Geriİyi Yaşam Hangi Yaşta Hangi Kontroller Yaptırılmalı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hangi Yaşta Hangi Kontroller Yaptırılmalı?

Hangi Yaşta Hangi Kontroller Yaptırılmalı?

"Düzenli şekilde ve belli aralıklarla sağlık kontrolü ve check-up yaptırmak, birtakım sağlık sorunlarının henüz baş göstermeden önlenmesini sağlıyor. Check - Up Uzmanı Dr. Hüseyin Çetinalp, Check Up ve düzenli sağlık kontrolünün sağladı faydalar hakkında açıklamalarda bulundu."

Düzenli şekilde ve belli aralıklarla sağlık kontrolü ve check-up yaptırmak, birtakım sağlık sorunlarının henüz baş göstermeden önlenmesini sağlıyor. Bunun yanı sıra bazı hastalıklarda da erken tanı konulması, tedavi sürecini kısaltarak başarılı sonuçlar alınmasında etkili oluyor.

Yapılan ilgili kontroller ile kişiye genel sağlık durumu ile ilgili bilgi vermenin yanı sıra kronik hastalıklar için olası risk faktörlerini tanımlanabilir, belirti vermeyen bir hastalığı varsa bununla ilgili bir teşhis yapılabilir. İnsanların sağlıklı yaşamaları için genel sağlık durumu tablosuna göre beslenmeden düzenli spor yapmalarına kadar kişiye özel bir yol çizilebilir, son kontrollerinden bu yana sağlık verileri güncellenir ve bir öncelilerle karşılaştırma yapılabilir.

Düzenli check up ve sağlık kontrolü yaptırmanın faydaları

Dönemsel Sağlık Taraması (Check-Up) hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde, gizli kalmış ve ileride hastalığa yol açabilecek problemlerin saptanması ve önleyici tedbirlerin alınmasını ve hastalık ortaya çıkmadan önce gerekli önlemleri alarak kişinin sağlıklı kalması sağlanabilir. Bu nedenle, hiçbir şikâyeti olmasa da her insanın belirli periyotlarla doktora başvurarak genel sağlık kontrolünden geçmesi gerekmektedir. Bu periyotlar yaşa ve kişinin genel durumuna göre değişebilir. 6 ayda bir yapılacak olan checkup ile meme, rahim ağzı, prostat ve kalın bağırsak kanserlerinin erken dönemde teşhisi mümkündür. Çağımızın hastalıkları olan koroner arter hastalıkları, kanser, hipertansiyon gibi pek çok erken ve doğru tanı, yaşam süresi ve kalitesi açısından son derece önemlidir. Ayrıca hiçbir belirti vermeden ve hastada hiçbir şikayete neden olmadan yıllarca sinsice seyreden beyin, kalp, böbrekler gibi hayati organlara da zarar veren hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve diyabet gibi hastalıklarda da erken teşhisin ve düzenli tedavinin önemi büyüktür. Karaciğer hastalığı, meme, rahim, kalın bağırsak, mesane ve prostat gibi sık görülen bazı kanserlerin de erken teşhisi hayati önem taşımaktadır. Önemsiz olduğunu düşündüğünüz bir belirti bile çok önemli bir hastalığın habercisi olabilir. Unutmamak gerekir ki çok hastalık erken dönemde fark edilirse, uygulanacak tedavinin başarısı da o denli fazla olmaktadır. Bu nedenle yılda bir kez yaptırılacak Dönemsel Sağlık Taraması (Check-Up) ile sağlığınızdan emin olmak mümkündür.

Hangi yaşta hangi kontroller yaptırılmalı?

Kanser, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp hastalığı gibi birçok sağlık sorununun fark edilebilir belirtileri ortaya çıkmadan önce tanı konulması, kişinin kendisini sağlıklı hissederken de kontrollerini düzenli yaptırması ile mümkün olabiliyor. Herhangi bir kronik sistemik hastalığı olmayan ve ciddi ailevi riskler taşımayan sağlıklı kadınlar ve erkeklerin daha uzun ve sağlıklı yaşamaya yönelik kontrollerini genel yaklaşım ile şöyle gruplanabiliriz:

Kadınların 20 - 40 yaş arası en az 2 yıllık periyotlarda genel doktor muayenesi, temel kan testleri ve idrar analizi, akciğer grafisi, meme kontrolü, jinekolojik kontrolü; 40 yaşından itibaren yılda bir genel doktor muayenesi, temel kan testleri ve idrar analizi, EKG, akciğer grafisi, mamografi, gaitada gizli kan testi, jinekolojik kontrol ve smear testi yaptırması öneriyoruz.

Erkeklerin 20 - 40 yaşına kadar en az 2 yıllık periyotlarda genel doktor muayenesi, temel kan testleri, idrar analizi ve akciğer grafisi; 40 yaşından itibaren yılda bir genel doktor muayenesi, temel kan testleri ve idrar analizi, EKG, akciğer grafisi, gaitada gizli kan testi, ürolojik kontrol ve PSA testi yaptırması öneriyoruz.

Hem kadınlar hem de erkeklerin herhangi bir şikayeti bulunmasa da 50 yaş ve sonrasında yukarıdakilere ek olarak kolonoskopi ve endoskopi yaptırması ve sonuca göre periyodik takibini gerçekleştirmesi gerekiyor. Bunların yanı sıra, sigara kullanan, aile öyküsü bulunan, şeker veya yüksek tansiyon gibi sağlık sorunları olan kişilerin en geç 40 yaş ve sonrasında maksimum 2 yıllık periyotlarda Eforlu EKG ve kardiyoloji kontrolü yaptırması öneriyoruz.

Gerçekten de, benzer koşullarda görünen kişilerden birisi hastalığı daha ağır geçirirken, diğeri hafif geçirmekte ve iyileşmektedir. Bu durum, ancak kişilerin bağışıklık sisteminin gücünün yerinde olup olmaması ile açıklanabilir. Bağışıklık sisteminin durumunu yüzde yüz açıklayabilecek parametreler ortaya koymak iddialı bir görüş olacaktır. Ancak, belirtilen parametreler, bağışıklık sistemi ile ilgili temel test parametreleri olarak kabul edilebilir. Bu testlerle, en azından bağışıklık sisteminde yer alan bağışıklık yanıtlarının yerinde olup olmadığı yanında, doku ve organ fonksiyonlarının durumu da ortaya konularak, kişinin enfeksiyonlara ne ölçüde hazır olduğu hakkında temel bir fikir edinebiliriz. Bu nedenle, bağışıklık sisteminin durumunu ortaya koyabilecek test panellerini bulunmaktadır.

Bağışıklık nasıl güçlendirilir?

Düzenli sağlık kontrollerinin yanı sıra beslenmeden, spora, uykudan sosyal yaşama kadar düzenli ve dengeli bir hayat tarzı da sağlığımız için gerekli. Sağlıklı ve bilinçli beslenme çok önem taşımaktadır. Burada rengarenk beslenme gibi bir motto bulunmaktadır. Böylece ihtiyacımız olan protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineralleri de almış oluruz. A ve C vitaminleri antioksidan vitaminlerdir. Antioksidanlar sayesinde vücut direnci artmakta, böylelikle enfeksiyonlara yakalanma riski azalmakta, eğer hastalık oluşmuşsa daha kısa sürede atlatılması sağlanmaktadır. Turunçgillerden elma-nar ve kiviye; brokoliden havuç, lahana ve kerevize; kabaktan pırasa, yeşil ve kırmızı bibere; turptan roka, marul, maydanoz, tere gibi yeşilliklerle rengarenk beslenmek gerekiyor. Kış aylarında bol bol balık tüketilmesi de çok önemlidir. Balığın kızartma değil fırında ya da buğulama olarak tercih edilmesini tavsiye etmekteyiz. Doğal birer antibiyotik olan soğan ve sarımsağı pişirmek yerine çiğ tüketmek gerekiyor. Gün içerisinde birer avuç fındık, badem, ceviz tüketmeyi ihmal etmemek gerekmektedir. Günde ortalama 6-8 saatlik uyku, günlük yaşam içerisinde yer edinmiş spor alışkanlıkları, alkol ve sigara tüketmemek, sağlıklı bir yaşamın ayrılmaz parçalarıdır.

False