini söyledi ve şu bilgilerin altını çizdi: -- Deniz suyu sıcaklıklarının geçmiş yıllara göre mevsim normallerinin üstünde olduğu görülüyor. Suyun sıcaklığının havaya göre azalma ve artma değişim etkisi nedeniyle de denize yakın bölgeler, denizden uzak bölgelere göre daha az kar alıyor. -- Suyun özgül ısısı yüksektir. Bu nedenle sıcaklık çok fazla değişmeden büyük miktarda ısıyı emer. Bu özellik, kıyıya yakın havanın sıcaklığını azaltarak donma noktasının altına düşme olasılığını ve kar üretme sıklığını azaltır. Buna karşılık denizden uzak ve yüksek kesimlerde ise aşırı sıcaklık düşüşlerine ve soğuk hava ile kar yağışlarına yol açar. Ayrıca kıyı bölgeleri, daha ılıman sıcaklık nedeniyle kar yerine yağmur ya da karla karışık yağmur alabilir. İstanbul'da kar yağışının olması için de deniz suyu sıcaklıklarının 6-7 derecelere kadar inmesi gerekiyor. Bugünlerde İstanbul'da deniz suyu sıcaklıkları 10-11 derecede seyrediyor. 

YURDUN HANGİ BÖLGELERİNDE KAR BEKLENİYOR?Ulusal Atmosferik Araştırma Merkezi’nin (NCAR) her yıl dünyadaki tüm bölgeler için tahminlerde bulunduğunun altını çizen Dr. Deniz Demirhan, “Ülkemiz özelinde 2023-2024 kışı için paylaşılan verilere bakıldığında şu ana kadar tahminlerin doğru olduğu görülüyor. Bu tahminler çerçevesinde Marmara Bölgesi'nde çok fazla kar yağışı olmayacağı üzerinde duruluyordu. Bu tahminin bugün doğru olduğunu görüyoruz. Sadece Marmara'nın güneydoğu ucunda fazla kar yağışı bekleniyordu. Bunu da Uludağ ve çevresinde yaşamış olduk. Verilere göre İstanbul'da kar yağışı beklenmiyor” dedi.NCAR’e göre yağışın beklendiği yerlere de değinen Dr. Demirhan, “Güneydoğu Marmara'nın uç kesimleri ile Batı ve Orta Karadeniz'de yağmur görülüyor. İstanbul'da yağışların daha az olması bekleniyor. Ege ve Akdeniz kıyılarının daha az yağış alma ihtimali bulunuyor. Kar yağışının ise Doğu Anadolu'nun kuzeyinde, Doğu Karadeniz'in iç kesiminde, Güneydoğu Anadolu’nun ise güneydoğu bölümünde ortalamaların üzerinde olması bekleniyor” ifadelerini kullandı.

Fotoğraflar: iStock

Yazının Devamını Oku

Kombi yakmamak tahliye nedeni olabilir mi? 15 derece sınırına dikkat! Diğer dairelerin maddi zararını karşılamak zorunda kalabilirsiniz...

7 Şubat 2024

Havaların soğuması, apartmanlarda 'kombi' krizini de beraberinde getirdi. Tasarruf amacıyla kombilerini düşük derecede çalıştıran ya da bazı odalardaki petekleri kapalı tutan kat malikleriyle ilgili tartışmalar, sosyal medyada ve mesaj gruplarında sık sık yaşanıyor. Bu nedenle davalık olan komşularla ilgili haberler de zaman zaman medyada karşımıza çıkıyor.

Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18’inci maddesinde bu konunun detaylı bir şekilde belirtildiğini söyleyen Ümit Yasin Kısa, "Kat malikleri, bağımsız bölümlerini, eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla karşılıklı olarak yükümlüdür” dedi.

“Bu kanundan hareketle kat malikleri komşuluk hukukuna riayet ederek, diğer komşularının zararına olacak hareketlerden kaçınmalıdır” diyen Kısa, “Bu durumda 'kötü niyetli' olarak kombisini yakmayan kişinin kurallara aykırı davrandığı söylenebilir. İlgili kişi Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvuru yapabilir” ifadelerini kullandı.

15 DERECE SINIR OLARAK GÖRÜLÜYORDış ortam sıcaklığının 10 derecenin altına düşmesi halinde, ısıtma sistemlerinin çalıştırılması yönünde karar olduğunu belirten Ümit Yasin Kısa, “Bu derece İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu tarafından 15 derece olarak belirlenmiş durumda… Mağdurlar, 15 derecenin altında yakan komşudan, zarara uğradığı şeklinde davacı olabilir" dedi.

Yazının Devamını Oku

Hepsi kartpostal gibi... Sadece pasaport ya da kimlik yeterli | Kışın en çok yakıştığı vizesiz 8 ülke

3 Şubat 2024

Söz konusu kış mevsimi olduğunda Türkiye'de yapılacak pek çok aktivite, büyüleyici manzaralar ve katılacak birçok etkinlik oluyor. Ancak kış aylarını daha da özel kılan kar, bu yıl bir türlü istenen seviyede yağmadı ama bizler karı dört gözle beklerken bazı ülkeler bu heyecanı çoktan yaşamaya başladı. Üstelik bu ülkelerin çoğu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından vize istemiyor.Biz de bu hafta kış tatili seçeneklerine yurt dışını eklemek isteyenler için gezgin ve seyahat yazarları Nurgül Büyükkalay, Didem Mutçalıoğlu, Özlem Köseoğlu ve Bahar Gündoğdu’ya ‘Kışın gidilecek en güzel vizesiz ülkeler hangileri?’ diye sorduk. Bazısına kimlikle bile girilebilen üstelik birçoğu Avrupa’nın popüler adreslerine kıyasla bütçenizi de çok sarsmayacak 8 ülkeyi önerdiler.Görülecek çok yer var: GÜRCİSTAN

Gürcistan hem ülkemize çok yakın hem de keşfedilecek çok fazla zenginliğe sahip. Üstelik pasaporta bile gerek yok, sadece kimlikle ülkeye giriş yapılabiliyor. 

Nurgül Büyükkalay, “Muhteşem mimarisi ve kendine özgü havasıyla Tiflis, Gürcistan'ın gezilecek en güzel şehri. Tiflis’i, şehrin geleneksel kültürünü deneyimlemek için en turistik bölgesi olan ‘Old Tbilisi’ olarak bilinen eski şehirden başlayarak gezmelisiniz. Halıcıları ve hamamları ile kendinizi İstanbul’da hissedeceksiniz” dedi.


Yazının Devamını Oku

10 yaşında otizm, 23 yaşında hiperaktivite bozukluğu teşhisi kondu! İkisi bir araya gelince bambaşka bir hastalık ortaya çıkıyor… ‘Son yıllarda sıklığı artıyor’

2 Şubat 2024

Otizm spektrum bozukluğu (OSB), sosyal-iletişimsel gelişimde yetersizlik ve tekrarlayıcı davranışlarla seyreden, erken çocukluk çağında başlayan bir nörogelişimsel bozukluk olarak tanımlanıyor.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ise beyindeki bazı kimyasal maddelerin işleyişindeki farklılıklar nedeniyle gelişen bir hastalık olarak biliniyor.

Son yıllarda otizm ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun birlikte görüldüğü vakalarda ciddi artış yaşanıyor. Bu birliktelik için sosyal medyada ‘AuDHD’ kısaltması kullanılıyor. Hatta bu kısaltma psikiyatri alanında da kendine yer bulmaya başladı.

#AuDHD etiketi Instagram'da 70 binden fazla kez kullanılırken, TikTok'ta da 2,6 milyar görüntülenmeye sahip. Bu çevrimiçi içeriklerin çoğu AuDHD ile yaşamanın nasıl bir şey olduğuna odaklanıyor.

‘İKİ HASTALIK BİR ARAYA GELDİĞİNDE ÇOK FARKLI BİR DURUM OLUŞUYOR’

İngiltere'de yaşayan 25 yaşındaki Josephine Knechtli, uzun bir süredir OSB ve DEHB ile mücadele ediyor.

Knechtli, Metro.co’ya yaptığı açıklamada

Yazının Devamını Oku

İçimizi ısıtmıyor, yakıyor! Kışın tüketilen 'aşırı sıcak' içecekler kanser riskini artırıyor… Doğru sıcaklık kaç derece olmalı? Nelere dikkat edilmeli?

30 Ocak 2024

Havaların soğumasıyla her yıl olduğu gibi grip başta olmak üzere pek çok virüs harekete geçti. Hastanelere ateş, boğaz ağrısı ve geçmeyen öksürük şikâyetiyle başvuran çocuk ve yetişkin hastaların sayısında büyük bir artış yaşanıyor.

Kimileri bu rahatsızlıkları hafif atlatırken kimileri daha ağır belirtiler gösteriyor. Hastalıkla mücadelede ilk akla gelen ise çorba, çay gibi sıcak içeceklerden yardım almak oluyor. Ancak aşırı sıcak içecekler kanser riski oluşturabiliyor.

Konuyla ilgili bilgilerine başvurduğumuz Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Yurci, “Üst solunum yolu enfeksiyonlarında yeterli sıvı alımı son derece önemli. Sıvıyla birlikte vitamin ve antioksidanlar da enfeksiyona karşı korunmada ve enfeksiyonu atlatmada çok kıymetli..." dedi. Prof. Dr. Yurci, şöyle devam etti: 

"Özellikle yeşil çay, nane, yasemin ve papatya çayı gibi bitkisel çayların sindirim sistemi üzerinde pozitif etkileri olduğu biliniyor. Bu içeceklerin sıcak olarak tüketilmesi sindirim sistemindeki damarların genişlemesine, kan akımının artmasına ve sindirim sistemi aktivitesinin hızlanmasına katkı sağlıyor. Ancak bu noktada içeceğin sıcaklık derecesi çok önemli..."

‘İÇECEĞİN 65 DERECE ÜZERİNDE OLMAMASINA DİKKAT EDİN’

Prof. Dr. Yurci, "Fazla sıcak içecekler; dudak, ağız boşluğu, boğaz ve yemek borusunda sıcağa bağlı hasar oluşturabilir. En önemli problemlerden biri de sıcak içeceklerin yemek borusunda yassı hücreli kanser riskini artırmasıdır” ifadelerini kullandı.

Sıcak içeceklerin 65 derece ve altında içilmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yurci,

Yazının Devamını Oku

Tiryakileri sevindirecek araştırma: Çay içmek yaşlanmayı yavaşlatıyor... Günde kaç bardak tüketilmeli? Siyah çay diğerlerinden bir adım önde ama demlenme süresine dikkat!

29 Ocak 2024

Çay, toplumumuzda kahveyle birlikte en çok tüketilen içecek. Sabah kahvaltısından akşam yemeği sonrasına günün hemen her vakti çay içiliyor.

Alman istatistik şirketi Statista'nın verilerine göre, en fazla çay tüketen ülkeler sıralamasında yüzde 90'lık tüketim oranıyla Türkiye başı çekiyor.

Çoğu uzman aşırı çay tüketiminin zararlı olabileceğini her fırsatta söylüyor. Ancak Çin’de yapılan yeni bir çalışma, çay tiryakilerini sevindireceğe benziyor.

ÇAY NEREDEYSE BÜTÜN ORGANLARI KORUYOR

Çin’in Sichuan Üniversitesi’nde yürütülen araştırmada, günde üç fincan çay içmenin yaşlanmayı önleyebileceği sonucuna varıldı.

The Lancet Regional Health dergisinde yayımlanan çalışmada 30 ila 79 yaşları arasındaki 7.931 Çinlinin yanı sıra yaşları 37 ila 73 arasında değişen 5.998 İngiliz ile çay içme alışkanlıklarına ilişkin anket yapıldı.

Yazının Devamını Oku

Bir tanesi bu yıl Avrupalı turistlerin gözdesi oldu: Kışın ılıman olan yerler | 4 ŞEHİR 10 ADRES

27 Ocak 2024

Ülkemizde tatil dendi mi akla hemen yaz mevsimi geliyor. Yıllık izinler yaz aylarına saklanıyor ve kış tatillerine pek ilgi gösterilmiyor. Halbuki Türkiye’de kış aylarında da baharı ya da yazı yaşayabileceğiniz birçok yer bulunuyor.

Seyahat acentesi On The Beach'in yıllık hazırladığı rapora göre kış güneşi arayan turistlerin yeni popüler adresi Türkiye oldu. İspanya’daki Kanarya Adaları Özerk Bölgesi’nin yedi adasından en büyüğü olan Tenerife, onlarca yılın ardından ilk kez listenin zirvesindeki konumunu Antalya'ya kaptırdı. 

Bu kış sezonunda seyahat edenlerin yaklaşık yüzde 12'si rotasını Antalya'ya çevirdi. İkinci Tenerife’yi diğer İspanyol adası Lanzarote takip ederken, dördüncü sırada yine İspanya’dan Costa Blanca, beşinci sırada ise Mısır'ın Hurgada kenti yer aldı.

On The Beach'in yöneticilerinden olan Zoe Harris, “Türkiye nihayet kış güneşinin bir numaralı adresi oldu. Son yıllarda Antalya ve Dalaman'ı ziyaret eden tatilcilerin sayısında muazzam artışlar olduğunu fark ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Biz de bu haber üzerine gezgin ve seyahat yazarları Nurgül Büyükkalay, Didem Mutçalıoğlu, Erdoğan Gümüş ve Özlem Köseoğlu’na kışın güneşin eksik olmadığı, güzel bir hafta sonu tatili için gidilecek ılıman yerleri sorduk.

Termalleriyle ünlü: Balçova / İZMİR

Tarihi oldukça eskilere dayanan bir termal su kaynağına ve kaplıcalara ev sahipliği yapan İzmir’in güzel ilçesi Balçova’da, yürüyüş ve kamp yapabileceğiniz harika doğa alanları bulunuyor.

Yazının Devamını Oku

Mahkemeden dikkat çeken karar: Yeni ev sahibinin 4500 lira olan kirayı 24.000 liraya çıkarma talebi onaylandı… Kiracılı ev satıldığında kira ücreti nasıl belirleniyor?

25 Ocak 2024

Türk Borçlar Kanunu’na (TBK) göre, kira sözleşmesi devam ederken ev sahibinin evi bir başkasına sattığı durumlarda, kiracının eski ev sahibiyle yapmış olduğu kira sözleşmesi geçerliliğini koruyor. Bununla birlikte, yeni ev sahibinin de birtakım hakları bulunuyor.

Örneğin, TBK'nin 351'inci maddesinde belirtildiği üzere kiralananı sonradan edinen yeni mülk sahibi; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler nedeniyle açacağı tahliye davasıyla kira sözleşmesini sonlandırabiliyor.

Ne var ki yeni ev sahiplerinin birçoğu kiracıyı çıkarmak istemiyor. Böyle durumlarda yeni kira bedelinin ne olacağı taraflar arasında tartışmalara yol açabiliyor.

Geçtiğimiz günlerde mahkemeden tam da bu konuyla ilgili dikkat çeken bir karar çıktı.

4.500 LİRA OLAN KİRA 24.000 LİRA OLARAK BELİRLENDİ

Kiracılı bir ev satın alan mülk sahibi, halihazırda 4.500 liraya oturan kiracısına noter üzerinden ihtarname göndererek, yeni kira sözleşme döneminde evin kirasının 24.000 lira olarak ödenmesini istedi.

Sözleşmesi 10 yılı geçmiş olan kiracı, yeni kira bedeli üzerinden ödeme yapmak istemeyince ev sahibi uyuşmazlık sonrası ‘kira artış’ davası açtı. Mahkeme ev sahibinin talebini yerinde buldu ve yeni kira bedelini 24.000 lira olarak belirledi.

Peki, bu kararı nasıl yorumlamak gerekiyor? Kiracılı ev satıldığında, yeni kira ücreti nasıl belirleniyor? Ev sahibi geçmiş ayların kira farkını da alabilir mi?

Yazının Devamını Oku

Sosyal medya kullanıcıları ikiye ayrıldı: Mavi ışık korumalı gözlükler faydalı mı yoksa para tuzağı mı? 20 saniye kuralına ve cam renklerine dikkat!

23 Ocak 2024

Mavi ışık, günlük olarak maruz kaldığımız ışık spektrumundaki renklerden sadece bir tanesi. Bilgisayar, telefon, tablet ve televizyon gibi elektronik cihazlar başta olmak üzere güneş ışığında da bulunuyor.

Uzmanlara göre güneşten gelen mavi ışık, uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen melatonin hormonunu azaltarak daha uyanık kalmamızı sağlıyor.

Hatta yapılan çalışmalarda güneşten gelen mavi ışığın belirli bir süre alınmasının, çocuklarda miyopinin (yakındaki nesnelerin net, uzaktaki nesnelerin bulanık görülmesi) önlenmesinde etkili olduğunun altı çiziliyor.

Ancak teknolojik cihazlardaki mavi ışık, gözün arka kısmında bulunan retinaya doğrudan ulaşıyor ve gözdeki doğal filtrelerin yeterli koruma sağlayamaması nedeniyle retina hücrelerine zarar veriyor. Bunun için ekranlara çok fazla maruz kalan kişilerin mavi ışık filtreli gözlük kullanması öneriliyor.

Ne var ki gözlüğün hem fiziksel hem de psikolojik açıdan pek çok fayda sağladığını söyleyenler olduğu gibi para tuzağı olduğunu iddia edenler de var.

Yazının Devamını Oku

Bu besinler soğuk algınlığına iyi geliyor! Hangi tarifler etkili? ‘Soğan kabuğu çöp olarak görülür ama bu çok yanlış’

22 Ocak 2024

Bağışıklık sistemi; organlar, hücreler, doku ve proteinlerden oluşan, vücudu hastalıklara karşı koruyan savunma sistemi olarak tanımlanıyor. Pek çok uzman bu sistemi güçlendiren besinleri tüketmenin, sağlığımızı korumak adına atılacak en önemli adımlardan biri olduğunu söylüyor.

Peki, kış hastalıklarından korunmak için temel malzemeleri içeren hangi tariflerle hazırlanan bir beslenme şeklini uygulamak gerekiyor?

Uzman Diyetisyen Aslıhan Altuntaş ile konuyu mercek altına aldık.

‘SEBZELERİN BÜYÜK BİR ÇOĞUNLUĞU SOĞUK ALGINLIĞINA KARŞI BİRER KALKAN GÖREVİ ÜSTLENİYOR’

Yazının Devamını Oku

Şimdi doğayla buluşma zamanı: Ruhunuzu dinlendirecek yürüyüş rotaları | 8 ŞEHİR 10 ADRES

20 Ocak 2024

Her gün düzenli yürüyüş yapmanın kalp sağlığından tutun da kilo kontrolüne kadar pek çok faydasının olduğu biliniyor. Çoğu uzman, bu basit ve etkili egzersizin yaşlanmayı geciktirdiğini ve yaşam süresini uzattığını her fırsatta söylüyor.

İngiltere’de bulunan Bath Üniversitesi'ndeki araştırmacılar bu faydaları bir kez daha kanıtladı. Hakemli bilimsel dergi Mental Health and Physical Activity'de yayımlanan çalışmada, zihin sağlığını iyileştirmenin anahtarının bilinçli farkındalıkla düzenli egzersiz ve yürüyüş olduğunun altı çizildi.

Çalışmanın yazarlarından olan Masha Remskar, “2024'e daha fazla egzersiz kararıyla başlamanın, fiziksel ve zihinsel sağlığa gerçekten pozitif etkileri olabilir. Başlangıç yapmanın ve zaman geçtikçe bu rutine bağlı kalmanın zor olduğunu biliyoruz. Fakat bu zorluğu yenmek gerekiyor çünkü düzenli yürüyüşler sağlık için oldukça faydalı” dedi.

Bu yürüyüşleri yemyeşil doğanın içinde kuş sesleri arasında yapmak ise faydalarını katlıyor.

Hal böyle olunca biz de gezgin ve seyahat yazarları Nurgül Büyükkalay, Özlem Köseoğlu, Didem Mutçalıoğlu Mehmet Altay ve Erdoğan Gümüş’e ‘Kış aylarında ruhumuzu dinlendirecek en güzel yürüyüş rotaları hangileri?’ diye sorduk.

İşte 8 şehirden size iyi gelecek 10 adres…Şelaleler diyarı: Efteni Gölü / DÜZCE

Yazının Devamını Oku

Diş hastalıkları kalp ve akciğer sağlığını tehdit ediyor! Arada nasıl bir ilişki var? İngiliz doktor uyardı: 'Arkadaşım neredeyse ölüyordu…'

19 Ocak 2024

Ağız ve diş sağlığı, estetik ve genel vücut sağlığı açısından büyük bir öneme sahip. Özellikle sindirim sisteminin başlangıcı ağız olduğu için dişlerin eksik, sağlıksız, hastalıklı ya da çürük olması sindirimi sekteye uğratabiliyor.

Çoğu kişinin aklına diş çürüklerinin ölümcül sonuçları olabileceği gelmiyor. Ancak İngiltere’deki diş hekimleri kötü ağız hijyeniyle bağlantılı olarak kan yoluyla bulaşan enfeksiyon veya sepsis (vücudun hücre ve dokularına zarar vermesi) vakalarının arttığını bildiriyor.
'ARKADAŞIM NEREDEYSE ÖLÜYORDU'

İngiliz Diş Hekimliği Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Paul Woodhouse, The Telegraph’a yaptığı açıklamada “Yakın arkadaşlarımdan biri diş çürüğü nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı. Bir yıl önce yapması gerekenleri kendisine söylememe rağmen ciddiye almadı ve neredeyse ölüyordu. Üç dişini kaybetti ve çenesini artık eskisi gibi hareket ettiremeyecek” ifadelerini kullandı.

Son bir yılda diş sağlığına dair problemlerin daha çok arttığına dikkat çeken Dr. Woodhouse, “Araştırmalarımız, kötü ağız hijyeninin zaman içinde tehlikeli sonuçlar doğurduğunu ve bir dizi kronik hastalığa yol açtığını gösteriyor” dedi.

Yazının Devamını Oku

Semih Kılıçsoy’u keşfeden isimden özel açıklamalar… ‘20 futbol topu karşılığında transfer oldu’, ‘G.Saray ve F.Bahçe de çok istedi’, ‘Forvet oynarsa Milli Takım'daki eksikliği kapatır’

17 Ocak 2024

Beşiktaş’ta gösterdiği performansla dikkatleri üzerine çeken 18 yaşındaki genç yetenek Semih Kılıçsoy, Süper Lig’e damga vurmaya devam ediyor.

Bu sezon ligde ilk kez birinci haftada oynanan Fatih Karagümrük maçında forma giyen ve 13 dakika sahada kalabilen genç oyuncunun grafiği günden güne yükseliyor.

Ligin 17’nci haftasındaki Corendon Alanyaspor maçında ilk 11'de sahaya çıkan Semih Kılıçsoy, ardından oynanan Atakaş Hatayspor, Kasımpaşa ve Çaykur Rizespor maçlarında da aynı şansı yakaladı.

KARAGÜMRÜK MAÇINDA REKORUN SAHİBİ OLDU

Yazının Devamını Oku

Göbek yağınız sağlığınız hakkında ne söylüyor? Vücuttaki yağ oranı nasıl olmalı? ‘Kadınlarda bazı kanser türlerinin habercisi olabilir’

16 Ocak 2024

Karın ve bel çevresinde oluşan yağlar, vücudumuzun diğer bölgelerinde bulunan yağlara göre daha fazla risk oluşturuyor. Çünkü karın bölgesinde meydana gelen yağlanma karaciğer, pankreas, böbrek ve kalp gibi önemli iç organların etrafını sararak ‘viseral yağlanmaya’ neden oluyor.

Cilt altında biriken yağ dokusundan farklı bir yapısı bulunan viseral yağlanma, vücutta sinsice ilerliyor ve kronik bir inflamasyonun oluşmasında oldukça etkili...

Surrey Üniversitesi'nde görevli olan metabolizma uzmanı Dr. Martin Whyte, The Telegraph’a yaptığı açıklamada, “Bu yağlanma çok tehlikeli. Kilit noktası vücuttaki en önemli metabolik organ olan karaciğerle olan ilişkisi. Bir yemek yediğinizde, içindeki yağlar karın bölgesindeki kan dolaşımına geçer. Bu kanın büyük bir kısmı da doğrudan karaciğere gider. Bu da zamanla metabolik zarara neden olur” dedi.

‘KADINLARDA BAZI KANSER TÜRLERİNİN HABERCİSİ OLABİLİR’

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sedat Irmak ise “Her vücudun kendine has bir yağ depolama eğilimi olmakla beraber kadınlarda daha çok kalça ve basenlerde, erkeklerde de göbek bölgesinde yağlanma olur. Viseral yağlanma ise iç organlarda ve çevresinde yağlanmanın meydana gelmesidir. Bu bölgedeki yağ dokusundan kana salınan kimyasallar ile hormonlar, inflamasyona ve diyabete yol açan reaksiyonları tetikler” dedi.

Yazının Devamını Oku

Biri 'dünyanın en iyileri' listesine seçildi: Çorbaların peşinde yola çıkılacak adresler | 8 ŞEHİR 8 ÖNERİ

13 Ocak 2024

Nezle ve gribin zirve yaptığı zamanlarda ‘şifa niyetine’ sıklıkla tükettiğimiz çorbalar, sadece Türk mutfağında değil dünyanın dört bir yanında sofraların vazgeçilmezi.

CNN Travel geçtiğimiz günlerde pek çok ülkenin mutfak kültürünü değerlendirip, dünyanın en iyi çorbalarını listeledi.

Janet Clarkson'ın ‘Çorba: Küresel Bir Tarih’ isimli kitabına atıfla "Çorba, dünya toplumlarının ilk çağlardan bu yana vazgeçilmez lezzeti" denen listede, Nijerya'dan Fransa'ya Çin'den Meksika'ya kadar en lezzetli 20 çorba belirlendi.

Ukrayna’nın ‘borscht’u, Fransa'nın ‘bouillabaise’i, İspanya'nın ‘gazpacho’su gibi ünlü çorbaların yer aldığı listede ülkemizden de yayla çorbası kendine yer buldu. 

Yazının Devamını Oku

Yeni yabancı kuralı Türk futboluna neler getirecek? ‘Telefonlara bile bu kadar güncelleme gelmiyor’, ‘Yerli oyuncu sayısı sahada değil kulübede artar’

12 Ocak 2024

Yabancı oyuncu kuralı, Türk futbolunun yıllardır en büyük sorunlarından biri... Milli takım başarı kaygısı, altyapıdan oyuncu yetişmesi ve yerli oyuncuların pahalı olması gibi nedenlerle yabancı oyuncu kuralında her dönem değişiklik yapılıyor.

Bugüne kadar 6+2, 6+2+2, 6+0+4, 8+6 gibi varyasyonlar denendi ama bir türlü belli bir standart yakalanamadı. Son olarak  dün Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), 2024-2025 sezonundan itibaren takip eden ilk üç sezonda A Takım listesinde yazılacak yabancı uyruklu futbolcu sayısının 14'den 12'ye, takip eden sonraki iki sezonda ise 11'e düşürüldüğünü açıkladı.

Yine aynı açıklamayla, A Milli Futbol Takımı'nda oynamaya uygun 14 futbolcudan ilk üç sezonda en az ikisinin, sonraki iki sezonda en az üçünün kulüp akademisinden yetişmiş olması zorunluluğu getirildi.

‘Yerli futbolcu teşvik fonu’ detayının da yer aldığı açıklamada; “2024-2025 sezonundan itibaren yabancı uyruklu futbolcu transferlerinden alınacak fon bedellerinin büyük bir bölümü, A Millî Futbol Takımımız'da oynama uygunluğu bulunan futbolcu oynatan kulüplere Federasyonumuzca yerli futbolcu teşvik fonu olarak ödenecektir” ifadeleri yer aldı.


Grafik: Harun Elibol

Yazının Devamını Oku

1500 kuş türü tehlike altında! Soframıza gelen ürünler yok olabilir, kuduz salgını ve fare istilası yaşanabilir...

11 Ocak 2024

Dünyada tanımlanmış yaklaşık 11 bin kuş türünden 1500’ü küresel ölçekte tehlike altında. Bu türlerden yaklaşık 200-230’u ise soyu ‘kritik seviyede’ tehlike altında olan türler.

Birleşik Krallık Ekoloji ve Hidroloji Merkezi'nin (UKCEH) yakın tarihli araştırmasına göre ise modern insanlık tarihi boyunca ‘her dokuz kuş türünden birinin’ neslinin tükendi.

Kuş türlerinin yok oluşlarına dayalı istatistiksel modellemenin kullanıldığı çalışmada, Yeni Zelanda vaka çalışması olarak seçildi. Bunun nedeni de Yeni Zelanda’nın dünyada insan öncesi kuş faunasının tamamen bilindiğine inanılan tek yer konumunda olması…

Elde edilen bulgular sonrası çalışmanın UKCEH'de görevli başyazarı Dr. Rob Cooke, “İnsanlar, habitat kaybı, aşırı avlanma, yuvaları basan ve yiyecek için onlarla rekabet eden sıçanlar ve domuzların kuş popülasyonlarını hızla tahrip etti” dedi.

Yazının Devamını Oku

Chrome’un gizli modu gizli değil mi? Google'ın 5 milyar dolarlık davada geri adım atması kafaları karıştırdı… ‘Gizli sekmenin sunduğu gizlilik sınırlı çünkü…’

10 Ocak 2024

Google Chrome başta olmak üzere pek çok internet tarayıcısında, uzun süredir ‘gizli sekme/pencere’ bölümü bulunuyor. Bu pencereler kullanıcılara internette takip edilmeden dolaşma özgürlüğü sunduğunu iddia ediyor. 

Chrome'un gizli penceresinde de tarama geçmişi, çerezler ve site verileri, formlara girilen bilgiler gibi kritik verilerin kaydedilmediği vurgulanıyor. 

Google'a 2020 yılında Chrome kullanıcılarını gizli pencerede gezinirken bile takip ettiği iddiasıyla ve 5 milyar dolar tazminat istemiyle bir mahremiyet ihlali davası açılmıştı.

Boies Schiller Flexner hukuk firması tarafından açılan davada, Google'ın sosyal çevre ve alışveriş alışkanlıkları gibi kişisel verilerin yanı sıra daha özel internet hareketleri hakkında bilgi topladığı öne sürülmüştü.

Google Sözcüsü Jose Castaneda ise söz konusu iddiaları reddederek yasal yollarla kendilerini güçlü bir şekilde savunacaklarını kaydetmişti.

Google'ın Gizli Pencere'sinin açılışında bu uyarılar yer alıyor

Yazının Devamını Oku

'2024 yılının en iyi seyahat rotaları' listesinde yer aldı: Karadeniz’de kışın keşfedilmesi gereken adresler | 8 ŞEHİR 10 ÖNERİ

6 Ocak 2024

CNN Travel, her yıl görülmesi gereken yerleri seyahat yazarları ve okuyucularının oylarıyla belirliyor. Bu yıl hazırlanan listede dünyanın dört bir yanında keşfedilmeyi bekleyen adresler ve şehirlerin gölgesinde kalmış yerler ön plana çıkarıldı.

24 yere dikkat çekilen seçkide birinci Endonezya’nın Sumba adası olurken ikinci sırada ülkemizin Karadeniz kıyısı yer aldı.

Karadeniz’in güzel kıyılarına, yemyeşil manzaralarına, lezzetli çayına, tarihî kasaba ve köyleri ile plajlarına değinen CNN Travel, “Ziyaretçiler Safranbolu'da halen demirci çekiçlerinin seslerinin yankılandığı eski sokakları keşfedebilir, Amasra'da plaj keyfi yapabilir ve Sümela'da dünyanın en eski manastırlarından birinin kayalıklara tutunduğu yere tırmanabilir” ifadesini kullandı.

Karadeniz'in her mevsim bir kaçış noktası olduğuna vurgu yapılan listede, “Heyecan arayanlar akarsu raftingi yapabilir. Kışın yoğun kar yağışıyla birlikte bölgenin doğusu harika manzaralara bürünüyor” yorumu yapıldı.

Biz de bu güzel haber sonrası gezgin ve seyahat yazarları Didem Mutçalıoğlu, Nurgül Büyükkalay, Bahar Gündoğdu, Mehmet Altay ve Erdoğan Gümüş’e 'Kışın Karadeniz’de keşfedilmesi gereken adresler nereler?' diye sorduk. İşte 8 şehirden büyüleyici 10 öneri...

Doğal güzelliğin mesken tuttuğu topraklar: Yedigöller / BOLU

Büyük şehirlerin keşmekeşinden kaçmak isteyenler için tam bir doğa harikası olan Yedigöller, kış manzarasıyla ziyaretçilerini büyülüyor. Şırıl şırıl akan dereleri, buz gibi şifalı pınarları ve birbirinden alımlı gölleriyle burası, doğal güzelliğin mesken tuttuğu topraklar.

“Ulaşımı biraz meşakkatli olsa da kış ayları Yedigöller’in en huzurlu zamanları” diyen Mehmet Altay, “Karlarla kaplı göllerin etrafında ormanın içindeki bungalov evlerde birkaç gün keyif yapmak, içinizi ısıtacak bir çay ya da kahve eşliğinde beyaza bürünen nefis manzaraları seyretmek gerçekten paha biçilemez.

Yazının Devamını Oku

Sigarayı bir türlü bırakamıyorsanız sebebi bu yiyecekler olabilir! ‘Nikotin iştahını’ tetikleyip tüketimi artırıyorlar… Hangi besinler bırakmayı kolaylaştırıyor?

5 Ocak 2024

Sigara ve tütün ürünleri kaynaklı hastalıklar, insan ölümlerinin en yaygın sebeplerinden. Tütün ürünlerinin içinde bulunan 7 binden fazla zararlı maddenin en tehlikelisi ise nikotin! Çünkü nikotin zamanla bağımlılığa neden oluyor.

Pek çok uzman bu bağımlılığın kalp, damar ve akciğer rahatsızlıkları dışında hızlı yaşlanma gibi birçok sağlık sorununa yol açtığını söylüyor. Tüm bunların bilincinde olan pek çok kişi, sigarayı bırakmanın yollarını arıyor.

Ancak çoğu yiyip içtikleriyle farkında olmadan bu bağımlılığı tetikliyor olabilir.

Geçtiğimiz günlerde The Mirror'da yer alan bir haberde bazı yiyeceklerin ‘nikotin iştahını’ artırdığı öne sürüldü. Haberde bazı baharatların, şeker oranı yüksek atıştırmalıkların, kızarmış yiyeceklerin, yüksek tuza sahip ürünlerin ve kahvenin sigarayı bırakmayı zorlaştırabileceği vurgulandı. 

Yazının Devamını Oku

Efsane kaleciden radikal öneri: Kaleler büyütülmeli! Meslektaşları ne dedi? ‘Neden kendi oynarken bunu söylememiş?’ ‘Şenol Güneş bugün kaleci olamazdı’

3 Ocak 2024

Günümüzde futbol giderek hızlanıyor ve değişime uğruyor. Bu doğrultuda yeni kurallar üzerinde tartışılıyor ve bazıları da hayata geçiyor. Değişimin amacı oyunu daha keyifli kılmak…

Örneğin Arsenal'in efsane eski teknik direktörü Arsene Wenger’in FIFA Geliştirme Direktörü olarak hayata geçmesine liderlik ettiği yeni ofsayt yöntemi dünyada hâlâ tartışılıyor. Yeni ofsayt tanımında, bir oyuncunun ofsaytta sayılması için defans oyuncusunun tamamen önünde olması gerekiyor.

Son olarak İtalya futbolunun efsanevi kalecilerinden Gianluigi Buffon’un kale boyutları ilgili açıklaması da tartışmalara neden oldu.

'30 YIL ÖNCE HER 50 ŞUTTA 10 GOL ATILIYORDU ŞİMDİ İSE 3 BİLE ÇOK'

Buffon gündem olan açıklamasında, “Kalenin boyu 1875'te belirlenmişti ve muhtemelen o zamanın antropometrik (insan vücudunun ölçüleri ile ilgilenen bir teknik) değerlerine uygundu. Ama şimdi, bazı sporcular ve kaleciler düşünüldüğünde, bu üzerinde düşünmemiz gereken bir şey. Voleybolda bile file yüksekliği tartışılan bir şey” dedi ve ekledi:

Yazının Devamını Oku

'Beyaz şapkalı' hacker uyardı: Hesabınızın tehlikede olduğunu gösteren 5 işaret! Mesaj alıyor ama bildirim almıyorsanız dikkat...

2 Ocak 2024

İletişim kurmanın, finansal işlemlerin ve sosyal hayatın anahtarı olan akıllı telefonlar, son yıllarda bilgisayar korsanlarının kazanç kapısı haline geldi. Siber korsanlar; e-posta, sosyal medya, banka hesapları ve adres bilgileri gibi pek çok kişisel veriyi barındıran akıllı telefonlarımıza kolaylıkla erişebiliyor.

Ancak uzmanlara göre bu saldırıları fark etmenin bazı yolları var. Finlandiya merkezli siber güvenlik şirketi F-Secure'da 'tehdit istihbaratı araştırmacısı' olarak çalışan beyaz şapkalı hacker Ash Shatrieh, hesapların tehlikede olabileceğini gösteren sinyaller olduğuna dikkat çekti. 

Shatrieh, Daily Mail'e yaptığı açıklamada “Öncelikle bilgisayarınızda ya da telefonunuzda bir antivirüs programı olması gerekiyor. Virüs taramalarınızı da sıklıkla yapmalısınız. Fakat bir bilgisayar korsanının hesaplarınıza erişip erişmediğini anlamanın başka yolları da var. Bunun için beş temel işarete çok dikkat etmek gerekiyor” dedi.

Biz de Shatrieh’nin altını çizdiği beş temel işareti Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı ve Bilişim Teknolojileri Uzmanı Doç. Dr. Ali Murat Kırık ve Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan ile mercek altına aldık.

1-) SOSYAL MEDYADA GÖRDÜĞÜNÜZ İÇERİKLER DEĞİŞİYORSA DİKKAT!

Yazının Devamını Oku

Biri '2023'ün en iyileri' listesine seçildi... Kebapların peşinde yola çıkılacak adresler | 8 ŞEHİR 8 ÖNERİ

30 Aralık 2023

Taste Atlas, 2018'den bu yana her yıl gastronomi alanında ‘enler’ listesi belirliyor. Ülkemizden de pek çok lezzet bu listelerde kendine yer bulmayı başarıyor. Açıklanan son rehberde ise 2023 yılının en iyi dana eti yemekleri belirlendi. 24 lezzetin yer aldığı listede Avusturya’nın ‘Viyana şnitzeli’ birinci, İtalyan mutfağına özgü bir yemek olan ‘osso buco’ ikinci, Türk mutfağının zengin lezzetlerinden biri olan ‘Çökertme kebabı’ ise üçüncü oldu.Biz de bu haber üzerine gezgin ve seyahat yazarları Sıla Uçan, Özlem Köseoğlu, Didem Mutçalıoğlu ve Nurgül Büyükkalay’a ‘Ülkemizde kebapların peşinde yola çıkılacak adresler hangileri?’ diye sorduk. Hem 8 şehirden birbirinden lezzetli 8 kebabı önerdiler hem de bu şehirlerde gezilecek yerler konusunda önerilerde bulundular.

Bodrum’un damak çatlatanı: Çökertme kebabı / MUĞLA

Genel olarak Ege Bölgesi’nde meşhur olan kebap, Muğla’nın Bodrum-Milas bölgesine ait bir lezzet. Hatta ‘Bodrum kebabı’ olarak da biliniyor.

Özlem Köseoğlu, “Yolum Bodrum’a ne zaman düşse bu harika lezzeti tatmadan asla geri dönmem. TasteAtlas’ın listesinde olması da beni hiç şaşırtmadı. Yapılışı çok zor değil. Kızarmış kibrit inceliğinde patateslerin üzerindeki marine edilmiş şerit halindeki dana eti, sarımsaklı yoğurt ve domates sosuyla birlikte servis ediliyor. Muğla’nın diğer ilçelerinde de tatmak mümkün ama en güzeli Bodrum’da yapılıyor” dedi.


Çökertme kebabı

Yazının Devamını Oku

Zamanında ödenmeyen kiraya faiz uygulanır mı? Bunun sözleşmede belirtilmesi gerekiyor mu? | 5 SORU 5 YANIT

29 Aralık 2023

Son dönemin en büyük tartışma konularından biri kiralık evler.

Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde pek çok daire için ederinin çok üzerinde rakamlar telaffuz ediliyor. Daha uygun fiyata ev bulamayıp yüksek kiralara 'evet' diyen ve sonrasında ödeme zorluğu çeken kiracılarla ilgili örneklere de sık sık rastlanıyor. 

Vadesinde ödenmeyen kiralar, mülk sahipleriyle kiracıları karşı karşıya getiriyor. Sözleşmede belirtilen tarihte kirasını alamayan bazı ev sahipleri, paralarını gecikme faiziyle birlikte tahsil etmek istiyor.

İstanbul Kadıköy’de 1+1 dairede iki arkadaşıyla yaşayan S.O. da ev sahibinin faiz talebiyle karşılaşanlardan…

Yazının Devamını Oku

Ezber bozan bir araştırma: Kadınlar ve 65 yaş üstü kişiler ‘biraz fazla kilolu’ olmalı! Nasıl avantajlar sağlıyor? Vücut kitle endeksi, yaşa ve cinsiyete göre kaç olmalı?

28 Aralık 2023

Sağlıklı bir kiloyu tanımlamak söz konusu olduğunda, genellikle İngilizce BMI kısaltmasıyla bilinen ‘Body Mass Index’ yani ‘Vücut Kitle Endeksi’ değeri dikkate alınıyor.

Bu değer, bir kişinin birçok hastalığa yakalanma riskini belirlemek için kullanılan ağırlık ve boy oranı olarak tarif ediliyor.

Uzun zamandır en sağlıklı BMI'ın 18,5 ile 24,9 arasında olduğu; diyabet, kalp hastalığı ve bazı kanser türlerini önlemede etkili olduğu düşünülüyor. Ancak yakın dönemde yapılan pek çok araştırma, bu kabulün sorgulanmasına neden oluyor.

Son olarak geçtiğimiz günlerde İngiliz Diyetisyenler Derneği, ezberleri bozan bir açıklamaya imza attı. Dernek, Plymouth Üniversitesi'nin araştırmalarını temel alan raporunda 65 yaş üstü kişilerin ‘biraz fazla kilolu’ olmasını tavsiye etti.

İngiliz Diyetisyenler Derneği bu tavsiyeyi "Fazladan birkaç kilo kemikleri ileri yaşlarda sık görülen kırıklardan ve kırılmalardan koruyabilir, hızlı kilo vermenize neden olabilecek hastalıklara karşı koymanıza yardımcı olabilir" şeklinde açıkladı.

Daha da ilginci, fazladan birkaç kilonun sağlığa faydalarının sadece ileriki yaşlar için söz konusu olmaması. Bazı uzmanlar, özellikle kadınlar için daha fazla yağın vücutta olmasının gençken ve orta yaşta faydalı olduğunu öne sürüyor.

Peki bu tavsiyeleri nasıl yorumlamak gerekiyor? ‘Biraz fazla kilolu’ açıklamasındaki kilo miktarı tam olarak ne olmalı?

Yazının Devamını Oku

'Neden sürekli yorgunum?' diyenler, kronik yorgunluk sendromu tehlikesine dikkat! Nasıl ortaya çıkıyor? En çok kimleri etkiliyor? 'Görülme sıklığı, Türkiye'de ABD ve Avrupa'dan daha fazla...'

26 Aralık 2023

Kronik yorgunluk sendromu, kişinin sürekli olarak kendini bitkin ve mutsuz hissetmesi, dinlenmekle dahi kendini iyi hissedememesi gibi belirtilerle ortaya çıkıyor.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), miyaljik ensefalomiyelit ya da ME/CFS olarak da bilinen kronik yorgunluk sendromunun son yıllarda arttığını açıkladı. CDC’nin yaptığı ankette, 2021 ile 2022 yılları arasında 57 bin Amerikalı yetişkine, kendilerine bir sağlık uzmanı tarafından CFS veya ME tanısı konup konulmadığı soruldu.

Raporun yazarlarından Dr. Elizabeth Unger, Associated Press'e yaptığı açıklamada, “Bulgular yetişkinlerin tahminen yüzde 1,3'ünün ME/CFS ile yaşadığını ortaya çıkardı. Bu da durumun nadir bir hastalık olmadığını gösteriyor” dedi.

Ayrıca Dr. Unger, “ME/CFS'den etkilenen bazı kişilere, teşhis için kan testi veya tarama yapılmadığından sıklıkla teşhis konulamıyor. Bu da prevalansın tahmin edilenden daha yüksek olabileceği anlamına geliyor. Hastalık her yaştan kişileri etkilese de en yaygın olarak 40-60 yaş arası kişilerde ve kadınlarda görülüyor” ifadelerini kullandı.

‘BEYİN OMURİLİK SIVISINDAKİ İLTİHAPLANMA İLE İLİŞKİLİ’

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğum İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Rıdvan Sivritepe,

Yazının Devamını Oku

Doç. Dr. Yegen’den ‘Dijital Telif Yasası’ yorumu: ‘Medya ve teknolojinin yanına hukuku da ekleyerek bir çerçeve çizmek artık zorunluluk’

25 Aralık 2023

Teknoloji devlerinin, dijital yayıncılara telif ödemeleri, Avustralya'da 2021'den, bazı Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde ise 2022'den bu yana uygulanan bir düzenleme.

Son olarak Google’ın 'Çevrim İçi Haber Yasası' doğrultusunda, Kanada merkezli haber kuruluşları ve şirketlerine yıllık 74 milyon dolarlık ödeme yapmayı kabul etmesi, bu konuyu bir kez daha gündeme taşıdı.

Bu gelişme sonrası Türkiye'de de gözler 'Dijital Telif Yasası'na çevrilmiş durumda… Yasa teklifi meclisten geçtiğinde Google ve Facebook gibi dijital mecralar, kullanıcılarına ulaştırdıkları haberler karşılığında yayıncılara telif ücreti ödemek zorunda kalacak.

Peki bu yasa neden önemli? Nasıl etkiler yaratabilir? Dünyada dijital geleceği şekillendirmek için atılan başka hangi adımlar var?

Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilişim ve Enformasyon Teknolojileri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ceren Yegen ile mercek altına aldık.

Yazının Devamını Oku

Doç. Dr. Duman'dan Dijital Telif Yasası yorumu: ‘Acil bir ihtiyaç... Yasasız geçen son 10 yılda medyamızın zararı en az 200 milyon dolar’

18 Aralık 2023

Dijital dünyada son yıllarda yaşanan gelişmeler, içeriğin ve içerik üreticilerinin önemini hiç olmadığı kadar artırdı. Pek çok uzmana göre bu durum dijital telif haklarının korunmasını zorunlu kılıyor.

Son olarak Google’ın 'Çevrim İçi Haber Yasası' doğrultusunda, Kanada merkezli haber kuruluşları ve şirketlerine yıllık 74 milyon dolarlık ödeme yapmayı kabul etmesi, bu zorunluluğu bir kez daha gündeme taşıdı. 

Türkiye'de de gözler Dijital Telif Yasası’na çevrilmiş durumda… Zira Google gibi birçok teknoloji devinin, ülkemizdeki medya kuruluşlarına telif ödemesi yapması için öncelikle bu yasal çerçevenin hayata geçirilmesi gerekiyor.

Peki Google ve diğer platformların telif ödemesi yapmaması medyamız için nasıl zararlara yol açıyor? Eğer yasa yürürlüğe girerse ne gibi artılar sağlayabilir?

İnternet yayıncılığı, gazetecilik ve medya çalışmaları alanında uzman akademisyen Doç. Dr. Kenan Duman, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. 

‘GOOGLE İLE BİTMEMELİ, SIRADA META VE X GİBİ PLATFORMLAR VAR’

Öncelikle Google ile olan sürecin nasıl ilerlediğiyle ilgili detaylar paylaşan İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kenan Duman, “Yasaya baktığımızda platformların haber kuruluşlarına adil tazminat ödemesini sağlamak için bir pazarlık çerçevesi oluşturulduğu görülüyor. Platformları haber işletmeleriyle gönüllü ticari anlaşmalar yapmaya teşvik eden sistemin tarafları, bağımsız olarak adil anlaşmalara varamazlarsa, arabuluculuğun zorunlu olduğu pazarlık sürecine geçiliyor" dedi ve ekledi: 

Yazının Devamını Oku

Bir tanesi Avrupa Birliği’nden 'coğrafi işaret tescili' aldı! Peynirlerin izinde yola çıkılacak adresler | 8 ŞEHİR 8 ÖNERİ

16 Aralık 2023

Peynir, hem dünya hem de Türk mutfağında önemli bir yer tutuyor. Ülkemizin dört bir yanında çoğu hâlâ geleneksel yöntemler kullanılarak üretilen yüzlerce farklı peynir türü bulunuyor. 

Geçtiğimiz günlerde, Tarım ve Orman Bakanlığı ve paydaş kurumlar tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda, Ezine peyniri Avrupa Birliği’nden (AB) coğrafi işaret tescili almayı başardı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Ezine peyniri, Türkiye’nin 18’inci, Çanakkale’nin ise Bayramiç beyazından (meyve) sonra ikinci AB coğrafi işaret tescilli ürünü oldu. Dahası Ezine peyniri, AB'nin tescillediği ilk peynirimiz olmasıyla ayrı bir önem taşıyor.

Biz de bu güzel gelişme sonrası gezgin ve seyahat yazarları Sıla Uçan, Nurgül Büyükkalay, Özlem Köseoğlu ve Erdoğan Gümüş’e ‘Ülkemizde peynirlerin peşinde yola çıkılacak adresler hangileri?’ diye sorduk.

Yazının Devamını Oku

Eminönü’ne araçla girişler ücretli olacak... Trafiği nasıl etkiler? Başka nerede uygulanabilir? ‘Artık her türlü değişikliğe açık olmak gerek’

15 Aralık 2023

Trafik, İstanbul'da yaşayanların en büyük çilelerinden biri. Pandemiden önce çoğunlukla hafta içi ‘zirve saatler’ olarak adlandırılan sabah işe gidiş ve akşam iş dönüşlerinde yaşanan trafik yoğunluğu, artık 7 gün 24 saat yaşanıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre 5 milyona yakın aracın olduğu İstanbul’da, özellikle yağmurlu havalarda 1 kilometrelik yol, bir saatte aşılıyor ve araç sürmek neredeyse imkânsız hale geliyor.

Bu soruna çözüm bulmak için uzun süredir projeler üretiliyor. Son olarak İstanbul Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı kapsamında (SKUP) şehrin belli bölgelerinde trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla araç girişlerinden ücret alınması uygulaması gündeme geldi. 

Bu uygulamanın öncelikle Eminönü’nde, devamında da Kadıköy’ün en kalabalık semti olan Moda’da hayata geçirilmesi planlanıyor. Dahası SKUP kapsamında mahallelerdeki ücretli otoparkları kullanacak İstanbullular, kendi mahallelerinde park yaptıklarında düşük ücret ödeyecek.

Bu uygulamaların trafik yükünü azaltmaya etkisi ne olur? Ücretli giriş uygulaması İstanbul’da başka hangi ilçe ya da semtlerde uygulanabilir? Yurt dışında benzer örnekler var mı?

Bunun gibi pek çok soruya uzmanlarla cevap aradık.

Yazının Devamını Oku

Okan Buruk'a ‘oyuncu değişikliği’ tepkisi! Geç mi kalıyor? ‘Üç değişiklik zamanlarında oynadı, bazı şeyler kolay değişmiyor’

13 Aralık 2023

Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi A Grubu 6’ncı ve son maçında Danimarka ekibi Kopenhag’a deplasmanda 1-0 mağlup oldu. Bu skorla grubunu 5 puanla üçüncü sırada tamamlayan Sarı-kırmızılar, UEFA Avrupa Ligi’nde son 16 turu için play-off bileti aldı.

Ancak, bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde Sarı-kırmızılıların oyuncu değişikliğine hazırlanırken kalesinde gol görmesi ya da değişikliklerde geç kalması sosyal medyada çok tartışıldı. Kopenhag deplasmanında da maçın devre arasında değişiklik yapmayan Okan Buruk, golü kalesinde gördükten sonra hamlelerde bulundu. Buruk, bu sezon genelde Şampiyonlar Ligi’nde oyuncu değişikliklerini de 60 ya da 65’inci dakikadan sonra yaptı.

Kopenhag mağlubiyeti sonrası basın toplantısında “Hücumda bize enerji getirecek oyuncuları almayı düşündük, tam kenara geldiklerinde golü yedik” diyen Okan Buruk, “Aslında oyun beklediğimiz gibi oldu. Maç 0-0 giderken hücuma hareketlilik getirmek istedik. Oyuncular tam kenara geldiği anda maalesef gol yedik. Sonrasında farklı bir değişikliğe gittim" ifadelerini kullandı.

Peki, Okan Buruk’un oyuncu değişikliği stratejisini nasıl yorumlamak gerekiyor?

‘ŞANSSIZLIK ŞU Kİ, GALATASARAY GOLLERİ 45 VE 60’INCI DAKİKALAR ARASI YEDİ’Spor Yazarı Engin Kehale ise genel olarak duruma daha pozitif bakanlardan.

Galatasaray’ın bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde sadece İstanbul’da oynanan Kopenhag ve Manchester United maçlarında devre arasına yenik girdiğini hatırlatan Kehale, “Galatasaray bu yıl Şampiyonlar Ligi’nde ilk yarıları çok kötü oynayarak geçirmedi. Yani iyi oynadığı oyunların ardından 45'te değişiklik yapması gerektiren bir durum olmadı. Ama şanssızlık şu ki 45 ve 60’ıncı dakikalar arası düzenli gol yedi. Bu durum eleme turlarından, son Kopenhag maçına kadar devam etti. Burada ya soyunma odasında bir reaksiyon verilmesi gerekiyordu ya da erken değişiklikler yapılmalıydı” dedi.

Opta verilerine göre bu yıl Şampiyonlar Ligi’nde oyuncu değişikliğiyle ilgili istatistikler paylaşan Kehale, “Şampiyonlar Ligi'nde 760 değişikliğin 116 tanesi 60’ıncı dakikadan önce yapılmış. Yüzdesel olarak bu rakam yüzde 15. Okan Buruk özelinde ise yüzde 13. Yani çok fazla bir fark yok. Ortalama olarak ilk değişiklik dakikasına bakıldığında da Galatasaray 12’nci sırada yer alıyor. Kopenhag ile Bayern Münih ise bizim üzerimizdeler. Kopenhag ilk değişikliğini en geç yapan ikinci takım. Bayern Münih de çoğunlukla değişikliği 65’inci dakikada yapmış. Aslında standartlardan çok sapmış bir Galatasaray görülmüyor. Ama gol yeme dakikaları çok aynı zaman dilimine denk geldiği için gün sonunda böyle yorumlanıyor” ifadelerini kullandı.

‘TEKNİK DİREKTÖR OLARAK BAZEN KARARSIZ KALDIĞIMIZ ANLAR ÇOK OLUYOR’

Yazının Devamını Oku

'Zamanında hakem Serdar Çakman'ın tepkisine sahip çıkılsaydı...' Eski hakem Murat Fevzi Tanırlı tepki gösterdi: 'Açıklamaların çoğu samimi değil'

13 Aralık 2023

Kulüpler, oyuncular ve taraftarla birlikte hakemler, futbolun en önemli unsuru… Ancak mevcut futbol iklimimiz hakemlere hata yapma şansı tanımıyor. Bu ortam da onları daha fazla hataya sürükleyen bir zincirleme reaksiyona neden oluyor. 

Bunların sonucunda da gerilim çok yükseldi ve hiç görmek istemediğimiz bir hakeme şiddet olayı ile karşı karşıya kaldık. Süper Lig'in 15’inci haftasında oynanan Ankaragücü-Rizespor karşılaşmasının bitiş düdüğüyle yaşananlar, Türk futbolunda bir ‘kare leke’ olarak tarihe geçti.

Her kesimden konuyla ilgili açıklamalar geliyor. Peki hakemler ne düşünüyor? Mikrofonumuzu eski bir hakeme yönelttik.

Bu olay bir milat olur mu? Yoksa kısa sürede unutulup eski düzenimize geri döner miyiz? Bu tip olaylar bir hakemi nasıl etkiler? MHK'nin bu yaşananlarda payı var mı?

Eski Hakem ve Spor Yazarı Murat Fevzi Tanırlı'ya sorduk.

‘FİZİKİ ŞİDDETE ÇOK ŞAHİT OLDUM’

Murat Fevzi Tanırlı’ya öncelikle hakemlik yaptığı dönemde benzer bir şiddet olayına uğrayıp uğramadığını sorduğumda “Her hakem gibi kötü söze çok maruz kalsam da hiç fiziki olarak şiddet yaşamadım. Ancak çok şahit oldum” dedi ve ekledi:

“Özellikle amatör ligden tutun da ikinci ve üçüncü lige kadar maç sonu saldırıları ne yazık ki çok fazla yaşandı. Ne acıdır ki, ülkemizde stadyumlarımızın dışı hakemleri saldırılara karşı korumak için özel önlemlerle korunur. Maça gidenler panzerleri sıklıkla görüyordur. Hep merak eder dururduk ne zaman sert önlemler alınacak kim buna dur diyecek diye… Bu son olay sonrası umarım ciddi adımlar atılır.”

Yazının Devamını Oku

ATM dolandırıcılarına dikkat! Hangi yöntemi kullanıyorlar? QR kodla işlem yapmak güvenli mi? 'Düz camdan oluşan bir ATM kullanılacaksa...'

12 Aralık 2023

Son yıllarda ATM'lerden para çekerken dolandırıcılık kurbanı olma riski giderek artmaya başladı. En sık kullanılan yöntemlerinden biri kart kopyalama... Geçtiğimiz aylarda Kocaeli'de Romanya uyruklu bir şahıs, kopyaladığı kartlarla 100 ATM'den 250 bin liranın üzerinde para çekti. Benzer bir olay Bursa’da da meydana geldi.

Bu yöntemde dolandırıcılar ATM kart giriş yuvasına, manyetik şeridi veya çipi okuyabilen kart kopyalama düzenekleri yerleştiriyor ve kullanıcıların kart bilgileri ruhları bile duymadan ele geçiriliyor.

Bankalar bu tip dolandırıcılık girişimlerinin önüne geçmek için bir süredir ATM'lerde 'QR kod ile giriş' seçeneğini sunuyor. Ancak QR kod dolandırıcılıklarının da fazlasıyla yaygınlaştığı günümüzde kullanıcılar yağmurdan kaçarken doluya tutulmaktan korkuyor. 

Peki gündelik hayatımızda sıklıkla kullandığımız ATM'lerde dolandırıcıların tuzağına düşmemek için nasıl önlemler almalıyız? QR kod ile giriş yapmak risklerin önüne geçebilir mi?

Bunun gibi pek çok soruya Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı ve Bilişim Teknolojileri Uzmanı Doç. Dr. Ali Murat Kırık ve Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan ile cevap aradık.

BANKALARDAN UZAK OLAN ATM’LERE DİKKAT!

Doç. Dr. Ali Murat Kırık, “ATM’den para çekerken dolandırılma riski her geçen gün artmaya başladı. Dolandırıcılar, çeşitli taktikler kullanarak kullanıcıları mağdur etmeye çalışıyor. En sık kullanılan dolandırıcılık yöntemlerinden biri kart kopyalama. Bunun yanı sıra

Yazının Devamını Oku

Kanada'nın Google hamlesi sonrası uzman isimden Türkiye için 'dijital telif' yorumu: ‘Platformların belli bir ücret vermesi şart’

11 Aralık 2023

Son yıllarda Avustralya, Fransa ve Almanya gibi birçok ülkede hayata geçirilen dijital telif yasaları doğrultusunda, Google ve Meta'nın (Facebook, Instagram ve WhatsApp'ın tepe şirketi) platformları üzerinden kullanıcılara sundukları içeriklerin karşılığı olarak yayıncılara ödeme yapması zorunluluğu doğdu.

Bu ülkelere geçtiğimiz günlerde bir yenisi eklendi. Kanada hükümeti ve teknoloji devi şirket arasında yapılan anlaşmaya göre, Google, ülkede faaliyet gösteren haber kuruluşlarına yıllık yaklaşık 74 milyon dolar ödeyecek.

İnternet devlerinin kullanıcılarına sundukları haberlerin karşılığını vermesini öngören küresel eğilimin bir parçası olan Kanada Çevrim İçi Haber Yasası, Haziran ayında kabul edildi. Kısaca C-18 olarak anılan yasa 19 Aralık tarihinde yürürlüğe girecek.

Türkiye'de ise Dijital Telif Yasası'nın henüz hayata geçmemiş olması nedeniyle Google başta olmak üzere arama motorları ve sosyal platformlar yayıncılara telif ödemesi yapmıyor.

‘BU ALANDA ÇALIŞAN HABERCİLERİN KORUNMASI GEREKİYOR’
Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Beyler Yetkiner, “Diğer ülkeler de Kanada örneğini dikkate alıp bu yasa için harekete geçmeli. 'Dijital dünya' dediğimiz olgu zamana bırakılacak bir durum değil. 65 milyona yakın kullanıcının olduğunu düşündüğümüzde bu alanda habercilik yapan insanların korunması gerekiyor” dedi.

‘BİR AN ÖNCE GOOGLE İLE ANLAŞMALIYIZ’

Yazının Devamını Oku

Türk mutfağının olmazsa olmazı: Pidelerin izinde yola çıkılacak adresler | 8 ŞEHİR 8 ÖNERİ

9 Aralık 2023

Ülkemizin her köşesi kendine has lezzetleriyle oldukça zengin bir mutfağa sahip. Bu zenginliğin en önemli unsurlarından birini de çeşit çeşit pidelerimiz oluşturuyor. 

Pide ilk bakışta basit bir lezzet gibi görünse de malzemeleriyle, açık ya da kapalı şekildeki sunumlarıyla pideler, yöreden yöreye farklılıklar gösteriyor.

Biz de bu hafta gezgin ve seyahat yazarları Nurgül Büyükkalay, Didem Mutçalıoğlu, Özlem Köseoğlu, Bahar Gündoğdu ve Erdoğan Gümüş’ePidelerin izinde yola çıkılacak adresler nereler?’ diye sorduk. Epey geniş olan listeden uğruna yola düşmeye değer 8 lezzetli pideyi seçtiler. 

Bildiğiniz pidelerden çok farklı: Kadınhanı tahinli pide / KONYA

Yazının Devamını Oku

Otomobil dolandırıcılarının yeni tuzağı: Deprem araçları! Mağdur sayısı artıyor… "İkinci el piyasasında ‘change’ sıklıkla kullanıyor"

8 Aralık 2023

6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli iki büyük deprem, 11 ilde yıkıma yol açarken, binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Depremde pek çok araç da enkaz altında kalarak hasar gördü. Ağır hasarlı bu araçlar, bir süredir dolandırıcıların radarında...

Dolandırıcılar, depremde hasar gören araçları satın alıp şase numaralarını söküyor, çalıntı veya yurt dışından kaçak yollarla getirilen araçlara monte ederek birçok vatandaşı mağdur ediyor. Uzmanlar son aylarda piyasada şase numarası değiştirilmiş birçok aracın tespit edildiğini söylüyor. Bu dolandırıcılık yöntemi kısaca 'change' (İngilizce değiştirme) olarak adlandırılıyor.

Uygun fiyatla satışa sürülen bu araçları alanlar dolandırıcıların tuzağına düşmüş oluyor.

Peki 'change' yapılmış araçları satın almak ne gibi riskler taşıyor?Dolandırıcıların oyununa gelmemek için nelere dikkat etmek gerekiyor? Hasar kaydı, ağır hasar kaydı, hurda, pert gibi ifadeler ne anlama geliyor?

Bunun gibi pek çok soruyu otomobillerle ilgili çalışmalarıyla tanınan EBS Analiz ve Otomotiv Yönetim Danışmanlığı Genel Müdürü Erol Şahin'e sorduk.

‘ARAÇ ALIMLARINDA SIKLIKLA TEMEL KURALLAR İHLAL EDİLİYOR’
Erol Şahin, artan dolandırıcılıklarla ilgili, “Maalesef toplum olarak bedava peynirin fare kapanında olduğu gerçeğini, yaşadığımız yüzlerce örneğe rağmen hâlâ öğrenememiş olmamız çok üzücü…” dedi ve ekledi: 

Yazının Devamını Oku

Google'ın Kanada ile dijital telifte anlaşması Türkiye için beklentileri artırdı... Uzman isim yorumladı: ‘Yasa hayata geçirilirse Türk medyasının pozitif bir dönüşüme sahne olacağı açıktır’

7 Aralık 2023

Google, teknoloji devi şirketlerin haber içeriklerini platformlarında kullanmaları karşılığında ücret ödemelerini öngören Çevrim İçi Haberler Yasası doğrultusunda, Kanada merkezli haber kuruluşları ve şirketlerine yıllık yaklaşık 74 milyon dolarlık ödeme yapmayı kabul etti.

Haziran 2023'te kabul edilen ve kısaca C-18 olarak bilinen yasa kapsamında Facebook, WhatsApp ve Instagram uygulamalarının şemsiye kuruluşu olan Meta ile Google'ın, yayıncılara haberlerin kullanımı karşılığında ödeme yapması öngörülüyordu.

Google'ın ödeme yapmayı kabul etmesiyle yasa ilk meyvesini vermiş oldu. 

Peki Kanada’da yaşanan bu gelişmenin benzerinin Türkiye’de hayata geçmesi nasıl sonuçları beraberinde getirir? 

‘YAYINCILAR BU SAYEDE DAHA YÜKSEK KALİTELİ İÇERİKLER ÜRETEBİLİR’

Yazının Devamını Oku

Göz altı torbaları ve mor halkalar neden oluşur? Nasıl geçer? Özellikle esmer tenli kişiler bu detaylara dikkat etmeli!

6 Aralık 2023

Göz çevresi vücudumuzun estetik açıdan en önemli bölgelerinden biri… Bu bölgenin, parlak ve canlı görünmesi kişiye sağlıklı ve genç bir görünüm kazandırdığı gibi bireyin psikolojisini de olumlu etkiliyor. Ancak pek çok kişinin mücadele ettiği göz torbaları, göz altı morluğu ve koyu halkalar bu görüntüye engel oluyor.

Göz altı torbalarının çoğu zaman tıbben bir zararı bulunmuyor. Ancak uzmanlar, birçok kişinin göz altı torbaları ve göz etrafındaki mor halkalardan rahatsız olduğunu, bu durumun yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini ifade ediyor.

ORTAYA ÇIKAN BU SORUNLARIN TEK NEDENİ UYKUSUZLUK DEĞİL

Dermatolog Dr. Cristina Psomadakis, Daily Mail’e yaptığı açıklamada, “Göz torbalarından ya da morluklardan bahsedildiğinde akla hemen uykusuzluk gelebilir. Uykusuzluk, göz altı torbalarının belirgin görünmesine neden olabilir ama bu durum herkes için geçerli değildir. Damar sistemi, lenfatikler, derinin kalitesi, yaşı ve pigmentasyonunu mutlaka ciddiye almak gerekir” ifadelerini kullandı.

Yazının Devamını Oku

Son dönemde tartışmalara konu oldu: Elektrikli araçlarda yangın riski diğer araçlara göre daha mı yüksek? Araştırmalar ve uzmanlar ne diyor?

5 Aralık 2023

Çevre dostu ulaşımı mümkün kılan elektrikli araçların kullanımı yaygınlaştıkça, bu yenilikçi teknolojiyle ilgili detaylar da merak ve tartışma konusu oluyor. Son zamanlarda tartışmaların ana başlığını elektrikli araçlardan kaynaklandığı iddia edilen yangınlar oluşturuyor. 

Bu bağlamda, ‘Elektrikli araçlarda yangın riski, benzinli veya dizel araçlara göre daha mı büyük?’ sorusu sık sık gündeme geliyor.

Temmuz ayında Almanya'dan Mısır'a giden ve 3.700 otomobil taşıyan bir gemi, Hollanda açıklarında yandı. Yapılan açıklamalarda yangının gemideki 500 elektrikli aracın birinden kaynaklı olabileceği ihtimali öne çıktı. Ancak bu iddia teyit edilemedi.

En son Ekim ayında İngiltere'de Luton Havalimanı'nın otoparkında patlak veren yangın, tartışmaları körükledi. 1.200 aracı kullanılmaz hale getiren yangın, görgü tanıklarının ifadelerine göre bir elektrikli araçtan kaynaklandı. Sosyal medyada da yayılan bu iddialara karşın yapılan incelemeler neticesinde yangına dizel yakıtlı bir aracın sebep olduğu anlaşıldı. Sonuçlar soruşturmayı yürüten Bedfordshire İtfaiyesi'nin resmi internet sitesi üzerinden kamuoyuna duyuruldu. 

Peki elektrikli otomobiller, kullanıcıları yangın konusunda endişelendirmeli mi?Başta bu soru olmak üzere elektrikli otomobillerle ilgili tartışmaları, elektrikli araçların onarımı ve eğitim süreçleri konusunda uzman olan RS Otomotiv Grubu İcra Kurulu Üyesi Mustafa Tütünoğlu ile mercek altına aldık.

‘HER TAŞIT YANGIN RİSKİ TAŞIR’

Mustafa Tütünoğlu’na son dönemde elektrikli otomobillerle ilişkilendirilen yangınlara dair izlenimlerini sorduğumuzda, 

Yazının Devamını Oku

Marmara'da korkutan iki deprem! Uzman isimden ilk yorum: 'Bu tali bir kırık'

4 Aralık 2023

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat, Marmara’nın 'güney kolu' üzerinde yaşanan orta büyüklükteki depremin, Marmara Bölgesi'nde özellikle Gemlik civarında ve İstanbul'da yani Marmara Bölgesi'nin doğusunda kuvvetli hissedildiğini söyledi.'ANA ŞOK GİBİ GÖRÜNÜYOR, ARTÇILARI VAR'

Depremin ilk bakışta ana şok gibi göründüğünü ve artçılarının olduğunu vurgulayan Kalafat, “Olumlu bir gelişme olarak yorumlayabiliriz. Artçıları var. Lokal bir deprem bu. Tali bir kırık” ifadelerini kullandı.

Kalafat “tali kırık” ifadesini şöyle açıkladı:

“Kuzey Anadolu Fayı’nın iki büyük kolu var. Bunların biri kuzeyden geçen kol, diğeri İznik Gölü’nün güneyinden Gemlik Körfezi’ne bağlanan kol. Bunların her ikisini de sismik boşluk diye tanımlıyoruz. Deprem bu sismik boşluklar üzerinde mi değil mi diye bakıyoruz. Bu deprem şu an için öyle görünmüyor.

Depremin 4,73 metrelik derinliğini de değerlendiren Kalafat, “Sığ bir deprem olarak nitelendirebiliriz. Marmara’nın güney kolundan geçen hat üzerinde Mudanya açıklarında olan bir deprem” dedi.

KAFZ’nin bir uzantısı olan bölgede birden fazla fay olduğunu hatırlatan Kalafat, hangi fayın kırıldığının anlaşılması için mekanizma çözümlemeleri yapılacağını söyledi.

GÜNEY KOL HANGİ FAYLARI KAPSIYOR?

Yazının Devamını Oku

Mutfağımızın vazgeçilmezi... Köftelerin izinde yola çıkılacak adresler | 9 ŞEHİR 10 ÖNERİ

2 Aralık 2023

Kıyma, soğan, biraz bayat ekmek, yumurta, saf bir zeytinyağı, azıcık kimyon, karabiber ve tuz... Tüm bu ürünleri harmanlayınca ortaya çıkan lezzet şöleni köfteler sofralarımızın vazgeçilmezi...

Ülkemizin dört bir yanında birbirinden leziz pek çok köfte çeşidimiz bulunuyor. "Bir köfte yiyip gelelim" diye yollara düşen lezzet sevdalılarının sayısı da azımsanamayacak kadar çok.

Hal böyle olunca bu hafta gezgin ve seyahat yazarları Nurgül Büyükkalay, Didem Mutçalıoğlu, Özlem Köseoğlu, Bahar Gündoğdu ve Erdoğan Gümüş'ün desteğiyle köfte dolu bir rehber hazırlayalım dedik.

Yazarlarımıza ‘Köftelerin izinde yola çıkılacak adresler nereler?’ diye sorduk. Oldukça geniş olan listeden, hem kendileri için favori olan 10 köfteyi önerdiler hem de şehirlerde gezilecek yerler konusunda tavsiyelerde bulundular.

Bölgenin en meşhuru: Harput köftesi / ELAZIĞ

Yazının Devamını Oku

Telefon ve şarj aleti patlamaları arttı! Kullanıcılar mı hatalı yoksa cihazlar mı sorunlu? ‘Yıldırımlı havalarda telefonu şarj etmeyin çünkü...’

1 Aralık 2023

Telefon bataryalarındaki patlama haberleri son zamanlarda endişe yaratmaya başladı.

İlk örnek Artvin'in Hopa ilçesinden... Bir kafede oturan üniversite öğrencilerinden birine ait cep telefonunun bataryası, telefon masanın üzerinde dururken adeta bomba gibi patladı. Garsonun sipariş aldığı esnada meydana gelen olay sırasında kısa süreli panik yaşandı.

İkinci olayda İstanbul Sultanbeyli'de caddede yürüyen bir vatandaş, arka cebindeki telefonundan gelen sıcaklığı fark etti. Vatandaş, telefonunun kılıfını çıkarmaya çalıştığı sırada yoğun duman oluştu ve telefon bir anda patladı. İlginç olan, cihaz üç ay önce satın alınmış olmasıydı.

İstanbul Sultangazi’de bulunan bir cep telefonu teknik servisinde de patlama meydana geldi. Telefon, bataryasının değiştirilmesi için teknik servise getirilmişti. İşlem sırasında, batarya alev alarak patladı. 

Yazının Devamını Oku

İyileşmesi haftalar süren yeni grip salgını başladı! Korunmak için neler yapmalı? Oda sıcaklığı nasıl olmalı? ‘Tırnaklara, parmak aralarına ve bileklere dikkat’

29 Kasım 2023

Grip, her yıl 3 ila 5 milyon kişiyi etkileyen, influenza virüsünün yol açtığı bir enfeksiyon hastalığı.

Soğuk kış aylarında insanların en büyük sorunlarının başında gelen grip, solunum ve dolaşım sistemini etkilemesinin yanı sıra tüm organlarda zarara da neden olabiliyor. Özellikle ileri yaşlarda, yeni doğanlarda, bağışıklık sisteminin zayıfladığı kronik hastalıklarda, dolaşım ve solunum sistemi hastalıklarında son derece ağır sonuçlar ortaya çıkarabiliyor.

Ülkemizde de havaların bir anda soğuması şiddetli bir grip sezonunu beraberinde getirdi. Uzmanlar bu yıl gribin geçtiğimiz birkaç yıla oranla daha ağır geçtiği konusunda uyarılarda bulundu.

'GRİP VAKALARI GEÇEN YILLLARA ORANLA 2-3 KAT ARTTI'

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Mine Işık Arıgün, “Ülkemiz son üç yıldır ilk kez bu kışı koronavirüs pandemisi olmadan geçiriyor. Grip vakalarında ise önceki yıllara göre çok belirgin bir artış var. Hastalarımızı tedaviye karşı inatçı ve iyileşmesi haftalar sürebilen yeni grip salgınına karşı uyarıyoruz. Bu yılki grip vakalarının eskiye göre 2-3 kat arttığını ve hastanelerde ciddi yoğunluk yaşandığını söyleyebilirim” dedi.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Meyha Şahin ise “Burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve gözlerde yanmayla birlikte öksürük, son zamanlarda soğuk algınlığı ile başvuran hastalarda karşılaştığımız semptomlar arasında yer alıyor. Bu durum bazen çok ağır bir tabloya sebep olurken bazen de birkaç gün içerisinde geçebiliyor. Fakat her şekilde, günlük hayatta performans ve iş gücü kaybına neden olduğu için önemli bir sorun olarak toplumdaki yerini koruyor” ifadelerini kullandı.

Yazının Devamını Oku

Neden bazı insanlar daha çok üşüyor? Özellikle parmaklarınız, kulaklarınız ve burnunuz soğuksa dikkat!

24 Kasım 2023

Sonbahar ve kış mevsimi gelince dışarıda geçirilen vakit kısalır, daha çok evde olmak isteriz. Bu dönemde “Çok üşüdüm” cümlesini de sıkça söyler ya da çevremizden duyarız. Ancak havalar çok soğuk olmasa bile siz çok üşüyorsanız, altında yatan ciddi sorunlar olabilir. 

İnsanın ortalama vücut sıcaklığı 36,5 derece olarak kabul ediliyor. Pek çok araştırma bu değerin kişiden kişiye 0,5 ila 1 derece değişiklik gösterebileceğine işaret ediyor.

Vücudumuzun farklı bölümleri farklı sıcaklıklara sahip. Uzmanlara göre, vücudun en sıcak yeri yaklaşık 37 derece ile rektum (kalın bağırsağı anüse bağlayan son kısım). Rektumu kulaklar ve ağız izliyor. 

Eğer hava sıcaklığı bir günde yaklaşık 10 derece düştüğü için üşüyorsanız bu normal karşılanabilir. Çünkü vücudunuz dış ortamdaki ani değişime tepki vermektedir. Ama etrafınızdaki hiç kimse soğuktan etkilenmezken siz titriyorsanız, bu durum bir sağlık sorunun göstergesi olabilir.

Yazının Devamını Oku

Kasım fırsatlarında dolandırılmamak için bu detaylara dikkat! Tüketiciler en çok hangi tuzaklara düşüyor? '2023 diğer yıllara göre daha riskli' | 7 SORU 7 YANIT

23 Kasım 2023

Türkiye'de ve dünyanın dört bir yanında büyük ilgi gören indirim kampanyaları Kasım ayının başından bu yana artarak devam ediyor. Özellikle 24 Kasım Efsane Cuma ve 27 Kasım Siber Pazartesi günlerinde dünyanın dört bir yanında milyonlarca kişinin çevrimiçi indirimleri yakalamak için alışveriş sitelerinin başına geçeceği tahmin ediliyor.

Ancak uzmanlar dolandırıcılara karşı dikkatli olunması konusunda uyarıyor. İngiliz bankası Barclays’ın patronu Matt Hammerstein, Daily Mail’e yaptığı açıklamada bu yıl çevrimiçi ortamda alışveriş yapmak isteyenlerin benzeri görülmemiş bir dolandırıcı akınının hedefi olacağını söyledi.

Hammerstein, “Müşterilerimizi dikkatli olmaları konusunda uyarıyoruz. Verilerimiz, satın alma dolandırıcılığı nedeniyle kaybedilen paranın, geçen yıl Efsane Cuma'dan ve Siber Pazartesi'ye uzanan dört günde yüzde 22 arttığını gösteriyor. Organize suç çetelerinin eş güdümlü saldırıları nedeniyle her yıl yüz milyonlarca sterlin dolandırıcılara kaptırılıyor” dedi.

10 DOLANDIRICILIKTAN 9’U TEKNOLOJİ PLATFORMLARINDA GERÇEKLEŞİYOR

Uluslararası veri firması LexisNexis Risk Solutions'ın analistleri de her beş kişiden en az üçünün Efsane Cuma indirimlerinden yararlanmak için alışveriş yapacağının altını çizdi. 10 dolandırıcılıktan 9’unun teknoloji platformlarında gerçekleştiğine vurgu yapan analistler, tüketicilere dolandırıcıların saldırılarına karşı hazırlıklı olmaları konusunda uyarılarda bulundu.

Peki, dolandırıcılar insanları hangi yöntemlerle tuzağa düşürüyor? Tüketiciler nelere dikkat etmeli?

Yazının Devamını Oku

‘Sessiz reflü’ sinsice ilerliyor! Çok fazla çay ve kahve içenler dikkat! ‘Ne hastaların ne de hekimlerin aklına geliyor’

21 Kasım 2023

Mide rahatsızlıkları, günümüzde çok yaygın olarak görülüyor. En sık ortaya çıkanların başında da mide reflüsü gelyor. Her 20 kişiden iki ya da üçü mide reflüsüyle baş etmeye çalışıyor. Fakat "midedeki asidin yemek borusuna doğru kaçması" olarak tarif edilen reflünün, boğazda da meydana gelebildiğini biliyor muydunuz?

Laringofarengeal reflü (LFR) ya da yaygın bilinen adıyla ‘boğaz reflüsü’ olarak adlandırılan bu durum, ‘özofageal sfinkter’ adı verilen kasın yetersizliği veya zayıflığı sonucu ortaya çıkıyor. Bazen yemek yedikten sonra bazen de uykuya dalmadan önce belirgin hale gelebiliyor.

Dünyanın önde gelen sağlık kuruluşlarından biri olan ABD merkezli Cleveland Clinic'e göre, kulak burun boğaz (KBB) uzmanlarına başvuran her 10 kişiden üç ya da dördünde boğaz reflüsü bulunuyor. Hastalık bu kadar yaygın olmasına rağmen toplumda yeterince bilinmiyor.

Cleveland Clinic'in açıkladığı verilere göre 60 milyon ABD'li kronik asit reflüsünden şikayetçi… Bu sayının en az yarısında boğaz reflüsü olduğu tahmin ediliyor.

Ancak semptomlar başka hastalıkları taklit edebildiğinden bu reflüyü teşhis etmek bazı durumlarda zor olabiliyor. Bu nedenle hastalık ‘sessiz reflü’ olarak da adlandırılıyor.

Yazının Devamını Oku

Türkiye'de kadın futbolunda hangi seviyedeyiz? 'Gördükleri muamele U21 takımı gibi, hakemler ciddi baskı altında kalıyor'

17 Kasım 2023

Dünyada futbol denince akla ilk olarak erkek futbolu gelse de UEFA’nın 2000'li yılların başından itibaren kadın futboluna ilgiyi artırması, Avrupa’daki pek çok ülkede kadın futbol liglerinin kurulmasını sağladı.

Ülkemizde de Türkiye Futbol Federasyonu Gelişim Direktörlüğü tarafından yürütülen eğitim ve tanıtım çalışmaları sonucunda kısa sürede kadın futbolunda önemli atılımlar yapıldı. Kadın futbolumuzun bilinirliği, kısa bir geçmişe sahip olmasına rağmen son yıllarda artmaya başladı.

Bu durumun oluşmasında Galatasaray ve Fenerbahçe gibi köklü kulüplerin kadın takımları kurmaya başlaması ile önemli markaların takımlara ve lige sponsor olmasının payı oldukça büyük.

Ancak yine de pek çok eksik bulunuyor. Kadınlar Futbol Ligi, profesyonel bir lig olmasına rağmen amatör izlenimi veriyor. Üç büyükler de dahil pek çok takım maçlarını tesislerde oynuyor. Örneğin geçtiğimiz hafta sonu Galatasaray-Fenerbahçe derbisi Metin Oktay Tesisleri’nde oynandı. 

Avrupa'da kadınlar ortalama 20 bin, hatta önemli maçlarda 50-60 bin seyirciye oynuyorken, ligimizde bugüne kadar birkaç özel maç dışında henüz bu rakamları görebilmiş değiliz.

Yazının Devamını Oku

Kilolarınız belli bir bölgede yoğunlaşıyorsa dikkat! ‘Bacaklarımda tuğla dolu torbalarla yürüyormuş gibi hissediyordum’

16 Kasım 2023

Son zamanlarda her zamankinden daha fazla yemek yiyor ya da yeterince hareket etmiyorsanız kilo almanız çok da şaşırtıcı değildir. Fakat her şey aynıyken kilo alıyorsanız ve kilolarınız sadece belli bir bölgede yoğunlaşıyorsa, bu durum ciddi bir rahatsızlığın habercisi olabilir.

ABD’de yaşayan Esther Hollander da bu durumu yaşayanlardan... 

Bacak bölgesinde kısa süre içinde normalden çok daha fazla yağ depolanmaya başlayan Hollander, Insider'a yaptığı açıklamada, “Hayatım boyunca kilolarımla mücadele ettim. Bir dönem 136 kiloya kadar çıkmıştım. Bu durumun sağlığıma zarar vermesi üzerine ciddi şekilde kilo verme kararı aldım. Eşimin de çok büyük desteğiyle iki yılın sonunda zor da olsa 77 kilo vermeyi başardım. Ancak 2020 baharında yeniden kilo almaya başladığımda bir şeyler ters gidiyor gibiydi. Aldığım kilolar bacaklarımda toplanıyordu. Sanki tuğla dolu torbalarla yürüyormuşum gibi hissediyordum. Enerjim yoktu ve çok acı çekiyordum. Bir şeyler endişe verici derecede yanlıştı” ifadelerini kullandı.


Esther Hollander / Çizimler: Harun Elibol‘HASTALIĞIMIN DERİNİN ALTINDA AĞRILI YAĞ BİRİKİNTİLERİNE NEDEN OLAN LİPÖDEM OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI’

“Doktora gittiğimde ağrılarımın obeziteden kaynaklandığını öne sürdü. Bu beni çok sinirlendirdi” diyen Hollander, “Yıllarca birçok farklı kiloda oldum; kilo aldım ve verdim. Bu sefer yaşadıklarım farklıydı ama doktorum, bir şeylerin ters gitmesine karşın yaşadığım deneyimi çok fazla önemsemedi…” ifadelerini kullandı.

Hollander şöyle devam etti:

Yazının Devamını Oku

İki gün yağmur yağdı su seviyesi 0,61 arttı... Barajların dolması için ne lazım? Ocak, Şubat, Mart ayları için yağış beklentisi nasıl?

15 Kasım 2023

Ülkemiz, yağış rejimlerinin düzensizleştiği ve kuraklık riskinin yükseldiği sıcak bir sonbahar mevsimi geçiriyor. Bu durumdan en çok etkilenen şehirlerin başında da İstanbul geliyor.

Uzmanlar, İstanbul'daki ve çevre illerdeki kuraklığın devam etmesi halinde, 2024’ün felaket yılı olabileceğine dair uyarılarda bulunuyor. Bu süreçte özellikle İstanbul'un ihtiyacını karşılayan barajlardaki su miktarı endişe verici.

Son 10 yılın Kasım ayı verilerine bakıldığında, İstanbul’a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı bu yıl ilk kez yüzde 20’nin altına düşerek korkutucu bir seviyeye geldi.

Hafta sonu başlayan ve pazartesi de etkili olan yağmur, aylardır devam eden düşüş trendini bir nebze olsun tersine çevirdi. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine göre pazartesi yüzde 16,47 olan baraj doluluk oranı, salı günü 17,08 olarak ölçüldü. Yani yüzde 0,61’lik bir artış kaydedildi. Ancak yağışın kuvvetli olmasına rağmen barajlardaki doluluk oranındaki artışın yüzde 1'i bile bulmaması, beklentileri tam olarak karşılamadı.

Peki, neredeyse durmadan yağan yağmur sonrası bu kadarlık artış normal mi?‘MELEN-YEŞİLÇAY SİSTEMİNDEN SAĞLANAN SU OLMASAYDI BU ARTIŞI DA GÖRMEK MÜMKÜN OLMAYACAKTI’

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğum İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi İçsu Kaynakları Yönetim Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Meriç Albay, “İki günlük yağış sonrası barajlarda ortalama doluluk oranının yüzde 0,61’lik artış göstermesi beklenen bir durumdur. Aslında Melen-Yeşilçay sisteminden sağlanan su olmasaydı bu artışı da görmek mümkün olmayacaktı” dedi ve ekledi:

“İstanbul’a her gün yaklaşık 3,1 milyon metreküp su verildiği unutulmamalıdır. 2-3 gün süren yağmurlar öncelikle toprak tarafından emilmekte, daha sonra akışa geçmektedir. İstanbul’da şehre verilen su miktarı ve su havzalarının amacına uygun olarak korunamadığı düşünülürse yüzde 0,61’lik artışın önemi daha iyi anlaşılır.”İstanbul’un önemli su kaynaklarından olan Sazlıdere Barajı’nın doluluk oranı geçtiğimiz yıl bu tarihlerde yüzde 40 iken bu yıl aynı tarihlerde yüzde 2,92’ye geriledi. Baraja İSKİ tarafından geçtiğimiz günlerde Şamlar'dan su takviye edildi / Fotoğraf: İHA

Yazının Devamını Oku

Esneme yıkıcı bir hastalığın işareti olabilir... 'Koronavirüsün bir semptomu sandım, hayatımın şokunu yaşadım' | 7 SORU 7 YANIT

10 Kasım 2023

Esnemek uykusu gelen ya da uyumak isteyen insanların yaptığı istemsiz bir davranış. Araştırmalar 100 insandan 90’ının günde ortalama 5-6 kez esnediğine işaret ediyor.

Ancak uzmanlar esnemenin sayısının gün geçtikçe artmasının şüphelenilmesi gereken bir durum olabileceği konusunda uyarıyor.

İngiltere’de yaşayan Nickie Davies'in hastalığı da bir esneme sorunu olarak başladı.

Geçen yıl Ocak ayında koronavirüse yakalanan Nickie Davies, virüsü atlattıktan sonra normalden daha fazla esnemeye başladı. Bir süre sonra bu esnemeler düzenli hale geldi. 

KORONAVİRÜSÜN BİR SEMPTOMU SANDI HAYATININ ŞOKUNU YAŞADI

Yazının Devamını Oku

Ünlü oyuncu Brooke Shields'in yaşadıkları korkuttu... Çok fazla su içmek nöbetlere neden olabilir! Kaç litreden sonrası tehlikeli?

9 Kasım 2023

Vücudumuzdaki sistemlerin sorunsuz bir şekilde çalışabilmek için suya ihtiyacı var. Bu nedenle su tüketimi tüm canlı organizmalarda olduğu gibi insanlar için de büyük bir öneme sahip.

Pek çok uzman ideal miktarda su tüketiminin kabızlığın önlenmesi, vücut sıcaklığının düzenlenmesi ve sindirim sisteminin desteklenmesinde önemli görevleri olduğunu söylüyor. Su tüketiminin ideal düzeyde olmaması genellikle az su tüketmekle ilişkilendirilse de fazla su içmenin de zararları bulunuyor.

Özellikle zayıflamak için uygulanan diyetlerde su tüketiminin önemi, bazen sınırın aşılmasına neden oluyor. Oyuncu Brooke Shields de bu sınırı aşanlardan…

'ELLERİM BİR ANDA GÜÇSÜZLEŞTİ VE NÖBET GEÇİRDİM'

Geçtiğimiz günlerde bir dergiye verdiği röportajda çok fazla su içtiği için nöbet geçirdiğini açıklayan Brooke Shields,

Yazının Devamını Oku

Akdeniz diyetinin tahtını sallayan yeni trend: Portfolio… Uluslararası kılavuzlara eklendi... ‘Sağlık için adeta sihirli bir çözüm’

7 Kasım 2023

Portfolio diyeti, bitkisel temelli beslenme yaklaşımını benimseyerek, kardiyovasküler hastalık riskini azaltmayı hedefleyen bir beslenme şekli.

İlk olarak 2011 yılında Kanada'daki Toronto Üniversitesi'nde beslenme bilimleri ve tıp bölümlerinde profesör olan David J. A. Jenkins ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmada gündeme getirilen diyetin, kalp hastalıklarını artıran düşük yoğunluklu lipoproteini düşürdüğü ve kalp hastalıklarında risk faktörlerini azalttığı ortaya çıkarılmıştı.

Bu çalışma sonrası diyet; Kanada Kardiyovasküler Derneği, Kanada Diyabet Derneği, Avrupa Ateroskleroz (Damar sertliği) Derneği ve Birleşik Krallık Kalp Derneği gibi uluslararası düzeyde pek çok kuruluş tarafından onaylandı ve kılavuzlara eklendi.

Ancak Portfolio diyeti, hâlâ Akdeniz veya DASH (Hipertansiyonu durdurmak için diyet yaklaşımları) diyeti gibi diğer popüler diyetler kadar iyi bilinmiyor. Portfolio, bitki bazlı besinlere vurgu gibi birçok özelliğiyle adı geçen diyetlerle ortaklaşıyor.

YENİ ÇALIŞMA PEK ÇOK BOŞLUĞU DOLDURDU

Yazının Devamını Oku

'Kirli Hanım' peyniri Dünya Peynir Ödülleri'nde bronz madalya aldı! Başarıya nasıl ulaşıldı? 'Yok olmaya yüz tutan bir peynir Avrupa sahnesinde'

3 Kasım 2023

Peynir, Türk mutfağında pek çok türüyle önemli bir yer tutuyor. Ülkemizin dört bir yanında çoğu hâlâ geleneksel yöntemler kullanılarak üretilen bazıları ‘coğrafi işaretli’ onlarca farklı peynir türü bulunuyor. Örneğin sadece Balıkesir’in kendine özgü 50 çeşit peyniri olduğu biliniyor.

Ancak böylesi bir çeşitliliğe sahip olduğumuz halde peynirlerimiz dünyada yeterince tanınmıyordu. Ta ki geçtiğimiz günlerde Norveç’te yapılan Dünya Peynir Ödülleri yarışmasında Balıkesir’in Kirli Hanım peyniri bronz madalya alana kadar...

Elde edilen bu başarı Türkiye'ye büyük bir mutluluk ve gurur yaşatırken, bundan sonrası için de umut verici gelişme olarak yorumlandı.

DÜNYA PEYNİR ÖDÜLLERİ 35 YILDIR DÜNYANIN FARKLI ŞEHİRLERİNDE DÜZENLENİYOR
Her yıl dünyanın en iyi peynirlerinin sahne aldığı yarışmaya bu yıl 43 ülkeden 4 bin 502 peynir katıldı.

Temel amacı; hikâyesi olan ve özenli üretilmiş karakterli peynirlerin ismini duyurmak, üretimlerinin devamlılığını sağlamak ve pazarlanmasına desteklemek olan yarışmada, ortalamanın üzerinde beğeni alan peynirler; ‘süper altın’, ‘altın’, ‘gümüş’ ve ‘bronz’ madalya kategorileriyle derecelendiriliyor ve o yılın en iyi peynirleri listesi oluşturuluyor.

35 yıldır hiçbir Türk peyniri bu listelerde yer almıyordu. Kirli Hanım bir ilk oldu ve ülkemize bronz madalyayı getirmeyi başardı.

Yazının Devamını Oku

Ünlü gitarist akciğer kanserine yenik düştü! Dünyada ve Türkiye’de hızla yayılıyor... Tırnak şekilleri hastalığa dair işaret veriyor

2 Kasım 2023

Akciğer kanseri dünyada en çok görülen kanser türlerinden biri… Her yıl İngiltere'de 35 bin, ABD'de ise 120 bin civarında kişinin ölümüne neden olan hastalık, dünyada ve ülkemizde erkeklerde prostat, kadınlarda ise meme kanserinden sonra en yaygın kanser türü olarak nitelendiriliyor.

Massive Attack grubunun 62 yaşındaki gitaristi Angelo Bruschini de geçtiğimiz günlerde akciğer kanseri nedeniyle yaşamını yitirdi. Grubun sosyal medya hesabından yapılan duyuruda “Angelo Bruschini’nin Massive Attack'e katkısını ölçmek imkânsız. Böyle bir hayatı birlikte paylaştığımız için ne kadar şanslıyız” ifadeleri yer aldı. 

Akciğer kanseri çok yaygın olmasına rağmen, pek çok kişi hastalığın belirtilerinin farkında değil. Peki hangi belirtiler hastalığa dair güçlü işaretler veriyor? Uzmanlarla masaya yatırdık.

AMERİKAN KANSER DERNEĞİ’NİN 2023 YILI İÇİN AKCİĞER KANSERİ VE ÖLÜMLERİNE DAİR ÖNGÖRÜLERİ ENDİŞE VERİCİ

Amerikan Kanser Derneği her yıl ABD'deki yeni kanser vakaları ve ölümlerine dair tahminlerini paylaşıyor.

Bu yıl paylaşılan rakamlara dikkat çeken Onkoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ebru Karcı, “2023 yılında 1 milyon 958 bin 310 yeni kanser vakasının ve 609 bin 820 kanser ölümünün meydana geleceği öngörülüyor. Akciğer kanserindeki tablo ABD’de kanserden ölümlerin önde gelen nedeni. Ülkede 2023 yılında tahminen 238 bin 340 yeni akciğer kanseri vakası (117 bin 550 erkek ve 120 bin 790 kadın) teşhis edileceği ve hastalık nedeniyle 127 bin 70 ölümün (67 bin 160 erkek ve 59 bin 910 kadın) kişinin hayatını kaybedeceği öngörülüyor. Bu sayılar hepimiz için oldukça endişe verici” dedi.

Yazının Devamını Oku

İdmana çıkmadan maçlara çıkıyor! Icardi'nin sakatlığı ne kadar ciddi? 'Bu çok büyük bir risk, eğer tendon yırtılırsa...'

31 Ekim 2023

Galatasaray'ın yıldız futbolcusu Mauro Icardi, performansının yanı sıra renkli kişiliği, gol sevinci ve kendisiyle özdeşleşen ‘Aşkın Olayım’ şarkısı ile kısa sürede sarı-kırmızılıların efsaneleri arasına girmeyi başardı.

Arjantinli golcü, günlük hayatta Galatasaray ürünlerini kullanarak da kulübe olan bağlılığını her fırsatta gösteriyor. Son dönemde sakat olmasına rağmen maçlara çıkması da büyük fedakarlık örneği olarak yorumlanıyor.

ANTRENMAN YAPMADAN İĞNEYLE MAÇLARDA OYNUYOR

Spor Toto Süper Lig’in 9’uncu haftasında Beşiktaş ile oynanan maçta sağ ayak bileğine aldığı darbe sonrası ağrıları başlayan Icardi’nin MR tetkiklerinde sağ ayak bileği peroneal tendonlarında ve tendon üstündeki retinakuler dokuda (ayak bileği dış tendon grubu ve destek dokusu) hasar ve kanama tespit edildi.

Yazının Devamını Oku

Grip deyip geçmeyin! Virüs nedeniyle bacağını kaybetti… 'Bildiğimizden daha sık meydana geliyor' | 6 SORU 6 YANIT

27 Ekim 2023

Grip; burun, boğaz ve bazen akciğerleri enfekte eden influenza virüslerinin neden olduğu bulaşıcı bir hastalık. Özellikle sonbahar ve kış aylarında dönem dönem büyük çapta salgınlarla seyreden virüs, ani başlayan ateş, aşırı yorgunluk ve kuru öksürük gibi semptomlarla kendini belli ediyor. 

Genelde hafif seyreden ve vitamin destekleriyle vücuttan atılan virüs, bazı kişilerde ciddi hastalıklara neden olabiliyor. Onlardan biri de ABD’nin Virginia eyaletinde yaşayan 33 yaşındaki Allison Miller…

BASİT BİR GRİP SANDI, SIRT AĞRILARI YAŞAMAYA BAŞLADI 
Miller, boğaz ve baş ağrısı şikayetleri ortaya çıktığında sağlıklı bir genç kadındı. Semptomlar kötüleşmeye başlayınca göğüs röntgeni çektirmek için hastaneye gitti. Görüntüde endişe verici bir şey çıkmadı. Sadece biraz daha şiddetli bir grip geçiriyordu.

Yazının Devamını Oku

Ev sahipleri ve kiracılar arasında 5 yıl eşiği! Sözleşmede bu süre dolunca ne oluyor? Arabuluculuk ve mahkeme süreci nasıl işliyor? Masrafları hangi taraf üstleniyor?

26 Ekim 2023

Konut kiralarındaki artış, özellikle eski kiracılarla ev sahipleri arasında anlaşmazlıklara neden oluyor. Tarafların anlaşamadığı durumlarda konu önce arabulucuya, oradan da sonuç çıkmazsa yargıya taşınıyor. 

Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir kriter var: Kiracılık süresi… Çünkü kira sözleşmesinin beş yılı aştığı durumlarda, ev sahiplerinin kira bedelinin tespiti için sulh hukuk mahkemelerine dava açma hakkı bulunuyor.

İstanbul Sarıyer’de yaşayan S.O. da oturduğu evde beşinci yılını dolduran ve ev sahibiyle kira konusunda anlaşmazlığa düşenlerden…

'5 YIL DOLUNCA KİRAMIN ÜÇ KATINI İSTEDİ’

1+1 bahçe katı daireye 1 Kasım 2018'de taşınan ve bu ayın sonunda beşinci yılını dolduracak olan S.O., “Geçtiğimiz hafta sonu ev sahibim aradı zam talebini bildirmek için. Bir meblağ söyledi; şu anki kiramın üç katı. Ben bu kadar ödeyemeyeceğimi belirterek yüzde 100'ün üzerinde zam teklif ettim ama kabul etmedi” dedi.

Yazının Devamını Oku

Bilim insanları tehdidin adını koydu: CKM sendromu! Dünyada ve ülkemizde artıyor, nelere dikkat etmek gerekiyor? | 6 SORU 6 CEVAP

24 Ekim 2023

Metabolik risk faktörleri, vücudumuzu olumsuz etkileyebilen ve günümüzde giderek yaygınlaşan bir sağlık sorunu. Genelde obezite, yüksek kan basıncı, yüksek kan şekeri düzeyleri ve anormal kan yağları gibi belirtilerle ortaya çıkıyor.

9 Ekim'de Amerikan Kardiyoloji Derneği'nin resmi yayın organı olan Circulation dergisinde yayımlanan bir çalışmada, metabolik risk faktörlerinin kardiyovasküler hastalıklar ve böbrek sorunlarıyla güçlü bir bağı olduğu ortaya çıktı.

Amerikan Kalp Derneği’nin bu bağlantıyı "kardiyovasküler", "böbrek" ve "metabolik" kelimelerinin İngilizce karşılıklarının baş harflerinden hareketle ‘CKM sendromu’ olarak tanımlaması araştırmanın daha fazla dikkat çekmesini sağladı.

CKM sendromunun kalp, beyin, böbrekler ve karaciğer de dahil olmak üzere vücuttaki tüm önemli organları etkilediğini söyleyen çalışmanın başyazarı Dr. Chiadi E. Ndumele, NBC News'e verdiği demeçte CKM'yi tanımlamanın “bir paradigma değişikliği” olduğunun altını çizdi. 

Yazının Devamını Oku

Araştırma sonucu şaşırttı: Çayın 'baloncuklusu' depresyon nedeniniz olabilir! Çay ve kahveyi ne sıklıkla tüketmek gerekiyor?

20 Ekim 2023

Baloncuklu çay ya da inci çayı olarak da adlandırılan sütlü ve aromalı çaylar, son zamanlarda Asya ülkeleri başta olmak üzere dünya genelinde popülerliği artan ve Türkiye'de de hızla yayılan bir içecek. Ancak bu moda çaylar, sağlığımız için tehdit oluşturuyor.

Çin'deki Tsinghua Üniversitesi'nden araştırmacılar, Pekin'de yaşayan 5 bin 281 üniversite öğrencisiyle anket yaptı. Bulgular, sütlü çay bağımlılığının belirli semptomlara yol açtığını, aynı zamanda depresyon veya anksiyeteyle ilişkili olduğunu ortaya koydu.

Hakemli bilimsel dergi Journal of Affective Disorders'da yayımlanan araştırma makalesinde, “Sütlü çayın popülaritesi özellikle de gençler arasında muazzam bir artış gösterdi. Bulgularımız sütlü çay tüketiminin bağımlılığa yol açabileceğini, bunun da depresyon ve anksiyete ile ilişkili olduğunu gözler önüne seriyor” ifadelerine yer verildi.

‘YÜKSEK ORANDA KAFEİN, ŞEKER VE YAĞ İÇERMESİ SORUNLARA NEDEN OLUYOR’

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Uzman Diyetisyen Merve Altay, bulguların oldukça önemli olduğuna dikkat çekerek, “Araştırma kapsamında sütlü çayların katılımcılarda depresyon, anksiyete belirtileri, bağımlılık ve suçluluk duyguları yaratıp yaratmadığı test ediliyor. Özellikle sütlü çay tüketen gençlerde bu durumun daha da arttığı gözlemleniyor. Bu önemli bir veri... Ayrıca yapılan çalışmalarda insan vücudunun sindirim enzimleri hayvansal süt tüketimini sindiremediği için, bağırsaklarda artan dirençle birlikte kişilerin kendilerini karın şişliği, halsizlik ve depresyonda hissetmelerine neden olacağı da ortaya kondu” dedi. 

“Bu çaylar yüksek oranda kafein, şeker ve yağ içerir” diyen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman ise “Yüksek miktarda şeker içeren besinlerin mental sağlık üzerine olumsuz etkileri olduğunu biliyoruz. Ayrıca içerdiği kafein nedeniyle de mental sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Düşük dozlarda kafein depresif belirtilere iyi gelse de yüksek dozlarda anksiyete belirtilerinde artışa ve bağımlılık geliştiğinde yoksunluk dönemlerinde depresif belirtilere neden olabiliyor. Sütlü çayları fazla tüketmek bu sorunların oluşmasına neden olacaktır” ifadelerini kullandı.

Yazının Devamını Oku

Artık neredeyse tüm ev sahipleri istiyor: Tahliye taahhütnamesi hakkında tüm merak edilenler 'Her yıl sonu ev mi taşıyacağız?'

18 Ekim 2023

Ev sahipleri ile kiracılar arasında yaşanan tartışmalara her gün bir yenisi ekleniyor. İstanbul Sultangazi’de yaşayan G.L. de ev sahibi ile anlaşmazlığa düşenlerden.

Oturduğu evde beşinci yılını dolduran ve ev sahibiyle kira ücreti konusunda anlaşamayan G.L., “Geçen yıl ev sahibimle küçük çaplı bir tartışma yaşamıştık. Kendisine yüzde 25’ten fazla zam teklif etmeme rağmen kabul etmemişti. Yüzde 100’den fazla zamda diretmişti. Eşimle bana karşı üslubu ve tavrı da çok kötüydü. Sonra araya ağabeyi girdi ve konu bir şekilde çözüldü. Fakat bu ayın sonunda beşinci yılımızın dolacak olması, ev sahibimin iştahını iyice kabarttı. Kira ücretini 3,5 katına çıkarmamızı istedi” dedi...

'KREDİ ÇEKİP TAŞINMAYA KARAR VERDİK'

Yaptığı araştırmayla ev sahibinin talep ettiği meblağın civarda aynı ayardaki dairelerin kirasının neredeyse iki katı olduğunu öğrendiğini söyleyen G.L. şöyle devam etti:

-- Eylül’ün başından itibaren sürekli aramaya başladı. O kadar sık arıyor ya da mesaj atıyordu ki artık bunaldım. Ben cevap vermeyince bu sefer eşimi aramaya başladı. Kendisine "Daha makul bir oranda anlaşalım" dediğimde telefonu suratıma kapatıyordu.

-- Kendisine çevredeki fiyatlarla ilgili aldığım bilgileri aktardım. Emsal dairelerin kira ücretleri üzerinden şu anki kiramızın 2,5 katını teklif ettim ama anlaşmayı kesinlikle kabul etmedi. 

-- Artık durum öyle bir noktaya geldi ki eşimle eve adım atmak gelmiyor içimizden…

Yazının Devamını Oku

WhatsApp’ın yeni özelliği 'Kanallar'a dikkat! Hangi tehlikelere neden olabilir? ‘Dolandırıcılar için ortam çok müsait’

12 Ekim 2023

Dünyanın en popüler anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın ilk olarak Kolombiya ve Singapur'da kullanıma sunduğu 'Kanallar' özelliği, 150’den fazla ülkede erişime açıldı. Artık Türkiye'de de kullanıcılar kendi kanallarını oluşturabiliyor.

Bu özellik kullanıcıların kanal oluşturarak duyurularını yayınladıkları bir grup sohbeti gibi çalışıyor. Pek çok spor kulübü, haber sitesi, ünlüler ve şirketler de bu alanda yerlerini almaya başladı.

Meta Platforms tarafından yapılan açıklamada “150'den fazla ülkede Kanallar'ı kullanıma açarak size önemsediğimiz güncellemeleri sunmanın heyecanını yaşıyoruz. İnsanların doğrudan WhatsApp'ta takip edebileceği binlerce kuruluşa, spor takımına, sanatçıya ve fikir liderine merhaba diyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Uzmanlar ise hızla popülerleşen bu özelliğin kullanıcıları bazı tehditlerle karşı karşıya bırakabileceği konusunda uyarıyor. Peki bu tehditler neler?

Yazının Devamını Oku

Yapay zekâ depremi önceden tahmin edebilir mi? Yeni araştırma umutları artırdı! ‘İmkânsız olan problemin çözülebilir olduğunu gördük’

10 Ekim 2023

ABD’de Texas Üniversitesi'ndeki araştırmacılar tarafından geliştirilen YZ algoritması, Çin'de yapılan yedi aylık bir deneme sırasında depremlerin yüzde 70'ini meydana gelmeden bir hafta önce doğru bir şekilde öngörmeyi başardı.

Amerika Sismoloji Derneği dergisinde yayımlanan çalışmaya göre üzerinde çalışılan YZ yazılımı, meydana gelen 15 depremden 14'ünü neredeyse doğru büyüklükte öngördü. Dahası yazılım, depremlerin merkez üslerini de 321 kilometrelik bir alan içinde doğru tahmin etti.

Aynı yaklaşımın başka yerlerde de işe yarayıp yaramayacağı henüz bilinmiyor ancak bu girişim YZ destekli deprem tahmini araştırmalarında bir kilometre taşı niteliğinde görülüyor. 

‘İMKÂNSIZ OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ PROBLEMİN PRENSİPTE ÇÖZÜLEBİLİR OLDUĞUNU GÖRDÜK’

Texas Üniversitesi'ndeki jeoloji bürosunda görev yapan ve araştırma ekibinin üyesi olan Sergey Fomel,

Yazının Devamını Oku

‘Sessiz katil’ hipertansiyon dünyada alarm veriyor! Türkiye’de durum nasıl? ‘Veriler giderek artıyor, bu çok korkutucu’ | 10 SORU 10 YANIT

9 Ekim 2023

Yüksek tansiyon (hipertansiyon) birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkan kan basıncı yüksekliği olarak biliniyor. Büyük tansiyonun 140 mmHg, küçük tansiyonun ise 90 mmHg’nin üzerinde olması yüksek tansiyon olarak kabul ediliyor. Ancak son yıllarda bu sınırın daha da aşağı çekildiği yönünde bir görüş birliği oluşmaya başladı. 

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yüksek tansiyona dair yayınladığı ilk kapsamlı rapor da hastalığın seyri açısından önemli veriler sunuyor. Rapora göre ‘sessiz katil’, dünya çapında üç yetişkinden birini etkiliyor. Genellikle de felç, kalp krizi, kalp yetmezliği ve böbrek hasarı gibi bir dizi başka sağlık sorununa yol açıyor. 

DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus yaptığı açıklamada “Hipertansiyon, basit ve düşük maliyetli ilaç rejimleriyle etkili bir şekilde kontrol edilebilir. Ancak hipertansiyonu olan yaklaşık beş kişiden yalnızca biri hastalığının farkında ve bunu kontrol altına alıyor” dedi. 

Dr. Tedros, hipertansiyon bilincinin artması ve tedavinin yaygınlaşmasıyla 2023 ile 2050 yılları arasında 76 milyon ölümün önlenebileceğini belirtti. 

1) YÜKSEK TANSİYON NEDEN BU KADAR ARTTI? 

Yazının Devamını Oku

BİR SORUDAN FAZLASI | Evlilik aşkı öldürür mü?

6 Ekim 2023

Birçok insan, evlendikten sonra âşık oldukları eşlerine karşı aynı heyecanı duyamadıklarını itiraf ediyor. Bunun nedeninin atılan imza mı, yoksa çiftlerin birbirlerini kaybetme korkusunun evlilikle kaybolması mı olduğu ise hâlâ tartışılıyor. Fakat tam tersi şekilde, evlenince aşklarına aşk katmayı başaranlar da var.

Biz de geçtiğimiz günlerde sosyal medyada tartışılan "Evlilik aşkı öldürür mü?" sorusunu ‘Bir Sorudan Fazlası’ serimize taşıdık. İşte âşık olarak evlenenlerin yorumları ve uzman görüşleri…

‘HÂLÂ İLK GÜNKÜ GİBİ O AŞKIN GERİ DÖNECEĞİ UMUDUNA SARILIYORUM’
Gönül A. (42)

Eşimle 16 yıl önce evlendik. Aşkımız öleli de 16 yıl oldu... Onunla sevgililik dönemimiz, hayatımın en güzel zamanıydı. İş gereği ortak bir tanıdığımızı aynı anda ziyaret ederken tanıştık. Ben pek ilgilenmedim ama onun gözlerini ziyaret boyunca üzerimde hep hissettim. “Yanlış mı düşünüyorum” derken kalkmak istedim ve beni eve bırakmayı teklif etti. Hava yağmurluydu ve ben de kabalık etmek istemediğim için teklifini kabul ettim. Yol boyunca sohbet oldukça seviyeliydi, beni hiç rahatsız etmedi. Fakat sohbet sırasında iş yerimi öğrendi. Bu bilgi de onun için yeterliydi.

Ertesi gün elinde kahvelerle çalıştığım yere geldi. Bir-iki derken biz her gün görüşür olduk. Her şey o kadar güzeldi ki... Bir yıl boyunca her sabah beni arayarak uyandırdı, hazırlanana kadar kapımda oldu, işe bıraktı, akşam da işten alıp eve bıraktı.

Beni çiçeklere, ilgiye ve mutluluğa boğuyordu. Sonra bir gün sohbet ederken bir anda durdu ve

Yazının Devamını Oku

KÖK HÜCRE TEDAVİLERİ DOSYASI | Ünlü profesörün ‘İnsanlar artık 150 yıl yaşayabilecek’ iddiasını uzmanlara sorduk

5 Ekim 2023

İnsanlığın tarihin her döneminde en büyük hedeflerinden biri hiç kuşkusuz ömrü uzatabilmek oldu. Bu doğrultuda bilim insanları, insan sağlığını geliştirmek ve yaşam kalitesini artırmak için yoğun mesai harcıyor ve yeni bulgulara ulaşıyor.

Bazı uzmanlar bunun doğru beslenme ve egzersizle mümkün olabileceğine dikkat çekerek sağlıklı bir hayat için reçeteler öneriyor. ABD'li kardiyolog Prof. Dr. Ernst von Schwarz ise New York Post’a yaptığı açıklamada kök hücre tedavileri sayesinde artık uzun yaşamın mümkün olduğunu dile getirdi.

Prof. Dr. Schwarz, “Yaşam süresinin uzatılmasını sağlayabileceğimize inanıyorum. İnsanlar artık 120 hatta 150 yıla kadar yaşayabilecek. Çünkü son birkaç yılda reaktif tıp dediğimiz şeyden, ‘kök hücre’ tedavilerini kullanan rejeneratif tıp dediğimiz şeye geçtik. Bu tedavi yöntemiyle hasarı onararak ömrü uzatabilir hatta belirli yaşlanma süreçlerini yavaşlatabiliriz” ifadelerini kullandı.

“Kök hücreler genellikle plasenta dokusundan ve 'Wharton jölesi' (göbek kordonunda bulunan doku) dediğimiz şeyden geliyorlar. Doğumdan sonra bunlar genellikle atılır ve laboratuvarlar satın alır” diyen Prof. Dr. Schwarz, “Ömür 150 yılına kadar uzayınca insanların yatağa bağımlı olacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu tedavi sayesinde insanlar; sosyal hayata ve iş hayatına katılabilen, yaşam kalitesi yüksek aktif bireyler olacaklar” ifadelerini kullandı.

Peki gerçekten de kök hücre tedavileriyle 150 yıl yaşamak mümkün mü? Şu an kök hücre tedavileri hangi alanlarda kullanılıyor ve nasıl bir etki yaratıyor? Uzmanlarla mercek altına aldık...

Yazının Devamını Oku

Üst solunum yolu enfeksiyonları arttı! Bu yıl grip nasıl olacak? Hangi belirtiler hangi hastalığa işaret ediyor? ‘Aralık ayına dikkat’

3 Ekim 2023

Sonbahar ve kış aylarında sıkça görülen üst solunum yolu enfeksiyonu şikâyetiyle sağlık kurumlarına yapılan başvurularda son günlerde artış yaşanıyor.

Üst solunum yolu enfeksiyonları; boğaz, burun, solunum yolları, sinüsler ve akciğerleri etkileyen bakteri ve virüs kaynaklı hastalıklar olarak tarif ediliyor. Enfeksiyona neden olan bakteri ya da virüsler, vücuda girerek sağlıklı dokuları istila ederek hastalığa yol açıyor.

En çok kafa karıştıran şey ise hangi belirtilerin hangi hastalığa işaret ettiği konusu...

‘OKULLARIN AÇILMASIYLA HASTA SAYISI ARTTI, TOPLUMUN GENELİNE HIZLA YAYILACAKTIR’

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, “Üst solunum yolu şikayetleriyle polikliniklere başvuruda artış var. Özellikle burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve kuru öksürük… Bunlara bir de kas eklem ağrısı ekleniyor. En çok çekindiğimiz hastalıklar grip ve koronavirüs… Bunlarda erken tanı önemli, çünkü bu tipteki üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı ilaçlarımız bulunuyor. Bu artışlar henüz en yüksek gücüne ulaşmadı ama ulaşacaktır. Özetle uçak havalandı, tam beklenen irtifaya çıkmadı…” ifadelerini kullandı.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Funda Timurkaynak da okulların açılmasından sonra viral üst solunum yolu enfeksiyonu sayılarında artış olduğuna dikkat çekerek, “Bu doğal ve beklenen bir süreç. Havaların daha da soğumasıyla daha da artacaktır. Grip, influenza ve koronavirüsün yeni varyantı en sık karşımıza çıkması beklenen viral etkenler” dedi.

Yazının Devamını Oku

Ülkemizin en değerlileri: Özel Çevre Koruma Bölgeleri... Keşfedilmeyi bekleyen 19 adres

30 Eylül 2023

Gezegenimizde gelişen teknolojilerin bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımı pek çok olumsuzluk yaratıyor. Bu olumsuzlukların doğada neden olduğu çöküşü durdurmak amacıyla çevreyi ve doğal kaynakları koruma düşüncesi son yıllarda hızla güçleniyor. 

Türkiye'de bu doğrultuda atılan adımların en önemlilerinden biri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde bulunan Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün belirlediği Özel Çevre Koruma Bölgeleri...

Ülkemizde Bakanlar Kurulunca ilan edilen 19 Özel Çevre Koruma Bölgesi bulunuyor. Bu bölgelerde, Akdeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması (Barselona) sözleşmesinin taraf ülkelere getirdiği yükümlülük gereği, ekolojik öneme sahip ancak sanayi, turizm ve yapılaşma gibi baskılar nedeniyle bozulma veya yok olma riski altında olan alanlar, özel koruma altına alınıyor. 

Geçtiğimiz günlerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin Ihlara Vadisi'nde başlatılan biyolojik çeşitlilik çalışmasıyla ilgili paylaşımı Özel Çevre Koruma Bölgeleri’ni gündeme getirdi. 

Yazının Devamını Oku

BİR SORUDAN FAZLASI | Baba olarak doğumda eşimin yanında olmalı mıyım?

29 Eylül 2023

Hamilelik sürecinde anneler hem bedensel hem de psikolojik bir değişim ve dönüşüm yaşıyor. Annenin bu değişimlere ayak uydurmasına destek vermek söz konusu olduğunda da en önemli görev babaya düşüyor. 

Son yıllarda anneler, eşlerinin bu desteğinin doğum esnasında da sürmesini istiyor. Bazı babalar anneye yardımcı olabilmek için doğuma girmeyi çok isterken, bazıları da bebeklerinin doğum anını görmekten korkuyor veya o an eşlerine destek olamayacakları düşüncesiyle doğuma girmek istemiyor.

Peki babalar doğuma girmeli mi?

Bir Sorudan Fazlası serimizde doğumda eşinin yanında olanlara ve eşini doğuma girmeye ikna edemeyenlere kulak verdik. Konunun psikolojik etkilerini ise Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman ile konuştuk.

EŞİM SÜREKLİ ‘O ZAMAN GELSİN BAKARIZ’ DİYORDU, SONUNDA İKNA OLDUBirgül A. (27)Hamile olduğumu öğrendiğim ilk andan beri eşimi doğumda yanımda istediğimi söylüyordum. Eşim de “O zaman gelsin bakarız” diyordu. Doğum yaklaştıkça bunu ciddi ciddi konuşmaya başladık. Hani derler ya “Kadınlar hamile olduğunu öğrendiği an anne olur, babalar çocuğu kucağına alınca baba...” Eşim de sanırım doğum yaklaştıkça, karnım iyice büyüdüğünde, bebeğimiz tekmeleri ile kendini belli ettiğinde, onun sesine tepki olarak karnımda oynadığında baba olduğunu hissetmeye başladı. Ve bir gün “Ben tamamım, doğuma girmek istiyorum” dedi. O kadar mutlu oldum ki...Doğumda eşimi yanımda istiyordum. Çünkü hem bebeğimizin bu dünyadaki ilk nefesine beraber şahit olalım istiyordum hem de çok yüksek sesle dile getirmesem de doğumdan korkuyordum. Hatta birçok anneye hamileyken gelen doğumda ölüm korkusu bana da gelmişti. Bu sebeplerle eşim yanımda olsun, elimi tutsun, o özel anı beraber yaşayalım istedim. O da başta tereddüt ettiğini, beni ameliyat masasında görmekten çok korktuğunu, nasıl dayanacağını bilmediğini ama kızımızın dünyadaki ilk saniyelerini görme ve bana destek olma fikrinin korkularından daha ağır bastığını söyledi.Kararımızı doktorumuzla paylaştık. Doktor, eşlerin doğuma girmesinin aslında pek uygun olmadığını söyledi. Nedenini sorduğumuzda “Öncelikle sezaryen mi yoksa normal doğum mu olacak henüz bilmiyoruz. İkisinde de ameliyathanede sen ve ekip dışında birinin varlığı bizim dikkatimizi dağıtabilir. Bazen babalar aşırı heyecandan fenalaşabiliyor. Ya da eşini doğum anında görünce ilişkileri sonraki dönemde etkilenebiliyor. İyi düşünün karar verin” dedi. Bizim kararımız kesindi. Hamileliğimin 40’ıncı haftasındayken hâlâ bir doğum belirtisi olmayınca sezaryende karar kıldık. Ben kesinlikle epidural doğum (normal doğum ya da sezaryen ameliyatı sırasında ağrı hissini ortadan kaldırmak için kullanılan özel bir anestezi şekli) istediğimi belirttim. Dediğim gibi uyanık olmalı ve bebeğimi görmeliydim. Kendimi çok hazır hissetsem de beni odada sedyeye yatırıp ameliyathaneye götürdüklerinde çok korktum ve ağlamaya başladım.Ameliyathanede belden anestezi iğnemi yaparlarken de sakinleşmeye çalışıyordum. Eşim yanıma gelene kadar derin bir nefes alamadım. Eşim geldi, başucuma oturdu ve elimi tuttu. İşte o zaman gerçekten kendimi hazır hissettim. Bebeğimizin sesini duyana kadar elimi bırakmadı. Hayatımda yaşadığım en kıymetli an bebeğimizin nefesini beraber içimize çektiğimiz saniyelerdi. Şimdi konuştuğumuzda “Verdiğim en iyi kararlardan biri kızımızın doğumuna girmekti” diyor.EŞİMİN ELİNİ TUTACAKKEN KENDİMİ KAYINVALİDEMİN ELİNİ TUTARKEN BULDUMSezgin P. (33)
Doğum esnasında eşin yanında bulunmak önemli bir destek. Erkeklere kıyasla daha güçlü karakterlere sahip olan kadınlar, bu güçlü duruşlarını doğum esnasında çekilen acı dolayısıyla yıkmak istemediklerinden, eşlerini doğuma almamayı tercih edebiliyor. Bu saygı duyulması gereken bir durum.

Bunun tam tersini de görmek mümkün. Doğum acısını dindirmek ve dünyaya gelen bebeğin heyecanını birlikte yaşamak için eşlerini yanında isteyen kadınların sayısı oldukça fazla...

Yazının Devamını Oku

Ev sahibi ile kiracının ‘satılık ilanı’ tartışması… Cama ilan astırmamak tahliye nedeni olabilir mi? Evde kiracı varken ev satılırsa ne olur?

28 Eylül 2023

Kiracılarla ev sahiplerinin karşı karşıya geldiği olayların sonu gelmiyor. İstanbul Kağıthane’de yaşayan E.Ö. de ev sahibi ile anlaşmazlığa düşenlerden...

Bir süredir kira ücreti konusunda ev sahibi ile sorunlar yaşadığını, son olarak da oturduğu dairenin satılığa çıkarıldığını öğrenen E.Ö., “Kira fiyatları astronomik şekilde artmaya başlayınca ev sahibimle aramız bozuldu. 3500 lira ödediğim kiranın bir anda 15 bin lira olmasını istedi. Bu zam oranı o dönem açıklanan enflasyonun katbekat üzerindeydi. Kabul etmeyince eşimle beni sürekli huzursuz etmeye başladı” dedi.

‘İÇİNDE KİRACI OLAN EVİ KİMSE ALMAK İSTEMİYOR GEREKÇESİYLE EVİ BOŞALTMAMI İSTEDİ’
“Ben yine de kira zammı döneminde insaflı davranıp kendisine yüzde 25’in üzerinde artış yapmayı teklif ettim. 6-7 bin lirayı kabul etmeye hazırdım. Halbuki daha üç yıldır bu evde oturuyorum. Ama ev sahibim 15 bin lirada diretti. Ben de yüzde 25 yasal oranı kendisine yolladım. Bunu yaptıktan sonra evi satacağını söyledi” diyen E.Ö., yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

“Telefonla arayıp 'İşlerim bozuldu. Biraz yüklü nakde ihtiyacım var. Bu nedenle evi satıyorum. Bir aya kadar boşaltmanızı istiyorum' dedi. Bundan önce de evine taşınacağını söylemişti. Ayrıca artık bir aya kadar ev boşaltmak hiç kolay değil. Yüksek ev kiraları, depozito, emlakçı komisyonu ve nakliye parası derken oldukça büyük bir meblağ çıkıyor. Ev sahibim içinde kiracı olan evi kimsenin almak istemediğini belirterek kendisine yardımcı olmamızı istedi. Açıkçası uzun süredir kira artışı için baskı yapan, birkaç ay önce de 'Kendim oturacağım' diyen birinin bir anda evi satılığa çıkarması bana inandırıcı gelmedi. Bu konuşmamızdan sonra evi bir emlakçıya da vermedi.”

Yazının Devamını Oku

Hangisi daha güvenilir? Markette satılan yoğurtlar mı evde yapılanlar mı? ‘Şüphe duyduğunuz için yoğurt yapıyorsanız kendinize yazık etmeyin’

25 Eylül 2023

Yoğurt başta ülkemiz olmak üzere dünya mutfağında yer alan en önemli besinlerden biri… Hatta pek çok uzman yoğurdu ‘süper besin’ olarak tanımlıyor. 

Çünkü yoğurt protein içeriği yüksek gıdaların başında geliyor. Bu açıdan vücudun kasları için destekleyici özelliği bulunuyor. Protein ihtiyacı çok olan bebekler, çocuklar ve yetersiz beslenen kişilere uzmanlar, bu nedenle bol bol yoğurt tüketmelerini öneriyor.

Yoğurt zengin kalsiyum içeriğiyle, yeterli ölçüde alındığında kemiklerin güçlenmesini sağlıyor. Yoğurdun bir etkisi de kalp damar hastalıklarına karşı koruyucu olması… 

Bu faydalarıyla yoğurt, tüketicilerin tercihlerine ilişkin tartışmalara da konu oluyor.

Yazının Devamını Oku

BİR SORUDAN FAZLASI | Neden beni arıyorsun?

24 Eylül 2023

Günümüzde telefonsuz bir hayat düşünmek neredeyse imkânsız. Özellikle de gençler için… Artık her işimizi telefon üzerinden yapıyoruz.

Bu akıllı ‘mini bilgisayarları’; video izlemekten mesaj yazmaya, sosyal medya platformlarını takip etmekten internette yapılan alışverişlere kadar pek çok amaç için kullanıyoruz. Fakat konu telefonun asıl amacı olan konuşmaya gelince bazıları için bu durum korkutucu oluyor.

Çoğu kişi telefonla konuşmayı sevmiyor ve aranmaktan hoşlanmadığı için telefonunu sürekli sessiz modda kullanıyor. 

İşte telefonla konuşmayı sevmeyenlerin görüşleri ve uzman yorumları…

‘SÜREKLİ ÇALAN BİR TELEFON, UYUMAYA ÇALIŞIRKEN YÜZE KONAN SİVRİSİNEK ETKİSİ YARATIYOR’Gizem G. (39)Bence telefonla ilişkimiz nesilden nesile değişiyor. Büyüklerimiz uzun mesafe aramaları postaneye yazdırmak, (özellikle Anadolu’da) telefonla konuşmak için mahallenin bakkalına gitmek, eve bağlanan telefonu misafir odasının en güzel köşesine yerleştirip üzerini dantel örtüyle kaplamak gibi tecrübelere sahip. Dolayısıyla telefon dendiğine akıllarına konuşma eylemi geliyor. Üstelik telefon kıtlığından telefon bolluğuna doğru bir süreç yaşadıkları için rahatça uzun uzun konuşmak hoşlarına gidiyor bile olabilir.Benim gibi 80’lerin ilk yarısında doğmuş olanlar çevirmeli telefondan tuşluya, tuşludan telsize, ev telefonundan cep telefonuna, takoz Ericsson’dan iPhone’a olan geçişleri yaşadı. Cep telefonları ilk çıktığında “cepten cebe” ya da “evden cebe” konuşmak çok pahalıydı. “Cepten evi” aramak düşünülemezdi bile. Hal böyle olunca gittikçe daha az konuşmaya başladık telefonla. Çünkü kontörler hemen bitiyor, faturalar şişiyordu.Üstelik cep telefonlarında SMS diye bir özellik vardı, yani konuşmaya alternatifimiz olmuştu. Fakat SMS de çok ucuz değildi; sayıyla atabiliyorduk. Bu yüzden 160 karakterde çok şey anlatabilmek için sesli harflerden, boşluklardan feda edip “Yrn 3te Cmhryt M blşm? Snm/pzz yprz” diye yazışa yazışa Alan Turing’e döndük hepimiz. Ama bu sayede kısa kesmeyi, az kelimeyle çok şey anlatmayı öğrendik. Uzun uzun telefonla konuşmak bize ters gelir oldu.Bu süreçte edindiğimiz bir diğer davranış da cep telefonundaki “arayanı göster” özelliği sayesinde arama ve mesajlara dilediğimiz zaman cevap vermek oldu. Önceden çalan telefona yetişmek için evin içinde koştururken, zamanla telefonun sesini duymazdan gelir, “Sonra bakarım/Sonra ararım” der olduk.Bizden sonraki nesiller doğrudan cep telefonuyla hatta akıllı telefonla büyüdü. Bu davranışlar onların “fabrika ayarlarıydı”. Telefonun kabloyla duvardaki bir çıkışa bağlandığına hayatı boyunca şahit olmamış milyonlar var şu an dünyada. Onlar için telefon oyun oynanan, müzik dinlenen, fotoğraf çekilen, sosyal medyada paylaşım yapılan mini bir bilgisayar. O bilgisayarı kulaklarına yaklaştırıp konuşmak en son akıllarına gelecek şey olabilir. Hatta Z kuşağı ve sonrasının, akıllı telefonlardaki konuşma sembolünün neden ahize şeklinde olduğunu anlamadığını okumuştum bir yerde.Dahası anneannelerin bile Facebook’la WhatsApp’la haşır neşir olduğu günümüzde, karşılarındaki kişiyi en iyi ihtimalle bir şey almaya ikna etmek, en kötü ihtimalle de dolandırmak amacını taşıyanlar dışında telefonla ısrarla arayan pek kimse kalmadı. Hal böyle olunca telefonla aranmak da nefret edilen bir şey haline geldi. Sürekli çalan ve cevap vermenizi bekleyen bir telefon, siz uyumaya çalışırken yüzünüze gözünüze konan bir sivrisinek etkisi yaratıyor. Ekranda gördüğümüz yabancı numaralar “Yine hangi dolandırıcı arıyor!” tepkisine yol açıyor.Ben nispeten eski toprak olduğum için günümüzde uzun ve ayrıntılı konuşmam gerektiği durumlarda halen birilerini telefonla aramayı tercih edebiliyorum. Ama aradığım numara bir iş yerine ya da tüzel kişiye ait değilse, önden bir mesaj yazıp “Müsaitsen(iz) arayabilir miyim?” diye soruyorum mutlaka. Tabii bir de bayramlarda, özel günlerde büyükleri arama meselesi var ki yemin ediyorum zulüm gibi. 20-25 sene içinde telefonla arama/aranma eylemi yeryüzünden tamamen silinirse şaşırmayacağım.‘TELEFONDA O KADAR ÇOK KONUŞUYORDU Kİ AYRILMAK ZORUNDA KALDIM’

Canan O. (26)

Telefonla konuşmayı sevmiyorum. Masabaşı bir işte çalışıyorum ve gün içinde zaten pek çok kişiyle telefonda konuşmak zorunda kalıyorum. Bunu bile zar zor, sıkılarak yapıyorum. Akşamları da yorgun olduğum için çok önemli bir şey olmadığı sürece mesajlaşmayı tercih ediyorum.

Sorun şu ki bazı insanlar telefonla konuşmayı bilmiyor. Buna annem de dahil. Aradığında günün bütün özetini geçiyor. Ben de enerjisini atsın diye ses etmiyorum. Fakat benimle alakasız konular olunca içimden “Yahu anne ben hangi alemdeyim, sen ne anlatıyorsun” diyorum. Hele flört ederken telefon muhabbetleri yok mu, resmen işkence…

Yazının Devamını Oku

Gizemli ve etkileyici oluşumlar: Turizme açık, keşfedilmeyi bekleyen büyüleyici mağaralar | 9 ŞEHİR 10 ADRES

23 Eylül 2023

Ülkemiz mağara turizmi açısından çok zengin bir potansiyeli bünyesinde barındırıyor. 20 binden fazla mağaraya sahip olan Türkiye’de turizme açık mağaraların dışında sadece profesyonel ekiplerin girebileceği mağaralar da bulunuyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da tüm dünyada turizm sektörünün yükselen trendleri arasında yer alan mağaraları 'tabiat varlığı' olarak tescillemek için çalışmalarını sürdürüyor.

Geçtiğimiz günlerde Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Hakkari'deki Sümbül Dağı Mağarası, Derecik ilçesindeki Rüzgâr Mağarası ve Geçimli köyündeki Oryentan Mağarası'nın tabiat varlığı olarak tescil edilmesi için çalışma başlattı.

'Karasal ve Denizsel Mağaraların Araştırılması Projesi' kapsamında üç mağaranın ekolojisi ve jeolojisi araştırılarak bilimsel rapor hazırlanacak. Araştırmalar sonucunda mağaralar tabiat varlığı olarak tescil edilerek koruma altına alınacak.

Biz de bu güzel gelişme sonrası gezgin ve seyahat yazarları Nurgül Büyükkalay, Didem Mutçalıoğlu, Erdoğan Gümüş, Özlem Köseoğlu ve Bahar Gündoğdu’na ‘Turizme açık keşfedilmeyi bekleyen büyüleyici mağaralar hangileri?’ diye sorduk. 9 şehirden görüntüsüyle hayran bırakan 10 mağarayı önerdiler.

Yazının Devamını Oku

17 hekim bulamadı, teşhisi ChatGPT koydu! 1 SORU 6 DOKTOR: Yapay zeka doktorların yerini alabilir mi? ‘YZ yorgunluktan etkilenmez, dikkati dağılmaz’

22 Eylül 2023

Teknolojideki son gelişmeler ‘yapay zeka ile robotlar dünyayı ele geçirecek mi?’ sorusunu doğal olarak sürekli gündeme getiriyor. Bu soru ilk çarklı cihazların kullanılmaya başlandığı 1860'lı yıllarda da sorgulandı. Fakat gelinen noktada şu bir gerçek ki, gelişmiş teknolojiler birçok meslek dalını ya ortadan kaldıracak ya da değişime uğratacak gibi duruyor.

Yapay zekanın yoğun bir şekilde kullanıldığı alanların başında ise tıp geliyor. Bu alanda her gün yeni bir gelişme yaşanıyor ve her olumlu adım, ‘Yapay zeka hekimlerin yerini alabilir mi?’ sorusunu ortaya çıkarıyor. Özellikle ABD’de üç yıl boyunca tam 17 doktora görünen yedi yaşındaki Alex’in ne sorunu olduğunu ChatGPT’nin çözmesi bunu bir kez daha gündeme getirdi.

PEK ÇOK DOKTOR TARAFINDAN MUAYENE EDİLDİ AMA RAHATSIZLIĞI BİR TÜRLÜ BULUNAMADI

Daha 4 yaşındayken kronik ağrıları ortaya çıkan çocuk, her gün ağrı kesici ilaç kullanmak zorunda kaldı. Ağrısının başlamasından kısa bir süre sonra Alex'in kişiliği de değişmeye başladı. Soyadlarını açıklamak istemeyen anne Courtney, Today’e yaptığı açıklamada oğlunun “Öfke nöbeti geçiren çılgın bir insana” dönüştüğünü söylerken, “Bulduğu nesneleri de çiğniyordu” diye ekledi.

Courtney ilk başta bunun bir diş sorunu olabileceğini düşündü ve Alex'i diş doktoruna götürdü. Doktor da Alex'in damak yapısının ağzına ve dişlerine göre çok küçük olduğunu ve bunun da geceleri nefes almasını zorlaştırdığını tespit etti. Alex'in damağına genişletici yerleştirildi. Courtney de “Her şey bir süreliğine çok iyiydi. Artık sorunu tamamen çözmüştük” dedi.

Fakat bir süre sonra Courtney, Alex'in vücudunun büyümediğini fark etti. Alex'i hemen bir çocuk doktoruna götürdü. Doktor, koronavirüs pandemisinin Alex'in gelişimini olumsuz etkilediğini söyledi. Alex'i fizik tedaviye yönlendirdi çünkü ayaklarında bazı dengesizlikler var gibi görünüyordu.

Ancak fizik tedaviye başlamadan önce Alex, giderek daha da kötüleşen şiddetli baş ağrıları yaşadı. Nörolog, çocuğun migreni olduğunu söyledi. Alex aynı zamanda yorgunlukla da mücadele ediyordu. Bu yüzden sinüs boşlukları veya solunum yolu nedeniyle uyku sorunu yaşayıp yaşamadığının kontrol edilmesi için kulak burun boğaz doktoruna da götürüldü. İlerleyen zamanlarda Alex bu şekilde pek çok doktor tarafından muayene edildi ama tüm sorunlarının kaynağı olan rahatsızlığı bir türlü bulunamadı.

Yazının Devamını Oku

Sağlığınızda büyük fark yaratacak 10 küçük beslenme değişikliği... 'Mantarları güneşte bekletin, soğan ve sarımsağı 10 dakika dinlendirin’

17 Eylül 2023

Sağlıklı yaşamın ilk kuralının ‘beslenme’ olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak birçoğumuz vücudumuzun ihtiyaç duyduğu tüm besinleri doğru miktarda ve dengede almaya dikkat etmiyoruz. Halbuki sağlıklı bir beslenme programıyla protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral ihtiyaçlarımızı gidermek mümkün.

Beslenme, diyet ve sağlık alanında kitapları olan Epidemiyolog Dr. Tim Spector bir süredir bu konu üzerinde çalışıyor. Spector, geçtiğimiz günlerde İngiliz Telegraph gazetesinde yayımlanan yazısında beslenmedeki ‘küçük ve kademeli değişikliklerin’ daha sağlıklı olmanın reçetesi olduğunu ifade etti. 

Spector yazıda, “Öğünlerimdeki ince ayarlar, yiyecek çeşitliliğimi büyük ölçüde artırmama yardımcı oldu. Şu anda muhtemelen 30'lu yaşlarıma kıyasla daha sağlıklıyım. Beni son kitabım ‘Yaşam İçin Yemek'i yazmaya iten şey de buydu. Herkes bu değişikliklerden yararlanabilir. Tek yapılması gereken ince detaylara dikkat etmek” satırlarına yer verdi.

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Diyetisyen Gizem Gençyürek Yılmaz da beslenmedeki ufak ama sihirli dokunuşlara değinerek, “Kişiler hayatlarındaki alışkanlıkları bir anda değiştiremezler. Bunu beklemek hem kişiye hem de vücudumuza haksızlık olur. Ancak yaşam ve beslenme tarzımızda yaptığımız ufak değişiklikler, uzun vadede daha sürdürülebilir olabilir. Böylelikle daha sağlıklı ve gerçekçi adımlar atmış oluruz” dedi.

Peki sağlığımızda büyük fark yaratacak bu küçük beslenme değişiklikleri neler?

Tim Spector’ın yazısında altını çizdiği ipuçlarını Gizem Gençyürek Yılmaz ile tek tek mercek altına aldık.

1-) MANTARLARINIZI YEMEDEN ÖNCE GÜNEŞTE BEKLETİN

Mantarların tüketilmeden önce güneş ışınları altında bekletilmesinin içeriğindeki D vitamini düzeylerini artırdığına dair çalışmalar olduğunun altını çizen Tim Spector,

Yazının Devamını Oku

Şimdi yola çıkma vakti: Sonbaharın doğa harikası yürüyüş rotaları | 10 ŞEHİR 10 ADRES

16 Eylül 2023

Yaz sıcaklarını artık yavaş yavaş geride bıraktığımız şu günler, hâlâ tatil yapmamış olanlar için mükemmel bir fırsat. Güz zamanı yapılacak en güzel aktivite ise doğa yürüyüşü…

Bu konuda şanslıyız çünkü ülkemiz saklı ormanlar, patikalar, tabiat parkları ve milli parklar gibi onlarca rotaya sahip. 

BBC Travel da geçtiğimiz günlerde bu duruma dikkat çekerek sonbaharda çok ilgi gören Likya Yolu’na geniş yer verdi.

“Türkiye'nin Akdeniz kıyısı boyunca uzanan ortalama 540 kilometrelik parkur, yürüyüşçüleri dünyanın ilk demokratik birliği olarak kabul edilen ve eski bir denizcilik cumhuriyeti olan Likya'nın zengin mirasıyla tanıştırıyor” denen yazıda, Antalya ile Fethiye körfezleri arasında Akdeniz'e uzanan yarımadanın geçmişi anlatıldı. Haberde, antik dönemde 23 kentin bir araya gelmesiyle kurulan Likya Birliği'nin günümüz demokratik sistemleri için de esin kaynağı olduğu hatta ABD demokrasinin kökeninin bu birliğe uzandığı kaydedildi. 

Yazının Devamını Oku

Semiramis Pekkan ile gündeme geldi: Saçlar ne sıklıkla yıkanmalı? ‘Bunu belirleyen en önemli faktör…’ | 8 SORU 8 YANIT

14 Eylül 2023

SEMİRAMİS PEKKAN: BEN SAÇIMI HAFTADA BİR YIKARIM

Şarkıcı Semiramis Pekkan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı “Ben saçımı haftada bir yıkarım” açıklaması sosyal medyada çok tartışıldı.

Pekkan, TikTok hesabında yaptığı paylaşımda, “Ben saçımı haftada bir yıkarım. Eskiden beri biliyorum ki saçı çok sık yıkamak sağlıklı bir şey değil. Çünkü oradaki yağları yok ediyorsun. O yağlar faydalı, saçın daha iyi olması ve sağlıklı olması için gerekli” ifadelerini kullandı. 

Bu sözler sonrası sosyal medyada kimileri “Haftada bir saç mı yıkanır, kokar” gibi yorumlar yaparken kimileri de bunun doğru olduğunu savundu.

Yazının Devamını Oku

Büyüleyici renkler: Karadeniz'in sonbaharda görülmesi gereken 10 güzelliği

9 Eylül 2023

Sonbaharda Karadeniz bambaşka bir güzelliğe kavuşuyor. Bölge ile özdeşleşen yeşilin binbir tonu yerini sarı, turuncu, kırmızı ve kahverengiye bıraktığında ortaya adeta bir görsel şölen çıkıyor. Bu renk cümbüşüne güz mevsiminin yağmuru da en tatlı haliyle eşlik ediyor.

Böylesi bir sonbahar tablosu içinde; Doğu Karadeniz’in gölleri ve şelalelerinde, Orta Karadeniz'in eski sokakları ve kanyonlarında ya da Batı Karadeniz’in tabiat parkları, köyleri ve kasabalarında yola çıkmanın tam zamanı…

Peki listeye nereleri eklemeli?

Bu soruyu gezgin ve seyahat yazarları Nurgül Büyükkalay, Bahar Gündoğdu, Özlem Köseoğlu, Didem Mutçalıoğlu ve Erdoğan Gümüş’e sordum. Bolu'dan başlayıp Artvin'e kadar uzanan coğrafyada 10 noktayı önerdiler.

Doğa harikası: Yedigöller Milli Parkı / BOLU

Yazının Devamını Oku

Dikkat! Çocukluk çağında görülüyor: Nöroblastom… ‘Diş çıkardığını sanıyordum, kanser teşhisi kondu’

8 Eylül 2023

Çocukluk çağı kanserleri, 0-15 yaş arasında görülen kanser türleri olarak tanımlanıyor. Bu tür kanserler en sık 5 yaş altında ve 10-15 yaş döneminde ortaya çıkıyor. Çocuklarda kanser, yetişkinlere oranla daha az görülse de son yıllarda sayı gittikçe artıyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, her yıl 0 ila 20 yaş aralığındaki yaklaşık 400 bin çocuk ve gence kanser teşhisi konuyor. İstatistikler ülkemizde de çocukluk çağı kanserlerinin, tüm kanserlerin yüzde 4-5’ini oluşturduğunu gösteriyor. 

Çocukluk çağında görülen kanserlerin büyük bir bölümünü lösemi ve lenf bezi kanserleri oluştururken son yıllarda hem dünyada hem de ülkemizde nöroblastom kanseri de görülmeye başladı. Nöroblastom; periferik sinir sisteminin, ‘sempatik sinir sistemi’ adı verilen bölümünde gelişen bir kanser türü…
‘BEBEĞİMİN DİŞ ÇIKARDIĞINI SANIYORDUM, NÖROBLASTOM TEŞHİSİ KONDU’

Yazının Devamını Oku

Havalar ne zaman serinleyecek? Eylül ayı nasıl geçecek? Bu yıl kar yağışı görecek miyiz? Uzmanlar sonbahar ve kış havasını anlattı

6 Eylül 2023

Günümüzde başta iklim değişikliği olmak üzere pek çok etken, meteorolojik normalleri altüst ediyor. 

Bu yıl ülkemizin büyük bir bölümünde Haziran sonuna kadar yağışlar görüldü. Ancak Temmuz ve Ağustos ayları, kavurucu sıcaklara sahne oldu. Nemin de etkisiyle boğucu bir hal alan sıcaklar, uzmanların sıcak çarpması uyarılarını da beraberinde getirdi. 

Sonbaharın başlangıcı olan Eylül’e adım attığımız bu günlerde, yazdan kalma günler devam ediyor. Yer yer sellere yol açacak şiddette yağışlar meydana gelse de hava sıcaklıkları halen yüksek seyrediyor. 

Peki Eylül ayının devamında bizi nasıl bir hava durumu bekliyor? Sonbaharın serinliğini bu yıl tam anlamıyla ne zaman yaşayacağız? Kışın kar yağışı görecek miyiz?

Konuyu Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Adil Tek ve İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Meteoroloji Uzmanı Dr. Güven Özdemir ile mercek altına aldık.

‘BU YAZ 4-5 KEZ UZUN SOLUKLU SICAK HAVA DALGASINA MARUZ KALDIK’

Yazının Devamını Oku

Kerem Aktürkoğlu'nun son çıkışı tartışma yarattı: Türk futbolcular değersizleştiriliyor mu? 'Ozan Tufan'ı böyle linçledik, Arda Güler ve Altay Bayındır...'

5 Eylül 2023

Süper Lig bir süredir Avrupa’daki kulüplerin ilgi odağında. Avrupa'nın 5 büyük liginden birçok takım, ülkemizdeki yerli oyuncuları gözlemleyip transfer dönemlerinde bu isimlerden öne çıkanları kadrolarına katıyor. 

Örneğin Türk futbolunun son dönemde yetiştirdiği en önemli değerlerden biri olan Arda Güler, yeteneği ve performansıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı ve dünya devi Real Madrid'e transfer oldu. Ardından Fenerbahçe’nin kalesini koruyan Altay Bayındır, İngiltere Premier Lig takımlarından Manchester United ile anlaştı. Son olarak Galatasaray, Berkan Kutlu'nun 250 bin euro karşılığında İtalyan ekip Genoa'ya kiralandığını açıkladı.
 
Diğer yandan ülkemizde taraftarların çoğu ve futbolun diğer paydaşları, takımlarının Avrupa’da da Süper Lig’de de oyun ve skor anlamında iyi sonuçlar elde ettiği durumlarda bile, sayısız maçta başarılı performanslar sergilemiş oyunculara formsuz olma hakkı vermiyor.

Süper Lig'in 4’üncü haftasında Gaziantep FK'yi deplasmanda 3-0 yenen Galatasaray'ın milli oyuncusu Kerem Aktürkoğlu da maç sonu açıklamalarında bu konuyu gündeme getirdi.  

Yazının Devamını Oku

Birbirinden özel eserler... ‘Müze Kart’ ile keşfedilecek müze ve antik kentler | 6 ŞEHİR 15 ÖNERİ

2 Eylül 2023

Tarih boyunca pek çok kültüre ev sahipliği yapan topraklarımız, birbirinden değerli eserlerin ve kalıntıların sergilendiği görkemli müze ve antik kentleriyle göz kamaştırıyor.

Dünyanın her yerinden sayısız turisti ağırlayan bu özel yerlerde dolaşırken, binlerce yıl geriye uzanan büyülü bir yolculuğa çıkmış hissi yaşamak mümkün.

Müze ve ören yerlerimiz sadece kültürel, tarihi ve sanatsal eserleri değil; sanatçılar ve fikir insanlarının anılarını da keşfetme imkânı sunuyor.

YIL SONUNDA MÜZE KART SATIŞINDA REKOR BEKLENİYOR

Geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre bu yıl müze ve ören yerlerine olan ilgi geçen yıllara göre oldukça fazla… Fiyatı 70 liradan 60 liraya indirilen ve sabitlenen ‘Müze Kart’ın bunda etkisi oldukça büyük. Hatta kart satışında yıl sonunda yeni bir rekor bekleniyor.

Bakanlığa bağlı 350'den fazla müze ve ören yeri ile Cumhurbaşkanlığı'na bağlı Milli Saraylar Başkanlığı bünyesindeki müzelerde geçerli olan kartın satışları, geçen yıl 2 milyon 930 bin 653'e ulaşarak rekor kırmıştı. Bu sayı 2023 yılının ilk 7 ayında 2 milyon 151 bin 988'i buldu.

Kartın en önemli avantajlarından biri girişte sıra beklemeden geçiş imkânı sağlıyor olması…

Yazının Devamını Oku

Okul alışverişinde sahte ürünler tehlike saçıyor! Nelere dikkat edilmeli? ‘Kanser yapıyor, uyuşturucu bağımlılığı riskini artırıyor’

31 Ağustos 2023

Yaz tatili geride kalırken milyonlarca öğrenci okullarına geri dönmeye hazırlanıyor. Yeni öğretim yılının ilk ders zili 11 Eylül’de çalacak ve öğrenciler okul sıralarındaki yerlerini alacak.

Aileler çocuklarıyla birlikte okula dönüş için hazırlıklara başlarken sahtekârlar da boş durmuyor. Sağlığı tehdit eden sahte kırtasiye ürünleri tezgâhlara çıkmaya başladı. Ticaret Bakanlığı denetimlerini sıklaştırırken, daha düşük fiyatlı merdiven altı ürünlere ve sahtecilere karşı da uyarılar yapılıyor. 

‘OYUNCAKLARA VE OYUNCAK NİTELİĞİ TAŞIYAN KIRTASİYE ÜRÜNLERİNE ÇOK DİKKAT EDİLMELİ’

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Tüm Kırtasiyeciler Derneği Başkanı Vecdet Şendil, her okul döneminde olduğu gibi bu yıl da sahtekarların piyasaya sahte ve sağlığı tehdit eden zararlı ürünler sürmeye çalıştığının altını çizerek, “Ticaret Bakanlığı ile olan iş birliği sayesinde çok önemli bir yol kat ettik. ‘Güvensiz Ürüne Sıfır Tolerans’ sloganımızla sahte ürünleri piyasaya sürenlerle mücadele ediyoruz. Hatta Ticaret Bakanlığı, denetimler sonucunda güvensiz bulduğu ürünleri ‘Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi’nde (GÜBİS) ilan ediyor” dedi. 

Oyuncaklara ve oyuncak niteliği taşıyan kırtasiye ürünlerine çok dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Şendil,

Yazının Devamını Oku

BİR SORUDAN FAZLASI | Neden 'Seni seviyorum' diyemiyorum?

29 Ağustos 2023

Sevgiyi ifade etmenin pek çok yolu var. Bazen güzel bir söz bazen de ince bir hareket sevdiğinizi ya da sevildiğinizi hissettirir. Bazıları için ise tüm bunların dışında "Seni seviyorum" cümlesini kullanmak ya da duymak oldukça yeterli ve etkileyicidir.

Genel olarak erkeklerin bu sihirli sözü söyleme konusunda daha çok zorlandığı düşünülür. Kadınlar ise sevgisini daha içten belli eder ve kolayca “Seni seviyorum” der, karşı taraftan da sevgi sözcüğünü daha çok duymak ister.

Bir de ailelerde evlatlarına karşı sevgilerini içlerinde yaşayanlar var ki o çocuklar kaç yaşına gelirlerse gelsinler hayatta istedikleri tek şey anne ya da babalarının onlara bir kez "Seni seviyorum" demesi olur. O çocuklardan biri de David Rockower…

‘GEÇİRDİĞİ AĞIR HASTALIK BABAMA SENİ SEVİYORUM DEMEYİ ÖĞRETTİ’

Geçtiğimiz günlerde Insider için kaleme aldığı bir yazıda babasının kendisine hiç “Seni seviyorum” demediğini anlatan Rockower, yaşanan bir olayın her şeyi tersine çevirdiğinin altını çizdi:

“Babam doktor olarak uzun saatler çalışıyordu ve bir gün bile işi kaçırmamakla gurur duyuyordu. Dengeli bir yapıya sahipti ve sarsılması zordu. Onun gözünde insanlar ya iyi ya da kötüydü; arası yoktu. Bizi sevdiğini bilirdik ama asla 'Seni seviyorum' demezdi.

Ocak 2020'de 73 yaşındayken anevrizma (beyin damar çeperlerinin bazı nedenlere bağlı olarak zayıflaması) geçirdi. Annem, erkek kardeşim ve ben, o acı içinde kıvranırken günlerce hastanede yanında kaldık. Hayatta kalma şansı düşüktü… Ameliyat olacağı sırada acil servis görevlileri onu sedyeye taşırken eğildim ve elini tuttum. Ona ne söylediğimi tam olarak hatırlamıyorum ama muhtemelen ameliyattan çıktığında hep yanında olacağımla ilgili bir şeydi. Gözleri kapalıydı ve acısının dayanılmaz olduğunu görebiliyordum.

Yazının Devamını Oku

Hazır yaz kalabalığı çekilmeye başlamışken... ‘Eylül’de gel’ diyen plaj ve koylar | 5 ŞEHİR 10 ÖNERİ

26 Ağustos 2023

Ilık bir güneş, sakinlik veren dalga sesleri, kalabalığın olmadığı plaj ve koylar… Eylül ayı, bavulu hazırlayıp yola koyulmak, ruhen arınmak, dinginleşmek ve denizin keyfini çıkarmak için her zaman iyi bir seçenek.

Peki rotayı nereye kırmalı?

Bu soruyu gezgin ve seyahat yazarları Özlem Köseoğlu, Nurgül Büyükkalay, Bahar Gündoğdu ve Erdoğan Gümüş'e sordum. 5 şehirden Alpay’ın ünlü şarkısındaki gibi ‘Eylül'de gel’ dedirten birbirinden güzel 10 adresi önerdiler.

Harika plajlar: Akçakoca / DÜZCE

Yazının Devamını Oku